![]() |
|
|
#21 |
|
Kamu çalışanları haklarını arıyor - Murat Yetkin
Türkiye’nin dört bir yanında yüz binlerce kamu çalışanları, iki büyük sendika konfederasyonu, KESK ve Kamu-Sen’in çağırısıyla dün bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Sendikacılar tarafından ‘uyarı’ amaçlı olduğu açıklanan eylemin amacı devlet memurlarına da, işçiler gibi toplu sözleşmeli grev hakkı verilmesi idi. Kamu çalışanları, ücretlerin de düzeltilmesini istiyor, ama önceliği Avrupa Birliği standartlarına uygun örgütlenme hakkına veriyorlar. Kamu çalışanlarının bu eylemine, Türk-İş ve DİSK gibi işçi sendikaları ve meslek örgütleri destek verdi. Başbakan Tayyip Erdoğan, grevden iki gün önce kamu çalışanlarını grevce uymamaları konunda uyarmıştı. Buna karşın, hem Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyldız, hem de KESK Başkanı Sami Evren’in verdiği bilgilere göre, eylem demiryolları başta olmak üzere, vergi daireleri, okullar, (acil servisler dışında) hastanelerde etkili oldu. KESK Başkanı Evren, bu tabloyu anlatırken, ‘Hükümet yanlısı Memur-Sen’in grev kırıcı gibi aleyhte çalışmasına rağmen’ suçlamasını ekliyor. Evren şöyle anlatıyor: “Başbakan Erdoğan ile görüştüğümüzde ‘Çağdaş ülkelerde ne varsa bizde de olmalı’ demişti. Bizim istediğimiz Avrupa Sosyal Şartı’na uygun. Oysa hükümet Şartın 5 ve 6’ncı maddeleri üzerindeki şerhini kaldırmıyor. Muhalefet partileri derseniz, onların gündeminde çalışanların demokratik, ekonomik hakları değil, başka konular var. Bu duruma karşın onlarca yıldır bu kadar etkili bir eylem olmamıştı Türkiye’de. Bu durum da siyasette çalışanların haklarına sahip çıkılması konusunda boşluk olduğunu gösteriyor.” Türk siyaseti son birkaç yıldır giderek artan oranda ideoloji üzerine yürütülüyor ve o alanda sıkışıp kalmış durumda. Lafa gelince, muhalefet partileri, vatandaşın asıl sorununun ekonomik sıkıntılar olduğunu, hükümetin açılım politikalarıyla bunu perdelemek istediğini söylüyor. Ama çalışanlar son yıllarda görülen en kitlesel katılımla ciddi bir demoratik hak arayışına girdiğinde, şahsi destek veren birkaç milletvekili dışında ses çıkmıyor. Siyasetin vaziyeti ne yazık ki budur. Arınç’tan orduya çağrı Dün önemli bir diğer gelişme de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın (ismini doğrudan vermeden) Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Taraf gazetesince yapılan ‘Kafes eylem planı’ yayımı konusunda açıklama yapma, ‘hesap verme’ çağrısında bulunmasıydı. “Yıpranmamanın tek yolu vardır: Çıkıp hesap verebilmek. Üstünü örtmek ya da başka yerleri hedef göstermek, topu taca atmak değil” diye konuşan Arınç, ‘Kafes planı’ yayımını kendi kuruluşlarında tekrarlamayan medyayı da eleştirdi. Arınç, gazetecilerin kendisine Başbakanlık tarafından geçen hafta yapılan ‘Soruşturma gizliliği ve masumiyet karinesi’ açıklamasının hatırlatılması ve cezaların artırılmasını öngören Bakanlar Kurulu kararının hatırlatılması üzerine de “O çerçeveden görmeyin arkadaşlar. Bu konuda her türlü haberi kullanabilirsiniz, yazabilirsiniz” demiş. Arınç’ın söylediği, devletin bütün kurumlarının halka hesap vermesi gerekliliği açısından doğru. Askere, bu kadar üst düzeyde bir meydan okuma olması açısından da bir o kadar dikkat çekici. Genelkurmay bu konuda yapılan yayın ve sorulan soruları yanıtsız bırakmıştı. Şimdi Arınç’ın bu sözleri karşısında bir açıklama yapılacak mı, Arınç’ın sözleri hükümet-asker ilişkilerinin genel gidişine nasıl etki edecek ve daha önemlisi, Türk halkının gerçekleri öğrenmesini sağlayabilecek mi? Başbakan Yardımcısı Arınç deneyimli, sözünün etki ve sonuçlarını tartabilecek bir siyasetçi. Bulunduğu makam gereği devletin gizli istihbarat bilgilerine sahip. Milli Güvenlik Kurulu üyesi, MGK üyesi olmadığı yıllarda merak ettiğini açıkladığı ‘Kırmızı Kitap’ şimdi Arınç’ın da kasasında ve en azından MGK toplantılarında bu soruları doğrudan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanlarına sorma imkânı var. Bu nedenle, Arınç’ın aralık ayı MGK toplantısını beklemeden, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD seyahati öncesinde Genelkurmay’ı ‘hesap vermeye’ çağıran bir çıkış yapmasının mutlaka özel bir nedeni olmalı. Radikal / 26.11.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#22 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Vur eylemciye... - Nihat Sırdar
Yunanistan'da hayat durdu... İngiltere'de trenler çalışmadı... Fransa'da metro seferleri iptal... Almanya'da havaalanı çalışanları grevde. Uçaklar kalkmıyor... Bunlar gazetelerin iç sayfalarında veya haber bültenlerinin sonuna doğru gördüğümüz dış haberler. Artık kanıksadığımız, hak arayan emekçilerin eylemleri sonucu, gelişmiş ülkelerde yaşanan olaylar. Ve ne olur bu tür hak aramaların sonunda oralarda biliyor musunuz? Kimse o işçilerin, çalışanların muhatapları, oturur konuşurlar ve ortak bir müşterekte buluşurlar. Memnunsa emekçi kabul eder. Değilse devam eder eylem yapmaya. Bizde böyle olmaz. Peki nasıl olur? Düne dair bir örnek size. Metrobüse yüzde 33, doğalgaza yüzde 50 zam yapan iktidar memura yüzde 2,5 zam yapınca haklı olarak isyan etti memurlar. Tüm ülkede iş bırakarak uyarmak istediler hükümeti. Mesela TCDD çalışanları. Ankara Ekspresi Haydarpaşa'ya doğru giderken Eskişehir Garı'nda durdu. Makinistler inip iş bırakacaklar. Çünkü saat gece yarısını geçmiş, eylem başlamış. Ne yaptı hakkını arayan bu makinistlere peki bizim halkımız biliyor musunuz? Trenden inip peşlerinden kovaladı. Bir makinist kaçtı, diğerini yakaladılar. 'Sen bizi İstanbul'a götür, fazla mesai ücretini biz verelim' dediler. Kabul etmeyince tartakladılar... Bizim hakkını arayan memura, işçiye bakışımız bu işte. O nedenle işçi, memur hiçbir zaman hak ettiğini, istediğini alamayacak bu ülkede. 'Sendikalar beceriksiz. Pazarlık etmeyi bilmiyorlar. Direnmeyip kabul ediyorlar. Dertleri koltukları' diyorsunuz değil mi? Doğru... Çünkü o sendikacıyla, trenden inip makinistin peşinden koşan yolcu aynı adam aslında. Hakkını aramak bir gün bana da lazım olur diyen yok. Tıpkı bu adalet sistemi bir gün bana da lazım olur diyen olmadığı gibi. Ama göreceksiniz... Bugün bu adalet sisteminin ırzına geçenlere de bu adalet lazım olacak. Dur bakalım o zaman ne yapacaklar? Kadirbüs... Merak ediyorum... Her metrobüs hattı açılışında 41 kanala canlı yayına çıkan... Zırt pırt yolda kalan Hollanda malı metrobüslerden halkı selamlayan... Metrobüse sözüm ona hayran olup görmeye gelen yabancı heyetleri kabul eden Kadir Topbaş bu aralar nerede acaba? Her akşam bu kadar zam protestosu varken... Kimsenin geliri yüzde 33 artmadığı halde haşırt diye metrobüsü yüzde 33 zamlandırması için neden konuşmuyor acaba? Yoksa yine Çin'de falan mı? Çünkü arkasından bu kadar slogan atılan ve ismi her akşam metrobüs duraklarında haykırılan bir insan bu sesleri ancak Çin'den duymaz... Akşam / 26.11.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#23 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Son uyarı - Oktay Ekşi
İKTİDAR elinizdedir. Yeter sayıda milletvekilinin eli “evet” demek için havaya kalktığı zaman, istediğiniz yasayı da çıkartabilirsiniz. Buna güvenerek, Başbakan Erdoğan’ın söylediği gibi, “Kanunsuz eylem yapanlar, sonucuna katlanırlar” da dersiniz. Ama toplumun sabrı taşınca dediklerinizi dinleyen bulamazsınız. Nitekim dün tüm Türkiye’de öyle oldu: Kamu çalışanlarının yıllardır talep edip de alamadığı “grev ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkı”nı tanımamakta ısrar ederseniz, gün gelir, sizin yanınızda gibi görünen sendikaları da karşınızda bulursunuz. Dün bunun örneği yaşandı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ile Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu’nun>(Kamu-Sen) çağrısına uyan pek çok sendika, sayılamayacak kadar çok kamu görevlisinin gücünü gösteren bir “uyarı eylemi” gerçekleştirdiler. Kamu-Sen bu eyleme 2 milyondan fazla emekçinin katıldığını açıkladı. Gerçekten Hakkari, Afyonkarahisar, Malatya, Edirne, Hatay, İzmir, Bilecik, Adana, Kars, Kocaeli, Elazığ, Tekirdağ, Ağrı, Mersin, Zonguldak, İstanbul, Çanakkale, Ankara, Tokat, Konya, Bitlis, Kırklareli dahil yurdun her tarafından birbiri ardına gelen “uyarı eylemi” daha doğrusu “iş bırakma” haberlerini okuyunca ve fotoğrafları görünce edinilen izlenim bu rakamın doğru olduğunu düşündürmekteydi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) ağzı kalabalık bir Genel Başkan Yardımcısı’nın dün: “Kamu çalışanları vatandaşın günlük hayatını ıstıraba dönüştürme hakkına sahip değildir. Trenleri durdurup, insanların oradan yollarına devam etmelerini engellemek, trenlerin çalışmasını engellemek, sağlık kurumlarında vatandaşın sağlığının olumsuz etkilenmesi için bazı girişimlerde bulunmak, öğrencilerin okula gitmesinin önüne engel koymak, kamu sendikacılığı anlayışıyla bağdaşmamaktadır” dediği bildiriliyor. Tamam, vatandaşın günlük hayatını ıstıraba dönüştürmek elbette kimsenin hakkı değildir. Peki ama sayısının 2 milyon 600 bin olduğu ileri sürülen kamu çalışanlarının hayatını ıstıraba dönüştürmek siyasi iktidarın hakkı mıdır? Pek çoğu son yedi yılda yani AKP iktidarı döneminde işe alınan bu insanlardan söz ederken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer daha geçen hafta, “Memurların yüzde 36’sı niteliksiz” diyordu. Bu söz doğru ise faturayı AKP iktidarının ödemesi gerekmez mi? Eğri oturup doğru konuşalım: 12 Eylül yönetiminin tanınmaz hale getirdiği haklardan biri, belki de birincisi “çalışanların toplu iş sözleşmesi ve grev yapma hakkı” idi. Kamu çalışanları bu bağlamda hep daha da güçsüz, çaresiz kaldılar. Dünkü eylem işte o insanların her uygar ülkedeki kamu çalışanlarının sahip olduğu hakları artık alma kararında olduklarını gösterdi. Tamam... Bu eylemi düzenleyenler hakkında disiplin soruşturması açabilirsiniz. Bazılarına ceza da verirsiniz. Ama biliniz ki bu hakları vermezseniz orada oturamazsınız. Bu iş bu kadar basittir. Anlaşıldı mı? Hürriyet / 26.11.0
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#24 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Çalışanlar için de açılım - Okay Gönensin
Çalışanların haklarını koruyabilmeleri ve geliştirebilmeleri için tek bir silahları vardır: “Hayatı durdurmak.” Buna grev denir, greve çıkıldığında, çalışanların yarattığı değer ve hizmetlerden faydalananlar rahatsız olur ve o zaman çalışanların pazarlık gücü bir ölçüde dengeye oturur. Dün 2 milyon memur, bu hakkını kullanarak “hayatı durdurdu.” Hükümet sözcüleri bir süredir memur sendikalarını tehdit ediyordu, muhalefet partilerinin, sosyal demokrat CHP’ninse konuyla fazla ilgilendikleri söylenemez. *** Demokratik açılım hedefi ortaya çıktığından beri, AKP bu kavramı Kürt meselesini de içeren daha geniş bir hedef olarak tanımlamaya çalıştı. Ancak doğru dürüst bir tanım yapabildiği söylenemez.Eğer gerçek bir “demokratik açılım” söz konusu olacaksa, içinde kuşkusuz ki “azınlık” hakları ve temel özgürlüklerin yanında çalışan haklarının 12 Eylül askeri yönetimlerinin çizdiği sınırlardan çıkartılması da bulunmak zorundadır. *** Memurların sendika hakkı vardır, ama grev hakkı olmadığı için “silahsız”dırlar.İşçilerin ise sendika ve grev hakları vardır, ancak grev hakkı öyle koşullara bağlanmıştır ki, fiilen kullanılamaz durumdadır.Bunlar, şu anda yürürlükte olan 1982 Anayasası gibi, yüksek öğretimin sıkıyönetim organı YÖK gibi, 12 Eylül askeri yönetiminin bıraktığı miraslardır.O günden bu yana iktidar olan siyasi partilerin hiçbiri bu alanlarda gerçekten “açılım” yapmaya kalkışmadı...Çalışanların toplumsal ve ekonomik güçlerinin sınırlandığı bir ortamda siyasi iktidarlar daha rahat. İşçilerle, memurlarla, sendikalarla “uğraşma” larına gerek yok!YÖK de üniversiteleri zapturapt altında tutuyor, dolayısıyla yüksek öğretim kurumlarıyla, bilim insanlarıyla, gençlerle “uğraşma” ya da gerek yok... *** AKP hükümeti de kendisinden önceki hükümetler gibi, işçi-memur haklarının, sendikal hakların kısıtlı olmasından hoşnut.Üniversitenin “uysallığı”ndan da hoşnut. Demek ki “demokrat” olmasına, bunları içine alan bir “demokratik açılım”ı düşünmesine gerek yok.Demokratlık “kısmen” var olabilecek bir nitelik, bir düşünce yapısı değildir. Yarım hamilelik olmayacağı gibi yarım demokratlık da olamaz. O yüzden de bir konuda demokrat olup bir başka konuda demokrat olmayana “yarım demokrat” denilmez; sadece “demokrat değil” denilir.Siyasi yapının kendisi demokrat değil, ama biz hâlâ onlardan demokratik açılımlar umut ediyoruz. Vatan / 26.11.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#25 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Memur Grevi: Gerçek Gündem - Atilla Özsever
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu-Sen'in öncülük ettiği bir günlük iş bırakma eylemi, uzun bir aradan sonra ses getiren bir eylem niteliğini taşıyordu. Memur-Sen'in dışında diğer tüm kamu emekçileri sendikaları eyleme katıldı, Türk-İş, DİSK, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) gibi diğer emek ve meslek örgütleri de eyleme destek verdi. Bir günlük iş bırakma eyleminin esas amacı, kamu çalışanlarının toplusözleşmeli grev hakkının sağlanmasına yönelikti. 8 yıllık toplugörüşme sürecinin bir anlamı olmadığı, son sözü hükümetin söylemişliği nedeniyle mevcut uygulamanın "göstermelik bir hak" olduğu gerçeği hemen hemen tüm kesimlerce kabul edildi. Toplusözleşme ve grev hakkı olmaksızın sadece sendika hakkının yetersiz olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Kuşkusuz bu eylem, kamu emekçilerine toplusözleşme ve grev hakkının sağlanmasının yanı sıra toplumun ezilen ve yoksul kesimlerinin sorunlarını da gündeme getirmesi açısından önem taşıyordu. Kamu emekçileri, kendi sorunlarıyla toplumun sorunlarını birleştirerek bir gündem yaratmak istediler. Bir günlük uyarı grevinin talepleri arasında iş güvencesi, yeterli ücret, herkese parasız eğitim ve sağlık hakkı, işsizlik soruna çözüm için daha fazla kamu yatırımı gibi talepler vardı. KESK Başkanı Sami Evren, Beyazıt Meydanı'nda yaptığı konuşmada kamu emekçileriyle toplumun yoksul ve işsiz kesiminin ortak taleplerine vurgu yaparak, "İşten atılanlar için sadaka değil yurttaşlık geliri talep ediyoruz" dedi. Bir günlük de olsa sahte gündem maddelerinden toplumun gerçek gündemine geçiş açısından bu eylemin önemli bir katkısı oldu, denebilir. Tabii esas sorun, gerçek gündem maddelerini sürekli hale getirebilmek ve topluma benimsetmekte yatıyor. Burada sadece emek ve meslek örgütlerine değil aynı zamanda siyasal partilere de görev düşüyor. Toplumun gerçek sorunlarını ortaya koymak ve bunun için çaba harcamak onların da görevleri arasında bulunuyor. Bu uyarı eylemi, bir başlangıç olarak umut vadediyor. Ancak hem toplumun genel desteğini sağlamak hem de eylemi bizzat düzenleyen örgütlerin öncelikle kendi kitlelerini seferber ederek harekete katması adına önem kazanıyor. Türkiye Kamu-Sen üyelerinin de bu eyleme katılmasını ayrıca önemsemek gerekiyor. Hem eylemin yaygınlığı, memurların birlikteliği, hem de meşruluğu açısından bu önemli bir gösterge olmuştur. KESK Başkanı Sami Evren'in işaret ettiği gibi bu eylemin, '1989 Bahar Eylemleri', gibi bir sonuca ulaşmasını iktidara hatırlatmak gerekiyor. Bilindiği gibi '1989 Bahar eEylemleri' sonrasında hem işçi sınıfı 12 Eylül darbesiyle kaybettiklerini bir ölçüde geri almış hem de daha sonra yapılan seçimlerde ANAP (Ozal) iktidardan düşmüştü. Böyle bir sonuca ulaşabilmek için emek mücadelesinin demokrasi ve siyasal mücadeleyle birleşmesi gerekiyor. Cumhuriyet / 26.11.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#26 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Memur eylemi, amir azarı
Binbir birikmiş sorunlu ülkede, "demokratlık" da ayıklaya ayıklaya idrak ediliyor tabii. Mesela, bir tür "demokratlık"ın kapsama alanına asla "insanların örgütlü sosyal hak arama mücadelesi" giremiyor. Memleketteki çok sayıda "haksızlık" üstüne "haklı" olarak kalem, akıl, dil ve siyaset oynatanların birçoğunun "hak repertuvarı"nda buna yer yok. Çünkü, işçi, memur... çalışan, ücretli kitlelerin "hak" mücadelesi "demode"; çünkü bu solan bahçede bülbüllere yer yok! İstisnalarla bozulası kaide böyle; "muhafazakâr" ve(ya) "liberal" demokratlık coğrafyası biraz böyle. Hoş, "sosyal demokrat"lık iddia edenin darbeci avukatlığına soyunduğu ülke burası! "Cumhuriyetçi"nin de, "özgürlük, eşitlik, kardeşlik"in yeminli düşmanı olabildiği yer yani. * Kiminin "iktidar yanlısı", kiminin "demokrat" gördüğü bir gazete mesela, geçenlerde memurlara şöyle bir "müjde" veriyordu: Sendikalı isen yandın, çünkü daha az maaş alacaksın. Yani, devlet sanki servet vermişti, o da maalesef sendikaya gitmişti! Sendikalı olmaktan vazgeçersen eline beş, on lira daha fazla geçebilir kardeş! Benzer konumdaki bir başkası, "işçi eylemi yüzünden vatandaşın zor durumda kaldığı" başlığını sanki sayfada sürekli sabit yer tutuyor, her fırsatta bohçadan çıkarıp çarşaf gibi seriyordu. Ve bu arkadaşlar, 12 Eylül'de filan da değil, 28 Şubat'tan itibaren neyse ki "darbe karşıtı" olmakla kâfi miktarda "demokratlık" dozu edinmiş oluyordu. Onların demokrasi bahçesinde de, öyle sendikaya, işçi ve memur eylemine, hak direnişine, örgütlü hak arayışına bir türlü azıcık yer bulunamıyordu. * Nitekim kültür yanıltmadı, "Başamir" de eylem yapan sendikalı memurları azarladı. "Kanun adamları" böyle durumlarda hemen patlatırdı: "Kanunsuz eylem." Hak ile hukuk, mücadele ile demokrasi, adalet ile cumhuriyet, örgütlülük ile sosyal arasında hiçbir ilişki kurulmadan böyle çok güzel oluyordu, "Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti cumhuriyetimiz." Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de onaylamıştı, daha önceki memur eylemlerini. Demokratik bir hak olarak tescil etmişti. Ama n'olacak ki! Burada, sivil amir bu hakkı haktan saymayıp "insan hakları"nı takmaz... Astlarına karşı "iki dudak arası" haftalarca hapis sopasını elinden bırakmak istemeyen askeri amir de, "İnsan Hakları Mahkemesi"nin bunu hukuka ve insanlığa aykırı sayan kararını iplemez. Bakın esas sebep şudur: Sivil veya askeri amirim; kendini "sahip" sanar... Devletin, bürokrasinin, memurların, insanların sahibi. Bir tür cumhuriyetçi de her haktan ve her itiraz edip hak arayandan hazzetmez... Bir tür demokrat da, çalışanları köleden sayan, temel anayasal haklarını kanunsuz ilan eden, itiraz edeni haklayan özel ve kamu zihniyetine okkalı bir laf etmez. Bu "amir azarı", hukuka, demokrasiye, cumhuriyete temel aykırılık diye tescil edilmeden... Anayasa'nın o Türkiye Cumhuriyeti tanımı kötü bir şakadan ibarettir! "Büyük yalan" desek, yeridir! Haber Türk / 26.11.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#27 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Kamu emekçileri GREV’e çıktı, hayat durdu!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (25.11.09) – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu-Sen’in “grevli-toplu iş sözleşmeli sendika hakkı” talebiyle bir süredir çağrısını yaptıkları 25 Kasım uyarı grevi, gece saat 00.01’den itibaren tüm baskı, tehdit ve gözaltılara rağmen demiryollarında başladı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Libya’ya gitmeden önce sarfettiği “sonucuna katlanırlar” şeklindeki tehditleri altında 1 günlük uyarı grevine başlayan kamu emekçileri eğitim, sağlık, ulaşım, büro, yerel hizmetler ve bayındırlık başta olmak üzere birçok işkolunda iş bırakarak hayatı durdurdular. GREV başladı, hayat durdu! Sabah erken saatlerde çalıştıkları işyerlerine grev pankartlarını asan emekçiler grev önlükleriyle taleplerini haykırdılar. Emekçiler davul ve zurnalar eşliğinde grev halayı çektiler. Gece saatlerinden itibaren trenler çalışmadı, hastanelerde sadece acil servisler hizmet verdi. Bazı okullarda ise öğretmenler derslere girmedi. KESK ve Kamu-Sen’in çağrısıyla örgütlenen uyarı grevine çeşitli üniversitelerde okuyan öğrenciler de dersleri boykot ederek destek verdiler. Yine DİSK ve Türk-İş’e bağlı sendikaların birçoğu çeşitli yerellerde gerçekleştirilen eylemlere destek verdiler. KESK Başkanı: “Aklınız neredeydi?” Haydarpaşa Garı'na gelerek beraberindeki sendikacılarla saat 07.00’de bir basın açıklaması yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren, demiryolu işçilerinden uyarı grevine büyük destek olduğunu belirterek ''İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir ve Diyarbakır gibi büyük şehirlerde greve büyük destek var. Bu şehirlerde banliyö ve ana hat trenleri bugün çalışmayacak. Trenlerin yanısıra hastaneler yatan hastalar ve acil hastalar dışında bugün hizmet vermeyecek. Greve öğretmenlerden de büyük katılım bekliyoruz'' dedi. Sami Evren, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın greve ilişkin tehditlerine “Toplu görüşmelerin yapıldığı Ağustos ayında aklınız neredeydi?” sorusuyla yanıt verdi. Evren ayrıca, grevin bayramdan önce gerçekleştirilmesinin kasıtlı olarak belirlenmediğini söyledi. KESK Başkanı ve beraberindekiler, garda görevli olan ve greve katılan çalışanları ziyaret ederek trenlere ve garın çeşitli yerlerine ''Bu iş yerinde grev var'' pankartlarını astılar. Akyıldız: “Keyiften eylem yapmıyoruz!” İş bırakan Türkiye Kamu-Sen üyelerinin bir bölümü Ankara'da Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü önünde toplandı. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız burada yaptığı açıklamada, kamu çalışanlarının haklarını korumak ve geliştirmek için kamuoyunun da desteğiyle eylemde olduklarını belirtti. Hakları olmayan hiçbir talepleri bulunmadığını vurgulayan Bircan Akyıldız, 8 yıldır toplu görüşme masasında kamu çalışanlarının ekonomik, sosyal ve sendikal hakları için mücadele ettiklerini, siyasi iradenin ise buna karşı direnç gösterdiğini söyledi. Kamu çalışanlarının keyfinden eylem yapmadığını dile getiren Akyıldız, ''Verdikleri sözün, attıkları imzanın arkasında duramayanlar, kamu çalışanlarını eylem yaptıkları için suçlayamaz'' dedi. Akyıldız, siyasi iradenin taleplerini duymazdan geldiğini savunarak, ''Kamu çalışanlarının sesini işte böyle duyuracağız'' diye konuştu. Emekçiler iş bıraktı, trenler durdu Grevin başladığı ilk dakikalarda özellikle tren seferlerinde aksamalar yaşandı. Grev kapsamında Haydarpaşa Garı'nda tren seferleri durdu. TCDD'de çalışan işçilerin, memur konfederasyonlarının aldığı bir günlük greve destek amacıyla işbaşı yapmamaları nedeniyle Haydarpaşa Garı'ndan banliyö, ana hat ve bölgesel yolcu trenleri sefere çıkmadı. İstanbul-Ankara seferini yapan Fatih ekspresiyle beraber 4 yolcu treni daha Sakarya'nın Arifiye İstasyonu'nda durduruldu. Eskişehir ve Adana'da da tren seferleri durdu. Eylem kapsamında çeşitli illere seferler düzenleyen Anadolu, Güney, Ankara, Fatih ve İç Anadolu Mavi ekspreslerinin seferleri yapılmadı. Arifiye Tren Garı'nda memurların 1 günlük iş bırakma eylemi gara gelen trenlerin görevlilerce durdurulmasıyla başlatıldı. Ayrıca eylem kapsamında, Konya seferini yapan Meram ve İç Anadolu Mavi trenleri çok sayıda yolcusuyla Eskişehir'de 24 saat hareket etmemek üzere durdular. Eskişehir Garı'nda memurların 1 günlük iş bırakma eylemi görevlilerce grev pankartının duvara asılmasıyla başlatıldı. Eylem nedeniyle Ankara-İstanbul seferini yapan Anadolu, Ankara ve Fatih, Konya seferini yapan Meram ve Adana'ya giden İç Anadolu Mavi Trenlerinde bulunan yaklaşık 1200 yolcu, Eskişehir ve Enveriye tren garlarında bekletildi. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Balıkesir Garı'nda greve katılan 5 sendika üyesinin gözaltına alındığını bildirdi. Sendikanın Merkez Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Balıkesir Garı'nda greve katılan İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özçamlı, Balıkesir Baştemsilcisi Şemistan Çetin, Temsilci Yazar Yalçın ile üyeler Ali Rıza Gültekin ve Akın Eker'in emniyet güçleri tarafından gözaltına alındıkları kaydedildi. İfadeleri alınan BTS’liler serbest bırakıldı. Türk Ulaşım-Sen ve BTS Adana Şubesi üyesi yaklaşık 100 kişi, Adana Garı TCDD Servis Depo Müdürlüğü önünde toplanıp iş bıraktı. Çeşitli sendika ve sivil toplum örgütü üyelerinin de destek verdiği eylemde memurlar, “Susma, sustukça, sıra sana gelecek!”, “Hükümet, uyuma, memuruna sahip çık!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”, “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız!” şeklinde sloganlar attılar. Tren rayları üzerinde toplanan grup adına konuşan Türk Ulaşım Sen Adana Şube Başkanı Muhittin Topal, Adana hattında çalışan yaklaşık 80 tren seferinin iptal edildiğini bildirdi. Diyarbakır Tren Garı önünde "Bu iş yerinde grev var" pankartı asan KESK'e bağlı Birleşik Taşımacılık Sendikası emekçilerinin greve girmesiyle tren garında hizmet durdu. Davul zurna eşliğinde halay çeken işçiler, "Kî zava kî zava grev zava" sloganları attı. Liman çalışanları da grevde Havaalanı ve limanlarda bir yandan yükleme ve boşaltma faaliyetleri dururken diğer yandan buralarda yeterli personel bulunmadığı için günlük işlemler yapılamıyor. Sağlık emekçileri hastanelerde iş bıraktı İstanbul'da SES'in örgütlü olduğu onlarca hastanede greve çıkıldı. Grev pankartının asıldığı hastanelerden Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde acil servis dışında hiçbir poliklinik çalışmadı. Okmeydanı Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi'nde de sağlık hizmetleri büyük oranda durdu. SES Şişli Şubesi iki hastanede sabah saatlerinde basın açıklamaları yaptı. Hasta ve hasta yakınlarına destek çağrısında bulundu. Şişli Etfal Hastanesi'nde grev pankartı asan sağlık emekçileri de hastane bahçesinde bir açıklama yaptılar. Acil servis dışında sağlık hizmetlerinin tamamen durduğunu söyleyen sendikacılar greve katılımın yüzde 70 düzeyinde olduğunu kaydettiler. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde sağlık emekçileri ile hastanede çalışan işçiler greve çıktılar. Greve katılım oranı yüzde 90 olarak açıklandı. Koridorların tamamen boş olduğu hastanede üç ameliyatın iptal edildiği öğrenildi. Sabah saatlerinde hastane içerisinde bir yürüyüş gerçekleştiren sağlık emekçileri daha sonra hastane dışına çıktılar. Ardından Davutpaşa Lisesi'nden çıkan eğitim emekçileri ve öğrenciler ile buluşarak ana toplanma yeri olan Çapa'ya yürüyüş başlattılar. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ise iş yavaşlatma eylemi gerçekleştirildi. Saat 10.00 sıralarında hastane önünde toplanan sağlık emekçileri basın açıklaması yaptılar. KESK’e bağlı SES Anadolu Yakası Şube Başkanı Naciye Erdoğan ile İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen birer açıklama gerçekleştirdiler. Uyarı grevinin gerçekleştiği hastanelerde sadece acil servislerde hizmet verildi. SES üyesi sağlık emekçileri Diyarbakır Devlet Hastanesi önünde bir araya geldiler. "Bu iş yerinde grev var" pankartı asan sağlık emekçilerine hastane önündeki vatandaşlar da destek verdiler. Acil durumlar dışına hastanelerde de hizmet verilmezken, sağlık emekçileri vatandaşlara taleplerini içeren bildiriler dağıttılar. Sağlık emekçileri Van’da da iş bıraktı. SES Van Şubesi Devlet Hastanesi önünde kitlesel basın açıklaması yaptıktan sonra Mavi Plazaya kadar yürüyüş yaptı. İzmir'de İzmir Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği'nin de desteği ile bir çok hastanede acil servisler dışında hizmet verilmedi. Greve en yoğun katılımın olduğu hastanelerin başında ise Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi geldi. Bozyaka Devlet Hastanesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakülteleri'nde de sağlık emekçileri acil servisler dışında hizmet vermediler. Karayolları'nda iş bırakma İstanbul Anadolu Yakası'nda Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü'nde çalışan Yol-İş Sendikası İstanbul 1 No'lu Şube üyesi işçiler ve Yapı Yol Sen üyesi kamu emekçileri iş bıraktı. Giriş kapısına kadar sloganlarla yürüyen emekçiler basın açıklaması gerçekleştirdi. Coşkulu geçen iş bırakma eyleminde Yapı Yol Sen İstanbul Şube Başkanı Çetin Dinçer ve Yol-İş 1 No'lu Şube yöneticisi konuşmalar yaptılar. İl il 25 Kasım grevinden yansıyanlar… İzmir KESK şubeleri birçok alandan yürüyüşler yaparak Konak Meydanı'na geldi. SES’in örgütlü olduğu hastanelerde ilk önce işyerleri önlerinde eylemler yapıldı. SES'liler Basmane Meydanı'na yürüyerek geldiler. BES yöneticisinin ifadesine göre kortejlerinde 3 bin emekçi yürüdü. Tüm Bel Sen Şubeleri Konak Belediyesi önünde toplanıp oradan BES ile beraber alana yürüdüler. Tüm Bel Sen’den bir emekçinin belirttiğine göre kortejlerinde yaklaşık 2000 emekçi vardı. Eğitim-Sen Karşıyaka Şubesi, Karşıyaka Belediyesi önünde toplanıp Karşıyaka İskele'ye yürüdü. Buca Şubesi 2000 kişilik kortejiyle Forbes’ten yürüdü. Narlıdere şubesi yaklaşık 500 kişi yürüdü. BTS 24 Kasım saat 24.00’ten itibaren trenleri çalıştırmadı. KESK şubelerinden Haber-Sen 1 ve 2 No'lu Şube, Kültür-Sen, Tarım Orkam-Sen, Yapı Yol-Sen, ESM de eyleme katıldılar. TMMOB, Belediye-İş Sendikası, Sosyal-İş Sendikası, DİSK / Genel-İş Sendikası, Genç-Sen, Bornova Emekli-Sen Şube, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu, Kent AŞ işçileri, BDSP, DKÖ’ler, siyasi partiler ve devrimci kurumlar da eyleme katılanlar arasındaydı. Çeşitli dövizler, KESK flamaları ve pankartları taşıyan emekçiler kürsüye “Grevli toplu sözleşme hakkımızı kullanacağız / KESK İzmir Şubeler Platformu” pankartı astılar. Saat 11.00’de İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde eylem programı başladı. Basın metnini KESK dönem sözcüsü Ali Kılıç okudu. Son olarak KESK’li kadınlar adına 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle basın metni okundu. Metinde, Mirabel kardeşlerin mücadelesinden bahsedildi. Mitingde son olarak Yeldeğirmeni Müzik Grubu sahne aldı. Eylem çekilen halaylarla bitirildi. Eylem boyunca “Sefalete teslim olmayacağız!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız ya siz!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganları atıldı. BDSP'liler eyleme “Kurtuluş yok tek başına ,ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Herkese iş, tüm çalışanlara işgüvencesi!”, “Parasız eğitim,parasız sağlık!” gibi taleplerin yazılı olduğu dövizlerle katıldılar. Sosyalist Kamu Emekçileri “25 Kasım bir günlük uyarı grevi son değil başlangıç olmalı. Hak ve özgürlüklerimiz için süresiz iş bırakma eylemine hazırlanalım” bildirilerini dağıttılar. Türk Kamu-Sen saat 10.00’da Konak alanında kendi üyeleriyle basın açıklaması yaptı. Açıklamaya 700 kişi katıldı. Çorlu Sabah 8.30'da işyerleri bu sefer sadece buluşma noktalarıydı. Öğretmenler, Tapu çalışanları, karayolları çalışanları, büro emekçileri, belediye çalışanları, sağlık çalışanları işyerlerine GREVESiçin geldiler. Saat 10.30'da Eğitim-Sen’de buluşan Eğitim-Sen’li, SES’li, BES’li, Tüm-Bel Sen’li, Yapı-Yol Sen’li emekçiler Heykel Meydanı'na sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Halkın alkışlarla destek vermesi ve sloganlara eşlik etmesi dikkat çekti. Eylem alanına Kamu Sen’li eğitimcilerin az sayıda katılım sağladığı gözlemlendi. Alanda yaklaşık 350 kadar emekçi vardı ve işçi havzası olmasına rağmen Çorlu’da yıllardır yapılan en kapsamlı eylemdi. Yapılan basın açıklaması boyunca halka bildiri dağıtıldı. Tekirdağ Tekirdağ’da iş bırakan kamu emekçileri saat 13.00’te Eğitim-Sen Tekirdağ Şubesi'nden Tuğlalı Park'a yürüyüşe başladılar. Yürüyüş boyunca sık sık “Direne direne kazanacağız!”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”, “Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız!”, “İşçi memur el ele genel greve!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!” sloganları atıldı. Halkın alkışlarla desteği yürüyüş boyunca devam etti. Alanda yaklaşık yaklaşık 3 bin emekçi vardı. KESK’e bağlı Eğitim-Sen, BES, SES, Yapı-Yol Sen, Haber Sen, Tarım Orkam Sen, DİSK’e bağlı Genel-İş, Belediye-İş kitlesel katılım sağladı. Eylemde TTB de yerini aldı. Yapılan basın açıklamasının hemen arkasından davul ve zurnalar eşliğinde halaylar çekildi. Mersin Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Toros Devlet Hastanesi ve Mersin Devlet Hastanesi başta olmak üzere bütün Sağlık ve Sosyal Hizmet kurumlarına “Bu işyerinde grev var” pankartları asılarak bildiriler dağıtıldı. Mersin'de emek ve demokrasi güçleri saat 11:00'de iş yerlerinden ve kurumlarından çıkarak İstasyon Meydanı’nda buluştular. Buradan AKP İl Binasına kadar bir yürüyüş gerçekleştirildi. Niğde Grev Platformu’nun çağrısıyla yüzlerce kamu emekçisi sabahın erken saatlerinden itibaren Hükümet Meydanı’nda kurulan grev çadırına geldi. Niğde’deki demokratik kitle örgütleri, Ulukışla Köy Meclisleri ve çevre plarformlarının katılımıyla KESK grev çadırı etrafı açıklama yapıldı. KESK Dönem sözcüsü ve Eğitim-Sen Şube Başkanı Göksel Rıza Özkan bir konuşma yaparak, AKP’nin politikalarını eleştirdi. Artvin - Hopa Hopa’daki 25 Kasım grevi sabah saatlerinden itibaren kamu çalışanlarının işyerlerine gitmemesiyle başladı. KESK’in çağrısıyla yapılan eyleme yaklaşık 400 kişi katıldı. Eylem saat 12.30’da Hopa Parkı’ndan başlayıp, İnönü Caddesi üzerinden yürüyüşle devam etti. Mersin - Tarsus Sabah saat 09.30'da Devlet Hastahane’si önünde toplanan sağlık çalışanları, basın açıklamasının yapılacağı Yarenlik Alanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe çevredekiler ve esnaf da alkışlarıyla destek verdi. Yürüyüşe saat 10.00’da Eğitim-Sen de katıldı. 150 kişinin katıldığı basın açıklamasının ardından halaylarla eylem sona erdi. Antalya – Alanya Eğitim-Sen Alanya Temsilciliği önünde buluşan KESK üyeleri saat 11.15’te Atatürk Caddesi’ni trafiğe kapatarak yürüyüşe başladı. 250 kişi başlayan yürüyüş, okullarında iş bırakan kamu emekçilerinin de katılımıyla 700 kişiye ulaştı. Diğer kamu emekçileri sendikalarının da katılımıyla bin kişiye ulaşan kitle bir basın açıklaması yaptı. Nakliyat-İş 2 saat iş bıraktı Nakliyat-İş üyesi bin işçi Topkapı ambarlarda kamu emekçilerinin uyarı grevine destek olmak amacıyla Saat 09:00 ile 11:00 saatleri arasında 2 saatlik iş bırakma eylemi yaptı. Saat 10:00’da Nakliyat-İş Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu bir basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından işçiler Genel-İş Bölge binasının önünde toplanarak, DİSK kortejiyle birlikte Beyazıt Meydanı’na yürüdü. Kastamonu Kastamonu'da KESK'e ve Kamu-Sen'e bağlı sendikalara üye memurlar iş bırakma eylemi gerçekleştirdiler. Nasrullah Meydanı'nda toplanan yüzlerce emekçi eylemleriyle toplu grev haklarını istediler. Eylem esnasında bazı memurlar yerlere gazete serip soğan-ekmek yiyerek dayatılan açlık ve sefalet koşullarını da protesto ettiler. Konya Konya'nın Seydişehir ilçesinde de emekçiler grevdeydiler. Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen ve Eğitim-İş üyesi emekçiler Hükümet Konağı önünde toplanarak konuyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Turgutlu Manisa'nın Turgutlu ilçesinde Türk-Eğitim Sen, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Türk Sağlık-Sen ve Türk Büro-Sen üyelerinin gerçekleştirdiği eyleme öğrenciler de destek verdiler. 50. Yıl Alanı'nda gerçekleştirilen basın açıklaması sonrası sloganlar ve halaylarla eylem bitirildi. Yozgat Yozgat Cumhuriyet Meydanı'nda Eğitim-Sen'in gerçekleştirdiği eyleme yaklaşık 50 emekçi katıldı. Burdur KESK ve Kamu-Sen üyeleri Burdur'da da iş bıraktılar. Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan emekçiler basın açıklamasının ardından sloganlar ve halaylar eşiliğinde eylemlerini sonlandırdılar. Tokat Tokat’ta okullar Çarşamba ve Perşembe günü tatil edilmiş olmasına greve diğer iş kollarından katılım oldukça iyiydi. Tokat’ta KESK’e bağlı BES, Kültür Sanat Sen, BTS, SES, ESM üyeleri ve Kamu Sen’e bağlı sendikalar iş bıraktı. 25 Kasım sabahı iş yerlerine bildiri dağıtılarak çalışan emekçiler greve davet edildi. Saat 09.30’da Tokat Eğitim-Sen Şube Binası önünde toplanan kamu emekçileri Cumhuriyet Meydanı’na yürüdüler. Yürüyüş sırasında emekçilere bildiri dağıtımı yapıldı ve sesli olarak talepler dile getirildi. Saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kitleye KESK il temsilcisi seslendi. Basın açıklamasının ardından eylem sloganlar ve halaylarla devam etti. "Sadaka değil toplu sözleşme!" "Direne direne kazanacağız!" "Yaşasın örgütlü mücadelemiz!" vb. sloganlarının atıldığı KESK'in eyleminden sonra Kamu Sen alana 100 kişilik kitlesiyle girdi. Adana Çukurova Üniversitesi'nde grev nedeniyle eylem vardı. Eylemde Türk Eğitim-Sen Adana 3 No'lu Şube Başkanı Rıfat Çelik, grevle birlikte memurlar için toplu sözleşme ve grev hakkına giden yolda büyük bir adım daha atıldığını söyledi. Eğitim-Sen Şube Başkanı Güven Boğa ise yaptığı açıklamada kamu emekçilerinin yüzde doksanının yoksulluk sınırı altında bir ücretle çalıştığını ifade etti. Resmi rakamlara göre çalışan nüfusun yüzde onbeşinin gerçek rakamlara göre yüzde yirmisinin bugün işsiz olduğunu vurgulayan Boğa konuşmasına şöyle devam etti: “Çocuğuna ekmek götüremeyen, en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan 6 milyon emekçi bugün çalışma hayatının dışına itilmiştir. Emekliler açlık sınırının altında bir ücretle yaşam kavgası vermeye zorlanmaktadır. Bu politikalar kriz politikalarıdır." Üniversitedeki öğrencilerin ve sağlık emekçilerinin de destek verdiği eylem konuşmaların ardından atılan sloganlarla sona erdirildi. Eskişehir Eskişehir Tren Garı önünde biraraya gelen KESK ve Kamu-Sen üyesi emekçiler, düzenledikleri mitingle AKP’yi ve uyguladığı politikaları protesto etti. Eylem ile birlikte tren seferlerinin geçişi geceden itibaren durduruldu. Eylemde Kamu-Sen ve KESK adına yapılan açıklamaların öne çıkan talepleri ise insanca yaşamaya yeten ücret, parasız eğitim-sağlık ve grev hakkının yasalaşması oldu. Açıklamaların ardından kitle Adalar Migros önüne kadar alkış, slogan ve ıslıklar eşliğinde yürüdü ve eylem burada sonlandırıldı. Batman Batman'da birçok sendika ve sivil toplum örgütü tarafından oluşturulan Batman Emek Platformu üyeleri bir günlük iş bıraktı. Sanat Sokağı'nda toplanan platform üyeleri, basın açıklaması yaptıktan sonra halay çekti. Sanat Sokağı'nda basın açıklaması yapan Batman Emek Platformu'na değişik sivil toplum örgütlerinden de destek geldi. Denizli Denizli’de sabah saatlerinde Denizli Vergi Dairesi önünde toplanan memurlar, taleplerini içeren pankart ve dövizler taşıdı. Hükümet aleyhinde sloganların atıldığı eylemde memurlar, davul zurna eşliğinde oynadı. Zonguldak Zonguldak’ta bine yakın kamu çalışanının katıldığı eylemde Gazipaşa Caddesi'nde bulunan Madenci Anıtı'na yüründü. AKP İl Başkanlığı'nın karşısındaki anıtın önünde, “İşte siyaset, ülke sefalet”, “Ak, Ak, Ak, yandaşı bırak, çalışana bak”, “Haklıdan yana değil de güçlüden yana olanlar kaypak ve dönek olurlar” yazılı pankartlar taşıyan eylemciler, çeşitli sloganlarla hükümeti protesto etti. Sivas Sivas’ta ise memurlar Sosyal Güvenlik Kurumu önünde toplandı. Birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun da desteklediği 100’den fazla kişinin katıldığı eylemde, memur cenazesini temsil eden tabut taşınarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Hükümetin sloganlarla protesto edilirken şarkılar eşliğinde halaylar çekildi. Dersim Devlet Hastanesi önünde toplanan yaklaşık 3 bin kişi hastane önünde oluşturdukları kortej ile Yeraltı Çarşısı'na kadar yürüdü. Burada konuşan KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Şube Başkanı Mehmet Ali Aslan bir basın açıklaması yaptı. Bursa Bursa'da Kent Meydanı'nda yapılan eyleme yüzlerce kamu çalışanı katıldı. Eylemde konuşan KESK Dönem Sözcüsü Süleyman Ayyılmaz, bunun iktidara yönelik bir uyarı olduğunu belirtti. Ayyılmaz, bu uyarının dikkate alınmaması halinde daha geniş kapsamlı bir mücadele dönemini başlatacaklarını ifade etti. Trabzon Grev Trabzon’da da yoğun bir katılım ile gerçekleşti. KESK öncülüğünde, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen greve, Atapark mevkiinden şehir merkezine doğru yürüyüş yapılarak başlandı. Yürüyüş boyunca sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı. Yürüyüş kortejinin meydan parka girmesiyle birlikte, sabah Trabzon Valiliği önünden ayrı bir yürüyüş gerçekleştiren Kamu-Sen üyeleriyle birleşildi. Kilis Kilis'te iş bırakan kamu emekçileri KESK binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Tüm Bel Sen, BES, SES ve Eğitim-Sen üyesi kamu emekçilerine sınırlı sayıda Kamu-Sen üyesi destek verdi. İl çapında Kamu-Sen iş bırakmazken 120 KESK'li davul-zurna eşliğinde halaylar çekti. Basın açıklamasını Eğitim-Sen Kilis Temsilcisi Özgür Çakmak okudu. Kocaeli Umuttep Yerleşkesi'nde saat 10:30'da buluşan kamu emekçilerine derslerini boykot eden üniversite öğrencileri de destek verdi A kapısı önüne gelindiğinde marşlar ve halaylarla beklendi. Burada otobüslere binilerek Merkez Bankası önünde diğer kollardan gelen kamu emekçileri ile buluşuldu. Alaattin Karadağ unutulmadı İnsan Hakları Parkı'na gerçekleştirilen yürüyüş esnasında kamu emekçileri ve öğrenciler sıklıkla, ''Yaşasın grev, yaşasın toplu sözleşme!'', ''Genel grev genel direniş!'', ''Sağlık / eğitim haktır satılamaz!'', ''Eşit parasız, bilimsel, anadilde eğitim'', ''Be zıman jiyan na be'' sloganları atılırken, 19 Kasım akşamı İstanbul Esenyurt'ta polisler tarafından katledilen Alaattin Karadağ unutulmadı. Alaattin Karadağ, "Alaattin yoldaş ölümüzdür!'', "Esenyurt faşizme mezar olacak!", "Katil / faşist devlet hesap verecek!", "'Parti şehitleri ölümsüzdür!" sloganlarıyla selamlandı. İnsan Hakları Parkı'na gelindiğinde ''İşgal, grev, direniş!'', ''25 Kasım'da kamu emekçilerinin yanındayız / BDSP" kuşlamaları yapıldı. Kortejlerin alana gelmesinin ardından KESK dönem sözcüsü açıklama yaptı. Program sonlandırılmadan önce kadına yönelik şiddete dair de bir konuşma yapıldı. Mitinge yaklaşık 1500 emekçi katıldı. Kayseri Kayseri'de 25 Kasım iş bırakma eylemi için biraraya gelen KESK üyeleri, saat 11.00’de kortej oluşturarak, Mimar Sinan Parkı’na doğru yürümeye başladı. Kamu-Sen üyeleri de aynı saatte, Mimar Sinan Parkı’na doğru yürüyüş başlattı. Mimar Sinan Parkı’nda biraraya gelen KESK ve Türk-Kamu-Sen üyelerinin sayısı 600’e yaklaştı. Kürsüden ilk konuşmayı Kamu-Sen Kayseri İl Temsilcisi Muammer Öner yaptı. Kayseri KESK dönem sözcüsü U. Sedat Ünsal ise Memur-Sen’e bağlı bir sendikanın grev kırıcılığını teşhir etti. Ünsal AKP’ye seslenerek; 25 Kasım grevinin bir uyarı olduğunu belirtti.Eylem boyunca, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”, “Toplu sözleşme hakkımız, söke söke alırız!”, “Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız!”, “AKP zammını al başına çal!”, “İşçi memur el ele genel greve!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!” sloganları haykırıldı. Kamu emekçilerinin uyarı eylemine, DİSK Kayseri Bölge ve Türk-İş Kayseri Bölge Temsilciliği de destek verdi. Eyleme ESP, Emek Partisi, Emek Gençliği ve BDSP de destek verdi. Edirne Edirne’de, belediye binası önünde toplanan yüzlerce emekçi Saraçlar’a yürüdü. Yaklaşık 600 kişilik kitle Saraçlar’da basın açıklaması gerçekleştirdi. KESK’e bağlı sendikaların eylemine DİSK ve sivil toplum örgütleri de destek verdi. Ankara Saat 09.00 itibariyle Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde toplanan Eğitim-Sen üyeleri pankart açarak beklemeye başladılar. Saat 10:00’da kampüsten çıkarak Eğitim-Sen 1 No’lu Şube ile birleşen emekçiler yolu kapatarak yürüyüşlerini sürdürdüler. Emekçiler saat 10.30’da SSK İşhanı önünde toplanmaya başladılar. TÜMTİS, Tez-Koop-İş ve Türk Maden-Sen’in de destek verdiği eylemde TMMOB ve TTB de yer alıyor. Öte yandan Ankara'daki greve polis müdahale etti. Ziya Gökalp Caddesi'nde toplanan memurlara destek için gelen bir grup öğrenci ile polis arasında arbede yaşandı. Polisin biber gazı ile müdahae ettiği öğrenciler taş ve sopalarla polise saldırdı. Çıkan olaylarda polis ve göstericilerden yaralananlar olduğu belirtiliyor. İstanbul İki koldan Beyazıt’a yüründü Çapa Tıp Fakültesi önünde kortejler oluşturularak, halaylarla ve sloganlarla başlayan yürüyüşün en önünde KESK, onun arkasında SES İstanbul Şubeleri yürüdü. Sağlık emekçilerinin arkasında, mitinge kitlesel olarak katılan Eğitim-Sen İstanbul Şubeleri yürüdü. Yürüyüşte ayrıca KESK’li Kadınlar, “Kadına yönelik şiddete, tecavüz, taciz, töre ve namus cinsiyetçiliğine son!” pankartı arkasında yürüdü. Arkasında, DİSK ve DİSK'e bağlı sendikalar yürüdü. Emekli-Sen dövizleriyle kortejde yer alırken, Esenyurt Belediyesi işçileri direnişlerinin 100. gününde, Belediye-İş 2 Nolu Şube pankartı arkasında kortejde yerini aldı. Direnişçi işçiler yürüyüş boyunca, “Esenyurt işçisi direnişin simgesi!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Sadaka değil toplu sözleşme!” sloganlarını attılar. Türk-İş Şubeler Platformu, Devrimci Sendikal Birlik, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi, Mücadele Birliği, Halkevleri, Halk Cephesi, TKP, DHF, Devrimci Hareket, DTP İstanbul İl Başkanlığı ve EHP de pankartlarıyla yürüyüşte yerlerini aldı. Asistanlar, TIP Öğrenci Komisyonları, Öğrenci Kolektifleri, EMEP Gençliği, TKP'li Öğrenciler, Genç-Sen, Dev-Lis'in de pankartlarıyla yer aldığı mitige çok sayıda lise ve üniversite öğrencisi dersleri boykot ederek destek verdi. Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) mitinge, “Sosyal yıkım saldırılarına karşı genel grev genel direniş” pankartı ile katıldı. Tramvay hattını trafiğe kapatan kitlenin önüne, Laleli’de barikat kuruldu. Sıklıkla, “Baskılar bizi yıldıramaz!” sloganı atan kitlenin kararlı yürüyüşü karşısında barikat kaldırıldı. Beyazıt Meydanı’na giden kitleyi, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin karşıladı. CHP’nin AKP'den bir farkı olmadığını söyleyen kitle, Tekin’i protesto ederek kortejden uzaklaştırdı. “Faşist CHP kortejden defol!” sloganları atıldı. Sirkeci'de biraraya gelen kamu emekçileri Beyazıt Meydanı'na yürüdü. En önde, “KESK” pankartı arkasında sırasıyla BES, Haber-Sen, Kültür Sanat-Sen, SGK çalışanları, Yapı-Yol Sen, Eğitim-Sen yürüdü. TMMOB “Emekten yana bir dünya için haydi dayanışmaya” pankartı ile kortejde yerini alırken, DİSK Limter-İş “Yaşasın Torgem direnişimiz” pankartı ile katıldı. Genç-Sen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği “Yaşasın sınıf dayanışması” pankartı ile katılırken, Sinter ****l işçileri “Geç gelen adalet adalet değildir” pankartı açtı. EMEK Gençliği, EMEK Partisi, Yurtsever Cephe İşçi Birliği, TKP, Gençlik Muhalefeti, ÖDP, Kaldıraç, SDP, Dev-Lis, Partizan'da pankart açarak mitingde yer aldı. Yürüyüş boyunca, “Genel grev genel direniş!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!”, “Savaşa değil eğitime bütçe!”, “Direne direne kazanacağız!”, “İşçi memur el ele genel greve!”, “Parasız sağlık parasız eğitim!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”, “Yaşasın grev yaşasın toplu sözleşme!” sloganları atıldı. Haber-Sen alana “Bak postacı geliyor, haklarını istiyor!” sloganı ile girdi. İ.Ü tarihi ana kapıya, Asistanlar “Bu işyerinde grev vardır” pankartı asarken, İ.Ü Öğrencileri de kapıya “Burası Üniversite bu üniversite de grev var” pankartlarını astılar. ÖGB ve kolluk güçleri pankarta arkadan saldırarak, indirmeye çalıştı. Polisin pankartı indirme çabaları engellendi. Yürüyüş sırasında ve kürsüde yapılan konuşmalar sırasında, “Belediye işçisi yalnız değildir!”, “Sinter işçisi yalnız değildir!” sloganları atıldı. Miting, Asistanlar adına yapılan bir konuşma ile başladı. Yapılan konuşmada, mücadele gücünün hocalarından alındığı belirterek, bugün de hocalarıyla birlikte omuz omuza alanlarda oldukları ifade edildi. Ardından KESK Genel Başkanı Sami Evren söz aldı. Mitingde konuşan KESK Genel Başkanı Sami Evren Başbakan Erdoğan’a seslendi. 25 Kasım grevine çıkma nedenlerini anlattı. Evren Başbakan’a şöyle seslendi: "Bu ülkenin çalışma yaşamının çağdışı sendika yasalarıyla, yönetmekte ısrar ettiniz. Emekçileri işçi memur diye ayırdınız. Sözleşmeli-kadrolu-taşeron işçi diye ayırdınız. Emekçiden sakladığınız kaynakları sermayenin emrine verdiniz. Siz bu grevi hakkettiniz. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere temel kamusal hizmetleri piyasalaştırmak için, canla başla çalıştınız. Mezarda emeklilik yasaları ile SSGS yasalarıyla katkı payı uygulamalarıyla, her yaptığınızla attığınız her adımla emekçilere saldırdınız. Onları açlık sınırının yoksulluk sınırının altında ücretlere mahkum ettiniz. Hakkını arayanları sokaklarda coplardan geçirdiniz gaza boğdunuz. Yetmedi yöneticilerimizi tutukladınız." Başbakanın 25 Kasım grevine yönelik tehditlerine de yanıt veren Evren, AİHM ve Anayasa kararlarını hatırlattı. Kürt sorununda çözüm talebinde bulundu. Evren'in konuşmasından sonra, miting, Grup Yorum'un müzik dinletisi ile sona erdi. Kamu-Sen’in İstanbul uyarı grevi! KESK'in yanısıra Türkiye Kamu-Sen de bugün İstanbul'da iş bıraktı. Kamu-Sen’in gerçekleştirdiği eylemde şovenizm kusuldu. AKP karşıtı sloganların atıldığı eylemde, toplu sözleşmeli grevli sendika hakkı talebi ise yer yer duyulabildi. Türkiye Kamu-Sen Aksaray Meydanında saat 12.00’de toplanmaya başladı. En önde Türkiye Kamu-Sen pankartı açılırken, ardından Türk Eğitim-Sen olmak üzere konfederasyona bağlı diğer sendikalar da döviz, pankart ve Türk bayrakları açarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünden Fatih İtfaiye Parkı'na yürüdüler. Kamu-Sen yürüyüş ve eylem boyunca, “Türkiye sevdamız ekmek için kavgamız!”, “Katil PKK işbirlikçi AKP!”, “Vur vur inlesin AKP dinlesin!”, “Memurdan çaldılar, hırsızlara verdiler!”, “Gün gelecek devran dönecek AKP memura hesap verecek!”, “Memuruz insanca yaşamak istiyoruz!”, “Yoksulluk memurun kaderi değil!” sloganları atıldı. Kamu-Sen’in eyleminde sadece basın açıklaması sırasında, “Grev hakkımız söke söke alırız!”, “İşçi memur elele genel greve!” ve “Yüzde 2.5’luk sarı sendika!” sloganları duyulabildi. Kamu-Sen’in eylemi boyunca ırkçı-faşist sloganlar hiç susmadı. Pankartlara bu söylem yansımazken sınırlı sayıda dövize ise bu söylemler taşındı. Eylem komitesinden ve ses araçlarından bu yönlü sloganlar “özellikle” attırılmasa da, kortejlerden sürekli şovenizm zehri kusuldu. Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan yaptığı konuşmada bu konuya müdahale ederek, “Kamu-Sen’in PKK’ye karşı mücadele ettiği ortadadır. Şimdi bunun yeri değildir” dedi. Fatih İtfaiye Parkına gelindiğinde, Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan basın açıklamasını gerçekleştirdi. Bostan yaptığı açıklamada, gerçekleştirilen uyarı greviyle memur sendikacılığında yeni bir çığır açıldığını, toplu sözleşme ve grev hakkına giden yolda, en büyük atılımın gerçekleştirildiğini ifade etti. Bostan, grevin ayrıca, memurların üzerlerine asılan her türlü asılsız yaftayı parçaladığını vurguladı. Hükümetin toplu pazarlık masasında taleplerini dikkate almadığını belirten Bostan, Uzlaştırma Kurulu kararlarını da kabul etmeme inadını sürdürüğünü ifade etti. Uyarı grevinin nedenlerini açıklayan Bostan, vatandaşları destek olmaya çağırarak, açıklamasını sonlandırdı. * Haber hazırlanırken Radikal, Sendika.org, Atılım, DİHA, Hürriyet ve NTV’den de yararlanılmıştır...
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#28 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Kamu emekçileri hükümeti 1 günlüğüne uyardı, hayat durdu [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 25 Kasım 2009 -
Kamu emekçilerinin uyarı grevinde İstanbul'da ulaşım zammı boykotu Kamu emekçileri ve greve destek veren tüm kurum, siyasi parti, dernek, demokratik kitle örgütü, gençlik örgütü mitinge katılmak için İstanbul’un birçok ilçesinden Beyazıt Meydanı’na geldi. Kitleler Beyazıt meydanı’na gelirken parasız ulaşım haklarını kullanarak hiçbir vasıtaya akbil basmadı. Okmeydanı kolu, metrobüslere akbil basmadan binerek Topkapı’ya kadar gitti. Okmeydanı kolu miting dönüşünde de Vezneciler-Şişli otobüslerine de para vermeden bindi. Otobüs şoförleri, tepkiler karşısında otobüsleri hareket etirmek zorunda kaldı. Parasız ulaşım hakkını kullanan Kartal, Ümraniye ve Kadıköy’den gelen yürüyüş kolu Kadıköy iskelesinden 2 vapura para vermeden veya akbil basmadan bindi. Gaziosmanpaşa yürüyüş kolu da Çapa’daki buluşma noktasına giderken ulaşım zamlarını protesto etti ve metrobüse akbil basmadan bindi. Avcılar'da da yüzlerce kişi metrobüse akbil basmadan bindi. Kamu emekçileri Toplu İş Sözleşmesi ve Grev hakkı için bir günlük uyarı eylemi yaptı. Ülke genelinde yüzde 90 oranında iş bırakılırken Okullar, İstasyonlar, vergi daireleri, acil servisler hariç hastaneler, camiler, belediyeler neredeyse tamamen hizmet vermeyi durdurdu. Kent meydanlarındaki eylemlere ülke genelindeki toplam katılım 200 bin civarındaydı. Kamu emekçilerinin eylemi hemen her yerde demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, gençlik örgütleri, ilerici kurumlar tarfından desteklendi. Greve halkın desteği de dikkat çekiciydi. İstanbul’da ulaşım zamları boykot edilip otobüs, metrobüs, vapur gibi araçlara akbil basmadan binilerek grev taçlandırıldı. İstanbul İstanbul’da sabah saatlerinde itibaren okullar, hastaneler ve vergi daireleri başta olmak üzere birçok kamu kurumunda “Bu işyerinde grev var” pankartları açılarak grev başlatıldı. Kamu işyerlerinde greve katılım oranının yüksek olduğu görülüyor. İstanbul’da şu anda onlarca okulda öğretmenler derslere girmiyor, onlarca hastanede acil servisler dışında sağlık hizmeti verilmiyor. Grevden notlar *İstanbul'da onlarca noktada yürüyüşler yapıldı, özellikle Eğitim-Sen'in okul önlerindeki buluşmalarına veliler ve öğrencilerden yoğun destek vardı. *Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde acil servis dışında hiçbir poliklinik çalışmıyor. *Kartal Endüstri Meslek Lisesi’nde dersler durdu. * Kartal Postanesi'nde iş bırakma oranı yüzde 80 civarında açıklandı. * Şişli Etfal Hastanesi’nde grev başladı. Katılımın yüzde 70’in üzerinde olduğu bildirildi. *Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde sağlık hizmetleri acil servis dışında tamamen durduruldu. *Sirkeci Garı’nda trenler sabah 5.00’den itibaren durduruldu. Greve tam katılım var. *Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeleri ve öğrenciler greve katılım gösterdi. * Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de iş yavaşlatma eylemi gerçekleştirildi. Grev boykotlarla taçlandırıldı İstanbul'da Beyazıt'taki mitinge katılanlar bir çok bölgede ulaşıma para vermediler. Kadıköy'de 2 bin kişi ulaşım zamlarını protesto ederek para vermeden vapuru kullanırken, Avcılar ve Okmeydanı'nda yüzlerce kişinin metrobüse para vermeden bindiği öğrenildi. Bunların dışında tramvaylar ve otobüsler de fiili olarak ücretsiz eylemci taşıdı. Eğitim alanında da üniversite ve liselerde öğrenciler boykot ilan etti. Özellikle bazı liselerde boykota katılımın yüzde 80'lere ulaştığı öğrenildi. Eğitimciler ve Sağlıkçılar alanı doldurdu! İstanbul’da saat 13.00’de Beyazıt Meydanı’nda yapılan basın açıklaması için Çapa ve Sirkeci tarafından iki kol halinde yürüyüş başladı. Yürüyüşlere binlerce kişinin katılırken yürüyüş güzergahında halkın yoğun desteği ile karşılaşıldı. Beyazıt Meydanı yaklaşık 20 binin emekçiyi ağrılarken, Eğitim-Sen binlerce kişilik kortejiyle alanın en kalabalık ve diri grubuyudu. Grev öncesi çeşitli bölgelerde okullarda ve okulların bulunduğu mahallelerde yapılan aktif çalışmalar etkisini göstermiş görünüyordu. Mitingde SES de kitlesel örgütlerden biri olarak dikkat çekti. Dev Sağlık İş ve Tabip Odası'nın da katılımıyla sağlıkçılar mitingin en kalabalık ikinci kesimini oluşturdular. Mahallelerde okullar dolaşıldı, halk greve destek verdi Okmeydanı, Bayrampaşa ve Gaziosmanpaşa’da mahallelerdeki okullar dolaşıldı. Okullarında iş bırakan öğretmenlerin yürüyüşüne veliler, öğrenciler de katıldı. Yürüyüş süresince halkın yoğun desteği dikkat çekti. Nakliyat-İş 2 saat iş bıraktı Nakliyat-İş üyesi bin işçi Topkapı ambarlarda Kamu Emekçilerinin uyarı grevine destek olmak amacıyla Saat 09:00 ile 11:00 saatleri arasında 2 saatlik iş bırakma eylemi yaptı. Saat 10:00’da Nakliyat-İş Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu bir basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından işçiler Genel-İş Bölge binasının önünde toplanarak, DİSK kortejiyle birlikte Beyazıt Meydanı’na yüründü. Ankara Ankara’da sabah saatlerinden itibaren başlayan greve katılım oldukça yüksek oldu. Binlerce kamu çalışanı iş bıraktı. Kızılay Ziya Gökalp Caddesi Kızılay girişinde toplanan kitlenin sayısı 10 bine ulaştı. Grev başladı, trenler kalkmadı! Ankara’da gece saat 00.01'den sonra ilk iş bırakma eylemleri Ankara Garı'nda başladı. BTS'liler gece boyunca Ankara Garı’nda trenleri kaldırmadılar. Hastaneler boştu, sağlıkçılar grevdeydi Sağlık emekçileri ise sabah 07.00’dan itibaren hastanelerde iş bırakmaya başladı. Üniversite hastanelerinde iş bırakma ise çok yoğun oldu. SES üyesi emekçiler Ankara’da Hacettepe Üniversite Hastanesi bahçesinde toplandı. Halkevleri, Barınma Hakkı Büroları ve Liseli Genç Umut SES’in burada ki eylemine mahallelerde sağlık ocakları ve okullar önünde yapılan çağrı eylemlerine katılarak geldiler. Hastane bahçesinde SES Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara bir basın açıklaması yaptı.SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun ve KESK MYK üyesi Hüseyin Gölpunar söz alarak grevin amacına ulaştığını ifade ettiler Açıklama sonrası yaklaşık 2000 emekçi buradan taleplerini ifade eden sloganlarla yürüyüşe geçti. Hastaneler bölgesinde yolu kapatan sağlıkçılar buradan Mithatpaşa Caddesi’ne çıktılar. SES’liler Ziya Gökalp Caddesi’nde diğer grevcilerle buluştular. Vergi daireleri ve adliyede işler durdu Büro emekçileri ise sabah 08.00’den itibaren vergi dairelerinde, sosyal güvenlik kurumlarında, adliyede, gümrükte, yargı kurumlarında iş bırakmaya başladılar. BES üyesi emekçiler Ostim vergi dairesinde iş bırakarak Ostim metrosuna kadar bir yürüyüş yaptılar. Siteler bölgesindeki M.Karagüzel ve Yahya Galip vergi dairesinde çalışanlar tam gün grev yaparak işyerleri önünde gün boyu eylem yaptı. Yıldırım Beyazıt, Kızılbey ve Veraset Harçlar vergi dairelerinde iş bırakma ve eyleme katılım gerçekleşti. Ankara Adliyesinde 5.kattan başlanarak alkışlarla toplu çıkış yapıldı. Hakim ve savcılarla eyleme alkışlarla destek verdi. Ulus’ta toplanan BES üyeleri, BES 2 No’lu şube önünden yürüyüşe geçti. Sıhhıye’de Adliye’de iş bırakan yargı çalışanlarıyla buluşan BES’liler Mithatpaşa Caddesi’nden yürüdüler. Yaklaşık 1500 BES’li Ziya Gökalp caddesinde diğer grevcilerle buluştu. Belediye çalışanları grevde Tüm Bel-Sen’li belediye emekçileri ise yine sabah saatlerinden itibaren iş bıraktılar. Çankaya Belediyesi’nde toplanan 700 belediye emekçisi buradan Ziya Gökalp Caddesi’ne yürüdü. Tüm Bel*Sen’in grevine DİSK’li emekçilerde katılarak destek verdiler. KESK’li Kadınlar burada pankart açtılar. Öğretmenler, öğrenciler okula gitmedi Ankara'da Eğitim-Sen tüm okullarda yaygın bir şekilde greve giderken, veliler ise çocuklarını okullara göndermediler. Liseli Genç Umut ve Dev Lis boykot çağrısı yaparken liselerde öğretmenleriyle birlikte eğitim hakkı taleplerini dile getirerek greve destek verdiler. Saat 10.00’da Ziya Gökalp Caddesi’nde toplanmaya başlayan eğitim emekçileri, burada diğer grevcilerle buluştu. Üniversiteliler boykottaydı Üniversitelilerin kamu emkçilerinin grevine üniversitelerinde boykota giderek destek verdiler. ODTÜ ve Ankara Üniversite'sinde öğrencilerin derslere girmeme oranı çok yüksek olurken, öğretim görevlileride Eğitim Sen'in çağrısına kulak verdiler. Eğitim-Sen 5 nolu üniversiteler şubesi grev mitingine en yoğun katılım gösteren kortejlerden biri oldu. Grev mitinginde 10 bin kişi buluştu Saat 11.00’dan itibaren Ziya Gökalp Caddesi’nde buluşan grevdeki KESK’lilere emek ve demokrasi güçleri de destek verdi. Türk-İş’ e bağlı Tez Koop- İş Sendikası üyesi TMMOB’a bağlı oda çalışanları da iş bırakarak KESK’lilerle buluştular. Türk-İş’ bağlı diğer sendikalarda eyleme destek verdiler. Parti, demokratik kitle örgütleri ve dergi gruplarının örgütlü olarak katıldığı grev mitinginde 10 bin kişi hep bir ağızdan emekçi düşmanı AKP iktidarını uyardı. Eyleme DTP’li ve CHP’li milletvekilleri de katılarak destek verdiler. Alanda ilk olarak KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tuğrul Çulfa söz alarak 1 Aralıkları, 20 Aralıkları yaratanların bugün bu alanda olduğunu vurguladı. Daha sonra konuşan KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, iktidarın kamu emekçilerinin bu uyarısını dikkate almasını, almaz ise emekçilerin daha güçlü bir şekilde cevap vereceği uyarısında bulundu. Şimşek, polis saldırısını protesto etti ve emek ve demokrasi güçlerinin dayanışmasına teşekkür etti. TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı ve TTB İkinci Başkanı Feride Bilgehan Aksu ve DİSK/ Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen’de söz alarak greve destek verdiler. Ankara polisi yine saldırdı Grev mitingi sırasında polis Kızılay Ziya Gökalp Çıkışında bulunan köprüye asılan pankartları ve bayrakları indirmek istedi. Buna izin vermeyen kitleye polis biber gazıyla saldırdı. SES Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara burada yaralanırken hastaneye kaldırıldı. Polis provokasyonunu protesto eden emekçiler grev eylemlerine devam ettiler. Grev mitingi şarkılarla, halaylarla sona ererken, kadınlar polisin engellemesine rağmen kadın eyleminin yapılacağı Kızılay Güvenpark önüne yürüdüler. İzmir İzmir'de sağlık kurumlarında bugün hizmet verilmedi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi, Ege Doğum Hastanesi, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Doktor Suat Seren Göğüs Hastanesiyle 9 Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi'nde iş bıraktı. Sağlık emekçileri, hastanelerde açıklamalar yaptıktan sonra Konak'a gitti. Hastanelerin polikliniklerinin bugün boş olduğu, vatandaşların hastanelere gitmediği görüldü. Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi emekçiler ise vergi daireleri, sosyal güvenlik ve sağlık işleri, sosyal güvenlik merkezleri ve adliyelerde iş bıraktı. İş bırakan BES üyeleri, sabah saatlerinde Basmane'deki Vergi Dairesi önünde toplandıktan sonra Konak'a yürüdü. Haber Sen üyeleri ise İzmir Posta İşleme Merkezi ile PTT merkez ve ilçelerde iş bıraktı. Emekçiler sabah saatlerinde İzmir Posta İşleme Merkezi önünde eylem yaptı. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası üyeleri de dün akşam eyleme başladı. BTS üyeleri İzmir Mavi ve 9 Eylül trenlerinin seferlerini dün akşam durdurdu. BTS üyeleri bugün de Basmane Garı'nda trenlerin kalkışına izin vermedi. Tüm Bel Sen üyeleri de belediyelerde bugün hizmet üretmedi. Büyükşehir Belediyesi ile İZSU binasına “bu iş yerinde grev var” pankartı asıldı. Konak’taki eylemde ilk sözü KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen 3 No’lu Şube Başkanı Ali Kılıç aldı. Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Kılıç, AKP hükümetine, “25 Kasım grevine ülkeyi getiren sizsiniz” diye seslendi. Kılıç’ın ardından 6 aylık bir tutukluluğun ardından serbest bırakılan KESK’in eski genel sekreteri Abdurrahman Daşdemir söz aldı. “Üç kişilik tecritten sonra on binlere seslenmek olağanüstü güzel bir duygu” diyen Daşdemir, tutuklanmalarının, KESK’in mücadelesine dönük bir operasyon olduğuna dikkat çekti. Eylemin sonuna doğru 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü nedeniyle kürsü KESK’li kadınlara bırakıldı. KESK Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Nihal Kesici yaptığı konuşmada, kadınlara yönelik şiddetin her alanda arttığına dikkat çekerek, kadınları mücadeleye çağırdı. Konuşmaların ardından eylem, Grup Yel Değirmeni’nin söylediği türküler eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi. Adana KESK ve Kamu-Sen’in çağrısıyla 5 konfederasyona bağlı çalışan yaklaşık 2.5 milyon memurun yapacağı 1 günlük ‘uyarı grevi’ Adana tren garında da başladı. Türk Ulaşım-Sen ve BTS Adana Şubesi üyesi yaklaşık 100 kişi, Adana Garı TCDD Servis Depo Müdürlüğü önünde toplanıp iş bıraktı. Çeşitli sendika ve sivil toplum örgütü üyelerinin de destek verdiği eylemde, memurlar, ‘Susma, sustukça, sıra sana gelecek’, ’Hükümet, uyuma, memuruna sahip çık’, ‘Yaşasın örgütlü mücadelemiz’, ‘Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız’ şeklinde sloganlar attı. Denizli Denizli’de sabah saatlerinde Denizli Vergi Dairesi önünde toplanan memurlar, taleplerini içeren pankart ve dövizler taşıdı. Hükümet aleyhinde sloganların atıldığı eylemde memurlar, davul zurna eşliğinde oynadı. Van Van’da İpekyolu Devlet Hastanesi’nde yapılan eyleme yüz civarı kamu çalışanı katıldı. Burada yapılan açıklamanın ardından Eğitim ve Araştırma Hastanesi önüne giderek eylem burada sürdürüldü. Zonguldak Zonguldak’ta bine yakın kamu çalışanının katıldığı eylemde Gazipaşa Caddesi'nde bulunan Madenci Anıtı'na yüründü. AKP İl Başkanlığı'nın karşısındaki anıtın önünde, “İşte siyaset, ülke sefalet”, “Ak, Ak, Ak, yandaşı bırak, çalışana bak”, “Haklıdan yana değil de güçlüden yana olanlar kaypak ve dönek olurlar” yazılı pankartlar taşıyan eylemciler, çeşitli sloganlarla hükümeti protesto etti. Sivas Sivas’ta ise memurlar Sosyal Güvenlik Kurumu önünde toplandı. Birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun da desteklediği 100’den fazla kişinin katıldığı eylemde, memur cenazesini temsil eden tabut taşınarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Hükümetin sloganlarla protesto edilirken şarkılar eşliğinde halaylar çekildi. Tunceli Tunceli'de Devlet Hastanesi önünde toplanan yaklaşık 3 bin kişi hastane önünde oluşturdukları kortej ile Tunceli Yeraltı Çarşısı'na kadar yürüdü. Burada konuşan KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Ali Aslan bir basın açıklaması yaptı. Bursa Bursa'da Kent Meydanı'nda yapılan eyleme yüzlerce kamu çalışanı katıldı. Eylemde konuşan Kesk Dönem Sözücüsü Süleyman Ayyılmaz, bunun iktidara yönelik bir uyarı olduğunu belirtti. Ayyılmaz, bu uyarının dikkate alınmaması halinde daha geniş kapsamlı bir mücadele dönemini başlatacaklarını ifade etti. Trabzon Kamu emekçilerinin bugün gerçekleştirdiği grev Trabzon’da da yoğun bir katılım ile gerçekleşti. KESK öncülüğünde, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen greve, Atapark mevkiinden şehir merkezine doğru yürüyüş yapılarak başlandı.Yaklaşık bin kişinin katıldığı yürüyüş boyunca sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı. Yürüyüş kortejinin meydan parka girmesiyle birlikte, sabah Trabzon Valiliği önünden ayrı bir yürüyüş gerçekleştiren Kamu-Sen üyeleriyle birleşildi. Burada KESK, Kamu-Sen ve Birleşik Kamu-İş adına ayrı ayrı basın açıklamaları yapıldı. KESK dönem sözcüsü Recep Gülay Trabzon’da greve katılım oranının yaklaşık %80 civarında olduğunu belirtti. Diyarbakır Diyarbakır’da sabah 08.00’da Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde SES ve Eğitim-Sen’e bağlı kamu çalışanları poliklinikler önünde toplandı, Dev Sağlık-İş üyesi taşeron sağlık emekçileri servislerinden inerek eyleme katıldı. Dev Sağlık-İş’li işçiler alkışlar ve “işçi memur el ele genel greve” sloganları ile destek verdiler. Poliklinikler önünde SES Şube Başkan Vahdettin Kılıç, Dev Sağlık-İş sendikası Örgütlenme Daire Başkanı Zeynep Çelik ve Eğitim-Sen iş yeri temsilcisi birer konuşma yaparak Dağ Kapı Meydanı'ndaki mitinge çağrı yaptılar. Poliklinikler önünde çalınan davul zurna eşliğinde grev halayları çekildi. 12.30’da Dağ Kapı Meydanı’nda bir miting düzenlendi. Mitinge yaklaşık 2000 kişinin katıldığı öğrenildi. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir de mitinge katılarak eylemcilere destek verdi. Kocaeli Kocaeli üniversitesi Umuttepe kampusü, Öğretim görevlileri, sağlık işçileri ve öğrencilerin 25 Kasım grevi ile boşaldı. Memurların 25 Kasım grevine destek veren öğretim görevlileri, sağlık işçileri ve öğrenciler Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü’nde bir basın açıklaması yaptı. Saat 10.30’da yemekhane önünde toplanan öğretim görevlileri ve öğrenciler üniversite çıkış kapısına yürüdü. Akademisyenler ve öğrenciler burada, Tıp Fakültesi’nden çıkan sağlık emekçileri ve Tıp Fakültesi öğrencileri ile buluştu. Greve; SES, Dev Sağlık-İş, TTB, Eğitim-Sen ve üniversite öğrencileri katıldı. Burdur Bugün saat 10.30’da Eğitim-Sen binası önnünde toplanan yaklaşık 400 kişi Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Cumhuriyet Meydanı’nda grev masası oluşturuldu ve grev defteri katılımcılar tarafından imzalandı. Eğitim-Sen Şube Örgütlenme Sekreteri Engür Aytar tarafından basın açıklaması yapıldı. Grev, halaylar ve sloganlarla sona erdi. Afyon Afyon’da bugün KESK'e bağlı Eğitim-Sen, SES, BES, BTS, Tarım Orkam-Sen, Kültür Sanat-Sen ile İşçi Emeklileri Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, CHP, EMEP, Kamu Sen ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla coşkulu bir şekilde alanlara çıkıldı. Birçok kamu kuruluşunda iş bırakan emekçiler işyerlerinde greve destek verdi. Son anda okulların tatil edildiği Afyon’da öğretmenler iş bırakamadıysa da alandaki basın açıklamasına katıldı. Grevin özellikle maliye ve sağlık kurumlarında hissedildiği belirtildi. Yaklaşık 150 emekçinin katıldığı ve çok sayıda polisin güvenlik önlemi aldığı açıklamada Afyon Emniyet Müdürü'nün de açıklama alanında olması dikkat çekti. Afyon PTT önünde yapılan basın açıklaması sonrasında eylem halaylar çekilerek sona erdi. Kayseri 25 Kasım Uyarı Grevi Kayseri'de 24 Kasım'ı 25 Kasım'a bağlayan gece, 00.00'da Tren Garında başladı. Saat 00.15'te Sivas yönünden gelen tren durduruldu, ancak İdare ve Memur temsilcilerinin grev kırıcığı ile 1 saat gecikme ile yola çıktı. Daha sonra gelen 2 tren gönderilmedi. 25 Kasım günü ağırlıklı olarak, Eğitim işkolunda olmak üzere 5 bine yakın kamu emekçisi greve katıldı. Maliye çalışanlarının ve Adliye çalışanlarının da greve katılımı yoğundu. Bazı okullarda eğitim yüzde 80 oranında aksadı. Mimarsinan Parkı'ndaki alanda yaklaşık 3-4 bin kamu emekçisinin katılımıyla bir miting yapıldı. Mersin Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Toros Devlet Hastanesi ve Mersin Devlet Hastanesi başta olmak üzere bütün Sağlık ve Sosyal Hizmet kurumlarına “Bu işyerinde grev var” pankartları asılarak bildiriler dağıtıldı. Mersin'de emek ve demokrasi güçleri saat 11:00'de iş yerlerinden ve kurumlarından çıkarak İstasyon Meydanı’nda buluştular. Buradan AKP İl Binasına kadar bir yürüyüş gerçekleştirildi. AKP binası önündeki basın açıklaması son erdikten sonra Halkevi ve Öğrenci Kolektifleri üyeleri AKP binasını yumurta yağmuruna tuttu. Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri'nin yanısıra Gençlik Muhalefeti de AKP binasına yumurta attı. Mersin’deki greve KESK üyelerinin yanısıra Dev Sağlık-İş, TMMOB, Eczacılar Odası ve Tabip Odası üyeleri, demokratik kitle örgütleri, gençlik örgütleri ve siyasi partiler de destek verdi. Halkın yoğun desteğinin olduğu greve binlerce kişi katıldı. Niğde Grev Platformu’nun çağrısıyla yüzlerce kamu emekçisi sabahın erken saatlerinden itibaren Hükümet Meydanı’nda kurulan grev çadırına gelmeye başladı. Saat 12.00'de Türk Kamu Sen 50 kişilik kortejiyle grev alanının yanında basın açıklaması yapıp,KESK üye ve yöneticilerini kutlayıp sendika binalarına döndü. Peşi sıra Eğitim İş Görenlerinin 15-20 kişilik kitlesi basın açıklaması yapıp alanı terk etti. Niğde’deki demokratik kitle örgütleri, Ulukışla Köy Meclisleri ve çevre plarformlarının katılımıyla KESK grev çadırı etrafındaki dayanışma ve coşku saat 13.00 de doruğa ulaştı. KESK Dönem sözcüsü ve Eğitim-Sen Şube Başkanı Göksel Rıza Özkan bir konuşma yaparak, AKP’nin politikalarını eleştirdi. Özkan açtıkları grev çadırına yönelik zabıta baskısını da eleştirdi. Artvin - Hopa Hopa’daki 25 Kasım grevi sabah saatlerinden itibaren kamu çalışanlarının işyerlerine gitmemesiyle başladı. KESK’in çağrısıyla yapılan eyleme yaklaşık 400 kişi katıldı. KESK bileşenleri dışında Halkevleri, ÖDP, ESP ve Genç Umut da eyleme katıldı. Eylem saat 12.30’da Hopa Parkı’ndan başlayıp, İnönü Caddesi üzerinden yürüyüşle devam etti. Hopa şehir içi yolu trafiğe kapatıldı. Yürüyüşün ardından Hopa Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması horonlar ve sloganlarla sona erdi. Mersin - Tarsus Sabah saat 09.30 da Devlet Hastahane’si önünde toplanan sağlık çalışanları, basın açıklamasının yapılacağı Yarenlik Alanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe çevredekiler ve esnaf da alkışlarıyla destek verdi. Yürüyüşe saat 10.00’da Eğitim-Sen de katıldı. 150 kişinin katıldığı basın açıklamasının ardından halaylarla eylem sona erdi. Antalya – Alanya Eğitim-Sen Alanya Temsilciliği önünde buluşan KESK üyeleri saat 11.15’te Atatürk Caddesi’ni trafiğe kapatarak yürüyüşe başladı. 250 kişi başlayan yürüyüş, okullarında iş bırakan kamu emekçilerinin de katılımıyla 700 kişiye ulaştı. Diğer kamu emekçileri sendikalarının da katılımıyla bin kişiye ulaşan kitle bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması 12.30’da atılan sloganlarla sona erdi. Eskişehir 25 Kasım saat 00.00 itibariyle grevi uygulamaya başlayan kamu çalışanları tren istasyonunda buluşarak trenlerin hareketini engellediler. Fiilen gece yarısı başlayan eylem nedeniyle Eskişehir tren istasyonuna gelen tüm trenler durduruldu. Makinistler ve kondüktörler iş bırakarak istasyonda bekleyen diğer kamu çalışanlarına katıldılar. Polisin kışkırtmasıyla bazı yolcuların tepki göstermesi üzerine yaşanan gerginlik kamu çalışanlarının kararlı duruşu sayesinde kısa sürede giderildi. Gece istasyonda başlayan grev sabah kamu emekçilerinin istasyon meydanında toplanmasıyla devam etti. Sabah saat 10.00 da Gar önünde toplanan yaklaşık 4 bin kamu emekçisi halaylarla, türkülerle grevi kutladı. Yapılan basın açıklamasından sonra kortej oluşturarak Migros önüne bir yürüyüş yapıldı. Grev kürsüsü kuruldu Alandaki eyleme katılmayan Eskişehir Halkevleri kamu emekçilerinin grevine destek vermek için öğrenci kolektifleri ve liseli genç umut’un da desteğiyle porsuk bulvarı adalar mevkiinde saat 13,00 da grev kürsüsü kurdu. Eğitimcilerin, kadınların, öğrencilerin, işçilerin ve işsizlerin konuşma yaptığı grev kürsüsünden kamu çalışanlarının grevi selamlandı. Kürsüde söz alan Halkevleri yönetim kurulu üyesi Şahabettin Arpacı her geçen gün işsizlik ve yoksulluğun arttığını, eğitim ve sağlık masraflarının ödenemez düzeyde olduğunu ifade ederek kamu çalışanlarıın grevine destek verdiklerini söyledi. Arpacı herkesi grevi desteklemeye çağırdı. Kürsüde söz alan kadınlar, üniversiteliler, liseliler, işçiler, işsizler ve kamu çalışanları insanca bir yaşam talebinde bulundular. Konuşmaların ardından öğrenci kolektiflerinin hazırladığı tiyatro gösteresi sergilendi. Ardından atılan sloganlarla eylem sona erdi. Konya KESK ve Türk Kamu-Sen e bağlı sendikalara üye kamu emekçileri sabah 9.00’da Konya Vergi Dairesi önünde toplandı. Eğitim-Sen, SES, Kültür-Sanat Sen üyeleri de saat 9.30’da Eğitim-Sen önünden Vergi Daire’sine doğru yürüdüler. Yürüyüş boyunca halk da alkışlarla eyleme destekte bulundu. Eylemlere yaklaşık 200 kişi katıldı. Eylemlere ÖDP, Halkevi ve üniversite öğrencileri de destekçi olarak katıldılar. Zonguldak - Çaycuma KESK ve Türkiye Kamu-Sen’in toplu sözleşme ve grev hakları için Türkiye genelinde yaptığı iş bırakma eylemine Çaycuma’da da KESK ve Kamu Sen tarafından birlikte gerçekleştirildi. İlçedeki okulların yanı sıra, vergi dairesi ve PTT’de iş bırakmaya yoğun bir katılım oldu. İş bırakma eylemine katılan sendikalar öğlen saatlerinde Çaycuma Cumhuriyet Meydanında toplantılar. Yoğun bir katılımın olduğu eyleme ilçedeki siyasi parti sendika, dernek ve meslek örgütü yöneticileri ve Çaycuma halkı da destek verdi. Davul ve zurna eşliğinde halay çeken kamu emekçileri sloganlar eşliğinde İlçe merkezindeki Atatürk Anıtına kadar yürüdüler. Anıt önünde yapılan konuşmalarda KESK adına konuşan Eğitim-Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, Başbakanın eylemi yasa dışı olarak göstermeye çalışmasını ve eyleme katılımı engellemek için eyleme katılacaklar hakkında ‘sonuçlarına katlanırlar’ tarzındaki ifadesini sert bir şekilde eleştirdi. Akyol ferman Başbakanın ise meydanlar bizimdir’ dedi. Ağrı ve Patnos Uyarı grevi Ağrı ve Patnos ilçesinde hayatın bir günlüğüne durdurdu. Okullar, hastaneler, vergi daireleri, belediyeler başta olmak üzere memurların yaptığı iş bırakma eylemine Ağrı halkı yoğun bir destek sundu. Samsun - Bafra Tüm Türkiye'de olduğu gibi Bafra'da da Eğitim-Sen öncülüğünde tüm KESK bileşenlerine bağlı emekçiler büyük bir duyarlılık ve kararlılıkla Hükümeti uyardı. Hatay Hatay’da KESK'e bağlı sendika üyelerinden bin 500’ü Antakya, 1450’si İskenderun’da olmak üzere 3 bin civarında kamu emekçisi iş bıraktı. Antakya'da 2 bin kişi grev yürüyüşüne katıldı. Eğitim-Sen binasından Ulus Meydanı’na kadar bir yürüyüş yapıldı. Ulus meydanına sığmayan eylemciler davul ve zurna eşliğinde halay çekerek 2 saatlik eylem yaptı. Antalya Antalya TRT Kavşağı önünde toplanarak Yavuz Özcan Parkı'na kadar yürümek isteyen grev yürüyüş korteji polisler tarafından caddeden kaldırıma çıkmaları konusunda uyarıldı. Caddeden yürümek istediklerini belirten eylemciler ile polis arasında kısa bir arbede yaşandı. Eylemciler polis barikatını yararak yürüyüşüne devam etti. Böylece Antalya’da ilk defa Güllük Caddesi boyunca caddeden trafiği kapatarak yüründü. Yürüyüş'te öğrencilerin kitleselliği dikkat çekti. Kütahya Kütahya Devlet Hastanesi önünde 12.00’da bir basın açıklaması yapıldı. SES temsilcisinin okuduğu metinde yürütülen neoliberal politikalarla kamusal alanın tasfiye edildiği ve özellikle sağlık ve eğitim alanlarında yürütülen bu politikalarla yoksul halkın bu hizmetlerin dışında tutulduğu ve AKP'nin IMF ve DB'nın taşeron uygulayıcısı olduğu vurgulandı. Mücadelenin insanca bir yaşam mücadelesi olduğu ve bu mücadeleyi birlikte sürdürme çağrısı yapılarak basın açıklaması sonlandırıldı. Giresun Saat 12.00 da Debboy mevkiinde toplanmaya başlayan KESK üyeleri Gazi Caddesi üzerinden Ata Park’a bir yürüyüş gerçekleştirdi. Gazi Caddesi boyunca sloganlarla yürüyen kamu emekçilerine halktan da alkışlarla destek geldi. Ata Park’ta okunan basın açıklamasının ardından halaylar çekildi horonlar oynandı. Eyleme Giresun Halkevi, Liseli Genç Umut, Dev-Lis, Gençlik Muhalefeti, ÖDP, Sosyalist Parti, CHP destek verdi. Ayrıca Kamu-Sen e bağlı sendikalar KESK in yürüyüşü öncesinde Ata Park’ta ayrı bir basın açıklaması gerçekleştirdiler ve KESK in eylemine de katıldılar. İstanbul’da 20 bin Ankara’da 10 bin, İzmir’de 70 bin, Mersin’de 8 bin, Kocaeli’nde 3 bin 500, Adana’da 5 bin, Antalya’da 3 bin, Zonguldak’ta 2 bin, Adıyaman’da 700, Bursa’da 2 bin 500, Artvin’de bin 500, Ağrı’da 500, Muğla bin 250, Batman’da bin, Hakkari’de bin 500, Bingöl’de 70, Balıkesir’de 2 bin, Denizli’de bin 500, Trabzon’da bin 200, Aydın’da 700, Malatya’da 2 bin, Uşak’ta 350, Van’da 2 bin 500, Edirne’de bin 200, Tekirdağ’da 3 bin, Kırklareli’nde 800, Kars’ta 300, Samsun’da 2 bin, Diyarbakır’da 4 bin, Erzincan’da 120, Urfa’da bin, Bolu’da 500, Afyon’da 200, Giresun’da 400, Niğde’de 400, Rize’de 150, Karabük’te 700, Bartın’da 500, Hatay’da bin 500, Gaziantep’te 3 bin, Sivas’da 150, Kayseri’de 5 bin, Ordu’da bin 100, İskenderun’da bin 450, Burdur’da 220, Tunceli’de 3 bin kişi grev yürüyüşlerine katıldı. Sendika.Org ![]()
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#29 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
|
|
#30 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (11-26-2009) |
![]() |
| Anahtar Kelimeler: 25 kasim grevinin, aktivite, ardindan, dernek, eylem, genel direnise, genel grev, kamu calisanlari, komite, konsey, mahmut halil can, oda, sendika, sendiren, takvim |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ardindan, ardından, direnişe, genel, grev, grevinin, kasim, kasım |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Genel duyuru | Mahmut Halil CAN | YÖNETİMDEN DUYURULAR | 2 | 02-19-2010 04:09 PM |
| KESK genel kurullarına doğru | Mahmut Halil CAN | Sınıfın öz örgütleri olarak sendikalar ve devrimci mücadele | 0 | 11-18-2007 03:09 PM |