Cevap: 26 mayısa 15-16 haziran direnişi ruhunu kuşanarak hazırlanmalıdır
15-16 Haziran , emekçilerin kendi sınıf çıkarları için, kendi sendikal haklarına yönelik siyasal kararlara karşı bir eylemi oalrak, tüm istanbul'u içine alan tarihsel bir eylemdi.Bu direniş, türkiyeli emekçiler arasından, işçilerin inandıkları dava ugruna güçlerini birleştirerek mücadele edildiğinde kazanımlar elde ettiğini gösteren önemli bir deneyim olarak hafızalarımızda yerini sonsuza kadar koruyacaktır. Zira 15-16 Haziran olayları gelişmeden önceki süreç ile şuan içinde bulunduğumuz siyasal ve ekonomik kriz arasındaki sürecin kısa bir analizini yapacak olursak 15-16 Haziran Direnişinin büyük görkeminin önümüzdeki zamanlarda olmaması gibi bir ihtimal gelmiyor akıllara..
15-16 Haziran Direnişini hazırlayan zemin , 60 askeri darbesi ardından kısmen sağlanan kazanımlar tek tek geri alınmaya başlamıştır.1963'te yasallaşan sendika, toplu sözleşme ve grev yasalarında değişiklikler yapılmasının hazırlıkları el altından tamamlanşı,toplu sözleşme ve grev haklarını büyük ölçüde kısıtlayan hükümlerin varlığı ve bilindiği üzere Disk'in kapatılması gibi soygun düzeninin dayatmaları sonrasında kıvılcımdan büyük bir yangına dönüşmüştür.
Peki bugün Sınıf açısından bu hakların tamamı elde edilmişmi.? Veya elde edilen bu hak Faşist Sarı Sendika Ağalarınca düzenin efendilerine yaranmak için bu hakkı nasıl kullanmaktadırlar. ?
Sendikal hak için düzen ile çarpışan bir İşçi Sınıfı'nın tarihsel gerçeğinin yanısıra 2010 yıllarında Sendika ağalarınca hakları gün gün gasp edilerek Egemen Sınıfın çıkarlarını korumayı kendilerine görev biçmiş Sendikal İhanet şebekesinin göz ardı edilemeyecek kadar ayyuka çıkmış satılmışlıklarının gerçekliğide diğer bir yanda. 15-16 Hazirandaki düzene karşı duyulan öfke günümüzde hem düzene hemde Sendika ağalarına karşı bir şekil almıştır.
Örneğin Tekel Direnişi !
Tekel Direnişi kapitalist ve baskıcı düzene karşı bir başkaldırı kıvılcımını yarattılar fakat bu kıvılcım malesef pek fazla sürmedi. Direnişin sonlanmasını sağlayan ne Düzenin kolluk kuvvetleri ne başka bir Düzen cephesinin fiili saldırısıydı. Tekel Direnişinin sonlanmasını sağlayan Sendikal ihanet şebekesinden başkası değildi.
Bu Direnişten önce Yine Ankarada Abdi İpekci Parkında çadırlar kuran ve yaklaşık 20 gün boyunca Faşist saldırıların yanısıra yağmur,kar,çamur demeden büyük bir kararlılıkla Direnen KENT A.Ş İşçilerini apar topar Direnişlerini bitirmelerini isteyen yine farklı bir Sendikanın ihanet şebekesinden başkası değildi.
Günümüz Sendikacılığı Düzene nasıl yamanırım, nasıl gözlerine girerim gibi kendileri açısından büyük kar sağlıyacak seçimlerin kaygısını barındırdıkları büyük bir gerçektir.
1970 yıllarında büyük Direnişi başlatan o büyük gaye yani Sendika için düzen ile çarpışan bir Sınıfın yerine 2010 yıllarında Sendikal haklarının Sendikanın kendisi tarafından gasp edilmesi akabinde bu ihanet şebekelerine karşı büyük bir Direniş başlatacak olan yine aynı Sınıf'dır.
İş cinayetlerinin, bu cinayetlerin oluşmasındaki kar hırsı yani özelleştirme politikalarının küresel boyutlarda tüm dünyada yayılması İşçi Sınıfının Direnişlerinin sadece belirli Sınırlarda değil tüm dünyada militan bir Direnişe bürünmesi inanın kaçınılmaz bir sondur.
15-16 Haziran ile yazıda kurulan tarihsel bağın günümüzde hayat bulması imkansız değildir. Sendika için mücadele eden işçiden Sendikal haklarını gasp eden Sendika ağalarına karşı mücadele eden işçiye, aslına bakarsanız değişen hiçbirşey yok , İşçi Sınıfı tekrarından kendi çıkarları için bu savaşımı sonuna kadar sürdürecektir
İşçilerin inandıkları dava ugruna güçlerini birleştirerek mücadele edildiğinde kazanımlar elde ettiğini gösteren bu önemli deneyim ve tarihsel eylem ilerleyen zamanlarda Faşist Sarı Sendika ağalarına karşı etkili bir silah olarak kullanılması Proleteryanın sadece Düzen ile hesaplaşmasında önlerinde bulunan küçük bir barikatı kaldıracaktır. Bu barikatın kaldırılması demek Burjuvazinin İşçi Sınıfına doğrulttuğu silahlarından birtanesini kaybetmesi demektir.
Proleter Devrimci
|