DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > ATEŞ HIRSIZI GENEL > GÜNCEL HABERLER,KONULAR VE YORUMLAR > GÜNCEL HABERLER


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Eşkıyalar aramızda: Hopa davasında 22 tahliye
Cevaplar
1
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
116
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-10-2011, 07:20 PM   #1
Kullanıcı Profili
Civakparez
Üye
 
Civakparez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 10509
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 432
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 158
205 Mesajina 342 Tesekkür Aldi
Standart Eşkıyalar aramızda: Hopa davasında 22 tahliye

Hopa tutuklusu 22 genç mahkemede verdikleri savunmalarının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tahliye kararının çıkmasının ardından Adliye önünde bekleyen binlerce kişi sloganlarla sevinçlerini haykırdı.

ÖDP, Gençlik Muhalefeti, TKP, Halkevi ve Öğrenci Kolektifi Adliye önünden Sakarya Caddesine kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Sakarya Heykelde ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol birer konuşma yaptılar.

Yapılan konuşmalarda ortak mücadeleye vurgu yapılırken, mücadelenin tüm muhalif tutuklular serbest bırakılana kadar süreceği dile getirildi.

Sincan cezaevinden ilk çıkanlar L tipinde kalanlar ile kadınlar oldu. Cezaevi önünde halaylar çekildi.

Mahkemede tahliye kararı verilen gençler Sincan F tipi cezaevinden çıktılar. Gençler çıkarken dışarıda bekleyen yüzlerce kişi arkadaşlarını "isyan" sloganları ile karşıladı. Gençleri karşılayanlar arasında ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol var. Tutuklu gençlerden Çağdaş ve Can, askerlik işlemlerinin tamamlanması için askerlik şubesine götürüldü.

Cezaevinden bir minibüsle çıkarılan gençler hazırladıkları "O duvar duvarınız vız gelir vız" pankartı ile çıktılar.

***

DAKİKA DAKİKA HOPA DAVASI

Saat:08.30
ÖDP ve Gençlik Muhalefeti, Menekşe Sokaktan yürüyüşe geçerek Adliye önüne geliyor. ÖDP, 'Özgürlük ve Adalet İstiyoruz' çağrısıyla yürürken, Gençlik Muhalefeti ise iddianamede 'suç' olarak gösterilen kitapları taşıyor.


Halkevi ve Öğrenci Kolektifi ise Kurtuluş Parkı'ndan doğru yürüyüş ile geliyor.

Adliye önünde toplanma başladı. çevrede çok sayıda Çevik kuvvet polisi ve TOMA araçları bulunuyor.





Saat:08.50 ÖDP, Gençlik Muhalefeti, Halkevleri, Öğrenci Kolektifi ve TKP kitlesel bir biçimde alanda yerini aldı. Ayrıca alanda şuan KESK ve DİSK üyeleri bulunuyor.

ÖDP ses aracı üzerinden birazdan konuşmalar başlayacak. Alanda şuan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Genel Başkanvekili Tayfun Görgün, TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı var.

Alanda şuan yaklaşık 5 bin kişi var.

09:40 Türkiye Komünist Partisi, ÖDP, Gençlik Muhalefeti ve Kurtuluş Parkı'ndan yürüyen grup an itibariyle Ankara Adliyesi önünde "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıyor. Kitle "AKP'ye teslim olmayacağız" diyor.



09.42 Halkevleri, ÖDP ve TKP Genel Başkanları ses aracında kitleye seslendi.

İlk konuşmayı Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol yaptı. Birol, "Kaldırın başınızı, dimdik durun ve bağırın... Siz halkın haklarını yargılayamazsınız" dedi.

İlknur Birol'dan sonra mikrofonu alan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, "Terörle Mücadele Yasası kaldırılmadıkça buradan yeni anayasa çıkmaz. Herkes AKP'nin inisiyatifine bağlı olarak terör örgütü üyesi ilan edilmekte, tutuklanmaktadır. 12 Eylül referandumu ile yargıyı daha da bağımlı hale getirdiler. Biz buna karşı direneceğiz. Gençlerimizin şahsında Mahirler, Denizler yargılanıyor. Onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz." dedi.

TKP Genel Başkanı Erkan Baş da, "Haklar gasp edilemez, gelecek hapsedilemez diyenler cezalandırılmaya çalışılıyor. Buna izin vermeyeceğiz. İleri demokrasi diyenler daha fazla baskı uyguluyor. 'AKP bu ülke, bu halk için hiçbir şey yapmıyor.' dediğimiz için yargılanıyoruz. Ülkemizi padişah özentisi Tayyip'e bırakmayacağız" şeklinde konuştu.

Daha sonra sırasıyla CHP Grubu adına CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, BDP Grubu adına Hasip Kaplan, Sine-Sen ve davayı izleyen sanatçılar adına oyuncu Mehmet Esen birer konuşma yaptılar.

Son olarak da arkadaşları tutuklu bulunan Gençlik Muhalefeti, Öğrenci Kolektifleri ve TKP'li öğrenciler adına birer konuşma yapıldı.

Gençlik Muhalefeti adına yapılan konuşmada; "Bugün bu alanda Türkiye’nin her yerinden toplanan devrimciler, işçiler, emekçiler ve gençler var. Hepinizi Gençlik Muhalefeti adına, eşkıyalar adına selamlıyorum. Hoş geldiniz. Fikirleri, kitapları sözleri yargılayabileceğini düşünenler yanıldılar bizler buraya kitaplarımızla sözlerimizle devrimciliğimizle geldik.

Bugün AKP, muhaliflerini baskı altına alıyor. Bizler buraya ellerimizde kitaplarla geldik ve içerde bulunan arkadaşlarımızla gideceğiz. Biz Metin Lokumcu'nun hesabını Hopa'nın, yargılanan arkadaşlarımızın hesabını sormaya geldik.

Elindeki Mahir Çayan'ın Toplu Yazılar kitabını havaya kaldıran konuşmacı öğrenci, "Bakın, bu kitaplar ülkenin her yerinde gençler, devrimciler tarafından okunuyor. Dev-Genç ten Gençlik Muhalefeti'ne bu kavga sürüyor. Bu alanda Devrimci Gençler, geçmişine sahip çıkıyor. Burada herkes Ulaş, Mahir, Deniz olmuş. AKP’nin baskı ve karanlığına karşı mücadelemizi liselerde, üniversitelerde, mahallledede sürdüreceğiz. Özgürlük İstiyouz diye çıktığımız bu yolda yılmadan devam edeceğiz. AKP’nin baskı ve karanlığına karşı özgürlük istiyoruz, gelecek biziz, biz değiştireceğiz." dedi.



Öğrenci Kolektifleri adına yapılan konuşmada da "Türkiye’nin dört bir yanında yürüttüğümüz mücadeleyi bugünden sonra sürdüreceğiz. Tayyip padişah bizimle uğraşıyor, biz de onunla uğraşmaya devam edeceğiz. Ta ki parasız eğitim olana, halkların kardeşliği olana kadar. Hapislere tıkılsak da bunu yapacağız. Yumurta her yerde hedefini bulacak." dedi



TKP’li öğrenciler de "Bugün Türkiye’de 500 üniversite öğrencisi tutuklu var. Hopa'da yargılananlar bunların sadece 22'si. AKP bugün ülkeyi koca bir hapishaneye çeviriyor. İçeride yargılanan bu ülkenin geleceğidir, gelecek hapsedilemez. Gençlik teslim olmayacak. Hopa tutuklusu arkadaşlarımız bu mücadelenin sonucunda yargılanıyorlar. Boyun eğmeyen sosyalistlere, gençlere yeniden selam olsun". diyerek sözlerini tamamladı.

Adliye kapısında toplanan geniş kalabalık, konuşmaların ardından Adliye'nin arka kapısına geçerek davadan gelecek haberleri beklemeye başladı.



10.23 TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı ve SDP alanda.

Konuşmaların ardından, kortejler oluşturuluyor ve Adliye'nin arka tarafına doğru yürüyüş başlatılıyor. Program burada sürdürülecek.

10.44 Duruşma salonunda hazır bulunan kalabalık dışarı taşıyor. Dışarıda ise kar altında bekleyen kalabalığı "İsyan" çığlıkları ve tulum eşliğinde horon ısıtıyor.

10.53 Sanıklar hala adliyeye getirilemedi. 20 dakikadan önce getirilebilmeleri mümkün görünmüyor. Dilşat Aktaş duruşma salonuna girdi.

11.00 Mahpuslar salona zafer işaretleri ile girdi. Salon ayakta alkışladı. Hakim salonu uyararak, bu durumu tutanağa geçirdi.

11.25 Saat 12.30'da duruşmaya ara verilecek. Dava avukatlarının bu sırada bir açıklama yapması bekleniyor.

11.30 Beyoğlu Kampanya, gösterisi için hazırlanıyor. Yarım saat sonra oyunlarını sergileyecekler.

Metin Lokumcu'nun oğlu Ulaş Lokumcu duruşma salonunda.

12.12 Beyoğlu Kumpanya oyuna başladı. Ankara'da kar yağışı şimdilik bitti, güneş açtı.

12.22 Sabah adliye önünde buluşan kitlenin halayları hiç duraklamadı. Bir yanda halay, bir yanda horon var.

12.33 Alanda, davada suç delili olarak gösterilen puşi satıldı. Onlarca kişinin boynunda puşi var.

Duruşma başladı, çok sayıda temsilci salonda
Ankara'nın Hopa davasını izlemek üzere adliye önünde bekleyiş sürerken duruşmayı izlemek üzere adliyeye gelen kurum temsilcileri ve aileler salona alındı.

Tutuklu yakınları ve çok sayıda aydın, yazar, akademisyen Ağır Ceza Mahkemesi'nin giriş kapısında bekletildi.

Duruşmayı izlemek için salona girmek isteyen tutuklu aileleri adliye kapısında bekletilmişti.İçeri alınmayan ailelerle özel güvenlik ve polis arasında kısa süreli bir arbede yaşandı.

Salonda yüzden fazla avukat bulunuyor. TTB Genel Başkanı Eriş Bilaloğlu, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, Dev Sağlık İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Başkan Vekili Tayfun Görgün, 20'ye yakın CHP'li milletvekili, BDP'den vekiller, aralarında Amberin Zaman ve Özlem Çelik'in bulunduğu 30'a yakın gazeteci salonda.

11.57 Duruşma kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından başladı. Avukatlar söz alarak mahkemenin takipsizlik kararı vermesini istedi. Olayın terör kapsamın da yargılanamayacağını söyledi. Hakimler görevsizlik kararı talebini değerlendirmek üzere odaya geçerken, savcı da onlarla birlikte odaya girmek istedi. Avukatların itirazi üzerine, savcı bu istişareye katılamadı. Hakimler görevsizlik kararı talebini reddetti.

12.01 Savunmalar, Mahir Mansuroğlu ile başladı.

13.00 Duruşmaya ara verildi.

13.20 Kadir Aydoğan'ın da öğleden önce savunma yaptığı bildirildi. Aydoğan ve Mansuroğlu'nun savunmalarında Hopa ve Ankara'daki olayları anlattıkları öğrenildi. Mansuroğlu savcılıkta kendisine sorulan tek sorunun "31 Mayıs eylemine katıldın mı" olduğunu ancak iddianamede kendisiyle ilgili çok sayıda eylemin yer aldığını, bunlarla ilgili kendisine neden hiç bir soru sorulmadığını sordu.

Öğrenci Kolektifleri’ni iyi bilirim
Mansuroğlu iddianamede Halkevleri çalışma raporlarının delil olarak sunulduğunu, İçişleri Bakanlığı’na sunulan bir raporun nasıl örgüt delili olduğunu da mahkeme heyetine sordu. Hakimin “Öğrenci Kolektifleri’ni nasıl biliyorsun” sorusuna “İyi bilirim” diye yanıt verince salonda gülüşmeler oldu.

”Evet bütün iddia edilen eylemlere katıldım!”

Kadir Aydoğan da savunmasında Ankara'daki eylemde kendi fotoğrafları diye sunulan fotoğrafların sadece birinin kendisine ait olduğunu, fotoğraflarda boyundan aşağısının çekilmeyerek farklı kıyafet olduğunun gözden kaçırıldığını belirtti. Zam protestosu, 1 Mayıs, 2 Temmuz gibi protestolara katıldığını ve slogan attığını kabul eden Aydoğan bunların suç olarak gösterilemeyecek demokratik eylemler olduğunu söyledi. Aydoğan 31 Mayıs’ta Tayyip Erdoğan’ın Halkevleri ile ilgili açıklamaları ile beraber bu davanın siyasi bir davaya dönüştüğünü vurguladı.

Aydoğan savunmasında, gözaltı işlemi sırasında Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı polis amirinin kendisine "15 kişi tutuklanacaksınız, 3 ay içeride yattıktan sonra aklınız başınıza gelecek" dediğini belirtti.

13.40 Halkevleri adına Nuri Günay topluluğa bir konuşma yapıyor. Günay yaptığı konuşmada "Mahkeme görevsizlik kararı vermeyerek bize terörist demeye devam ediyor. Hepimizi mi tutuklayacaklar?" dedi.

13.57 Oyuncu Emre Can Polat bir konuşma yapıyor. Polat konuşmasında, kendisinin de yumurtasının, şemsiyesinin olduğunu, saçlarını kestiğini söyledi. Tutukluların derhal serbest bırakılmasını isteyen Polat, sözlerini başbakanın da bunu söylediğini hatırlatarak "Bu dava ayıptır, günahtır, zulümdür" diyerek bitiridi.

14.00 Hopa olayları nedeniyle Arhavi Cezaevi'nde tutuklu bulunanlar adına Yoldaş Gümüşkaya konuşma yapıyor. Gümüşkaya 31 Mayıs'ta ilk defa Hopalıların biber gazı robocop gördüğünü söyledi. Gümüşkaya robocopu ilk kez gören Hopalıların onu insanlıkdışı bir şey olarak tanımladığını iletti. Gümüşkaya, 31 Mayıs'ta Hopalıların baskıya ve zulme karşı dik durduğunu belirterek, Hopa'nın devrimci sokaklarından selam getirdi.

14:00 Aranın ardından mahkeme tekrar başladı. 20 tutuklunın savunmalarının tamamlanmasından sonra avukatlar da savunma yapacak.

14.07 Akademisyen Cenk Yiğiter bir konuşma yaptı. Konuşmasında "Terör eylemleri sürecek. Cezaevlerine saç bombaları göndereceğiz.Biz terörist yetiştirityormuşuz, onu öğrendik." dedi. Yiğiter, herkese "Sosyalizmin alfabesi" ve "Feodal toplumdan 20. yy'a" kitaplarını önerdi.

'Bizi yargılayanları tarih yargılayacak'
14.23 Duruşma salonunda savunmalar alınmaya devam ediliyor. Hikmet Tanıl, savunmasında, eylemde üzerindeki kıyafetin Yunanistan'daki eylemcilerde de olduğunu söyledi. Tanıl "Mahkeme, Yunanistan'daki eylemlerden de beni yargılayacak mı?" diye sorduğu savunmasında Ziraat Fakültesi öğrencisi olarak elbette HES'lere karşı olacağını söyledi. Tanıl, "Başbakan Necdet Adalı ve Erdal Eren'i anarak ağlamıştı. 12 Eylül'den hesap soracağını söylemişti ama 12 Eylül yargılamalarının hesabını tarih kesti. Bizi 52 yılla yargılayanları da tarih yargılayacak" diye konuştu.

Sosyal hakları savundum, savunacağım

14.30 Özgür Atmaca savunmasını veriyor. Atmaca "Kendi ayağımla savcılığa ifade vermeye gelen biri olarak, nasıl kaçma şüphesi ile tutuklanabilirim?" diye sordu. Atmaca AKP'nin tasfiye etmeye çalıştığı sosyal hakları savunduğunu söyledi ve ekledi: "Çıkınca da savunacağım"

14.35 Göksel Ilgın savunma veriyor: "Öğretmenim, Eğitim Sen üyesiyim. Meslektaş duyarlılığı ile eyleme katıldım. Polisler bizim komiserlerine öldürmedikleri için dua etmemizi, onların elini öpmemizi söylediler."

14.42 Başak Eylül Şan biraz önce yaptığı savunmasında Beytepe'de saatlerce kuyruk bekleyen binlerce öğrencinin verdiği tepkiden farklı bir tepki vermediğini söyledi. Buna rağmen terörle yargılandığını ifade eden Şan, "Bu iddianame öğrenci olmayı ve duyarlı olmayı yargılıyor" dedi.

Nuri Özçelik savunmasını verdi: "Metin Lokumcu'nun oğlu Ulaş yakın arkadaşımdır. Öldürülenin Metin amca olduğunu öğrenince eyleme katıldım. Saçımı kestirmekle suçlanıyorum ama 21 yıllık hayatımda saçlarımı hiç uzatmadım"

14.56
Alanda Yeni Türkü'nün Fırtına şarkısı çalıyor.

15.00 Özge Aydın savunmasını verdi

15.05
Demet Yılan savunmasında "Siyasi partiler nasıl miting yapıyorsa, halkın da haklarına sahip çıkıp protesto etme hakkı vardır. Yumurta eylemine katıldım ama yumurta biber gazı gibi insan öldürmez" dedi.

15.15 Ömür Çağdaş Ersoy savunmasında: "Sivil polisler GMK bulvarInda giderken soda şisesi ve taş attılar.

Dilşat Aktaş yere düştüğünde yanına gittim çevik kuvvet "buydu buydu panzere çıkan buydu" dediler ve yerde ikimizi de tekmelediler

"Almayalım başımıza bela olur" diyerek Dilşat'ı orada öylece bıraktılar

Otobüste ne kadar polis varsa hepsi sırayla bize dayak attılar. Ellerimiz arkadan plastik kelepçeyle bağlıydı

Otobüste geçirdiğim 6 saatin 3 saati dayak yedim

Otobüsün icindeki diyalog, Polis: git kime şikayet edersen et kafasını cama vurdu deriz sana mı inanacaklar bize mi

Ben ve bir çok arkadaş muhalif kimliğimizden dolayı yargılanıyoruz

Ben muhalif ve sol görüşlü bir insanım, 240 lirayla üniversite hayatımı yaşamaya calışıyorum.

Ben okulda her gun ÖGB nin tacizine maruz kalıyorum, bu ülkede adaletsizlik olduğunu düşünüyorum
İddianameyi okurken kendimden şüphe ettim. Öğrencilerin işi gücü yokmuş, gözaltına alınmak hoşlarına gidiyormuş gibi davranılıyor.

Üniversitelilerin bir kısmı yazın boş gezerken, biz tek suçu yoksulluk olanlara gönüllü eğitim veriyoruz, hangi terorist bunu yapar

Tamamen dünyaya sorumsuzlaşmış, bencilleşmiş bir üniversite öğrencisi değilim bununla da gurur duyuyorum

Kamu malına zarar vermedim, polis beni yaraladı, ama kafamı cama vurmuşsam kamu malı bana zarar vermiştir." dedi.

15.30 Duruşmada savunmalar sürerken dışarıda binlerce kişi arkadaşlarını bekliyor. Dışarıda, Beyoğlu Kumpanya Sanat Topluluğu, tutuklu öğrencilerle dayanışma amacıyla hazırladığı Bin Bir Dere Masalları - Bölüm 1: Sultanın İntikamı adlı oyununu sergiliyor.

15.35 Uğur Tuna savunmaya başladı: Beden eğitimi Spor Yüksek Okulu birinci sınıf öğrencisiyim. 6 aydır ailemden arkadaşlarımdan evimden uzağım

Hopa'da Metin Lokumcu'nun hayatını kaybetmesini ve bu kadar büyük şiddet uygulanmasını protesto etmek istedim. Barışçı bir protesto idi

Uyarı falan olmadan biber gazları gelmeye başladı. Zor nefes alınıyordu. gazdan korunmak için yüzümü kapattım. İddianademe yüzünü gizlemek için diyor

YÖK önünde yapılan bi gösteriye katıldığım söyleniyor, bir öğrencinin buna katılmasından daha normal ne olabilir. Yüzlerce öğrenci katıldı

15.45 Hamza Doruk Yıldırım savunmasına başladı: Toplumsal duyarlılığı olan herkesin katılması gereken meşru bi eyleme katıldım. Ulaşım hakkı eylemlerine de katılmıştım. Evimden çıkan halkevi kağıtları örgüt üyeliği kanıtı olarak iddianameye konmuş.Ulaşım hakkı eğitim, sağlık haklarıyla birlikte kamusal haktır.Ege mahallesi'nde oturuyorum. Ulaşım işkencedir bize. Ulaşım hizmeti ucuz güvenlik ve eşitlik temelinde verilmelidir.

15.56 Alanda, salonda savunma veren tutukluların savunmalarından bazı ifadeler okundu. Kitle tutuklu arkadaşlarını alkışlarla destekledi.

16.03 Duruşmaya yarım saatlik bir ara verildi.

16.40
Can Kaya savunma yapıyor. "Gaz bombası ve polis saldırısı artıyor. Saldırılar, neoliberal sömürü politikalarına karşı eylemleredir. Biz ölüleri adet hesabıyla saymayız. Yaşamını yitirenlere 'bir adam ölmüş umrumda değil' demeyiz. Biz üniversite öğrencisiyiz."

Kolektiflerin kampanyalarını anlatan Kaya , 2009'da harç zamlarını geri çektirdiklerini, "okumuş insan halkının yanındadır" diyerek yoksul çocuklara ders verdiklerini söyledi. Kaya, öğrencilerinin 6 aydır kendilerini beklediğini, bu durumun da utanç kaynağı olduğunu belirtti.

Kaya şöyle konuştu: "Kolektiflerin bildirilerinde faili meçhullerin, 35 aydının nasıl cayır cayır yakılabileceğinin, yoksullara bağış adı altında toplanan paraları cebe atmanın planları yoktur."

"Velev ki saçlarımı tanınmamak için kestirdim. Ben 3-15 Haziran'da idare mahkemesine dava açtım. Seçimde oy kullandım. Basın açıklamalarına katıldım. Tutuklu arkadaşlarıma ev adresimi de yazdığım mektuplar gönderdim. Uluslararası İlişkiler öğrencisiyim. Arkadaşımın THKP-C konulu bir ödevi vardı. Kaynak ve dipnotlarıyla akademik bir ödevdir ve teslim edilmiştir. Bu ödevi birlikte yapmakla suçlanmaktayız. Akademi ve bilim adına utançtır. Komünist Manifesto siyasi tarih dersinin konusu ve sınav sorusudur. Eğer bir suç varsa bu yazınları 150 yıldır okutan akademi ve bilim suçludur."

17.25 Soner Torlak savunmasını yaptı. Soner'in İlk sözü "Ben doktora öğrencisiyim. Okuma listemi söylesem, üç kere idamım gerekir" oldu. Torlak "Bu dava toplumsaldır. Bir savcı suç sinat ederken delil sunar. 6 buçuk aydan sonra delil yok." diye konuştu.

Çağrı Yılmaz savunmasında Hopalı olduğunu ve Metin Lokumcu'nun ve Hopalıların protesto ettiği HES'in kendi köyüne yapılmak istendiğini söyledi. Ayrıca HES'lerin tahribatını anlatan bir belgeselde görev aldığını belirten Yılmaz, "Bunlar protestoya katılmam için yeterli mi?" diye sordu. Yılmaz, En büyük delil olarak saçların kesilmesinin sunulduğunu kaydetti. Yılmaz arıca "Ben saç kestirdikten sonra mektupla fotoğrafımı yolladım. Ama ben cezaevine fotoğraftan önce gittim" dedi.

17.32 Beyoğlu Kumpanya'nın ikinci gösterimi 15 dakika önce sona erdi. Oyunda Hopalıların HES'lere karşı direnişe başlayışından Ankara'daki davanın ilk duruşmasına kadar geçen süreç anlatıldı. İzleyenlerin kahkaha, alkış ve sloganlarla eşlik ettiği oyun "Bu dava burada bitmez" yazılı bir afişin kaldırılması ile sona erdi.

Saat 17:30 Havanın soğumasıyla Adliye önünde bekleyen yüzlerce kişi ateş yakarak ısınmaya başladı. Öğrenci Kolektifleri, Gençlik Muhalefeti ve TKP'li Öğrenciler yaktıkları ateşin etrafında halaylar çekerek ısınıyorlar. Soğuğa rağmen bekleyenlerin sayısı giderek artıyor.

17.36 Uğur Uzunpınar savunmasını yapıyor. Uzunpınar, "Kitap okuduğum için terörden suçlanıyorum" dedi. Uzunpınar, Okumuş İnsan Halkın Yanındadır kampanyasında çocuklara ekmeyi biçmeyi öğrettiği için suçlandığını belirtti.

17.45 Ozan Gündoğdu: "Soner benim kitaplarıma bakılırsa idam alırım dedi, o zaman ben, SBF'nin kapatılması gerek diyorum."

18.00 Adliyede görevli olmayan ama salona giren polisler, avukatların talebi üzerine salondan çıkarıldı.

18.05
Ozan Gündoğdu: "Bugün yargılanan dünyadaki öğrencilerin kullandığı araçlar ve eylemlerdir. (...) Olayın 30. saniyesinde kafam yarıldı ve hastaneye götürüldüm. Dikiş varken, tedavi gerek derken polisler 'biz ona gözaltında bakarız' dediler. İşkencede özellikle dikişlerime çalıştılar ve patlatmayı başardılar."

18.15 Can Türkyılmaz savunmasını yapıyor: Hopa'da Başbakanın otobüsünden düşen polisin adı sanırım Servet'ti. Polisler o gün bize "Servet'in intikamını alacağız" dedi

Zamlara tepki göstermekten daha doğal bir şey olamaz elektriğe zam suya zam ona zam buna zam her şeye zam

Ortada terör varsa polis terörüdür, yargılanması gereken varsa onlar da polislerdir

İnsanların can tehlikesi varsa ellerinde ne varsa atıp kaçması normaldir

Sekiz kardeşiz. Babam kanser hastası. Evi basıp sabah altıda annemin halılarını sağa sola attılar. Ne gerek vardı. Çağırsalardı giderdim

Üçüncü sınıfa giden kardeşim, "abi sen çıkınca polisler gene evimizi basacak mı" diye soruyor.

İddianamede ulaşım eylemlerine katıldığım söyleniyor. Evet Mamaklıyım ulaşım kuyruklarına karşı eylemlere katıldım.

Hakîmin neden açlık grevi yaptın sorusuna cevabı: Az önce seni döven işkence yapanın elinden yemek alır mısınız?

18.25 Öğretmen Zafer Algül savunmasını yapıyor: Halkevi üyesiyim. Eylem süresince çevik kuvvet el kol bas hareketi yaparak tehditleri vardı.AKP yakınında saldırı oldu

Bana yapılanlara rağmen yemek yemem çok büyük onursuzluktu, bu sebeple açlık grevi yaptım.

Ben eğitimciyim, başkentte eşek görmemiş cocukları alıp Nasrettin hocanın eşeğine bindirdik bu nasıl teröristliktir.

İki üç günde bir halk otobüsündeki bir yolcu Halkevleri'ni arayıp içinde bulunduğumuz otobüs yanıyor diyor

Ankara'da 17 yıldır metro hattı yapılmadı. Ama 1 7yıldır her seferinde zam yapılıyor. Gökçek'i uyardık yılbaşı geliyor ulaşıma zam yapma

Bugün yargılanan AKP'ye muhalefettir.

18.45 Ferhat Konukçu: "Otobüste 4-5 saat boyunca 5'er dakika arayla, indir boşalt yöntemiyle dayak yedik. Gelen ışığı kapıyor giderken açıyordu."

18.50
Sevgi Sönmez:"70 polis uzerime atladi 4 saat iskence ettiler. Gözaltında taciz edildim ve tecavüzle tehdit edildim. Ağır travma yaşadım". Sönmez gözaltı aracında, araçta kadın polisler olmasına rağmen, yanına erkek polisin oturduğunu, ağır işkence gördükten sonra bir polisin kendisine "Seni bu saatten sonra kimse almaz" dediğini anlattı.

Saat: 18:55 ÖDP üyesi Eda Dişkaya'nın savunması tamamlandı. ÖDP Parti Meclisi üyesi Ozan Sürer'in savunması alınmaya başlandı. Dişkaya ve Sürer ÖDP üyesi olduklarını, partinin çağrısıyla eyleme geldiklerini, demokratik protesto haklarını kullandıklarını söylediler. Mahkeme, son iki kişinin savunmasını aldıktan sonra ara verecek.

19.07
Hazal Kangal yaptığı savunmada, "Vatandaşın vergisinden maaş alan polis nasıl insan öldürür?" diye sordu. Kangal, "Burada yargılanan düşüncelerim ve sosyalizmdir. Travma geçirdim, rapor aldım. Ben Metin Lokumcu'yu öldürmedim. Ben N.Ç'ye tecavüz edenler 4 yılla yargılanıyorlar, biz 52 yılla!" dedi.

19.15
Cüneyt Çakır savunmasını yaptı.

Saat: 20:10 Savcı tutuklulardan Ozan Sürer, Eda Dişkaya, Cüneyt Çakır, Ferhat Konukçu ve Göksel Ilgın'ın tutuksuz yargılanmalarını, müşteki polislerin ifadelerinin alınarak diğer kişilerin tutuklulukların devamını talep etti.

20.22
Avukat Ayhan Erdoğan ortak savunmayı yapıyor
Ayhan Erdoğan: "Özel Yetkili Mahkemeler'in yöntemleri DGM'lerin yöntemlerini anımsatıyor. Bir örgüt aranacaksa polis teşkilatı içinde aranmalıdır."

Ayhan Erdoğan: "Savcılık lehte delilleri toplamamış, sahte delil şmal etmiştir. Erdoğan'ın açıklamalarının ardından bunların olması kasıtlıdır."

Ayhan Erdoğan şu an Sendika.Org'un savunmasını yapıyor. Delil olarak Sendika.Org çıktılarının kullanıldığını hatırlatan Erdoğan "en fazla kabahatler kanununa göre yargılanması gereken kişiler terör suçlamasıyla yargılanıyor" dedi. Erdoğan tüm sanıkların tahliyesini isteyerek savunmasını bitirdi.

20.32
Salonda bir jandarma bayıldı.

İkinci savunma Avukat Arzu Becerik tarafından yapılıyor. Bu olayda, silahın, copun, tacizin poliste olduğunu ancak protestocuların terörle yargılandığını hatırlattı.

"Düşünce özgürlüğü insanın kendi kendine düşünmesi demek değildir"

20.35 Becerik: "Burada yargılanan muhalefet etme ve ifade özgürlüğüdür. Düşünce özgürlüğü insanın kendi kendine düşünmesi demek değildir. Ne zaman düşünce dile getirilmeye başlansa saldırı ve kısıtlama olmaktadır. Türkiye AİHM'de defalarca bu konuda mahkum olmuştur."

Arzu Becerik savunmaya devam ediyor: "Halkın partilerin bir bölümü protesto edilebilir. Öğrenciler katil AKP demiştir. Çünkü bir ölüm vardır ve sorumluları bulunamamıştır. Sorumlu AKP'dir. Herkes mitinglerde 'Son Osmanlı Padişahı Tayyip Erdoğan' pankartı taşımak zorunda değildir. Bu gösteriler en fazla 2911 ile yargılanabilirdi. Kaldı ki biz suçu da kabul etmiyoruz. O halde biz neden DGM'deyiz."

'Mahkemenin tarafsızlık ilkesi bozulmuştur'
20.46
Avukat Becerik: "Polisler kanunsuz şiddet uyguladığında yargılanmalı. AİHS'e göre hiç kimse kimseye işkence, taciz, hakaret uygulayamaz. Sanıklar da bunu beyan etmiştir. Burada yargılanması gereken kimdir? Savcı neden ses etmemektedir? Mahkemenizin tarafsızlık ilkesi bozulmuştur. Çünkü soruşturmayı yürüten savcı mütalayı da sundu ve düşüncesini aynen sürdürmektedir. Savcı polisler hakkında da, Lokumcu'nun ölümü hakkında da işlem yapmamıştır."

Becerik savunmasında sanıkların eylemden televizyon ve internet yoluyla haberdar olduğunu belirtti.Bunun suçlanmasının iletişim özgürlüğüne saldırı olduğunu belirtti.

21.06
Becerik: "Biber gazının böyle kullanılması PVSK'nın ihlalidir. Kişi özgürlükleri de ihlal edilmiştir. Savcı başka bir iddianameyi delil olarak sunmuştur. Ama kesinleşmiş bir karar yoktur. Nasıl delil olur? Delillerin karartılmasından söz ediliyor, tüm deliller sizde, nasıl karartılsın? Bir yargılama olacaksa, olağan mahkemelerde olmalıdır.

21.09
Avukat Kazım Erkut Güzel savunmaya başladı. Hopa örneğini hatırlattı. Hopa'da mahkemenin sadece 2911'den yargılama yaptığını söyleyen Güzel, Sendika.Org'un terör örgütü ile bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirmeye kanıt istedi.

Avukat Mehmet Ümit Erdem'in söz aldı. Erdem, iddia makamının THKP-C'yi anlatmasını istedi. Erdem, illegal örgüt orataya konmadan legal bağlantısının nasıl kurulduğunu sordu.

23.30 Hopa tutuklusu 22 genç mahkemede verdikleri savunmalarının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tahliye kararının çıkmasının ardından Adliye önünde bekleyen binlerce kişi sloganlarla sevinçlerini haykırdı.

ÖDP, Gençlik Muhalefeti, TKP, Halkevi ve Öğrenci Kolektifi Adliye önünden Sakarya Caddesi'ne kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Sakarya Heyke'lde ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol birer konuşma yaptılar.

Yapılan konuşmalarda ortak mücadeleye vurgu yapılırken, mücadelenin tüm muhalif tutuklular serbest bırakılana kadar süreceği dile getirildi.

Gece serbest bırakılmaları beklenen tutukluları karşılamak için kitle Sincan F tipi cezaevi önüne gidiyor.

01:30 Sincan cezaevinden ilk çıkanlar L tipinde kalanlar ile kadınlar oldu. Cezaevi önünde halaylar çekiliyor.

03.30 Mahkemede tahliye kararı verilen gençler Sincan F tipi cezaevinden çıktılar. Gençler çıkarken dışarıda bekleyen yüzlerce kişi arkadaşlarını "isyan" sloganları ile karşıladı. Gençleri karşılayanlar arasında ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol var. Tutuklu gençlerden Çağdaş ve Can, askerlik işlemlerinin tamamlanması için askerlik şubesine götürüldü.

Cezaevinden bir minibüsle çıkarılan gençler hazırladıkları "O duvar duvarınız vız gelir vız" pankartı ile çıktılar.



(muhalefet.org-sendika.org- twitter.com/kumrubaser-twitter.com/matakanfoca)
Civakparez isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Civakparez Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Mahmut Halil CAN (12-11-2011), Mehmet Asi Okçuoğlu (12-10-2011)
Alt 12-11-2011, 10:29 PM   #2
Kullanıcı Profili
Civakparez
Üye
 
Civakparez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 10509
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Mesajlar: 432
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 158
205 Mesajina 342 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Eşkıyalar aramızda: Hopa davasında 22 tahliye

'Hopa davası öz itibariyle bitmiştir'

ESRA KOÇAK - BURCU CANSU/BİRGÜN

Hopa’da polisler tarafından katledilen Metin Lokumcu’yu Ankara’da andıkları için tutuklanan gençler tahliye edildi. Hopa’da 31 Mayıs’ta Metin Lokumcu’nun hayatını kaybetmesi Ankara’da protesto edilmiş ve polisin sert müdahalesiyle karşılaşılmıştı. Olaylar sonrasında tutuklanan 22 kişi Ankara Sincan Cezaevi'ne gönderildi. 6 ay sonrasında ilk duruşma önceki gün Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 14 saat süren duruşmanın sonunda yargılanan 28 sanıktan tutuklu bulunan 22 kişi tahliye edildi.

6 AYIN ARDINDAN SEVİNÇ ÇIĞLIKLARI
Ankara Adliyesi’nin 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden 12 saat sonra alınan “22 kişinin tahliye” edilmesi ile Adliye önünde bekleyen sol partiler, öğrenci hareketleri ve sendikalara üye yurttaşlar; sevinçlerini sloganları, alkışları, zılgıtları ile gösterdi. Bayram yerine dönen Adliye önünde devrimci dayanışmanın gururu ile Kızılay’da Sakarya Meydanına yürüdüler. Meydan’ına kadar sloganlar eşliğinde yürüyen kalabalık gruba Halkevleri Başkanı İlknur Birol, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş TKP Başkanı Erkan Baş konuştu.

SİNCAN'DA BAYRAM HAVASI
Hopa Davası’ndan alınan 22 Tahliye ile 6.5 aydır tutuklu olan devrimci gençleri almak için Sincan Cezaevine gidildi. Sincan Cezaevi’nin önünde bir araya gelenler Ankara’nın ayazına direnmek ve sevinci göstermek amacı ile davul eşliğinde halaylar çekildi. İlk tahliyeye 0.30’da başlanıldı. Devrimcilerin Cezaevinden çıkış işlemleri gece 03.00’e kadar uzadı. Cezaevinden tahliye olan her devrimci genç sevinç gösterisi ile karşılandı.

'ÖRGÜT İDDİASI ARTIK ÇÖKTÜ'
Tahliye kararını ve yargı sürecini BirGün'e yorumlayan sanık avukatlarından Mehdi Bektaş, şunları söyledi:
"Bu tahliyelerle örgüt iddiası çökmüştür. Yargının işi fikirlerle değil fillerle ilgilidir. Yapılan eyleme bakıldığında ortada bir suç söz konusu değildir. Bundan sonraki süreçte müşteki tanıklar dinlenilecektir. Bu dava öz itibariyle bitmiştir. Bu davalarda esas belirleyici olan emniyet oluyor. Emniyetin belirlediği o çerçeveye uygun olarak da savcılık dava açıyor. Bundan sonra gelen süreçte polisin fezlekeleriyle iddianameler oluşacaktır. Son 8-10 yıllık süreçte bir tuhaflık var. Fiil ve fikir karıştırılarak dava açmak bir gelenek haline geldi. Umarım bundan sonra böyle olumsuz davayla karşılaşmayız ancak günümüz Türkiye’sinde de bu tür şeylerin sürpriz olmayacağını da bilmek gerek. Çünkü bu iktidarın bir yansımasıdır.

ULAŞ LOKUMCU: SIRA HOPA'DAKİLERDE
Hopa'da katledilen Metin Lokumcu'nun oğlu Ulaş da BirGün'e şunları söyledi:
"Mahkeme günü açıklandığı günden bu yana annem ve ben büyük heyecan içerisindeydik. Bırakılıp bırakılmayacağı, yeni gerilimlerin olma ihtimali bizi hep tedirgin ediyordu. Sonucun böyle çıkması ile büyük bir yük omuzlarımdan kalkmış gibi hissettim. Babamın artık daha huzurlu olduğuna inanıyorum. Ankara Adliyesi önünde toplan binlerce insanın soğu ve kara rağmen orada saatlerce beklemesi ayrı bir güzellik. O bize başka bir umut verdi. Dayanışma ve coşku içerisinde bir arada durmaları bizi çok mutlu etti. Bu davanın böyle gelişmesi, Hopa yargılamalarını da olumlu etkileyecek. Artık sıranın Hopalı kardeşlerimize geldiğini düşünmüyorum."


KİM NE DEDİ?

- ÖDP Genel Başkanı Alper Taş: Suyuna, derelerine sahip çıkan “beni de alın memleket kurtulsun” diyen bu memleketin sadece iti kopuğu olmadığını bu memleketin devrimcileri olduğunu söyleyen Metin Lokumcu’yu ve Hopalı eşkıyaları alkışlamanızı istiyorum. Mahkemede arkadaşlar devrimciliği o kadar güzel örneklerle anlattılar ki gururlandık. Bu 22 tahliye başlangıç olmalı çünkü içeride daha binlerce dostumuz, yoldaşımız var. Şimdi onların da özgür olması için mücadele edeceğiz. Taleplerimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Terörle Mücadele Yasası ve Özel Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmalıdır. Bütün mağdurlar serbest bırakılmalıdır.

- Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol: Aydınlarına, devrimcilerine ve bütün hak mücadelecilerine giydirilmeye çalışılan, terör adı ile lanse edilen bu kepaze elbiseyi bu dava ile yırtmış bir kenara atmıştır. Bunu yapan devrimcilerin dayanışmasıdır. Faşizm, kirli çizmeleriyle bu ülkede asla özgürce gezemeyecektir. Ne hukuk ne cezaevleri ne emniyet müdürlükleri ne de barikatlar Türkiye’de özgürlük ateşini dindiremeyecektir. Biz bu güzel topraklarda özgürce yaşamak istiyoruz.

- TKP Genel Başkanı Erkan Baş: Bu kararlı bekleyiş dahi, devrimcilerin neler yapabileceğini bir kez daha gösterdiği. AKP Hükümetini yargılayan devrimcilerin sadece vücutlarının içeride tutulduğunu ama akılların, yüreklerinin dışarıda olduğunu: 22 tutuklunun mahkemenin terör örgütü üyeliği dışındaki bütün suçlamalarını kabul etmeleri gösterdi.

Tahliyeye götüren yargı süreci böyle işledi
Lokumcu'nun katlini protesto ettiği için yargılanan sanıklar hakkında açılan davanın dünkü duruşmasında sanık savunmalarında ilginç diyaloglar yaşandı. Dün gazetemizin baskı saati itibariyle kısmen girebildiğimiz mahkeme sürecinin kalan kısmı ise şöyle:

POLİS ŞİDDETİ TEŞHİR EDİLDİ
- Çoğu öğrenci olan tutuklu sanıklar olaylar sonrasında hiçbir şey söylenmeden gözaltına alındıklarını beş saat polis otobüsünde işkence ve tacizlere maruz kaldıklarını dile getirdiler. Tutuksuz sanıklardan Sevgi Sönmez polis otobüsünde bir çevik kuvvet polisinin yanına oturarak bacağını ve yüzünü okşadığını ve daha sonrasında yumruk atarak “sana bu halinle kim bakacak, artık kimse bakmaz” dediğini söyledi. Polis memurlarının işkenceleri amirleri Kenan Kabak’ın izniyle yaptıklarını söylediklerini belirten Ozan Gündoğdu ise kendilerine yasak olduğu söylenen kitapların öğrencisi olduğu Siyasal Bilgiler Fakültesinde yıllardır okutulduğunu yasaklanacaksa siyasalın yasaklanması gerektiğini dile getirdi.

OZAN SÜRER: NEDEN KAÇAYIM?
Kaçma ve delilleri karartma yönündeki iddialara dair tutuklu bulunan Ozan Sürer ise “Ben 31 Mayıs’tan tutuklandığım 16 Haziran’a kadar her gün Kızılay’da bulunan işime gittim geldim, kaçma gibi bir derdim olsaydı niye aleni olarak ortalarda olayım” diyerek suçlamayı reddeti.

Sanıkların savunmalarının dinlenmesinin ardından avukatlar söz aldı. Avukatlar özetle; davada solcu ve muhalif kesimlerin Başbakan'ın talimatıyla hedef alındığını asıl yargılanması gerekenlerin emniyet olduğunu vurguladı. İddianamede yer aldığının aksine THKP/C'nin terör örgütü olmadığını söyleyen avukatlar, savcılığın THKP/C Devrimci Yol Devrimci Gençlik diye bir örgütü iddianameye koymasının sol camiada espri konusu olduğunu belirtti. Bu ve benzer itirazların üzerine hakimin "Bu iddianame belki solu birleştirir" demesi, salonda gülüşmelere yol açtı.
Civakparez isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
aramızda, davasında, eşkıyalar, hopa, tahliye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hopa davasına sahip çıkmak için ankaraya Mahmut Halil CAN YÖNETİMDEN DUYURULAR 49 05-17-2012 08:23 PM
Polis Hopa'da terör estiriyor Mahmut Halil CAN GÜNCEL HABERLER 1 10-25-2011 10:09 PM
Hopa davasında polis saldırısı Mahmut Halil CAN GÜNCEL HABERLER 1 10-24-2011 10:41 PM
68'in ruhu aramızda mı? Mahmut Halil CAN TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ 0 06-28-2009 06:36 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:59 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,