Faşist rejim her yerinden dökülüyor.Bir yandan ekonomik kriz,öte yandan siyasal egemenlik için yürütülen klik çatışmaları;beri yandan Kürt Hareketi ve yükselmekte olan sınıf mücadelesi doğal olarak ;sistemin yeniden organizasyonunu ister istemez dayatmaktadır.Faşist rejimin ,başka çıkar yolu da yoktur.
Düzenin gerçek sahipleri de yıpranmaktadır hızla.Ordu,tarihinde hiçbir dönem de bu zamanki kadar yıpranmamıştır.Kürt hareketi ve gelişmeler;faşist ordu yönetimini köşeye sıkıştırmakta ve bunaltmaktadır.Öte yandan,Faşist generallerin beceriksizlik ve göbekten ABD’ye bağımlılıkları ile yerleşmiş sivil-asker bürokrasisi arasında gidip gelen tavırları; beri yandan Dağlıca ve Aktütün karakol baskınları,faşist generallerin hem kamuoyu nezdinde itibarını sarsmış,güveni zedelemiş ve hem de gerçek durdukları yerin nereler olduğu noktasında geniş emekçi yığınlara fikirler vermiştir.Bugüne kadar ,geniş yığınları sistem ve düzenin “bağımsız” kollayıcılar olarak yutturmayı becermiş olan faşist Ordu ve onun generallerine artık ,güven duyulmamaktadır.Emekçi çocukları dağlarda çarpışır ve ölürken;faşist generaller keyif çatmaktadırlar.Ağa babaları olan ABD’lilerin Golf sporunu yapmaktadırlar.Faşist generaller için ölen emekçi çocuklarının hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.Zira artık çocukları öldürülen ve kirli –pis bir kardeş savaşına kurban edilen ailelerin de yavaş yavaş sesleri çıkmakta olup;faşist provokasyonlara karşı daha temkinli olmayı yeğlemektedirler.
Faşist generaller köşeye sıkıştıkça ve acizleştikçe ;ağzı salyalı kuduz köpekler gibi etrafa saldırmaktadırlar.Basında çıkmakta olan haberler ve peş peşe köşeye sıkışmışlıklar ile Kürt hareketi karşısında çaresiz hale gelmeler,faşist generalleri daha bir saldırgan yapmaktadır.Liberallerin basit eleştirileri bile ,sinirleri hayli gerilmiş generalleri peş peşe tehditlere,şantajlara,saldırı kampanyalarına doğru itmektedir.Beri yandan faşizmi tahkim işinde ellerine geçen fırsatı da tepmeden.
Faşist rejimin gerçek sahipleri,paralı uşakları Ordu ile polis;görev ve yetkileri darmış gibi giderek sınırsız yetkiler talep edip;tahkim işine buradan başlamak istiyorlar.Beri yandan sanki gerçekten Kürtlere karşı yürütülen savaşta bir Olağanüstülük yokmuş gibi;fiili durumu yasal OHAL’e çevirmek istiyorlar.Kürt halkının nefes alma özgürlüğünü bile ellerinden alma,yeni bir sürgün,kıyım ve katliamla bugüne kadar yapıla gelenleri pekiştirmek istiyorlar.
Klik çatışmaları ,giderek daha açık biçimlere bürünmektedir.ABD’nin BOP’unun Ortadoğu yöneticilerinden olan RTE ve hükümeti ile-dikkat ediniz iktidarı demedik-;karşısında sivil-asker bürokrasi ve kemik faşist partiler-CHP,MHP vs- yani yerleşik kontrgerilla kliği arasında öteden beridir süregelen çatışma da giderek sertleşmekte;zaman zaman restleşmeler ile tansiyonu iyice yükselmektedir.
Klik çatışmalarının yumuşak karnı olan Kürt sorunu ve Güney Kürdistan sorunu eksenli bu didişme boyutlanarak sürecektir.Beri yandan öteden beridir tasarlanan Kürt-Türk iç savaş ve çatışması da bu eksen de sınıf ve emekçileri ,kendilerine yedeklemekte kullanılmaktadır.Kitlesel linç hareketleri ile beslenen ve provokasyonlarla karşı karşıya getirilmeye çalışılan halklar,cenazelerin artmasıyla birlikte daha bir açık ortam bulmaktadır.Ayrıca Musul-Kerkük hayalleri hortlamıştır ve Güneyin işgali hazırlıkları da bu çerçevede sürmektedir.İç savaş stratejisi şu ana kadar tutmamış olan egemenlerin;bundan sonrasında tutmayacağı anlamı taşımamalıdır.Zira Altınova ve Adana’daki gelişmeler göstermektedir ki;her an bir yerden patlak verebilecek bir yapısal alt çeper oluşmuştur.Kaos,kriz dönemlerinde patlamaya hazır yığınların enerjilerinin boşaltılabileceği,bunun egemenler lehine nasıl çevrileceği dünya tarihinde oldukça fazla örnekler sunmaktadır.Nazilerin ve faşist Mussolini’nin kara gömleklilerinin iktidar oluş süreçlerini incelemek bu açıdan oldukça güzel fikirler verecektir.Sürecin ne kadar hassas,özel,her an dönüşebilir,karşıtı olabilir niteliğini ortaya koymaktadır.
Yaklaşmakta olan devrimin her bakımdan ayak seslerini bizler kadar egemenlerde duymaktadır.Bu umudu bizler açısından yeşertecek onlarca işaret vardır.Bir kez Kürt hareketi dinamik bir biçimde sistemli olarak egemenler arasında derin çatışmalar yaratmaya ya da mevcudu derinleştirmeye devam etmektedir.Beri yandan,düzenden umudunu kesmiş proleter ve emekçi yığınları ve onların tek tek direnişlerinin gidişat yönü; giderek büyüyecek çığ dalgasının öncüleri gibi durmaktadır.Diğer yandan,dünya ekonomik bunalımının ülke ayağında süreç çok daha ağır seyredecektir.Zira işsizlik oranları şimdiden tüm istatistiki verilerle oynanmasına rağmen hızla artmaktadır.Borçlarını ödemeyen,ödemeyenlerin oranı giderek yükselmektedir.Bunun anlamı şudur:Alttan alta süreç devrimci değişim ve dönüşümün öznesi olan proletarya ve emekçileri sistemle hesaplaşmaya itecektir.Dünya proletaryasının grev-direnişleri ile birleşen bir enternasyonal devrimci ayaklanma hiç te uzak geleceğin rüyası değildir şimdi.
Tüm bu gelişmeler;faşist Ordu ve polisi teşkilatı ile onların iplerin ellerinde tutanların ;faşist rejimi sağlamlaştırma ve tahkimini zorunlu kılmaktadır onlar açısından.Genelkurmayın yasal mevzuatı da değiştirip;pratik-fiili durumu meşrulaştırma ile faşizmi tahkim işi;Kürdistan ve Türkiye açısından yeni bir kapsamlı saldırı anlamını taşımaktadır.Bunun tespiti önemlidir.Gazete-dergilere yasaklar,askeri mahkeme kararları aldırmalar,Kürdistan haberlerinde sansür uygulaması,operasyonların artışı ve Güneye yönelişi,psikolojik boyutu ile de sürekli korkunun hükümranlığının sürdürülme çabası,sıklıkla toplantılar düzenlenmesi bu yöndeki tahkim çalışması ve sonrası sürecinin ne kadar ağır geçeceğine işaret ediyor.
Faşist Ordu ve Genelkurmay açıkçası ülkeyi yönettiğini her hareketleriyle ortaya koymaktadırlar.Yıllardır ifade ettiğimiz gerçeklerin,bugün ayyuka çıkması-geniş proleter yığınların ajitasyon ve propagandasal anlamda ilerde olacağımızı da gösterecektir.Beri yandan Faşist Ordu,kesinlikle burjuva düzen partisi gibi hareket etmektedir.Artık,iplerin her bakımdan kendilerinde olduğu bir parti ,siyasal bir örgüt gibi hareket ettiklerinin açığa çıkmasından rahatsız değildirler.Artık Ordu partisi deyimi tam yerli yerine oturacak bir deyim oluyor.Faşist düzenin tüm partileri yıpranıp yığınlara umut olamayınca;faşist rejimin gerçek kollayıcılarının buna soyunmaları hiç te abes değildir.Kontrgerilla cumhuriyeti değerlendirmesi de bu anlamda ciddi bir yerli yerine oturma yaşamaktadır.Ekonomik ve siyasal krizle derinleşecek ve devrimci gelişmelere yol açacak bu gidişat;Ordu partisini oldukça endişelendirmekte ve işleri daha da sıkı tutmasına neden olmaktadır.Faşizmi tahkim girişimleri de esasen bu amaca hizmet etmektedir.
Mevcut durumun analizi,yapılacaklara ışık tutması açısından önemlidir.Komünist ve devrimciler ile Kürt hareketinin bu gidişatı doğru-yerinde-gerçekçi tarzda analiz etmesi temel önemdedir.Açık savaş ilanıdır bu proletarya-emekçiler ve Kürt hareketi karşısında.Ve de temel olarak zorun-şiddetin daha da koyu ve boyutlu bir hal alacağının işaretleridir bunlar.Devrimci örgüt ve militanlar da;bu anlamda oldukça esnek,kesinlikle illegal çekirdekleri sağlamlaştırarak;olası saldırılara karşı daha dirençli ve emekçiler içerisinde kaybolabilecek esneklikte bir yapıya kavuşmak zorundadır.Legal olanakların daralması kaçınılmazdır.Bu alandaki çalışmaların sınırlı,saldırıya açık kesimde olması nedeniyle oldukça dikkatli olması zorunludur.Her eylem ve direniş faşizmin zoru ve şiddetinin dozu yükselmiş biçimine çarpacaktır.Bu da devrimci zor ve şiddetin öne çıkacağına işaret etmekle birlikte ;kitlesel devrimci şiddetin örgütlenmesini de baş koşul saymaktadır.Kitlesel direnişler,kitlesel karşı koyuş ve saldırı organizasyonları,bulunulan tüm alanlarda faşizmin teşhiri ve gerçek yüzünün açığa çıkarılarak mahkum edilerek ilerlenmesi gereklidir.
Çatışmalar bir çok bakımdan sertleşecek ve ilerleyecektir.Hem klik çatışmaları,krizin yarattığı-yaratacağı sonuçlar ile sınıf mücadelesinin keskinleşmesi,hedeflenen olası Kürt-Türk iç savaşı;faşist diktatörlüğün açık-kirli-iğrenç yüzünü gösteren tahkim çalışması vs her bakımdan hazırlıklı olunması gereken bir sürece işaret etmektedir.Süreç ağır ve zorlu görevleri dayatıyor.Artık sözün yerini eylem almak zorundadır.HERKES GÖREV BAŞINA.
__________________ KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.