DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa
Alt 07-07-2009, 05:12 PM   #1
Kullanıcı Profili
Türkü-62
Guest
Avatar Yok
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Detayları
Standart Cevap: 28 Kanunisaniyi unutma

28 Kanunisaniyi unutma permalink

--------------------------------------------------------------------------------

Bugün 28 Ocak. 87 yıl önce Suphi 15 arkadaşıyla Karadeniz'de katledildi. 87 yıl önce TKP’nin kurucu lideri Suphi ve yoldaşlarının alçakça katledilmeleri, tarihin uzaklıklarında kalan karanlık ve acı bir olay sayılamaz. Suphi, Nejat ve yoldaşlarının misyonu öğreticidir ve günceldir.

Suphilerin katledilmesi Türkiye’nin ulusal kurtuluş sürecinin soldan arındırılması anlamında temsili bir dönüm noktası olmuştur.

Soldan arınmaya kalkan, halktan da kaçmaya başlar. İçerde kapitalizmi tercih edenler, kuracakları ülkenin bağımsızlığını bir vadede tasfiye edeceklerini de taahhüt etmişler demektir. Kapitalist Türkiye’nin bunca yıllık serüveni halktan ve soldan kaçıp emperyalizme doğru koşmaktan ibarettir.


Kalbim

Göğsümde 15 yara var!.
Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!..
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!!!

Göğsümde 15 yara var!
Sarıldı 15 yarama
kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular!
Karadeniz boğmak istiyor beni,
boğmak istiyor beni,
kanlı karanlık sular!!!

Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak.
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!...

Göğsümde 15 yara var!.
Deldiler göğsümü 15 yerinden,
sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden!
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!!!

Yandı 15 yaramdan 15 alev,
kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak..
Kalbim
kanlı bir bayrak gibi çarpıyor,
ÇAR-PA-CAK!!

1925, Nazım Hikmet
Onbeşler İçin

Yangınlara fazla bakan gözler yaşarmaz
Alnı kızıl yıldızlı baş secdeye varmaz
Dövüşenler ölenlerin tutmaz yasını

Yine fakat bir yıldırım zulmeti yırtsa
Sağır göğün koynundaki çanı haykırtsa
Anıyoruz göğsünüzün son sayhasını

Eski cihan yeni cihan önünde eğil!
Aramızdan birkaç yoldaş ayırmak değil,
Her ne yapsan varacağız emelimize!

Karadeniz…bunu duysun derinliklerin:
O ateşli göğüsleri delen hançerin
Kabzasını alacağız biz elimize!

Nazım-VaNu (Batum, 1922)

Kazıdık Onbeşleri’in ismini,

kanlı kızıl bir mermere!..

Bir çelik aynadır gözlerimiz,

Onbeşler’in resmini

görmek isteyenlere…



1925, Nazım hikmet

1921
Kanunisani 28
Karadeniz
Burjuvazi
Biz
Onbeş kasap çengelinde sallanan
Onbeş kesik baş
Onbeş arkadaş
Yoldaş
Bunların sen isimlerini aklında tutma
fakat
28 Kanunisaniyi unutma
Nazım Hikmet
__________________
  Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2009, 05:14 PM   #2
Kullanıcı Profili
Türkü-62
Guest
Avatar Yok
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Detayları
Standart Cevap: 28 Kanunisaniyi unutma

Geride/gemide kalanlar, tersane işçilerinin yanında, yan yana olmaya davet ediliyor!

Ve bu çağrıya kulak verenlerden imzalarıyla tersanelerdeki kölece çalıştırma koşullarına duyarlılık yaratması isteniyor. Birkaç gün önce başlayan kampanyaya atılan imzalar şimdiden 250'yi geçti. Aşağıda imzaya açılan metni yayınlıyoruz:


alışmıyoruz... unutmuyoruz... susmuyoruz...


"Gerçek acıyı tanıdım
yaraya değdim
bir cehennem taşıdım
omuzlarımda sanırdım
açtım gözümü ki dünya
cehennemden öte cehennem
utandım"*

Utandık...
Utanıyoruz...

Tuzla’da işçiler ölürken... gemiler birer kara tabut olurken... acı bir kez daha belleğimizde yer açıyor kendine: Şadi Üstünbaş, Hasan, Yılmaz Aslan, Subutay Soysal, Cabbar Ongun, Güney Akarsu, Cengiz Tatlı, Eser Acar, Bekir Özmen, Hasan Macar, Fatih Kılıç, Sabri Yanardağ, Onur Bayoğlu, Metin Turan, Cevat Toy, Osman Göç, Mikail Kavak, Hasan Köse, Yüksel Özdemir, Ali İhsan Çam... Tuzla’da işçiler ölüyorlar... tersaneler... mezar... Çalışmak özgürleştirmiyor, öldürüyor! Ve tersaneler içine diri diri girilen mezarlar oldukça, Türkiye’deki gemi sektörü ‘dünya dördüncüsü’ oluveriyor... Ama biz, utananlar, ve tek başına mutlu olmanın utanılacak bir şey olduğuna hâlâ inananlar... sırtımızı dönüp ölümlere, alkış tutmuyoruz dünya dördüncülüğüne... ve bir çift sözümüz var şimdi: Ölenler peşimizi bırakmıyor ve sürekli bize ‘bizim hikayemiz’i anlatıyorlar. Ölüler konuşuyorsa hâlâ, "kendilerinden halletmeleri beklenen bir mesele olduğu içindir..."** Sorulabilir: Nasıl bir ülke ki burası, ancak ölünce anlatıyor derdi olan derdini... Burası, bu ülke korkunun ülkesi: "Korku, en alışılmadık / bizi alıştırdılar..."

Alıştık...
Alışıyoruz...

Bir televizyon ekranından izliyoruz savaşları, şehirlere düşen bombaları... ölen insanları... yoksulları, yoksunları, bir sokak ortasında ve gözümüzün önünde öldürülen kadınları... evleri başlarına yıkılanları... yaşamları gecekondulara sığdırılanları... Yazık ki, izledikçe susuyoruz: "Ağız sımsıkı kapanır..." Kapandı ağzımız, bağlandı dilimiz... Sustukça köreliyoruz, körleşiyoruz, köleleşiyoruz... ve: "İnsanlar mı kuzular mı / seçilemiyoruz..." Seyretmek... susmak... unutmak...

Bu yazı susmamaya, unutmamaya ve seyreylememeye dairdir... unutkanlıkla ayakta kalan bu ülkede, unutmayarak ayakta kalmaya bir davettir... ki bu davet, emeğiyle geçinen herkese dairdir, anlatılan bizim hikayemizdir... Biz, geride/gemide kalanlar, Tuzla’da ölen tersane işçilerinin ardında kalanlar, işçilerin emek mücadelelerinin yanındayız...

Susmuyoruz...
Unutmuyoruz...

Yaşama hakkımız için... sigortasız, güvencesiz ve taşeronların elinde yaşamamak için... sağlıklı ve güvenli bir iş ortamının sağlanması için... eşit, parasız ve demokratik bir üniversite için... hakları elinden alınmaya çalışılan tüm emekçiler için... geleceğimiz için... eşit ve özgür bir dünya hayalinin ardında koşanlar için...

Biz, aşağıda imzası bulunanlar... Susmuyoruz... Unutmuyoruz... Bugün tersanede, yarın üniversitede, fabrikada, hastanede, başka bir gün sokak ortasında... Anlatılan bizim hikayemiz... Sermaye dolandıkça yerküreyi, kötürüm ettikçe kapitalizm yaşamlarımızı, kar ve rekabet sarmışken dört yanımızı, dönmezken bu dünya emekten, ezilenden yana... dinlemek ve izlemek yetmiyor... yanınızdayız... yan yanayız...

Hayal mi?
Değil...
Biliyoruz!
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-31-2010, 05:56 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: 28 Kanunisaniyi unutma

Kampanya sona erdi, mücadele sürecek...


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
(30.01.10) - Polis terörü ve cinayetlerine karşı ilerici ve devrimci kurumlar tarafından çeşitli illerde haftalardır yürüyen kampanya çalışması bugün gerçekleştirilen yürüyüş, oturma eylemi ve basın açıklamalarıyla sona erdi.
İstanbul ve İzmir'de yapılan eylemlerde bu hafta sermaye devleti tarafından 89 yıl önce katledilen Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı anıldı. Katliamların bir devlet politikası olduğu vurgulandı. Eylemlerde ayrıca dizginsiz polis terörüne ve faşist baskıya geçit vermemek için yürütülen mücadelenin farklı araçlarla süreceği ilan edildi.


İstanbul'da coşkulu yürüyüş

İstanbul'da BDSP, EHP ve PDD tarafından “Karadağ cinayeti aydınlatılsın! Katiller yargılansın!” talebiyle altı haftadır gerçekleştirilen yürüyüş ve oturma eylemlerinin sonuncusu gerçekleştirildi. Bu haftaki eylem 89 yıl önce devlet tarafından katledilen Mustafa Suphi ve ondört komüniste adandı.
Taksim Tramvay Durağı'nda saat 15.00'te toplanan kitle coşkulu sloganlarla Galatasaray Lisesi'ne yürüyüş gerçekleştirdi. Kampanyanın son eylemi oldukça coşkulu bir atmosferde geçerken kolluk güçlerinin eyleme “ilgisi” de bu hafta oldukça yoğundu. Çevik kuvvet polislerinin yanısıra kitle Tramvay Durağı'nda toplanmaya başladığında çevreye yerleşen 20'yi aşkın sivil polis eylemi sonuna kadar takip etti. Açıklamaya başlamadan önce Orhan Yılmazkaya'nın resmini bahane eden polis amiri, resim indirilmediği takdirde saldıracaklarını söyleyerek tehdit etti. “İndirin o resmi” diyerek el kol işareti yapan bekçi köpeği, eylem boyunca da tacizlerini sürdürdü.
“Katil devlet hesap verecek!”

İstiklal Caddesi boyunca “Katil devlet, polis hesap verecek!”, “Alaattin Karadağ'ın / Aydın Erdem'in / Engin Çeber'in / Osman Aslı'nın / Mustafa Suphilerin hesabını soracağız!”, “TEKEL işçisi yalnız değildir!”, “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganlarının atıldığı eyleme birçok insan alkışlarla, sloganlara ve yürüyüşe katılarak destek verdi.

Galatasaray Lisesi'ne gelindiğinde oturma eylemi başlatıldı. Eylem sırasında okunan basın açıklamasında kampanyanın içeriği ve 6 hafta boyunca kampanya çerçevesinde yapılanlar aktarıldı hatırlatıldı. Kampanya süresince polis terörü ve cinayetlerinin de devam ettiği ifade edildi.

"Onbeşlerin hesabını soracağız!”

Basın açıklamasında, 89 yıl önce 28 Ocak günü katledilen Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı da anıldı. Kitleleri şiddetle bastırmanın devletin genetik kodlarında olduğunun ifade edildiği açıklamada, Kemalist devletin de Mustafa Suphi ve ondört komünisti katlederek “harcını komünist kanıyla karmaya başladığı” ifade edildi.

Açıklama şu sözlerle devam etti:

“Geleneği katliam olan bu devlet karşısında bizler de geleneğimizi, mücadele ve direniş geleneğimizi sürdürüyoruz. Suphiler'den devraldığımız bayrağı en fedakarlarımızın kanıyla daha da kızıllaştırarak yürüyoruz!”

Basın açıklaması,dizginsiz polis terörüne ve faşist baskıya geçit vermemek için yürütülen mücadelenin farklı araçlarla süreceği vurgulanarak sona erdi. Açıklamanın ardından sloganlar ve marşlarla oturma eylemi devam etti.
Eyleme Halk Cephesi, Kaldıraç, Teori ve Politika ve İstanbul Ahali destek verdi.

İzmir'de devlet terörü lanetlendi, Suphiler anıldı!

İzmir'de polis terörüne ve cinayetlerine karşı 5 haftadır Eski Sümerbank önünde devam eden oturma eylemleri bugün gerçekleştirilen eylemle son buldu.
Geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) tarafından düzenlenen oturma eyleminde bu hafta sermaye devletinin ilk katliamlarından olan Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı anıldı, ayrıca kampanyanın sona erdiği duyuruldu.
Eylem Eski Sümerbank önünde buluşularak “PVSK ve TMY kaldırılsın! Polis terörüne ve cinayetlerine son! / Alaattin Karadağ'ın katilleri hesap verecek! / BDSP-EHP” pankartının açılmasıyla başladı. Eylem boyunca Karadağ'ın yanısıra polis tarafından katledilen kişilerin resimleri döviz biçiminde taşındı.
Katliamlar devlet politikasıdır!
Eylemde ilk olarak yapılan konuşmada 5 haftadır sürdürülen kampanyaya dair bilgi verildi ve kampanya süresince de yeni polis cinayetlerinin yaşanmaya devam ettiği ifade edildi. Önümüzdeki dönemde de devlet terörüne karşı mücadelenin süreceği anlatıldı.
Mustafa Suphi ve 14 yoldaşının da bundan 89 yıl önce benzer biçimde katledildiği vurgulanarak 15'ler şahsında tüm devrim şehitleri anısına saygı duruşu gerçekleştirildi. Ardından oturma eylemine geçildi.
Oturma eylemi sırasında okunan basın metninde polis cinayetlerine ve faşist yasalara karşı mücadelenin süreceği özel olarak vurgulandı. Katliamların bir devlet politikası olduğu belirtilerek şunlar söylendi: “Sınıflı toplumların tarihi, düzenlerini korumak isteyen muktedirlerin imza attığı katliamlarla doludur. Köle isyanlarını kanla bastıran imparatorluklardan devrimci işçileri katleden burjuvaziye kadar tüm iktidarlar tahtlarını kanla kurmuşlar, bu iktidarı da baskı ve zor aygıtlarıyla savunmuşlardır. Spartaküsleri çarmıha gerenler, Paris Komünü’nde ilk işçi iktidarını kuran devrimcileri katledenler tarih karşısında aynı uğursuz rolleri oynamışlardır.”
Onbeşler anıldı
Basın metninde Karadağ'ın katledilmesi anlatılarak bunun ne ilk ne de son olduğu ifade edildi ve 89 yıl önce katledilen Mustafa Suphiler şu sözlerle anıldı:
“Türkiye Devleti tarih sahnesine komünist kanı dökerek çıkmış, Ekim devriminin aydınlığını Türkiye işçi sınıfına taşımak için Anadolu’ya dönen Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı hain bir komplonun kurbanı olmuştur. 28 Ocak günü Karadeniz üzerinden Anadolu’ya çıkan 15 komünist, devletin tetikçileri tarafından öldürülmüş ve bu ülkenin kanlı tarihinin ilk kurbanları arasında yerini almıştır.”
Yapılan açıklamada bugün artık devlet terörünün yalnızca devrimcileri değil tüm toplumu etkisi altına aldığı, sıradan bir kişinin bile hedef haline geldiği aktarıldı. Polis terörüne dair güncel örnekler verildi ve ülke genelinde yürütülen kampanyalar anlatıldı. Açıklama şu sözlerle son buldu:
“Alaattin Karadağ cinayeti aydınlatılsın!' ve 'Polis terörüne ve cinayetlerine son!' başlığıyla 5 haftadır İzmir’de sürdürdüğümüz oturma eylemlerimizi bugün sonlandırıyoruz. Önümüzdeki dönemde Alaattin Karadağ dosyasının takipçisi olmaya devam edecek ve cinayetin aydınlatılması talebiyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Kampanya boyunca eylemlerimize destek vererek bizi yalnız bırakmayan tüm ilerici ve devrimci kişi ve kurumlara da buradan bir kez daha teşekkür ediyor, önümüzdeki dönemde birlikte mücadeleyi yükseltme çağrımızı yineliyoruz.”
Basın açıklamasının ardından deklarasyon metni okundu ve imzacılar açıklandı. Eylem sloganlarla son buldu. Eylem boyunca “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “15'leri unutma unutturma!”, “Alaattin Karadağ ölümsüzdür!”, “Katillerden hesabı emekçiler soracak!” sloganları atıldı.
Kızıl Bayrak / İstanbul - İzmir
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
28 kanunisaniyi, kanunisaniyi, unutma


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
18 Mayis Tarİhtİr Unutma KomÜnİst Önder Kaypakkaya YoldaŞ ÖlÜmsÜzdÜr ! jarasur Türkiye-Anadolu toprakları üzerinde devrim ve komünizm uğruna mücadelede düşenler,ölümsüzleşenler 2 06-26-2009 07:58 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:47 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,