![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
7 Liralık Canlar
</IMG>Bir salgın hastalığa tutulmadılar, ama ölüyorlar kitleler halinde! Hükümetin 'önlem aldık' yalanları arasında tarım işçileri bir kez daha çıktıkları ölüm yolculuğundan dönemediler. Sömürü çarkı, ölüm çarkına dönüştü. Yoksulluk ölümün kardeşi oldu tarla yollarında. Daha Sivas'ta akan yoksul tarım işçilerinin kanı kuramadan, bir yeni "katliam" haberi de Şanlıurfa'dan geldi. 31 tarım işçisini taşıyan kamyonet ile bir kamyon çarpıştı. Çoğu çocuk yaşta olan 18 kadın işçi yaşamını yitirdi Sivas'taki kıyımın ardından AKP hükümeti, işçilerin korunması için önlem alındığını açıklamıştı. İçişleri Bakanlığı, "Hasat Döneminde Alınacak Trafik Önlemleri" genelgesi yayınlamış, gazeteler hükümetin soruna "el koyduğunu" yazmıştı. Kamyonlarla taşınmayacaklardı, balık istifi doldurulmayacaklardı araçlara vb. Değişen hiçbir şey olmadı. Demeçler, açıklamalar neyi değiştirdi ki bugüne kadar? Kanımız oluk oluk akarken konuştu burjuva politikacılar ve bilcümle yetkililer, sonra unuttular. Ta ki, yeniden kanımız akana kadar. Sonra yeni demeçler, yeni sözler. Bir salgın hastalığa tutulmuşçasına düzineler halinde ölen tarım işçilerini tartışan bile yok. Ne hükümetin gündemindeler, ne de sözde emek örgütlerinin. 18 yaşına bile gelmemiş, genç olmadan "kadın" olmuş işçilerin ölümüyle, "parlamentoya kadın girsin de hangi partiden girerse girsin" diyen şarlatan kadın hakları savunucularının da gündeminde değil Urfalı ölüler. Tartışmazlar, görmezler, görmek istemezler. Çok sıkışırlarsa ruhsuz, hiçbir anlam taşımayan demeçlerle günü kurtarırlar, o kadar. Çünkü asıl sorun, toplumun en yoksul kesimini oluşturan tarım işçilerinin tarlalara nasıl taşınacakları sorunu değildir. Asıl sorun, onları yollara savuran yoksulluk çarkıdır. Bu yoksulluk çarkını, bu çaresizlik çarkını tartışan var mı? Hükümetin bu çarkı kırmak için bir girişimi var mı? Yoktur! Sadece son iki ayda tam 56 tarım işçisi bu şekilde hayatını kaybetti. Adeta bu katliam ve nedenleri yok sayıldı. Onları yollara savuran yoksulluk tartışılmadığı gibi, onların çoğunun köyleri boşaltılan, yakılan ve topraklarına dönemeyenler olduğu bile gizleniyor. Çünkü, bunu ifade etmek, sürgün, köy yakma politikalarını tartışmayı, Kürt köylülerinin mağduriyetlerinin giderilmesini gündeme getirecektir. * Fadime, Aysel, Sara, Sabiha, Filiz, Güneş, Emine(ler), Fatma(lar) 17'sinde, 18'indeydiler. Çoğu akrabaydı. Aynı yoksulluğu, aynı çaresizliği yaşıyorlardı. Sabahın erken saatlerinde düştükleri tarla yoluna cesetleri savruldu. Önlem aldık diyen devlet, cenazelerinin bile kamyonla taşınmasından, tabut alacak paraları olmadığı için battaniyeler arasında mezarlığa götürülmesinden dahi zerre kadar utanmadı. Tarım işçileri ölmeden ulaşabilirlerse, tarlalarda da "ölümden beter" koşullarda çalıştırılıyorlar. Çadırlarda, sağlıksız koşullarda, doğru dürüst içme suları bile olmadan, sıtmanın ve daha pekçok hastalığın pençesinde kıvranıyorlar. Çalışma koşulları insanlık dışı olduğu gibi, sömürünün de en azgın cinsine muhatap oluyorlar. 18 kadın işçi tarlaya ulaşabilselerde, o gün kazanacakları ücret sadece 7 ila 10 YTL arasında olacaktı. Sabah saat 05.30'da çıktıkları evlerinden değişik uzaklıklardaki ilçe veya köylerdeki tarlalara giderek saat 16.00'ya kadar çalışmanın karşılığı bu. Yakınlarını kaybedenler, "her gün kamyonet kasalarında yolculuk yapıyoruz. Bir gün böyle olacağı belliydi. Her gün kasalara çoluk çocuk doldurup götürüyorlar. Birkaç kuruş için yakınlarımızı kaybettik'' diye feryat ettiler. Kuşkunuz olmasın ki, yarın o kasalara onlar binecekler, tarım işçileri mi yoksa ölüm yolcuları mı olduğu belli olmayan yeni Fadimeler, Emineler, Fatmalar çıkacak. Çünkü, sömürü üzerine kurulu bu düzenin çarkları dönmeye devam ediyor. Bu çarkın içinde nice hayatlar yokediliyor, o çarkı döndüren eller tarafından. Ölen hep biz, hep yoksullar oluyor. Tekelci burjuvalar, toprak ağaları, kapitalist çiftlik sahipleri çark döndükçe semirmeye devam ediyorlar. * Fadimeler'i, Emineler'i, Fatmalar'ı ölüm yolculuğundan bu hükümetler, bu düzenin sahipleri asla kurtaramazlar. Ne "Hasat Döneminde Alınacak Trafik Önlemleri" kurtarabilir onları, ne de başka göstermelik "tedbirler." Bırakın bunları, böyle bir niyetle ortaya çıkmayı dahi gereksiz buluyorlar. Çünkü yoksulların canının onlar için hiçbir kıymeti yoktur. Bu ölüm yolculuğunun durdurulması, yoksulluğun son bulmasıyla, emekçilerin insanca koşullarda, alınterlerinin karşılığını aldığı bir düzende çalışmasıyla mümkündür. Böyle bir düzeni yaratacak olan da, Fadimeler, Emineler, Fatmalar, yoksul emekçi halklarımızdan başkası olmayacaktır. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: kardesi oldu, kardesi oldu, olum carkin donustu, olum carkin donustu, olumun, olumun, somuru carki, somuru carki, tarla, tarla, yoksulluk, yoksulluk, yollarinda, yollarinda |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| canlar, liralık |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| çanlar Kimin Için çalıyor | Mahmut Halil CAN | DÜNYA DEVRİMCİ VE KOMÜNİST HAREKETİ | 0 | 06-26-2009 02:31 PM |
| çanlar kimin için çalıyor 2 | Mahmut Halil CAN | DÜNYA DEVRİMCİ VE KOMÜNİST HAREKETİ | 0 | 06-25-2009 08:56 PM |