Sendika patronlarınca günah savma kabilinden bir miting olacağını,iradi müdahaleler olmadan mitingin içeriğinin bu çerçeveyi aşamayacağını,bu mitingin önemli hedeflerinden birinin de sendika ağalar-patronları ile gerici-faşist sendikacılık anlayışı olması gerektiğini ; 15 Şubat mitinginin öncesinde ısrarla belirtmiştik. Maalesef , söylediklerimiz ve iddia ettiklerimiz çerçevesinde genel olarak miting cereyan etmiştir. Yüz binlerce katılımın olmasını miting öncesi üstü örtülü bir biçimde aktarmıştık.Zira sendika ağaları bu mitingi günah savma kabilinden, sınıfın enerjisinin deşarjı açısından gördüklerini ve bu bağlamda da sınıfın katılımı için çaba sarfetmediklerini, katılımın ve dayatmanın daha çok tabanda devrimci örgütler ile komünist devrimcilerin çalışmaları sonucu olacağını iddia etmiştik. Söylediklerimiz aşağı yukarı tümüyle doğrulandı. Katılım oldukça beklentilerin altında ve 50 binler civarında idi.Ve coşkunun,direncin,ateşin yüksek olduğunu söylemekte olanaksız. Bu durumu hava durumu,kış şartları,ulaşım sorunları vs ile geçiştirmek ve topu buralara atmak , kesinlikle düzenin ve sendika patronlarının ekmeğine yağ sürmek gibi algılamak lazımdır.Bunlar aşılabilir sorunlardır, aşılmalıdır. Krizin boyutlarının her geçen gün her bakımdan kendini net hissettirdiği bir ortamda, bu türden bahaneler ardına gizlenerek yorum yapmak eksik kalacaktır. Geniş yığınları be kendimizi kandırmak olacaktır. Katılım ve coşku ile direncin düşük oluşunun bizim açımızdan daha çok yol alınması gerektiğini, mücadelenin ihtiyaçları ile bizim durduğumuz yer açısından önemli bir mesafe olduğunun altını çizmek lazım öncelikli olarak. Sınıf hala önemli oranda ulaşmamız gereken yerde duruyor ve altını çizmek gerekir ki hala düzenin doğrudan ya da dolaylı güçlerinin denetim ve yönetiminde hareket ediyor. Kriz ve sonuçları dahil hızla düzen dışılığa doğru sürüklese de yığınları, bu sürecin kendiliğinden hızlı-keskin vs olacağını sanmak ve kendiliğinden devrimci kanallarla buluşacağını sanmak, beklemek oldukça iyimser ve hatta aptalca olacaktır. Geniş proleter yığınlarla buluşmak ve onları topyekün devrim cephesi ve kızıl bayrak altında toplamamız için daha epeyce emek-çaba ve mücadele gereği çıplak ve açık bir gerçekliktir. Faşist Türk-****l çetesinin mitingi provokasyonuna karşı örülen direniş ve karşı-saldırı devrimci mücadelecilik açısından kesinlikle altı çizilen diğer önemli bir noktadır. Ki nitekim, buradan çıkarılması gereken bir sonuçta miting öncesi yazımızda da altını çizdiğimiz üzere; faşist –gerici sendika-ağalığı-patronluğunun da kesin ve net olarak mücadelenin önemli bir engeli olduğu ve aşılması gereği idi.Bu mitingle bunun bir kez daha ne kadar yakıcı bir sorun olduğu açığa çıktığı gibi, faşist-gerici çeteciliğin sendikalarda- özellikle Türk-İş merkezli olmak üzere – ne kadar yoğun ve militan bir düzeyde olduğu ve Faşist-Kontrgerillacı Özbek’in çeteci zihniyetinin ne derece en azından Türk-****l başta olmak üzere yoğun- militan bir düzeyde olduğu da ortaya çıkmıştır. Komünist devrimciler başta olmak üzere, devrimci demokratların Faşist Özbek çetesi başta olmak üzere , sendika ağalığına karşı tavrı da sonraki günler için ön açıcı ve hedeflerin doğru tespiti açısından olumlu olmuştur. Her ne kadar egemen burjuva medyada bu faşist çetenin provokasyonu öne çıkarılıp , mitingin gerçek özü kaçırılmaya çalışılsa da pratik olarak, sendika ağalığı sistemi ve kontrgerilla cumhuriyetinin sendikalar içindeki etkinliğinin kırılmadan, militan devrimci bir proleter hareketin yaratılmayacağının açığa çıkması bakımından önemli bir ders olmuştur. Diğer yandan , devrimci- demokratlar ile komünist devrimcilerin disiplinli-örgütlü-militan duruş ve sloganları, değişik sendikalar-sınıf kortejlerinde ilgi ile takibi ve ardından faşist Türk-****l çetesinin saldırı-provokasyonuna karşı sahiplenişleri de olumlu gelişmeler olarak adlandırılabilir. Yine beri yandan , masa başlarında sağlanamayan eylem birlikleri ; alanlarda faşist provokasyonlara karşı sağlanabilir bir durumda olması da olumludur. En genel anlamıyla; Türk-İş,KESK ve DİSK yasak savmışlardır ve bir süre sınıfın gazını almışlardır gibi görünüyor.Zira sendikal ihanetin temeli ve bu mitingin temeli de bu idi. Bu geçici başarı gibi görünen durum, gerek düzen ve gerekse de sendikal ihanet çetelerinin her bakımdan sınıfın lehine çevrilebilir. Süreç, giderek ağırlaşmaktadır. Sendikal ihanet şebekelerinin hemen hemen hepsi de ; sınıf düşmanlarına öğütler-nasihatler ve düzen içinde sınıfın daha çok ezilmesi için palyatif öneriler sunup çözümler için uğraşadursunlar; sınıf ile düzen, sınıf ile sendikal ihanet şebekeleri arasında da uçurumlar oluşmaktadır her geçtiğimiz gün.Bugün devrimcilere imrenircesine,gözünün ucunda kestirerek bakan sınıf ve sınıf üyeleri; sınıf devrimcilerinin kararlı-inatçı-iradeli-ısrarlı mücadelesi ile iç içe geçebilir.Bu tamamen öncü parti ve örgütlülüğün mücadele potansiyelinin ve süreci değiştirme iradesinin ne derece önemli olduğunu gösteriyor. Yasak ve günah savma kabilinden bu mitingin beklendiği üzere bitmesi bizim açımızdan şaşırtıcı değildir.Gerek katılım için çalışılmadığı,eylemsel birliklerin sağlanmadığı,sendika ağalarının mevcudu geçiştirmek ve dağıtmak açısından bu mitingi yine kullanacakları vs gibi değerlendirmelerimiz oldukça yerine oturdu. Ve komünist devrimcilerin hala sınıfla ne derece uzak olduğu, ona ulaşmak için daha önemli adımlar atılması ve sürece ihtiyaç olduğu, Sendikal ihanet şebekelerine karşılık Devrimci Sendikal Muhalefet hareketinin Sınıf Sendikaları Hareketi çerçevesinde örgütlenmesi gerektiği, sınıfın ani sıçrama ve patlamalarına hazırlıklı olunması gerektiği, faşist kontrgerilla çetelerinin mücadelenin önündeki en büyük engellerden olduğunu vs altını çizmek gereklidir. Daha yürünecek yollarımız,atılacak adımlarımız, aşılacak duvarlarımız var. En azından her geçen gün, hem bizler açısından ve hem de yığınlar açısından nelerin yapılıp, nelerin yapılmaması gerektiği giderek daha açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır. “ İleriye doğru atılan her adım; bir düzine proğramdan daha değerlidir”. Her deneyim, yolumuza ışık tutan; eleştirel-özeleştirel mantığımızla bizi ileri taşıyacak olan gerçek öğreticilerdendir. Hele ki, genel olarak demokrasi kültüründen-geleneğinden yoksun bir alt yapıdan gelmişler açısından; yaşamın-pratik alanın öğreticiliği daha bir öne çıkmaktadır.Bu eylemde-mitingde geri-olumsuz deneyimler kadar; olumluluklarda vardır. Ama her zamanki devrimci –demokrat hastalığına tutulmuş yapıların yaptığı ,yazdığı gibi olmamalıyız.Sayı abartılarından, orada olup bitenlerin aktarımına kadar.Çıkarılması gereken sonuçlardan,gücün abartılmamasına kadar vs.
Yolumuz Uzun ve Engebelidir.Devrim uzun bir yürüyüştür. 15 Şubat mitingi, bu yürüyüş içinde iğne başı gibi bir yerdedir. Ama çıkarılacak derslerle, bu büyüklük-küçüklük nesnel anlamda da , öznel anlamda da değişiyordur.
__________________ KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.