![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
CHPNİN KILIÇDAROĞLU MAKYAJI BUCA BELEDİYESİ TAŞERON İŞÇİLERİNCE KAZINIYOR
Kasım ayından beridir İzmir Buca Belediyesi taşeron işçileri taşerona, iş güvencesiz, sendikasız çalışmaya karşı direnişe geçtiler. Ardından işten atılmalar geldi. Ama buna rağmen direniş giderek büyüdü ve bugünlere geldi. Buca Belediyesi işçileri bütün olarak oturma eylemlerinden tutunda, miting ve yürüyüşlere, çadır eylemine kadar bir sürü eylem biçimini aynen Tekel Direnişçilerinde olduğu gibi kullanıyorlar ve kamuoyunun da destekleri ile mücadelelerini sürdürüyorlar. Geçtiğimiz yılda Kent A.Ş. işçilerinin CHP’nin sözde “emek dostu”, sözde “solcu” maskesini düşürmesinin üzerinden bir yıl dahi geçmemişken ve hem de sözde “değişmiş” CHP’nin maskesini ve yeni makyajını bu kez de Buca Belediyesi taşeron işçileri kazıyor, düşürüyor. CHP’nin sahte, düzenin “sol” stepne niteliğini bu direniş ve mücadeleler ile net bir biçimde görmek olanaklı olduğu gibi; aynı zamanda başlı başına bir mücadele geleneği yaratmak ve diğer yandan da düzenin dışına akmak bakımından da önemli bir gedik açılmaktadır. CHP, klasik bir düzen partisidir. Ve üstüne üstlük bu ucube, vahşi kapitalist düzenin kurucusu olan bir partidir. Doğaldır ki sonuçta onların ya da düzen partilerinin niteliğini, duruşunu, toplumsal konumlarını tek tek kişiler, Genel Başkanlar ya da yönetim organları değil; bütün olarak düzenin ihtiyaçları, düzenin yüklediği misyon belirliyor. Bu anlamda CHP ya da herhangi bir düzen partisine kimliğini veren emperyalist kapitalist düzen, sermaye-egemenlerin çıkarları ve ihtiyaçlarıdır. Zira bu gerçeği Buca Belediye işçilerinin direnişine karşı gösterdikleri tavırdan da net bir biçimde anlamak gerekir. Tekel işçilerinin direnişinde boy gösteren CHP milletvekillerinin hiç birisi Buca’da yoklar. Desteklemek bir yana mücadeleyi kırmak için uğraş veriyorlar. Niye mi? Buca Belediyesi yönetimi CHP’li de ondan. Yani tam bir iki yüzlülük ve çubuğu kendine bükme anlayışından muzdarip olunan “kendine Müslümandırlar”. Diğer yandan Kemal Kılıçdaroğlu’nu parlatıp cilalayan sömürgeci faşist rejim, Kemal Kılıçdaroğlu ile tüm patlamaya “hazır bomba” misali olan toplumsal kesimleri düzen içinde tutmaya çabalamaktadır. Dersimli olması, Alevi-Kızılbaş kökenli olmasından kaynaklı olarak bu muhalif kesimlere yaranmaya çalışmakta ve düzene yamamaya çalışmaktadır düzen. Ama nafile. Dersim jenosidine karşı izlediği tutum onun gerçek yüzünü gösterdi kısa sürede. Zira Dersim demeye bile dili varmayan bir Dersimli olabilir mi? Yine Kürdistanlı olmasından kaynaklı olarak Kürtlere yakınlaşmak isteyen düzen açısından da kullanılan bu adamın yine kısa sürede makyajı aktı. Zira bir kez bile Kürt demeyen bu adamın Kürt Halkının taleplerine yakın olması beklenebilir mi? Elbette ki hayır. İşçi sınıfı ve emekçilere de konuşmalarının hepsinde yer veren, “taşeronu kaldıracağız”, sosyal devlet vs gibi bir ton konuda vaatler veren, Yılbaşını Soma kömür ocaklarında geçiren Kılıçdaroğlu; taşerona karşı mücadele veren, işten atılmalara karşı direnen Buca Belediyesi’ne- kendi partisinin belediyesi olmasına rağmen- söz geçiremiyor! Söz geçiremiyor mu yoksa işçi sınıfı ve emekçileri kendi partisine yedeklemek adına sahtekârlık mı yapıyor? Elbette sahtekârca, keklikçe sınıfı kullanmaya, düzene yedeklemeye çalışıyor açıkça. İşçi sınıfı ve emekçileri düşünen, onlar adına iyi işler yapmaya çalışan birleri önce “kendi evlerinin önünü temiz tutarlar”. “Evinin önünü temiz tutmayan, temizlemeyen” birisinin ya da bir partinin tüm ülkeyi temiz tutacağını sanmak aptallıktır. İşsizlik, açlık, sefalet, asgari ücretle ölüme bırakılmanın vs kaynağı kapitalist düzendir. Kapitalist düzene dokunmadan ve kendi evini temiz tutmayan bir CHP ve onun Genel Başkanı keklik Kılıçdaroğlu’nun düzeni değiştirmesi, düzene karşı ve ona rağmen işler yapması olanaksızdır. Buca Belediyesi taşeron işçilerinin direniş ve mücadelesi aynen Kent A.Ş. işçilerinde olduğu gibi CHP ve onların liderleri ile sözde solculuklarının, sözde emek dostluklarının makyajını döküyor, dökmeye de devam edecektir. Gerçeklerin üzerini hiçbir güç karartamaz. Ayinesi iştir Kılıçdaroğlu ile CHP’nin lafına bakılmaz. Buca orta yerde dururken; Keklik Kemal’in ve CHP’nin söylemlerine işçi sınıfı ve emekçilerin inanması beklenemez. Tüm düzen partileri istisnasız düzene hizmet etmek için vardırlar. CHP’de onların en başında gelenlerdendir. 03.01.2011 Mahmut Halil CAN ( Sendiren ) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Buca Belediyesi taşeron işçileri direniş çadırını kurdu!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] CHP'li Ercan Tatı'nın başkanlığını yaptığı Buca Belediyesinde sendika ve iş güvencesi istedikleri için işlerinden kovulan taşeron işçileri Buca Belediyesi önünde işlerine geri alınmak için direnişlerini sürdürüyorlar. Bilindiği gibi Buca Belediyesinin park, bahçe ve temizlik işlerini yapan bir taşeron firmada çalışan 8 işçi sendikalaşma çalışması yaptıkları için işlerinden atıldılar. Bir ayı geçkin bir süredir Buca Belediyesinin önünde işlerine geri dönmek, sendikalaşma ve iş güvencesini sağlamak için yaptıkları 24 saatlik oturma eylemi tüm engellemelere rağmen aynı kararlılıkla sürüyor. Birçok siyasi yapının ve sendikaların destek verdiği taşeron işçileri her gün Devrimci İşçi Partisi Girişimi militanlarının da aralarında bulunduğu ziyaretçilerin akınına uğruyor. Basın açıklamaları esnasında ve oturma eyleminde hemen her gün polis saldırısına ve tacizine uğradı. Son olarak işe alınma taleplerini somutlaştırabilmek için 14 Aralık günü Buca Belediyesi önünde çadır kurma kararı aldılar. Çadır kurma kararını uygulamak için aynı gün akşam saatlerinde çadırları kurmak üzere harekete geçtiklerinde ise sivil polislerin ve çevik kuvvetin engellemesi ile karşılaştılar. Polis ve belediyeye ait zabıta ve özel güvenlik ekipleri çadırı kurdurmamak için işçilere coplarla saldırdı. Kendilerini korumaya çalışan işçilerin bir kısmı yaralanıp çevre hastanelerine kaldırılırken bir kısmı da göz altına alındı. Bir saat süren saldırı sonrasında işçiler şimdilik çadırı kurmama kararı aldılar. Buca işçisi vazgeçmeyip yeniden çadırı kurmak istedi ve 16 Aralık günü çadırı kurmak için çalışmalara başladı. Haberi alan çevik kuvvet Buca Belediyesi önünde yığıldı.Belediye işçilerinin kararlı tutumu ve verilen destek sayesinde bir mevzi kazanılmış, direniş çadırı kurulmuş oldu. Henüz mücadelelerinin başında olan Buca Belediyesi işçileri kendi haklılıklarının ve işçi hareketine duyarlı kesimlerinin verdiği destekle küçük de olsa bir kazanımla mücadelelerine devam etmektedirler.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
CHP’li Buca Belediyesi’nde işten atılan ve direnişe başlayan işçiler, “sendikasız, kölece çalışmaya hayır” diye haykırıyor Buca Belediyesi‘nde taşeron olarak çalışan temizlik işçileri, “Sendikasız ve kölece çalışmaya hayır!” diye haykırıyor.
Hiçbir sosyal hakları olmayan sendikasız işçiler, Buca Belediyesi’nin önünde ilk eylemi 15 Kasım‘da yaptılar. Eylemin ardından yedi belediye işçisi işten atıldı. Taşeronun açıklaması, “Belediye ile bizi karşı karşıya getirdiğiniz için işinize son verilmiştir!” şeklinde oldu. İşten ilk atılan, kadın direnişçi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] oldu. TUNÇ aynı zamanda CHP delegesi. TUNÇ belediye seçimlerinde Buca Belediye Başkanı Ercan TATI‘nın seçimi kazanması için seçim kampanyasına katıldıklarını ve Ercan TATI’nın kendilerine, “Taşeron sistemini ortadan kaldıracağını, belediye kapsamında çalışan tüm personeli sendikalı yapacaklarını ve her türlü sosyal haklarının olacağını” söylediğini belirtiyor. Her zaman olduğu gibi bunun da seçim propagandasından başka bir şey olmadığı bugün açığa çıktı. Sadece CHP‘li Belediye Başkanı Ercan TATI değil, “Benim olduğum yerde taşeronlaşma kölece çalışma koşulları ortadan kaldırılacaktır!” diyen Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi de işçilerin sesine kulaklarını tıkamış durumda. Halkın da büyük destek verdiği eylem, Alınteri ve devrimci demokrat kurumların katılımıyla devam ediyor. Direniş sürüyor, destek büyüyor (28 Kasım 2010) Buca Belediyesi’nde taşeron olarak çalışan ve işten atılan yedi işçinin direnişi sürüyor. Bugün (28 Kasım) saat 15:00′te NATO protestosu gerçekleştirecek olan demokratik kitle örgütleri Buca Belediyesi önünde direnişte bulunan işçilere destek ziyaretinde bulunacaklar. Direnişçi işçilerden İnan SEZER, içlerinde Cumhuriyet Halk Partili bazı meclis üyelerinin ve aralarında Cevat KIZILATEŞ‘in de bulunduğu bazı bürokratların, taşeron işçilerin evlerine giderek tehditlerde bulunduklarını söyledi. Aynı gece Buca Belediyesi önüne gelip direnişteki işçilere taşeronun kaldırılmasının kolay olmadığını, çok zaman alacağını ve altyapı gerektiğini söyledi. Bunun üzerine işçilerden bazılarının, “Eğer altyapı yapılamıyorsa sizler meclis üyeliğinden istifa edin; çocuklarınızı ve eşlerinizi de direniş alanına getirerek bize katılın” demeleri üzerine KIZILATEŞ konuyu geçiştirmekle yetindi. Halen Belediye’de taşerona bağlı olarak çalışmaya devam eden işçiler, 29 Kasım Pazartesi saat 06:00′da Buca Kuruçeşme‘de bulunan şantiye binası önünden Buca Belediyesi önüne yürüyüş yapacaklarını ve eylemlerinin işçiler lehine bir sonuç elde edilinceye kadar devam edeceğini belirttiler. Direnişçiler, demokratik kitle örgütlerini, kamuoyunu ve basını da direnişe davet ettiler.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Salı, 30 Kasım 2010 19:14 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Buca Belediyesi’nde işten atılan taşeron işçilerinin işten atılmaları devam ederken 4 Kasım’dan beri eylemde olan ve Buca Belediyesi önünde direniş çadırı kuran taşeron işçilerinin eylemlerini desteklemek amacıyla Devrimci İşçi Komiteleri (DİK) 30 Kasım Salı günü Taksim Tramvay durağında saat 17’de bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Değişik işyerlerinden gelen Devrimci İşçi Komitelerinden işçiler sınıf kardeşlerinin işten atılmalarını protesto etmek ve sürmekte olan eylemlerine güç katmak için “İzmir Buca Belediyesi Taşeron İşçileri Yalnız Değildir / Devrimci İşçi Komiteleri” imzalı bir pankart açarak ve Deniz Gezmiş’in resimlerinin bulunduğu flamalarıyla Taksim Tramvay durağına geldiler. “İzmir Buca Belediyesi Taşeron İşçileri Yalnız Değildir”, “Taşeron İşçisi Yalnız Değildir”, Emeğin Olacak”, “Zafer Savaşan İşçilerle Gelecek”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Yaşasın İşçilerin Mücadele Birliği”, “Dünya”,”Taşeron İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Devrimci İşçi Komiteleri”, “Fabrikalar Tarlalar, Siyasi İktidar Her Şey Emeğin Olacak” sloganlarını attılar. Basın açıklamasının okunmasından önce işçi ve emekçilere her zaman destek olan şair Ruhan Mavruk’da söz alarak “Tüm işçi ve emekçileri ve tüm içtenliğimle selamlıyorum. Buca Belediyesi işçileri, aylardır direndiniz ömrünüzden, gücünüzden çok şey kattınız bu başkaldırıya tıpkı geçmişteki Pavel işçileri gibi. Ben sizi kutluyor ve tüm kalbimle yanınızda olduğumu bildirmek istiyorum. Sanatçılar dizeleriyle, notalarıyla, replikleriyle birer soluk olmalılar bu onurlu başkaldırıya. Dostlar, sizlerden ilham alarak yazdığım ‘Yolcum Var’ adlı şiirimle sesleniyorum ve selamlıyorum sizleri.” diyerek şiirini seslendirdi. Ardından Devrimci İşçi Komiteleri adına Ali Ekber Seven basın açıklamasını okudu. Basın açıklamasında işçi ve emekçilerin her yerde kapitalizme karşı eylemler gerçekleştirdiğini belirtilerek 210 günü aşan UPS işçilerinin 60’lı günlerini bulan Tekel işçilerinin eylemlerine değinildi. Ve “Bizler İstanbul Devrimci İşçi Komiteleri olarak Buca Belediyesi’nde işten atılan taşeron işçilerini selamlıyoruz. İnanıyoruz ki, direnişleri kararlıca sürecek ve zaferi kazanacaklardır. Çünkü onlar zor denileni yaptılar. Çünkü Taşeron işçileri olarak örgütlenip, sendikalı olmak istediler. Ki, bu işçilerin en doğal hakkıdır. Ama sermaye sınıf o kadar zor durumda ki, işçilerin en doğal birlikteliklerine dahi tahammül edememektedir. İşçilerin bu isteğine, belediye başkanı başta örgütlenme faaliyetinin başını çeken işçiler olmak üzere, ilk elden direnişe destek veren işçileri işten atarak cevap verdi. Buna işçilerin cevabı ise geceli gündüzlü süren bir direniş oldu. Bugün direniş işçi düşmanlarının diş gıcırtılarına karşı kararlıca sürüyor.” denildi. Sermaye sınıfının taşeronlaşma sistemi ile işçi sınıfını örgütlenmekten yoksun bırakma çabalarına değinilen açıklamada UPS işçilerinin, Tekel işçilerini ve Buca Belediyesi taşeron işçilerinin eylemlerinin kapitalist sistemin çöküşünü işaret ettiğinin belirtilerek “İşçiler, Emekçiler; Artık sermaye sınıfına servet, kendimize sefalet üretmemeliyiz. İktidarı kendi elimize almalıyız. Yaşanan sömürüye, baskıya, horlanmaya dur demeli, kapitalizmi yıkmalı ve emeğin iktidarını kurmalıyız. Devrimci İşçi Komiteleri emeğin iktidarını kurmak ve işçi sınıfının gücünü dosta düşmana göstermek için var. Çünkü Devrimci İşçi Komiteleri işçi sınıfının mücadele ve iktidar organlarıdır. İşçiler, komite ve konseylerde örgütlenerek emeğin iktidarı için mücadeleyi yükseltmelidir. Bizler Devrimci İşçi Komiteleri olarak Kızıl Meydan Taksim’den İzmir Buca Belediyesi’nde işten atılan taşeron işçilerinin direnişini selamlıyor, direnişlerini direnişlerimiz olarak gördüğümüzü, yürüdükleri yolda yanlarında olduğumuzu ilan ediyoruz.” denildi. İşçiler gür sloganlarla bir kez daha Buca Belediyesi işçilerine desteklerini belirttikten sonra eylemlerini bitirdiler.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Taşeron işçi direnişi
CHP'li Buca Belediyesi'nde işten atılan ve direnişe başlayan işçiler, "sendikasız, kölece çalışmaya hayır" diye haykırıyor ![]() Buca Belediyesi'nde taşeron olarak çalışan temizlik işçileri, “Sendikasız ve kölece çalışmaya hayır!” diye haykırıyor. Hiçbir sosyal hakları olmayan sendikasız işçiler, Buca Belediyesi'nin önünde ilk eylemi 15 Kasım'da yaptılar. Eylemin ardından yedi belediye işçisi işten atıldı. Taşeronun açıklaması, “Belediye ile bizi karşı karşıya getirdiğiniz için işinize son verilmiştir!” şeklinde oldu. İşten ilk atılan, kadın direnişçi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] oldu. TUNÇ aynı zamanda CHP delegesi. TUNÇ belediye seçimlerinde Buca Belediye Başkanı Ercan TATI'nın seçimi kazanması için seçim kampanyasına katıldıklarını ve Ercan TATI'nın kendilerine, “Taşeron sistemini ortadan kaldıracağını, belediye kapsamında çalışan tüm personeli sendikalı yapacaklarını ve her türlü sosyal haklarının olacağını” söylediğini belirtiyor. Her zaman olduğu gibi bunun da seçim propagandasından başka bir şey olmadığı bugün açığa çıktı. Sadece CHP'li Belediye Başkanı Ercan TATI değil, “Benim olduğum yerde taşeronlaşma kölece çalışma koşulları ortadan kaldırılacaktır!” diyen Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi de işçilerin sesine kulaklarını tıkamış durumda. Halkın da büyük destek verdiği eylem, Alınteri ve devrimci demokrat kurumların katılımıyla devam ediyor. Direniş sürüyor, destek büyüyor (28 Kasım 2010) Bugün (28 Kasım) saat 15:00'te NATO protestosu gerçekleştirecek olan demokratik kitle örgütleri Buca Belediyesi önünde direnişte bulunan işçilere destek ziyaretinde bulunacaklar. Direnişçi işçilerden İnan SEZER, içlerinde Cumhuriyet Halk Partili bazı meclis üyelerinin ve aralarında Cevat KIZILATEŞ'in de bulunduğu bazı bürokratların, taşeron işçilerin evlerine giderek tehditlerde bulunduklarını söyledi. Halen Belediye'de taşerona bağlı olarak çalışmaya devam eden işçiler, 29 Kasım Pazartesi saat 06:00'da Buca Kuruçeşme'de bulunan şantiye binası önünden Buca Belediyesi önüne yürüyüş yapacaklarını ve eylemlerinin işçiler lehine bir sonuç elde edilinceye kadar devam edeceğini belirttiler. Direnişçiler, demokratik kitle örgütlerini, kamuoyunu ve basını da direnişe davet ettiler. [Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Buca Belediyesi İşçileri “Taşeroncu Sosyal Demokrasiye” Karşı
Birleşik ****l üyesi Akdeniz Çivi işçilerinin CHP Mersin il binasını işgal etmesinin ardından bir CHP işgali de Buca‘da… İzmir’de CHP’li Buca Belediyesi’nde işten atılan taşeron işçiler direnişin 15. gününde CHP Buca ilçe binasını işgal ettiler. Başından beri işçinin yanında gibi gözüken CHP yönetimi ise işçileri polis zoruyla dışarı attırarak gözaltına aldırdı. Gözaltına alınan 5 kişi serbest bırakıldı. İşçileri Polis Çıkardı Belediye önünde direnişlerini sürdüren işçiler her gün olduğu gibi bugün de önce bildiri dağıtımına çıktılar. Ardından ise görüşmek üzere CHP Buca ilçe binasına girdiler. Direnişçi işçilerden İnan Sezer, Batıgül Tunç ve Cem Kıran ile Mücadele Birliği çalışanı Özgür Burç CHP yönetimi ile görüşmek istediklerini, yönetimden biri gelene kadar içeriden çıkmayacaklarını söyleyerek bina kapısını kapattılar. CHP yöneticileri ise polise haber vererek işçilerin dışarı çıkarılmasını istedi. İşçilerin içerden kapıyı tutması ve girişe izin vermemesi üzerine bir CHP yöneticisi kapıyı kırdı ve ardından polis içeri girerek işçilerin üzerine çullandı. Bu esnada CHP yönetiminden olan ve Emekli polis olduğu öğrenilen Abuzer isimli bir şahıs Batıgül Tunç’a saldırdı. İşgal sırasında, sağlık sorunları gün geçtikçe ağırlaşan direnişçi işçi Batıgül Tunç’un bu saldırı sonrası bayılması işçilerin öfkesini daha da arttırdı. İçeride ise yaşanan arbedenin ardından işçiler yakapaça gözaltına alındılar. Direnişçi 3 işçi ve Mücadele Birliği çalışanının gözaltına alınmasına tepki gösteren BDSP çalışanı Burcu Koçlu da polis zoruyla gözaltına alındı. Gözaltına alınan işçiler yerlerde sürüklenerek polis aracına götürüldüler. Batıgül Tunç polis aracında da yeniden baygınlık geçirdi. Gözaltına alınanların isimleri şöyle: Direnişçi işçiler İnan Sezer, Batıgül Tunç, Cem Kıran ile BDSP çalışanı Burcu Koçlu, Mücadele Birliği çalışanı Özgür Burç Gözaltına alınanlar önce Buca Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Batıgül Tunç’a serum verilerek 45 dakika gözetim altında tutuldu. Gözaltılar sağlık kontrolünün ardından Buca Merkez Karakolu’na götürüldü. Karakolda ifade vermeyeceklerini açıklayan işçiler savcılıkta ifade vereceklerini söylediler. Gözaltı sırasında Batıgül Tunç ve Burcu Koçlu’ya ince arama dayatıldı ancak bu uygulama boşa düşürüldü. Haneye tecavüz ve polise mukavemetle suçlanan işçilerden 4′ü karakoldan serbest bırakılırken Cem Kıran bir süre daha karakolda tutuldu. Kıran’da işlemlerin halledilmesinin ardından akşam saatlerinde serbest bırakılarak direniş alanına döndü. Direniş alanına abluka! Gözaltılar serbest bırakılırken dışarıda bekleyenler tarafından sloganlarla karşılandılar. Toplanan grup karakoldan direniş alanına kadar sloganlar eşliğinde yürüdüler. (eby) Kaynak: Kızılbayra
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Buca Belediyesi direnişinin güncesi...
15. gün: CHP işgal edildi Taşeronlaştırmaya ve kölece çalışma koşullarına karşı mücadele eden Buca Belediyesi taşeron işçileri, direnişlerinin 15. gününde CHP Buca İlçe Başkanlığı’nı işgal ederek CHP’nin emek düşmanı yüzünü teşhir ettiler. CHP yönetimi ise işçileri polis zoruyla dışarı attırarak gözaltına aldırdı. Direnişçi işçilerden İnan Sezer, Batıgül Tunç ve Cem Kıran ile Mücadele Birliği çalışanı Özgür Burç CHP yönetimi ile görüşmek istediklerini, yönetimden biri gelene kadar içeriden çıkmayacaklarını söyleyerek bina kapısını kapattılar. CHP yöneticileri ise polise haber vererek işçilerin dışarı çıkarılmasını istedi. İşçilerin içerden kapıyı tutması ve girişe izin vermemesi üzerine bir CHP yöneticisi kapıyı kırdı ve ardından polis içeri girerek işçilerin üzerine çullandı. İçeride ise yaşanan arbedenin ardından işçiler yakapaça gözaltına alındılar. Direnişçi 3 işçi ve Mücadele Birliği çalışanının gözaltına alınmasına tepki gösteren BDSP çalışanı Burcu Koçlu da polis zoruyla gözaltına alındı. Gözaltına alınan işçiler yerlerde sürüklenerek polis aracına götürüldüler. Haneye tecavüz ve polise mukavemetle suçlanan işçilerin tamamı serbest bırakıldı. 16. gün: İşçi-gençlik elele Direnişin 16. günü, işçilerin Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri ile dayanışmasına sahne oldu. CHP işgaline ve polis terörüne karşı direniş alanında kitlesel bir eylem gerçekleştirildi. Öğle saatlerinde direnişçi işçilerden İnan Sezer ve Batıgül Tunç öğrencilerin eylemine destek vermek üzere yürüyüşün toplanma yeri olan mezarlığa doğru yola çıktılar. Burada yapılan destek konuşmasının ardından Dokuz Eylül İktisat Fakültesi’ne yüründü. Eylemin ardından işçiler, destekçi güçler ve Genç-Sen’liler ile birlikte yeniden direniş alanına döndüler. Direniş alanında kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın metninde bir gün önce yaşanan işgal anlatıldı ve basının konuyu çarpıttığı vurgulandı. Bazı çevrelerce direnişin bitirildiği haberinin etrafa yayıldığı ifade edilerek “Ama gördüğünüz gibi biz hala buradayız, yetkililer konuya duyarsız kaldıkça burada olmaya devam edeceğiz” denildi. 200’ü aşkın kişinin katıldığı eyleme aralarında BDSP, Alınteri, Mücadele Birliği, Halk Cephesi, EHP, Genç-Sen ve TÜMTİS’in bulunduğu kurumlar ile İzmir Sendikalar Birliği bileşeni sendikaların yöneticileri destek verdi. Özellikle eylem saatinde panzerler ve çevik kuvvet direniş alanının etrafına yığınak yaptı. Belediye ise direniş alanının elektriğini keserek işçileri karanlıkta bırakmaya çalıştı. 17. gün: Ziyaretler sürdü Direniş 17. güne kar yağışıyla girdi. Soğuk havanın kırılabilmesi için geceleri yanan direniş ateşi sabah saatlerinden itibaren harlandı. Sabah saatlerinde direnişçi işçilerden biri UPS direnişine destek eylemine katıldı. Gün içinde, çalışan taşeron işçilerden, öğrencilerden destek ziyaretleri sürdü. Akşam saat 18.30’da SES direniş alanına ziyaret gerçekleştirdi. SES adına Ergün Demir bir konuşma yaptı. Yapılan konuşmada taşeron sorununa değinilerek taşeronlaşmanın aslında sistem sorunu olduğu dile getirildi. Buca halkından gelen yemek yardımı da kesilmedi. Gün içinde direniş alanına sürekli odun yardımı yapıldı. 18. gün: Direniş alanında ders Buca direnişinin 18. gününde direniş alanında eğitim semineri gerçekleştirildi. İşçiler, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlardan yasal hakları ve hukuksal süreç hakkında bilgi aldılar. ÇHD bünyesinde faaliyet yürüten Sosyal ve Ekonomik Haklar Çalışma Grubu (SEHAG) çalışanı avukatlar İmdat Ataş, Erkan Göbekçin, Hüseyin Korkmaz ve Aysun Koç direniş alanına geldiler. İlk olarak söz alan Av. Hüseyin Korkmaz, hukuk ve yasal mücadele üzerine konuştu. Hukuksal sürecin tek başına bir anlamı olmadığını ve çok şey beklememek gerektiğini belirten Korkmaz aslolanın fiili-meşru mücadele olduğunu vurguladı. Korkmaz’ın ardından söz alan Av. İmdat Ataş ise işçilerin yaşadığı somutluktan yola çıkarak işe iade davaları ve yasal haklar üzerinde durdu. Dava açmak için gerekli koşullar, süreler gibi teknik bilgilendirmelerde bulundu. Av. Aysun Koç, şu anki gibi bir durumda işe iadenin çok daha uygun olacağını ve avukat olarak bunu önerdiklerini, ancak kararı buradaki işçilerin vereceğini söyledi. Akşam saatlerinde ise Emek Gençliği ve İstanbul’dan gelen TEKEL işçileri direniş alanına bir ziyaret gerçekleştirdi. 19. gün: Soğuk hava koşulları Soğuk hava koşullarına rağmen direniş kararlılıkla sürdü. Gün içinde Genel-İş 3 ve 5 Nolu şubelerin ziyaretleri gerçekleşti. Genel-İş 5 Nolu Şube işyeri temsilcileri Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı ile yaptıkları görüşmeyi aktardılar. Görüşmede Ercan Tatı’nın işçilerin kendisine küfür ettiklerini ileri sürdüğü öğrenildi. UPS işçileri ise kendi direniş alanlarından ayrıldıktan sonra saat 18.00 sularında Buca Belediyesi önündeki direniş alanını ziyaret ettiler. Gün içerisinde öğretmenlerden, Buca halkından, taşeron işçilerden ziyaretler sürdü. 20. gün: Polis-zabıta-ÖGB terörü Direnişin 20. gününde zabıtalar ve özel güvenlikler direniş alanındaki çadırın kaldırılmasını istediler. Bunu reddeden işçiler ile ilerici ve devrimci güçler dişediş bir mücadele verdiler. Çatışmalar sırasında zabıta ve ÖGB’ler saldırının şiddetini arttırarak tek yakaladıkları kişileri linç etmeye çalıştılar. Bu zaman zarfında araçlara yüklenen kimi malzemeler de araçlardan alınarak yola dağıtıldı. Polisin de saldırıya dahil olmasıyla gerginlik daha da büyüdü. Saldırılar sırasında ‘Kardelen’ isimli bir Mücadele Birliği çalışanı yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Çok sayıda kişi de zabıta ve güvenlik tarafından darp edildi. Kızıl Bayrak / İzmir
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
"Bizi CHP'li belediye işten çıkardı"
CHP lideri her ağzını açtığında emekten,emekciden yana olduğunu anlatıyor. Ancak yaşam pratiğinde söylemleriyle yaptıkları birbirinin tamda zıttı. "Bizi CHP'li belediye işten çıkardı. Bu çelişkinin nedeni nedir?" ![]() 03.01.2011 Şirinyer'deki Tansaş önünde buluşan işçilere, aileleriyle birlikte EDP, ESP, Mücadele Birliği, Alınteri, Halk Cephesi'nin de içinde olduğu kurumlar destek verdi. Sloganlarla direnişin sürdüğü Buca Belediyesi önüne yürüyen işçilere, çevredeki halk da alkışlarla desteklerini sundu. Belediye önünde direnişçi işçiler adına açıklama yapan Cihan Çimenli, direnişlerinin 39. gününde olduklarını anımsattı, "Sorumlular hala çözüm üretmekte sıkıntı çekiyorlar. Çeşitli tekliflerle gelen yetkililer bu tekliflerde bile bize yine çözümsüzlüğü dayatıyorlar" dedi. Çimenli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, tüzük kurultayında taşeron çalışmaya karşı olduğunu beyan eden açıklamalarını haırlattı, "Sayın Kocaoğlu'na sormak istiyoruz, acaba buradaki sorumlular genel başkanlarına ne gibi yalan yanlış bilgiler vermiştir. Yalan ve karalamalarla bir yere varılamayacağını anlayacakları gün elbet gelecektir" diye konuştu. Kılıçdaroğlu'na bir kez daha çağrıda bulunan Çimenli, "Gelin, buradaki sorunu bir kez de yerinde görüp sorunu asıl dinlemeniz gerekenlerden yani işçilerden dinleyin" dedi. Açıklamanın ardından, işçiler, direniş çadırına geçerek, eylemlerine devam etti.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
BUCA'DA İŞÇİLERİN TAŞERONA KARŞI MÜCADELESİ...
BUCA'DA İŞTEN ATILAN BELEDİYE İŞÇİLERİ 23KASIM'DAN BU YANA DİRENİYOR! [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ELİMİZE ULAŞAN DİRENİŞ GÜNLÜKLERİNİ DAYANIŞMA AMACIYLA YAYINLIYORUZ. BUCA’DA TAŞERONA KARŞI MÜCADELE BAŞLADI. Buca belediyesinde çalışan temizlik ve park bahçe işçileri bir süredir taşerona ve sendikasız çalışmaya karşı yürüttükleri mücadeleyi 4 Kasım 2010 Perşembe günü yaptıkları basın açıklamasıyla halka ve kamuoyuna duyurdular. Taşeron sisteminin kölelik sistemi olduğunu söyleyen işçiler, bir süredir örgütlenme faaliyetlerine başlamışlardı. Daha sürecin başında baskı ve tehditlerle karşı karşıya kalan işçiler, geri adım atmayarak mücadelelerinin haklı ve meşru olduğunu halka duyurdular. Seçim zamanında taşeronu kaldırma sözü verenlerin, bu sözlerini unutup, taşeronda ısrarı sürdürdüklerini belirttiler. Devamında, “taşeron denilen bu sömürü makinesinin çarklarını kırmak için harekete geçmiş bulunuyoruz” dediler. Bu mücadele sürecinde; dostu da düşmanı da işçinin yanında yer alan sendikacıları da patron için çalışan sendikacıları da gördüklerini söylediler. Yetkililerin bazı meclis üyelerinin müdür ve başkan yardımcılarının, demokratik bir hak olan basın açıklamasına dahi tahammül edemediğini ve açıklamaya iki gün kala, işçileri tek tek dolaşıp, açıklamaya katılırlarsa işten atılacakları tehdidinde bulunduğunu, daha ileri gidip işçilerin ailelerini bile aynı tehtidlerle geri adım attırmaya çalıştıklarını belirten işçiler, “bu baskılarla örgütlülüğümüzü bozmaya ve sayımızı düşürmeye çalışıyorlar” dediler İşten atılmalar olursa sorumluların belli olduğunu belirten işçiler haklı mücadelelerinden asla yılmayacaklarını belirttiler. Buca belediyesine 400 metre mesafede toplanan işçiler “işimiz, emeğimiz, onurumuz için taşerona ve sendikasız çalışmaya hayır” yazılı pankartlarının arkasından kortej halinde yürüyüş yaparak sloganlarla Buca Belediyesi’nin önüne geldiler. Yürüyüş sırasında çevredeki halkın ve esnafın alkışlarıyla karşılaşan işçiler ne kadar doğru yolda olduklarını bir kez daha gördüklerini belirttiler. Belediyenin önünde sloganlarına devam eden işçiler park-bahçelerde çalışan arkadaşlarının da aralarına katılmalarıyla basın açıklamasına başladılar. Açıklama 17.00’de başladı. Yoğun ilginin ve coşkunun olduğu açıklamaya belediye çalışanlarından destek verenler oldu. Basın metnini okuyan İnan Sezer isimli işçi yaşadıkları süreci anlatarak; ”örgütlülüğümüzü dağıtmak için elinden geleni yapmaya çalışan” yetkililerin yanlış yolda olduklarını; Baskı ve tehtidlerle geri adım atmayacaklarını, ‘’taşerona ve sendikasız çalışmaya hayır!’’ şiarlarını yükselteceklerini ifade ederek, burada toplanan işçilerin onlara en güzel cevap olduğunu belirtti. Basın açıklamasının sonunda İzmir’de direnişte olan işçilerin ve Paşabahçe Devlet Hastanesi’nin bahçesinde direnen ve açılık grevine başlayan Türkan Albayrak’ın direnişlerini selamlayan işçiler, onların mücadelesi işçi sınıfına örnek oluyor ve gidilmesi gereken mücadele yolunu gösteriyor dediler. “işçiyiz haklıyız kazanacağız”, “taşeron sistemi istemiyoruz”, “yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “baskılar bizi yıldıramaz”, “yaşasın sınıf dayanışması” sloganlarının atıldığı açıklamaya 200 kişi katıldı. İŞTEN ATILMAYLA OTURMA EYLEMİ BAŞLADI İzmir’de Buca Belediyesi’ne bağlı Taşeron şirkette çalışan Batıgül Tunç 23 Kasım günü işinden atıldı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İşten atmalara karşı ve iş güvencesi için mücadele eden Tunç ve arkadaşları 4 Kasım 2010 günü Belediye önünde basın açıklaması yapmışlardı. Her şey ise yapılan açıklamadan sonra başladı. Önce iki kişinin görevlerinden alınıp başka yere sürgün edildi. Daha sonra ise Batıgül Tunç’un işine son verildi.Yapılan bu hukuksuzluğa karşı Buca Belediyesi Taşeron işçileri 25 Kasım 2010 Perşembe günü saat 12.00’de Belediye önünde basın açıklaması yaptı. İzmir Sendikalar Birliği ve TÜMTİS üyesi UPS işçileri, Halk Cephesi, Mücadele Birliği, Kızıl bayrak ve Genç Sen eyleme destek verdi. Açıklamayı işten atılan Batıgül Tunç yaptı. Tunç “Buca Belediyesi Temizlik Park Bahçe işçileri olarak taşeronlaşmaya ve sendikasız çalışmaya karşı mücadelemizden kaynaklı iki kişi başka yerlere sürüldük. 23 Kasım Salı günü ise 12.00’de cep telefonumdan aranarak işime son verildiğimi bana söylendi. Ve işten çıkarılma gerekçem ise Belediye’yle taşeron şirketini karşı karşıya getirmem. Yapılan bu saldırı sadece bana yönelik değildir…” dedi. Emekten işçiden yana olduğunu söyleyen sosyal demokratlara seslenen Tunç; “Ben bir işçiyim. Onurum, ekmeğim ve çokçuklarımın geleceği için mücadele yürütmeye devam edeceğim. Ve bu yüzden Buca Belediyesi’nin önünde oturma eylemine başlıyoruz”…diyerek devrimci ve demokrat herkesi destek olmaya çağırdılar. Açıklamadan sonra ise oturma eylemi için naylon branda germeye çalışanlara Belediyenin özel güvenlikçileri tarafından saldırı gerçekleştirildi. Ve işten atılan Batıgül Tuncun kardeşi gözaltına alınmaya çalışıldı. Kitlenin kararlı duruşu sayesinde güvenlikçiler geri çekildi. Sivil polisler ise ortamı germeye çalıştılar. Batıgül Tunç’un oturma eylemi devam ediyor. Açıklamada “Direne Direne Kazanacağız, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Taşeron Sistemi İstemiyoruz, İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız’ sloganları atıldı. Açıklamaya 105 kişi katıldı. BUCA TAŞERON DİRENİŞİ GÜNLÜĞÜNDEN 1.GÜN 23.11.2010 Tarihinde Batıgül TUNÇ işyerindeyken taşeron şirket yetkilisi Hakan DEMİREL arayıp işine son verildiği bildirildi. Gerekçe olarak da taşeron şirket ile Belediyeyi karşı karşıya getirdiği açıklandı. Bunun üzerine Buca Belediyesi’ne gidip Başkan yardımcısı ve Temizlik İşleri Müdürü Ali YAŞAR ile görüştük. Fakat Ali YAŞAR sorunu çözmek yerine işçi kıyımlarının devam edeceğini söyledi. Görüşmeler sonuç vermeyince derhal işçi komitesini toplayıp toplantı yapıldı. Ve Belediye binası önünde tepkimizi ortaya koyduk. Konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdik. İşten atılan Batıgül TUNÇ oturma eylemine başladı. Bazı işçi arkadaşları ve çevredeki insanlar da oturma eylemine destek verdiler. Yağmur dolayısıyla naylon çekmek istedik üstümüze , Polis ve ÖGG saldırdı ve naylonu kaldırmak istedi. Bu arada Batıgül TUNÇ kardeşini gözaltına almaya çalıştılar, fakat yanımızda olan insanların sahiplenmesi sonucunda başaramadılar. Akşama doğru diğer işçi arkadaşların, Buca halkının katılımıyla halaylar çekildi. 2. GÜN Direnişin ikinci günü erken saatlerde kalktık ve hep birlikte kahvaltı yapıldı. İşçi servislerinin otobüsle direnişin olduğu yerden geçerken ilgileri yoğundu. Buca halkının ve esnafının desteği yoğun şekilde sürüyor. İkinci gün ilgi daha büyük. Öğlen saatlerine doğru Taşeron Şirket Müdürü Hakan DEMİREL 6 İşçiyi daha arayarak işten çıkarıldıklarını söyledi. Gerekçe olarak da şirketle Belediyeyi karşı karşıya getirdiği söylendi. 2.Gününde direniş büyüyor sayı 7 'ye çıktı. Direnişçi sayısının 7'ye çıkmasıyla Belediyeye tepkilerde büyüyor. Çeşitli partiler, DKÖ'ler, Öğrenciler, Devrimci kurumlar ve Buca halkı ziyarete geldiler. Moralimiz çok iyi üzüntü yok, kararlılığımızın verdiği mutluluk var. Akşam üzeri Devrimci İşçi Hareketi pankartları ve sloganları ile yürüyerek geldiler ve çadır getirdiler. Gece yarısına kadar ziyaretçiler hiç eksik olmadı. 3.GÜN Günün ilk ışıklarıyla yeni bir güne daha uyandık. Her sabah olduğu gibi bu sabah da çevredeki esnaf ve halk kahvaltılık getirdi. Sabah kahvaltısına çevredeki halk da katıldı. Sabahın ilk saatleriyle birlikte ziyaretçilerimiz gelmeye başladı. Çeşitli DKÖ'ler, siyasi partiler, sendikalar ziyaretimize geldiler. Çalışan işçi arkadaşlarımızın yoğun destekleri var. Pazartesi günü işe çıkmama eylemi uygulamak istiyorlar, bu eylem yapılırsa çok iyi olur. Direnişçilerin gösterdikleri kararlılık çalışan diğer işçi arkadaşlarımız için umut oluyor. Bugün, TAŞERON SİSTEMİ KÖLELİKTİR!, SENDİKA İSTEDİĞİMİZ İÇİN İŞTEN ATILDIK!, İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ!, İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ. pankartlarını alkışlar ve sloganlar eşliğinde hep birlikte astık. 4.GÜN/ 28 Kasım 2010 Sabah erken saatlerde gözlerimizi yeni bir güne açtık. Pazar günü ama, otobüsler dolu geçiyor. KPSS sınavı var. Geçen her otobüs direniş alanımızın duyurusunu yapıyor adeta. Şoförler korna çalıyor, otobüsteki işçiler el salıyorlar. Hep beraber kahvaltı yaptık. Sınav dolayısıyla duraklar dopdolu sloganlarımız sabahın ilk ışıklarıyla yankılanıyor. Ailelerimiz gelmeye başladı. Batıgül ablanın Gaziantep’den kardeşi Ceyhan, eşiyle birlikte geldi. Diğer bir direnişçi olan Cihan’ın eşi ve oğlu geldi. Küçük çocuğun koşarak babasına sarılması duygu dolu anlar yaşattı. Bugün çok yoğun olacağa benziyordu. Sabah kahvaltısında gelmeye başladı ziyaretçiler. Annem, babam, kardeşim ve kuzenlerim Hayal ile Ersin geldi. Süt almışlar güçsüz kalmamı istemiyorlar. Kuruçeşme’den eski Muhtar adayı Ali abi geldi bugün. Damacana ile su getirmiş, dün de battaniye ve su getirmişti. İşçilerin aileleri gelmeye başladı. Cem abi hasta olan eşine söyleyememişti işten atıldığını, 3 gün sonra söylemiş kalp hastası olan eşine ve o da gelmişti. Haydar abinin eşi ve kızları da geldi. Eşinin yüzünden anlıyorsun duygularını. Öğleye doğru gelenler arttı. EMEP il ve ilçe başkanlığı kalabalık bir grupla geldiler, pankart, flama ve sloganlarıyla bizlere destek olmaya geldiler. BDSP pankart ve flamalarıyla katıldı. Liseli dershane öğrencileri sloganlarıyla gelip bizlere destek oldular. Mücadele Birliği pankart ve sloganlarla eylem alanımıza girdiler. Kısa bir tiyatro gösterisi ve müzik dinletisi yaptılar. Akşama eylem alanımızdaki kitlenin coşkulu halay ve sloganları ile girdik. Ercan Tati’nin eylem alanımızın karşısında bulunan tatlıcıda oturduğu haberi kitleyi hareketlendirdi. “Baskılar Bizi Yıldıramaz!, Direne Direne Kazanacağız!,Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!,Yaşasın Sınıf Dayanışması!,İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız! sloganları ile Tati’yi protesto ettik. Yanımızda Meclis Üyesi olan Ali Hıdır Uludağ, Ercan TATİ’yle görüşmeye gitti fakat özel korumaların ve bizzat Ercan Tati’nin saldırısına maruz kaldı. Biz de sloganlarımızla protesto ettik. 5.GÜN / 29.11.2010 Bugün önemli bir gün. Buca Taşeron şirketinde çalışan arkadaşlarımız iş bırakma eylemi yapacaklar. Sabah saat 5.00’de kalktık, heyecan dorukta, içimizden bazı destekçi arkadaşlar işçilerin toplanması ve bir araya gelmesi için Temzilik işleri şantiyesinin çevresinde beklemeye başlayacak. İşçiler otobüslerle iş yerlerine gidiyor. Durduğumuz yer ana caddenin hemen yanı iki pankartımız var birinde “TAŞERON SİSTEMİ KÖLELİKTİR, SENDİKA İSTEDİĞİMİZ İÇİN İŞTEN ATILDIK, İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ”, diğerinde “İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ” yazıyor. Haberler geliyor, İşçiler Şantiye çevresinde toplanmaya başlamışlar. Sayıları gittikçe artıyor. Zaman ilerledikçe Direniş alanında heyecan büyüyor. Marşlarla, sloganlarla, halaylarla, iş bırakma eylemi yapan arkadaşlarımızı bekliyoruz. Saat 8,30’da işçiler pankart açıp yürüyüşe başlamışlar. 240 kişilik bir kitle ile eylem alanına yaklaştılar. Belediyenin önünde bulunan cadde tarafından yolu tek taraflı kesen işçiler görkemli bir şekilde Belediyenin bahçesine giriş yaptılar. Gelen işçiler adına açıklamayı yapan Serkan ERDEŞ; 7 işçi arkadaşının derhal işe geri alınmasını istedi. Gün boyu ziyaretçiler hiç eksik olmadı. İş bırakma eylemi yapan arkadaşlarla birlikte günümüz geçirdik onlarla birlikte sloganlar, halaylar çektik. 6 GÜN / 30.11.2010 Sabah erkenden katlık ve direniş alanı toparlandı ve temizlendi. İşçiler otobüslerle işlerine gidiyorlar. biz ise cadde tarafına toplandık ve sloganlara başladık. Otobüslerle geçen işçilerin ve şoförlerin ilgisi yoğun. El sallayarak ve korna sesleriyle destek veriyorlar. Hep beraber yapılan kahvaltının ardından 3 arkadaşımız sigortaya dilekçe vermek için aramızdan ayrıldı. Ziyaretçiler gelmeye başladı. Gün boyu Buca CHP ilçe yönetiminin ve belediye yönetiminin direnişi bitirmek amaçlı teklif ve çabaları boşa gitti. Kararlılığımız devam ediyor. Yönetimin soluğu kesilmiş. Bize biraz soluk alma fırsatı tanıyın diyorlar. Ama tavrımız kesin ve net HAYIR. 30 Kasım 2010 tarihinde akşamüstü direnişte bulunan işçilere Buca Belediyesi yönetimi tarafından öneri getirilerek “sizi işe geri alacağız, eylemi hemen bırakın, bize nefes alacak 10-15 günlük bir zaman tanıyın” dediklerini açıklayan İnan Sezer kendi taleplerini de tekrar sıraladı: 1-İşten atılanların işe geri alınması, 2-Yılsonunda taşeronda çalışan hiç bir arkadaşımızın burnu kanamasın, işten atılmasın. 3-Sendikal çalışmanın önü açılsın. Ayrıca, “Buca Belediye Başkanı kamuoyunun önünde bu taleplerimizi kabul ettiğine dair söz verirse ve biz, 7 arkadaş işe başladığımız gün eylemi bitireceğiz” dedi. İnan Sezer, talepleri kabul edilene kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. 7. Gün - 1 Aralık 2010 Her zamanki gibi sabah 6.00’da kalktık. Direnişin en soğuk gecesiydi. Arkadaşlar biraz üşümüş ama buradan hiç ayrılmak istemiyoruz. Hatta bazen arkadaşlarla şakalaşıyoruz eylem hiç bitmese daha mı iyi olacak acaba… Her zamanki gibi yoldan işçileri sloganlarımızla selamlıyoruz. İşçilerin el salaması ve yumruklarını hava kaldırmaları içimizi ısıtıyor. Sabahın soğuğunda içilen çaylar iyi geliyor. 3 arkadaş bugün sigortaya gidecekler. Halk Cephesi ve Gençlik Derneği’nden arkadaşlar bizi yalnız bırakmıyorlar. Saat 15.00’de geçen gece Belediye başkanı Ercan Tati’nin saldırısına maruz kalan CHP meclis üyesi Av.Ali Hıdır Uludağ işçileri destekleyen bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Uludağ, taşeron işçilerinin verdiği mücadeleyi desteklediğini bildirdi. Bugün saat 17.30 belediye meclis toplantısı vardı. Yakınlarımızdan 2 kişi meclis toplantısına katılmak için belediye binasına girmeye çalıştılar. Ancak zabıta müdürü Zehra tarafından engellenmişler. Oysa halka açık olan meclise bizim ailelerimiz alınmadı.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: ates hirsizi, buca belediyesi, chp, dersim jenosidi, direnis, duzen partileri, izmir, kemal kilicdaroglu, kent as, kurdistan, kurt, mahmut halil can, makyaj, parti, sendiren, taseron iscileri |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| belediyesi, buca, chpnin, işçilerince, kaziniyor, kazınıyor, kiliçdaroğlu, kılıçdaroğlu, makyaji, makyajı, taşeron |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Buca, diyarbakır, ulucanlar zindan katliamlarını unutmadık, unutmayacağız | Mahmut Halil CAN | TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ | 31 | 09-28-2011 03:27 AM |
| Neo faşist chpnin lideri baykal ile cemaatlerin soldan raksı | Mahmut Halil CAN | POLİTİK HAREKETLER,PROĞRAMLARI VE TAKTİKLERİ | 10 | 02-15-2010 09:11 PM |