![]() |
|
|||||||
| ANADOLU DEVRİMİ VE SORUNLARI Anadolu devriminin özgün sorunları,çözüm yolları üzerine tartışma platformu |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
BİRLİK VE AYRILIKLARIN TEORİ VE YÖNTEMİ ÜZERİNE
Komünist devrimci hareket ve devrimci demokrat hareketin en önemli zaaflarından birisi,birlik ve ayrılık sorunlarına yaklaşımdır.Bu durum,hareketin geçmişi kadar eski bir zaaf ve sorundur.Yenilgi dönemlerinde daha çok öne çıkması beklenen bu sorun,ülkede hareketin en üst düzeyine çıktığı dönemde bile yine önemini korumuş olup;hareket ve akımlarda bölünme ve ayrılıklar bir gerçeklik olarak varlığını sürdüre gelmiştir. Bu zaaf ya da sorun,ciddiyetle irdelenmesi gereken bir öze sahiptir.Zira bu durum,hareketin köken,anlayış,ideoloji-politika-pratik duruşun yanında;ülkenin demokratik bir gelenek ve kültürel ortama sahip olmayışından da kaynağını almaktadır.Bu nesnel durum;sınıfın ya da sınıfların mevcut durumu,gelişme ve ilerleme düzeyi,tarihsel gelenek ve kültürel özellikleri,birebir içinden doğurduğu,aslen dışında oluşup kendi içine aldığı ya da sınıfla bağların kurulması esnasında;hareketin kendisinden sakat,eksik ve özürlü doğmasını koşullamaktadır.Herkesin bildiği üzere ,klasik Marksist bir saptama vardır:Bu saptamaya göre,komünist hareket sınıf dışında oluşur,sonra sınıfla bütünleşme ve sınıfa ulaşma süreci başlar.Yani sınıfa sınıf bilinci;kendiliğinden hareketi(ekonomik-sendikal mücadelesinin) dışında;politik öncüleri aracılığıyla taşınır.Bu anlamda,eksik-zaaf ve sakat başlangıç ve oluşum;hem sınıfla bütünleşmede,hem sınıfa sınıf bilinci-komünist devrimci bilinci taşımada aynı sorunları yaşatmaktadır. Doğal olarak,bu ülkedeki nesnel verili koşullar,sınıfın lideri olabilecek güçleri bire bir etkilemektedir.Bu, ister istemez iki uçta dolaşan bir hareket tarzını doğurmaktadır,dayatmaktadır sınıf mücadelesine.Ya Marksist teori ve pratiğin doğru algılanmaması ve sınıf bilinci taşıma işini yapan politik öncüyü mutlaklaştırıp onu yığınlara ve kendi dışındaki hareketlere karşı sol sekter,dar grupçu,aracı amaçlaştıran sol sapmaya vardırmaktadır.(Sol sekterizm)Ya da , tam tersine yine sınıfla buluşma adına tamamen sağ bir anlayışla günü birlik mücadele sınırlarına hapsolup,ekonomik-demokratik-sendikal mücadeleyi kutsayıp düzen içi mücadele sınırlarını kendine sınır sayarak reformist bir çizgiye ,sağ bir sapmaya varmaktadır.Komünist devrimci hareketin genel çizgilerini kendinde taşıyan gruplara,partilere bakınız,gerçekte ortaya net bir tablo çıkacaktır.Bu net tablo,siyasal sonuçlarıyla birlikte ele alınmak zorundadır. Bu toplumun geçmişine bakılırsa,hiç bir değişim ve dönüşümün aşağıdan gelen basınçlarla gerçekleşmediği,tam tersine yukardan aşağıya değişim ve dönüşümün ****zori gerçekleştiği görülecektir.Öteden beridir yerleşik bir kültür,bir geleneğe sahip olmayış;ister istemez her zaman elit bir tabakanın -ve de bu çoğunlukla asker-sivil bürokrasidir-istem ve taleplerinin,çıkarlarının belirleyici olması sonucunu doğurmuştur.Bu ülkedeki kritik değişim ve dönüşümlere bakınız;öncülük edenlerin ezici çoğunluğunun ,toplumsal sosyolojik incelemesi sonucu ortaya çıkan tablo,aynen yukarda ifade edildiği üzere bir avuç elitin öncülüğüdür.Doğal olarak yerleşik bir gelenekler ve kültürel alt yapıdan söz edilemez.Taban inisiyatifi ve talepleriyle şekillenen bir proğram,eylem hattından uzaktır.At sırtından yerleşik yaşama demir atış binlerce yıl almış olduğu içindir ki,bir kuşaklar arası kültürel aktarım eksiğini de tespit etmek zorunludur.(Bir iki kitabe ve yazıtlar hariç olmak üzere)Bu anlamda "solculuk ya da devrimcilik"te yapılırsa , onu da egemenler gerçek sahipleri yerine yapmışlardır uzun yıllar.TC'nin kuruluşunun ilk yıllarına bakınız,söylediğimiz anlaşılacaktır.Sol ve emek hareketinin,oluşum unsurlarına bakınız,yine bu elitin dışına taşmadığını göreceksiniz kısmi atılımlar dışında. Normal olarak yığınsal bütünleşme ve gerçekten devrimci bir sınıf hareketinden ülkede söz etmek olanaklı değildir.Devrimci demokrat ve komünist devrimci hareketin kitlesel tabana oturduğu dönemlerde , yine bu tabanın esas sınıfsal özünün küçük burjuvazi ve diğer ara sınıflar yoğunluklu olduğunu ifade etmeliyiz.Kısmi olarak proletaryanın örgütlenmesine el atılmışsa da bunlar kalıcı,istikrarlı,ısrarlı bağlar olmayıp küçük bir esintiyle dahi kesilen-kopan bir içerikte olmuştur. Bu toplumsal-ekonomik-siyasal-kültürel zemine sahip olan hareketlerin ;teorik-ideolojik-politik-pratik sorunlar yaşaması gayet normal karşılanmalıdır.Beri yandan birlik ve ayrılığa yaklaşım noktasında da aynı türden zaafların yaşanıyor olması da doğaldır. Birlik sorunu,bu ülke hareketinin en önemli sorunu olagelmiştir.Ama ,pratikte yaratılan birliklerin uzun vadeli,kalıcı,istikrarlı birlikler,ortaklıklar olmadığı uzun zaman geçmeden anlaşıldı.Bu da göstermektedir ki,birlik sorununa doğru bir yaklaşım,doğru bir teorik bakış ve doğru bir yöntemle bakılmamaktadır.Birliğin,en genel anlamıyla teori ve yönteminin doğru süzülmesi ve tespit edilmesi temel zorunluluktur. Birlik;kiminle,ne için,hangi zeminde,neye dayanarak yapılacaktır?Teorik-ideolojik-siyasal-sosyal-kültürel-proğramatik olarak ne derece yakın ya da uzaktır hareketler birbirlerine?Bu teorik alt yapının,pratiğe yansıması nasıldır?Nasıl bir duruşa sahiptirler?Etik-ahlaki-insani olarak hareketler nerede durmaktadırlar?Bu sorular ve sorunlar uzatılabilir?Ama birliğin teorik alt yapısının bu sorulara verilecek yanıtlarla tespit olunması zorunludur.Yakınlık ya da uzaklık sadece proğramatik-teorik konularda,uluslararası arenadaki duruşa göre belirlenemez,belirlenmemelidir.Aynı zamanda örgüt kültürü,parti,devrimci militana bakış açısı,günlük ve uzun vadeli mücadele-mücadele araçları gibi ayrıntı gibi görünen sorunlara yaklaşım ve bakışta birlik sorunlarında yaşamsaldır,olmaya da devam edecektir.Örneğin ,proğram-teori-ideolojik duruş noktalarında yakın olup , yukarıda saydığımız örgüt kültürü,parti,militan ,mücadele araçları noktasında farklı olanlar arasında birlik gerçekleşebilir mi?Gerçekleşme ömrü ne kadar olur?Bu soruların ucu açık gibi görünse de aslında yanıtı kesin ve açıktır.Birliğin teorik zemini kesinlikle yukarda saydıklarımızın tümünü kapsamak zorundadır.Bunlardan birinin eksik bırakılması ya da önemsiz sayılıp sonrasına bırakılması ;iyi niyetli tüm girişim ve anlayışa rağmen ,birliğin başarısız ve güdük kalmasını koşullayacak,yeni ayrılıkların önünü açacaktır.Elbette zamanın,sürecin değişim ve dönüşümün ilacı olduğunu ve sürece katkısını yok sayamayız.Elbette ki,iradi müdahalelerin olumlu değişim ve dönüşümü zorlayacağını varsayıyoruz.Ama sözünü ettiğimiz iddialı bir iştir,birliktir.Devrimdir.Köklü değişimin kilidi olan partidir,örgüttür.Devrimin lideri olacak yapıdır.Birlik konusunda,bilinçli ya da bilinçsiz bir atlama;sonuçlarıyla süreci daha da ağırlaştıran bir niteliğe bürünebilir.En yakın hareketleri-örgütleri,bu ve benzeri süreçler en uzağa savurabilir. Diğer yandan,birlik sürecine mükemmelliyetçi bir bakışında,en az sorunları önemsememek kadar tehlikeli olabileceği gerçeğidir.Bire bir aynı doku-yapı-teorik-proğramatik-ideolojik alt birikime sahip olmayı mutlaklaştırmakta,birlik istememekle eş anlamlıdır.Bu anlamda teorik olarak ön yargılara saplanmadan ,süreçlerin eğitimsel özelliklerine de inanıp güvenerek,birlik sorununa yaklaşmak şarttır. Birliğin teorisini yukarıdaki gibi kısaca özetleyebiliriz.Peki birliğin yöntemi nasıl olmalıdır? Bizce esasta birlik,tabanda dokuların uyuşmasıyla başlayıp ilerlemelidir.Sınıf içindeki mücadelenin dayatmasıyla olan ve gerçekleşen birlikler en idealidir,sağlamıdır,geleceği kucaklayanıdır.Bu ,elbette süreç ve devrimci proleter mücadele içinde gerçekleşecektir. Peki bu kendiliğinden süreç dışında birlikler olamaz mı?Ya da iradi müdahale alanı dışında mıdır birlik sorunu?Kesinlikle değil.Yukarda saydığımız nitel özellikler,aynılıkların fazlalığı birliğin temelidir,sayılmalıdır.Yöntem ne olmalıdır?Yöntem,kesinlikle yukardan aşağıya dayatılan biçimde değil;yukarıdan aşağıya-aşağıdan yukarıya hareketin ulaştığı her alan,her kesim,her insanın sürece aktif katılımı ile hemen her şeyin süreç içinde tartışılması,paylaşılması,(açık ve aleni biçimde) pratik birlikteliklerle taçlanan bir yol izlemelidir.(Bu açıklık ve aleniyet elbette sınıf,kadro,sempatizan ve taraftarlar ve devrimci kamuoyuna karşıdır,doğaldır ki karşı devrimci güçlere karşı tam bir gizlilik hakim olmalıdır.)Organların yukardan aşağıya-aşağıdan yukarıya yeniden inşası süreci hedeflenmelidir.Var olan organların yapıştırılması değil,lağvı ve olabildiğince seçim kuralı esasına göre yeniden oluşturulması sağlanmalıdır.Pazarlıklar,hesap-kitaplı hareket tarzı,ve kendini geçmiş yapısından koparamayan anlayışlarla birlik olmaz.Asla böyle bir yol seçilemez.Bunun ismi birlik değildir. Birlik istemek,birliği gerçekleştirmeye yetmez.Niyetler ile eylem bütünlüğünün,nihai hedef olan komünizm ülküsünün birlikte esas olması,belirleyiciliği zorunludur.Bu alanda ileriye atılacak her doğru adım,her açıdan çok daha fazla kazanmasını ve geleceği kucaklamasını bilecektir. Ayrılıklar,bu ülkede genel olarak sakat anlayışların,kariyerizmin,sağ ve sol sapmalar ile sekterizmin,dar grupçu zihniyetin,ahlaki-sosyal-kültürel yozlaşmanın vs vs sonuçlarından doğmuştur.Fakat,ayrılıklar sonucu ortaya çıkan yapılar,mevcudu aşmak bir yana,çoğunlukla mevcudun gerisine bile düşmüşlerdir. Birlik istemek bu ülkede mevcut yapılar içinde herhalde olabilecek en zor işi istemektir.Herhalde,en büyük eyleme talip olmaktır.Mesela,canlı bomba olmak ya da harakiri yapmak gibi.Birlik ile devrim,birbirlerine göbekten bağlı iki eylemdir ve de olmaya devam edecektir.Biz,bu eylemin doğru bir teori ve yönteminin olması gerektiğinin altını çizmeye çalışıyoruz.Birliğin doğru bir teori ve yöntemini yakalayıp yaşamda gerçek kılanlar;devrimi yakalayıp gerçek kılıp kazanacaklardır. YAŞASIN KOMÜNİSTLERİN VE DEVRİMCİ DEMOKRATLARIN BİRLİĞİ YAŞASIN ÖZGÜRLÜK YAŞASIN SOSYALİZM Not:Sözünü ettiğimiz birlikler,tüm hareketlerin birliği değil;devrimci demokratların kendi aralarında-komünist devrimcilerin de kendi aralarında birliğidir.Yani farklı sınıfsal kategorilerin birliği değildir.Aynıların aynı yerde olması anlamındaki bir birlik anlayışıdır sözünü ettiğimiz.Farklı sınıfların birlikteliklerine karşılık gelen anlayış ise,cephesel birliklerdir. Mahmut Halil Can (Sendiren) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: ayriliklarin, birligi, birlik, cephe, eylem, mucadele, parti, teori, uzerine, yontemi |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ayriliklarin, ayrılıkların, birlik, teori, üzerine, yöntemi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Devrimci Birlik Sorunu ve Devrimci Yenilenmeyle İlişkisi Üzerine Notlar | Asibeto | Devrim ve devrimcilik | 0 | 08-31-2007 03:21 AM |
| Solda birlik tartışmaları | ekimler | TÜRKİYE KOMÜNİST VE DEVRİMCİ HAREKETİ | 0 | 08-23-2007 07:46 PM |