DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > ANADOLU ÇEŞİTLİLİĞİ,ORTADOĞU VE DEVRİM > ANA KITA SINIF HAREKETLERİ VE MÜCADELE > KUZEY AMERİKA YA DA ABD'DE SINIF MÜCADELESİ

KUZEY AMERİKA YA DA ABD'DE SINIF MÜCADELESİ AMERİKA,KANADA VS SINIF MÜCADELESİ


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı
Cevaplar
49
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2239
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-10-2011, 03:18 AM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Exclamation Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

AMERİKAN İŞÇİ SINIFI EMPERYALİZMİN MERKEZİNİ DÖVMEYE BAŞLADI

YENİ BAHARLAR VE 68 RUHU UZAKTA DEĞİL

09.10.2011
Mahmut Halil CAN ( Sendiren )


Amerikan emperyalizminin göbeğinde, hem de Wall Street’te günlerdir Amerikan emekçileri dişe diş bir mücadele vermektedirler. WS’i işgal et sloganıyla yola çıkan yığınlar Amerikan Emperyalizmini köşeye sıkıştırmaya başladılar çoktan beridir.

Bugün açıklanan rakamlara göre Amerikan ekonomisi %8.6 açık vermiş durumdadır. Bu da ekonomik krizin ABD emperyalizminde hala dibe vurmanın yaşanmadığını, sürecin gittikçe derinleşeceğini, bu anlamda sert-çetin sınıf mücadelesinin daha henüz ufukta bile olmadığını göstermektedir.

Bu derin kriz durumudur ki, ABD’nin savaş ekonomisine daha fazla yığınak yapmasını koşullamakta; dünyanın birçok bölgesinde sıcak çatışmalar ile bölgesel çatışma ve savaşları kışkırtmakta ya da içinde yer almaktadır. Bölgemiz açısından Suriye ile İran’ın durumu aynen bu çerçevededir.

Zira bilinir ki ekonomik krizin vurmadığı ya da daha da çok öne çıkardığı iki ana sektör vardır: Savaş Sanayi ve İlaç Sanayi. Görünen köy klavuz istemez misali şöyle bir bakınız şimdiki gelişmelere; aylardır üzerinde durduğumuz, zaman zaman vurguladığımız gibi bu iki sektör büyümeye, savaş çığırtkanlığı arttıkça silahlanma yarışı, gerginlikler ve bunun ardından gelen sıhhi malzeme temini, stoku gibi ana görüntüler egemen olmaya başlamıştır.

Wall Street işgali ve mücadelesi ABD emperyalizminin sadece dıştan değil; içten de sınıfsal düşmanlık zeminlerinin güçlendiğini, Amerikan emperyalizminin artık kaçacak deliği olmadığını, İşçi Sınıfı ve emekçilerin Kızıl Bayrağının WS’te bile dalgalanmasının “komünizm hayaletinin” artık bir “hayalet” olmadığını; somut bir gerçeklik olduğunu da göstermiştir.

WS direnişi, işgali, mücadelesi Yeni Bir 68 Dalgasının başlangıcı sayılmalı mı; yoksa sayılmamalı mı bu başka bir tartışma konusu olmakla beraber görünen o ki ABD emperyalizmi dışarıda olduğu kadar içerde de sıkışmakta, Amerikan emekçileri eskisi gibi yönetilmek istememekte ve Devrimci bir çıkış arayışındadırlar. Bu dünya hareketine dönüşecek mi; yoksa yerelde mi kalacak zaman gösterecektir elbette. Ama dünyanın birçok bölgesinde yürüyen, yürütülen direniş ve mücadelelerin daha özgür, daha iyi, daha insani bir dünya odaklı olduğu ve işin merkezinde kesinlikle İNSAN olması gerektiğinin altını çizmek olanaklıdır.
Yunanistan, Avrupa’nın çeşitli merkezleri, Ortadoğu, Asya vs tüm dünya halklarının artık eskisi gibi yönetilmek istemedikleri, söz konusu ve mevcuda kölece boyun eğmenin gayrı insani olduğu, düzenin alternatifsiz olmadığını, eşitlik-adalet-özgürlük vs nin ancak hakça bir düzen olan komünizme yürüyüşte olacağını haykırmaktadırlar.

Emperyalist merkezlerin, başta da ABD’nin bölgesel ve büyük savaş dayatmalarına karşı, krizi devrimci bir krize çevirmenin her zamankinden daha fazla olanaklı olduğunu bilmem hatırlatmak gereklimi dir? Savaş dayatmalarına karşı dünyanın tüm alanlarını devrimci bir iç savaş alanı yapmak gereklidir.

Eksik ve natamam olan önemli bir odak sorun var ki; o da öncülüktür. Komünist devrimci liderlik ve onun Enternasyonal ayakları eksiktir. Mücadele içinde her ikisi birbirini besleyerek ilerleyebilir, ilerlemelidir. Mücadele varken, mücadele kapıda iken kaçmak olamaz, kaçış yoktur. Bu durumun izahı da olamaz. Yakınma değil, eylem ve öne çıkıp fedakarca dövüşme zamanıdır. BURJUVAZİ KAVGAYA DAVET ETTİ BİZİ. DAVETLERİ KABULÜMÜZDÜR.

09.10.2011

Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:20 AM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:21 AM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:22 AM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:25 AM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

“İşgal Altındaki Wall Street” Dergisi: “Devrim Evde Başlar” - Arun Gupta



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Şu anda Wall Street’te olanlar gerçekten önemli. Mülksüzler, 10 gün boyunca küresel kapitalizmin kutsal katedralinde bölgeyi finansal derebeyleri ve onların polis ordusundan kurtardı.
Onlar; 1930’larda işçilerin gerçekleştirdiği oturma grevlerinden 1960’ların büfe oturma eylemlerine ve bugün Arap dünyasını ve Avrupa’yı saran demokratik ayaklanmalara uzanan farklı barışçı işgal eylemleri gelenekleri dahilinde, tarihi değiştirmeye dönük benzersiz bir fırsat yarattı.
Wall Street’i işgal eylemi büyürken, Tahrir Meydanı’ndaki Mısırlı’ları alkışlayan, “Hepimiz Wisconsinli’yiz” diyen, Yunanlar ve İspanyollar ile dayanışan herkesten tam desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu; işi, evi, sağlık güvencesi olmayan ve geleceksiz olduğunu düşünen herkes için bir harekettir.
Sistemimimiz her düzeyde parçalanıyor. Bugün 25 milyonu aşkın Amerikalı işsizdir. 50 milyondan fazlasının sağlık sigortası yok. Gerçekçi bir tahminle, muhtemelen 100 milyon Amerikalı yoksulluk batağına gömülü bir halde yaşıyor.Oysa politikacılar hepimize kemer sıkma politikalarını dayatmak için yarışırken, kodamanlar vergi kaçırmaya, milyar dolarları kaldırmaya devam ediyor.
Wall Street’i işgal eden insanların sayısı-ister 5 bin, ister 10 ya da 50 bin olsun- belli bir noktada iktidarı tavizler vermeye zorlayacaktır. Hiç kimse bunu ne kadar insanın başaracağını ya da durumun tam olarak nasıl değişebileceğini söyleyemez; fakat yozlaşmış politik süreci aşmak ve hedge fonlarının kazançlarına değil, insan ihtiyaçlarına dayalı bir toplum kurmak için gerçek bir potansiyel var.
Sonuç olarak bir sene önce Tunus ve Mısır halklarının kendi diktatörlerini devireceklerini kim hayal ederdi ki?
İşgal’in ana merkezi olan Özgürlük Parkı’nda 500’ü aşkın kişi, tepedeki 400 en zengin Amerikalı’nın toplumun en alt kesimindeki 180 milyon Amerikalı’dan daha fazla servet yığmasına izin veren iflas etmiş bir sistemde ne yapacaklarını tartışmak, görüşmek ve örgütlenmek amacıyla toplanıyor.
Evrenin sahipleri olan ve gerek siyasal partilerin gerek medyanın kulluk/kölellik ettiği bu adamların sahasında filizlenen bu kendi kendini örgütleyici demokrasi festivali çarpıcıdır. Protestocuları korkutmak ve kuşatmak için yüzlerce polis memuru kullanan New York Polis Departmanı bir anda herkesi tutuklayabilir ve Özgürlük Plazası’nı dakikalar içinde temizleyebilirdi. Ama yapmadılar ve aslında bu da çarpıcı bir şey.
Bunun nedeni, kamusal bir alanda gerçek demokrasi -sadece siyasal değil, aynı zamanda ekonomik bir demokrasi- talep eden barışçı bir kalabalığa saldırmanın, Arap baharıyla yıkılmadan önce adalet talep eden halklarına gaddarca zulüm yapan gevrek diktatörlerin dünyasını hatırlatacağı gerçeğidir.Ve devlet şiddeti geri tepti. Cumartesi günü öğleden sonra Özgürlük Parkı’nda başlayan yürüyüşe yapılan polis saldırısını takiben, kalabalık daha da büyüdü ve medya ilgisi arttı.
Wall Street’in işgali egemen güçlerin –ekonomik ve politik güçler, medya ve güvenlik güçleri- iflasını da açığa vurmayı başardı. Bu güçlerin insanlığa sunacak olumlu bir şeyleri yok ve Küresel Güney’i hiç düşünmediler; fakat kâr arayışları bin bir kemer sıkma tedbiriyle sefaletin giderek derinleşmesi anlamına geliyor.
Sundukları çözümler bile zalim şakalar. Bizlere “Buffet Kuralı”nın, bir kutu havyarı gözden çıkarmak için bir çatı katı takımı talep etme yoluyla ıstırabı yayacağını anlatıyorlar ve önerilen vergi artışları tam da bununla eş anlamlı. Bu esnadaysa bizler, sermayenin zalim iştahını tatmin etmek için sağlığı, gıdayı, eğitimi, konutları, işlerimizi ve belki de hayatlarımızı feda edeceğiz.
O nedenle giderek daha fazla insan Wall Street’i işgal eylemine katılıyor. Bu insanlar size haczedilmiş evlerini, işsiz ya da gelip geçici işlerin ezici çarkında öğütülerek geçen ayları, büyük miktarlara ulaşmış öğrenci borçlarını ya da doğru dürüst bir sağlık hizmeti olmaksızın yaşamaya çalıştıklarını anlatabilir. Bu, gelecek beklentileri kalmamış bütün bir Amerikalı’lar kuşağıdır; ama onlara yalnızca “Yıldızlarla Dans etmek”i ve biber gazını öneren bir sisteme inanmaları söyleniyor.
Yine de ‘narsist’, ‘duyarsız’ ve ‘ümitsiz’ olarak alay edilen bir kuşakla ilgili her bir tasvire karşı bu insanlar, hepimiz için daha iyi bir gelecek talebinde bulunuyor.
Burada büyük bir potansiyel var.Elbette Tahrir Meydanı ve Wisconsin ile bir alakası yok.Fakat isyanlarla altüst edilen Arap dünyası gibi, Amerikan iktidar sistemini de sallayacak bir isyan çekirdeği var.
Bu nedenle katılıma ihtiyacımız var. Sadece Facebook üzerinde beğenerek, Change.org’da bir dilekçe imzalayarak ya protesto fotoğraflarını yeniden tivitleyerek değil, bizzat sokağa inerek işgale ortak olmak gerekiyor.
Amerikalı’lar sokaklarda ölürken, finansal krizden ve kurtarma operasyonlarından yağmalanmış paralarla bin dolarlık şampanya şişeleri patlatan ve Bentley’lerinde direksiyon sallayan kodamanları protesto edecek binlere değil, onbinlere ihtiyaç var.
Doğruyu söylemek gerekirse, Özgürlük Plazası’ndaki manzara karman çorman ve karmaşık görünüyor. Fakat bu aynı zamanda bir olanaklar laboratuvarı ve de demokrasinin güzelliği. Politik hayatın her dört senede bir manivela çevirdiği, sosyal yaşamın tüketici ve ekonomik hayatın tutuk olduğu tek tip kültüre karşıt biçimde, Wall Street işgali, bir fikir, ifade ve sanat çoğulluğu yaratıyor.
Fakat birçok kişi işgali desteklese de, eyleme tam olarak katılmakta tereddüt ediyor ve onu eleştirmeye hemen hazırlar. Şu açık bir şey ki, güçlü bir hareket inşa etmekteki en büyük engellerimiz polis ya da sermaye değil, kendi sinikliğimiz ve ümitsizliğimizdir.
Muhtemelen onların görüşleri, protestocuları “pamdomim bir ilericilik” yapma ve “yanlış bir amaçla Wall Street’ten intikam alma” arzuları nedeniyle alaya alan New York Times makalesinin etkisi altında. Protestoculara yönelik eleştirilerin birçoğu, özetle “açık bir mesaj yokluğu” vurgusunda toplanıyor.
Peki ama bunda yanlış olan ne? Bütün yönleriyle şekillenmiş bir hareket yerden fışkırmayacak. Onun yaratılması gerekiyor. Tam olarak ne yapılması gerektiğini kim söyleyebilir ki? Bir diktatörü devirmekten söz etmiyoruz; fakat bazıları sermayenin diktatörlüğünü yıkmak istediğimizi söylüyor.
Orada karmaşık bir fikirler çokluğu var: Kurumsal bireyliğe son vermek; hisse senedi alımları ve döviz ticareti üzerine bir “Tobin vergisi” koymak; bankaları ulusallaştırmak; tıbbı toplumsallaştırmak; kamu işlerini bütünüyle fonlamak ve gerçek bir Keynezyen teşvik; emeğin örgütlenmesi üzerindeki sınırlamaların kaldırılması; haczedilmiş evlerin sosyal konutlara dönüştürülmesi için mahalli idarelere izin vermek; yeşil bir altyapı inşa etmek.
Peki ama bunların herhangi biri üzerinde kapsamlı uzlaşmaya varabilir miyiz? Eğer protestocular önceden belirlenmiş bir talepler dizisiyle alana gelseler, sadece sınırlı potansiyelleri olurdu.
Bu durumda ya –toplumsallaştırılmış tıp veya bankaları ulusallaştırmak gibi- boş vaatlerden dolayı reddedilirlerdi –ya da eğer Buffet Kuralı gibi zayıf talepler için gayret etseler, bütün çabaları iflastaki bir sistem tarafından derhal özümsenir ve böylece hareketi baltalardı.
Bu nedenle hareketin inşası ortak bir mücadele, tartışma ve radikal demokrasi ile beraber gitmek zorundadır. Bu tam da meşruluğu olan gerçek çözümleri yaratacağımız yöntemdir. Ve Wall Street’te aşağıda ortaya çıkan şey budur.
Şimdi yapılabilen bitmez tükenmez itirazlar var. Fakat eğer imkânlar üzerinde yoğunlaşır, ümitsizliğimizi, tereddütlerimizi, sinikliğimizi üzerimizden atar ve Wall Street’e eleştirel düşünce, fikirler ve dayanışma ile varırsak, dünyayı değiştirebiliriz.
Hayatınızda kaç defa tarihin gelişmesini izleme, daha iyi bir toplumun kurulmasına etkin biçimde katılma, sahici demokrasinin bir hayal değil gerçek olduğu bir yerde binlerce insanla bir araya gelme fırsatı elinize geçer ki?
Çok uzunca bir süredir zihinlerimiz korku, bölünmüşlük ve güçsüzlükle zincire vurulmuş durumda. Seçkinlerin en çok korktuğu tek şey büyük uyanıştır. O gün buradadır. Birlikte onu zaptedebiliriz.
solküre / 05.10.11
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:26 AM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

Wall Street işgali: Şu an dünyadaki en önemli şey - Naomi Klein



Kanadalı gazeteci-yazar Naomi Klein, Occupy Wall Street hareketini yerinde ziyaret ederken, burada eylemcilere kısa bir konuşma yaptı. Söz konusu konuşmanın tam metni ise çeşitli internet yaynları ile birlikte The Nation’da da yayımlandı:

Perşembe gecesi Wall Street İşgali’nde konuşmak için davet edildiğimde gururlandım. Amplifikasyon (Utanç verici bir şekilde) yasaklandığından beri ve söylediğim her söz, diğerleri de duyabilsin diye yüzlerce insan tarafından tekrarlanmak zorunda kalacağı için (“beşeri mikrofon” olarak da bilinir), Liberty Plaza’da söylediklerim çok kısa olmak zaruretinde olacak. Bnu da aklımda bulundurarak, işte konuşmamın uzun ve kesilmemiş versiyonu:

Sizi seviyorum.

Bunu, - açıkcası beşeri mikronun ekstra bir özelliği olmasına rağmen- yalnızca siz yüzlerce insan geri “biz de seni seviyoruz” diye haykırasınız diye söylemedim. Başkalarına söylenileni, size söyletmenizin tek yolu daha da yüksek ses.

Dün işçi mitinginde konuşmacılardan biri şöyle söyledi: “Birbirimizi bulduk”. Burada yaratılan güzelliği bu ifade yakalamıştır. Birbirlerini bulabilecekleri daha iyi bir dünya isteyen tüm insanlar için (hiçbir alanın kapsayamayacağı büyüklükte bir fikir olmanın yanı sıra)sonsuz genişlikte bir alan. Çok minnettarız.

Bildiğim bir şey varsa, bu da yüzde 1’in kriz sevdiğidir. İnsanlar paniklemiş, umutsuz ve kimse ne yapacağını bilmezken, şirket destekçisi politikalarının istek listesini kabul ettirmek için ideal zamandır; eğitim ve sosyal güvenliği özelleştirmek, kamu hizmetlerini kesmek, şirketlerin iktidarı üzerindeki son kısıtlamalardan kurtulmak. Ekonomik krizin ortasında, dünyada bunlar gerçekleşiyor.

Ve bu taktiği engelleyebilecek tek bir şey var ve neyse ki bu çok büyük bir şey: yüzde 99. Bu yüzde 99 Madison’dan Madrid’e; “Hayır. Krizinizin faturasını biz ödemeyeceğiz” demek için sokaklara dökülüyorlar.

Bu slogan 2008’de İtalya’da başladı. Yunanistan’a, Fransa’ya, İrlanda’ya sıçradı ve nihayet bu uzun yol krizin başladığı yere ulaştı.
Şaşkın uzmanlar TV’lerde “neyi protesto ediyorlar?” diye soruyorlar. Bu arada, dünyanın geri kalanı da: “Neden bu kadar zamanınızı aldı? Ne zaman ortaya çıkacağınızı merak ediyorduk.” Ve bilhassa: “Hoş geldiniz” diyor.

Bir çok kişi Wall Street İşgali ve 1999’da dünya gündemine oturan Seattle’daki küreselleşme karşıtı diye tabir edilen protestolar arasında benzerlikler kuruyorlar. Bu hareket, şirket iktidarını hedef alan, küresel, gençlik önderliğinde ve merkezsizleştirilmiş son hareketti. Ve ben, “hareketlerin hareketi” dediğimiz bu hareketin bir parçası olmakla gurur duyuyorum.

Fakat önemli farklılıklar da mevcut. Örneğin, biz zirveleri hedef olarak seçtik: Dünya Ticaret Örgütü, IMF, G8. Zirveler, doğaları gereği geçicidir, bir hafta sürer. Bu bizi de geçici kıldı. Göründük, dünyadaki haber başlıklarını kapladık ve sonra ortadan kaybolduk. 11 Eylül saldırılarının ardından yükselen vatanseverlik ve militarizm çılgınlığı içinde, bizi tamamen süpürmek kolaydı, en azından Kuzey Amerika’da.

Wall Street İşgali, öte yandan, sabit bir hedef seçti. Buradaki varlığınıza herhangi bir bitiş tarihi koymadınız. Akıllıca. Kımıldamazsan köklerin büyür. Bu çok önemli. Bir bilgi çağı gerçeğidir ki; birçok hareket güzel çiçekler gibi birden ortaya çıkıp, kısa sürede solar. Kökleri olmadığı içindir. Ve kendilerini nasıl devam ettirecekleri konusunda uzun vadeli planları yoktur. Güçlü fırtınalar geldiğinde, sürüklenip giderler.

Yatay ve derinlemesine demokratik olmak harika. Fakat bu ilkeler, yapının inşasındaki sıkı çalışma ve krizleri atlatmaya fazlasıyla yetecek güçteki kurumlarla uyumludur. Bunun gerçekleşeceğine dair çok büyük bir inancım var.

Bu hareketin doğru yaptığı başka bir şey de: Kendinize şiddetten kaçınma sözü verdiniz. Medyaya delicesine arzu ettiği kırılmış camlar ve sokak savaşları görüntüleri vermeyi reddediyorsunuz. Ve bu muazzam disiplin, tekrar ve tekrar, hikayenin utanç verici olmadığı ve polis şiddetini provoke etmediği anlamına geliyor. Daha dün gece buna tanıklık ettik. Bu arada, bu harekete olan destek giderek büyüyor. Daha akıllıca.

Fakat geride kalan on yılın yarattığı en büyük farklılık, 1999’da, çılgınca bir ekonomik patlamanın zirvesinde olan kapitalizmle savaşıyorduk. İşsizlik düşüktü ve hisse senedi portföyleri şişirilmişti. Medya kolay para sarhoşuydu. O günlerde hareket, kapitalizmin şaha kalkmasıyla alakalıydı, durma noktasına gelmesiyle değil.

Çılgınlığın ardında, kursalsızlaştırmanın bir bedeli olduğu vurgusunu yaptık. Çalışma standartlarına zarar veriyordu. Çevre standartlarına zarar veriyordu. Şirketler hükümetlerden daha güçlü hale gelmekteydi ve bu demokrasilerimize zarar veriyordu. Fakat size karşı dürüst olmam gerekirse, iyi zamanlar geçip giderken, açgözlülüğe dayalı bir ekonomik sistemi kabul etmek, en azından zengin ülkelerde sağlam bir kazıktı.

On yıl sonra, hiç zengin ülke olmayacakmış gibi görünüyor. Sadece bir sürü zengin insan var. Zenginleşen insanlar da, dünya çapında kamu varlıklarını ve doğal kaynakları yağmalayanlar.

Asıl husus, bugün herkesin sistemin temelinden adaletsiz olduğunu ve kontrolden çıktığını görebilmesi. Dizginlenemeyen açgözlülük, küresel ekonomiyi çöpe çevirdi. Ve bu, aynı zamanda doğal dünyayı da çöpe çevirmekte. Okyanuslarımızda aşırı avlanıyoruz, derin deniz sondajı ve dipte açtığımız çatlaklarla suyumuzu kirletiyoruz, Alberta katran kumları gibi gezegendeki en kirli enerji formlarına yöneliyoruz. Ve atmosfer kendisine yüklediğimiz karbon miktarını absorbe edemeyerek tehlikeli seviyelerde ısı üretiyor. Yeni normal, seri afetler: ekonomik ve ekolojik.

Bunlar yüzeydeki gerçekler. Bu o kadar bariz ve açık ki; toplumla iletişim kurmak ve hareketi çabucak inşa etmek 1999’dakinden çok daha kolay.

Hepimiz dünyanın tepe taklak olduğunu biliyoruz ya da en azından hissediyoruz: Aslında fosil yakıt ve bunun emisyonunu absorbe edecek atmosferik boşluğun bir sonu olmasına rağmen, sonsuzmuş gibi davranıyoruz. Ve ihtiyaç duyduğumuz toplumu yaratmak için finansal kaynakların son derece bol olmasına karşılık, katı ve değişmez sınırları varmış gibi davranıyoruz.

Zamanımızın görevi, bu sahte kıtlığa meydan okumak için, bunu tersine çevirmek; saygın, etraflı bir toplum yaratmaya gücümüzün yettiği konusunda ısrarcı olmak, aynı zamanda, dünyanın bize sunabileceği gerçek sınırlarına saygı duymaktır.

İklim değişikliği, bunu sonuna kadar yapmak zorunda olduğumuz anlamına gelir. Bu sefer hareketimizin dikkati dağıtılamaz, bölünemez, olaylarla yakılıp yıkılıp süpürülüp ortadan kaldırılamaz. Ve ben, önemli olsa da, bankaları düzene sokmaktan ve zenginlere yönelik vergilerin artırılmasından bahsetmiyorum.

Toplumumuza hükmeden temel değerleri değiştirmekten bahsediyorum. Bunun tek bir medya-dostu talebe sığdırılması ve nasıl halledileceğini hesaplamak zordur. Ama zor olduğu için daha az acil değildir.

Bu meydanda cereyan ettiğini gördüğüm şey bu. Birbirinizi beslemeniz, birbirinizi sıcak tutmanız, özgürce bilgi paylaşımında bulunmanız, sağlık hizmeti sunmanız, meditasyon dersleri ve güçlendirme eğitimleri vermeniz gibi. Favori işaretim burada, “sizi önemsiyorum” diyor. Bu, birbirlerine gözlerini dikip bakmalarından kaçınmaları, “bırakın ölsünler” demeleri hususunda halkı eğiten bir kültürde, derinden radikal bir ifadedir.

Son birkaç düşünce. Bu harikulade mücadelede, önemli olmayan bazı şeyler var.

- Giydiklerimiz

- Yumruklarımızı sallamamız ya da barış işareti yapmamız

- Daha iyi bir dünya hayarllerimizi medyanın küçük haberlerine sığdırı sığdıramadığımız

Ve şimdi de önemli bazı şeyler:

- Cesaretimiz

- Ahlaki pusulamız

- Birbirimize nasıl davrandığımız.

Gezegendeki en büyük ekonomik ve politik güçlere karşı kavga başlattık. Bu korkutucu. Ve bu hareket güçlenmeye devam ettikçe, daha da korkutucu hale gelecek. Daha küçük hedeflere doğru yön değiştirmek için cezbedici bir şeyler olacağının her zaman farkında olun –mesela bu mitingte yanınızda oturan kişi gibi. Ne de olsa bu, kazanması daha kolay olan bir mücadele.

Şeytana uymayın. Boktan bir durumdayken birbirinizi çağırmayın demiyorum. Ancak bu kez, birbirinize yıllar sürecek bir mücadelede yan yana çalışmayı planlıyormuşuz gibi davranın. Çünkü önümüzdeki görev bundan aşka bir şey gerektirmeyecek.

Bu hareketi dünyanın en önemli şeyiymiş sayın. Çünkü öyle. Gerçekten öyle.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] adresinde yayımanan metinden çevrilmiştir.

Gerçeğin Günlüğü / 08.10.11
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:28 AM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

Dünya’dan öğrenmek – Eric Ribellarsi ve Jim Weill



Winters Has Its End'de muhabirlik yapan Eric Ribellarsi ve Jim Weill'in aşağıdaki makalesi, Wall Street işgalcilerinin çıkarttığı bir yayın olan "Occupied Wall Street"in ön sayfasında yayınlandı
Bu yaz tam da sokak mücadelesinin dalgaları Atina’yı döverken Yunanistan’a vardık. Dört gün boyunca polis, başkentin Sintigma Meydanı’nı işgal eden halkın üzerine göz yaşartıcı gaz yağdırdı.
Parlamentonun tam girişinde polisin müdahalesiyle dağılan kalabalık bir reform yapacak; bir anda altgeçitler yaralananlar için tedavi merkezlerine çevrilecekti.
Dünya ölçeğinde gelişmekte olan bir isyan ve direniş hareketi var. Tunus ve Mısır’da başlayan hareket iktidarları salladı, yıktı ve ardından Yunanistan’a, İspanya’ya, İngiltere’ye ve şimdi de New York City’ye ve ABD geneline sıçradı.
Yunanistan’da bir kuşak uyanıyor. Kendilerine”öfkeliler” diyorlar. Eski politika tarzını ve siyasal partileri reddediyor, küresel bankalar ve Avrupa Birliği tarafından dayatılan kesintileri ve kemer sıkma politikalarını kabullenmiyorlar. Kararlı, kızgın ve haklılar.
Yunanistan’da karşılarına çeşitli zorluklar çıktı. Örneğin sağcı ultra-milliyetçiler harekete sızmaya çalıştı. Polis onlara saldırdı. Bazı yorgun sol partiler, hareketin seçimler ve küçük reformlarda odaklanmadığını söyleyerek onu suçlama yoluna gitti.
Bugünlerde ‘helikopter’ Yunanlar arasında popüler bir sembol: İnsanlar hükümetin görevi bırakmasını, istifa ederek sürgüne uçmasını istiyor. Ya da sadece defolup gitmesini.
Peki ya burada neden olmasın? Eğer Mısır halkı Mübarek’i bitirdiyse, bankalara hizmet veren ve bize gaddarca davranan Amerikan politikacılarını biz neden bitiremeyelim?
Bankalar küresel kurumlardır. Kötü çalışma koşullarını ve kesintileri küreselleştirdiler. Şimdi biz ise isyanı küreselleştiriyoruz.
Yunan meydanlarındaki harekette aktif olarak yer alan genç bir kadın bize şunları söyledi:
“Üç sene önce 15 yaşındaki Alexandros Grigoropoulos’un polis tarafından öldürüldüğü ana kadar politikayla doğrudan bir alakam yoktu. Onun öldürülmesinden tam bir saat sonra her yerde isyanlar başladı-Eğer birazcık gençseniz, bu isyanlara katılmadan duramazdınız.”
“Bu cinayet sistemin baskısı altındaki insanlar için sadece bir başlangıçtı. 1980’lerin ardından fabrikalar bir bir kapanıyordu ve Yunan gençliği hiçbir şeye sahip olmadığını keşfetti. 2008’de ise işsizlik kritik bir noktaya ulaştı.”
Kriz, işsizlik, kesintiler ve polis cinayetleri. Burada, yani Amerika’da da karşı karşıya olduğumuz şeyler bunlar değil mi? Yunanistan’da bize sürekli şu sorular soruldu: “ABD’de neler oluyor? Siz de bize katılacak mısınız? Ne yapıyorsunuz?”
İşte şimdi cevap veriyoruz: “Biz de burada harekete geçiyoruz. Öğreniyoruz. İletişim kuruyoruz.”
Bankaların, politikacıların ve polisin dayattığı bir dünyayı benimsemek zorunda değiliz. Biz, geleceğin takendisiyiz.
Mısır, Suriye, Tunus, İspanya ve İngiltere’den gelen mesaj basittir: Sen de katıl! İsyan et! Onlara vereceğimiz cevabın “evet” olması gerekiyor. Ve bu karşılıklı bir “evet” olmak zorunda.
Sol Küre / 08.10.11
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2011, 03:40 AM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

DÜNYA İŞÇİ SINIFI VE EMEKÇİLERİ SOSYALİZME DOĞRU YÜRÜYOR

Tüm dünyada işçi sınıfı ve emekçilerin direnişi gün geçtikçe daha çok büyümekte , çığ misali büyüdükçe katlanarak ilerlemektedir.Avrupa’nın değişik ülkelerinden Asya’nın en ücra ülkesine kadar, Afrika’dan Latin Amerika ve Kuzey Amerika’ya kadar bir çok ülkede işçi sınıfı ve emekçilerin grev,direniş ve krizin faturasını üstlenmeme, düzene karşı koyma mücadeleleri sürmektedir. Her geçen gün bu direniş ve mücadelelere bir yenisi eklenmektedir.
Dünya işçi sınıfı , artık eskisi gibi yaşamak istememektedir. Kendisine dayatılan, “benim verdiğimle yetineceksin” diyen egemenlere karşı kafalarını kaldırmaya başladılar. Pakistan’dan Filipin’lere, Bahamalar’dan Belçika – Fransa’ya ,Vietnam’dan Kenya’ya, Bangladeş’ten İtalya’ya işçi sınıfı ve emekçiler hakları için direniştedirler şimdilerde.
Güncel ekonomik-demokratik haklar uğruna girişilen bu direniş ve mücadeleler; en nihayetinde genel olarak siyasal liderlikten, komünist devrimci bir önderlikten yoksundur. Hemen hemen dünyanın bir çok ülkesinde emperyalist kapitalizmin en büyük avantajı ; ister dünya bunalımı dolayısıyla olsun, gerekse de normalde olsun sınıfsal mücadelenin bu boyutunun eksikliğindedir.
Zira Güney Amerika’da gittikçe egemen olan özde sosyal demokrat olan, Latin solculuğu diye isimlendirebileceğimiz iktidarlara karşı bile her an saldırıda bulunan, darbeler ve değişik araçlarla sürekli bir biçimde tacizkar olan ABD emperyalizmi başta olmak üzere;diğer emperyalist merkezlerin direnç odaklarının ya da yerel-lokal direnişlerin büyüyüp,birleşip tek bir Enternasyonal merkezden idare edilip gerçekten sosyalizme evrilmesinden oldukça fazla korkmaktadır. Emperyalist kapitalizmin en büyük korkusu budur ve hiç te haksız sayılmaz korkusundan. Zira bu yerel-lokal sınıf hareketleri,direnişleri ve mücadeleleri zaman içinde kendi liderliklerini yaratacak ya da onun dışında yürüyen komünist devrimci hareketlerle birleşecek ve giderek ekonomik-sendikal-demokratik mücadelesi ; siyasal iktidar merkezli sosyalizm mücadelesine varacaktır.
Bu elbette kendiliğinden bir atılım süreci ile olmayacaktır. Bu elbette sınıf bilincini ön koşul sayan bir mücadele basamağı ile olacaktır. Burada da sınıfın kendiliğinden mücadelesi ile birleşen ve onu ileri sınıf bilincine-siyasal aktörlüğe sıçratan bir atılıma ihtiyaç vardır.
Yani özcesi eksik olan , sınıfa liderlik edecek yapıların, komünist devrimci örgütlerin oluşturulması ve onların sınıfla ilintilerinin kurulmasıdır. Dünya proletaryasının birleşik iktidar organı olan Enternasyonal bir Komünist devrimci merkez ya da sinir organının oluşturulması da yine en önemli sorunlardan birisidir.
Bu ikili süreç yani bir yandan yerel-lokal komünist devrimci partiler ile Enternasyonal komünist devrimci bir sinir organının oluşturulması iç içedir. Bu ikili süreci birbirinden ayırmadan ilerlemek lazımdır.
Doğanın diyalektiği gereği, hiçbir şey boşluk tanımamaktadır.Emperyalist kapitalizmin krizi ve sonuçları ile birlikte sınıf mücadelesi, bir ileri aşamaya sıçratılmaz ise; kapitalizm nitekim kendi içinde çözümlerini bulacaktır. Yine olduğu gibi proletarya ve emekçiler , eskisi gibi ve belki de eskisinden daha ağır şartlarda yaşamak, çalışmak zorunda kalacaklardır. Doğanın yasasıdır bu durum.
Emperyalist kapitalist merkezlerin çatışma ve çelişkileri açıktan, su üstünden yürümese de ; henüz birbirlerine açıkça rest çekmeseler de- ki son olarak Rus emperyalizminin sözcüleri Obama üzerinden ABD emperyalizmine saldırı amacını taşıyan sözler etmişlerdir- giderek çelişkiler,çıkarlar sonucu açık çatışmalara doğru gidecektir. Henüz sömürge ve bağımlı ülkeler ve bölgeler üzerinden yürüyen çıkar ve egemenlik amaçlı çatışmaların açık biçimlere kavuşması hiçte uzak bir geleceğin ürünü değildir ve olamaz da.
Dünya proletaryasının bu çatışma da tarafsız olması olanaksızdır. Zaten tarafsızlık demek egemen olana taraf olmak demektir diğer yandan. Dünya proletaryası elbette olması gereken tarafta, nihai kurtuluşunun tarafında, insanlığın kurtuluşunun tarafında olmak durumundadır.
Halkların birbirine düşürülmek isteneceği, bölgesel çatışma ve çelişkilerin genele sıçratılması ve de diğer yandan kalıcılaştırılması riskine karşı devrimci proletarya uyanık olmak, kendi yolundan yürümek zorundadır. Devrimci Proletarya , kendi öncüsü ile buluşması ile birlikte emperyalist kapitalizmin mezarının kazınması işleminin en üst aşamasına geçilecektir demektir bu durum.
Dünya işçi sınıfının ve emekçilerinin kendiliğinden ekonomik-demokratik hakları için direnişleri katlanarak büyüyecektir. Bu durum;Kapitalizmin krizleri, döngüsel olarak sınıfa karşı saldırılarıyla birlikte daha da keskinleşecek bir süreçtir. Sosyalizme doğru yürümesi kaçınılmazdır bu sürecin sonucunun.
Sorunun temel ve ana ekseni şurasıdır: Dünya işçi sınıfı ile emekçilerinin liderlik sorunu vardır. Komünist devrimci örgüt ve partiler ile bunların dünya ölçeğinde üst örgütleri olan Enternasyonalleri. Bu sorun dünya proleterlerinin kritik,can alıcı,temel sorunudur. Tek tek komünistlerden , kıyıda kenarda kendisiyle hesaplaşan tüm örgütlere PROLETARYA şöyle demektedir: “ HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA SOSYALİZME YAKINIM. BAK BEN SOKAKLARDA EKONOMİK-DEMOKRATİK HAKLARIM İÇİN DİRENMEKTE VE MÜCADELE ETMEKTEYİM.GÜN GEÇTİKÇE DİRENCİM,MÜCADELE KARARLILIĞIM ARTMAKTADIR. BENİ YÖNETENLERE KARŞI GÜN GEÇTİKÇE DAHA FAZLA NEFRET,ÖFKE DUYMAKTAYIM.VE BENİ YÖNETENLERİ TÜMÜYLE BİTİRMEK,YOK ETMEK İSTİYORUM.ZİRA EDİNDİĞİM DENEYİMLER DİYOR Kİ, YAŞADIKLARIMIN NEDENİ DÜZENİN KENDİSİDİR. DÜZEN YOK OLAMDAN BEN KURTULAMAYACAĞIM.AMA YOL,YÖNTEM,YORDAM,YAPILMASI GEREKENLER İEL NELERİN HEDEFLENMESİ GEREKTİĞİNİ BİLMİYORUM.BEN BURADAYIM AMA SEN NERELERDESİN ?”
İşte Proletarya böyle çığlık atmakta ve sesine ses katan bir liderliği özlemekte ve beklemektedir. Sıra liderlik iddiasında olan komünist devrimcilerdedir.Haydi göreve,haydi mücadeleye, haydi komünist devrimci liderliği yaratıp onun üst sinir merkezini yaratmaya.

21.09.2009

Mahmut Halil CAN ( Sendiren)



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-11-2011, 02:48 AM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

Eylem New York'ta Başladı Dünyaya Yayılıyor

ABD'de 17 Eylül'de global ekonomik sistemi protesto etmek amacıyla başlayan "işgal eylemleri", tüm dünyaya yayılıyor. "Occupy Together" (Birlikte İşgal Et) adı altında organize olan eylemciler, 15 Ekim'de İstanbul da dahil dünyanın birçok farklı finans merkezinde toplanmayı amaçlıyor.
New york - BİA Haber Merkezi
10 Ekim 2011, Pazartesi


Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) üç hafta önce başlayan "Wall Street'i İşgal Et" protestoları hem ABD genelinde yayılıyor hem de artık ABD dışındaki ülkelere de sıçrıyor.
ABD'de New York'tan Washington D.C.'te; San Diego'dan İndianapolis'e kadar birçok farklı şehirde devam eden ve Yüzde 99 Hareketi olarak da anılan protestoların; 15 Ekim'de aralarında Kanada, İngiltere, İsveç, Avustralya, ve Brezilya'nın da yer aldığı birçok farklı ülkede yapılması bekleniyor.
Facebook ve twitter vasıtasıyla organize olan eylemciler, küresel ekonomik sistemi protesto etmek amacıyla bir araya geliyor. 17 Eylül'den beri Wall Street'i işgal edenlerle aynı amacı güttüklerini belirten ve dünya çapında ses getirmek isteyen eylemciler, yukarıda adı geçen ülkelerin genellikle finans merkezlerinde toplanacaklar. Eylemciler açıklamalarında Arap Baharı'nın üzerlerindeki etkiye de özellikle değiniyor.
Kanada'da bu cumartesi (15 Ekim) başlaması öngörülen protestoların Toronto, Vancouver, Calgary, Victoria, Ottava, Montreal, Nova Scotia ve Newfoundland'de gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Vancouver Sanat Galerisi'ni "süresiz olarak" işgal etmeyi planlayan protestocuların işgale, (ısıtmalı uyku tulumundan çadıra kadar birçok kamp eşyası ile birlikte) tedarikli gelmeleri çağrısı yapıldı.
İstanbul'da yedi eylemci


Wall Street eylemcilerine destek olmak için kurulan Occupy Together (Birlikte İşgal Et) Facebook grubunun 10 Ekim pazartesi itibariyle 86 bin 696 üyesi var ve 65 bin 897 kişi Facebook'ta grup hakkında konuşuyor.
Occupy Together'in internet sitesine göre şu anda içinde Şikago'dan Londra'ya; Berlin'den Sidney'e kadar dünyanın farklı ülkelerindeki 1273 şehrin yer aldığı 1315 "işgal bölgesi" var. Türkiye'dense yalnızca İstanbul bu bölgeler arasında. İstanbul'da beş gün sonra, 15 Ekim'de gerçekleştirilmesi planlanan eyleme şu an için yalnızca "yedi işgalci" katılmak istiyor. Dünya genelinde ise toplam 7 bin 347 kişi eylemlere destek veriyor.
Occupy Together'ın Facebook grubuna göre ise dünyada şu anda 101 aktif olarak devam eden 1256 tane de "planlanmakta olan" işgal yer alıyor.
Polisin, Wall Street'te hala devam eden eylemler sırasında 400'ü aşkın kişiyi gözaltına aldığı tahmin ediliyor. (IK/HK)
Ayrıntılı bilgi için:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-11-2011, 03:04 AM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Amerikan işçi sınıfı emperyalizmin merkezini dövmeye başladı

Dünya nasıl değişir? - Aslı Aydıntaşbaş




Raven, Eric ve ‘Aşkı Yay’ posteri yapan uzun saçlı çocuk, Zanotti Parkı’nda başlayan Wall Street’e isyanın ‘devrim’ olduğunu söylüyor. Sendikacılar da Wall Street eylemine destek veriyor (üstte)

Manhattan’da Wall Street İşgalcileri adı verilen göstericilerleydim. İşgalcilerin ‘Bu düzen devam etmez’, ‘Zenginler zenginleşiyor, fakirler fakirleşiyor. Eşitlik istiyoruz’ gibi popülist ancak fazlaca naif söylemleri var.

Fakat gönüllüler ve internet üzerinden başlayan hareket, Amerika’nın her köşesinde çığ gibi büyüyor. Wall Street İşgalcileri’nin organizasyon modelleri ise neredeyse mükemmel...


Aslında devrim yerine saçlarımı yaptırmam lazım. Kız kardeşim Defne’nin evlilik töreni için birkaç günlüğüne New York’dayım ve her düğün dernek öncesinde yaşanan o telaşlı koşuşturmadan birkaç saatliğine uzaklaşıp Manhattan’ın güney ucundaki ‘isyancıları’ görmeye geliyorum.
Aslında, 17 Eylül’de başlayan Wall Street İşgalcileri hareketi, ilk günlerde medya tarafından bankalara ve dev şirketlere kafayı takmış birkaç işssiz-güçsüz, sol aktivist ve marjinal tipin eylemi olarak yansıtıldı. Ama paranın kalbi Wall Street’in hemen karşısında bir parkta başlayan geceli gündüzlü işgal eylemi, kısa zamanda çığ gibi büyüdü. Paçasını bir türlü 2008 ekonomik krizinden kurtaramayan Amerikan toplumunda Wall Street ve genel anlamda kapitalizmin aksaklıklarına yönelik öfke, her geçen gün daha da popüler hale geliyor. Bu yüzden de İnternet üzerinden bir araya gelen genç yaşlı, emekli, işssiz, farklı kesimlerden gelen eylemciler, bir anda Arap Baharı’nı bile sollayarak dünya gündeminde yerini aldı.
İşgalin ana üssü Manhattan’ın güney ucundaki Zanotti Parkı’na yaklaştığımda, ilk görüntü, sokak protestosundan ziyade bir panayır yerini andırıyor. Sabahın erken saatleri olmasına karşın park tıklım tıklım ve her üç kişiden birinde ya fotoğraf kamerası ya da lap top var.
Parkın girişinde elleri neredeyse omuzlarından çıkan bir cüce, su damacanasını davul yapmış hünerli el hareketleriyle müzik yapıyor. Arkasında orta yaşlı bir adam, diş fırçalıyor, biraz ilerde mor saçlı burnu hızmalı kız, uyku tulumundan başını çıkarmış minik köpeğiyle konuşuyor.
Gece kullanılan uyku tulumları kenara kaldırılmış, öbek öbek oturan isyancılar ya kahvaltı ediyor ya da her tarafı saran televizyon kameralarından birine röportaj veriyor.

‘AMERİKAN RÜYASI’
Yere uzanmış poster yapan bir genç ve yanıbaşında kahve yudumlayan uzun siyah saçlı siyah pardösülü dev adama yaklaşıyorum. ‘Merhaba. Ben Türk basınındanım....’ Görüştüğüm herkes, medyanın ilgi odağı olmaktan son derece memnun, hemen anlatmaya başlıyor. Neredeyse hep de aynı sloganlarla.
36 yaşında Chicago’lu Raven ‘Sisteme başkaldırmak için buradayız. Ülkemizi şirketlerden geri almak istiyoruz. Ve evet, bu tabii ki bir devrim’ diyor. 2008’den beri işsiz ve her ay işten atıldığı Walmart dışında Target, Sears gibi yaşadığı yerdeki bütün dev alışmeriş merkezlerinde iş başvurusu yapıyormuş.
‘Hakça dağılım, eşit ücret istiyoruz. Onurumuzu isyiyoruz. Amerikan rüyasını, anayasada söz verilen mutluluk hakkını istiyoruz. Ama insanlar arasında bu kadar eşitsizlik varken nasıl mutlu olabiliriz.’

‘ORTA SINIF KALMADI’
Etrafa bakıp biraz provokatif olmaya karar veriyorum: ‘Burada orta sınıftan kimse yok. Başarılı olmanız için orta sınıf desteği lazım.’ Maryland’den yuvarlak gözlüklü ve daha sonra 2008’de işini kaybettikten sonra mortgage’ını ödeyemediği için evini de kaybettiğini anlatan Erin cevap veriyor: ‘Artık orta sınıf yok ki. Üst ve alt sınıflar var. Ve aşağıdaki herkes üst sınıfı zengin etmek için çalışıyor. Üstelik...’ diye devam ediyor ‘Her hareket ufak başlar. İngilizlere karşı ulusal mücadelemiz de marjinal bir hareket sayılmıştı.’
Parkta toplananların çoğu işsiz, hepsi sol eğilimli. Hepsi New York dışından gelmiş Manhattan’a. Aslında bu hareket, bir anlamda Amerikan solunun muhafazakar sağda başlayan Çay Partisi’ne cevabı. Göstericiler arasında siyasi bir bağ yok. İnternet üzerinden organize oluyorlar. Ortak noktaları ise, sistem öfke.
Wall Street İşgal hareketine yönelik artan ilgi, yavaş yavaş ana akım siyasete de sirayet etmeye başladı. Geçenlerde Brooklyn köprüsünü işgal eden 700 gösterici gözaltına alındı. Gözaltılar birkaç saat sürse de harekete bütün Amerika çapında ün kazandırmaya yetti. Şimdi başka şehirlerde de örgütleniyorlar.
Göstericilerin ‘Sistem adama istediğini yaptırmıyor ki’ gibisinden ifadelerle her şeye rağmen hala sempatiyle baktığı Barack Obama bile, haftasonu onlara selam yolladı.

MÜZİK BERBAT AMA...
Bir köşede ‘Top Soil’ isimli müzik grubu, spontane bir konsere ve albümlerini dağıtmaya başlıyor. Parktaki her şey gibi albüm de bedava ama müzik ‘berbat ötesi’. ‘Protesto Şarkıları’nın sözleri, kalabalıkta duyduklarımdan çok farklı değil: İşsizlik, şirketlerin hırsı, Bush dönemine nefret, savaş karşıtlığı...
Amerika’da herhangi bir mal, ürün, düşünce ya da akımın başarılı olması için, nüfusun ezici çoğunluğunu oluşturan ‘orta sınıf’ı ikna etmesi lazım. Henüz Wall Street İşgal hareketi, Amerikan orta sınıfını ikna edecek ölçüde ılımlı, merkez akım değil. Ama yine de büyüyeceğine şüphe yok. Söylemdeki naifliği, hedeflerin karışıklığı ve konuştuğum göstericilerin, biraz da medyanın verdiği sarhoşlukla, sanki bütün dünyayı değiştirecekmiş gibi havalarda olmalarını bir kenara bırakırsanız, bu hareketin bir yerlerde bir damar yakaladığına şüphe yok.
Belki de siyasi mesajlarından ziyade işgal hareketinin en etkileyici yanı, gençlerin ve gönüllülerin oluşturduğu organizasyonun mükemmelliği. Hareketin motoru, yavaş yavaş şekillenmekte olan komiteler. Aslında komiteler tüm gönüllülere açık. Birkaç toplantıya ben de girip kulak kabartıyorum. Komiteler eşitlikçi, içerde hararetli tartışmalar var; ama yanı zamanda müthiş bir disiplinle saat gibi işliyorlar.
Dünyanın herhangi bir köşesinde protestoya, isyana soyunmuşsanız, önce şu Wall Street olayını bir inceleyin derim. Parkın çeşitli yerlerinde kurulmuş masalar var. ‘Medya’ masasından o günkü toplantılar, sembolik Wall Street yürüyüşünün saati, Twiter ve İnternet kontak bilgileri, bloglar, o gün destek için gelecek akademisyenlerin saatleri var. Biraz ilerde gönüllü hemşire ve doktorlardan oluşan ‘Medikal’ masa var. Yardımlar ve gönüllüler için bir başka masa.
En ilgimi çeken ‘Hukuki Yardım’ masası. ABD’de gösteri ve protesto hakkı oldukça geniş. Ancak, yine de geçen gün eylemciler Brooklyn köprüsünü kapatınca, 700 kişi 4 saat boyunca gözaltına alındı. Hukuki yardım masasında bedava avukat hizmeti, tutuklanırsanız ne yapacağınıza dair broşürler ve gösteriler ötesinde sivil itaatsizlik yapmak isteyenler için düzenlenen ‘workshop’lar mevcut. Yandaki bir masada ise bütün bunların İspanyolcası var.

BİR TORBA ELMA
Zanotti Parkı’nın tam ortası ise, mutfak. Kentin her köşesinden gelen yardımlar sayesinde sıcak çay, kahve, kasa kasa su, çorba, ekmek sürekli mevcut. Ama menü bununla da bitmiyor. Gelen geçen herkese açık mutfakta kekler, pizzalar, meyve, sıcak sebze yemekleri ve aklına gelebilecek her türlü atıştırmalık var.
Mutfak komitesi, toplantı halindeyken sessizce gelip mutfak yetkililerine çantasından çıkardığı iki kalıp ev yapımı kek ve bir torba dolusu elmayı veren orta yaşlı kadın gözüme çarpıyor. Yanaşıyorum ve sohbete başlıyoruz.
53 yaşındaki Margo, ‘Aman soyadımı yazma’ diyor. Manhattan’da oturan bir tarihçi. ‘Bu çocukların yapmaya çalıştığı çok önemli’ diye söze başlıyor. ‘Daha henüz nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Ama bir şeyler yapmaları gerektiğinin farkındalar. Zamanla yollarını bulacaklar’ diyor. Zamanla, Margo’nun dediği gibi, belki zamanla....
Milliyet / 10.10.11
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
amerikan, başladı, dövmeye, emperyalizmin, işçi, merkezini, sınıfı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye Işçi Sınıfı Tarihi Mahmut Halil CAN TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ 0 06-28-2009 06:32 PM
işçi sınıfı-1 Mahmut Halil CAN Siyasal kavramlar ve politika tarzı 0 06-28-2009 05:04 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:22 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,