Faşist rejimin kürtleri bitirme harekatı ve iki yüzlülüğü
FAŞİST REJİMİN KÜRTLERİ BİTİRME HAREKATI VE İKİ YÜZLÜLÜĞÜ
Faşist diktatörlük ,TRT 6 ile ve Üniversite kürsüleri açılması tasarısı ile başlayan Kürtleri kilitleme ! , düzen içinde eritme, devrimci Kürt mücadelesini düzen içinde boğma, yığınlara düzen içindeki alternatifleri göstererek devrimci yoldan uzak kılmaya dönük hamlelerine her geçen gün yenisini ve yeni isimler ile aynı söylemleri eklerken ; diğer yandan Kürdistan ve Kürtlere, liderlerine karşı linç,bitirme harekatından da hız kestirmiyor. Obama’nın ülkeye ziyareti ve görüşmelerde verdikleri talimatlar doğrultusunda uysal,sistem içi,Irak Kürtleri gibi var olanla yetinen,sistemle entegre vs Kürt hareketi oluşturmak için dört bir koldan saldırıya geçti faşist sömürgecilik. Bir yandan Kürdistan ‘da operasyonlara son hız devam edilip DTP’ye karşı kapsamlı bir tutuklama,karalama vs sürdürülüp ve en sonunda da DTP’li vekillerin göz altına alınma tehditleri ile kendi yasalarını bile hiçe sayacak düzeyde azgın faşist saldırı,yok edim,kıyım,linç harekatı sürdürülürken; diğer yandan önce ABD Valisi Gül ve ardından da şimdiler de Baykal ile başlatılan sözüm ona Kürtlere açılım, Kürtlerin dil ve kültürlerinin serbestisi vs gibi kandırmaca reform bile sayılamayacak kırıntılarla oyalanmaya çalışıyor bütün olarak Kürtler. PKK’nin ve direniş , mücadelenin tasfiyesi üstüne kuruludur tüm planları egemenlerin. Yüz yıldan fazla bir süredir bu toprakları kanı ile sulayan Kürtlere yine son on yıllarda döktükleri kanlara karşılık kemik kırıntıları sunulmaktadır deyim yerindeyse.”İsterseniz bizden bu kadar, istemezseniz bugüne kadar ne ise o “ diyerek, yine kendini,mantığını,faşist sömürgeci rejimini dayatmaktadır egemenler. Yüz yıllardır uğradıkları zulüm düzeninin devamının tek çıkar yolu olduğunu deklere ediyorlar egemenler. Dün olduğu gibi bugün ve de yarın da egemen emperyalist kapitalist rejim ve onun sömürgeci faşist rejimi Kürtler, Kürdistan’ın özgürlük,bağımsızlık,eşitlik-kardeşlik-adalet duygularını asla ve asla tatmin edememiştir, edemez de. Zaten bu yönde ışıklar olsa idi ; bugüne kadar bir nebze olsa dahi yol alınırdı. Oysa , düzen cephesinde hiçbir değişiklik yoktur ve olmazda. Fiili durumu yaratan mücadelenin sonuçları dışında düzen olduğu gibi, faşizmin yasalarına,uygulamalarına uygun olarak yürümektedir. Düzenin sözcülerinin yetişmediği yerlere Şeyh Sait’in torunlarını yetiştirip Kürtler ile Hareketi arasına sınır çekmek istiyor düzen. Abdülmelik Fırat’ta düzene bugüne kadar ettiği hizmetlerine devam ediyor tabiî ki ! Zira bu ülkede Kürtler ne çekti ise; bu idüksüz keklik takımlarından çekti. Kürtler ve hareketinin kırılacak dümeni yoktur. Düzen her bakımdan tıkanmıştır. Kürt sorunu üstünden manevra kabiliyetini oldukça sınırlamıştır. Tüm manevraları iki yüzlüce ve hareketin tümünü bitirme, kırıntı bile sayılamayacak reformlarla idare-i maslahattır.Kürtlerin bu türden girişim ve bakış açısına yabancı olamadıkları zaten biliniyor. Bu iki yüzlüce girişimler,adımlar ve manevralar boşa çıkarılmalıdır. Kürtler ve Kürdistan’ın gerçek kurtuluşu, nihai savaşı sonlanana kadar mücadeleye devamdan başka bir çıkar yol yoktur. Anadolu işçi sınıfı ve emekçilerinin de , Kürt emekçilerinin yanında,omuz omuza dayanışması ve mücadelesinin varlığı artık sözden çıkıp eyleme dönüşmelidir. Bu yaz Kürtlere karşı linç operasyonlarının yoğunlaşacağını söylesek kehanette bulunmuş sayılmayız. Faşist rejimin iki yüzlüce hazırlıklarının tamamının esasını Kürt silahlı direnişinin bitirilmesi üzerine bina etmiştir. Bu anlamda da “açılım açılım” üstüne politikaları da bu temelin hazırlanması ve Kürtler ile silahlı direniş arasına sınır konmasını esas almaktadır. Kürtler , işçi sınıfı ve emekçiler buna izin vermemelidir. Silahlı direnişin nihai kurtuluşu sağlayana kadar ardında varolacağını ilan etmelidir. KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA . YA HEP BERABER YA DA HİÇ BİRİMİZ.
__________________ KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.