DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > İŞÇİ SINIFI VE DEVRİM > GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM

GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir
Cevaplar
18
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
663
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-01-2010, 08:45 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Exclamation Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

DİRENİŞ ÇADIRLARI KALDIRILMAMALI, DİRENİŞ SÜRMELİDİR

Birkaç günden beridir bizatihi RTE tarafından açıkça tehdit ediliyor Tekel İşçileri. Buna karşın ise Ankara Valisi ise, birkaç güne kadar olumlu gelişmeler olabilir demiş idi. Bugün ise RTE açıktan saldırı mesajı verdi. Ve de diğer yandan Ankara Polisi, direniş çadırlarının çevresinde hareketlenmeye başladı. Görünen o ki, Vali uyanıklığı tavsatmak ve işçiler arasında ikilem ve iyimserlik yaratmak amacı gütmüş idi. Zira sendika ağası Mustafa Türkel’ de çadırların kaldırılabileceğini, 1 Mart’tan itibaren farklı biçimlerde yürümesi gereğine işaret etmişti.

Sarı-gerici Türk-İş yönetiminin bugüne kadar zoraki sözde dayanışmasını derin bir sessizlik almıştır. Direnişin devamlılığından kendilerinin de rahatsız oldukları zaten başından beri belli idi. Her an satış olabilecek gibi hareket ettiler; ama direnişçi işçilerin kararlılığı her defasında onları geriletti. Şimdiki durumda ise, geçtiğimiz günlerde aldıkları eylemsizlik kararlarının üstüne yatmaktadırlar. Saldırı karşısında kıllarını kesinlikle kıpırdatmayacakları açıktır.

Danıştay’ın 4/C’ye geçme süresini uzatmış olması, direnişin kırılması ve de bunun bir kazanım gibi sunulması ile birlikte çadırların kaldırılması, kaldırılmazsa saldırılıp sökülmesi ve ardından da işçilerin geldikleri illere dağıtılması sürecini getirecektir. Bu bakımdan kritik eşik ve dayanak-direniş noktasının çadırların söktürülmemesi ile direnişin sürdürülmesindeki kararlılık olacağı açıktır. Bu çerçeve dışında verilecek her taviz ve atılacak her geri adım, direnişin tamamen bitirilmesi ve kazanımlar elde edilmeden bedeller ödenmesi anlamını taşımaktadır.

Öncü işçiler ile bütün olarak direnişçi işçilerin her bakımdan süreç ve getirdiklerine karşılık uyanık tutulması, direnişin geleceği konusunda aydınlatılması lazımdır. Direniş çadırlarının söktürülmesi ile direnişin bitmesinin aynı anlama geleceği açıklanmalıdır. Bunca zamandır süren ve belli bir düzeye erişen mücadele mevzisinden geri çekilmenin mevcudu kabullenmek olduğu açıklanmalıdır ve bilinmelidir. Danıştay ya da herhangi bir faşist devlet kurumunun Tekel işçileri ve direnişin mevzisini güçlendirecek bir karar almadığı açıktır. Sadece düzene zaman kazandırmak, direnişçi işçiler arasında yılgınlık yaratıp bitirme noktasına çekmek açısından düzene manevra yarattığı açıktır.

Tekel direnişi, şimdiye kadar meşru bir mücadele hattından yürüdü ve düzenin yasalarını paçavraya çevirerek buralara kadar geldi. Tüm sınıfın ve mücadeleci kesimlerinde desteğini, sempatisini haklı olmaları yanında bu meşru mücadele çizgilerinden dolayı kazandılar. Zira haklar başka türlüde kazanılamazdı.

Gerek sendika ağaları ve gerekse de düzenin kolluk güçleri, direnişi bitirmenin ilk etabının çadırların söktürülmesi olduğunu gayet iyi biliyorlar. Çadırların sökülmesi, direnişten geri adımın başlangıcı olacaktır. Direniş içinde ikilemler, geri çekilmeler olduğunun işareti olacaktır. Faşist düzenin saldırısı ile sökülmeden değil, kendilerinin sökmesidir asıl önemli olan, taviz olarak görülecek olan.

Direniş çadırları sökülmemeli ve direniş tüm kararlılığı ile sonuna kadar sürdürülmelidir. Zira kesin-net kazanımlar elde edilmeden geri çekilme halinde bölükler halinde 4-C’ye teslim olunmak zorunda kalınacaktır. Direnişin tam da kazanım elde eder hale gelmiş düzeyden geri çekilmemesi gereklidir. Enternasyonal ve yerel anlamda bu kadar destek-dayanışma gören bir direnişin bitirilmesinin acısı-sancısı ağır olacaktır.

Tüm ilerici-öncü-lider işçilerin hemen harekete geçmesi, direnişin aktif bir biçimde sürdürülmesi yönünde çalışmalarını güçlendirmeleri gerekmektedir. Beri yandan Ankaralı emekçiler, işçiler, kamu emekçileri, komünist devrimciler, devrimci demokratlar, ilerici-aydın tüm kesimlerinin şu günlerde direniş çadırlarına desteği, dayanışması ve çadırların savunulmasında rolü daha da belirginleşmektedir. Direniş, kritik dönemeçtedir.

Tekel direnişinde Tek el, tek yürek, tek vücut olmanın asıl şimdi zamanıdır. Faşist düzen ha saldırdı, ha saldıracaktır. Şimdi faşizme karşı tek yumruk tek barikat olmanın zamanıdır. Tekel Direnişi ya şimdi sahiplenilir ya da hiçbir zaman. Düzenin korkusu, tehditleri, şantajları ile yığınakları ile tüm yüklenmelerinin nedeni de Tekel direnişinin sınıf açısından ne derece önemli olduğunun kanıtıdır.

Tekel Direnişinde çadırlar mevzisini savunmak, direnişin ve kazanımın temelidir. Haydi Mücadeleye. Haydi, saldırılara karşı direniş mevzisini ileri taşımaya. KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ…

01.03.2010


Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Komunce_ (03-01-2010), WeLa_SuRI (03-01-2010)
Alt 03-01-2010, 08:48 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

Danıştay TEKEL İşçilerine Zaman Kazandırdı

Yüksek mahkeme 4C'ye geçiş için hükümetin işçilere tanıdığı sürenin dolmasına bir gün kala kararın yürütmesini durdurdu. 76 gündür eylemde olan işçiler direnişin meşruiyeti kalmadığını öne sürerek zor kullanmaya hazırlanan valiliğin çabasını şimdilik boşa çıkarttı.
Ankara - BİA Haber Merkezi
01 Mart 2010, Pazartesi



Danıştay bugün aldığı direnişte olan yaklaşık 12 bin TEKEL işçisine zaman kazandırdı.
76 gündür Ankara'da eylem yapan işçilere hükümetin özlük haklarından vazgeçerek 4C sözleşmelerini imzalamaları için tanıdığı süre yarın doluyordu.
Valilik sürenin dolmasının ardından işçilere polisin müdahale edebileceğini ima etmişti.
Hükümetin işçilere iş güvencesi bulunmayan ve ücretlerini düşürecek 4C sözleşmesini imzalamak için "30 gün" zaman tanımasının yürütmesini durduran mahkeme gerekçesinde şöyle [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]:
"(...) iş akitleri feshedilen işçiler bakımından bu yeni durumların ortaya çıktığı andan itibaren bulundukları durumu değerlendirme, geçecekleri statüyü, çalışma koşullarını inceleme ve Anayasanın öngördüğü hak arama özgürlüğü yönünden konuyu değerlendirerek bir karar verebilmelerine olanak sağlayacak yeni bir süre saptanması gerekir (...)"
Özelleştirilen TEKEL'den geriye kalan son işçilerin de iş akitleri 31 Ocak'ta fesh edildi. Bakanlar Kurulu'ysa 4 Şubat'ta aldığı kararla işçilere 4C'ye geçmek için 30 gün süre tanıdı.(EÜ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:48 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

TEKEL Direnişi Yeni Bir Döneme Giriyor

Sürenin dolmasıyla birlikte pasif eylemlerle mücadeleyi sürdüreceklerini daha önce beyan eden Tek Gıda - İş yönetimi, muhtemeldir ki birkaç gün içinde mücadeleyi çadırların sıkışıklığından kurtarıp ülkenin her yerine kaydıracak.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ankara - BİA Haber Merkezi
01 Mart 2010, Pazartesi


Danıştay, Tekel işçilerine tanınan 4C'ye 1 aylık geçiş süresini hukuka aykırı bularak Tek Gıda - İş Sendikası'nın itirazını kabul etti. Dairenin kararının gerekçesinde ise temel hak ve çalışma hayatına ilişkin bir konuda Bakanlar Kurulu'nun başka bir kararına atıfla süre zorunluluğunun getirilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
Danıştay'ın verdiği karar bugün saat: 15:55'te Çadırkent'te duyulduğunda, işçiler sevinç çığlıklarıyla birbirlerine sarılarak kutladılar. '"Biz haklıyız biz kazanacağız" sloganlarıyla TÜRK - İŞ önüne yürüyen işçiler kutlamaları burada da sürdürdü.
4/C'ye geçişle ilgili işçilere tanınan 30 günlük hakkın sona ereceği günün arifesinde gelen bu haber karşısında gülenler, sevinçten ağlayanlar, çığlık atanlar görülmeye değerdi. İşçiler birbirlerine sarılıp sarılıp öpüyordu. Bu arada TÜRK - İŞ binasından çıkan sendika başkanı Mustafa TÜRKEL'in görüntüsünü almak için çaba sarfederken ayağına bastığım Tekel işçisinden özür dilediğimde, bana sarılıp birkaç kez yanaklarımdan öptüğünü, sevinç gözyaşlarını tutamadığını da belirtmem gerek.
'"Kavga bitmedi yeni başlıyor", "Zafer direnen emekçinin olacak", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" sloganları arasında işçileri selamlayan Tek Gıda - İş Genel Başkanı Mustafa Türkel'i Tekel işçileri kısa bir süre omuzlarına aldı. Tekel işçilerinin coşkulu alkışları arasında konuşmasına başlayan Türkel, Danıştay kararıyla ilgili olarak 'Biz inandık ve biz kazandık. Bizim haklı olduğumuzu adalet de kabul etti' dedi.
"'Şu ana kadar sendikasına güvenmiş işçilerimize 4/C'ye geçen ve geçmeyen tüm işçilerimize çağrıda bulunuyoruz, şimdi onların günü. Yeni bir süreç başlıyor. TEKEL mücadelesinde 4/C'yi kabul etmedik. Bundan sonra da 4/C'yi yok edeceğiz. Mücadelede kaybettiğimiz arkadaşımız Hamdullah Uysal'ın gözü açık gitmedi. Hükümete çağrıda bulunuyoruz, 72 milyonun hükümeti olun, onların taleplerini görmezden gelmeyin. Biz halen elimizi uzattık, özlük haklarımızı vermenizi bekliyoruz" diyen Türkel, bugün yönetim olarak toplanacaklarını ve sendikanın bundan sonraki yeni süreçle ilgili kararını yarın saat: 10.30'da kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti.
Tek Gıda - İş Genel Başkanının konuşmasından sonra işçiler TÜRK - İŞ'in önünden ayrılıp, sloganlarla diğer sokaklara yöneldiler. Bu arada Tek Gıda - İş uzmanı Gürsel Dilçıkık işçiler tarafından omuzlara alınarak bir süre sloganlarla taşındı.
Şimdi yeni bir sürece giren TEKEL işçilerinin mücadelesi, Danıştay kararıyla yedi aylık bir süre kazanmış oluyor.
Sürenin dolmasıyla birlikte pasif eylemlerle mücadeleyi sürdüreceklerini daha önce beyan eden Tek Gıda - İş yönetimi, muhtemeldir ki birkaç gün içinde mücadeleyi çadırların sıkışıklığından kurtarıp ülkenin her yerine kaydıracak.
Hukukçuların yorumlarına göre 4C için başvuruda bulunduğu söylenen 2400 işçiden kurumlara yerleştirilenlerin Danıştay'ın mevcut kararından yararlanmayacağı, henüz kurumlara yerleştirilmeyenlerin ise başvuru dilekçelerini bir başka dilekçe ile iptal edebileceği belirtiliyor.(YK/EÜ)
* Yılmaz Kızılırmak, DİSK, Dev-Maden-Sen
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:49 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

DİSK: Özelleştirmeye Karşı Mücadelede Önemli Aşama

Ankara - BİA Haber Merkezi
01 Mart 2010, Pazartesi


Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Danıştay kararının sadece TEKEL işçileri değil, daha önce 4C'ye geçen 17 bin ve ileride geçirilecek 126 bin işçi için de kazanım olduğunu söyledi.
Yüksek mahkeme bugün 4C'ye geçiş için hükümetin işçilere bir ay süre tanımasının yürütmesini durdurdu. 76 gündür direnişte olan işçiler adına Tek Gıda-İş sendikası mahkemeye başvurmuştu.
Sendikanın bağlı olduğu Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (TÜRK-İŞ) yanında başından itibaren işçilere destek veren DİSK bundan sonra da desteğe devam edeceklerini açıkladı.
Açıklama özetle şöyle:
"Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı, sadece TEKEL işçilerinin hukuksal plandaki haklılıklarını onaylama kararı değil, aynı zamanda, TEKEL işçilerinin, 4-C mağduru önceki 17 bin işçinin, İl Özel İdareleri, şeker, PTT, enerji gibi işkollarında mağdur duruma düşecek 126 bin işçinin de geleceğini etkileyen bir karardır.
Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı özelleştirmelere ve sonuçlarına karşı verilen mücadelede önemli bir aşamadır. Mücadelenin genişleyerek sürdürülmesi, mağdur olan ve olacaklar için yeni bir fırsat doğmuştur.
Dört konfederasyon başkanının, başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vaz geçilmesi; iş güvencesinin sağlanması; 'kiralık işçilik' düzenlemesinin gündemden çıkarılması; çalışma hayatını düzenleyen yasaların ILO ve AB normlarına uyarlanması; çalışanların örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması; kamu çalışanlarına grevli, toplu iş sözleşmeli sendika hakkının güvence altına alınması için 26 Mayıs 2010 tarihi için aldığı "genel eylem" kararı şimdi daha da önem kazanmıştır."(EÜ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:50 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

Türkel: Bu Mücadelenin Başarılı Olmasını İstemeyen Sendikalar Var

TEKEL direnişi kritik aşamada. bianet TEKEL direnişi ile ilgili gelişmeleri alandan aktarmayı sürdürüyor. TEKEL işçilerinin örgütlü olduğu TEKGIDA İŞ Sendikası’nın Genel Başkanı Mustafa Türkel, direnişin başından bugüne kadar yaşananları ve olası gelişmeleri değerlendirdi.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
muratutku@yahoo.com

Ankara - BİA Haber Merkezi
01 Mart 2010, Pazartesi


TEKEL direnişi sadece Türkiye'de değil, dünyanın çeşitli ülkelerinde son yılların en önemli işçi direnişlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Başta Avrupalı sendikal hareketler olmak üzere dünyanın her yerinden işçi sınıfı temsilcileri Sakarya Caddesi'ndeki direniş çadırlarına gelerek TEKEL işçilerine mücadelesinde destek oluyor.
28 Şubat pazat günü de Avusturya işçi marşı, hem Almanca hem Türkçe olarak Avusturyalı işçiler ile birlikte söylendi Ankara'da. İsrail'den gelen bir ritm grubu işçilere davulları, zilleri ve düdükleriyle moral verdi.
Hükümetin işçilere 4/C'ye geçiş için tanıdığı süre 2 Mart Salı günü doluyor. Danıştay'da görülen dava da işçilerin geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Bu nedenle TEKEL direnişi sürecinde en baştan itibaren neler yaşandığını, yakın gelecekte ortaya çıkacak olası gelişmeleri TEKEL işçilerinin örgütlü olduğu TEK GIDA İŞ Sendikası'nın Genel Başkanı Mustafa Türkel bianet için değerlendirdi.
TEKEL direnişi en başından itibaren baktığımızda sizin için ne anlama geliyor?
Türkiye'de özellikle 12 Eylül sonrasında özgürlükleri ellerinden alınan, psikolojik baskı altına alınan, AKP döneminde de adeta bir korku tünelinin içine sokulmak istenen toplum, TEKEL işçisinin bu mücadelesi ile birilikte yeniden kendine gelmeye başladı. Özgürlük mücadelesinin bu ülkede demokratik kurallar içerisinde sürdürülebileceğini, toplumun ve kamu vicdanının kırmadan, dökmeden verilecek bir mücadelede olabildiğince en üst düzeyde destek verebileceği ortaya çıktı.
Bu konuda mücadelenin başladığı günden bugüne 75-76 gündür TEKEL işçilerini mücadelesi adeta kamuoyu tarafından bayraklaştırıldı. Arkadaşlarımız mücadelenin ilk gününden bu yana sendikamızın aldığı kararlara ve bu kararların uygulanmasına tereddütsüz olabildiğince bağlı, Mahatma Ghandi modelini uygulamakta bütün kararlılıklarını ortaya koydular. Türkiye kırmadan, dökmeden daha onurlu daha dik, inadına kararlı bir eylemin kamu vicdanında çok etkin bir yer alabildiğini gördü bu direnişle birlikte. Yaşananların basın tarafından değerlendirildiğini de TEKEL eylemliliği gösterdi.
Bizden sonrakiler için de bir "açılım" olacaktır bu olay. Çünkü biz bu mücadeleyi öyle ya da böyle başarıyla bitirdiğimizde, Ankara Sakarya caddesinin adı "işçilerin emek mücadelesi alanı" olarak hatırlanacak. Biz o çadırları geçici olarak kaldıracağız, emek mücadelesinde çadırdaki direniş fikrini başkaları devralacak. Onlar da bunda sonra çadırlarını koyarak Türkiye ve dünya kamuoyuna kararlılıklarını göstertecekler. Bu mücadele bizim için işçi sınıfının yeniden uyanışı, toplumun özelleştirmelerin ne gibi yakıcı sorunlar doğurduğunu anlaması bakımından önemli. İşçilerin de dayanışmada ortaya koydukları mücadelede sonuca gitmek için ne tür birliktelikleri yeniden örmesi gerektiği açısından da önemli dersler çıkarılması gerekiyor.
TEKEL direnişi aslında toplumdaki dayanışma duygusunu yeniden harekete geçirdi. Hem Türkiye hem de uluslararası toplum direnişi yakından takip etti ve çeşitli biçimlerde işçilere desteğini gösterdi. Belki de hak arama mücadelesinin yanı sıra TEKEL direnişinin en önemli tarafı buydu. Siz yaşanan süreçte bu konuyla ilgili neler gözlemlediniz?
Dayanışma gerçekten toplumun önemli hasletlerinden birisiydi. Uzunca bir süredir de eksikliği hissedilen bir konuydu. Burada toplumsal dayanışma en üst noktaya çıktı. İnanıyorum ki bu dayanışma kültürünün asıl nedeni TEK GIDA İŞ sendikasının öncülüğünde TEKEL işçilerinin verdiği bu mücadelenin ortaya koyduğu felsefede yatıyor.
Çünkü toplumsal dayanışmayı sağlayabilecek olgunlukta bir mücadeleyi ortaya koyamasaydık toplum paniğe kapılabilirdi. Buraya dayanışma için gelmeyi bir tarafa bırakın, herhangi bir olay olur düşüncesiyle yakınından bile geçmeyebilirdi. Topluma güven veren bir önderlik yapısı içerisinde bu eylem kendisini daha iyi anlattı, daha büyük destekler aldı. Bugün 76'ıncı gün ve yurt dışından gelen desteklerin en üst düzeyde olduğu bir gün. Bunlar bize gelecek adına da umut veriyor.
4 Şubat Dayanışma eylemi öncesi ve sonrası ile göz önüne alındığında sendikaların tavrını nasıl yorumluyorsunuz?
Türkel: Türkiye'de sendikal hareketin, özellikle işçi sendikalarının buradan alacakları çok önemli dersler vardır. Özellikle de TÜRKİŞ'e bağlı sendikaların. Çünkü beklenen performansı gösterdiklerini söylemek zor. Eğer sendikacı dostlarımız o sendikaların üyeleri ile birlikte her gün birisi buraya gelip bir kitlesel açıklama yapabilseydi kendilerine 30 günde bir sıra gelecekti. Bu dayanışmayı gösterebildiklerini söylemek zor. İstisnalar elbette var, kendi çapında çırpınan, çabalayanlar oldu ama ne yazık ki işçi sendikalarımız bu konuda istenen performansı sergileyemediler. Bunun önemli ölçütlerinden birisi de maalesef 4 Şubat dayanışmasıdır.
4 Şubat eylemine iki açıdan bakmak mümkün. Bir emekçi kendi sorunları dışında bir başkasıyla dayanışma için ilk defa iş bıraktı. İş bırakanlara elbette bu anlayış ve dayanışma için minnet borcumuz var. Ancak genel bir açıdan baktığımızda 4 Şubat Dayanışma eylemi ne yazık ki istenen sonuçları ortaya koyamamıştır. Bunun sonuçlarının irdelenmesi, nedenlerin sonuçların iyi anlaşılması gerekiyor. Bu anlamda mücadelenin bitmesi ile birlikte aydınlarımız, yazarlarımız ve işçi önderleri tarafından kamuoyunda çok tartışılacaktır. Ben de Salı günü bu konu ile ilgili bir değerlendirme yapmayı düşünüyorum.
Bunun bir değil birkaç nedeni var. Bu mücadelenin gerçekte neyin mücadelesi olduğunu fark edemeyen bir sendikal anlayış maalesef hala egemen. Bu mücadeleden başarı ile çıkmak işçi sınıfının kaybettiklerini gelecekte telafi etmesi için çok önemliydi. Ama tam tersine bu mücadelenin başarılı olmasını istemeyen sendikaların varlığını yaşadık biz. Onun için işin bu tarafını tarihe bırakmak istiyorum. Ama önümüzdeki günlerde bir basın açıklamasıyla bu konuyu tartışacağız.
Zaman içerisinde TEKEL işçilerinin kişisel olarak size de tepkileri oldu. Bu süreçte TÜRK İŞ Genel Sekreterliği görevinizden istifanız ile gündeme geldiniz? İşçinin bu tavrına ilişkin düşünceleriniz neler?
Tepkiler doğaldır, zaman zaman ben de başkalarına karşı tepki gösterdim. 76 gün içerisinde işçilerin umutlarının en üst noktaya çıktığı da oldu, hayal kırıklıklarının yaşandığı, umutların kırılıp döküldüğü zamanlar da. Buna sinirlerinizin dayanması mümkün değil.
76 gün, her gün sabahleyin yeni bir umutla kalkıyorsunuz, akşam umudunuzu yitiriyorsunuz. Bu sürece her birimiz kırgınlık ve kızgınlıklar ile girdik. Benim de arkadaşlarımı kırdığım zamanlar oldu. İşçi arkadaşlarımız da tepkilerini doğrudan bana karşı değilse de kurumsal yapıya karşı ortaya koydular.
Biz bunları anlatmaya çalıştık ama bunu beceremediğimiz zamanlar da oldu. 76 gün de dile kolay; evinden ocağından ayrı, yaşam koşulları belli, bir yandan açlık grevleri öbür yandan dayanışmadaki eksiklikler. Bunları üst üste koyduğunuz zaman onlarca sebep ortaya çıkar işçilerin gösterdiği tepkiler ile ilgili olarak. Ancak şunu söylemek lazım ki TEKEL işçisi bu mücadeleyi tarihe altın harfler ile kazımıştır. Bu mücadelenin bir parçası olmaktan da hep onur duyacağız.
Bu direniş süresinde başta başbakan olmak üzere hükümet üyelerinin sergilediği siyasi tavrına nasıl bakıyorsunuz?
Hükümet bu krizin yönetiminde sınıfta kalmıştır. Hükümetin sayın başbakan başta olmak üzere o demokratik tavrı, sahip olduklarını iddia ettikleri o demokratik duruşları yok olmuş, yüzlerindeki maskeler dökülmüştür. Hükümetin demokrasisinin d'sinden nasibini almadığı ortaya çıkmıştır.
Bu bizzat TEKEL direnişi ile daha iyi görünmüştür. Dış dünya da AKP hükümetini daha iyi görmüştür. Başbakan kürsüye çıkıp demokrasi nutukları attığında aslında sadece kendisi gibi düşünenleri demokrasi kapsamında gördüğü, ötekileri ise yok etme anlayışına sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Amiyane tabiri ilke sayın başbakanın karizması çizilmiştir. Hükümet bu konuda sınıfta kalmıştır.
Çünkü hukuku ihlal etmiştir, bizim anayasal hakkımızı elimizden almıştır, bizi adeta faşist bir dayatma ile karşı karşıya bırakmıştır. Bu ibretlik bir olaydır ve bundan sonra başbakan her nerede demokrasiden bahsederse artık hep TEKEL işçileri aklına gelecektir. Türkiye'de aslında bu demokrasi nutuklarını kimsenin yemediği aklına gelecektir, demokrasi nutukları atarken de artık dili, dudakları titreyecektir.
4-C statüsünün iptali ve 4-C'ye geçiş süresini 1 ay olarak düzenleyen hükümet kararnamesinin iptali için açılan dava ile ilgili beklentiniz nedir?
Yargı sürecini dikkatle takip ediyoruz ve Danıştay da önemli bir kararın arifesinde, bir an önce bir karar vermesi gerekiyor. Yoksa Mart ayının 2'sinden sonra hak kayıpları meydana gelecektir. Esas ile ilgili görüşmelerini daha sonra yapabilir yüksek mahkeme ama 2 Mart günü hükümet kararnamesiyle 4046 sayılı yasadaki 8 aylık hak düşürücü süreyi, kanunu da ihlal edercesine 1 aya çekmesini bir şekilde durdurması gerekiyor.
Çünkü 8 ay kanunla düzenlenmiş bir süre. Özelleştirme mağdurları için kanunda iş kaybı tazminatı var, buna karşılık da hükümetin "1 ay içinde geçmezsen 4/C hakkını da elinden alırım" gibi bir dayatması söz konusu. Mahkemenin bu iki şık arasında olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekiyor. Çünkü binlerce insanı etkileyen bir sonuç var ortada ve ayın 2'sinden sonra da geri dönülmesi imkansız sonuçlar doğurabilir bu süreç. Telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracaktır çalışanlarımız adına. Mümkünse 1 Mart pazartesi açıklaması gerekiyor kararını. Bu hukuki kararın sonuçlarını toplum değerlendirmeli diye düşünüyorum.
Eylemin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Eylemler bundan sonra da bir şekilde devam edecektir ama bundan sonra yeni bir döneme başlıyoruz. Biz her dönemde kendi eylemlerimizi kendimiz belirledik. Ankara'ya gelişe biz karar verdik, TÜRK İŞ'in önüne gelmeye biz karar verdik, oturma eylemine biz karar verdik, çadırları biz kurdurduk, çadırlardan sonraki eylemlere de biz karar vereceğiz. Örgütümüz bir araya gelecek ve kararlarını verecektir.(MU/EÜ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:50 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

TEKEL İşçilerini Polis Tehdidinden Korumak İçin Destek

Üç aya yaklaşan eyleme katılan işçilerin 4C'ye razı olmak için süreleri yarın doluyor. Hafta sonu Ankara ve farklı illerden gruplar işçilere destek için geldi. Konfederasyon yöneticileri işçilerle kalacak.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ankara - BİA Haber Merke
01 Mart 2010, Pazartesi



Konfederasyonlar, özlük hakları için direnişe geçen TEKEL işçilerine destek için iki saatlik oturma eylemi düzenledi.Hükümetin 4C'ye geçiş için işçilere tanıdığı süre 2 Mart'ta doluyor. Ankara valisi işçilere polisin müdahale edebileceğini söyledi. İşçilerse yürütmenin durdurulması için Danıştay'a yaptıkları başvurudan umutlu.
Hafta sonu düzenlenen eyleme Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN) destek verdi. Meslek odalarında temsilciler de eylemdeydi.
KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, TEKEL işçilerine müdahalenin tüm emekçilere müdahale olacağını belirtti. "Biz de üç gün boyunca burada TEKEL işçisiyle birlikte kalacağız" diyen Şimşek, KESK yöneticilerinin herhangi bir müdahale olasılığına karşı direnişin içinde olacağını söyledi.
İki saatlik oturma eylemine katılanlar arasında Eşber Yağmurdereli ve Menderes Samancılar da vardı. "İşçilerin değiştiremediği bir tarih yoktur" diyen Samancılar, "Siz bu ülkenin tarihini değiştiriyorsunuz. Biz de burada yanınızda olacağız. Ölmek var dönmek yok diyorsanız, bunu bilin ki biz de sizinleyiz. O kaldığınız çadırlardan birer parça saklayın. Çünkü onlar bizim bayrağımız olacak" diye konuştu.
Direnişin ritmi Ankara'da tutuldu


Rhythms of Resistance İstanbul (Direnişin Ritmleri İstanbul) üyesi ritmciler destek ziyaretinin yanında yaptıkları müzikle de TEKEL işçilerinin direnişine ayrı bir renk kattılar.
Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) üyeleri de direnişin başından bu yana çektikleri fotoğrafları ellerinde taşıyarak işçilere destek verdiler.
Karadeniz Kültür ve Sanat İnsanları ile Derelerin Kardeşliği Platformu üyesi kalabalık bir grup da tulumlar eşliğinde Sakarya Caddesi'nden yürüyüşe geçerek çadırları ziyaret ettiler. Samsun çadırına taziye ziyaretinde bulunan grup daha sonra TÜRK-İŞ önüne gelerek basın açıklaması yaptılar.
İstanbul'dan Eczacının Sesi grubu da direnişe destek verdi.
Başından beri uluslararası emek örgütleri tarafından desteklenen TEKEL işçileri şimdi de Avusturyalı sendika temsilcilerini ağırladı. Ayrıca Kocaeli ve Marmara Üniversitesi çalışanları olarak akademisyenler ve öğrenciler de TEKEL işçilerine destek için Ankara'daydılar.(BB/EÜ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:52 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

"TEKEL İşçileri Kaygılarını Dayanışmayla Aştı"

Ankara Tabip Odası ve Türkiye Psikiyatri Derneği direnişteki 542 TEKEL işçisiyle görüştü. Çalışma üç aylık kader ortaklığının, halk desteğinin ve sınıf dayanışmasının işçilerin gelecek kaygısını azalttığını gösterdi.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ankara - BİA Haber Merkezi
26 Şubat 2010, Cuma



"İlk bulgularımız, söz konusu örgütlü eylemlilik sürecinin kişilerin hem bir arada hem de bireysel olarak sorunlarla mücadele edebileceklerine olan inancını arttırdığı düşündürmektedir."
Ankara Tabip Odası (ATO) ve Türkiye Psikiyatri Derneği'nin (TPD)[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]adını taşıyan ortak çalışmasının temel bulguları ATO'da gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı.
ATO Genel Başkanı Gülriz Ersöz, TPD Genel Sekreteri Burhanettin Kaya ve çalışmayı gerçekleştiren psikiyatristlerden İnci İlhan Özgür ve Fatma Yıldırım'ın kamuoyuyla paylaştığı ön rapora göre çalışma, işçilerin sosyal durumuyla ilgili iki boyutu ele alıyor.
"Kaygı, endişe" diye de bilinen anksiyete ve özyeterlilik inancını ele alan çalışmada anksiyetenin en önemli kaynağının belirsizlik olduğuna dikkat çekilirken, özyeterlilik de kişinin bir edimi başlatıp sonuna dek sürdürebileceğine olan inancı olarak tanımlanıyor.
Anketin sosyodemografik profiline ilişkin

Çeşitli illerden gelen toplam 542 TEKEL işçisinin örneklem olarak alındığı anket çalışmasında 456 erkek, 82 kadın işçiye ulaşıldı. Yyüzde 41,7'si ilköğretim-lise mezunu olan işçilerin yüzde 92,6'sı evliydi.
Ayrıca TEKEL'de çalışma süreleri 2 ile 28 yıl arasında değişen bu işçilerin kamuoyuna yansıtıldığının aksine ortalama aylık gelirlerinin 1248 TL düzeyinde olduğu, maksimum gelir olarak tespit edilen 3000 TL'nin ise ancak 2-3 kişinin çalıştığı aileler için geçerli olduğu belirtildi.
TEKEL işçisinde kaygı düşük, özyeterlilik inancı yüksek

Çalışmanın asıl sonuçlarına bakıldığındaysa TEKEL işçilerinin anksiyete ve özyeterlilik düzeylerinin 2000'li yıllarda gerek özel sektör gerek kamu işçileri üzerinde yapılan diğer çalışmalardan dikkat çekici oranda farklılık gösterdiği görülüyor.
Çalışmayı yürüten psikiyatristlerden Özgür, diğer çalışmaların sonuçlarına oranla TEKEL işçilerinin kaygı ortalamasının düşük, özyeterlilik düzeyinin ise yüksek olduğunu söylerken, bu durumun üç nedenden kaynaklandığını tespit ettiklerini belirtiyor.
"Öyleyse umudumuzu yitirmeyeceğiz"

Çalışma, üç aya yakındır her tür olumsuz yaşam koşullarını paylaşmanın ve dayanışmanın, TEKEL işçilerinin kamuoyundan aldığı desteğin ve örgütlü olmanın yarattığı sınıf dayanışması kültürünün anksiyetenin en önemli nedeni olan belirsizlikle baş etme kararlılığı yarattığının altını çiziyor.
Ankette yer alan açık uçlu sorulara verilen ve henüz kağıda dökülmemiş yanıtlarda ise çoğunlukla çocuklar ve aileler için yaşanan endişe, dayanışma, direniş, değişim, kararlılık ve birlikte hareket etmenin verdiği güç temalı cümlelere rastlandığı vurgulanıyor.(BB/EÜ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:53 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

Zafere susamışlık!

Danıştayın 4C statüsüne 30 gün içinde başvurma kararını durdurması, 77 gündür süren direnişin kazanıma giden yolunda önemli bir soluk oldu. Kararla bir coşku patlaması yaşayan direnişçiler, zafer özlemlerini çadırkentin her yanına taşıdılar


Tekel direnişinde günlerdir gözlerin çevrildiği Danıştay kararı bugün öğlen açıklandı. İşçilerin ve sendikanın lehe beklediği karar, 4C'ye başvurmak için 30 günlük süre kararını durdurma şeklinde gerçekleşti. Son bir haftadır gerek hükümetin gerek emniyetin Tekel direnişçilerine 2 Mart'a kadar süre tanıdıkları açıklamalarıyla, direnişte kritik bir evreye girilmişti. Direnişin son süreçte durgunlaşmasıyla süreçten umudunu kaybeden işçiler içerisinde evlerine dönüşler başlamıştı.



Direnişte keskinleşen ve kesinlikle imzalamayacağını söyleyen Tekel direnişçileri ise danıştaydan çıkacak kararın kendilerini değilse bile direnişte kararsız unsurları olumlu etkileyeceğini ve çadırkentteki direnişçi sayısının artacağını belirtiyordu. Nitekim, kararın çıkmasıyla evlerinde kararı bekleyen ama 4'yi imzalamayan işçilerin geri döneceği ve direnişin büyüyeceği umutları tekrar yükseldi.



Öğlen saatlerinde kararın duyurulmasıyla çadırkentte bir anda bir alkış ve ıslık tufanı yükselmeye başladı. Her yandan sendikaya doğru koşan işçiler kucaklaşmaya, ağlamaya ve sloganlar atmaya başladılar. Tam bir bayram havasına dönen çadırkentte hemen "Zafer direnen emekçinin olacak, Genel grev genel direniş, Hamdullah Uysal ölümsüzdür, 4C'ye imza atmayacağız!" sloganları atılmaya başlandı.

Delicesine bir sevincin ortalığı kapladığı çadırkentte işçiler kapıya çıkan Türkel'in açıklamasını dinlemek için sendika önüne koştu. İşçiler kapıya çıkan Türkel'i omuzlarına aldılar. Türkel'in giden işçilere dönüş çağrısı yapmasıyla işçilerdeki coşku daha da büyüdü.

Konuşmadan sonra işçiler uzun uzun kucaklaşmayı sürdürdüler. Daha sonra havai fişekler atılmaya, uzun süredir çekilmeyen halaylar çekilmeye ve çadırlarda sloganlar atılmaya devam etti. Şu saatlerde de Ali Asker'in konseriyle coşan işçiler, direnişlerindeki sıkışmışlıktan kurtulmanın duygusunu yaşıyorlar.

Öte yandan kapıda konuşma yapan Türkel, yarın sabah direnişin seyri ile ilgili bir açıklama yapılacağını duyurdu. Türkel'in çeşitli gazetelerde danıştay kararı olumlu çıkarsa çadırları kendi elleriyle kaldıracağı açıklamaları biliniyor. İşçiler böylesi bir şeye izin vermeyeceklerini ve direnişlerinin yeni bir evreye girdiğini, ancak herkesin çadırlara gelmesiyle bir sonuç alacaklarını belirtiyorlar.

77 günlük direnişlerindeki duruşlarıyla danıştaya da olumlu karar çıkarttıran direnişçiler, henüz tam zafer kazanmadıklarını ve asıl mücadeleye yarın başlayacaklarını belirtiyorlar... 77 günlük direnişteki bu umut pırıltısı, onun karşısındaki coşkulu patlama, direnişin zafere nasıl susadığını da gösteriyor.. İşçiler bu zafer provasından sonra, 4C'ye kadar çadırlı sokak mücadelesini büyüterek zafere taşıma evresine girdiler.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:58 PM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

4/C'ye başvuru süresi uzuyor

ANKARA (01.03.2010)- Danıştay, 4/C'ye geçiş için verilen 1 aylık süreye itirazı kabul etti. Karar, TEKEL işçileri tarafından büyük sevinçle karşılandı. Çadırkentte yürüyüş yapan işçiler, "Kavga bitme yeni başlıyor" diye haykırıyor. Türkel de işçiler hitaben yaptığı konuşmada "yeni bir süreç başlıyor" dedi
Danıştay 12. Dairesi, 4 Şubat 2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'nın, TEKEL işçilerinin de aralarında bulunduğu geçici personelin 4/C'ye geçiş için 30 günlük süre içinde ilgili kurumlara başvurmasını öngören hükmünün yürütmesini durdurdu.
Karar, TEKEL işçileri tarafından, büyük bir coşkuyla karşılandı. Kararı duyar duymaz Türk-İş binası önünde toplanan işçiler, alkış, zılgıt ve sloganlarla sevinçlerini dile getirdi. İşçiler, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel'i aşağı çağırdı.
Türkel: Yeni bir sürec başlıyor
Türkel, burada işçilere hitaben yaptığı konuşmada "Biz hep haklıydık. Başbakan 4/C'ye imza atan 3 bin işçi olduğunu söylüyor. 8 bin 300 arkadaşımız var. Bugün başvuru yapmayan 5 bin kişinin günüdür" dedi.
Türkel, Danıştay kararıyla yeni bir süreç başladığını ifade etti. Türkel, "Bugüne kadar 4/C'yi kabul etmedik. Bundan sonra yok edeceğiz" dedi.
AKP hükümetine seslenen Mustafa Türkel, şöyle konuştu: "72 milyonun taleplerini kabul edin. Biz hala özlük haklarımızı vermenizi bekliyoruz. Türkiye tarihine yaşanmamışı yaşattık. Bir çiçeğin sapını koparmadık. Kardeşimiz öldü, ama biz öldürmedik. Şimdi mücadelemizde yeni bir dönem başlıyor."
İşçiler, Türkel'in konuşmasını, "En büyük başkan bizim Başkan" sloganlarıyla karşıladı.
Kavga bitmedi
TEKEL işçileri, Türkel'in konuşmasının ardından kararı bir yürüyüşle kutluyor. Çadırkentte yürüyüş yapan işçiler, "Ölmek var dönmek yok", "Kavga bitmedi daha yeni başlıyor" sloganlarını atıyor.
(ETHA)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 08:59 PM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Direniş çadırları kaldırılmamalı, direniş sürmelidir

TEKEL’de kritik saatler yaşanıyor

ANKARA (01.03.2010)- TEKEL işçilerinin direnişi 77. gününe girdi. 2 Mart öncesinde kritik saatler yaşanıyor. Gözler Danıştay’ın bugün açıklanması beklenen kararında. İşçiler ile sendikaları Tek Gıda-İş arasında çadırların kaldırılması konusunda görüş ayrılıkları var.
Özlük hakları ile kamu kuruluşlarına yerleştirilmek isteyen TEKEL işçileri, direnişlerinde kritik saatlere girdi. Yarın (2 Mart), AKP Hükümeti’nin işçilere dayattığı 4-C’ye geçmek için atılması gereken imzaların son günü.
İşçiler Danıştay'ı bekliyor
İşçiler, yaptıkları başvurunun ardından Danıştay’ın kararını bugün açıklanmasını bekliyor. TEKEL işçilerinin başvurusu yönünde karar çıkarsa, iş akitleri 31 Ocak’ta fesh edilen işçilerin, 4-C’ye başvurmak için kendilerine tanınan bir aylık süre uygulamasının yürütmesi durdurulacak. İşçiler, işten atıldıktan sonda 8 ay işsizlik maaşı alma hakları olmasına rağmen, 4-C’ye geçme kararı vermeleri için bir aylık bir süre tanınmasını hukuksuzluk olarak değerlendirmişti. Danıştay, yürütmeyi durdurmazsa, işçiler arasında birkaç gündür yaşanan moral bozukluğu daha da derinleşecek. Direnişten geriye düşen ve “4-C’ye imza atmaktan başka çare kalmadı” yanılsamasına kapılan işçilerin sayısı artacak. Karar, işçilerin beklentisi gibi olumlu olursa ise, direniş nefes alacak. İşçilerin kazanım elde edebilmek için biraz daha yüklenme kararlılıkları artacak. Bu koşulda memleketlerine dönen işçilerin tekrar Ankara’ya gelecekleri söyleniyor.
Sendika çadırları kaldırmak istiyor
Sendika, önceki gün şubelerle yaptığı toplantılarda, işçileri 4-C’ye imza atmak konusunda yalnız bıraktı. Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, “Karar sizin” dedi. Ancak, işçiler “direnişin geldiği 70’li günlerde sendikadan mücadeleyi daha ileri bir aşamaya taşımak için imza atmayın demesini beklerdik” diye tepki gösterdiler. Tek Gıda-İş yöneticileri, Başbakan ve Ankara Valiliği’nin çadırların kaldırılması yönündeki tehditlere karşı da işçileri bu yönde bir karara ikna etmeye çalışıyor. TEKEL çadır kentinde dolaşan yorumlar, sendikacıların çadırların tümünü kaldırmayı ve Türk-İş Genel Merkezi önüne tek bir çadır kurmayı planladığı yönünde. Dün de birkaç çadırı dolaşan sendikacılar, “Böyle bir fikir var ne diyorsunuz?” diyerek işçilerin ağızlarını yokladı.
Öncü işçi müdahalesi
Direniş boyunca mücadele kararlılıkları bakımından sendika iradesinden daha ileri de yürüyen öncü işçiler ise sendikanın yaratmak istediği kafa karışıklığına tepkililer. Sendika ne türlü tartışma sürdürürse sürdürsün, direnişe devam etmekte kararlı olduklarını söylüyorlar. Öncü işçiler, yaşanan moral bozukluklarını değiştirmeye ve işçileri Ankara’da kalmaya ikna etmeye çalışıyor. Mücadelede ileride duran işçiler, sendika yöneticileri ile yaptıkları tüm sohbetlerde direnişi daha ileri taşımak için daha büyük adımlar atılmasını ve işçiler ile geriye dönüş üzerine tartışmalar yapılmamasını istiyorlar.
Önceki gün bir bildiri yayınlayarak, “4-C’ye asla imza atmayacağız” diyen öncü işçiler, sendikaya olan tepkilerini göstermek için dün tüm çadırlara, “Yaşam hiçbir tarihle sınırlandırılamaz. Direnişe devam” yazılı büyük ozalit afişler astılar.
(ETHA)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
çadirlari, çadırları, direniş, kaldirilmamali, kaldırılmamalı, sürmelidir


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dersim Katliamı ve Direniş Asibeto TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ 0 08-29-2007 03:00 AM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:34 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,