![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
26 MAYISA 15-16 HAZİRAN DİRENİŞİ RUHUNU KUŞANARAK HAZIRLANMALIDIR
1 Mayıs 2010’un ardından sınıf mücadelesi açısından kritik bir 26 Mayıs Genel Grevi önümüzde durmaktadır. 15-16 Haziran direnişinin yıl dönümüne yakın olan bu grev ve direnişin sınıf mücadelesinin bur tarihsel durağına uygun hale getirilmesi komünist devrimciler açısından özel-önemli bir görevdir. 1 Mayıs 2010 sınıf mücadelesinde Taksim’in 1 Mayıs alanı olarak açılmasında bir durak oldu. Ve de ardından yine sınıfın kimi bölüklerinin- Tekel, İSKİ işçileri gibi- sarı-gerici-faşist sendika ağalarına karşı öfkesini kürsülere taşıdığı ve giderek kendisi için sınıf bilincine açık bir alan yaratıldığının birer adımları oldu. 26 Mayıs Genel Grevi başta Tekel işçileri olmak üzere, sınıfın düzene karşı verdiği mücadelenin doruk noktalarından birisi haline getirilmelidir. Başlığın anlamlılığı da buna dayanmaktadır. Zira açlık-yoksulluk-sefalet-işsizlik-namussuzluk-işkence-taciz-tecavüz-ahlaksızlıklar-Kürtlere karşı girişilen linçin gittikçe azgın bir sömürgeci faşist terör biçiminde sürdürülmesi-düzen içi klikler savaşının gittikçe keskinleşmesi-yapay gündemlerle aşağıdakilerin gözlerinin boyanması vs gibi uzatılacak liste Genel Grev ve Direnişin temel-odak noktalarıdır. Sınıfın çeşitli bölükleri lokal direnişlerle çoktan beridir harekete geçmişlerdir. Tekel, İSKİ, TÜBİTAK, Bilgi Üniversitesi çalışanları, Çemen Tekstil, TARİŞ vs sayamadığımız birçok alanda süregelen, bir alev-kıvılcım bekleyen direnişler yaşanıyor. Sınıfın düzenle olan bağları gittikçe zayıflamakta; mücadeleden başka bir yol olmadığı bilinci giderek daha su üstüne çıkmaktadır. Düzenin emekçilere, proletaryaya kriz ve sonuçlarının faturası dışında vereceği hiçbir şey olmadığı her geçtiğimiz gün daha da belirginleştikçe; sınıfın mücadeleye atılımı, katılımı daha da artmaktadır. Egemen burjuvazinin yalanları, demagojileri, göz boyamaları, yapay gündemlerine karşılık sınıfın kendi gündemini oluşturma, kendi gündeminin mücadelesini verme konusunda iradesi, kaçınılmaz gidişi daha da öne çıkmaktadır. Yunanistan işçi sınıfının kriz ve faturasına karşı direnci, mücadelesi dünya ile birlikte elbette Anadolu’yu da sarmalıdır. 26 Mayıs, tek bir günlük enerji deşarjı, sendika ağalarının düzen içinde tutma aracı olmaktan çıkarmalıdır. Süresiz veya uzun süreli Genel Grev hedefiyle çalışmalar yürütülmeli ve sınıfa bu içerikte çağrılar yapılmalıdır. 26 Mayıs, sınıfın tüm taleplerinin haykırıldığı ve sonuç alıcı bir somut hedefe kilitlenmelidir. Tekel işçilerinden başlayarak iş güvencesi, iş cinayetleri, asgari-ölüm ücretine karşı insanca yaşam ücreti, eşit işe eşit ücret, sigortasız-sendikasız çalışmanın ortadan kaldırılması,insanca yaşam koşulları, yoksulluk-yolsuzluk-açlık ve sefaletin ortadan kaldırılması, çocuk ve kadın emeğinin sömürüsünün ortadan kaldırılması, krizin faturasının hala korkunç büyüklükte net karlar elde eden egemenlere çıkarılması, sosyal güvenlik yasalarının iptali ve sınıfın çıkarlarına uygun yasalar çıkarılması vs gibi uzatılabilecek ilk elden ve somut hedeflere yöneltilmelidir. Elbette bunlar güncel sınıfsal sorunlar ve taleplerdir. Komünist devrimcilerin bunlarla kendilerini sınırlamaları olanaksızdır. Komünist devrimciler, bir yandan sınıfın güncel talepleri konusunda örgütlenip mücadelesini geliştirdikçe; beri yandan da sosyalizm ile komünizme giden yolu döşeyeceklerdir kaçınılmaz olarak. 26 Mayıs işçi sınıfı tarihinde bir dönüm noktası haline getirilebilir, getirilmelidir. Sınıfın özgürlük, devrim ve sosyalizm mücadelesinde bir dönüm noktası olabilir. Türk-Kürt ve değişik milliyetlerden sınıfın mücadelesinin bir kaldıracı olabilir 26 Mayıs. 26 Mayısı sendika ağaları ile sendikal gerici-ihanet şebekesinin günlük, miting toplantıları vs ile geçiştirmek isteyecekleri; ardından topu hükümete atıp “biz elimizden geleni ya da uyarıyı yaptık, artık bekleme zamanı” diyecekleri şimdiden bellidir. İşte bu cendereden sınıfın kurtarılmasının tek bir seçeneği vardır ve olabilir. Bu da komünist devrimci sınıf mücadelecilerinin sınıfa çıplak gerçekler ile yapılması gerekenleri açıklıkla anlatmak ve onları nihai mücadele noktasında ileri çekmeleridir. 26 Mayıs, sınıf mücadelesi tarihinde yeni bir 15-16 Haziran durağı haline getirilebilir. Şimdilerde komünist devrimcilerin boyunu aşar gibi duran bu hedef; ulaşılmaz olmadığı gibi Anadolu gerçeğine de uygundur. Zira Anadolu devriminin sıçramalı, atılımlı, ani patlama ve sönmelerle ilerlediği, ilerleyeceği açık ve nettir. Patlama, sıçrama noktası ve adımı neden 26 Mayıs olmasın ve de bunun basamağı haline getirilmesin. Komünist devrimci hareket açısından; onun sınıfa yönelim, örgütleme, harekete geçirme ve ileri çekmesi açısından özel bir deneyim olarak algılanmalıdır 26 Mayıs. Tüm hazırlıklar ve çalışmaların bu açıdan değerlendirilmesi, algılanması ve rutin algı dışına taşırılması her bakımdan yaşamsal olduğu gerçeğinin altı çizilmelidir. Komünist devrimci hareket ve kadrolar; bu bilinç ve kararlılıkla sürece bakmak; sürecin sınıf mücadelesi açısından bir sıçrama bandı haline getirmek durumundadırlar. Sınıfın düşmanı tüm kesimlerin sürecin, mücadelenin içini boşaltma çabalarına karşılık devrimci duruş, değerler, ahlak, kimlik ve mücadelenin gerçek içeriğiyle öne çıkmalarının zamanıdır. 26 Mayıs 2010, 1 Mayıs 2010’nun öncelini aşan ve de 15-16 Haziran direnişini yakalamaya çalışan bir yere, tarihe asılmalıdır. Bu imkânsız değildir. Zira dünyaya bakıldığında bir ton dezavantajı olan bir ülkede yaşasak bile, bize oldukça devrimci çalışmaya yatkın bir zemin olduğu da açıktır. Yeter ki daha fazla irade, daha fazla çalışma, daha fazla mücadele azmi, daha fazla kararlılık, daha bir inatçı öne çıkma, tarihin tekerini aşağıdakilerin lehine çevirme iradesi ile hareket edebilelim. Bizler gerçekçiyiz, olacağı, imkânlıyı istiyoruz. 06.05.2010 Mahmut Halil CAN ( Sendiren ) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | kuzeyberdan (05-22-2010) |
|
|
#2 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Sendikal bürokrasiden beklenen 26 Mayıs açıklaması...
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ‘Grev kırıcılığını’ boşa düşürmek için mücadeleye! (21.05.10) - Uzun bir süredir oyalama taktikleriyle süreci geçiştirmenin ardından, DİSK, KESK, Türk-İş ve Kamu-Sen 26 Mayıs eylemine ilişkin beklenen açıklamayı gerçekleştirdiler. Dört konfederasyon başkanının ortak imzasıyla 21 Mayıs günü yapılan yazılı açıklamada, 26 Mayıs'ta yapılacak genel eylemin şekline her konfederasyonun "kendi karar vereceği" ifade edildi. Açıklama ancak eyleme 5 gün kala gelebildi Üç ay öncesinden karar altına alınan bir eyleme ilişkin ancak 5 gün kala "net" bir açıklama yapan sendika bürokratları; sermayenin dümen suyundan çıkmayan, sınıf hareketinin ihtiyaçlarından kopuk, oyalamacı ve uzlaşmacı bir eylemle süreci geçiştirmek niyetinde olduklarını açıkça teyit etmiş oldular. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Yıldız ve KESK Genel Başkanı Sami Evren'in ortak imzayla yaptığı açıklamada ilk olarak, dört konfederasyonun "22 Şubat tarihinde yaptıkları toplantıyla 26 Mayıs'ta üretimden gelen gücü kullanma" kararı aldıkları vurgulandı. “Eylemin biçimine herkes kendi karar verecek” kurnazlığı! Öncelikli ve acil taleplerin; başta 4/C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vazgeçilmesi; iş güvencesinin sağlanması; kiralık işçilik düzenlemesinin gündemden çıkarılması; çalışma hayatını düzenleyen yasaların ILO ve AB normlarına uyarlanması; çalışanların örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması; kamu çalışanlarına grevli toplu iş sözleşmeli sendika hakkının güvence altına alınması olarak belirlendiği hatırlatılan açıklamada, bu taleplerin gerçekleşmemesi durumunda genel bir eylemin yapılacağına dair karar alınmış olduğu söylendi. Açıklamanın devamında, 26 Mayıs gününün emek karşıtı politikalara karşı “mücadele günü” olarak ilan edildiği, üretimden gelen gücün kullanılmasının nasıl gerçekleştirileceği konusunu ise konfederasyonların kendilerinin belirleyeceği ifade edildi. 26 Mayıs günü saat 13.00’de örgütlü bulunulan tüm işyerleri önünde konfederasyonlar tarafından hazırlanan ortak metnin okunmasına karar verildiği de söylendi. 26 Mayıs'ın içini boşaltmak için uzunca bir süredir türlü manevralar yapan sendika bürokratları, böylece kendilerinden beklenen bir kurrnazlıkla göstermelik bir eylemin yolunu düzlemiş oldular. İhanetçi ve uzlaşmacı sendikal anlayışlardan yansıyanlar 22 Şubat günü sıralanan taleplerin hiçbiri karşılanmamış, dahası sermaye sınıfı saldırılarını daha da azgınlaştırmışken, kolkola giren sendika bürokratlarının açıklamasında, tabandan doğru örgütlenerek hayata geçirilecek gerçek anlamda bir "genel grev"in esamesi dahi okunmamıştır. Özellikle TEKEL Direnişi'nin yarattığı etkiyle ve ardından gerçekleşen 1 Mayıs Taksim kazanımının politik-moral motivasyonuyla, sınıf bölüklerinin önemli bir kısmı 26 Mayıs’ın etkili bir genel greve dönüşmesini arzulamaktayken, sürecin içinin boşaltılması yönünde sendikal bürokrasinin attığı bu adımlar daha da belirleyici olmaktadır. TEKEL Direnişi ile birlikte ortaya çıkan ve sermaye cephesini de oldukça güç bir duruma sokan tabloda, üç ay sonra hayata geçirilecek bir eylem kararı almak, söz konusu sendika bürokratlarının asıl derdinin mücadeleyi büyütmek olmadığını daha baştan göstermiştir. Başını ihanetçi çizgisi defalarca tescillenmiş Türk-İş bürokratlarının çektiği özneler, DİSK ve KESK gibi ilerici ama uzlaşmacı sendikal anlayışları da kuyruklarına takarak böyle bir tablonun açığa çıkmasını sağlamışlardır. 13 Mayıs günü yapılan Türk-İş Başkanlar Kurulu toplantısından kamuoyuna yansıyanlar da bu tablonun daha fazla netleşmesini sağlamıştır. Bu toplantıda, Mustafa Kumlu'nun başını çektiği sendika bürokratları 26 Mayıs eyleminin hayata geçirilmesinin "koşullarının olmadığı"nı belirtirken, sınırlı da olsa bazı sendikalar 26 Mayıs'ın her koşulda örgütlenmesi gerektiği konusunda fikir belirtmişlerdir. Türk-İş içerisindeki sınırlı örneklere ek olarak, her koşulda grevin gerçekleştirilmesini savunduklarını dile getiren DİSK ve KESK'in tutumları ise inandırıcılıktan uzak durmaktadır. Tabanlarındaki ilerici-öncü işçi ve emekçilerin basıncıyla “Grev yapmaya hazırız” açıklamalarında bulanan DİSK ve KESK'in attığı adımlarda, gözle görülür bir biçimde Türk-İş bürokratlarının tutumunun belirleyici olması, bu değerlendirmeyi güçlendirmektedir. Sendikal ihanet çetelerinin peşinden sürüklenerek, direnişçi işçilerin Taksim 1 Mayısı'nda gerçekleştirdiği "kürsü işgali"ni kınamaları da bu durumun bir başka örneğini oluşturmaktadır. ‘Grev kırıcılığa’ yanıtı militan sınıf hareketini yükselterek verelim! 26 Mayıs'a 5 gün kala daha da netleşen bu tablo karşısında ilerici ve devrimci güçlere, öncü işçi ve emekçilere her zamankinden daha fazla sorumluluk yüklenmiş durumdadır. İhanet çetelerinin ve onlara yedeklenen uzlaşmacı anlayışların sınıfın biriken öfkesini sönümlendirme ve ehlileştirme çabalarına gerekli yanıt verilmelidir. Bununla birlikte, bazı ilerici sendikalar cephesinden 26 Mayıs'ı güçlü bir eyleme dönüştürmek için ortaya konan sınırlı iradenin daha da güçlendirilmesi ve sınıfın bütününe yayılmasının sağlanması da bir diğer yakıcı görevdir. Bu aynı zamanda, 26 Mayıs'ın hemen sonrasında içine girilecek 1-3 Haziran TEKEL eylemlerinin ve TİS süreci hareketliliğinin güçlendirilerek doğru bir eksene oturtulmasının da zemini olabilmelidir. Ancak sınıfın öncü ve ileri kesimleriyle birlikte taban iradesinin ve inisiyatifinin açığa çıkmasını sağlayacak bütünlüklü bir müdahale ile sendikal bürokrasinin 'grev kırıcılığını' boşa düşürecek ve aynı zamanda hareketin önündeki sendikal barikatın aşılmasına hizmet edecektir.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
KESK 26 Mayıs'ta tam gün grevde
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (21.05.10) - Konfederasyonların 26 Mayıs'la ilgili toplantısında aldıkları “Konfederasyonların üretimden gelen güçlerinin kullanılmasının nasıl gerçekleştirileceği konusunu kendilerinin belirlemesine...” ucube kararının ardından KESK, 26 Mayıs programını açıkladı. KESK Genel Başkanı Sami Evren bugün Taksim Hill Otel'de gerçekleştirdiği basın toplantısıyla 26 Mayıs genel eylemi ile ilgili taleplerini ve programlarını açıkladı. Konfederasyonların 26 Mayıs'ı bir mücadele günü ilan ettiğini ifade eden Evren, 26 Mayıs günü KESK olarak örgütlü oldukları tüm birimlerde hizmeti durduracaklarını ve kent merkezlerinde eylemde olacaklarını açıkladı. 30 yıldır uygulanan politikalar sonucunda egemenlerin hedeflerine ulaştıklarını ancak bunun sömürünün derinleşmesi ve emekçilerin örgütlenmesi ve hak mücadelelerinin baskı altında tutulması pahasına hayata geçtiğini söyleyen Evren, içinde bulunduğumuz dönemde emekçilerin bir direniş çizgisi oluşturmaya başladıklarını ifade etti. Ülkenin gerçek gündeminin işsizlik, güvencesizlik ve örgütsüzlük olduğunu belirten Evren, bu gündemlerin emekçilerin meşru mücadelesiyle ortaya konulduğunu söyledi. 26 Mayıs’ta yapacakları grevle taleplerini bir kez daha ortaya koyacaklarını söyleyen Evren, tüm emekçileri, emek dostlarını ve demokratik güçleri greve katılmaya çağırdı. “Süreç gecikmedi!” Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Evren, sürecin örgütlenmesinde geç kalınmadığını iddia etti. Bir gazetecinin knfederasyonlar cephesinden gelen çatlak seslerin ve eylem açıklamasının bu kadar gecikmesinin nedenini sormasının ardından söz alan Evren, eylem kararını alalı 3 ay olduğunu ve dolayısıyla bir gecikmenin olmadığını iddia etti. Evren, eylemin gerçekleştirileceğini ve bir hafta kala da kendi programlarını deklare ettiklerini söylerken, her konfederasyonun kendi belirlediği çerçevede mücadele gününe katılacağını da tekrar vurguladı. Her ilin eylem programını kendi belirleyeceğini belirten Evren İstanbul eyleminin büyük olasılıkla Beyazıt Meydanı'nda gerçekleştirileceğini söyledi. Kızıl Bayrak / İstanbul
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
26 Mayıs'ta eylem yapılacak, ama...
ANKARA (21.05.2010)- Türk-İş, 26 Mayıs'a ilişkin sessizliğini bozdu, 26 Mayıs'tan çekilme kararını değiştirdi. Ama “Üretimden gelen gücün kullanımı” konfederasyonlara bırakıldı. KESK ve DİSK grev diyor. Türk-İş'in ise, örgütlü bulunduğu tüm işyerleri önünde saat saat 13.00’de bildiri okuması bekleniyor. Türk-İş, DİSK, Kamu-Sen ve KESK 26 Mayıs ile ilgili ortak bildiri yayınladı. Bildiri Türk-İş tarafından açıklandı. Dört konfederasyonu, üretimden gelen gücün kullanımını konfederasyonlara bıraktı. 26 Mayıs’ın “Mücadele günü” ilan edildiği belirtilen bildiride, "Konfederasyonların üretimden gelen güçlerinin kullanılmasının nasıl gerçekleştirileceği konusunu kendilerinin belirlemesine, 26 Mayıs Çarşamba günü saat 13.00’de örgütlü bulunulan tüm işyerleri önünde Konfederasyonlar tarafından hazırlanan ortak metnin okunmasına karar verildiği" belirtildi. Bildiride, “İşyerlerinde, bölgelerde, illerde, gerek ortak bir irade ile, gerekse işyerlerinin, bölgelerin, illerin kendi özgül koşullarına uygun şekilde yapılacak kitlesel eylemler, mücadelenin daha da güçlenmesini sağlayacaktır. Örgütlerimiz bu konuda bilgilendirilmiş, eylemle ilgili çalışmalar Konfederasyonlarımız tarafından hızlandırılmıştır” denildi. Türk-İş Başkanlar Kurulu, 13 Mayıs Perşembe günü yaptığı toplantıda sert tartışmaların ardından 26 Mayıs eyleminden çekilme kararı almıştı. Artan tepkiler üzerine Türk İş'in böyle bir karar değişikliğine gitti sanılıyor. Türk İş'e bağlı bazı sendikalar, konfederasyona resmi bir açıklama ve genel grev kararı istemişti. Bildirinin tam hali Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve KESK Genel Başkanı Sami Evren imzalı bildirinin tam hali şöyle: “Türk-İş, DİSK, Kamu-Sen, KESK Genel Başkanları, 22 Şubat 2010 tarihinde bir araya gelerek acil ve öncelikli taleplerini ‘başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vaz geçilmesi; iş güvencesinin sağlanması; kiralık işçilik düzenlemesinin gündemden çıkarılması; çalışma hayatını düzenleyen yasaların ILO ve AB normlarına uyarlanması; Çalışanların örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması; Kamu çalışanlarına grevli toplu iş sözleşmeli sendika hakkının güvence altına alınması” olarak belirlemiş ve bu taleplerin gerçekleşmemesi halinde 26 Mayıs 2010 tarihinde, üretimden gelen gücün kullanılacağı genel bir eylem yapılması kararı almıştır. Kararın bir gereği olarak Türk İş, DİSK, Kamu-Sen, KESK, 26 Mayıs 2010 tarihini uygulanan emek karşıtı politikalara karşı “mücadele günü” olarak ilan etmiştir. Bu çerçevede, -26 Mayıs 2010 Çarşamba günü, Konfederasyonların üretimden gelen güçlerinin kullanılmasının nasıl gerçekleştirileceği konusunu kendilerinin belirlemesine; -26 Mayıs 2010 Çarşamba günü saat 13.00’de örgütlü bulunulan tüm işyerleri önünde Konfederasyonlar tarafından hazırlanan ortak metnin okunmasına; Karar verilmiştir. İşyerlerinde, bölgelerde, illerde, gerek ortak bir irade ile, gerekse işyerlerinin, bölgelerin, illerin kendi özgül koşullarına uygun şekilde yapılacak kitlesel eylemler, mücadelenin daha da güçlenmesini sağlayacaktır. Örgütlerimiz bu konuda bilgilendirilmiş, eylemle ilgili çalışmalar Konfederasyonlarımız tarafından hızlandırılmıştır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.” (ETHA)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Tekel direnişi ve 22 Şubat kararları üzerine (II)- Özgür Müftüoğlu (Sol.Org) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 18 Mayıs 2010 -
“Sözün özü: Sendikaların yıllardır mücadeleden kaçma bahanesi TEKEL direnişiyle ortadan kalkmış, sadece TEKEL işçileri değil tüm emekçiler mücadeleye hazır olduklarını göstermiştir. Ama sendikaların konfederasyonlar düzeyindeki yönetimleri sermaye ve iktidar yandaşlığına devam ederek, sendikacılara rağmen ortaya konan direnişi boşa çıkartma gayreti içindedir. Buna karşı mücadeleden kaçma anlamına gelen 22 Şubat kararlarının altında imzası olan konfederasyonların üyeleri acilen kendi örgütleri için de bu kararları sorgulamalı ve TEKEL işçisinin yaptığı gibi sendikalar mücadele içerisine çekilmelidir(!)” Bu yazıda özellikle 22 Şubat kararlarını “sendikaların mücadeleden kaçması” olarak nitelendirmem üzerine birçok dostun tepkisiyle karşılaşmıştım. Tepkilerin özü, 70 gündür sürmekte olan bir eylemin 3 ay sonraya taşınmasının mücadeleden kaçış değil, tüm emekçi kesimleri mücadeleye katmayı ve sendikaların daha hazırlıklı biçimde eyleme gitmesini amaçlayan bir stratejinin ürünü olduğu şeklindeydi. Yani onlara göre ben “yine” sendika(cı)lara haksızlık yapmıştım. 22 Şubat’tın üzerinden 85 gün geçmiş ve eylem tarihi olarak belirlenen 26 Mayıs’a 8 gün kalmıştır. Anımsanacağı gibi Türk İş, DİSK, KESK ve T.Kamu Sen’in altında imzaları olan 22 Şubat kararları şu cümlelerle sonlanmaktadır: ”Öncelikli istemlerinin karşılanmaması ve bu etkinliklerin Hükümet nezdinde bir sonuç vermemesi halinde, 26 Mayıs 2010 tarihinde, bu dört konfederasyon ve bu konfederasyonlara üye tüm sendikaların birlikte sahipleneceği ve üretimden gelen gücün kullanılacağı genel bir eylem yapılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.” Bu ifadelerden anlaşılan, konfederasyonların 12 maddede toplanan talepleri yerine getirilmezse ”üretimden gelen gücün kullanılacağı genel bir eylem” yapılacağıdır. 22 Şubat’tan bu yana Hükümet, başta esnek ve güvencesiz çalışmanın sonlanmasını içeren taleplerinin hiçbirini yerine getirmediği gibi esnek ve güvencesiz çalışmayı daha da yaygınlaştıran uygulamalarda bulunmuştur. Bu durumda kararların altında imzası bulunan konfederasyonlardan beklenen ”üretimden gelen gücün kullanılacağı genel bir eylem”in yani bir genel grevin örgütlenmesidir. Oysa gelin görün ki 3 ay önce tarihi belirlenmiş olan bir eylem için KESK dışında hiçbir sendikada herhangi bir hazırlık görülmediği gibi Türk İş yönetim kurulunun eylemden vazgeçtiği yönünde haberler gelmektedir. Hal böyle olunca da sendikalar cephesinde yıllardır gördüğümüz bir filmin tekrarlandığı hissi doğmaktadır. Bu filmde sendika(cı)lar, emekçilerin haklarını savunan değil emekçilerin mücadelesini engelleme çabasında olan örgütler görünümündedir ve bu kez de Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin yükselmesinde önemli bir dönemeç olan TEKEL direnişini kırmaya gayret etmektedir. Sendika(cı)ların emekçilerin hakları için mücadele örgütleyen değil, mücadeleyi kıran tavrı, en başta emekçilerin örgütlü mücadelesine olan inancı yok etmektedir. Bu da sınıflar arası mücadelede işçi sınıfının gücünü kırmakta ve sendika(cı)ların emeğin sömürüsü ve emekçilerin yoksullaşmalarında sorumluluk sahibi olmaları sonucunu ortaya çıkartmaktadır. Bu nedenle -sendika(cı)lara haksızlık yaptığım düşüncesinde olanlardan özür dileyerek-, her zamankinden daha büyük bir ısrarla başta örgütlüler olmak üzere tüm emekçilerin sermaye kadar, kapitalist sistem kadar mevcut sendikal yapılarla da mücadeleye girişmesini önereceğim. Çünkü mücadelenin önünde engel oluşturan bu sendika(cı)lardan kurtulmadan emekçilerin sınırsız sömürünün ve yoksulluğun kaynağı olan kapitalizmin tahakkümü altından kurtulmasına olanak yoktur(!)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
26 MAYIS EYLEMİ FİYASKO OLMASIN
Mayıs 13th, 2010 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 26 Mayıs Eylemi Fiyasko Olmasın! Yukarıdaki başlık biraz “sert” olabilir ancak dört konfederasyonun altına imza attığı 26 Mayıs genel eylem kararıyla ilgili hazırlıkların çok yavaş ilerlediği belirtiliyor. 22 Şubat 2010 günü Türk-İş, DİSK, Türkiye Kamu-Sen ve KESK genel başkanları, başta 4/C olmak üzere güvencesiz çalışma ile ilgili uygulamalardan vazgeçilmesi, kıdem tazminatı hakkına kesinlikle dokunulmaması, işsizlik sigortası fonunun amacı dışında kullanılmaması, sağlıkta katkı payı uygulamasına son verilmesi gibi 12 temel konuda taleplerini ortaya koymuş, bu taleplerin hükümetçe karşılanmaması halinde 26 Mayıs 2010 tarihinde üretimden gelen güçlerini kullanarak genel bir eylem yapacaklarını açıklamışlardır. O tarihten bu yana nerdeyse üç aya yakın bir zaman geçmiştir. Geçtiğimiz hafta KESK Genel Başkanı Sami Evren, 26 Mayıs eylemine vurgu yapmış, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa KUMLU ise Haber-İş Sendikası’nın genel kurulunda ve kendisine bağlı Tesis Sendikası’nın Ankara Şube kongresinde bu eylemin önemine değinen ciddi bir söylemde bulunmamıştır. TEKEL direnişini desteklemek amacıyla yine dört konfederasyon 4 Şubat 2010′da genel eylem kararı almışlarsa da zaman darlığı nedeniyle eylem istenen etkinlikte gerçekleşmemiştir. Ancak 26 Mayıs eylemine epey bir süre vardı. Bu satırların yazıldığı sırada henüz dört konfederasyon başkanının ortak bir toplantısı yapılmamıştı. Öte yandan 1 Mayıs’ın 32 yıl aradan sonra Taksim Meydanı’nda coşkulu ve kitlesel olarak kutlanması, emek hareketine büyük bir moral kazandırmıştır. Bu moralin de etkisiyle 26 Mayıs genel eyleminin, daha doğrusu genel grevinin güçlü bir biçimde icra edilmesi hayati bir öneme haizdir. 1 Mayıs’taki bazı olaylar ileri sürülerek 26 Mayıs’ın görev ve sorumluluğundan kaçınılması düşünülemez. Yunanistan’daki emek hareketinin direnişinde görüldüğü gibi işçiler, memurlar, tüm çalışanlar, emekliler AB ve IMF’nin “acı reçetesine” karşı şiddetle muhalefet etmekte, genel grev eylemiyle hayatı durdurmaktadırlar. Hak gasplarına karşı yapılan bu mücadelede, henüz tam bir sonuç alınmamakla birlikte PASOK hükümetinin emeklilere ödenen iki ikramiyeye son verme girişiminden vazgeçtiği yönünde haberler gelmektedir. TEKEL işçisinin 78 günlük direnişi ve 1 Mayıs’ın görkemli bir şekilde kutlanması, emek kesiminin birlik, dayanışma ve mücadeleyi ön plana aldığını göstermektedir. Bu mücadele 26 Mayıs’ta ileri bir aşamaya taşınmazsa, hükümetin ve sermayenin emeğe yönelik girişimleri daha da artacaktır. Öncelikle güvencesiz çalışma iyice yaygınlaşacak ve kıdem tazminatı hakkına dokunulmaya başlanacaktır. 26 Mayıs genel grevinin başarısız olması ya da göstermelik bir düzeyde gerçekleşmesi, emeğe yönelik saldırıları daha da arttıracağı gibi sendikal mücadeleye de sekte vurabilecektir. Bunun tüm vebali sendikal bürokrasi ve kadrolara ait olacaktır. Hem sendikal bürokrasi, hem emek hareketi 26 Mayıs’ta ciddi bir sınavdadır… Tekgıda-İş - 13 Mayıs 2010 Perşembe 10:50
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
TÜMTİS Başkanı: 'Konfederasyonlar 26 Mayıs kararına sahip çıkmalı"
30.03.2010 - 10:43 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, 26 Mayıs eylemi ile ilgili olarak konfedarasyonların sendikalara talimat vermediğini belirterek, konfederasyonları eylem kararına sahip çıkmaya davet etti. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]) Genel Başkanı Kenan Öztürk, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] eylemiyle ilgili konfederasyondan sendikalara gelen bir çağrı olmadığını belirterek, 26 Mayıs’la ilgili konfederasyonları göreve ve kararlarına sahip çıkmaya davet etti. Öztürk, 26 Mayıs kararının alındığını ancak konfederasyonlardan sendikalara 26 Mayıs eylemine ilişkin çalışma yapılması talimatı gelmediğini kaydederek, kendi sendikalarının eyleme hazır olduğunu [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] etti. Öztürk, genel anlamıyla sendikaların eyleme yönelik yeterli çalışma yapmadığını söyleyerek, kendilerinin gerekli çalışmayı yaptığını savundu. Öztürk, “Bu kararın ciddiyeti ancak böyle ortaya çıkar. Yoksa sadece karar almakla olmaz. Bir önceki eylem çok başarılı olmamasının nedeni kısa bir sürece sıkıştırılmasıydı. Burada yeterli süre var. TEKEL sorunu çözülmemiştir. TEKEL işçisinin mücadelesi bütün bölgelerde devam ediyor” diye konuştu. Sendikacılar hazırlık yapmadıklarını söylüyorlar Öztürk, bir sürü anti demokratik uygulama olduğunu ileri sürerek, şunları kaydetti: “Sendikalar Yasası Meclis’te bekletiliyor. TARİŞ işçilerinin verdiği mücadele devam ediyor. İşçilerin talepleri karşılanmadı. Var olan yakıcı sorunlardan değişen bir şey yok. Hükümet bu konuda herhangi bir adım atmadı. 26 Mayıs’la ilgili konfederasyonları göreve davet ediyorum. Gerçekten kararlarına sahip çıkamaya davet ediyoruz. Olması gereken bu diye düşünüyorum. Sendika olarak konfederasyonumuzun alacağı kararı uygulamaya hazırız. Temsilci toplantımızı ve bölgelerde yönetici toplantılarımızı yaptık, sadece bizim yapmamızla olmuyor. Çok sayıda sendikacı arkadaş bu konuda konfederasyondan bir talimat gelmediğini dolayısıyla hiçbir hazırlık yapmadıklarını söylüyorlar. Kararı alan 4 konfederasyonunu harekete geçmesi gerekiyor. Konfederasyonların bu çağrıları yapıp 26 Mayıs'a örgütlerini hazırlaması gerekiyor. 1 Nisan’da TEKEL işçilerine [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Şubemiz destek verecek. Ben de Ankara’daki eylemde olacağım.”
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
"26 Mayıs'ta Emekçiler Hükümeti Bir Kez Daha Uyaracak"
DİSK Genel Sekreteri Görgün, 26 Mayıs'ta her konfederasyonun ve sendikanın kendi eylemini yapacağını, öğle saatlerinde yoğunlaşacak eylemlerin güvencesiz ve kuralsız çalıştırma koşullarına karşı hükümete uyarı daha olacağını söyledi. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] tolgakorkut@bianet.org İstanbul - BİA Haber Merkezi 21 Mayıs 2010, Cuma
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Tayfun Görgün 26 Mayıs'taki genel eylemin, hükümete güvencesiz ve kuralsız çalıştırma koşullarına karşı bir uyarı niteliğinde olacağını söyledi. Eylem kararını alan dört sendika konfederasyonu, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN) bugün ortak bir bildiri yayımlayarak, eylemi her konfederasyonun kendi örgütlenmesi içinde düzenleyeceğini, genel bir miting olmayacağını [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]. bianet'in görüştüğü Görgün, 26 Mayıs'ta her sendikanın örgütlü olduğu işyerinde eyleme katılacağını, kitleselleşecek eylemler için programlarını 24 Mayıs'ta duyuracaklarını bildirdi. 26 Mayıs saat 13:00'te, konfederasyonların örgütlü olduğu işyerlerinde ortak bir metin okunacak. Görgün, Türkiye'de sendikalaşma oranının yüzde 5, örgütsüz çalışanlarının oranının yüzde 95 olduğunu, bütün konfederasyonların katılması halinde bile eylemin tam anlamıyla bir genel grev olmayacağını da söyledi. (TK)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Konfederasyonlardan 26 Mayıs'ta Genel Grev Kararı Çıkmadı
DİSK, KAMU-SEN, KESK Ve TÜRK-İŞ 26 Mayıs'ta "genel grev" olması beklenen "emek karşıtı politikalara karşı" eylemle ilgili karar aldı: Her konfederasyon kendi eylemine kendisi karar verecek; saat 13:00'te işyerlerinde ortak metin okunacak. Ankara - BİA Haber Merkezi 21 Mayıs 2010, Cuma
Dört sendika konfederasyonu, "genel grev" olması beklenen 26 Mayıs için ortak karar aldı; her konfederasyon eylemine kendi karar verecek. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN) ortak bir bildiri yayımladı. 26 Mayıs saat 13:00'te, konfederasyonların örgütlü olduğu işyerlerinde ortak bir metin okunacak. Kitlesel eylemin önü açık Bildirinin sonunda şu ifadeler de yer aldı: "İşyerlerinde, bölgelerde, illerde, gerek ortak bir irade ile, gerekse işyerlerinin, bölgelerin, illerin kendi özgül koşullarına uygun şekilde yapılacak kitlesel eylemler, mücadelenin daha da güçlenmesini sağlayacaktır. Örgütlerimiz bu konuda bilgilendirilmiş, eylemle ilgili çalışmalar konfederasyonlarımız tarafından hızlandırılmıştır." Dört konfederasyon 26 Mayıs'ta genel eylem kararını, direnişteki TEKEL işçileriyle ilgili 22 Şubat tarihli toplantılarında [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]. Konfederasyonlar acil ve öncelikli taleplerini sıralamış, bunların gerçekleşmemesi halinde "üretimden gelen güçlerini kullanarak" genel eyleme gideceklerini bildirmişti. Acil ve öncelikli talepler şöyleydi: Başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vazgeçilmesi.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: 15 16 haziran, 26 mayis eylemi, direnis, genel direnis, genel grev, hazirlanmali, kusanarak, mucadele, sendikal ihanet, sosyalizm, tekel direnisi |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| 1516, direnişi, haziran, hazirlanmalidir, hazırlanmalıdır, kuşanarak, mayisa, mayısa, ruhunu |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 15-16 haziran büyük işçi direnişi ve devrimci mücadelede yeri | Mahmut Halil CAN | TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ | 24 | 05-29-2011 09:40 PM |
| 15-16 Haziran Büyük Işçi Direnişi Ve Devrimci Mücadele | Mahmut Halil CAN | TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ | 5 | 06-14-2010 08:13 PM |