DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > İŞÇİ SINIFI VE DEVRİM > SINIF HAREKETİ VE GENÇLİK > Öğrenci Gençlik ve devrimci Mücadele


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir
Cevaplar
7
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
276
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-12-2011, 01:11 AM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Exclamation Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

GENÇLİĞİN MÜCADELESİ PROVOKASYONLAR VE ÇATIŞMALARLA BALTALANMAMALIDIR


Son günlerde TKP’li Gençlerin afişlerinde yazdıkları ile Yurtsever Kürt Gençlerinin o afişin içeriğine dönük eleştirileri hazımsızlık ve kabullenememe durumunda olup bu çatışmalara yol açmıştır. BDP’li gençler ile TKP’li Gençler hızla bir çatışma içine taşınmakta ve bu çatışma ortamının diğer gençlik birimlerine sıçrama olasılığı da artmaktadır.

Bu gelişmeler bütün olarak Gençliğin mücadelesi açısından ciddi bir tehdit, ciddi bir baltalayıcı etki, ana amaçlardan uzak kılan sapak bir durumdur. Gençlik itidalli olmalı ve her iki tarafı eleştiri-özeleştiri süreci içine çekmeye çabalamalı, çatışmaları son vermek, yaygınlaşmasını engellemek için elinden geleni yapmak durumundadır. Bu çatışma, provokasyon ortamı salt iki tarafı değil, bütün olarak gençliğin mücadelesini ilgilendirdiği gibi; aynı zamanda ve onun ötesinde ırkçı faşizmin, milliyetçi sapkınlığın kapılarını daha da açan, gençlik nezdinde de bunun önünü açan, yayan bir niteliğe doğru gidiş demektir.

TKP’nin gidişinin ve sonal sürecinin düzenin içinde yer edinmek, sözde sınıfsal mücadele adına sınıfın enerjisini düzen içinde heba etmek ve son yıllarda giderek ana rayına oturmuş bir biçimde Kemalizm ve onun sözde Cumhuriyetçiliği ile ordu bezirgânlığı olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Cumhuriyet Bayramı yıl dönümleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, Ergenekon ve kontrgerilla konusunda tutumları açık ve nettir. Bu anlamda genel olarak söylem dışında komünist devrimci sınıfsal bir yerde durmadığı aşikârdır. Ama buna rağmen yine de “sol cenahta” durdukları açıktır.

Aynı ve benzer durum BDP içinde geçerlidir. Ya da doğrusu DYG. KUKH’nin reformist, dayatmacı, diğer grup ve hareketleri kendi ekseni etrafında dönen “uydular” gibi algılayıp tüm sorunların merkezinde “Kürt Sorununu” gördüğü de açıktır.

Bu benzer milliyetçi ve sınıfsal pencereden uzak her iki hareketin çatışması sadece kendi aralarında olan bir çatışma gibi olsa- ki bu bile kabul edilebilir bir durum değildir, zira her iki kesim gençleri de sonuçta işçi sınıfı ve emekçilerin çocuklarından oluşmakta ve şimdilik yanlış kanallarda mücadeleyi seçmiş insanlar olmak dışında bir yerde olmaktadır- ve düşüncelerini ifade eden TKP’li gençlerin afişlerindeki yanlış varsa onu düzelten afiş ve fikirlerle mücadele edilse anlaşılır olabilmektedir.

Zira kabul ediniz ya da etmeyiniz bir program, bir düşünce ancak kendi zemininde mahkûm edilebilir. Şiddet ile değil. Bu burjuva düzen çerçevesi açısından da böyledir. Aksi durumda komünistlerin, devrimcilerin ellerinde silah önlerine çıkan herkesi vurmaları gerekirdi. Ve fakat işi ikna, eğitip öğretme, mücadele deneyimleri içerisinde harekete geçirme vs olan örgütçülerin silahı sadece karşı-devrimci saldırganlığa karşı, devrimci ayaklanmanın önündeki engelleri temizlemek için kullanacağı, kullandığı açıktır.

Bir devrimci, bir komünist şiddeti düşüncenin yerine koyamaz. Silahı temel mücadele, şiddeti taparcasına öne çıkaran fokocu bir yerde duramaz.

Bu anlamda her şeyi kendi merkezinde görme eğiliminde olup, dünyadaki tüm mücadeleleri Kürt merkezli bir anlayışın dışında görme açısını kaybetmiş, anti-demokratizmde bundan öncesinde de hiçte güzel örnekleri bulunmayan Kürt Yurtseverlerini akli selime davet etmek ve çatışma yaratmamak, provokatif ortamlara zemin hazırlamamak noktasında uyarmak ve gereğini yapmak her komünist devrimci grup, hareket ve kişinin görevidir.

DYG saldırılarına derhal son vermelidir. Demokratik çerçevede, özgürce tartışma, özgürce beyan edilen fikirleri savunma anlayışına saygı göstermelidir. Artık kendini dayatma, fiziki şiddetle sözde “yola getirme” kaba anlayışını terk etmeli, Anadolu Halklarının ve onların şöyle ya da böyle sözcüleri olan kesimlerinin söylemlerine karşılık vermelidir.

Bu provokatif ortam ve yaşanılan gerginlik tüm mücadele eden güçleri zayıflatıp, düzenin elini güçlendiren bir durumdur. Derhal tarafları ve de özellikle DYG’li güçleri bu saldırgan tutumlarını, dayatmacı bakışlarını gözden geçirmeye ve son vermeye çağırıyoruz.



11.03.2011



Mahmut Halil CAN ( Sendiren )


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Newera WeLa_SuRI (03-12-2011)
Alt 03-12-2011, 01:13 AM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

BDP saldırıları durdurmalıdır - TKP



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
28 Şubat Pazartesi günü, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde ilki gerçekleşen saldırılar hakkında kamuoyuna, saldırıları gerçekleştirenlere, politik sorumluluklarını yerine getirmeyenlere, seyirci kalanlara ve saldıranları cesaretlendirmek yolunu seçenlere açıkça hitap etme zorunluluğu doğmuştur.
Partimiz, şimdiye dek, saldırıların karşılıklı polemiklerle boyutlanması ve çeşitli noktalarda bir çatışma halini almasına izin vermemek için, konunun muhatapları ve meşru ilgilileri ile diyaloğu geliştirmeyi tercih etmiştir. Bu yolla gerilimi düşürmek mümkün olmamış, muhataplarımızın samimiyetleri bizim açımızdan kuşkulu hale gelmiş, saldırıların sona ermesini sağlamak konusunda etkili müdahalelerde bulunamadıkları ise kesinleşmiştir.
Bu kadar haksız ve gayrımeşru bir saldırganlığın, büyük bir sorumsuzlukla görmezden gelinmesi, örtülü biçimlerde desteklenmesi ve ısrarla sürdürülmesi gerçekten anlaşılmazdır.
Diyalog ve demokratik çözüm yollarından, sorunların toplum tarafından açıkça ve özgürce tartışılmasından haklı olarak söz eden kesimlerin tavırları, bizim için özgürlükten ve demokrasiden gerçekten ne anladıklarını sorgulanır hale getirmiştir.
Öncelikle yaşanan olayları, bu olaylar sırasında sergilenen kimi tavırları ve kamuoyuna yansıyan değerlendirme ve sonuçları ortaya koymak; tavrımızın bundan sonra nasıl şekilleneceğini anlatmak istiyoruz.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ Cebeci Kampüsü
TKP'nin 12 Haziran seçimlerine dönük hazırladığı bildirge, ülkenin her yerinde olduğu gibi, üniversitelerde de TKP'liler tarafından dağıtılmaktadır.
25 Şubat Cuma günü, BDP yönetimi tarafından "Kürt gençleri" olarak tanımlanan ve BDP üyesi olmadıkları söylenen kişiler, bildirge dağıtımını engellemek istemiş; konu aynı gün BDP Genel Merkezi'ne bildirilmiş; buna rağmen, 28 Şubat Pazartesi günü bildirgeyi dağıtan TKP'li gençlere saldırılmıştır.
Saldırıda bıçak, satır, demir sopa gibi araçlar kullanılmış; 2'si ağır olmak üzere, 4 TKP'li gencin yaralanması ile sonuçlanmıştır. Ağır yaralananlardan birisi ameliyata alınmış, kafasına aldığı darbe yüzünden ölümcül tehlike atlatmıştır. Bu arkadaşımız, TKP Öğrenci Bürosu üyesi bir Kürt gencidir!
Saldırının gerçekleştiği gün, BDP yönetimiyle görüşmeler yapılmış, bu görüşmelerde "saldıranların BDP üyesi gençler olmadığı, bir provokasyon ihtimalinin yüksek olduğu" muhataplarımızca dile getirilmiştir.
Bu saldırı, izleyen günlerde "Kürt gençlerinin hassasiyeti" ile açıklanmıştır. Fırat News Ajansı kaynaklı haberlerde, yaralananların kimliğine ilişkin hiçbir bilgi verilmeden, TKP ve TKP'li gençler suçlanmıştır.
ESKİŞEHİR
Cebeci'deki saldırının hemen ardından, Eskişehir'de de benzer bir engelleme ile karşılaşan TKP'li öğrencilere "faşist" oldukları, "saldırılmayı hak ettikleri" söylenmiştir.
İzleyen günlerde gelen talep üzerine yapılan bir görüşmede, BDP adına konuşan kişi, “saldırıları tasvip etmediklerini, TKP'yi devrimci güçler içinde gördüklerini, bu tavrın son bulması için çabalayacaklarını” söyleyerek kendilerine 2 gün süre tanımamızı istemiştir.
Bu sürenin sonunda tablonun Eskişehir ve başka kentlerde de pek değişmediğini belirtmek durumundayız.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ Tandoğan Kampüsü
Cebeci Kampüsü’ndeki saldırıdan sonraki günlerde, BDP yönetimi sorunu araştırdıklarını, çözmek istediklerini belirtmiş; saldırıda ağır yaralanan arkadaşlarımızı hastanede ziyaret ederek onlarla görüşmüştür.
Aynı günlerde, Tandoğan Kampüsü’nde 2 kişi TKP'li bir öğrenciye saldırmıştır. Saldırının ardından Ankara'daki başka üniversitelerde TKP'lilerin BDP'lilere saldırdıkları ve dövdükleri yalan haberi yayılmıştır. Yayılan haberin yalan olduğu BDP tarafından da teyid edilmiştir.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
7 Mart Pazartesi günü, İstanbul Üniversitesi'nde, kimi internet sitelerinde yine "Kürt gençleri" olarak tanımlanan kişiler, TKP bildirgesini dağıtan öğrencilere saldırmış; TKP'li grubun kalabalık olması ve başka sol görüşlü öğrencilerin de müdahale etmesi nedeniyle saldırı durdurulmuş; 4 TKP'li öğrenci yaralanmasına rağmen okuldaki çalışmalar sürdürülmüştür.
9 Mart Çarşamba günü ise, üniversite içinde yine engelleme girişimi olmuş, ortaya çıkan gerilim okula çevik kuvvetin yığınak yapmasıyla devam etmiştir. Üniversitedeki Eğitim-Sen temsilcisinin araya girmesi ile birlikte, TKP'li ögrenciler, polisin okulu terk etmesi şartıyla çalışmalarını kendi iradeleri ile bitirip okuldan çıkacaklarını duyurmuşlardır. Daha önce Ankara'da okul çıkışında saldırıya uğradıkları bilgisini paylaştıkları Eğitim-Sen temsilcilerinin okul çıkışında saldırı olmayacağı teminatı ile polisin okulu boşaltmasının ardından topluca okuldan çıkmışlardır.
Okuldan çıkan TKP'li öğrencilere İETT duraklarında ve bindikleri otobüslerde taş, sopa ve soda şişeleriyle saldırılmıştır. Otobüsün camları kırıldığı için, hızla hareket etmesi nedeniyle otobuse binemeyen duraktaki bir TKP'li öğrenci linç edilmek istenmiştir.
Beyazıt'taki bu saldırıyla eş zamanlı olarak, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde 3 TKP'li öğrenci 20 kişilik grubun saldırısına uğramıştır.
Tüm yaşananların özeti, Türkiye'nin birden çok yerinde TKP'nin seçim bildirgesi gerekçe gösterilerek TKP'li öğrencilere taş, sopa, satır, bıçak ve şişelerle saldırılmasıdır.
AÇIKLAMA VE HABERLER
Bu gelişmeler karşısında çeşitli sol kesimlerin, yayın organlarının ve kitle örgütü ve sendikaların farklı tavırları olmuştur.
BDP yöneticileri, kendileri ile yapılan görüşmelerde sergiledikleri tavır ve görüşleri, herhangi bir biçimde kamuoyuyla paylaşma yoluna gitmemişlerdir.
"Ankara'da belli bir grubun çatışma ortamı yaratmak istediği" gibi değerlendirmeler, yapılan görüşmelerde kalmış, BDP kanadından bir açıklama gelmemiştir.
Sadece Fırat Haber Ajansı'nda yer alan bir habere göre, BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis "Kürt gençliği ile TKP gençliği arasında yaşanan gerginlikten dolayı parti olarak rahatsız olduklarını" söylemiş; "hazırlanan bildirinin karşı taraftan, 'düşünce özgürlüğü' kapsamında değerlendirildiğini” hatırlatarak “Mustafa Suphilerin geleneği üzerine oturan ve bu gelenekten gelen TKP'nin Kürt Hareketi'ne yönelik değerlendirme yaparken, daha hassas olmasını bekliyoruz” demiştir.
Habere bakılırsa, BDP tarafından şimdiye kadar yapılan tek açıklamada Sayın Halis, TKP'nin seçim bildirgesini "düşünce özgürlüğü" kapsamında değerlendirmemektedir!
Düşünce Özgürlüğü mü?
Partimiz de seçim bildirgesini "düşünce özgürlüğü" kapsamında değerlendirmiyor! TKP'nin seçim bildirgesi, devletin ya da başka birilerinin koyacağı yasakların konusu olamaz. TKP'nin bildirgesi, TKP'nin bildirgesidir!
“Türkiye Komünist Partisi’ne Oy Vermek İçin 10 Neden” başlıklı bildirgenin saldırıya gerekçe olan 8. maddesini hatırlatmak istiyoruz:
"Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye'de kimse bir yandan ülkeyi satıp bir yandan da birlik-bütünlük edebiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez; halkları biribirine düşürecek söylemler alıcı bulmaz; Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez; farklı etnik kökenlerden insanların birbirlerine güveni pekişir; birçok okulda İngilizce, Fransızca, Almanca eğitim verilirken, bu ülkenin dillerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz."
Fırat Haber Ajansı'nın aktarımına göre, Şerafettin Halis'in "yeterince hassas" bulmadığı görüşler bunlardır! Dehşet verici olan, konuyla ilgili yapılan açıklamalarda, özel olarak Fırat Haber Ajansı'nın haberlerinde ve kimi başka haberlerde, "Kürt gençlerinin hassasiyet gösterdiği" öne sürülen cümlelerin uydurularak aktarılmış olması ya da aktarılmamasıdır.
Fırat Haber Ajansı'nın aktarımına göre TKP, bildirgesinde "Kürtleri emperyalizme ve bölücülere" terk etmeyeceğini söylemektedir! Aynı kaynaktaki bir başka aktarıma göre, TKP bildirgesinde "Kürtleri umutsuzluk içinde cemaatin kucağına bıraktılar" yazmaktadır.
Özgürlük mü?
Saldırganları bir yana bırakalım. Konuya ilişkin yapılan kimi yorumlar gerçekten yapanlar açısından utanç vericidir.
Örneğin, TKP afişlerini değiştirmeliymiş! Herkesin gözü önünde duran, ne dediği, ne demediği belli olan bir bildirge için, bunları söylemenin tek anlamı olabilir. TKP, bildirgelerini TKP üyesi olmayanlara yazdırmalı ya da her türlü saldırıya hazır olmalıdır.
Hele TKP'li öğrencilerin, seçim bildirgelerini asma konusundaki ısrarları nedeniyle suçlanmaları gerçekten ayıptır. Herhangi bir kişinin, çevrenin ya da grubun, kendini, TKP'nin ya da başka bir sol hareketin değerlendirme ve çalışmaları konusunda onay mercii olarak görmesi söz konusu bile olamaz.
Bu yaklaşımların sahipleri, "özgürlük ve demokrasi" sözcüklerini değersizleştirmektedir. Demokrasiden, Kürt sorununun toplumca açık bir biçimde tartışılmasından söz edenler, bu tür tavırlarla sadece tutarsız olmamakta; özgürlükten, demokrasiden, açıklıktan söz ettikleri her yerde kendi sözlerini değersizleştirmiş olmaktadırlar.
Kimi siyasi kuruluşların, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin bu konuda gösterdikleri duyarlılık da bununla bağlantılıdır. Her şey bir yana, TKP bildirgesinin bir "onay" konusu haline getirilmesi, siyasal özgürlüklere bir saldırıdır.
Halkların Kardeşliği
Yaşanan saldırıların, "Kürt halkının hassasiyetleri" ile açıklanması saçmadır. Anadilde eğitim hakkından, halkların kardeşliğinden, milliyetçi yalanlara karşı durmaktan söz edilen bir metinle ilgili hassasiyet gösterilecekse; bırakın bunu milliyetçiler, halkları birbirine düşürmek isteyenler, Turancılar ve Osmanlıcılar göstersin.
Mesele açıktır. Siyasal farklılık ve tartışmaların saldırı konusu edilmesi, solda kesinlikle yeri olmayan bir siyasal rekabet biçimidir. Yaşanan budur. Çeşitli zeminlerde ve çeşitli mücadele başlıklarında yanyana gelebilen TKP ve BDP farklı iki siyasal harekettir. TKP'nin ayrı siyasal görüşleri vardır.
Bu ayrılığı "saldırı gerekçesi" olarak görenlerin ve gösterenlerin tekrar düşünmesi gerekir.
TKP, kendi siyasal söylemine, siyasal hattına ve giderek kendi varlığına yönelmiş olan saldırıları soğukkanlılık içinde karşılamış, sorunun büyümemesini önemsemiştir.
TKP'li gençler, partilerinin bu topraklarda yaşayan halkların kalıcı kardeşliği için bir güvence olduğunu iyi bilirler.
TKP'li gençler, milliyetçi provokasyonlarda kullanılabilecek, Türkleri Kürt halkına karşı kışkırtabilecek gelişmelerin önüne geçmeyi önemserler.
TKP'li gençler, kendi siyasal doğruları için bıçakla, satırla, demirle, sopayla gelen saldırganlara, bunlar nereden gelirlerse gelsinler, bu bilinç ve özveriyle göğüs germişlerdir.
Sorunun bütün akıl sahibi muhataplarını, en başta BDP'yi, kendini zaman zaman "müdahil" konumunda gören sol kişi ve kesimleri, Kürt siyasetini bu süreci geri çevirmeye çağırıyoruz.
Türkiye Komünist Partisi, seçim bildirgesine dönük akıl almaz ve kabul edilemez saldırılar karşısında gerileyecek, duracak, yavaşlayacak bir parti değildir.
TKP'liler, Türkiye'nin her yerinde, bütün üniversitelerinde görüşlerini anlatmaya, bildirilerini dağıtmaya devam edecektir.
Geçtiğimiz günlerde Isparta'da ve Sakarya'da yaşandığı gibi, bu çalışmaları sırasında düzenin beslediği dinci, gerici ve faşist güçler TKP'ye saldıracaklardır ve TKP'liler bu saldırılara gereken yanıtları verecektir.
"Kürt gençliği" adına hareket ettiğini söyleyenlerin de TKP bildirgelerine değil, bu bildirgelere yönelen sağcı saldırılara karşı hassas olmaları beklenmeli, aksini kimse anlamamalıdır, anlayışla karşılamaya kalkmamalıdır.
TKP olarak, şimdiye kadarki kararlı ve sorumlu tavrı sürdüreceğimizi ilan ederken, herkesi sorumlu davranmaya çağırıyoruz.
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2011, 01:13 AM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

TKP'den Tehlikeli Ve Irkçı Provokasyon

11 Mar, 2011 08:23:00 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Yazı boyutu

Benzer bir çirkinliği üniversitelerde de yapan TKP’nin seçim afişinde yer alan, “Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez” ifadesi, Kürd öğrencilerin haklı tepkisine neden oldu. Bu aşağılayıcı afişle başlayan kavgaların yaygınlaşması duyarlı çevreleri kaygılandırmaya başladı.





Son zamanlarda TKP'li (Türkiye Komünist Partisi) ve Kürdistanlı öğrenciler arasında yaşanan ‘afiş kavgası’ yaygınlaşıyor. Ankara ve Eskişehir’den sonra İstanbul’daki üniversitelerde de yaşanan kavga’nın temel nedeni, TKP’nin her zamanki gibi provokatörlük yaparak Kürdlere hakaret etmesidir.
Kemalist kimliğiyle Kürd/Kürdistan düşmanlığında MHP’yi aratmayan TKP, geçen seçimlerde Mersin il binasına ‘Amerikaya, AKP ve Barzani’ye hayır’ yazılı bir afiş asarak, Kürdlere hakaret etmiş ve onları tahrik etmişti.

Benzer bir çirkinliği üniversitelerde de yapan TKP’nin seçim afişinde yer alan, “Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez” ifadesi, Kürd öğrencilerin haklı tepkisine neden oldu.

Bu aşağılayıcı afişle başlayan kavgaların yaygınlaşması duyarlı çevreleri kaygılandırmaya başladı.

Öcalan’ın Kemalist kimliğinden de cesaret alan TKP, Kürd öğrencilerin ırkçı/Kemalist ideolojiye tahammül edemeyeceğini kestirmemiş olmalı ki, böyle provokatif bir girişimde bulunabiliyor.

Özgür Bireyler Topluluğu olarak, Kemalist/faşist TKP’nin çirkin girişimini lanetlerken, bu girişime Kemalizm savunusuyla zemin hazırlayan Öcalan ve PKK/BDP yöneticilerini de kınıyoruz.

Ve diyoruz ki, “sol blok”, "çatı partisi" gibi adlar altında Kürdleri Kemalist cephede eritmeye çalışan, Perinçek ve Küçük'ten sonra TKP'yi de Kürdistan'a taşımaya ve meşrulaştırmaya gayret eden PKK/BDP yöneticileri de tıpkı TKP gibi, bir gün mutlaka Kürdistan halkıyla beraber kendi tabanın da öfkesine hedef olacaklar ve tarihin çirkin sayfalarında yerlerini alacaklardır.



Nasname/Haber
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2011, 01:15 AM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

DYG’lileri saldırılarına derhal son vermeye çağırıyoruz! - BDSP



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bir süredir çeşitli üniversitelerde TKP’li Öğrenciler ile DYG’liler (Demokratik Yurtsever Gençlik) arasında gerilim yaşanıyor. Bir dizi üniversitede çatışmaya varan bu gerilimin nedeni DYG’liler tarafından, TKP’nin (Türkiye Komünist Partisi) bir bildirisinde kendilerine hakaret edildiği iddiasına dayanıyor. DYG’liler, kendilerine hakaret içerdiğini iddia ettikleri bildirinin dağıtılmamasını istemekte, bu istek TKP’li Öğrenciler tarafından haklı olarak karşılanmadığı için de zora başvurmaktadırlar.
TKP’nin söz konusu bildirisinde “hakaret” olarak gösterilen 8’inci maddesinde şunlar yazılı: “Komünist Parti'nin güçlü olduğu bir ülkede Türkiye'de kimse bir yandan birlik beraberlik edebiyatı yaparken, bir yandan milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez. Halkları birbirine düşürecek söylemler alıcı bulamaz, Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hale getirilmesine kimse izin vermez. Fransızca, Almanca eğitim verilirken, Kürtçe üzerinde yasaklar kolay kolay savunulamaz.”
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP), tümüyle ideolojik-politik bir çerçeve içerisinde ifade edilmiş olan bu görüşler dolayısıyla, sol içerisinde ideolojik-politik görüş beyan etme ve çalışma yürütme konusunda hiçbir gücün diğerine dayatmada bulunmaya ve zor kullanmaya hakkı olmadığı inancındadır. BDSP, bugüne kadar kararlılıkla arkasında durduğu bu temel ilkeyi bir kez daha hatırlatarak DYG’lileri dayatmalarına son vermeye ve saldırılarını derhal durdurmaya davet etmektedir.
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP)
10.03.11
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Newera WeLa_SuRI (03-12-2011)
Alt 03-12-2011, 01:18 AM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde TKP lilere Saldırı! TKP'li öğrencilere karşı 15 gündür Türkiye'nin değişik üniversitlerinde devam eden saldırılara bir yenisi de bugün İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Merkez Kampüsü'nde eklendi.

soL'a ulaşan bilgilere göre, bugün saat 12:00 sıralarında Yıldız Teknik Üniversitesi merkez kampüsünde olağan siyasal çalışmalarına başlayan TKP'li öğrencilere dönük olarak 35-40 kişilik BDP'li grup taşlı, sopalı saldırıda bulundu.

Saldırganların kesici aletler de kullandığı saldırı sırasında, polis müdahalesine de uğrayan TKP'li öğrenciler, taş sopa ve kesici aletlerle yaralanırken, polis copu ve gaz bombalarının da etkisiyle çevre hastanelerde toplam 8 TKP üyesi üniversite öğrencisi tedavi altına alındı.

Kaynak:(soL - Haber Merkezi)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Newera WeLa_SuRI (03-12-2011)
Alt 03-12-2011, 01:19 AM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

DYG ile TKP'li öğrenciler çatıştı


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
(11.03.11) – Demokratik Yurtsever Gençlik ve TKP'li Öğrenciler arasında bir süredir süren gerginlik bugün YTÜ'de de çatışmaya dönüştü. Sol içi şiddete engel olmak isteyen devrimci güçlere rağmen 7 öğrenci, karşılıklı atılan şişe, taş ve kullanılan sopalarla yaralandı. Çevik kuvvet ve ÖGB çatışmaya müdahale etmedi ancak kampüs polis ablukası altına alındı. EHP, DHF, Halkevleri ve ÖDP adına YTÜ'ye gelen heyetin ve alandaki devrimci güçlerin uzlaşma çabaları ile birlikte saat 15:00'te kampüsten iki ayrı kapıdan toplu çıkış yapıldı.
TKP'nin seçim çalışmalarında kullandığı söylemler gerekçe gösterilerek bir süredir çeşitli üniversitelerde DYG'nin TKP'li Öğrenciler'e saldırmasıyla yaşanan gerginlik hafta başından itibaren YTÜ'de de hissedilmeye başlandı. Önceki gün Davutpaşa'da saldırıya dönüşen gerginlik, bugün de Beşiktaş Kampüsü'ne DYG ve TKP'li Öğrencilerin toplu halde gelmeleri ile birlikte karşılıklı çatışmaya dönüştü. TKP'nin seçim bildirisinde yer alan 8. maddenin bulunduğu materyallerin kullanılmamasını ya da değiştirilip kullanılmasını talep eden DYG, aksi taktirde müdahale edeceğini belirtti. Ekim Gençliği, Gençlik Muhalefeti, Kurtuluş Yolunda Dev-Genç ve Tonoz Gazetesi'nin sol içi şiddetin önüne geçmek için sabah saatlerinden itibaren iki tarafla da görüşmelerine rağmen bir çözüm sağlanamadı. TKP'li Öğrenciler'le de görüşen DYG, sol içi şiddeti engellemek isteyenlere de “Zarar görmenizi istemeyiz, kenarda durmanız her açıdan iyi olacaktır, ancak araya girmek isterseniz bir ayrım yapamayız” diyerek tartışmayı kendi adlarına sonlandırdı. TKP'li Öğrenciler de şiddete başvurmak gibi bir tercihlerinin olmadığını ancak kendilerini koruyacaklarını ifade ettiler.
TKP'li Öğrenciler'in seçim bildirilerini Tonoz Kantin'e asmalarının ardından bildiriyi indirmek için DYG'nin kantine yönelmesi ile karşılıklı bir çatışma başladı. Şişe taş ve sopaların kullanıldığı şiddetli çatışmada devrimci güçlerin şiddeti engellemek için araya girmelerine rağmen 7 öğrenci yaralandı. Tarafların arasına polislerin girmesinin ardından da karşılıklı taş ve diğer şeylerin fırlatılması ile süren çatışma bir süre daha devam etti. Yapılan görüşmelerin sonrasında iki taraf, alandaki devrimci güçlerin, EHP, DHF, Halkevleri ve ÖDP adına kampüse gelen temsilcilerin eşliğinde iki ayrı kapıdan çıkış yaptılar. Polisler de kampüsü terk etti.
YTÜ / Ekim Gençliği
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Newera WeLa_SuRI (03-12-2011)
Alt 03-12-2011, 01:19 AM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

BDSP: Hiçbir gücün diğerine zor kullanma hakkı yoktur

10.03.2011 - 17:33 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Kendilerini BDP'li olarak tanıtan öğrencilerin üniversitelerde TKP'li öğrencilere saldırıları sürerken BDSP konuyla igili bir açıklama yaparak "hiçbir gücün diğerine dayatmada bulunmaya ve zor kullanmaya hakkı olmadığı inancındadır" dedi.
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) üniversitelerde TKP’li Öğrenciler ile DYG’liler (Demokratik Yurtsever Gençlik) arasında yaşanan gerilimle ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:
Bir dizi üniversitede çatışmaya varan bu gerilimin nedeni DYG’liler tarafından, TKP’nin (Türkiye Komünist Partisi) bir bildirisinde kendilerine hakaret edildiği iddiasına dayanıyor. DYG’liler, kendilerine hakaret içerdiğini iddia ettikleri bildirinin dağıtılmamasını istemekte, bu istek TKP’li Öğrenciler tarafından haklı olarak karşılanmadığı için de zora başvurmaktadırlar.
TKP’nin söz konusu bildirisinde “hakaret” olarak gösterilen 8’inci maddesinde şunlar yazılı: “Komünist Parti'nin güçlü olduğu bir ülkede Türkiye'de kimse bir yandan birlik beraberlik edebiyatı yaparken, bir yandan milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez. Halkları birbirine düşürecek söylemler alıcı bulamaz, Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hale getirilmesine kimse izin vermez. Fransızca, Almanca eğitim verilirken, Kürtçe üzerinde yasaklar kolay kolay savunulamaz.”
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP), tümüyle ideolojik-politik bir çerçeve içerisinde ifade edilmiş olan bu görüşler dolayısıyla, sol içerisinde ideolojik-politik görüş beyan etme ve çalışma yürütme konusunda hiçbir gücün diğerine dayatmada bulunmaya ve zor kullanmaya hakkı olmadığı inancındadır. BDSP, bugüne kadar kararlılıkla arkasında durduğu bu temel ilkeyi bir kez daha hatırlatarak DYG’lileri dayatmalarına son vermeye ve saldırılarını derhal durdurmaya davet etmektedir.
(soL-Haber Merkezi)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2011, 01:20 AM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Gençliğin mücadelesi provokasyonlar ve çatişmalarla baltalanmamalidir

Provokasyon yapan TKP'li öğrenciler DYG'lilere saldırd.

Son dönemlerde üst üst yarattıkları provokasyonlarla dikkat çeken TKP'li öğrenciler, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu'nu basarak, DYG'li öğrencilere saldırdı.

Geçen hafta TKP'lilerin astığı, "Kürtleri umutsuzluk içinde cemaatin kucağına bıraktılar" afişinin ardından yaşanan gerginlikten sonra bugün ODTÜ ve çevre üniversitelerden gelen TKP'li öğrenciler yeniden aynı afişleri Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne astı.

Afişlerin asılması üzerine DYG'li öğrenciler ile TKP'li öğrenciler arasında gerginlik yaşandı. Bunun üzerine TKP'li öğrenciler, DYG'li öğrencilere taş ve sopalar ile saldırdı. Okul yönetiminin TKP'li öğrencilerin dışarı çıkmasını istemesine rağmen TKP'li öğrenciler, okul dışına çıkmazken kampusa çevik kuvvet polisleri girdi.

Yaşanan kavganın ardından üniversiteye 4 ambulans gelirken, bir öğrencinin sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi. Yaralı öğrencilerden 2'si Numune Hastanesi'ne, 3'ü ise Ankara Hastanesi'ne kaldırıldı.

Daha önce de ODTÜ'de TKP'li öğrenciler Kürt öğrencilere saldırmışlardı.

ANF NEWS AGENCY
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
baltalanmamalidir, çatişmalarla, gençliğin, mücadelesi, provokasyonlar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gençliğin yumurta şenliği ve beyinsizlik üstüne Mahmut Halil CAN Öğrenci Gençlik ve devrimci Mücadele 80 03-19-2012 08:17 PM
Yök gençliğin bağrına saplanmış bir hançerdir Mahmut Halil CAN Öğrenci Gençlik ve devrimci Mücadele 35 11-07-2011 12:35 AM
ırkcı fasıst provokasyonlar ıc savas provalarının parçasıdır-yürüyüş eleştirisi Mahmut Halil CAN TÜRKİYE KOMÜNİST VE DEVRİMCİ HAREKETİ 17 01-15-2010 06:54 PM
Faşist provokasyonlar yine sahnede kardeşlik büyümeli Mahmut Halil CAN EKONOMİK-SİYASAL KOŞULLAR-KAPİTALİZMİN GÜNCEL DURUMU VE SOSYALİZM 29 12-11-2009 12:45 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:20 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,