DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > ATEŞ HIRSIZI GENEL > GÜNCEL KONULAR VE SORUNLARA YÖNELİK KISA GÜNCEL MAKALELER,SINIF BAKIŞ AÇISI

GÜNCEL KONULAR VE SORUNLARA YÖNELİK KISA GÜNCEL MAKALELER,SINIF BAKIŞ AÇISI GÜNCEL KONULAR VE SORUNLARA YÖNELİK KISA GÜNCEL MAKALELER,SINIF BAKIŞ AÇISI


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir
Cevaplar
8
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
245
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-29-2011, 04:23 AM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Exclamation Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

FUTBOL SADECE FUTBOL, ŞİKE YALNIZCA ŞİKE DEĞİLDİR

04.07.2011
Mahmut Halil CAN ( Sendiren )


Yıllar öncesinde yazdığımız bir yazının başlığı Futbol: Faşizmin yönetmedeki Aracı başlığı atmışız. Bu rastgele atılmış bir başlık olmadığı gibi; ele alınan konunun düzenle ve onun çıkarları ile ne derece uyumlu olduğunu; Futbolu sadece bir spor olarak görmeyip onu sisteme yaraşır pozisyonda kullanmanın ve bu bacasız sektörün sisteme yararlarını en iyi anlatan başlıklardan birisi idi. Konunun içeriği ise aynen yukarıda ifade ettiklerimizi doğrular nitelikte idi.

Dün itibarıyla Fenerbahçe Kulübü Başkanı olan Aziz Yıldırım, yöneticiler, futbolcular, menajerler vs ile ilgili tutuklama furyası ile yeniden gündeme oturdu şike, bahis vs sorunları. Futbolun sadece futbol; şikenin sadece şike olmadığı bir kez daha gözler önüne serildi. Sözde iş adamları olan yöneticilerin neden bu makamlara gelmek istediği, buraları ne amaçla ve nasıl kullandıkları bir kez daha gözlere, kör gözlere batarcasına açığa çıktı. Ve fakat bu kadarla sınırlı tutulması ve kalması olasıdır. Zira düzenin yöneticileri daha fazla kurcalarlarsa taşın altında kimlerin kalacağı belli olmaz. Öylesine derin, kliklere çatışmasına da açık ve de kontrgerilla devletinin eli-ayağı olan buralarda kimin ne derece iç-kimin ne derece dış olduğunu kestirmek oldukça zordur.

Bacasız ekonomik bir araç olduğu kadar, geniş yığınların “uyutulmasının” da aracı olan futbol aynı zamanda büyük paraların döndüğü ve bu paralarında kara para olduğundan dolayı aklanmasının da büyük bir aracıdır. Nitekim bu sözde iş adamlarının çoğu kontrgerilla cumhuriyeti ile içli-dışlı olup aynı zamanda silah tüccarlığından insan kaçakçılığına kadar birçok karanlık-pis-iğrenç işlerinde adamlarıdırlar. Bu anlamda sistemle uyumlu bir yerde durmalarına rağmen; sistemin bağırsaklarını temizleyen bir yerde durmaktadırlar.

Şike ve bahis skandalları bu topraklarda yeni değildir. Birçok kez gündeme gelmiş olup, her defasında kapatılmış, düzenle içiçeliği bilindiğin ötelenmiştir. Pislik ve iğrençlik düzenin her yerinden akarken; bu karanlık duran yanın gerçeklerinin bir gün gözler önüne serilmemesi olanaklı değildir. Bu soruşturma ve tutuklamalar sonuna kadar bu anlamda gidemez. Zira pisliğin her yana ve düzenin en üstünden en altına bulaştığı-olduğu aşikardır.

Bu bağlamda bu bir bağırsak temizleme harekatı değildir. Düzenin kendini aklama ve yine yaşamın her alanında yaşanan klikler çatışmasının bir parçası olarak ele alınmalıdır. Yaşamın her alanında egemenlik mücadelesi veren AKP-BOP kliğinin yaşamın bu alanını da reorganize etme, yeniden biçimlendirme mücadelesinin bir parçasıdır süreç.

Yukarıda da ifade ettik. Düzen bu işi asla ve kesinlikle sonuna kadar götüremez. Nitekim Ergenekon operasyonları ve tutuklamaları ile amaçları ne ise; burada da budur. Zira Ergenekon denilen olgu; Kontrgerilla Cumhuriyetinin nasıl kendi ise; burada da sistemle tümüyle hesaplaşmadan süreç demokratik, özgür ve insani kılınamaz. Spor veya Futbol düzen açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır ve tutmaya devam edecektir. Bu anlamda süreç elbette sansasyonel yanı olmakla birlikte kendinden öncekiler gibi bir yerde tıkatılacaktır.

Büyük bir düzenin devamı aracının temelleriyle oynayamaz düzenin kendisi. Klik ve egemenlik çatışmalarının, sistemin yeniden biçimlendirilmesinin bir parçası olan bu süreci de doğru okumanın kesinlikle yararı vardır. Geniş yığınların sürece müdahil olmasında doğru, sınıfsal, emekten yana bir yerde durmaları da analizlerin doğruluğu ve şaşmazlığı üzerinden olmalıdır, olmak zorundadır.

Geniş yığınların gözlerinin boyanmasına, gerçekler ile sistemi aklama çabalarının ayırt edilerek düzene yönelmemesine asla izin verilemez komünist devrimcilerce. Bu anlamda sınıfsal gerçekleri en çıplak, en duru, en saf biçimiyle geniş proleter, emekçi yığınlara aktarmak, anlatmak ve onları sınıfsal örgütlenmenin bir parçası yapmak için görev başında olmalıdır. Haydi görev başına.

04.07.2011

Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Mehmet Asi Okçuoğlu (12-11-2011)
Alt 12-09-2011, 08:25 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

GÜLENGÜL ALTINSAY

Hedef Futbolu Temizlemekti...

Taraf gazetesi yazarı Gülengül Altınsay şike operasyonunun başlangıcından bu yana geçen sürece kulüpler, siyasetçiler, medya ve taraftar üzerinden baktı, tespitlerini ve olası sonuçlarını bianet'e değerlendirdi.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
yuce@bianet.org

İstanbul - BİA Haber Merkezi
09 Aralık 2011, Cuma



Bugün (9 Aralık 2011) 31'i tutuklu 93 kişi hakkında hazırlanan futbolda şike iddialarına ilişkin iddianame İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Dün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Gül'ün veto ettiği "şike yasası" Meclis'teki komisyondan geçmişti.
Taraf yazarı Gülengül Altınsay Temmuz 2011'den bu güne Türkiye'nin gündeminden düşmeyen şike sürecini dört ana noktadan; kulüplerin, medyanın, siyasetçilerin ve taraftarın tavrını ele alarak değerlendirdi.
Bu işin esası "kirlilik ve kirliliği savunmadır" diyen Altınsay, kurulmuş düzenin varlığına dikkat çekti ve geçmiş yıllarda futbola giren parayla günümüzde giren paranın çok farklı olduğunu, buna bağlı olarak da kirliliğin arttığını vurguladı: "Artık çok dikkate değer paralar dönüyor ve bundan nemalanmak isteyen güçler de futbola orasından burasından giriyorlar. Öyle bir ağ oluşturulmuş durumda ki, Kulüpler Birliği müthiş bir dayanışma içine girdi.
"Ne yazık ki bütün ayaklar; kulüp yönetimleri, federasyon, medya, siyasi partiler hepsi birleşti. Varolan sistemin, çarkların aynen dönmesini istiyorlar. Buna da şaşırmamak gerek. Zaten bütün bu bölümlere yerleşmiş durumdalar; kimden kimi savunmasını bekliyorsunuz..."
Kulüplerin bu süreçteki tavrını değerlendirir misiniz?
Bu bir safları tutma mücadelesi. Yıllarca süren, adalet ve hukukun hiçe sayılarak futbolda haksız kazançların elde edildiği bu ortamda kulüp yönetimleri çok önemli bir sorumluluğa sahip. Ortam bu hale bir günde gelmedi. Futbolda kirlenme yıllardır var. Bu süreç içinde sürekli kazananlar, adaletsiz kazanç elde edenler oldu. Kulüp yönetimlerinin hangi anlayışla bezeneceği meselesi şu anda da önemli. O yüzden canhıraş bir biçimde yıllardır birbiriyle büyük rekabet yaşamış kulüp başkanlarının yöneticilerinin nasıl bir anda birleştiklerini gördük. Çünkü büyük kulüpler birbirine benzeyen yapıdalar. Böyle bir ortamda ne kulüp yönetimi olarak ne bağlantılı kesimler olarak farklı kalmanız olası değil.
Medyanın tavrı?..
Medyanın önemli bölümü, özellikle merkez medya önce sessiz kaldı, ki tarafsız kalmak da bir anlamda varolanı desteklemek demektir. Ne zaman ki nisanda çıkan futbolda şiddet yasası değiştirilmeye kalkıldı, bir değişiklik ümidi ortaya çıktı, gördük ki o zaman bütün medya canhıraş bir şekilde bunun arkasına sığındı, savundu, gündeme getirdi.
Yayıncı kuruluş da önemli bir rol oynadı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kanaatle -ki böyle bir yetkisi var- bu kulüplere yaptırım uygulasaydı en başta yayıncı kuruluş karşı çıkardı, çıktı da zaten. Bu süreçte ortada gözükmemesine rağmen, etkili bir merkez yayıncı kuruluş.
Federasyon yeterince etkili olabildi mi?
Kulüpler kötü yönetildikleri için en büyük gelirleri spor totodan iddiadan, yayın gelirlerinden kazanılan paralarla yönetiliyor. Bu süreçte TFF'nin tavır alamamasında önemli bir etken bu işin ekonomik yönüydü.
Kulüpler küme düşerse kulüpler batar, futbol batar diye bir tavırla güya futbolu düşünüyormuş gibi baskı uyguladılar. Oysa, futbol esas şike ve teşvike taviz vererek batar. Maalesef bu süreci yaşıyoruz... İlerde bugünleri de arayacağız. Futbol dışı olayları futbolun içine sokarsanız, futbolu öldürürsünüz.
Bu yasa için siyasetçiler ilk kez bir araya geldi...
Bu süreçte Meclis'in alacağı tavır da önemliydi. Kulüpler Birliği şike ve teşvik konusunda gösterdiği dayanışmayı aynen Meclis'e yansıtmayı düşündü. Bu kulüplerin milyonlarca taraftarı var, tabii ki oy kaygısı, kitleler üzerinde etkisinin ne olacağı kaygısı işin içine girdi. Meclis'teki üç büyük parti hiçbir konuda anlaşamazken ilginç bir tavır gösterdi; ilk ve belki de son kez biraraya gelip şike ve teşviki destekleme ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda müthiş bir dayanışma gösterdi.
İktidar partisiAdalet ve Kalkınma Partisi (AKP) eğer değişikliği kabul etmeseydi, muhalefet bunu kullanacaktı. Taraftarların saf duygularını kullanacaktı.
AKP sonra biraz karıştı...
Sonuçta AKP döneminde bu operasyon başlatılmış oldu. Kendi başlattıkları temizlik harekatını kendileri baltalamak durumunda kaldılar. Ama bu arada Bülent Arınç gibi, Şamil Tayyar ve Hayati Yazıcı gibi kişiler gereken cezaların verilmesi ve şike ve teşvike karşı tavır alınması konusunda doğru tavır gösterdiler. Gelinen noktada hükümet de zorda kaldı. Büyük bir çoğunluk bu geri dönüşten hoşnut değil ama siyasi kaygılar nedeniyle bu noktaya gelmiş oldular.
Bu noktadan sonra taraftarlar nasıl etkilenecek?
Yasa böyle geçerse, artık taraftarların emrinde hareket eden, onlardan direktif alan, o insanların tribünleri denetlediği, son derece suni ve bugünkünden farklı bir seyirci/taraftar profiline neden olacak. Aklı başında bir insan şike ve teşvikin açığa çıktığı, ama sonra geri alınıp cezalandırılmadığı bir ortamda, gönül rahatlığıyla, maç izlemek istemez.
Ayrıca artık tribünlerde bir özgürlük söz konusu olmayacak. Örneğin, yönetime karşı muhalefet edenler, anında bu insanlar tarafından denetim altına alınacak, tribünlerden kovulacaklar. Bu da tribünlerin geleceği açısından çok iç karartıcı bir tablo.
Süreç pek de tatmin edici olmadı o zaman?..
Ben şunu düşünmeye başladım. Soruşturma başladığında kulüp başkalarının hadlerini aşan bazı tavırları olduğu, hükümetin bazı kulüp başkanlarından hoşnut olmadığı şeklinde bir söylenti vardı. Dokunulmaz hale gelen başkanlar rahatsız ediciydi ve hükümet Aziz Yıldırım'ı değiştirmek için bunu yaptı deniyordu.
Biz hep olayı kişisellikten, tek tek kulüpler düzeyinden çıkarmaya çalıştık; bunun bir temizlik olduğunu söyledik, birlikte futbolu toparlayalım dedik... Fakat gelinen noktada şu haber yayınlandı bugün: Cumhurbaşkanı ve karşı çıkanları yumuşatmak amacıyla küçük bir değişiklik yapılacak, yargılanan insanların bir daha kulüplerde yöneticilik yapmaması gibi bir şey eklenecek yasaya. İşte tam da ilk söylentileri doğrulayan bir noktaya gelmiş oluyoruz. Şu an ismi geçen yöneticiler yönetici olmayacak ama sistem aynen devam edecek, temizlik olmayacak. (YY)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-09-2011, 08:27 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

Şike İddianamesi Kabul Edildi

93 kişinin yargılandığı şike iddianamesi İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi; Aziz Yıldırım ve Olgun Peker'in çete lideri olduğu iddia ediliyor.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
09 Aralık 2011, Cuma



31'i tutuklu 93 kişi hakkında hazırlanan futbolda şike iddialarına ilişkin iddianame İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davanın ilk duruşması 14 Şubat 2012'de yapılacak.
ntvmsnbc'nin haberine göre, eski Giresunspor Başkanı Olgun Peker ile Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, örgüt liderliği ile suçlanıyor.
Yıldırım ve Peker'in başı çektiği iddia ediliyor

26 futbolcunun menajerlik şirketinin bulunduğunun ifade edildiği iddianamenin ilk bölümde Olgun Peker liderliğindeki suç örgütü ve Türk futboluna ilişkin bilgiler yer alıyor.
İkinci bölümde ise Aziz Yıldırım'ın başında olduğu çeteden bahsediliyor. Aziz Yıldırım'ın, Fenerbahçe maçlarını yöneten hakemlerin Fenerbahçe aleyhine karar vermemesi için girişimlerde bulunduğu, bazı müsabakalar için hakem atamalarına müdahale ettiği ve bu örgütün Olgun Peker yönetimindeki suç örgütüyle işbirliği içinde olduğu belirtiliyor.
İddianameden bazı notlar şöyle:
* Aziz Yıldırım, altı kez nitelikli dolandırıcılık, dört kez şike, üç kez de teşvik ile de suçlanıyor. Aziz Yıldırım iddianamede haksız ekonomik çıkar sağlamak için örgüt kurmakla suçlanıyor.
* Aralarında Emre Belözoğlu, Melih Gökçek, Mahmut Özgener, Sinan Engin, Yılmaz Vural ve Erman Toroğlu gibi isimlerin yer aldığı 83 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi.
* İddianamede, Türkiye Futbol Federasyonu da aralarında bulunduğu 10 müşteki var.
* Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Göksel Gümüşdağ şike anlaşması yapmakla suçlanıyor.
* İddianamede Aziz Yıldırım'a bağlı faaliyet gösteren 19 kişi anlatılıyor, Olgun Peker'e bağlı ise 13 şüpheliden bahsediliyor.
* İddianamede 8 takım yer alıyor: Fenerbahçe, Beşiktaş, Mersin İdman Yurdu, Manisaspor, Trabzonspor, Sivasspor, Giresunspor ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor.
* İddianamede 14 futbolcu yer alıyor. Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu şikeyle, Sadri Şener ile Nevzat Şakar teşvikle suçlanıyor. (EKN)
* İddianamenin tamamını okumak için [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-11-2011, 05:52 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

Fikre Yasak, Şikeye Özgürlük

11 Dec, 2011 01:31:00 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Yazı boyutu

Geçmişte de siyasi konjonktür değişip, hava puslanmaya, ağırlaşmaya başladığında daha önce cesur yazılar yazanların dahi yaklaşan tehlikeye karşı kendisi için siper kazma manevraları yaptığına çok tanık oldum. Manevra inceliklerinin sanatı böylesi konjonktür değişimlerinde yazılıyor. Vaktim olsa ve içimdeki “ötekine acıma” duygusunu bastırabilsem 12 Mart, 12 Eylül öncesinden alarak “Yüz soruda siyasi manevra ustalığının incelikleri “ veya “Kendi vicdanını bastırma/ Oto sansür sanatı” üstüne bir kitap yazardım.





Bu başlık son günlerdeki hâl ve gidişin encamını özetliyor. Futbolda şike yapanlara hoşgörü göstermede AK Parti iktidarı inanılmaz bir gayret içinde. Üstelik Başbakan AK Parti içinde çatlak yaratmayı dahi göze alarak yasanın istediği gibi çıkması için baskı yapıyor. Ama öte yandan cezaevleri hızla doluyor. Arada bir, iktidar sözcüleri ifade ve basın özgürlüğü için yeni yasal düzenlemeler yapılacağını açıklıyor iseler de ortada hiç bir şey yok, bu konuda acele etme ihtiyacını hiç duymuyorlar.
Futbolda şike yapmak yani halkı aldatmak gibi kamuoyunun hiç de hoşgörülü bakmayacağı bir ayıplı-suça karşı hoşgörülü olmada bu denli rahat olmak ama cezaevlerinin fikir ve ifade özgürlüksüzlüğü nedeniyle dolmasına duyarsız kalışın yarattığı derin çelişki kötü şeylerin de habercisi.
KCK operasyonları nedeniyle gözaltına alınan ama mahkemece serbest bırakılaneski DEP Milletvekili Mahmut Alınak’ın özel yetkili bir savcının itirazı üstüne bu kez tutuklandığını öğreniyoruz. Kendisiyle birlikteMehmet Ayata,Yalçın Sarıtaş veSabahat Zeynep Arıtaşhakkında da yakalama kararı çıkmış.


Taraf yazarı Neşe Düzel’in PKK Avrupa Sözcüsü Zübeyir Aydar ve eski DEP Milletvekili Remzi Kartal’la yaptığı röportaj nedeniyle hakkında açılan dava karar aşamasına gelmiş. Yanlış bilmiyorsam Neşe Düzel hakkında açılmış başka soruşturmalar da vardı. Neşe Düzel kritik siyasi konjonktürlerde söylenmemişleri veya görülememişleri ortaya çıkaran tam isabetli cesur röportajlarıyla bilinir. Halkı aydınlatmak bir gazetecinin göreviyken, bunu yaptığı için Neşe Düzel cezalandırılmak isteniyor.

Dünkü basın haberleri içinde dikkat çekici bir başka haberi Taraf, “Basın özgürlüğünde Suriye ile aynı ligdeyiz” başlığı altında vermiş. Basın özgürlüğünü savunmayı misyon edinmiş bir sivil toplum kuruluşu olan Gazetecileri Koruma Komitesi dünyada hapis cezalarına çarptırılan gazeteci sayısının 1990 yılı ortalamalarına göre yüzde yirmi arttığını kaydediyor. Bu kuruluş, Türkiye’de son zamanlardaki Kürt gazeteci ve yazarlara yönelen tutuklamaların 1996’da yoğunlaşan tutuklamaları aratmadığını söylüyor. Basın özgürlüğü ihlalleri açısından Türkiye’nin adı Suriye, Burma, Eritre, Çin, Rusya ile aynı sıralarda geçiyor.


Oto sansür


Özellikle son KCK operasyonları ve Başbakan’ın, KCK’yı savunmadığı halde KCK tutuklamalarına karşı çakan ve çıkacak olanlara yönelik tehdit edici konuşmalarından sonra basında gördüğüm tehlikeli oto sansüre dikkat çekmek istiyordum. Meslekten gazeteci değil de salt köşe yazarı da olsam günlük bir gazetede yazmak insana başka gazetelerde yazılanları satır arası okuma sorumluluğu yüklüyor.
Geçmişte de siyasi konjonktür değişip, hava puslanmaya, ağırlaşmaya başladığında daha önce cesur yazılar yazanların dahi yaklaşan tehlikeye karşı kendisi için siper kazma manevraları yaptığına çok tanık oldum. Manevra inceliklerinin sanatı böylesi konjonktür değişimlerinde yazılıyor. Vaktim olsa ve içimdeki “ötekine acıma” duygusunu bastırabilsem 12 Mart, 12 Eylül öncesinden alarak “Yüz soruda siyasi manevra ustalığının incelikleri “ veya “Kendi vicdanını bastırma/ Oto sansür sanatı” üstüne bir kitap yazardım.


Gazetecileri Koruma Komitesi de bu oto sansür tehlikesine işaret etmiş. Komite, ana görüş medyalarda özellikle bağımsız araştırmacı gazetecilik yapanların hedef haline getirildiğini söyledikten sonra, “Kritik bir şekilde hükümetin zaaflarını ortaya çıkaran Ahmet Şık ve Nedim Şener gibi önde gelen yazarların tutuklanması, tüm gazeteciler için tehdit oluşturdu” denerek basında oto sansürün arttığı gözlemini yapmış.

Demek oluyor ki fikir ve ifade özgürlüğüne yönelik tehdidin vardığı incelikli boyutlar dışarıdan da görülür halde artık. Prof. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu’nun tutuklanmalarıyla oto sansür çok daha belirgin hale geldi.


Yeni ittifaklar


Yasadaki, meşrebi geniş “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen” ibaresine dayanılarak terörle mücadele adı altında “değse de değmese de” tutuklamaları oluyor. Pankart astıkları için bu nedenle gencecik çocuklar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, aylarca hapis yatıyor. Vicdani ret yasalarımızda açıkça suç sayılmadığı halde “suçsuz ceza olmaz” hukuk kuralı açıkça ihlal edilerek retçiler suç işlemiş sayılıp cezalandırılıyor. Ne oluyor?
Şu oluyor: Silivri ve KCK operasyonlarıyla dolmaya başlayan cezaevleri yeni bir ittifak eğilimi yaratıyor. CHP’nin de içinde yer alacağını tahmin ettiğim, Ergenekon davaları ve KCK operasyonu tutuklularını birleştiren bir “ortak tepki” gelişmekte. Cezaevleri doluyorsa bu tepkiler haksız değildir. Ama bu arada kapıdan kovulan Ergenekon da bacadan giriverir.
İktidar, muhalefetsiz tek parti olmanın, “milleti devletle kucaklaştırmanın(!)” rehaveti içinde daha ne kadar uyuyacak bakalım?
Nabi Yağcı
Taraf


nabi.y@superonline.com
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-12-2011, 08:24 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

Şike Soruşturmasında Tahliyeler

Şike soruşturması kapsamında tutuklu bulunanlardan aralarında Tayfur Havutçu, İbrahim Akın ve Serdal Adalı'nın bulunduğu sekiz kişi tahliye edildi.
İstanbul - BİA Haber Merkezi-Gazeteport
12 Aralık 2011, Pazartesi


Şike soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Tayfur Havutçu, İstanbul Büyükşehir Belediyesispor'un futbolcusu İbrahim Akın, Beşiktaş'ın eski yöneticilerinden Serdal Adalı, Eskişehirsporun eski futbolcusu Ümit Karan, Sivasspor'un eski kalecisi Korcan Çelikay, Beşiktaş'ın eski protokol müdürü Ahmet Ateş, Diyarbakırspor'un eski başkanı Abdurrahman Yakut ve İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcu İskender Alın tahliye edildi. Karar davanın görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabulünün ardından verildi. Mahkeme tahliye edilenlere yurtdışı yasağı koydu. Mahkeme, 31 tutuklu sanıktan 8'ini oybirliği ile tahliye etmiş oldu. Aralarında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da olduğu tutukluların sayısı 23'e indi.
Tahliye kararının gerekçeleri "atılı suçun mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklulukta geçen süre, yasanın değişiklilik hali" olarak açıklandı. Şike soruşturması kapsamında tahliye edilen isimler, iddianamede çete ve organize suç örgütü iddialarının dışında şike yapmaya teşebbüs suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Tahliyelerin yanısıra 68 şüpheli için verilmiş olan statlara giriş yasağı da kaldırıldı. Trabzonspor Kulübü başkanı Sadri Şener ve Türkiye Futbol Federasyonu eski başkan yardımcısı Göksel Gümüşdağ dahil 36 kişinin statlara giriş yasağı devam ediyor.
Şike soruşturmasını etkileyecek olan yasa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından henüz onaylanmadı. Gül yasayı veto ederek Meclis'e göndermiş, ancak yasa Meclis'ten bir değişiklik yapılmadan aynı şekilde tekrar Cumhurbaşkanlığı'na gitmişti.
Soruşturma sonucu açılan davanın ilk duruşması Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda 14 Şubat 2012'de görülecek. (YY/HK)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-21-2012, 08:13 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

Aziz Yıldırım Savunmada

Şike davası kapsamında tutuklu yargılanan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 400 sayfalık savunmasının bugünkü kısmında şike iddialarını reddederek, birilerinin Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalıştığını söyledi.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
21 Şubat 2012, Salı



İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülen "futbolda şike davası"nın bugünkü duruşmasında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım savunmasına başladı.
Tutuklu yargılanan Aziz Yıldırım, savunmasına başlamadan önce Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'nin kulüp yönetiminden bir kişinin salonda kalması talebine karşı çıkarak, "Bunu yapamazsınız, burada yargılanan Fenerbahçe" dedi.
Habertürk'ün haberine göre, Yıldırım, Atatürk'ün Kulüp Anı Defteri'ne yazdığı mesajı okudu ve "Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Burada hem kulüpleri hem kişileri yargılıyorsunuz. Fenerbahçe Kulübü Başkanlığı'nı onurla taşıyorum. Bu ulu çınarın tek bir yaprağı olan Aziz Yıldırım'ın akıbetinin hiçbir önemi yoktur. Fenerbahçe sadece sportif alanda değil sosyal alanda da her türlü yer alacaktır" dedi.
Nazım Hikmet'ten "Düşmana inat bir gün fazla yaşamak..." dizelerini okuyan Yıldırım, savunmasında ana hatlarıyla şunları söyledi:
* Polis fezlekesiyle kulüpten TFF savunma istiyorsa, o zaman bu dava şahıs değil Fenerbahçe davasıdır.
* Fenerbahçe'nin puan kaybettiği maçlara ilişkin iddianameye hiçbir şey konmamıştır.
* Savcı, Fenerbahçe'nin örgüt, amacının da şampiyon olmak olduğunu iddia etmiştir.
* Galatasaray'ın şike yaptığını Fenerbahçe'nin şike yapmadığını göstereceğim.
* Yaptığım tesisler, statlar, antrenman sahaları ve tüm yaptıklarım örgütse evet bu örgütü ben kurdum.
* 6 Temmuz'da Emniyet ortada iddianame yokken kararı açıklamıştır.
* Emniyet '19 maçta şike var' diye açıklama yaptı. İddianamede 13 maça yer verildi, 6 maç buhar oldu uçtu.
* Aleyhimizde yapılan propaganda kulübümüzün kuruluş gayesini baltalamak, bu temiz, vatansever Atatürkçü yoldan çevirmek içindir.
* Temmuz ayından beri cehennemi andıran süreçte gördüğüm muameleleri hiç hak etmedim.
* Ben hastanedeyken, adres kısmına Metris Cezaevi yazdılar.
* Medya kendisine verilen görevi bu süreçte yerine getirdi.
* Kulüplerine sahip çıkan Fenerbahçelilere polis biber gazı sıkmıştır. Polis tribünlere gelmek isteyen bazı taraftar gruplarını içeriye almıyor. Bu haklar engellenemez.
* 6222 sayılı yasa değişikliği sırasında 'kişiye özel' deyip veto eden sayın Cumhurbaşkanı, MİT yasasını hemen onadı.
* Emniyet'in söylediği Sivas maçındaki çantada para değil bilet olduğunu Vali bile söyledi.
* Artık eminim. Bir grup, Türk futbolunu ele geçirmeye çalışıyor.
* 17.11.2010'da beni dinlemeye alıyorlar. 1028 tape var. Yüzde 10'u şahsıma ait ve hiçbir şike teşvik konuşması yok.
* Avukatımın alamadığı bilgiler basına sızdırıldı. Aziz Yıldırım ve arkadaşları toplum önünde itibarsızlaştırılmaya çalışıldı.
* Yalnız şahıslar değil takımlar da yargılanıyor. Üç ay bilgisayar istedik, verilmedi. Galatasaray-Sturm Graz maçına bakıyorsunuz, şike orada var. Onun için bakıyorduk.
* Şu çok açık ki; hedef Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe'dir.. Türk sporunu ele geçirmeye çalışan bir grup bu operasyonun arkasındadır.
* Benim tapelerimde bir hakem adı veya hakem lafı geçiyorsa tüm suçlamaları kabul ediyorum.
* Benim için örgüt faaliyeti diye üç aylık dinleme izni çıkarmıştır. Dinleme yetkisi 4 tapeden verilmiş ama bu tapelerde suç unsuru var mı?"
* Bizlerle ilişki kurmak suçsa Zekeriya Öz ve Mehmet Berk gibi savcıların da örgüt üyesi olması gerekirdi.
* Eğer bir organizasyon içinde olsaydık sahamızdaki Bursa ve Gaziantep maçlarında hakemlerin kötü yönetimine maruz kalır mıydık! Ben hakemleri atasam bunlar yaşanır mı? Bununla suçlanıyorum ama iddianamenin içinde bununla ilgili bir şey yok.
* Federasyon eliyle bu ülkede şampiyonlar tayin edildi. Biz dolandırıcılıkla suçlanırken Mehmet Berk, Denizli olayında görevsizlik verdi.
* Bugün adaletin bekçiliğini yapanlar, şikeyi Türkiye'ye getirenlerdir. Ama konu şike değil, futbolu ele geçirmektir. Malatya'ya Doğan gönderen, Ankaragücü'nü 8-0 yenen, Denizli'ye teşvik gönderenler adaletin bekçileri oldular.
* Savcı, Fenerbahçe'yi bırakmak istemediğimi söylüyor.. Ama daha önce iki kez istifa ettim. Taraftarlar bırakmama izin vermedi.
* Fenerbahçe'nin bir kuruşunu zimmetime geçirdiğim kanıtlanırsa kendimi ölümle cezalandırırım. İspatlayamayanlardan da istifa beklerim.
* Ne Metris, ne darağacı bizi bu sevdadan vazgeçirebilir. Biz dünya kulübü olma yolunda emin adımlarla yürümekteyiz.
* Benden önce amatör şubeleri kim takip ederdi? Şimdi amatör şubelerde dünya Türkiye'yi takip ediyor.
* İsteğimiz adalet yerini bulsun; gerekirse kıyamet kopsun.
* Fenerbahçe kimseden 5 kuruş almadan stadını yaptı. Devlet TT Arena'ya 600 milyon TL harcadı, ülkeye faydalı diye sustuk.
* Torbalarda para varmış. Böyle bir şey varsa; durdur, paraları yakala, zabıt tut, kanıtla. Bunlar nedense olmamış.
* Diyarbakır Erganiliyim. Bazı şeyleri hazmedemiyorum. Benim örfümde bu yoktur. Türkiye Futbol Federasyonu seçimlerinin mafya usulü yapılması 10 yıl öncesinde, eskide kaldı.
* 2001'de 'Türkiye'de şike var' dediğim için hak mahrumiyeti cezası aldım. O zaman şikeyi TFF, kulüplerle birlikte yapıyordu. (EKN)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-23-2012, 08:24 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

ŞİKE DAVASI

Dokuz Saatlik Savunma Bitti

Şike davasında Aziz Yıldırım'ın dokuz saat süren savunması bugünkü duruşmada sona erdi. Yıldırım savunması için salona şike parasının taşındığı söylenen çantanın benzerini getirdi, 2,5 milyon doların sığmayacağını söyledi.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
23 Şubat 2012, Perşembe



Özel Yetkili İstanbul16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 93 sanıklı şike davasının bugünkü duruşmasına aralarında Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Bülent Uygun ve Olgun Peker'in bulunduğu 22 tutuklu sanık katıldı, menajer Bülent İbrahim İşcen ise hastanede olduğu için katılamadı.
Önceki duruşmada yarım kalan savunmasını tamamlayan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın savunması bu duruşmada bitti. Yıldırım savunmasında duruşmaya getirdiği çantayı gösterdi ve bu çantaya 2,5 milyon dolar sığmaz, diyerek Sivasspor'a bir çantayla teşvik parası gönderildiği iddiasını çürütmeye çalıştı. Yıldırım o çantayla "Sivas'a gitse gitse 1 milyon dolar gider" dedi.
Yıldırım Emniyet'in çekimlerinde görülen çantanın içinde İlhan Ekşioğlu'nun kıyafetleri bulunduğunu ve Emniyet'in çekim yapmak yerine gelip çantaya bakması gerektiğini söyledi.
Yıldırım duruşmada Sivasspor maçını da izlettirdi. Şike yaptığı iddia edilen kaleci Korcan Çelikay'ın iyi bir kurtarış yapmasının üzerine "Bu şike yapan bir kaleci olabilir mi" diye sordu. Yıldırım maçta hatalı gol yiyen Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel için de gülerek, "Bu kaleci şike yapmış" dedi.
"Trabzonspor'un şikesini engellemeye çalıştım"

Yıldırım'ın savunmasında kullandığı bazı ifadeler şöyle:
* Olgun Peker çetesine bağladılar bizi. Nasıl bir çete olduğunu da burada gördük. 6222 sayılı yasa çıkmasaydı ben buraya dolandırıcılıktan çıkacaktım. Şike'nin suçu ağırlaşınca bizi buna bağladılar. Bu yasa çıkınca Olgun Peker'le burada şikeden yargılanıyoruz.
* İbrahim Akın kendi hatalarını örtmek için bizi kullanmıştır. (...) İbrahim Akın'a 100 bin euro verdiysem kendimi Boğaz Köprüsü'nden atacağım. Vermemişsem bunu iddia eden Emniyet Müdürü dahil kim bu iddiayı ortaya attıysa istifa etmeli.
* Manisaspor maçından itibaren Trabzonspor'un şike ve teşvik çalışmalarını engellemeye çalıştım.
Şike davasında yarın sanıkların tahliye talepleri değerlendirilecek. (YY)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-23-2012, 08:45 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

‘Sıra futbol baronlarında...’ - Şükran Soner



Özel yargının futbolda şike operasyonunun servis edilmiş haberlerinin medyamızda ana haber, manşet olduğu günlerde, özel yargı gücünün işleyişinde yetkin yorumcularından “Sıra futbol baronlarında” vurgulamasını duyduğumda, sınır tanımazlığa duyduğum ürküntüye ek olarak “İşte topun kantarı kaçtı...” diye de düşünmüştüm... On yıllık iktidar ittifakında yaşamın her alanına yönelik, insan hakları ihlalleri, hukuk dev-leti ilkelerinin rafa kaldırılması uygulamalarında, topun kantarının çok fazla kaçtığı konu olsa da, canları yakılanların örgütlü hak arayamamaları bağlantılı, iktidara dayalı haksız, orantısız baskı gücü kullanma tutkusu frenleneceğine, doymaz-lıkla beslenip duruyordu...
Görüldüğü üzere öğrencilerin en masum demokratik hak arayışlarında, özel yargı, terör örgütü üyeliği suçlaması ile katledilen gençlerin insan haklarını arayacak, dik duracak YÖK, bilim adamı, aydın, varsa da etkin öğrenci örgütlü gücü yoktu. Başbakan, bakan, her kimse iktidardan birilerini protesto eden, parasız eğitim isteyen gençlerin sınırsız, yargısız infaz olarak tutuklanıp gelecekleri karartılarak, gençliğin tümden susturulmasında bir engel yoktu... Ergenekon paketi içine sokulan birbirinden daha vahim boyutlarda hukuksuz, toptancı suçlamaların söz konusu olduğu ardı arkası kesilmeyen davalarda ise, yandaşı, cemaati, teslim alınmışı ile medya gücü kullanılarak “darbecilik” karalaması öylesine etkin, baskın kullanılmıştı ki... Darbeci damgası yeme korkusu öylesine baskın kılınmıştı ki... Çok az sayıda örgüt, birey, hukukçu biraz mahçup, çok ağır insan hakları, hukuk devleti ilkelerinin ayaklar altına alınmasını gündeme taşıyabiliyorlardı...
Futbolda şikenin, özel yargı, terör örgütü suçlama konusu yapılması, gerçekçilik, inandırıcılık, hak duygusunu yaralaması boyutları yanında, mağdurlarına takım, futbol ruhu ile sahip çıkılabilmesi ile farklı bir durum yarattı. Doğrusu sandığımdan çok daha etkin bir medya-tik hukuksuzluğun, haksızlığın sergilenmesine aracı oldu...
***
Günler geceler, yazılı medyanın çoğunluk sayfalarını kaplayan haberlere baktıkça kimilerinde acı acı gülümsememek elde değil... 12 Mart-12 Eylül süreçlerinin insan hakları, hukuk devleti düzenine aykırı askeri darbe hukuku düzenini aratmayan, birçok boyutu ile aşan izansızlıklarla yaşanan insan hakları, hukuk devleti düzeni ihlallerine, sivil darbe hukuku düzenine dikkat çekme çabasında, yıllarca yapılmaya çalışılan uyarıları bir anımsayın... “İleri demokrasiye geçiş insan hakları hukuk ihlalleri yoluyla olamaz. Sivil iktidar sorumluluğunda, sivil darbe hukuku içeriğini kazanan uygulamaların çok daha vahim sonuçları vardır... Duruşma izleyin, olup bitenlere kulak ka-bartın, medya sansürü, otosansürü ile yaşananları yok saymayın...” çağrılarına kulaklar tıkalıydı...
Bir avuç gazeteci, meslek örgütü, gazeteciler üzerinden insan hakları ihlallerine yargısız infaz içerikli tutukluluklara dikkat çekmeye mi kalkıştılar? Gelsin büyük otosansür, yetmez, arkadaşlarına sahip çıkmayı bile hazmedemeyen iktidar gücünün diktesinde, medya içi yeni büyük operasyonlar, bir bir işten atmalar... “Daha fazla tutuklu kalamazlar, artık serbest bırakılırlar...” ko-numunda, aylar, yıllar süren tutukluluklara eklenen aylar yıllar... İşkencehaneye dönüşen bir dev yerleşke, Silivri’ye sığdırılamayanlara yeni cezaevleri, eklenen yeni davalar için yeni yeni duruşma salonları... Yine de duruşma salonu, özel yargıç sorunları bağlantılı nöbetleşe uzadıkça uzayan yargılamalar, bağlantılı katlanan insan hakları, hukuk devleti düzeni ihlalleri...
Spor yazarlarımızın ilk kez yüz yüze geldikleri özel yargı koşullarına ilişkin canlı yayında aktardıkları, tartıştıklarına acı acı gülümsememek elde değil... Medyada haber olamayan sayısız davada, sayısız tutuklu, hukukçuların insan hakları, hukuka ilişkin anlattıklarından, haber olamayan, bal gibi de sansür edilen öylesine daha ağır durumlar var ki...
Biraz haber olsa, tartışılsa da, bu ülkede Genelkurmay Başkanı’nın, terör örgütü üyesi suçlaması ile anayasal güvence de yok sayılarak, Yüce Divan yerine özel yargıda yargılanması, tutuklanması ancak eleştirildi... Seçilmiş milletvekillerinin Meclis’te görev başına gelmelerini sağlayacak formüllere kulak tıkayan iktidar gücünün, bugünlere kadar cezaevinde bırakma iradesine bile seyirci kalındı... Doğru, özel yargı eliyle, aynı yöntemlerle, sorumluluğu fiilen ve siyaseten Başbakan’a uzanan MİT operasyonu asıl topun kantarını taşıran gelişme olacak... Başbakan’ın gücü ve ağırlığı, net tavır koymasıyla, özel savcı, polis müdürleri, büyük polis ope-rasyonu... sonuçları ile de dikkat çeken durdurma, bu krizin anlamlı bir ertelenmesi... Hatta taraf olduğu yargısı pekişmiş cemaat gücünü, özel yargı çarklarını sarsan bir gelişme... Ancak kantarın topunu kaçıran gelişmelerin eklemlenmesi ile işler öylesine bir boyuta vardı ki... Bu iş burada böyle kalmaz, kalamaz...

Cumhuriyet / 23.02.12
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-30-2012, 09:20 PM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Futbol sadece futbol, şike yalnizca şike değildir

Aziz Yıldırım: 'Bu şike davası değil'



Şike davasında tutuklu yargılanan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ek savunmasını verdi. Şike davasının savcısı tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi, mahkeme heyetinin kararı bekleniyor.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içinde bulunduğu 16'sı tutuklu 93 sanığın yargılandığı şike davasında, Yıldırım ek savunmasını da yaptı. Savcı sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesini talep ederken, mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.
Aziz Yıldırım da ek savunmasında, "Bu bir şike davası olsaydı burada farklı konuşmalar yapıyor olurduk ama dediğim gibi şike davası değil" dedi. İddianamede, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçıyla ilgili 2 yoldan şike olduğunun öne sürüldüğünü belirten Yıldırım, şöyle devam etti:
”Bu maçta genel hadise Mehmet Şen ile Doğan Ercan’ın üzerinden yapılan bir şike operasyonundan bahsediliyor. Şike operasyonu, İlhan’a söylediğim söylemlerle bu hadisenin başladığı belirtiliyor. Mehmet Şen beni arıyor. Görmek istediğini söylüyor. O gelmeden ben İlhan Bey ile konuşuyorum. ’Mehmet geldi konuşmak istiyor’ diyorum. Maç ertesi günü, bu konuşmalarda gece oluyor. Daha şike operasyonu yapmamışız. İlhan Bey’in ilk defa haberi oluyor. İlhan Bey ve Mehmet Bey de geldi. Aykut Hoca ile hep beraber oturduk ve konuştuk.
Bir diğer iddia ise Mehmet Şen’e benim Serdar Kulbilge üzerinden irtibata geçtiğimdir. Bu iddiayla ilgili Mehmet Şen, İlhan’a bir mesaj yolluyor. Mesajda, ’Serdar ile konuştum, hiç kimseyle konuşmamış iş halloldu’ diyor. Serdar Kulbilge’ye gitmiş olsaydık bu mesajın olmaması gerekiyor.”
Davanın sanıklarından Doğan Ercan hadisesinde ise Serdar Kulbilge ile hiçbir irtibatlarının olmadığını, çünkü alacaklardan vazgeçildiğini belirten Yıldırım, ”Şike olsa alacağından insan vazgeçer mi? 5 bin 10 binle işler yapılmaz. En düşük para kazanan futbolcu 1 milyon lira kazanıyor. Karalanmak için maalesef bu hale geldik” diye konuştu.
Yıldırım, hiçbir transferi maçtan önce yapmadıklarını, futbolcular Emenike ve Sezer’in sezon sonunda transfer edildiğini belirterek, ”Mehmet Topuz transferi için kulübüyle konuştuk. Topuz beni aradı ’Neden beni arıyorsun ayıp’ dedim. Hiçbir şekilde kulübüyle anlaşmadan bir konuşma yapmadık. Maç öncesinden futbolcu transferi yapanlar yargılanmıyor, biz transfer şikesi diye yargılanıyoruz” dedi.
”Bu operasyon Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’a yöneliktir”
Yıldırım, ”Bizi buraya getirenler şike diye getirdiler, ortada şike yok. Bizim size bir sitemimiz yok. Sitemimiz bizi buraya getiren organizeyedir, savcılığadır” dedi.
İddianamede Orduspor’un suçlandığını, ancak savcılığın somut delil elde edilemediğinden dava açmadığını söyleyen Aziz Yıldırım, ”İddianamenin sırf bir başlığı olsun diye içinde bulunduğumuz durum açıktır. Her tapemi cevaplandırırım. Bu operasyon Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’a yöneliktir” diye konuştu.
”Futbolda şike” davasının tutuklu sanığı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, ”Bu iddianame, çöp tenekesine gidecek bir evraktan başka bir şey değildir” dedi.
Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada barkovizyon eşliğinde yaptığı ek savunmasını sürdüren Yıldırım, davanın tutuklu sanıklarından Ali Kıratlı’nın kendi adamı olmadığını savunarak, mahkemede samimi olduklarını söyledi.
"Başbakan'ı tehdit ettiler"
Aziz Yıldırım, avukatların bazı şeylerin iddianameye girmediğini göreceğini söyleyerek, savunmasını şöyle sürdürdü:
”Biz siyasetin içinde olmadık. Başbakanı tehdit ettiler. Bununla ilgili tapeler burada. Savcı, adalete güvenmemiz için iddianame hazırlasaydı bir şey diyemezdim. Trabzonspor üzerine iddianameyi kurması gerekiyordu. Trabzonspor, ’Kupayı istiyoruz’ dedi. Bursa’dan bir Bakan çıktı dedi ki ’Ligde şaibe var’. Bursaspor şampiyon oldu, sustu. Biz siyasetin içinde yokuz. Tapelerde Sadri Şener ile Mahmut Özgener konuşuyor. ’Başbakanın toplantısına gitmeyelim’ diyorlar. Bir tane Fenerbahçe’nin siyasete yönelik sözü var mı? Yok, ama Aziz Yıldırım yargılanıyor. Böyle bir şey var mı ya?”
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , ,


Bookmarks

Etiketler
değildir, futbol, sadece, yalnizca, şike


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Endüstriyel futbol ve futbol kültürü Mahmut Halil CAN Felsefe ve politika ilişkisi 0 06-26-2009 06:14 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:34 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,