![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#21 |
|
Şerzan ve madenciler için yürüyüş [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 21 Mayıs 2010 -
Dün (20 Mayıs) saat 18.00'da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen üniversiteliler “Şerzan'ın da Maden İşçilerinin de Katili Devlettir” ve “Şerzan Kurt Ölümsüzdür” pankartıyla Taksim tramvay durağına doğru yürüyüşe geçti. Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu imzasıyla yürüyen üniversiteliler “Şerzan Kurt Ölümsüzdür” “Zonguldak'tan Muğla'ya Katil Devlet Hesap Verecek”, “Gençlik Barışa Köprü Olacak”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği- Biji Bıratiya Gelan”, “Şehit Namirin”, “Maden İşçisi Yalnız Değildir”, “ Katil Polis Hesap Verecek”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganları attı. Tramvay durağına kadar slogan sesleriyle inledi.Gençliğin öfkesinin haykırıldığı eylemde kirli savaşın sürdüğü, polisin ve faşistlerin bir çok ilde provakasyonlar yaratmaya çalıştığı, AKP'nin sahte açılım politikalarıyla hakları kandırmaya çalıştığı, Şerzan'ı katledenlerden hesap sorulacağı vurgulandı. Sendika.Org
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
|
#22 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Bir Şerzan öldü bin Şerzan doğsun!
Muğla'da faşistlerin saldırısı sonucu ağır yaralanan Şerzan Kurt hastanede şehit düştü ![]() 11 Mayıs 2010 tarihinde Muğla'da faşistlerin saldırısından sonra polis kurşunu ile ağır yaralanan Şerzan Kurt bugün Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde şehit düştü. Dokuz Eylül Üniversitesi yoğun bakımda yatmakta olan Şerzan Kurt'un beyin ölümü gerçekleşti. Bunu duyan arkadaşları ve dostları Sağlık Emekçileri Sendikası önünde bekleyen ailesine destek için yanlarında idi. Sloganlarla uzunca bir süre bekleyişlerini sürdüren kitleye baba Kurt bir basın açıklaması yaptı. Şerzan Kurt'un babası yaptığı basın açıklamasında şöyle dedi: Şerzan'ın bu sabah beyin ölümü gerçekleşti. Ne yazık ki benim oğlum ilim irfan öğrenmeye, demokrat diye bildiğimiz Ege bölgesinde okumaya geldi. Benim oğlum eğitimiyle ilerde insanlara kardeşilği ve demokrasiyi verecekti. Malesef ben oğlumun mezununiyet töreni yerine cenaze törenine geldim. Biz oğlumuzun organlarını başka insanlara bağışlıyacağız. Benim oğlum öldü, başka canlar ölmesin. Karşıdaki insan ne kadar kötü, ne kadar iyi olursa olsun hiçbir insan ölmeyi haketmiyor.Baba Kurt'un basın açıklaması sırasında Şerzan'ın dostları tarafından sıklıkla "Şerzan ölmedi yüreğimizde yaşıyor", "Faşist devlet hesap verecek", "Şehit namırın", "Her Kürt Şerzan", "Türkiye faşizme mezar olacak", "Kürdistan faşizme mezar olacak", "Dağa çıkarız hesabını sorarız", "Şerzan yoldaş ölümsüzdür", "Devrim şehitleri ölümsüzdür" solganları atıldı. Baba Kurt basın açıklamasından sonra küçük bir açıklama daha yaptı: Bir baba olarak sesleniyorum, doğacak çocuklarınıza Şerzan adını koyun, bir Şerzan öldü bin Şerzan doğsun!
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#23 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Gençler ölümlere karşı yürüdü
İSTANBUL/ANKARA (21.05.2010)- Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu, Muğla'da polis kurşunuyla vurularak yaşamını yitiren Şerzan Kurt ve Zonguldak'ta maden patlamasında yaşamını yitiren 30 işçi için İstanbul ve Ankara'da yürüyüş ve basın açıklamaları yaptı. Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu, Şerzan Kurt'un ve maden işçilerinin ölümünden devletin sorumlu olduğunu belirtti, "Katil devlet hesap verecek" dedi. Gençler, Kurt'un ve işçilerin ölümünden devletin sorumlu olduğunu belirtti. İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda toplanan gençler, ellerinde "Şerzan'ın da maden işçilerin de katili devlettir" pankartı ve Şerzan Kurt'un fotoğrafları ile Taksim tramvay durağına yürüdü. 200 genç, "Şerzan yoldaş ölümsüzdür", "Katil polis hesap verecek", "Polislerin hepsi katildir", "Faşizme karşı omuz omuza", "Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Aydın Erdem, Şerzan Kurt ölümsüzdür", "Kürdistan faşizme mezar olacak" diye haykırdı. Halk, Kürtçe sloganla da atan gençlere alkış ve ıslıklarla destek verdi. Bir Kürt genci daha katledildi Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu adına basını açıklamasını Zeynep Varol okudu. Varol, Muğla'da polislerin ateş açması sonucu yaşamını yitiren Şerzan Kurt'un, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 9 gün yaşam mücadelesi verdiğini hatırlattı, "19 Mayıs Spor ve Gençlik 'bayramında' bir gencin beyin ölümü gerçekleşti. Bir üniversite öğrencisi, bir yurtsever genç, bir Kürt genci daha katledildi" dedi. "Defalarca kez söyledik, defalarca kez haykırdık. Ve inadına bir kez daha haykırıyoruz. Artık yeter, Edi bese" diyen Varol, Ümit Cihan Tarho, Kenan Mak, Serkan Eroğlu ve Özgür Evrim Göçen'in, üniversite sıralarında insanlıktan, barıştan, özgürlükten yana düşüncelerinden dolayı katledildiklerini söyledi. Peki ya diğer sorumlular? Şerzan'ı vuran polisin artan tepkiler nedeniyle tutuklandığını belirten Zeynep Varol, "Muğla'da bu provokasyonu çıkartanların, balkonlara Türk bayrakları astırıp, ellerinde sopalarla, satırlarla öğrencilere saldıranların, olayları tertipleyen emniyet müdürünün, bütün bu olanlara seyirci kalan valinin ve daha önce öldürülen Aydın Erdem'in katillerine ne olacak?" diye sordu. Varol, Zonguldak'ta ölen işçilerin sorumlularıyla öğrenci katliamlarının sorumlularının aynı sistem olduğuna işaretti. Şerzanların hesabını soracağız Gençliğin faşistlerin oyununa gelmeyeceğini belirten Varol, "Faşizme karşı omuz omuza saldırılara dün nasıl yanıt verdiysek bugün de Şerzan'ların hesabını sormak için birlik içinde olacağız. Üniversitelerimizi ırkçı çetelere, sokakları linç güruhlarına bırakmayacağız" dedi. Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu olarak, Şerzan'ın anısını yaşatacaklarını söyleyen Varol şöyle konuştu: "Şerzan hewalın ve öldürülen üniversite öğrencilerinin failleri cezalandırılmadıkça, yıllardır biriken devrimci öfkemiz katillerden hesap soracaktır. Uyarıyoruz, bu ateş sizi de yakar." Eylemde Demokrat Yurtsever Gençlik adına da bir açıklama okundu. YÖK'ün planı zemin hazırladı Ankara'da ise Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapıldı. Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu adına açıklama yapan Taylan Özdağ, Şerzan Kurt'un 19 Mayıs Gençlik ve Spor 'bayramında' yaşamını yitirdiğini söyledi. Hatay, İzmir, Eskişehir ve Maraş'ta da ülkücü saldırılar yaşandığını belirten Özdağ, "Olaylar yaşanmadan önce YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'nın tüm üniversite rektörlerine 'bölücü faaliyetlere yönelik eylem planı' başlıklı yazı göndermesiyle saldırılara zemin hazırlanmıştır" diye konuştu. Ayrıca, DGH, DPG, ODAK, ÖEP, SDH, YDG ve Öğrenci Kolektifleri, ayrı bir basın açıklaması yaptı. Ertan Şahin, medyanın olayları çarpıtarak gösterdiğini, karşıt görüşlerin kavgası veya kız meselesi olarak yansıtmaya çalıştığını söyledi. Şahin, "Ancak yaşananlar sivil faşistlerle resmi faşistlerin işbirliği içinde gerçekleştirdiği bir saldırıdır" dedi. (ETHA)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#24 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
“Şerzan’ın ve maden işçilerinin katili devlettir”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (21.05.10) - Halkların Kardeşliği İçin Gençlik İnisiyatifi 19 Mayıs günü yaşamını yitiren Kürt öğrenci Şerzan Kurt'un katledilmesini protesto etti. Gerçekleştirilen basın açıklamasında 30 maden işçisinin katledilmesine de değinilerek Şerzan'ın da, maden işçilerinin de katilinin devlet olduğu ifade edildi. 20 Mayıs günü Taksim Tramvay Durağı'nda bir araya gelen platform bileşenleri sloganlarla basın açıklamasına başladılar. Şerzan Kurt'un fotoğraflarının taşındığı eylemde “Şerzan Kurt ölümsüzdür”, “Şerzan'ın da maden işçilerinin de katili devlettir” pankartları açıldı. Açıklamada da Şerzan Kurt'un ülkücülerin saldırısı sırasında polis kurşunuyla vurulduğu ve 19 Mayıs günü yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Daha Dicle Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Aydın Erdem'in kanı kurumamışken Şerzan Kurt'un faili belli bir kurşun ile öldürüldüğü belirtildi. Demokratik Anayasa yalanları eşliğinde faşizmin insana düşman yüzünün bir kez daha kendini gösterdiği ifade edildi. Şerzan'ın katilinin, tepiklerin büyümesinin ardından tutuklanmak zorunda kaldığı söylenirken, provokasyonları çıkaranların, ellerinde sopalarla, satırlarla öğrencilere saldıranların, olayları tertipleyen emniyet müdürünün ve bütün bu olaylara seyirci kalan valinin ise bir yaptırımla karşılamadığı dile getirildi. Zonguldak’ta ölen işçilerin sorumlularıyla öğrenci katliamlarının sorumlularının aynı kapitalist sistem, aynı faşist anlayış olduğu belirtilerek gençliğin üniversiteleri çetelere, sokakları linç güruhlarına bırakmayacağı ifade edildi. Basın açıklamasının ardından yapılan konuşmada, Şerzan annesinin “Şerzan'ın ismini yaşatın” sözleri hatırlatılarak, “Özgürlük taleplerimizi tüm alanlarda yaşatacağız” denildi. “Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!”, Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!”, “”Maden işçisi yanız değildir!”, “ Zonguldak'tan Muğla'ya katil devlet hesap verecek!”, “Şehid namirin!” , “Şerzan yoldaş ölümsüzdür!” sloganları atıldı. Eyleme Öğrenci Kolektifleri, Tüm-İGD, YDG ve Emek Gençliği de destek verdi. Kızıl Bayrak / İstanbul
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#25 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Faşist saldırılar yayılarak artıyor... / KB
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Faşist saldırılara karşı halkların kardeşliği mücadelesini yükseltelim! Sermaye devletinin devreye soktuğu faşist provokasyon ve linç saldırıları çeşitli kentlerde yayılarak devam ediyor. Son faşist saldırı, 22 Mayıs’ta Tokat’ta yaşandı. Gazi Osman Paşa Üniversitesi öğrencileri Deniz Aktop ve Can Akyürek isimli iki kişi 15 kişilik ülkücü-faşist grubun satırlı saldırısına uğradı. Muğla’da faşistlerin saldırısı sonucunda Şerzan Kurt katledildi. Halkların kardeşliğinin dinamitlemeye yönelik polis destekli faşist saldırılar... Tokat’ta Gazi Osman Paşa Üniversitesi’nde öğrenim gören 3 Kürt öğrenci gözaltına alındı. Öğrencilerin gözaltına alınmasından sonra, arkadaşlarının durumunu öğrenmek için karakola giden 2 öğrenci ise, karakoldan çıktıktan sonra, karakol yakınlarında toplanan 15 kişilik ülkücü faşist bir grubun satırlı saldırısına uğradı. Serdar Aktop ile Can Akyürek adlı iki Kürt öğrenci bıçak darbeleriyle ağır yaralandı. Yaralı öğrenciler, olay sırasında oradan geçen arkadaşları tarafından saldırganların elinden alınarak Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. İki öğrencinin Tokat Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’ndeki tedavileri sürerken, saldırıyı yapan 3 faşistle hastaneye gelen polisler, yoğun bakımdaki öğrencilerin saldırganları teşhis etmesini istedi. Doktorların öğrencilerin durumunun ağır olduğunu ve kimseyi içeri alamayacaklarını belirtmeleri üzerine, polisler ve 3 faşist hastanede beklemeye başladı. Polislerin hastaneye getirdiği bildik uygulamanın aksine faşistlerin üçünün de ellerinin kelepçeli olmaması faşistlerin polis tarafından korunduğunun açık bir göstergesiydi. Muğla’da ise 12 Mayıs’ta 2 Kürt kız öğrenciyi taciziyle başlayan olaylar, polis destekli faşistlerin saldırısıyla hız kazanmıştı. Bu saldırıda Şerzan Kurt adlı Kürt öğrenci silahla vuruldu ve başından ağır darbeler aldı. Bir hafta yoğun bakımda ölüm-kalım mücadelesi veren Şerzan Kurt, 19 Mayıs’ta yaşamını yitirdi. Şerzan Kurt’un arkadaşları, kurşunun, saldırıyı kışkırtan ve ülkücü faşistlerle işbirliği halinde olan bir polisin silahından çıktığını dile getirdiler. Buna rağmen herkes tarafından tanınan bu polis, günlerce elini kolunu sallayarak ortada dolaşmaya devam etti ve ancak bir hafta sonra tutuklandığı açıklandı. Şerzan Kurt’u yalnız bırakmayan Kürt öğrenciler de devlet teröründen payını aldı. Öğrencilerin evlerini basan ve terör estiren polis onlarca devrimci, yurtsever öğrenciyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan 44 Kürt öğrenciden 2’si 15 Mayıs’ta tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi “polise mukavemet” idi. Saldırıyı örgütleyip Muğla’yı bir linç arenasına dönüştüren faşistlerden ise sadece 4’ü tutuklandı. 42 arkadaşıyla birlikte serbest bırakılan İzzet Fırathan, faşistler tarafından linç edilmek istendi. Yaralanan öğrenci hastaneye kaldırıldı. Adliyede duruşma devam ederken faşistlere ait 10 araçlık konvoy, dışarıda bekleyenlerin yakınında defalarca tur attı. Bahçede bekleyen BDP Bodrum İlçe Başkanı İdris Danışlı, durumu polise bildirmelerine rağmen önlem alınmadığını, konvoyun asker uğurladığı söylenerek olayın geçiştirildiğini ifade etti. 12 Mayıs’ta Muğla’da yaşanan bu saldırıdan sonra, 13 Mayıs’ta Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde düzenlen bahar şenliği sırasında alternatif etkinlik düzenleyen ve Kürtçe müzik eşliğinde halay çeken Kürt öğrenciler, polis ve özel güvenlik tarafından tehdit edildiler. Etkinlik sonrasında okuldan toplu halde çıkış yapan öğrencilerden ikisi faşistlerin saldırısına uğradı. Arkadaşlarını savunmak isteyen Kürt öğrenciler de polisin gazlı-coplu saldırısına maruz kaldılar. Saldırıya uğrayan öğrencilerden 34’ü gözaltına alındı. 14 Mayıs’ta bu kez Ege Üniversitesi’nde 40 kişilik faşist çete, devrimci ve Kürt öğrencilere saldırdı. Üniversitenin bahar şenlikleri kapsamında açılan standa satır, bıçak ve taşlarla saldıran faşistlere karşı öğrenciler de kendilerini taşlarla savundular ve faşistleri geri püskürttüler. Ziraat Fakültesi’ne kaçan faşistler polisin korumasında, üstelik yaptıkları saldırı yanlarına kâr kalarak okuldan çıkarıldılar.Faşist saldırılardan biri de İstanbul Kadıköy’e bağlı Fikirtepe Mahallesinde yaşandı. Sahibinin Kürt olduğu bilinen bir kafeyi “PKK’lılar var” diyerek basan polis, kafe sahibini tehdit etti. Hakkâri Yüksekova’da polisin panzerle geçişi sırasında 8 yaşındaki Turgut Gezer ezilerek ağır yaralandı. Bir Kürt çocuksa polisin sıktığı plastik mermi nedeniyle gözünü kaybetti. Öte yandan Kürt illerinde askeri operasyonlar ve çatışmalarda artarak devam ediyor. Tüm bu saldırılar, Kürt halkına yönelik kıyımın açık kanıtıdır. Faşist saldırıların panzehiri, halkların kardeşliği mücadelesidir Bu ırkçı faşist saldırılar, devletin baskın, gözaltı, tutuklama furyasının parçasıdır. Yaşanan faşist saldırılar, kurumsal ya da sözde sivil tüm düzen güçlerinin katıldığı, kapsamlı saldırılardır. Hükümeti ve muhalefetiyle tüm düzen güçleri, genelde ırkçı-şoven faşist kışkırtma, özelde Kürt düşmanlığı konusunda adeta birbirleriyle yarışmaktadırlar. Son dönemlerde bunlara bir de etkin bir tarzda üniversitelerde devlet eliyle büyütülen sivil faşistler de eklenmiş bulunuyor. Sermaye devleti, kirli savaşı sürdürmedeki ısrarını koruyor. Her saldırısına bahane olarak ‘terör’ yaftası yapıştırıyor. Son saldırılar, tümüyle doğrudan halk kitlelerine, Kürt halkının en meşru, en temel hak ve istemlerine yöneltilmiştir. Sömürgeci sermaye devleti, Kürt halkının en temel hak ve istemlerine yönelik saldırganlıkta sınır tanımıyor. Kürt halkı taleplerinde ısrarlı oldukça, baskıyla, zorla, zorbalıkla vazgeçirmeye çalışıyor. Oysa yakın tarihin de gösterdiği gibi, baskı ve zor, halk kitleleri nezdinde, örgütler, partiler, kurumlar üzerinde olduğu kadar etkili olamıyor. Partileri kapatıyor, ama halk kitlelerini kapatamıyorsunuz. Kürt örgütleri, Kürt halkının taleplerini dile getirse de, getiremeseler de, Kürt halkının hakları ve istemleri yerli yerinde durmakta, her fırsatta bizzat Kürt halk kitleleri tarafından dile getirilmekte, savunulmaktadır. Yıllar boyu süren kirli savaşın en alçak, en iğrenç, en kanlı araçları bile Kürt halkını haklı taleplerini yükseltmekten caydıramamıştır. Düzen cephesinde artan saldırganlığın, ırkçı-şoven kudurganlığın bir sebebi de, bir halkın tümüyle haklı ve meşru taleplerini bastırmada hiçbir yol ve yöntemin başarılı olamamasıdır. Düzenin iflasının Kürt halkının başarısıyla karşılanabilmesi için, Kürt halkının direngenliği yanında, ülkedeki tüm halkların kardeşçe destek ve dayanışması da gerekiyor. Düzenin bunca ırkçı-şoven kışkırtmaları altında bu kardeşliği ve dayanışmayı inşa edebilmek de, ancak, devrimci bir işçi sınıfı hareketinin altından kalkabileceği bir görev ve sorumluluktur. Bunun Türkiye halkları nezdinde pratik karşılığını bulması için çaba göstermek de yine işçi sınıfına düşmektedir. Düzenin tüm gayretlerine rağmen Türkiye’nin iki büyük halkı birbirine düşürülememiş olması, bu ülke topraklarında halkların kardeşliğinin sağlam temellere dayandığının açık göstergesidir. Kürt halkının haklı ve meşru taleplerini sahiplenmek ve desteklemek, düzen cephesinden sistemli biçimde kışkırtılan şovenist histerinin, faşist saldırıların karşısına, “işçilerin birliği, halkların kardeşliği” şiarıyla dikilebilmek gerekiyor. Bütün bunların ötesinde, ezilen bir halkın tümüyle meşru ve haklı taleplerini ve uğradığı baskıları görmezden gelen ya da buna karşı militan bir tutum almayı başaramayan bir işçi sınıfı, devrimci iktidarı talep etme gücü ve cüretini de hiç gösteremeyecektir. İşçi sınıfının devrimci iktidar yürüyüşü, halklar arasına ekilen düşmanlık tohumlarıyla zayıfladığı gibi, tersinden de iki halkın kardeşliği temelinde alacağı destekle güçlenecektir. (Sosyalizm İçin Kızıl Bayrak, Sayı: 2010/21, 28 Mayıs 2010)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: fasist, karsi, mucadeleye, mugla, saldirilara, serzan kurt, tek barikat, tek yumruk |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| barikat, faşist, karşi, karşı, mücadeleye, saldirilara, saldırılara, tek, yumruk |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 15 şubatta sendika ağalarına karşı da mücadeleye | Mahmut Halil CAN | SENDİKALAR VE KİTLE ÖRGÜTLERİ | 1 | 09-04-2009 04:46 PM |
| Faşist devlet terörüne karşı tek yumruk tek barikat | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM | 4 | 08-19-2009 07:53 PM |
| Çok yönlü saldırılara karşı işçilerin ve halkların direnişi! / KB | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI | 0 | 08-19-2007 12:17 PM |