![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
ANADOLU İŞÇİ SINIFI HAKLARI İÇİN HER ALANDA EYLEMDE
Anadolu işçi sınıfı, artık başını kaldırıp ileriye doğru bakmaya başlamıştır. Bir yandan ekonomik-siyasal-sosyal-kültürel bakımdan kölelik dayatılmasına maruz bırakılan işçi sınıfı diğer yandan Faşist-gerici-şovenist-ırkçı cendere altında sıkılmaya çalışılırken dört bir koldan, düzeni ve onun dayattığı yaşamı reddetmeye devam ediyor. Gittikçe sertleşen çatışmaların göbeğinde buluyor kendisini günbegün. Çatışmadan ve direnmeden kazanılamayacağını öğreniyor. Bir yandan 25 Kasım grevi sonrası işten el çektirilen arkadaşları için her türlü baskı- tehdit ve polis terörüne rağmen destek-dayanışma grevinin sürdürüyor Demiryolu emekçileri. Faşist devletin bürokrasisi ve onun paralı itleri polis terörüyle gözaltılar, biber gazlı saldırılar, coplu saldırılara karşı geri adım atmadan direnmeyi sürdürüyorlar. Tekel işçilerinin Ankara çıkarması faşist devlet terörünün en üst düzeyde saldırı ve imha politikasına rağmen; kararlı ve inatçı bir biçimde sürmektedir. Faşist devletin ve onun siyasal temsilcilerinin işçi sınıfının bölen ve parçalayan 4’lü yasalarına karşı AKP nezdinde cisimleşen tepki, bütün olarak düzene de yönelmektedir. Ankara polisinin her türlü baskı-şiddetine rağmen, süren direnişin Ankara sokaklarını oldukça ısıttığı ve sarstığı söylenebilir. İstanbul Belediyesinde İtfaiyede çalışan işçilerin taşeron değiştirme nedeniyle işsiz kalma olasılıklarına karşı başlattıkları eylem de inatçıca sürmektedir. Sendikal hakları ile iş güvenceleri için direnen işçilerin yine karşılaştıkları faşist devlet teröründen başka bir şey olmamaktadır. Yine birçok bölge ve alanda yerel direnişler, lokal çıkışlar devam etmektedir işçi sınıfı cephesinde. Diğer yandan açıklanan işsizlik rakamlarının korkunç boyutu ve krizin sonuçlarının ağırlaştırdığı yaşamın sınıf üstündeki yıkıcı etkilerinin de gittikçe kendini net bir biçimde hissettirmesi de süren mücadelelerin daha da genelleşeceği, büyüyeceği ve de sertleşeceğine işaretlerdir. Sınıfın eskisi gibi yaşamamak iradesinin gittikçe belirginleştiği açıktır. Düzenle olan bağlarını da adım adım yitirdiği ve de düzenin savunucularına karşı durulmadan ilerlenmeyeceğinin de farkına vararak mücadeleye girişiyor. Zira mücadele ve direniş alanlarının hepsinde faşist devlet ve onun kolluk güçlerinin oldukça şiddetli müdahalelerine maruz kalmaktadır. Bu devlet terörüne maruz kaldıkça düzenin kimliğinin de bilinçlerde değişim yarattığı da açıktır. Faşist devlet terörünün tırmanmasının birçok nedeni vardır. Ama bunlardan en önemlisi, düzenin iler tutar bir yanının kalmaması ve kapitalizmin nesnel olarak yönetememe krizinin derinleştiği, şiddetten başka bir umarının kalmamasıdır. Faşist devlet terörü tasmasından kurtulmuş it misali, saldırganca her yana dolanıp durmaktadır. Bu da düzenin ne derece sıkıştığının göstergesidir. Her alanda bu sıkışma devam ettiği ve faşist devlet terörü dışında çıkar yolu olmadığı için düzen tüm gücüyle saldırmakta ve kendini daha çok pratiğiyle teşhir etmektedir. Kürtlere sıkılan mermiler, coplar, biber gazları içeriğinden hiçbir şey değiştirmeden aynı zamanda Anadolu işçi sınıfına da uygulana gelmektedir. Faşist devlet terörü Kürdistan’da ne ise, Anadolu’nun her yanında da aynıdır. Zira söz konusu olan faşist devletin çıkarlarıdır. Faşist devleti yaşatmanın başka bir yolu kalmamıştır ve şiddetin her alanda egemen kılınması dışında seçeneklere kapalıdır. Düzenin korkulu rüyası ise, Anadolu işçi sınıfı hareketi ile Kürt Ulusal Kurtuluş mücadelesinin birleşmesidir. Bu yüzden de her alanda saldırıya geçmiş olan düzenin, yıllardır şovenizm ile zehirlemeye çalıştığı işçiler ile Kürtlerin birleşmesine karşı şiddetin değişik boyutlarını da devreye sokabileceği de açıktır. Anadolu işçi hareketi, son yıllardaki istikrarlı çıkışının ürünlerini zaman içinde alacaktır. Kışın soğuğunda büyüyen sıcak eylemleri ile yüreklerde düzene karşı mücadele açısından umutları büyüten işçi sınıfının sosyalizmle buluşması çabası ve emeğine yoğunlaşmak gereği açıktır. Zira kriz ve onun sonuçları keskin bir biçimde kendini var ediyor ve çöküşün önündeki dalga kıranlar bir biri yıkılıyor. Zira türlü desteğe rağmen çöken Yunan ekonomisi yakın bir örnek olarak önümüzdedir. Büyüyen ve önümüzdeki süreçte çokça öne çıkacak olan işsizlik ve onun sonuçlarının mücadele içinde nerede olduğu da görülecektir. Zira resmi rakamlara göre bile genç nüfus içindeki işsizlik oranı %20’yi aşmış durumdadır. Varın siz gerçek rakamları bununla hesap ediniz. Sonuna Anadolu işçi sınıfı mücadeleden başka bir yol olmadığını, din ya da tevekkülle bir yere varılamayacağını ve de AKP gibi bunun temsilcisi ile de hesaplaşarak öğreniyor. Zaman içinde şovenist zehrinde etkisini mücadele içinde atacak olan Anadolu işçi sınıfı, şu anki koşullarda sadece nihai kavgasının liderleriyle buluşmak acil sorunuyla boğuşmaktadır. Eksik ve tamamlanması gereken budur. Büyüyen Anadolu sınıf hareketi, karşısında büyüyen karşı-devrimci dalga ile birlikte ilerleyecektir. Gelişmeler de zaten bunu göstermektedir. Sorunun ana noktası bunların bilinmesi ve mücadelenin düzene, onun temellerine yönelmeden başarılı olamayacağıdır. 17.12.2009 Mahmut Halil CAN ( Sendiren ) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] NOT: Bu yazı sabah saatlerinde kaleme alındı. Henüz Tekel işçilerine kapsamlı saldırının yapılıp Ankara Abdi İpekçi Parkından faşist devlet tarafından sökülüp atılmadığı saatlerde kaleme alındı. Ve de TCDD de de grev henüz sona ermemişti. Bunları dikkate alarak okumakta yarar vardır. Zira neticede bu durum bizim ileri sürdüğümüz görüşlerde bir değişiklik yaratmasa da; faşist devletin niteliği ve saldırganlığı noktasında yukarıda yazdıklarımızı doğrular niteliktedir tam tersine.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi: |
|
|
#2 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
Hükümet Tekel İşçilerine Dayaktan Başka Önerisi Yok
Üç gündür eylemde olan işçilere İçişleri Bakanı'nın talimatının ardından polis müdahale etti. 12 bin işçi özelleştirme nedeniyle işsiz kalacak. İşçiler özlük haklarının korunmasını istiyor, geçici işçi olmaya karşı çıkıyor. Ankara - BİA Haber Merkezi 17 Aralık 2009, Perşembe
Ankara'da özelleştirmeyle kaybettikleri özlük haklarını almak için toplanan Tekel işçilerine polis biber gazı ve tayzikli su kullanarak müdahale etti. Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel'in de aralarında olduğu işçiler gözaltına alındı. Türk-İş, "insanlık dışı" diye nitelediği müdahale için "Ankara’yı bir 'korku şehri' haline getiren müdahalenin ve uygulanan şiddetin dozunu haklı gösterebilecek hiçbir gerekçe yoktur' dedi; Türkel'in ve TEKEL işçilerinin derhal serbest bırakılmalarını istedi. Üç gündür Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) önünde toplanmaya çalışan işçileri polis engelliyor. Bugün Abdi İpekçi Parkı'nda toplanan işçilere saat 15.00'e kadar dağılmaları söylendi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekilleri de işçilere destek vermek için oraya gitti. Sendika yetkilileri ve milletvekilleri İçişleri Bakanı Beşir Atalay'la görüştü fakat bakanın polise "yasalara göre gerekenin yapılması" talimatı verdiği açıklandı. CHP'li Çetin Soysal da biber gazından etkilendi. Polis, parkta toplanan işçilerin AKP önüne gitmesini engelliyordu. Öğle saatlerinde polis barikatını aşarak Atatürk Bulvarı'na çıkan 18 işçi gözaltına alındı.Biber gazından etkilenen işçiler parkın içindeki havuza girdi. Ankara'da hava sıcaklığı 4 derece. Türkiye Tütün Müskirat ve Yardımcı İşçileri Sendikası (Tek Gıda-İş) genel sekreteri Mecit Amaç “Eğer taleplerimiz karşılanmazsa yapabileceğimiz bir şey var. Herkes listesini yapsın, ikiden fazla çocuklarımızı Başbakana götüreceğiz. Başbakan baksın onlara” dedi. ÖzelleştirmeSendika, özelleştime nedeniyle 12 bin Tekel işçisinin Şubat 2010'da işsiz kalacağını söylüyor. İşçiler "geçici işçi" anlamına gelen ve iş güvencesi, tazminat gibi hakların bulunmadığı 4-C kadrolarına geçmek istemiyor. İşçiler, özlük hakları korunarak Tarım Bakanlığı'nda çalışmaya devam etmek istiyor. Tekel, 2001'de özelleştirme kapsamına alındı. Daha sonra alkollü işçiler ve sigara bölümleri ayrıldı. Alkollü içki bölümünün özelleştirmesi 2008'de tamamlandı ve Mey İçki'ye satıldı. İçki bölümünde özelleştirmeyle 17 fabrikadan sekizi çalışmaz hale geldi. 3 bin 631 işçiden 1700'ü Mey'e geçti, diğerleri ayrıldı. 2009'da çalışan işçi sayısı 323'e indi. Sigara bölümü de 2008'de British American Tobacco'ya (BAT) satıldı. 2001'de 477 bin olan tütün üreticisi sayısı 2008'de 194 bine indi. Şimdi yaprak tütün ve tuz işletmeleri özelleştiriliyor. Bu işletmelerde 12 bin işçi kaldı. 2001'de Tekel çalışanı sayısı 31 bindi. DayanışmaKamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) temsilcileri bugün Tekel işçilerini ziyaret ederek destek verdi. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek "AKP'nin adalet, eşitlik ve demokrasi kavramlarını kullandığını" söyledi. Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Erol Ekici de iktidar için söylenecek her şeyin söylendiğini, artık mücadele zamanı olduğunu ifade etti.Kapatılan DTP üyesiyken bağımsız kalan milletvekilleri Sırrı Sakık, Akın Birdal, Nezir Karakaş, Nuri Yaman, İbrahim Binici, Şerafettin Halis ve DTP MYK üyesi Hatice Çoban da alana gelerek işçilere destek verdi. Dün de Ankara Tabip Odası üyesi doktorlar işçilere destek vermişti. Eyleme Adana, Adıyaman, Ankara, Amasya, Aydın, Batman, Bursa Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Hatay, İstanbul, İzmir, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Siirt, Samsun, Tokat ve Trabzon'dan işçiler katılıyor. (EÜ)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi: | Komunce_ (12-17-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (12-17-2009) |
|
|
#3 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
Garda grev sona erdi
İSTANBUL (17.12.2009)- Demiryolu çalışanlarının eylemi sona erdi. BTS Başkanlar Kurulu, haftasonu Ankara'da toplanarak bundan sonra izlenecek yolu belirleyecek. BTS yöneticisi Mithat Ercan, Pazartesi gününden itibaren yeni eylemlerin işaretini verdi. BTS ile Türk Ulaşım Sen üyesi demiryolu çalışanları, 16 emekçinin görevden alınmasına karşı Salı gecesi başlattığı grevi, "yolcuların daha fazla mağdur olmaması" için dün gece sona erdirdi. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Yunus Akıl, haftasonu Başkanlar Kurulu'nu toplayacaklarını belirtti. 30 demiryolu çalışanının daha görevden alınması üzerine açkılama yapan Akıl, açığa alınanların sayısının 46'ya ulaştığını belirtti. Akıl, buna en etkili cevabın Başkanlar Kurulu toplantısında alınacak karar doğrultusunda verileceğini kaydetti. Makinistlere tazminat davası açılıyor Öte yandan işçilerin bir hak arama eylemi daha tazminatla yanıtlanıyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, grev yapan demiryolu çalışanlarına tazminat davası açacaklarını söyledi. Karaman, makinistlerin eylemi nedeniyle taşınamayan yolcuların otobüslerle taşındığını belirtti. Emekçilerin taleplerini görmezden gelen Karaman, maliyat hesabı yaptı, otobüslerin kuruma bir günlük maliyetinin 100 bin TL'yi bulduğunu söyledi. Karaman, tazminat davası açarak bunu eylem yapanlardan tahsil edeceklerini belirtti. Karaman'ın açıklamalarına ilişkin gazetemize konuşan BTS İstanbul 1 Nolu Şube Sekreteri Mithat Ercan, halkın mağduriyetinden birinci derece sorumlu olan kişinin TCDD Müdürü Karaman olduğunu belirtti. Ercan, "Demokratik hakkımızı kullandık. Kurumu zarara uğratmadık, yoluna, trenine zarar vermedik, hiçbir personelin boğazına sarılmadık. Bunların hiçbiri olmadığı için zarar gerekçe göstererek bizden tazminat istemesi boş boğazlık. Buyursun gitsin mahkemeye" diye konuştu. Mithat Ercan, tazminat davası açılması durumunda kendilerinin de hukuki süreçte ne gerekiyorsa yapacaklarını, sonuç alamazlarsa AİHM'e gideceklerini söyledi. Ercan, Yapı Yol Sen'in, Boğaz Köprüsü'nde iş bırakma eylemi yaptığı için devlete tazminat ödediklerini ancak bunun AİHM tarafından bozulduğunu, AİHM'in işçileri haklı bulduğunu da hatırlattı. İşçiler fedakarlık yapmazsa ne yapacaklar? Haftasonu Ankara'da Başkanlar Kurulu'nun toplanacağını hatırlatan Ercan, pazartesi itibariyile sürece yeni bir eylem biçimiyle devam edebileceklerini belirtti. Ercan, eylemlerinden birisinin yönetmeliklerin tam olarak yerine getirilmesi olabileceğini kaydetti. Ercan, şöyle konuştu: "Şu anda demiryollarında ne trenler, ne raylar, ne personel, ne altyapı yönetmeliklere uygun. Trenler, personelin fedakarlıklarıyla yürüyor. Personel artık fedekarlık yapmayacak dersek ne olur? Şu anda demiryolu çalışanları, yönetmeliklere göre sefere çıkmaya uygun olmayan trenleri hareket ettiriyor, bunu TCDD yönetiminin açığını kapatarak yapıyorlar. Demiryolu çalışanları, yönetmeliklere uygun hareket ederse, trenler yürümeyecek. Bir eylem gibi etkili olur. TCDD Müdürü Karaman o zaman ne diyecek acaba." atılım
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi: | Komunce_ (12-17-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (12-17-2009) |
|
|
#4 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
TEKEL işçilerine vahşi saldırı- YENİLENDİ
Foto: TEKEL işçilerine vahşi saldırı- YENİLENDİ ANKARA (17.12.2009)- Polis, kar yağışına, havanın soğuğuna aldırış etmeden TEKEL işçilerine tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırdı. 3 işçi, kalp krizi geçirdi, çok sayıda kişi yaralı ve baygın. İşçiler, parktaki havuza indi, ellerinde ekmekler “Öldürün, tarayın çıkmayacağız” şeklinde isyan etti. Vali Önal, “canlı bomba” yalanına sarıldı, işçiler “hepimiz birer canlı bombayız” diye haykırdı. TEKEL işçileri, işleri, aşları, ekmekleri için bekleyişlerini sürdükleri Abdi ipekçi Parkı'nda saldırıya uğradı. Polis, binlerce işçiye, havanın soğuğuna aldırış etmeden tazyikli suyla saldırdı. İşçiler, saldırıya rağmen geri çekilmedi. Ancak polisin saldırısı devam etti. Polisin gaz bombalı saldırısı nedeniyle çok sayıda kişi yaralandı, bayıldı. Polisin, saldırısı sırasında bazı milletvekilleri de oradaydı. Polisin, saldırıdan önce, “Milletvekillerinin olduğu yere değil arka tarafa sıkın” şeklinde anonslar geçtiği gözlendi. Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel ile bütün sendika yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 29 kişi gözaltına alındı. İşçiler, yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı. Gerekirse öldürün tarayın TEKEL işçilerinin bazıları parktaki havuza girdi, ellerindeki ekmekleri gösteriyor, isyan ediyor. Polis, işçileri tehdit ediyor. Ama işçiler, “Gerekirse öldürün, tarayın. Ama biz buradan çıkmayacağız” diyor. Havuzdaki işçiler, ailelerine telefon ediyor, “Biz buraya ölmeye geldik. Hakkımız için geldik. Almadan gitmeyeceğiz. Devlet bize bunu yaptı” diyor. Önal: Canlı bomba ihbarı aldık Ankara Valiliği ise her zamanki gibi “provokasyon, canlı bomba duyumu” yalanına sarıldı. Ankara Valisi Kemal Önal, saldırının ardından Abdi İpekçi parkına geldi. Gazetecilere açıklama yaptı. Önal, gözaltında olan Tek Gıda-İş yöneticilerinin, 6 bin işçiyi Ankara'ya getirdiğini ve sonra ortadan kaybolduğunu iddia etti. 3 gündür kanunsuz eylem yaptıklarını iddia etti. Önal, 3 işçi kalp krizi geçirmesine rağmen, “Müdahalede can ve mal kaybı olmamıştır” dedi. Yan unsurlar olabileceğini ileri süren Vali Önal, şehir dışından destek için gelenler oldu. Provokasyon olacak diye müdahale ettik” dedi. Önal, canlı bomba ihbarı aldıkları yalanını eklemeyi de ihmal etmedi. Vali Önal, “Bu müdahale olmasaydı, sıkıntılı günler bizi bekliyordu. Gerekliydi” diye konuştu. Önal, 3 kişinin kalp krizi geçirdiği, 29 kişinin gözaltına alındığı bilgisini verdi. Önal, gazetecilerin “yerlerde sürüklenen kadınlar, işçiler oldu” şeklindeki sözleri üzerine “Biz gerekeni yaptık” açıklamasında bulundu. Basın mensuplarına neden saldırıldığının sorulması üzerine de Önal, “İşimize engel oluyorsunuz” yanıtını verdi. Destek veren kurumlara da saldırı Bu arada, işçilere saldırının ardından demokratik kurumlar, Abdi İpekçi Parkına gitmek istedi. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi önünde toplanan kurumların önü polis tarafından kesildi. Sık sık “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Tekel işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı. Polis, kurumlara da gaz bombalarıyla saldırdı. Demokratik kurumlara, daha sonra Sıhhiye Köprü'nün altında ikinci saldırı geldi. Çevredeki halktan polise tepki Çevredeki halk, polisin saldırısına tepki gösterdi. Sıhhiye Köprüsünün üstünde ve çevre bulunanlar bulundukları yerlerde tabelalara vurarak, slogan atarak polis saldırısını protesto etti. Tekel işçileri, Türk-İş Genel Merkezi önüne gitti. Burada, DİSK ve KESK yöneticilerinin de katılımıyla bir açıklama yapılması bekleniyor. Türk-İş, “Tek Gıda-İş yöneticileri aramıza katıldığı zaman toplantı yapacağız” açıklamasında bulundu. Tekel işçileri, eylemlerine devam etmekte kararlı görülüyor. Vali Önal'ın açıklamasına atfen “Hepimiz birer canlı bombayız” sloganlarını atıyor. Geçen yıl da saldırmışlardır Saldırı, geçen yıl Şubat ayında yine TEKEL işçilerine yönelik vahşi saldırıyı hatırlattı. Polis, geçen yıl Şubat ayında özelleştirme ihalesinin yapılacağı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı önünde eylem yapan TEKEL işçilerine, gece saatlerinde saldırmıştı. Polis, kar altında bekleyen işçileri yine tazyikli sularla saldırmıştı. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz... ATILIM
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi: | Komunce_ (12-17-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (12-17-2009) |
|
|
#5 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
AKP TEKEL'i de işçileri de satıldı
ANKARA (17.12.2009)- TEKEL işçilerinin Abdi İpekçi Parkı'nda bekleyişi 3. gününe girdi. İşçiler, Sıhhıye-Kızılay yolunu trafiğini kapattı. Polis, 18 işçiyi gözaltına aldı. Sokakta bunlar yaşanırken, TEKEL'e ait Ayvalık Tuzlası'nın özelleştirmesi tamamlandı. 18 İşçi gözaltında TEKEL işçileri, Ankara'da sokakları ısıtıyor. İşçiler, bugün Sıhhıye'yi Kızılay'a bağlayan Atatürk Bulvarı'nı trafiğe kapattı. Polis, TEKEL işçilerine saldırdı, 18 işçiyi gözaltına aldı. Parkta bekleyen diğer işçilerde bu sırada polis barikatını zorladı. Aralarında bir engelli işçinin de bulunduğu işçiler, soyunarak parktaki havuza girdi. İşçiler, iş olmazsa barış ve kardeşliğin olamayacağını belirtti, AKP Hükümetinin TEKEL işçilerine karşı tutumunu protesto etti. İşçiler, “Bekleyişimiz sonuç alıncaya kadar devam edecek” dedi, yağmura ve soğuk havaya rağmen eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. Nihai özelleştirme yapıldı TEKEL işçileri, işyerlerinin özelleştirilmesi nedeniyle özlük hakları ve kamu kurumlarına geçiş hakkı için 3 gündür Ankara'dalar. Hükümet TEKEL fabrikaları için kapatma kararı aldı; ancak sayıları 12 bini bulan TEKEL işçilerinin ne olacağına ilişkin herhangi açıklamada bulunmadı. İşçiler, mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini talep ederken, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan bir haber geldi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’ne ait, Ayvalık Tuzlasının özelleştirme ihalesi nihai pazarlık görüşmesi tamamlandığı şeklinde bir açıklama yaptı. Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’ne ait, Ayvalık Tuzlasının özelleştirme ihalesi nihai pazarlık görüşmesi tamamlandı. Nihai pazarlık görüşmesinde en yüksek teklifi 9.000.000 ABD Doları ile Binbirgıda Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. verdi. atılım
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi: | Komunce_ (12-17-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (12-17-2009) |
|
|
#6 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
TEKEL işçileri kararlı, Ankara polisi provokasyon peşinde...
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (17.12.09) - TEKEL’e bağlı fabrikaların kapatılması ve işten atma saldırısına karşı 15 Aralık sabahı Ankara'ya ulaşan ve AKP Genel Merkezi önünde toplanan Tek Gıda-İş Sendikası üyesi TEKEL işçilerinin bekleyişi 3. gününe girdi. Polis terörü hız kesmedi Ankara'da Abdi İpekçi Parkı ve AKP Genel Merkezi önünde kış ayazına rağmen nöbet tutan ve eylemlerinden sonuç alana kadar Ankara'yı terketmeyeceğini haykıran TEKEL işçileri, 16 Aralık günkü polis saldırısının ardından 17 Aralık günü de polis terörüyle karşı karşıya kaldı. Dünkü polis saldırısı nedeniyle 2 işçi kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılırken Ankara soğuğuna rağmen bekleyişlerine devam eden işçilere bir saldırı daha gerçekleşti. İşçiler yol kesti, polis saldırdı Abdi İpekçi Parkı'nda eylemlerini sürdüren Tek Gıda-İş Sendikası üyesi TEKEL işçileri, polis barikatını aşarak Atatürk Bulvarı'na çıktı. Yolu trafiğe kapatmak isteyen işçilere polis saldırdı. Polisin saldırısına tepki gösteren parktaki diğer işçiler polis barikatını zorlarken, bazı eylemciler de parktaki havuzdan geçerek bulvara çıktı. Polis saldırısı sonucu 18 işçi gözaltına alındı. Ayrıca, aralarında engelli bir işçinin de bulunduğu bazı eylemciler ise soyunarak parktaki havuza girdi. Kendilerine verilen megafonla havuz içinde konuşan eylemciler, iş olmazsa barış ve kardeşliğin olamayacağını belirterek, hükümetin TEKEL işçilerine karşı tutumunu protesto ettiklerini söyledi. Ankara polisinden tanıdık provokasyon Hızını alamayan Ankara polisi, eylemlerini devam etme kararlılığında olan TEKEL işçilerine saat 15.00'e kadar süre verdi. Kitle eylemlerine dönük provokasyonlarıyla tanınan Ankara polisi, TEKEL işçilerine yaptığı anonslarda bildik "Grubun içerisinde provokatörler var" söylemini kullanarak saldırıya zemin hazırladı. Tek Gıda-İş Başkanı gözaltında Polis, sürenin dolmasının hemen ardından işçilere müdahale etti. Polis saldırısı sonucunda birçok işçi fenalık geçirdi. Gaz bombalarıyla saldıran polisler, Türk-İş Genel Sekreteri ve Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel'i gözaltına aldı. Milletvekillerine de gaz İşçilerin yanında bulunan düzen partilerinin vekilleri polisin attığı gaz bombasından etkilendi. Fenalık geçiren işçiler için çok sayıda ambulans istenirken, polislere tepki gösteren işçilerin bazılarının ağladığı görüldü. Müdahale sırasında çevrede ambulans bulunmaması nedeniyle gazdan etkilenen ve fenalaşan çok sayıda işçi, uzun süre ambulans bekledi. Polis telsizinden yapılan anonsta, bölgeye çok sayıda ambulans gönderilmesi istendi. Gözaltına alınanlar için bölgeye 8 belediye otobüsü gönderildi. Tek Gıda-İş Sendikası'nın anons aracı da polis tarafından alandan çekildi. Polis öğrencilere de saldırdı Polisin işçilere yaptığı müdahalenin ardından, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi'nden çıkan bir grup öğrenci, Atatürk Bulvarı'nı trafiğe kapatmak istedi. Polisin müdahalesiyle öğrenciler fakülte önüne alındı. Öğrenciler bu sırada "TEKEL işçisi yalnız değildir" sloganını attı. Diğer yandan TEKEL işçileriyle dayanışma amacılma çeşitli illerde basın açıklamaları yapılıyor. Açlık grevi sürüyor... Ankara'da Abdi İpekçi Parkı ve AKP Genel Merkezi önündeki kararlı bekleyişlerini sürdüren binlerce TEKEL işçisinin yanısıra 20 işçiden oluşan bir grup TEKEL işçisi de Abdi İpekçi Parkı'nda açlık grevi yapıyor. Ankara'da devam eden eylemlerine ilişkin bilgi veren Türk-İş Genel Sekreteri ve Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, açlık grevine devam eden işçilerin sayısının artacağını duyurdu. TEKEL işçileri aileleriyle birlikte nöbette Bugün ek çadır talebinde bulunacaklarını ifade eden Türkel, bu işin sorumlusunun AKP olduğunu dolayısıyla işçilerin bir kısmının AKP Genel Merkezi önünde bulunmasının doğal olduğunu söyledi. "İşçilerin eş ve çocuklarının da yarından itibaren Türkiye genelinde AKP il ve ilçe merkezlerine giderek orada çay içecekler. İşçilerin bu taleplerini dile getirecekler. Çocuklarını okula göndermeyecekler. Türkiye'nin her yerinde hukukumuzu korumak için elimizden geleni yapacağız" diyen Türkel, eylemlerine soınuç alncaya kadar devam edeceklerini ifade etti. TEKEL işçileri: Çocuklarımıza Başbakan baksın! Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mecit Amaç da eylemci TEKEL işçilerine sendika aracından yaptığı anonsta, ''Eğer taleplerimiz karşılanmazsa yapabileceğimiz bir şey var. Herkes listesini yapsın, ikiden fazla çocuklarımızı Başbakana götüreceğiz. Başbakan baksın onlara'' dedi. Bu arada İzmir'den iki otobüsle gelen TEKEL işçileri, Abdi İpekçi Parkı'nda bekleyişlerini sürdüren işçilerin yanına katıldı. TEKEL işçileriyle dayanışma Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) temsilcileri bugün Tekel işçilerini ziyaret ederek destek verdi. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek "AKP'nin adalet, eşitlik ve demokrasi kavramlarını kullandığını" söyledi. Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Erol Ekici de iktidar için söylenecek her şeyin söylendiğini, artık mücadele zamanı olduğunu ifade etti. Kapatılan DTP üyesiyken bağımsız kalan milletvekilleri Sırrı Sakık, Akın Birdal, Nezir Karakaş, Nuri Yaman, İbrahim Binici, Şerafettin Halis ve DTP MYK üyesi Hatice Çoban da alana gelerek işçilere destek verdi. Türk-İş polis saldırısını kınadı Türk-İş Yönetim Kurulu, "sesini duyurmaya çalışan TEKEL işçilerine yönelik müdahalenin içerdiği şiddet boyutuyla insanlık dışı olduğunu" ileri sürdü. Türk-İş'in yazılı açıklamasında, "Hak arayan savunmasız insanlara tazyikli su sıkılarak, biber gazı kullanılarak, medya mensuplarının görevlerini yapmaları engellenerek, Türkiye'yi utandıran tavırlar bir kez daha sergilenmiş, işçilere karşı orantısız güç kullanılmış, Abdi İpekçi Parkı bir cehenneme çevrilmiştir. Türk-İş, uygulanan şiddeti kınamakta, gözaltına alınan Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel ile TEKEL işçilerinin hemen serbest bırakılmasını talep etmektedir" denildi. kızılbayrak
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Komunce_ (12-17-2009) |
|
|
#7 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
Hak arayan işçi ve emekçiye devlet terörü…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (17.12.09) – İşçi ve emekçileri her geçen gün daha gazla açlığa ve yoksulluğa sürükleyen sermaye iktidarı hakları için mücadeleyi seçen, en temel hak ve özgürlükleri için sokağa çıkan işçi ve emekçilere göz açtırmıyor. Jandarması, polisiyle işçi ve emekçilerin karşısına dikilen sermaye iktidarı “vatandaş”ına gaz bombasını, polis copunu, tazyikli suyu reva görüyor. Bunların yetmediği yerde daha da ileri giderek silahına sarılıyor. Devletin baskı ve zoru emekçinin üzerinde Son haftalarda Kürdistan illerinde gerçekleşen sokak eylemleri devlet terörüyle karşılanıp Kürt kentleri savaş alanına dönerken sınıf cephesinden gösterilen tepkiler de devlet terörüyle boğulmaya çalışılıyor. Toplumun hemen her kesimi devletin baskı ve zorundan payını alıyor. Tüm bunlar, Sermaye iktidarının, mücadele yolunu seçen emekçilere bakışını gözler önüne seriyor. Emekçilerin "sosyal uyanışı"ndan duyulan korku, saldırıların dozunu artmasına neden oluyor. Kamu emekçisine çok yönlü baskı “Toplu sözleşme ve grev hakkı” talebiyle 25 Kasım’da bir günlük uyarı grevi yaptığı için demiryolu emekçileri sürgün, işten atma ve çok yönlü baskılarla karşılaştı. Buna tepki göstererek ekonomik demokratik talepleri için grev yapan emekçiler 15 Aralık gecesi Haydarpaşa Garı’nda polis terörüne maruz kaldı. Demiryolu emekçileri, işten uzaklaştırılan arkadaşlarının işe geri dönmeleriyle yaptıkları eylemde gaz bombası yedi gözaltına alındı. TEKEL işçilerine polis terörü TEKEL’e bağlı fabrikaların kapatılması ve işten atma saldırısına karşı 15 Aralık sabahı Ankara'da toplanan ve Ankara’daki 3. gününü geçiren Tek Gıda-İş Sendikası üyesi TEKEL işçilerine polis defalarca gaz bombalarıyla saldırdı. Eylemlerine devam etme kararlılığında olan işçiler polis panzerlerinden yapılan anonslarla tehdit edildi. İtfaiye işçisine tazyikli su, gaz bombası İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin taşeronlaştırma uygulamasına karşı çıkan itfaiye işçileri de polis teröründen nasibini aldı. Çalışma koşullarının taşeronlaştırma yoluyla güvencesiz hale gelmesine karşı seslerini yükselten işçilerin payına gaz bombası, tazyikli su düştü.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Komunce_ (12-17-2009) |
|
|
#8 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
Fatura emekçiye kesilecek
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (17.12.09) – 25 Kasım uyarı grevine katılmalarının ardından TCDD Genel Müdürlüğü tarafından işten uzaklaştırma ve soruşturma terörüne maruz kalan demiryolu emekçilerini yeni bir saldırı dalgası bekliyor. Uyarı grevine katıldıkları için Türkiye'nin çeşitli illerinde TCDD yönetimi tarafından görevlerinden uzaklaştırılan BTS ve Türk Ulaşım-Sen üyesi 16 memur için grev yapan emekçilere yeni baskı ve yıldırma politikaları devreye sokuluyor. 46 emekçiye grev cezası Arkadaşlarının işe geri dönmesi talebiyle 15 Aralık gecesi grev başlatarak tren seferlerini durduran demiryolu emekçilerinden 30'unun görevine daha son verildi. TCDD'nin 25 Kasım sonrası görevden aldığı memur sayısı 46'ya çıkmış oldu. Fatura, demiryolu emekçisine kesilecek TCDD yönetiminin saldırısı bununla da bitmedi. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, yapılan eylem sonrasında trenlerin durdurulduğunu ve bunun sonrasında yolcuları otobüslerle taşımak zorunda kaldıklarını belirterek, bir günlük otobüs faturasının 100 bin TL olduğunu, eylemler nedeniyle oluşan kurum zararlarını tazminat davası açarak tazmin edeceklerini açıkladı. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve Türk Ulaşım-Sen tarafından 16 çalışanın göreve iade edilmesi için yapılan eylem hakkında bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Karaman, 25 Kasım grevi sonrasında demiryollarının da aralarında bulunduğu birçok sektörde eylem yapıldığını anımsatarak, eylem sonrasında 16 çalışanın, "çalışan sinyali kapatarak tren trafiğini engellemek, trenlerin önüne yatarak trenin hareketini engellemek, çalışmak isteyen personeli trenden zorla indirmek ve treni yolda terk etmek gerekçeleriyle açığa alındığını anımsattı. Bunlarla ilgili soruşturma sürecinin devam ettiğini anlatan Karaman, soruşturma bitmeden açığa alınan personelin göreve almasının mümkün olmadığını söyledi. TCDD'nin özelleştirilmesi için sermayeyle her türlü desteği sunmakta çekinmeyen Karaman, 16 emekçinin işe iadelerinin mümkün olmadığını ifade etti. Grev sona erdi Diğer yandan 17 Aralık sabahı Ankara Garı'nda basın açıklaması yapan BTS Genel Başkanı Yunus Akıl 15 Aralık akşamı başlattıkları grev uygulaması sona erdirdiklerini, haftasonu Başkanlar Kurulu'nu toplayacaklarını belirtti. 30 demiryolu çalışanının daha görevden alınması üzerine açkılama yapan Akıl, açığa alınanların sayısının 46'ya ulaştığını belirtti. Akıl, buna en etkili cevabın Başkanlar Kurulu toplantısında alınacak karar doğrultusunda verileceğini kaydetti.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Komunce_ (12-17-2009) |
|
|
#9 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
İtfaiye işçilerine polis saldırısı
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (16.12.09) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin taşeronlaştırma uygulamasına karşı çıkan itfaiye işçileri taşeronlaştırmaya karşı seslerini çıkarınca polis copu ve biber gazıyla karşılaştı. Bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştiren Belediye-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube üyesi itfaiye işçileri polisin biber gazı ve tazyikli suyla saldırısına maruz kaldı. Polis saldırısına rağmen eylemlerine devam eden itfaiye işçileri, barikatı açtırarak belediye önüne yürüdü. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı protesto eden itfaiye işçileri, Vali Güler ve Emniyet Müdürü’nün istifasını istediler. Saat 12.00’de Fatih İtfaiye Parkı’nda toplanan itfaiye emekçileri, burada pankartlarını açarak kolluğun barikatı açmasını beklediler. Uzun süren pazarlıklara rağmen, barikat açılmaması üzerine işçilerin tepkisi artmaya başladı. “Yasal hakkımız olan toplu iş sözleşmesi uygulansın / Belediye-İş 5 Nolu Şube”, “Taşeronlaştırmaya ve özelleştirmeye hayır / Belediye-İş 1 Nolu Şube” ve “Yaşasın örgütlü mücadelemiz /Belediye-İş Sendikası” pankartlarını açarak yürüyüşün başlamasını bekleyen itfaiye işçileri sloganlarını aralıksız haykırdı. Eylem boyunca emekçiler, “İtfaiyede taşeron istemiyoruz!”, “İşçiler burada başkan nerede!”, “Sendika hakkımız engellenemez!”, “Topbaş şaşırma sabrımızı taşırma!”, “İş, ekmek yoksa barış da yok!”, “İstanbul uyuma itfaiyeye sahip çık!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Yılgınlık yok direniş var!”, “Yürüyüş hakkımız engellenemez!”, “İşçilere değil, çetelere barikat!”, “Sendika hakkımız grev silahımız!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!” sloganlarını attılar. Sendika bürokratları şovenizme sarıldı Eylemde işçiler adına konuşan Belediye-İş 5 Nolu Şube Başkanı Nihat Altaş, şovenizm zehrini kustuğu konuşmasında kolluk güçlerine seslenerek, kendilerinin Mahmur’dan gelen “terörist” olmadıklarını söyledi. Eylem boyunca işçilere, “Terörist / militan değiliz, itfaiyeciyiz!” sloganı attırıldı. İşçiler polis barikatını açtırdı! Yapılan konuşmanın ardından itfaiye işçileri, kortej oluşturup, pankartlarını açarak yürüyüşe hazırlandılar. Kol kola giren işçiler caddenin başında bulunan polis barikatı ve panzerlerinin üzerine yürüdüler. Barikata yüklenen emekçilere, kolluk güçleri biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı. Ancak tüm saldırılara rağmen itfaiye emekçileri yerlerinden ayrılmadılar. Kolluğun saldırısına karşı, emekçilerin öfkesi artmaya başladı. İşçilerin kararlılığını gören kolluk güçleri, barikatı açmak zorunda kaldı. Barikatı açtıran itfaiye işçileri, ana caddeyi trafiğe kapatarak sloganlarla Büyükşehir Belediyesi önüne geldi. Büyükkucak: “Başbakan ve Topbaş işçiye kulak versin!” Büyükşehir Belediyesi önüne gelindiğinde, ilk önce Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak söz aldı. Büyükkucak, demokratik olan haklarını kullandıklarını ifade etti. Büyükkucak Başbakan ve Topbaş'ı emekçilerin sesine kulak vermeye çağırdı. İtfaiye işçisinin tek başına direnmediğini belirten Büyükkucak, Türkiye'nin dört bir yanından gelen 12 bin Tekel işçisinin Ankara'da olduğunu, Esenyurt Belediye işçilerinin direnişinin devam ettiğini vurguladı. Büyükkucak, haklı olan eylemlerinin sonuç alana kadar devam edeceğini söyledi. Belediye-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Erol'un da işçilere seslendiği eylem halaylarla sona erdi. Yaklaşık bir saatlik oturma eylemi gerçekleştiren İtfaiye işçileri halaylarla eylemlerine son verdi. Kızıl Bayrak / İstanbul
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Komunce_ (12-17-2009) |
|
|
#10 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14707 Tesekkür Aldi |
TEKEL işçisine sevinçli haber yok – Çiğdem Toker
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i 'nezaket' ziyaretimiz; özlük haklarına sahip çıkmak üzere, 106 otobüsle Ankara'ya gelen TEKEL işçilerinden bir grubu kabulünden sonraya rastlıyor. 25 kişilik topluluğu yan odalardan takviye sandalye getirtip makamında dinleyen Şimşek, sorunun ancak bütüne dönük bir iyileştirmeyle çözülebileceğini, bunun da ancak hükümet kararıyla yapılabileceğini söylüyor. İki yıl önce BAT'nin, 1.7 milyar dolar ödeyerek aldığı TEKEL fabrikaları kapsamındaki depoların kapatılması nedeniyle, işçilerin sözleşme süreleri yakında bitiyor. 12 bin işçi, kış ortasında başka kamu kurumlarına '4-C' diye anılan 'zayıf' düzenlemeyle geçmek istemiyor. Ancak edindiğimiz izlenim o ki, dün Atatürk Spor Salonu'nda geceleyen işçilere ufukta sevinçli bir haber görünmüyor. Halen TEKEL çalışanlarına bütçeden ayda 40 milyon lira maaş ödemesi yaptıklarını belirten Bakan Şimşek, 2002 öncesinde 'popülist bir yaklaşımla' uygulandığını belirttiği 'havuz' sisteminin, bütçe açısından verimli sonuçlar getirmediği' düşüncesinde... Her zaman sürpriz gelir kaynaklari vardir Bu noktada bütçe hedeflerinin 'fazla iddialı' bulunduğu eleştirilerini hatırlattığımızda, 'Bazılarına öyle gelebilir. Ama kastedilen yüzde 3.5'luk büyüme ise, bu Türkiye'ye dönük uluslararası tahminlerin ortalama rakamıdır' diyor. Benzer eleştirinin vergi gelirleri için de yapıldığını söylediğimizde, ilgi çekici bir yanıt veriyor. 'Hükümetlerin her zaman için sürpriz nitelikli, gelir kaynakları olabilir.' Nasıl baktığımızı fark eden Bakan 'Hayır, bu yeni bir vergi anlamına gelmiyor. Mevcut kuralların daha etkin uygulanmasını kastediyorum' deyip başka ayrıntı vermiyor... Gelir hedefini gerçekçi bulmayanlara Şimşek'in diğer yanıtı ise 'Bu yıl vazgeçtiğimiz gelirlerin etkilerini, önümüzdeki yıl pozitif göreceğiz' oluyor. TOBİN Vergisi tribüne oynamaktir 2010 vergi gelir hedefi ve küresel krizi konuşurken söz, dönüp dolaşıp her kriz döneminde ortaya atılan 'Tobin vergisi'ne geliyor. Bakan Şimşek'e, birkaç gün önce G-20'nin son toplantısında, sıcak para çıkışlarını önlemek amacıyla, sermayenin vergilendirilmesi anlamına gelen Tobin vergisinin tartışıldığını hatırlatıyoruz. Mevcut düzende Tobin vergisi koymanın hiç kolay olmadığını ifade eden Şimşek, 'Aslında herkes bunu ister. Biz de istemez miyiz? Ama bunu koyduğunuz anda, gidip vergi cennetinde vakıf kurarlar. İşlemleri oradan yaparlar. Böyle bir düzenleme için önermek yetmez. Herkesin fikir birliğine varıp ortak düzenleme yapması gerekir. Bu öneriler, tribüne oynamaktır' diyor. Yunanistan'in sorunu dokuz yillik Merrill Lynch'teki ilk yıllarında Yunanistan'dan da sorumlu olan Şimşek'e, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet'nin 'rakamları gizlemişler' sözünü hatırlatıyoruz. Yunanistan'ın sorununun bugün başlamadığını, AB'ye girdiği 2000'e dayandığını söyleyen Şimşek, 'Maastricht kriterlerini tutturduklarını gösterebilmek için bir mutfak çalışması yapmışlardı' diyor. 'Mutfak çalışması' deyiminden, rakamların şişirildiğini anlıyoruz. Bunun nasıl olup anlaşılmadığı konusunda ise 'New York'taki, Londra'daki bir yatırımcı büyüme rakamının gerçek olup olmadığını nereden bilsin. Avrupa da genişlemek için hoş gördü' diyor. Akşam / 17.12.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Komunce_ (12-17-2009) |
![]() |
| Anahtar Kelimeler: anadolu, belediye, demiryollari, devlet teroru, eylemde, fasist devlet, haklari icin, her alanda, isci sinifi, itfaiye, mucadele, sendikal haklar, tekel |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| alanda, anadolu, eylemde, haklari, hakları, için, işçi, sinifi, sınıfı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Işçi sınıfının kazanılmış hakları birbir gaspediliyor | Mahmut Halil CAN | Sınıfın öz örgütleri olarak sendikalar ve devrimci mücadele | 4 | 07-07-2010 04:04 PM |
| işçi sınıfı-1 | Mahmut Halil CAN | Siyasal kavramlar ve politika tarzı | 0 | 06-28-2009 05:04 PM |
| Liberal sol için bir pusula ya da islami demokratik faşizmin işçi sınıfı ile imtihanı | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI | 0 | 09-02-2007 09:33 AM |
| Liberal sol için bir pusula ya da islami demokratik faşizmin işçi sınıfı ile imtihanı | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI | 0 | 08-21-2007 03:23 PM |