![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI Güncel gelişmeler konusunda sınıfın tutumu ve devrimci mücadele |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Grev ilanı görev ilanı demektir!
Şimdi grev kararı alınan yerlerde sınıfın gücünü büyütmek, sınıf dayanışmasını yaşatmak zamanıdır... ![]() Toplu sözleşme, ücret zammı, sosyal haklar, kıdem tazminatı, ikramiye, fazla mesai ücretinin zamlı uygulanması, evlenme yardımı, çocuk yardımı... Grev, greve katılan işçi sayısı, grevde kaybolan işgünü sayısı... Bu kavramların işçi sınıfının geniş yığınları için anlam ifade ettiği, grevlere, Zonguldak madencilerinin Büyük Ankara Yürüyüşü gibi eylemlere gözlerini diktiği yıllar geride kaldı. Bugün ezici çoğunluğu sendikasızlaştırılmış, sefalet ücretiyle sigortasız ve aşırı çalışmaya zorlanan milyonlarca işçi, sınıf kardeşlerinin hükümetle, işbirlikçi tekelci sermaye örgütleriyle, onların arabasına koşulu burjuva medya yazarları ile olan mücadelesini kayıtsızlıkla ya da göz ucuyla izliyor. İçlerinden bazıları ise, aradaki ücret, çalışma süresi ve sosyal hak farklılıklarına bakarak, bu işçilerin sermayeden aşırı taleplerde bulunduğunu, bulduğunu bunadığını düşünüyor. Sendika ağalarına duyulan güvensizlik ile iç içe, ama asıl olarak sınıf içi rekabetin derinliğinin etkisiyle, sınıfın geniş kitleleri, tam da bugünlerde yaşanan THY ve tekstil TİS'lerine, alınan grev kararlarına karşı ilgisizler. TİS'leri satmakla, işçilerin korkuları pahasına taleplerinin meşruluğunun verdiği güçle aldıkları grev kararlarını boşa çıkarmakla ve onların en geri güdülerine seslenip beslemekle, bu sürecin önde gelen sorumluları elbette ki sendika ağaları. Ancak işçi kitlelerinin sınıf hareketinin genel sorunları, mücadele talepleri ve çözüm yöntemleri konusunda bizzat öz deneyimleri üzerinden geliştirilme sorumluluğu da devrimci sınıf örgütlülüklerinin omuzlarında duruyor. İşçi sınıfı grevle konuşur Son 17 yıllık işçi hareketi, bu durumun net bir tablosunu veriyor. 1989'dan 1991'e dek işçi hareketi, asıl olarak kamu işçilerine dayalı sendikal dinamikler üzerinden ilerliyordu. Bu yıllarda, greve çıkılan işyeri sayısı, 1989'da 171'den 1990'da 458'e çıkmış, 1991'de de 398 işyerinde greve çıkılmıştı. Greve çıkan işçi sayısı ise, 1989'da yaklaşık 40 bin iken 1990 ve 1991'de 166 bin civarındaydı. Greve ve katılan işçi sayısında keskin bir düşüşün yaşandığı 3 yılın ardından bu kez 1995 yılında 120 işyerinde 200 bin işçi grev okuluna girdi. Bayram Meral'i ağaca çıkmak zorunda bırakan eylemlerin ardından imzalanan TİS'lerle birlikte, ikinci ama çok daha uzun süreli bir keskin düşüş sürecine girildi. 1996-2005 yılları arasındaki grevlere en fazla katılım 2000 yılında olurken (18 bin 705), 2003 yılında bin 500, 2005 yılında 3 bin işçi greve çıkabildi. 2006'da ise aralarında Corus Yasan, Trakya Sanayii, Novamed gibi işyerlerinin de bulunduğu 42 işyerinde bin 773 işçi greve gitti. Elbette ki işçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullanması, sadece sendikal düzlemle sınırlı gerçekleşmiyor. Bunların dışında da işçiler kölece çalışma ve yaşam koşullarına irili ufaklı direnişlerle karşı koymaya çalıştılar ve kendilerini savunmak için işi durdurdular -bunların bazıları amaçlarına ulaşırken, büyük bölümü de silikleşerek sönümlendi. Ancak Türkiye işçi sınıfı hareketinin gelişiminde önemli bir yeri olan sendikalı işçilerin mücadelesi de aynı silikleşmeye düşmekten kurtulamadı. 2003 yılında İş Yasası ile ağır bir darbe alan işçi sınıfı için sendikalı işyerlerinin de zaten dışında olmadığı esnek çalışma koşullarına tam anlamıyla geçişten kıdem tazminatı vd. hakların gaspına doğru açılan kapı, işçilerin işsizlik çukuruna yuvarlanmamak, “ellerindekini korumak” adı altında çok daha büyük saldırılara karşı dövüşsüz yenilgilerden geçmesi anlamına geldi. Dahası, sendikalı işçilerin TİS süreçlerine sıkıştırılmış irili ufaklı hareketlilikleri, kendilerinden daha ağır çalışma ve yaşam koşulları içerisinde bulunan işçiler için, öncü kesimlerin arada bir ziyaretleri dışında bir çekim oluşturmadı. THY ve tekstilde grev ilanları, Telekom ve askeri işyerlerinde uyuşmazlık Uyuşmazlıkla sonuçlanan TİS'lerin ardından, THY ve tekstilde grev kararları alındı. THY işçileri, sermaye ve uşakları tarafından “vatan hainliği”yle, “ulusal ekonomiyi turizm mevsiminde baltalamak”la suçlanmalarına, aldıkları ücretlerin işçi sınıfının birçok kesiminden daha yüksek olmasına işaret edilerek tecrit edilmeye çalışılmalarına, işyerlerinde uygulanan baskılara rağmen greve evet kararı aldılar. Tekstilde ise, TİS'lerin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine alınan grev kararları uyarınca TEKSİF'e bağlı 11 bin tekstil işçisinin Narin Tekstil, Vakko, Yünsa, Kordsa, Söktaş, Levis, Saray Halı, Dual, Pisa Tekstil, Bahariye, Altınyıldız, İşbir Sentetik, Orta Anadolu Mensucat, Öztek Tekstil, Topkapı İplik Sanayi, Tekstüre Çorap Sanayi, Akın Tekstil'de greve başlanacağı açıklanırken, Hak-İş'e bağlı Öziplik-İş da Politeks, Bischoof Roja, Birlik Mensucat, Yataş ve Süntaş'ta çalışan 5 bin işçi için grev kararı aldı. DİSK de grev kararlarını 9-10 Ağustos günleri astı.TİS'lerdeki uyuşmazlık maddeleri, esnek çalışmanın tamamen kabul ettirilmesi (çalışma saatleri, THY'de uçuş güvenliğini tehlikeye atan çalışma süreleri, haftalık izin gününün Pazar yerine patron tarafından belirlenmesi, fazla mesai ücreti yerine izin kullandırılması, Telekom'da Cumartesi gününün hafta tatili olmaktan çıkarılması, kapsam dışı çalışanların arttırılması), ücret konusu (ücret zamlarının kabul edilmemesi, tekstilde ilk 6 ay için 0 zam ve yeni işe gireceklerin ikramiye hakkının gaspedilmesi) ve sosyal hakların tırpanlanmasından oluşuyor. En belirgin haliyle yakın zaman önce özelleştirilen Telekom'da olmak üzere, saldırı, sendikal örgütlülüğün ve sınıfın son örgütlü gücünün tamamen bitirilmesini hedefliyor. Bunun için de tehditler yüksek perdeden savruluyor. Tekstilde grev kararından sonra lokavt kararı alındı. 12 Eylül'den beri gülen Halit Narin, “adamlarını” bilmenin rahatlığıyla restini çekti: Bir-iki seans daha sürer. Grevlerin başlayacağı bir gün evveline kadar gider. Çünkü onlar son dakikaya kadar bir şey alacaklarını ümit ederler. Ama biz son dakikaya bir şey vermemeye kararlıyız. Biz kanuni şartlar altında çalışmak, ücretlerde enflasyon üzerinde bir rakam konuşmamaya çalışıyoruz. En sonunda anlaşacağız nasıl olsa. Daha doğrusu onlar benimle anlaşacak. Bunun kuralı bu.Bu tip restlere karşı ister sızıldanılsın, ister ajitatif nutuklar atılsın, patronlar, kendi güçlerinin işçi sınıfının güçsüzlüğünden geldiğinin bilinciyle hareket ediyorlar. Öncü işçilere düşen... Kamu ve özel sektör işyerlerinde grev ilanlarına kadar gelmiş olan süreç, sendikal hareketin verili koşullarında ve sendika ağalarının “nezaretinde” elbette ki kesin olarak greve çıkılacağı anlamına gelmiyor. Sendika ağalarına beslenecek bu yönlü bir güven bizden uzak olsun! Ancak buna rağmen, TİS ve grev kararı alınan işyerlerinde çalışan işçilerin sınıfın geniş yığınları ile sefalette eşitlikte buluşturmalarına karşı kendilerini savunmaya çalıştıkları bir sürece kayıtsızlık da öncü işçilerden uzak olmalıdır! Devrimci, öncü işçiler, bulundukları her yerde TİS ve greve hazırlık süreçleri ile doğrudan bağlantılı olmakla kalmamalı; aynı zamanda işçi hareketinin son kazanımlarının yok edilmesinin, esnek çalışma, kıdem tazminatı hakkının gaspı vb. saldırıların tüm işçi sınıfının sorunu olduğunu döne döne vurgulamalıdırlar. İşbirlikçi sermaye ve uşaklarının THY işçilerinin nispeten yüksek, ancak ürettikleri artıdeğerin yüksekliği ve vasıflılıkları karşısında çok düşük ücretleri -THY'de ücretler, SAS havayollarındakinin dörtte biridir ve aşırı çalışma, yalnızca pilotları, kabin görevlileri vd. tüm havayolları işçilerini bitirmekle kalmamakta, aynı zamanda uçuş güvenliğini de büyük bir tehlikeye atmaktadır- için sermayenin işçi sınıfının geri ve parçalı bilincini kullanmasına izin vermemelidirler. Şimdi tekstil, havayolları, telekom, askeri işyerleri gibi kapitalist ekonominin sinir merkezlerinde sınıfın gücünü büyütmek, buralarda güç olmak, daha fazla güç olmak için öncü işçilerin bir adım öne çıkma zamanıdır! [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: demektir, demektir, gorev, gorev, grev, grev, ilani, ilani |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| demektir, görev, grev, ilanı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kontrgerilla Cumhuriyeti’nin Resmi Ilanı | Mahmut Halil CAN | EKONOMİK-SİYASAL KOŞULLAR-KAPİTALİZMİN GÜNCEL DURUMU VE SOSYALİZM | 0 | 06-26-2009 01:17 PM |
| Grev ve TİS komiteleri kuralım! | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI | 0 | 09-04-2007 07:51 PM |