![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
1 MAYIS ÖNCESİ DEĞERLENDİRMELER Türkiye’de bastırılmış ve dizginlenmiş bir ekonomik yapısal kriz her zaman oldu ve hala devam ediyor.Şu anda hem uluslar arası sermayenin ekonomik ve siyasal desteği ve öte yandan görece siyasal istikrar ortamı bu yapısal ekonomik krizin derinleşmesi ve bunun siyasal bir krize dönüşmesine ket vuruyor.Bu koşullara muhalif siyasal akımların yetersizliği ve sınıfsal mücadelenin bilinç ve örgütlülük düzeyinin olması gereken seviyenin oldukça gerisinde kalması durumunu eklemeliyiz. Çok ciddi bir ekonomik yok oluş ve siyasal tepe taklalıkla karşı karşıya olunmasına rağmen bu görece durumun sonuçlarına ve devrime evrilmemesinin sonuçlarını tartışmayı sonraya bırakmakla birlikte çeşitli ara akımların tükenişi ve ara sınıfların buna tekabül edecek düzeydeki çırpınış ve yok oluşlarının ciddi bir siyasal krizi doğuracağı ve sokakların öne çıkacağı bir döneme girmek üzereyiz.Proletaryanın bu süreç içindeki öncü rolünü tartışmak elbetteki yersiz ama öte yandan pratik liderlik yapabilecek bilinç ve örgütlülüğünün olmayışı bu küçük burjuva sokak hareketinin çarçabuk sistemce eritilmesi sonucunu doğuracaktır.En disiplinli ve asgari düzeyde de olsa sendikalarda örgütlü sınıfın öncü kolları içinde bu gelişmelere ilişkin çalışmanın sınıf müttefikliği ve öte yandan sürece öncülükte öne çıkarılması gerekmektedir.Aksi durumda enerjilerin deşarjı sistem içinde yerine getirilmiş olacaktır.Olası sokak hareketlerinin sisteme de köklü şekilde yönelebileceğini ifade etmeliyiz.Son gelişmeler ışığında önümüzdeki 1 mayıs gösterilerinin bu tarz bir kalkışma içine girmesi ve bu hareketin varoşların ezilen yoksul işsiz çoğunlukla Kürt ve Alevilerden oluşan kesimleri de içine almasıyla birlikte bir çığa dönüşebilir.Bu çığ hareketine muhtemel 77 mayısı gibi provakatif girişimlerin olacağını da gelişmeler ışığında bir kehanette bulunmamakla birlikte söylemek mümkündür.Zira bizim gördüklerimizi elbet sistem ve paralı uşakları da görüyorlar ve senaryolarının şimdiden hazır olduğundan yüzde yüz eminiz.1980 eylülü sonrası sistemin yönetmekte ne kadar ustalaştığını ve her an her şeye hazırlıklı olunduğunu hep beraber gördük,yaşadık ve yaşıyoruz.Bu anlamda sistemi ve manevra kabiliyetini küçümsemek biz komünistlerin işi olamaz.Bu aptallık olur.Davaya ihanet olur. Olası provokasyonlara karşı azami dikkat gösterilmeli ve her türlü tedbir ve alternatifler aranmalıdır.Buna dikkat çekmemizin komplo teorisi üretmek anlamına geldiğini iddia edenler olacaktır elbette.Zira Türkiye’de bu türden girişim ve üretimler olduğu bir gerçektir.Ama biz son ırkçı girişimler ve uluslar arası provokasyon ve düşmanlaştırma eğilimine dikkat çekmiştik.Bunu sadece mevcut gelişmelerin ve uluslararası dengelerin ve onların oynayabileceği hassas noktalar üzerine işaret ederek , ciddi analizlere tabi tutarak yapmıştık.Türkiye’de emekçi sınıflar salt kendi toprakları yani Anadolu üzerinde değil bölgenin durumu gözetilerek emperyal odakların uzun vadeli çıkarlarına uygun olarak epeyden beridir bir yapılanmanın bir parçası haline getirilmeye çalışıldığını hep beraber görmüyor muyuz?Epeyden beridir çeşitli taşlar yerinden oynatılarak nabızlar tutuluyor ve alınan nabızlar sonraki esas adımlar için bir temel oluşturuyor.Esas adım daha atılmadı ama bunun çok uzak değil ve hatta oldukça yakın olduğunu söyleyebiliriz.Çeşitli kırılma noktaları yaratılarak bunlar üzerinden bu adımın atılıp kökselleştirileceğini tahmin ediyoruz.Bugün en zayıf nokta Kürt ulusal sorunu ve mezhepsel ayrımlar ve Kıbrıs sorunudur.Emperyalist güçlerin yüklendikleri ve Türkiye üzerindeki egemenliklerini bu sorunlar odaklı pekiştirmeye veya yaratmaya çalıştıkları ortadadır. Bu sürece sınıf şu ana kadar esas anlamıyla taraf olmadı veya olamadı malum nedenlerden.Ama sınıf maniple edilmektedir.Bu sürece tekelci kapitalistler lehine organize edilmeye çalışılmaktadır.Sınıf bu manipülasyonlara rağmen hala sürecin pasif olarak dışındadır.Örgütsüz ve sınıf bilinçsiz yığınların her an taraf kılınabileceği ve aktif olarak sürece dahil edilebileceği gerçeğini akılda tutup ona göre önlemlerimizi almak zorundayız.Yakın zamanda bu süreç 1 mayıs ta olabilir.Ama bu tarz provokasyonlar olasılığını bas bas bağırmakta yarar vardır.Daha yakın zamanda Gazi mahallesinde yaratılmaya çalışılan ve ekilmeye çalışılan tohum bu uyanıklığın eseri olarak geri teptirildi.Bu tarz bir uyanıklık günlük yaşamımızın ve çalışmamızın ve yazdıklarımızın temel noktalarından birini oluşturmalıdır. Şu ana kadar yaşanmışlıkların deneyiminden çıkarılan derslerle hareket etmek gereklidir.Süreç gerçekten abartmasız çok hassastır.Ulusal provokasyonların temeli uluslararası merkezlerin denetiminde Ortadoğunun göbeğinde ve bizatihi pimi çekilmiş hazır bombalar üzerinden yapılmaktadır.İşte Filistin işte Irak işte Kürt sorunu ve işte Anadolu özgülünde sözüm ona laiklik mezhepçilik temelinde yaşanan ve yaşatılan tüm sorunlar bu uluslararası merkezlerin bilfiil açık yada gizli müdahaleleriyle kanla buluşturulmaktadır. Sınıf daha bu sürecin aktif destekçisi olmamışken en azından uyuşukluğu ve bilinçsizliğiyle taraf olmamışken sürece karşı aktif ve pasif her tür direniş metoduyla aydınlatılmaya çalışılmalıdır.Bu aydınlatma faaliyetinin her türden ön kesme ve yok etme girişimlerine karşı da kendi güvenliğini sağlaması gerekmektedir.Olası patlama ve kalkışma girişimlerinde önderlik yapmakla birlikte sınıfın mevcut durumunu gözeterek ve örgütlülük düzeyini dikkate alıp saldırı ve geri çekilme organizasyonlarında ipleri elimizde tutmalıyız.İpler yönetenlerde ve uşaklarında olursa sonu hüsranla ve elemle bitecek uzun yıllar unutulmayacak tarihi dersler edinmiş olacağız ve de çok ağır bedeller karşılığı. Yığınlar sistemden köklü kopuşun eşiğindedir.Yapısal ekonomik kriz ne kadar dizginlenirse bir patlama kanalı oluşturacaktır.Bu yapay denge durumu ağır koşulların yarattığı uyuşukluk , kayıtsızlık, umutsuzluk,yabancılaşma ve sınıfın öncü proleter kesiminin görece sistemle olan bağlarının; öte yandan sınıf öncüsünün olmayışı ve örgütlü müdahalesinin yetersizliğidir.Üretim gün geçtikçe azalıyor.En temel gıdalar bile dışa bağımlı ve ithal ediliyor.İthalat ve dışa bağımlılık tarihinde Türkiye nin en üst düzeye vurmuş durumda.Cari açık ve bütçe açıkları artık yama tutmuyor.Kolektif kapitalist devlet aracılığıyla ezilen milyonlar her gün arttırılan ağır vergilerin altında ve borcun altında boğuluyor.Ezilen milyonların iş, sağlık, yaşam güvenceleri yok.Her geçen gün sistemle bağlarını kopartmamak için yeni olgularla şaşkına çevrilen ve beyinleri dumura uğratılan milyonlar başını kaldırıp etrafına baktığı an neler olacağını herkes biliyor.Zaten bu tarz provokasyon ve böl parçala yönet politikaları da bu sürecin(kopuş ve arayış-Zira yabancılaşmanın en önemli sonuçlarından biridir kopuş ve arayış) görülüp ona uygun yeniden yapılandırmanın devreye sokulmasıyla ortadan kaldırılabilirdi.Egemenlerin şu anda yapmaya çalıştıkları da budur.Bu süreç emperyalistlerin yeniden yapılandırma çalışmalarıyla da örtüşünce kaçınılmaz olarak ortaya çıkan tablo elbette ki ağır oluyor. Yığınsal patlamaların olacağı bir dönemle orta ve uzun vadede karşı karşıya olduğumuz gerçeğinden hareketle , olası provakatif girişimlerin sınıfta dejenere edici etkilerine karşı azami duyarlılık göstermek öne çıkmaktadır.Yineliyoruz.Bu girişimler artacaktır.Yığınlarla buluşma ve örgütlenme ve örgütleme çalışmalarının yetersizliğine karşın tarihsel uyarılarda bulunmak en önemli görevlerimizden olmuştur.Bu uyarılar küçük burjuva akımların kulağına gitmelidir.Bu duyarlılık arttırılmalıdır bu kesimlerde.Zira olası saldırı ve kuşatma girişimleri tüm toplumsal kesimlerin kaçınılmaz geriletilip yok oluşunu getirecektir. Her zamankinden daha fazla dikkat.Her zamankinden daha fazla sağduyu ve serinkanlılık.Her zamankinden daha fazla uyanıklık ve duyarlılık.Her zamankinden daha fazla birlik ve hoşgörü.Her şey insan ve onun özgürlüğü için.İnsani yaşamak, ancak insan olarak yaşamakla mümkündür.İnsani ve özgür bir dünyanın savunucularının her şeyin insanın yaşamasıyla anlamı olabileceğini bilince çıkarmaları gerekir.Ölü insanın komünizme ihtiyacı yoktur.Ölüm ve yok oluşlar üzerine propaganda çirkinliğine dur demek gereklidir HERŞEY İNSANİ VE ÖZGÜR DÜNYA İÇİN ÖZGÜRLÜK VE İNSANLIK DÜZENİ İÇİN MÜCADELEYE YAŞASIN 1 MAYIS ! BIJİ YEK GULAN ! 1 MAYIS BİRLİK,MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜDÜR !!! BAYRAM OLARAK 1 MAYISLAR ANCAK SOSYALİZMDEDİR,KUTLANIR!!! MahmutHalilCan(sendiren)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR. SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: degerlendrimeler, mayis, oncesi, provokasyon |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| 1mmayis, deĞerlendİrmeler, degerlendirmeler, mayis, öncesi, Öncesİ |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Her GÜn 1 Mayis Ve Taksİm ÜstÜne | Mahmut Halil CAN | MÜCADELEDE ÖZEL VE ÖNEMLİ GÜNLER | 1 | 04-30-2011 12:00 AM |
| FaŞİst TerÖr 1 Mayis YaklaŞtikÇa Gemİ Aziya Aldi | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM | 0 | 06-26-2009 02:52 PM |
| 1 Mayis 2008 Üzerİne Ve SonuÇlari | Mahmut Halil CAN | MÜCADELEDE ÖZEL VE ÖNEMLİ GÜNLER | 0 | 06-26-2009 02:40 PM |
| 1 Mayis SÜrecİ Üzerİne:arti Ve Eksİler | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM | 0 | 08-05-2007 11:47 AM |