DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > DEVRİMCİ BASIN VE SİTELER > DEVRİMCİ BASIN-YAYIN ORGANLARI

DEVRİMCİ BASIN-YAYIN ORGANLARI Devrimci gazete,dergi,yayın organları ve site adresleri


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi ABD strateji yeniliyor
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
314
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-17-2012, 08:38 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi
Standart ABD strateji yeniliyor

ABD strateji yeniliyor

Katil ABD “savunma stratejisi”ni yeniliyor, askeri stratejisinde kimi değişikliklerle ordusunu yeniden yapılandırıyor.


Amerika Birleşik Devletleri, “savunma stratejisi”ni yeniliyor, esas noktalarda ise eskisiyle belli bir süreklilik içerisinde güncelliyor. Askeri stratejisinde yapacağı kimi değişikliklere de bağlı olarak ordusunu yeniden yapılandırıyor. Ordudaki asker oranı, 10 yıl içinde yüzde 10-15 oranında azaltılacak, deniz ve hava birlikleri daha da güçlendirilecek. Uydu savaşlarına ve siber savaşlara da hazır olacak güç yapıları oluşturulacak. İzlenecek askeri strateji konusunda açıklama yapan Barack Obama, “ordumuzun çevik, esnek ve her türlü olaya karşı hazır olmasını sağlayacaklarını" söylüyor.

Genelde emperyalist orduların özelde ABD Ordusu'nun yeniden yapılandırılması çalışmaları yeni değil. Emperyalist politik-askeri stratejilerde, özellikle son 10-15 yıldır yapılan değişikliklerin ordu yapılarına yansıtılması olarak gündemdeydi. ABD’lilerin “4. Kuşak Savaşları şeklinde kavramsallaştırdıkları askeri strateji doğrultusunda çeşitli adımlar atılmaktaydı. Bu konsept, yeryüzünün bir ucundan diğerine hızla güç taşıyabilen, müdahale edilecek noktalara çabuk bir güç yoğunlaşması sağlayabilen, merkezi kontrol sistemlerine dayalı ağ tarzı hareket kabiliyetine sahip görece küçük birliklerden oluşan güç yapılarını içeren profesyonel kadro ağırlıklı orduların oluşturulmasını gerekli kılıyor.

“4. Kuşak Savaşları”


“4. Kuşak Savaşları” yaklaşımı, hantallaşmış büyük ordulara dayanan askeri stratejilerden belirgin bir kopuşu ifade etmektedir. Bu çerçevede, askeri dildeki “cephe” terimi tedavülden kalkmak üzeredir. Askeri çarpışmalarda statik “cepheler açmak” değil, güç yoğunlaşmasının bir noktadan diğerine hızla yapıldığı, savaşın yürütüldüğü kritik noktalarda en fazlasından yarı-cephevari bir konumlanışa geçildiği, alandaki toplam güçlere buna uygun olarak yüksek hareket yeteneğinin ve esnekliğinin kazandırıldığı bir davranış biçimi geçerli hale gelmiştir.

Soruna sadece savaşlardan ve sınıf mücadelesinin aldığı askersel biçimlerden çıkan dersler bağlamında değil de tarihsel boyutunu da içerecek şekilde yaklaşırsak, bunun arka planında kısaca şunların olduğunu söyleyebiliriz:

1- Soğuk savaşın bitiminden sonra yeryüzünün jeopolitiğinde yaşanan değişiklikler,

2- İflas eden neoliberalizmin birkaç onyıldır yaşadığı kriz devrelerinde sistemi tehdit eden dinamiklerin çoğalması,

3- Emperyalist sömürgeciliğin yürütülüşünde ve dünyanın emperyalistlerarası yeniden paylaşımında görülen değişiklikler,

4- Nihayet, askeri teknolojilerde yaşanan değişiklikler.

Soğuk savaşın bitimiyle birlikte, sosyal emperyalistlerle kapitalist emperyalistler arasında coğrafi olarak da paylaşılmış dünyanın jeopolitiği farklılaştı. Yenilip yıkılan taraftan boşalan coğrafyalara kapitalist emperyalistlerin çoklu müdahaleleri gündeme geldi. Altüst olan pazarlara yeniden içerik ve biçim vermek yönünde emperyalist ülkeler arasındaki rekabet kızıştı. Uzakdoğu'yla birleşik düşünülmesi gereken Avrasya’ya ve bu bölgeye derinlemesine girebilmenin adeta kilidi konumunda olan Orta Asya’ya (ki buranın geçit kapısı Afganistan’dır), aşağıda K. Afrika olmak üzere her iki yönde de birbiri peşisıra emperyalist hamlelerin gerçekleştirilmesi için adeta bir üs görevi gören Ortadoğu’ya, genel konjoktürün ve emperyalist rekabet ve güç ilişkilerinin belirlediği müdahalelerin gerçekleştirilmesi gerekiyordu. Kimi yerde askeri kimi yerde politik kimi yerde ekonomik bu emperyalist müdahaleler kimi zaman içiçe kimi zaman da peşisıra ya da eşzamanlı olarak, emperyalist ülkeler arasında kızışan rekabetle birleşik karşılıklı yapılan hamleler dolayısıyla çoğu kez de çoklu biçimler aldı.

ABD'nin konum kaybı


Hegemonik emperyal güç olarak ABD’nin yaşadığı konum kaybını telafi etmek için diğerleri karşısında rakipsiz olan askeri gücüne dayanarak ön almaya çalıştığı ve bu doğrultuda Irak, Afganistan işgallerinin gerçekleştiğine tanık olundu. Avrupa emperyalistlerinin, özellikle de Almanya’nın taraf olarak sürece dahil olduğu Balkanlar'a emperyalist müdahaleler, zaman zaman Kafkaslar'ın kızıştırılması, Afrika ülkelerinde iç savaşların tetiklenmesi gibi, emperyalistlerarası çatışmaları da yansıtan “sınırlı savaşlar” gündeme geldi. Bu aynı zamanda, tekelci egemenlik ve tekelci azami kar ilişkisinin bir üst düzlemde yeniden oluşturulması yönünde emperyalist yeniden yapılanma sürecinin parçaları olarak gerçekleştirildi.

Bütün bu süreçler boyunca, daha düne kadar kucak kucağa olunan emperyalizme bağımlı köhnemiş devletlerin paramiliter güçlerin direnciyle, öbür taraftan da neoliberal saldırganlık karşısında eyleme geçen dünya halklarının ve işçi-emekçilerin çoğalan mücadele gücüyle karşılaştılar. Dünyanın birçok bölgesinde yürütülen emperyalist “sınırlı savaşlar” neoliberal ekonomi-politikalar karşısında şu veya bu ölçüde direnişe geçen dünya işçilerinin ve emekçilerinin mücadele dinamiklerinin de süreçlere dahil olmasıyla, emperyalistleri aynı anda birçok bölgeye müdahale etme konusunda hazırlıklı olma zorunluluğuyla karşı karşıya bıraktı.

Emperyalistler arası rekabet ve potansiyel rakipler


Bu arada emperyalist ülkeler arasındaki rekabet kızışmakla kalmadı, bunların karşısına potansiyel rakipler de çıktı. Üstelik dünyanın emperyalist paylaşımı yeryüzü parçalarının basit paylaşımından ibaret bir şey olmanın ötesine çoktan geçmişti. Aynı anda birçok emperyalist ülkeyle onlara çeşitli yönlerden bağımlı kapitalist ülkeler arasında çok boyutlu bağımlılık ilişkileri gelişti. Emperyalist yeni-sömürgecilikte ve egemenlik ilişkilerinde onlara derinlik kazandıran yeni biçimler ortaya çıktı. Sözgelimi Türkiye politik-askeri ve kısmen de ekonomik yönden ABD’ye bağımlı olmakla ve bu durum onun politik-askeri stratejisini belirliyor olmakla birlikte, Türkiye başka yönlerden diğer emperyalist ülkelere de bağımlıdır. Kısacası, sömürgecilik ve dünyanın yeniden paylaşımı basit bir toprak paylaşımıyla sınırlı bir olgu olmaktan çıkmış aynı anda birçok emperyalist ülkenin buralara çoklu ve çokyönlü müdahale ettiği olgusu -ona derinlik kazandıran- yeni çizgiler kazanarak genel bir hal aldı.

Son olarak, aynı anda birkaç yere hızla saldırmayı, askeri güçleri buna göre çabucak kaydırmayı, az sayıda askeri birlikle yüksek ateş kapasitesine sahip güçler oluşturmayı olanaklı kılan yeni askeri teknolojiler geliştirildi. Özellikle hava yoluyla kısa sürede önemli bir saldırı gücüne sahip birliklerin taşınabilmesi mümkün hale geldi. Deniz ve okyanuslar kıtaları birbirinden ayıran ve gücü hantallaştırıp dağıtan coğrafi engeller olmaktan tamamıyla çıktı, tam tersine kıtaları birleştiren çabuk ve esnek hareket edilebilen alanlar haline geldi. Deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesinde özel bir amaç olarak enerji ulaşım yollarının kesin kontrol edilmesi isteği de var.

Nitekim ABD ordusu hava ve deniz güçlerinin giderek ağırlık kazandığı bir yapılanmayı yaşıyor. Özellikle insansız hava araçları her geçen gün ABD ordusunun en vurucu gücü olmaya daha da yaklaşıyor. Şu anda Amerikan Ordusu'nda her üç uçaktan biri insansız hava aracı. Yani diğer adıyla Drone’lar. İHA’ların sayısı son 6 yılda yüzde 40 oranında arttı. Bunlar sadece istihbarat da sağlamıyorlar, aynı zamanda saldırı amaçlı kullanılıyorlar, nokta vuruşları yapabiliyorlar. Taktik saldırı da yapabilen insansız hava araçlarının ABD ordusunda daha yoğun kullanıldığına tanık olacağız.

Hedef Asya!..




Diğer taraftan, askeri stratejisinde değişiklik sinyali veren Amerika, yeni yapılanmasında Asya-Pasifik ve Ortadoğu’ya odaklanacak, Avrupa’daki askeri varlığını ise gözden geçirecek. ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, Amerikan Ordusu'nun geçen hafta açıklanan yeni stratejisi doğrultusunda Avrupa’dan 7 bin asker çekeceğini duyurdu. Panetta bununla birlikte, ordunun rotasyona giderek bölgede güçlü bir askeri varlık bulundurmaya devam edeceğini kaydetti. Buna göre Avrupa’da konuşlanmış olan iki tugayın görevi son bulacak. Her tugay, 3-5 bin askerden oluşuyor. ABD’nin halihazırda Avrupa’da dört muharip tugayı var. Bunlardan üçü Almanya, biri İtalya’da üsleniyor. Geri çekilecek olan iki tugayın hangileri olacağı belli değil. ABD Ordusu'nun kıtadaki toplam mevcudu ise 40 bin.

ABD’nin askeri stratejisinde ağırlığı Asya-Pasifik ve Ortadoğu’ya verecek olması tesadüf değil. Nitekim Çin, İran ve Suriye’ye ilişkin açık vurgular yapılıyor. Çin potansiyel emperyalist bir rakip olarak ABD’yi tedirgin ediyor. Rusya’yı, İran’ı yanına almayı başarmış bir Çin olasılığına karşı hazır olmak istiyor. Gerçi Rusya’nın gelecek kapışmalarda Çin ile birlikte hareket etmesi zayıf bir olasılık. Gene de ilişkiler göründüğünden daha karmaşık yönlere sahip. Sözgelimi üst çarprazdan Japonya’nın bölge üzerindeki hegemonyada kaybettiği konum karşısında Rusya ile olsun Çin ile olsun nasıl bir ilişkilenişe geçeceği hakkında şimdiden pek bir şey söylenemez.

“Geriden liderlik”



ABD’nin askeri stratejisinde öngördüğü temel bir değişiklik, eskisinde yeralan “aynı anda iki büyük savaş” yerine “bir büyük savaş, bir de yerel çatışma” yürütebilmeyi getirmiş olmasıdır. Bu saldırganlığında vites küçültmeyi değil, gerçekleştirdiği işgal deneylerinde yaşadığı çıkmazların etkisiyle farklı bir yol izleme çabasını içermektedir. Askeri müdahalelerde özellikle “yerel güçleri” kullanmayı esas alan bir strateji sözkonusu. Politik-diplomatik dille bunu “geriden liderlik” olarak tanımlıyorlar. Bush döneminin eski stratejisinden farklı olarak bu, ABD’nin bundan sonra “müttefikleri”yle daha farklı bir uşaklık/isbirlikçilik kuracağı anlamına geliyor. Libya müdahalesi sırasında çizdiği ‘alçak’ profil ya da Türkiye’yle son dönemde geliştirdiği ilişki bu “yeni” yönelimin/politikanın ilk denemeleriydi. Bir taraftan uşaklık/taşeronluk ilişkisi daha açık ve belirgin bir hal alırken diğer taraftan uşakların, işbirlikçilerin, bağımlı ülke burjuvazilerinin hareket alanını kısmen genişletecek, görece özerk davranışlarına alan açabilecektir.

ABD ve diğer emperyalist orduların yeniden yapılandırılması sürecek. Saldırgan emperyalist NATO bu konuda zaten yeni adımlar atmıştı. Bilindiği gibi yenilenmiş NATO konsepti, yeryüzünün tüm bölgelerinde operasyon ve işgal yapma olanağını sağlayacak tarzda oluşturulmuştu. ABD ordusunun esas güç olarak liderlik ettiği NATO kendisini, her an saldırmaya hazır görece küçük ama yüksek ateş gücüne sahip esnek ordular oluşturma yönünde hazırlamaktadır.
Tarihin yeni açılan sayfasında dünya proletaryasının ve halklarının eylemine ve olası devrimsel hareketlere karşı emperyalistler savaş konseptiyle hareket etmektedirler. Askeri güçlerini de buna göre organize ediyorlar. Artacak olan saldırganlıklarını, emperyalist-kapitalizmin krizinin de seyrine bağlı olarak aynı zamanda olası emperyalist kapışmalara hazırlık olarak da görülmelidir.



ALINTERİ
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , ,


Bookmarks

Etiketler
abd, strateji, yeniliyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:53 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,