Epeydir gündemden düşmüş olan veya tartışma gündeminden uzak olan Çatı Partisi;reformist-revizyonistlerce yeniden ısıtılıp sürece dahil edilmeye çalışılıyor.Yerel seçimlerin yaklaşması ile birlikte bu girişim gündeme alınıp çeşitli çevrelerin can simidi olmaktadır.Özellikle düzenle olan bağlarını geliştirme,sistem içindeki konumlarını güçlendirme ve kendilerince sisteme endekslenmede bir kanal açmaya yöneldikleri açıktır.Reformist revizyonizm ,sınıf mücadelesinin yükselmeye başladığı,kriz ve sonuçlarının açık ve alenen ortaya çıkmaya başladığı son günlerde Çatı Partisi ile aynı döneme denk gelmiş olması tesadüf değildir kesinlikle.
Zira reformist revizyonizm ikili olarak sistemle birik ve beraberlikte sınır tanımadığını ve her koşul-durumda düzenle bağlarını güçlendirmek uğruna her yolun mübah olduğunu gerçekten açıkça ortaya koymuştur.Gerek Kürt ulusalcıları ve gerekse de Türk tarafından karşılıkları olanlar, ciddi girişimlerini daha fazla öne çıkarıp geliştireceklerdir.Zira kriz ve onun sonuçları ağırlaştıkça,devrimci mücadele ile sınıf bütünleştikçe ; düzen ve onun uşakları kesimler harekete geçip proletaryanın düzen dışına çıkmasını engellemek için güçlerini birleştirmiş durumdadırlar.Bu anlamda Çatı Partisi her bakımdan daha önce ele aldığımız ya da yazdığımız üzere bir tasfiyecilik hareketidir,bir sınıfın mücadelesinin reddidir.Düzene yedeklenme ve sınıfı da aynı yolda yürütmenin adıdır Çatı Partisi.
Düzenle hesaplaşmanın ,derinleşeceği,giderek devrim-özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin gerçek kanallarına akmaya başlayacağı bir süreçte ;tasfiyeciler ve onların tasfiyeci hareket tarzlarının ürünü olacak Çatı Partisi kesin ve net olarak ; proletarya ve onun mücadelesinin tasfiyesi amacını taşıdığı açıktır.Bu tasfiye sürecinin asıl ve esaslı amacı;devrim ve sosyalizm mücadelesini boğmaktır.Bu süreçte ve sonrasında bu tasfiyeci,sınıf mücadelesini boğmak amaçlı saldırıların artacağı,yükseleceği açıktır.Zira diyalektik olarak devrimin karşı-devrimi güçlendirerek ilerlediği somut bir gerçektir.Doğal olarak devrimci mücadelesi yükseldikçe proleter cephede,aynı düzeyde anti-proleter cephede de sınıf mücadelesi yükselecektir;kendi çıkarlarının gereğini yapacaktır.
Yasal-legal tasfiyeci parlamentarist eğilimi güçlendirmek ve ilerletmek amaçlı bu girişimler ve adımların ,başlı başına işçi sınıfı ve emekçilerin yükselme eğilimi gösteren mücadelesinin başından itibaren ipotek altına alınmasını hedef aldığı açıktır.Sınıfın ekonomik-demokratik-sendikal mücadelesi ile özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin ustaca birleştirilmesinin ürünü olacak bu süreç;komünist devrimciler açısından kritiktir.Yasal ve legal mücadele ile devrimci proleter hareketin ana damarlarının kan akışı kesilmek istenmekte,düzenin iğrenç,aşağılık yüzüne teslim alınmak istenmektedir.
Devrim ,asla ve asla legal-parlemantarist bir parti ya da örgütün ürünü olamaz.Öyle bir parti ya da örgüt devrimin değil;düzenin yedeği olabilir.Bu düzen ancak ve ancak illegal,düzenin sınırlarını aşan ve onu yerle bir eden,yıktığı düzenin yerine yenisini koyan komünist devrimci bir partinin liderliğinde,işçi sınıfı ve emekçilerin devrimci kitlesel şiddeti ve eyleminin ürünü olabilir.Faşist diktatörlüğün egemenlik koşullarında ve demokratik mücadelenin bile sosyalizm mücadelesine endeksli olduğu bir ülkede ;legal-parlamentarist bir hareket ya da parti ile devrim ve onun karşılamak abesle iştigal değil se; sınıf mücadelesi ile özgürlük-devrim ve sosyalizm mücadelesinin reddidir.
Legal-parlemantarist çizgide hapsedilmek istenen sınıf mücadelesi,tam da kriz ve sonuçları ile devrim-özgürlük-sosyalizm karakterli içeriğinin kendini hissettireceği bir sürece denk gelmesi ile birlikte daha bir öne çıkmaktadır.Bu da komünist devrimci işçi sınıfı hareketinin önündeki engellerin ne derece büyük ve kapsamlı olacağının işaretlerini vermektedir.Nerde sınıfa ihanet şebekeleri büyük,kapsamlı saldırı dalgası içindelerse;orada sınıfın büyük ve görkemli eyleminin bir parçası vardır.
Yıllardır bu ülkede legal-parlemantarist çizgide sözüm ona mücadele yürüten parti ve örgütler mevcut oldular.Bu parti ve örgütlerin,sınıfın devrimci mücadelesine ne ciddi bir katkıları oldu;ne de sınıfın devrimci örgüt-hareket ya da cephe örgütlülüğüne katkısı.Sonuçta tasfiyeci oportonistlerin bir numaralı gerekçesi şudur bu konuda:Sınıfa ulaşmak,sınıfla daha yakın bağlar kurmak.Oysa herkesin bildiği üzere sınıfla bağlar kurulamadığı gibi,sınıfın var olan ya da olabilecek düzen dışı hareketleri bir düzen kolluk gücü gibi engellenmiş,ispiyonlanmış,gerçek komünist devrimciler bu güçler tarafından tasfiye edilmiştir.
Tasfiyeci reformist revizyonist ÖDP,EMEP,DTP ve yer yer CHP ile bağlaşık olmuş SHP gibi partiler ,sınıfın devrimci mücadelesi önündeki ayak bağlarıdırlar.Proletarya ve komünist devrimciler bu kanatlardan gelen saldırılara karşı dikkatli,uyanık,atılgan,kimlikli duruşu ile karşılamak ve onların saldırılarının içeriği ile ilgili sürekli bir aydınlatma,ideolojik-teorik mücadele yürütmek zorundadırlar.
Çatı Partisi girişiminin esası seçimler ve seçimler de alınacak birkaç parça daha fazla oy ya da birkaç masadır,koltuktur.Bu girişim erbabının sınıf mücadelesini yükseltmek,sosyalizm,komünizm,özgürlük kavgasını büyütmek gibi idealleri ve amaçları yoktur.Onlar, legal çalışma olanaklarından yararlanıp sınıfa ajitasyon,propaganda yapan partilerin parçaları değil;onlar tamamen yasal olarak burjuva sınırlarını kendi sınırları olarak benimsemiş düzen partileridirler.Onların özgürlük,devrim ve sosyalizm anlayışı düzen içinde birkaç kırıntı ile sınıfı oyalamak,sınıfın devrimci mücadelesini engellemektir.Bu anlamda bu çevre ve örgütlere karşı yürütülecek ideolojik-teorik-politik mücadele asla ve asla küçümsenmemelidir.Gereken özen gösterilerek yürütülecek mücadele kesinlikle kazanacaktır.Tasfiyeci reformist Çatı Partisi girişimi ,düzenin sınıf içindeki geri ve olumsuz ayaklarının ürünüdür.Devrimin,sosyalizmin,özgürlüğün düşmanıdır.
__________________ KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.