DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > İŞÇİ SINIFI VE DEVRİM > GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI

GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI Güncel gelişmeler konusunda sınıfın tutumu ve devrimci mücadele


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk
Cevaplar
51
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2258
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-25-2009, 09:26 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Exclamation Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

HALKLARIN BİRLİĞİ VE KARDEŞLİĞİ ADINA BİR KÖPRÜ-HRANT DİNK


Hrant Dink,faşist devletin eli kanlı ve kirli cellatlarınca katledileli tamı tamına bir yıl oldu.Bu faşist devlet ve onun tasmalı itlerince gerçekleştirilen ne ilk katliamdı ve ne de sonuncusu olacak.Faşist devlet ve onun sahibi emperyalist kapitalist düzen var oldukça,bu katliamlar sür git devam ediyor ve edecek.Rakel Dink’in çok net ve güzel ifadesi ile”katil ve katilleri yaratan karanlık-düzen-sistem sorgulanıp hesaplaşılıp ortadan kaldırılmadıkça” bu katliamların önüne geçilemez,geçilemiyor.
Hrant Dink,duruşu itibarı ile onurun-aydın tutarlılığının timsallerinden biri oldu.Her şeyden önemlisi,Anadolu coğrafyasıyla da sınırlanamayacak kadar geniş ve büyük bir coğrafyada,dünyada halkların özgürlük-adalet-eşitlik mücadelesinin öncülerinden biri;halkların birliği ve kardeşliği mücadelesinde de bir tarihsel köprü oldu.Belki de,faşist devlet ve onun katil sürüsü tarafından hedef seçilmesinin en önemli nedeni de bu idi.Zira faşist devlet ve ağa babalarının en çok ürküp çekindiği de buydu.Hele eşitlik-özgürlük-adalet temelli mücadeleler yükselir ve halklar arasındaki köprülere bu kadar ihtiyaç duyulan bir dönemde iken;tam tersine halklar arasındaki bağları koparma ve iç savaşa tutuşturma politikasının uygulanması hedeflenmiş ve uygulanmaya konulmuşken bu durum daha da önem kazanmış idi.(Hala da birinci sıradaki önemini hem egemenler ve hem de ezilenler açısından korumaktadır)
Hrant’ın katli,tam da bu hedeflere uygun bir dönemde,zamanda,koşullarda gerçekleştirildi.Ama dün olduğu gibi bugün de,bu katliamlar halkları birbirinden uzaklaştırmak yerine daha çok yakınlaştırma işlevi görmüştür ve görmeye devam edecektir.Dinamitlenmesi hedeflenen köprüler,daha bir perçinlenmiştir.Hedeflenen kaotik ve korkunun hegemonyasında ortamının tersine,katledenlerin adresleri ve amaçları daha bir belirginleşmiş;korkunun yerini ileri atılım-korku duvarlarının aşılması noktasında daha bir büyük irade oluşmasına yol açmıştır.Hrant’ın katli ile faşist devlet bir kez daha iş üstünde yakalanmış;en pespaye burjuva kalemşorlar dahi katliamın adresinin devlet-en azından “ihmal ederek” yardım ettiği noktasında- olduğunu itiraf etmişlerdir.
Hatırlayınız:Benzer siyasal hedeflerle yıllar önce katledilen Musa Anter ve bir çok aydının katlinde de ,durum ve koşullar-gelişmeler benzeşmektedir.Ama her zamankinden daha büyük bir direnç oluşturan bu katliamların her birinin gerek zamanlama,gerek hedeflenenler,gerekse de işleniş ve eylem biçimiyle;faşist devletin ezilen-sömürülen-yok sayılan milyonlar ve halklara karşı savaşı ısrarla hücre hücre tüm boyutlarıyla yaymaya çalıştığını söylemek kesinlikle doğrudur.
Tüm dünyada olduğu gibi,bu coğrafyada da milliyetçi-şoven dalga çığ gibi büyümektedir,elbette karşıtını da büyütüp ilerleterek.Bu dalganın büyümesi kesinlikle emperyalist kapitalist burjuvazinin provokasyon ve denetimindedir,organizasyonundadır dün olduğu gibi bugün de.Her bakımdan kapitalizmin çocuğu olan milliyetçilik-şovenizm-faşizm kardeşliği;halkların birliği-kardeşliği-ortak çıkarları ve sosyalizmin en büyük düşmanıdır.Yükselmekte olan şoven-faşist dalganın panzehiri,halkların kardeşliği ve komünist devrimci mücadeledir.Egemen burjuvazinin bu politika ve eyleminin karşıtı politika ve eylemin hayatiyeti tartışılamaz bile.Hele Kürt sorunu nezdinde,Kürt halkına karşı yürütülen bu kirli politika ve eylem karşısında çok daha fazla yaşamsal bir içeriğe sahiptir.
Hrant ve Hrant gibilerin yaşamları pahasına ve yaşadıkları sürece kurmaya çalıştıkları-kurdukları köprüler-bağlar;ne yazık ki yaşamları ellerinden alındığında bile daha da büyüdü,gelişti,ilerledi.Hrantlar,ölümleriyle bile bu köprüleri güçlendirdiler,bu bağları daha da sağlamlaştırdılar.Halkların önemli ve stratejik ihtiyacı olan kardeşlik-birlik mücadelesine cansız bedenleriyle bile katkı sundular,sunmaya da devam ediyorlar.Zira sıkılan kurşunlar,”Ermeni Hrant’a” değil;halkların kardeşliğine,birliğine,mücadelesine sıkılmıştır.Hrant’ı anmak ,halkların kardeşlik ve birlik bağlarının daha da güçlendirilmesi ve mücadelesinin yükseltilmesi demek olmalıdır.Hrantların anılması demek “sistemle-düzenle radikal anlamda hesaplaşılması” demektir.Hrantları anmak demek,devrimi gerçek kılmak demek olmalıdır.Her zamankinden daha da önemlidir,halkların kardeşliği ve birliği…



Mahmut Halil Can (Sendiren)



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi:
Civakparez (01-17-2012), Mehmet Asi Okçuoğlu (09-17-2009), Toprak (09-16-2009)
Alt 07-06-2009, 07:43 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

Hrant Dink davası 2. yılında....



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Sermaye devleti katilleri korumaya devam ediyor...


(06.07.09) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde katledilmesinin ardından başlayan ve 5'i tutuklu 20 sanık hakkında açılan davanın 10. duruşması bugün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya, tutuklu sanıklardan Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu katıldı.

Dink ailesinin yanısıra duruşmayı izlemek üzere Brüksel Barosu Başkanı Yves Oschinky, Paris Barosu Yönetim Kurulu üyeleri Alexandra Aslanyan ve Alex Covyoumdija, İstanbul Barosu eski başkanlarından Yücel Sayman İstanbul Adliyesi'ne geldi.
Dava öncesinde Dink ailesi, Hrant Dink cinayetinde dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü yetkililerine yeniden soruşturma açılması için başvuruda bulunmuştu. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Akyürek’in cinayetin doğrudan bir parçası olduğunu ortaya koyan belge ve ifadeler ile mahkemeye sunulmuştu.
Dava, yine ‘şok edici gelişmeler’ ile medyaya yansıdı
Hrant Dink’in katledilişi sırasında sanık Ogün Samast'ı gördüğü belirtilen tanık B.H.’nin ifadesi oldukça ilgi uyandırdı ve ‘şok gelişme’ olarak hızlıca manşetlere yansıdı. Duruşmada, B. H. Samast'ı teşhis ederek cinayeti onun işlediğini ve cinayet esnasında yalnız olmadığını ifadesinde belirtti.
Duruşmanın bütününe bakıldığında ise, dava öncesi ve sonrası ile gündemde kendine yer edinen bugünkü duruşmanın öncekilerden temelde bir farkı olmadığı görüldü.
Yeni bir gelişme olarak sunulan tanık ifadesinin davanın seyrini belirlemede bir anlamı olmayacaktır. Zira bundan önceki duruşmalarda da ortaya birçok belge sunulmuş ve bundan daha da önemli kanıtlar mahkeme ile paylaşılmıştı. Devletin resmi kurumları arasında geçen yazışmalar, medyaya yansıyan telefon konuşmaları bu cinayetin devletin bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde işlendiğini açıkça ortaya koymuş, sermaye devletinin pislikleri ortaya saçılmıştı.
Hrant Dink’in öldürüleceği ihbarının resmen alınmasına rağmen cinayeti önlemek üzere hiçbir önlemin alınmadığı, birçok noktada gerek polisin gerek jandarmanın 'ihmalleri' olduğu artık tüm kamuoyu tarafından kabul görmektedir. Fakat bugüne kadar sorumluların yargılanması noktasında tek bir adım atılmamıştır.
Sermaye devleti için feda edilmesinde bir sakınca görülmeyen Ogün Samast ve Yasin Hayal gibi bir-iki piyon ortaya sürülmüş fakat cinayetin arkasındaki asıl isimlere dokunulmamış, dahası bu kişiler korunup kollanmıştır. Bundan kaynaklı soruşturmadaki Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek gibi temel isimlerin dosyaları bir bir kapatılmış, hatta Cerrah gibi kıdemli katiller için soruşturma dahi açılmamıştır.
Bundan sonraki duruşmalar da özünde bundan farklı bir muhtevada geçmeyecektir. Dahası duruşmalar bu tür ayrıntılar içerisinde boğulmakla yüz yüze bırakılmaktadır. Bu yöntemle cinayetin arkasındaki asıl isimlerin açığa çıkarılması önlenmeye çalışılmaktadır. Sermaye devleti, katillerini ve azmettiricilerini koruyarak kendi bekasını korumaktadır.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (09-16-2009)
Alt 09-15-2009, 06:44 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

Hrant’ın Doğumgününde, Erivan'da ve İstanbul’da...

Osman Köker 100 yıl önce Anadolu Ermenilerini Erivan'a taşıyacak, Hayk Demoyan Osmanlı'daki Ermeni sporcuları Türkiye'ye; birbirimize gidip, geleceğiz, tanışacağız, atışacağız ve yeniden bir ilişki inşa edeceğiz.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
cigdemater@yahoo.com

İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Eylül 2009, Salı


Bugün 15 Eylül. O "bebeklerden katil yaratan karanlık" aramızdan almasaydı Hrant Dink'i, muhtemelen bugün adadaki evinde, kayığıyla çıkıp eylül balığı yakalayıp, mangalda derdest edecekti onları, sonra da afiyetle maaile yiyeceklerdi; 55. yaşını kutlayacaklardı. Olmadı. İzin vermediler.
Ardından, ideallerini yaşatmak için kurulan Uluslararası Hrant Dink Vakfı, Dink'in doğumgününü bu yıldan başlayarak verilecek Uluslararası Hrant Dink Ödülü ile kutluyor. Ödül töreni bu akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda yapılacak. Hrant gibi cesaretle doğruları söyleyenlere verilecek ödül. Ödül komitesi, son ana kadar ödül alanları açıklamadığı için, kim olduklarını bilmiyoruz ama bu ödülle kendilerini şu dünyada daha az yalnız hissedeceklerine adım gibi eminim...
Hrant'ı bugün İstanbul'da bir kez daha kalabalıklarla anarken, ona bir doğumgünü hediyesi de, aslında çok da hesaplanmadan Ermenistan'dan geldi.
Ermeni meselesini bugün bu kadar çok konuşuyorsak, payı yadsınamayacak olanlardan birinin, Osman Köker'in yıllarca süren inadı ve araştırmasıyla ve Orlando Carlo Calumeno'nun müthiş koleksiyonuyla hepimize soru sorduran 100 Yıl Önce Türkiye'de Ermeniler Sergisi, Civilitas Vakfı'nın organizasyonu ve Anadolu Kültür ile Haypost'un destekleriyle ile Hrant'ın doğumgününde açıldı. Aslında özellikle bugün olsun diye planlanmamıştı ama her tesadüfün bir manası var bence.
Erivan'ın göbeğindeki Sovyet Ermenistan'ından kalma, müthiş sinema salonu Moskova'nın fuayesinde açıldı sergi. Orada olmayı ne çok isterdim ama olamadım. Ama haberler şahane. Hem kalabalık, hem de sıcak bir açılış olmuş. 1915'te canlarını zor kurtararak kendilerini başka ülkelere nar tanesi gibi atılmış bulan Ermenileri, sergiyi gezerken gözümde canlandırabiliyorum şu anda.
Onlarca kadın ve erkeğin Anadolu'nun o günlerini anlatan yüzlerce kartpostalın önünde dakikalarca durup, Muş'a, Sason'a, Malatya'ya, Van'a, Diyarbekir'e ve diğer kadim kentlere nasıl baktıklarını hayal edebiliyorum. Kentler kendi büyüklerinden dinlediklerine benziyor mu diye birbirleriyle fısıl fısıl konuştuklarını tahmin edebiliyorum.
Anadolu'nun sadece bizim bildiğimiz tarafında değil, sadece doğusunda ve güneydoğusunda değil, ama her yerinde Ermeniler olduğunu gösteren sergiye bakıp, kendi evlerini, kiliselerini, çeşmelerini bulmaya çalıştıklarını hayal etmek çok zor değil.
Bir de şunu tahmin ediyorum. Sergiyi gezen Ermenilerin, salonda sergi düzgün mü değil mi, her şey düzgün asılmış mı diye bıyıklarını burarak dolaşan adamın, Osman Köker'in Türk olduğunu öğrendiklerinde yüzlerinde oluşacak önce şaşkınlık, sonra memnuniyet ifadesini... İşte o ifade bile, 31 Ağustos günü iki ülke dışişleri bakanlıklarınca paraflanan, sayfalarca zor anlaşılan metinden daha kıymetli bence. Çünkü o görmediğim ama varlığından emin olduğum ifade, tam da doğumgününde andığımız Hrant Dink'in istediği ifade. Bir Ermenistanlı ile bir Türkiyelinin, bir Türk ile bir Ermeninin birbirlerine dokunmasının, değmesinin ifadesi.
Birbirimize değip, birbirimizi tanıdıkça, o sınırlar mecbur açılacak çünkü. Osman Köker 100 yıl önce Anadolu Ermenilerini Erivan'a taşıyacak, Hayk Demoyan Osmanlı'daki Ermeni sporcuları Türkiye'ye, birbirimize gidip, geleceğiz, tanışacağız, atışacağız, sevişeceğiz, eğleneceğiz, gülüp ağlayacağız ve sonuçta uzun zamandır görüşmeyi beceremeyen kuzenler olarak yeniden bir ilişki inşa edeceğiz. O kartpostalları ve 100 öncesine dair dinlediğimiz hiç bir şeyi unutmadan ve Hrant'ı anarak her seferinde, yeniden başlayacağız, hatta başladığımıza devam edeceğiz.
Sevgili Hrant, hem Erivan'da hem de İstanbul'da bugün çok insan andı seni, çok insan kutladı doğumgününü! İyi ki doğdun Hrant, iyi ki doğdun!
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (09-16-2009)
Alt 09-17-2009, 04:21 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

Hrant Dink Ödülü Alper Görmüş ve Amira Hass'a Verildi

Uluslararası Hrant Dink Vakfı, gazeteci Dink'in 55. doğumgününde düzenlediği gecede gazeteci Alper Görmüş ve İsrailli gazeteci Amira Hass'a mücadeleleri nedeniyle ödül verdi.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
hukuk@bianet.org

İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Eylül 2009, Salı




Uluslararası Hrant Dink Vakfı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]iki yıl önce katledilen gazeteci Hrant Dink'in doğum gününde gazeteci Alper Görmüş ve İsrailli gazeteci Amira Hass'ı ödüllendirdi.
Görmüş ve Hass'a ödül, "ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan, bunları yaparken, insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut verdikleri" gerekçesiyle verildi.
Rakel Dink: İyi ki doğdun sevgili çutagım

2007 yılında kaybettiği Hrant Dink'in ilk doğum gününü ilk kez 40 yaşında kutladığını ifade eden Rakel Dink, "Bugün 55 yaşında" derken ağladı; vakfın büyük bir dayanışma ağının sayesinde kurulduğunu söyledi; "İyi ki doğdun sevgili çutagım" diyerek sözlerini tamamladı.
Hrant Dink'in 55. doğum gününde İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen gecede ailesi, meslektaşları, insan hakları savunucuları ve sevenlerinin de yer aldığı 500'ü aşkın kişi vardı. Kardeş Türküler grubu ve Arto Tunçboyaciyan'ın Türkçe, Ermenice, Arapça ve Kürtçe seslendirdikleri müzik parçaları ile Zeynep Tanbay'ın dansı izleyenlerden yoğun alkış aldı.
Katılımcılar

Başmüzakereci Egemen Bağış, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Demokratik Toplum Partisi (DTP) milletvekili Akın Birdal, milletvekili Ufuk Uras, Avrupa Birliği AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Siyasi Danışmanı Sema Kılıçer, gazeteciler Andrew Finkel, İpek Çalışlar, Cengiz Aktar, Oral Çalışlar, Banu Güven, Yavuz Baydar, Leyla Umar, Kürşat Bumin, Serkis Seropyan, Mete Çubukçu, Cüneyt Özdemir, Etyen Mahçupyan, yazar Adalet Ağaoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, yazar ve yayıncı Ümit Fırat da katılımcılar arasındaydı.
Bu yılki ödül komitesinde, Ödül komitesi başkanı olarak Ali Bayramoğlu, Uluslararası Hrant Dink Vakfı Başkanı olarak Rakel Dink, Delal Dink, Rober Koptaş, Betül Tanbay, Etyen Mahçupyan ve Sibel Asna yer alıyordu.
Alper Görmüş kimdir?

1952'de Kars'ta doğdu. 1977-80 yılları arasında Aydınlık dergisinde çatıştı. Dergi 12 Eylül darbesinde kapatılınca, 1986'ya kadar çiçekçilik, halıcılık, muhasebecilik, kitapçılık, elektrik malzemesi satıcılığı yaptı. Aktüel dergisinde 1996'da çıkan bir röportajda "örgüt propagandası yaptığı" iddiasıyla mahkum oldu, üç ay Ayvalık Cezaevi'nde kaldı. Temmuz 2006'da Nokta dergisi yayın yönetmeni oldu. Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in "darbe günlükleri"ni kamuoyuna duyurduğu için yargılandı, sonunda beraat etti. Taraf gazetesinde medya eleştiri yazıları yazıyor.
Amira Hass kimdir?

1956'da Yahudi soykırımından kurtulan bir ailede dünyaya geldi. İsrail'in en önemli gazetelerinden Haaretz'de çalıştı. Etkili habercilik yaptığı Gazze'ye 1993'te yerleşti.1997'den beriyse Ramallah'ta yaşıyor. Filistinlilerin mülteci kamplarında yaşadıklarını türlü engellere rağmen İsrail toplumuna anlattı. Haberciliğiyle diyalog sürecine katkı yaptı. (EÖ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (09-17-2009)
Alt 10-11-2009, 09:00 AM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

Binler Hrant'ı katleden karanlığa karşı yürüdü...



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
"Katil devlet hesap verecek!"


(11.10.09) - Güler Zere ve hasta tutsaklar için 9 Ekim Cuma akşamı İstiklal Caddesi'nde yürüyen ilerici ve devrimciler bu kez Hrant Dink'i katleden karanlığa karşı İstiklal Caddesi'ni meşalelerle aydınlattı. Hrant Dink için adalet yürüyüşünde Güler Zere, Engin Çeber, Uğur Kaymaz ve Ceylan Önkol da unutulmadı.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 12 Ekim sabahı Beşiktaş Adliyesi'nde görülecek duruşması öncesinde 10 Ekim akşamı Taksim Tramvay Durağı'nda toplanan 2 bine yakın kişi "Uzatın elinizi Hrant'ı düştüğü kaldırımdan kaldıralım" pankartı arkasında Galatasaray Lisesi'ne yürüdü.
Meşaleler İstiklal Caddesi'ni aydınlattı
Adalet İçin Dayanışma Platformu'nun çağrısıyla gerçekleştirilen yürüyüşte "Katil devlet hesap verecek", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Biji bratiya gelan" dövizlerinin yanısıra Ermenice dövizler de taşındı.
Coşkulu yürüyüş, İstiklal Caddesi üzerindeki kalabalık tarafından da ilgiyle karşılandı. Birçok kişi alkışlarla eyleme destek verdi.
“Merhamet değil, adalet istiyoruz!”, "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz!”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant!”, “Hrant'ın katili"Katil devlet hesap verecek!", "Susma haykır halklar kardeştir!" sloganlarının atıldığı yürüyüş, Galatasaray Lisesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla devam etti.
Açıklamayı okuyan Sayat Tekir, Hrant Dink'in katledilmesinin üzerinden geçen 2 yıl 9 aylık süreye rağmen dava sürecinin bir sonuca ulaşmadığını hatırlattı. Asıl sorumluların hala yargılanmadığını belirtti. Açıklamada, zanlılar için işlemeyen hukukun davanın tüm mağdurları ve takipçileri için işletildiğine işaret edildi.
Tekir, gazeteci Nedim Şener hakkında Şener'in "Hrant Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" adlı kitabı nedeniyle Dink davasının faillerinden daha fazla hapis cezası istenmesini eleştirdi.
Hrant'ı katleden karanlık...
İstiklal Caddesi üzerinden geçen tramvay yolunu kapatan kalabalığın sık sık sloganlarla kestiği basın açıklamasında Hrant'ın katillerinin; yedi kadın işçiyi katleden selden, işçi sağlığı önlemleri alınmadığı için katledilen kot taşlama ve tersane işçilerinden, Kabahatler Kanunu'yla yaşamları cehenneme çevrilen transseksüellerden bilindiği söylendi.
Güler Zere ve devrimci tutsakların durumuna ve devlet eliyle gerçekleştirilen kanlı katliamlara da dikkat çekilen açıklama şu sözlerle sona erdi:
"Bu topraklarda yaşayan vicdan sahibi, onurlu insanlar yüzyıllardır hür türlü haksızlığa, zorbalığa karşı adalet mücadelesi veriyor. Bu ülkenin onurlu insanları, devrimcileri, işçileri, emekçileri alışkanlık haline gelen suskunluğa hep karşı çıktılar. Durmadılar ve durmayacaklar!
Zalimler adalet isteyenlerin inancını ve direncini iyi bilirler... Bugün buradayız! Hrant için... Güler Zere için.. Ceylan Önkol için geçmiş ve gelecek için...
Adalet istiyoruz!"
12 Ekim'de Beşiktaş'a!
Basın açıklamasının ardından Hrant Dink'in duruşmasının görüleceği 12 Ekim Pazartesi günü saat 10.00'da Beşiktaş Meydanı'nda buluşma ve duruşma bitene kadar adalet nöbeti tutma çağrısı yapıldı.
Eylem sloganlarla sona erdi.
Kızıl Bayrak / İstanbul
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (10-11-2009)
Alt 10-12-2009, 06:59 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

'Derin bir irade gerçeği karartıyor'



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Hrant Dink’in eşi Rakel, çocukları Arat, Delal ve Sera ile kardeşi Hosrof Dink, mahkemeye sundukları dilekçede, savcıların gerçeği aramadığını belirti.
Dilekçede, derin bir iradenin gerçeği kararttığı, kamu kurumlarının mahkemeye gayrıciddi yanıtlar gönderdiği, güvenlik ve istihbarat örgütlerinin cinayette katkıları olduğu, davanın sadece tetikçilere kilitlendiği vurgulandı.

Dink ailesinin, davanın bugün yapılacak duruşması öncesi avukatları aracılığıyla İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği dilekçede, şöyle denildi:
SAVCININ İŞLEVİ: Davada iki yılı geride bıraktık. Duruşmalar boyunca sessiz ve edilgen olan savcı, ancak taleplerimizle ilgili söz almakta ve ne yazık ki tek işlevi buymuşçasına taleplerimizin reddi doğrultusunda görüş bildirmektedir. Bu tavrıyla gerçeğin ortaya çıkarılması konusunda gayret gösterdiği söylenemez.

DERİN İRADE: Gelinen aşamada, gerçek, çok güçlü ve çok derin bir irade tarafından karartılmakta ve bu irade yargılamanın sınırlarını belirlemektedir. Taleplerimiz mahkemenizce her seferinde ve sistemli bir biçimde reddedilmektedir.

GAYRİCİDDİ YANITLAR: Mahkemenin ara kararları muhatap kurumlarca karşılanmamakta, mahkemeye tatmin edici cevaplar verilmemekte, hatta kimi görevliler, kendilerini adeta mahkemenin üstünde görerek yargılama hakkında görüş bildirmeye kalkışmakta, kimi kez de gayriciddi cevaplar vererek mahkemeye saygısızlık ettikleri gibi görevlerini suiistimal etmektedirler.

CİNAYETTE KATKILARI VAR: Ortaya çıkan gerçek şudur: Devletin güvenlikten ve istihbarattan sorumlu birimlerinin Hrant Dink cinayetinde önemli rolü, payı ve hatta katkısı vardır.

Ancak, Emniyet ve jandarma görevlileri ile ilgili yapılan suç duyurularına takipsizlik kararı verildi.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay ve Trabzon Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz’ün tanık olarak dinlenmesi yönündeki taleplerimiz reddedildi.

TETİKÇİLERE KİLİTLENDİ

Dilekçede şunlar belirtildi: “Dink’i İstanbul Valiliği’nde tehdit eden güvenlik görevlilerinin kimlikleri ısrarla istenmesine rağmen mahkemece sorulmadı. Bu taleplerin reddi, davayı, 2004 yılından başlayan eylemler bütününden sadece tetiğin çekildiği ana ve örgütlü yapının sadece tetikçilerden oluşan ayağına kilitledi.
TARİH YARGILAYACAK: Fırsatları değerlendirmek, geçmişin yükünden kurtulmak ve geleceğimizi kurmak elimizde. Tarih, bizi, eylemlerimiz ve seçimlerimizle yargılayacak. Takdir mahkemenizindir.”
Milliyet / 12.10.09
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (10-13-2009)
Alt 10-13-2009, 06:56 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

‘MAHKEMEYE BİLGİ AKIŞI ENGELLENİYOR’
14:41 13 Ekim 2009
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hrant Dink cinayetinden bu yana 2 yıl 9 ay geçti. Hâlâ bir adım ileri gidilmiş değil. Müdahil avukatlar, davayla ilgili bilgi akışının önünde büyük engeller olduğunu söyledi
'İNATLA YANIT VERMİYORLAR'

Müdahil avukatlardan Hakan Karadağ da İstihbarat Daire Başkanlığı, Trabzon Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve TİB'in mahkemenin başından beri ısrarla istemelerine rağmen, inatla mahkeme yazılarına cevap vermediklerini belirterek, mahkemenin ihtarda bulunduğu TİB'in özellikle mahkemeye intikal eden cevaplarında yanıltıcı bilgiler bulunduğunu ileri sürdü.
'ARAŞTIRMA MEVZUATA UYMUYORMUŞ'
Hrant dink cinayetiyle ilgili davaya dün devam edildi. Duruşmada, mahkemenin bazı sanıklarla ilgili GSM ve baz istasyonu sorgulamalarını istemesine karşın, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın (TİB) “talebin genel araştırmanın mevzuatına uymadığı gerekçesiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve mahkemenin ara kararının düzeltmesi istendiği” belirtildi.
'FBI AJANLARINA SORUN'
Müdahil avukatlardan Bahri Belen, TİB'in, mahkemenin istediği bilgileri anlamamış olduğunu, gelecek celse mahkemede görüntülü bir sunum yapacaklarını söyledi. Belen, ayrıca Microsoft'tan gelen yazıda, “Erhan Tuncel'in görüşme içeriklerinin bildirilmeyeceği” ve “bu içeriğin ABD Başkonsolosluğu aracılığıyla FBI ajanlarına sorulması gerektiği”nin ifade edildiğini söyledi. »7'DE

Devlet bilgi vermedi, FBI’dan bilgi istenecek
Avukatlar İstihbarat Daire Başkanlığı, Trabzon Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve TİB'in mahkemenin başından beri ısrarla istemelerine rağmen, inatla mahkeme yazılarına cevap vermediklerini belirtti
AYSEL KILIÇ-ZEYNEP KURAY

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen 11. duruşmaya cinayette kullanılan silah damgasını vurdu. Silahı hatırlamadığını ve "Ben düğüne gitmiyorum ki adam öldürmeye gidiyorum. Silahı nerden hatırlayayım" diyen Ogün Samast, duruşmada silahı teşhis etti. Avukatların, "17 yaşındaki çocuğa nasıl güvenerek silah verdin" sorusuna Yasin Hayal “Onun yapacağı sadece tetiğe basmaktı. O kadar ince düşünmedik” diye yanıtladı.
AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 5'i tutuklu 20 sanık hakkında açılan davanın 11. duruşması dün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Duruşmaya, tutuklu sanıklardan Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu katıldı.
Dosyaya gelen evrakların bildirimi ile başlayan duruşmada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden Sevgi Erenerol'un Türkiye'deki misyonerlik çalışmalarına yönelik verdiği seminerin çözüm tutanaklarının mahkemeye ulaştığı ifade edildi.
Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde talimatla ifadesi alınan tanık istihbaratçı polis Ahmet Kurt’un talimatla verdiği ifadesi okundu.
Eski Trabzon Jandarma Alay Komutanı Ali Öz'ün ''mal varlığının'' araştırılmasına yönelik, Maliye Bakanlığından 3 Şubatta ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e gönderilen klasörün, mahkemeye ulaştırıldığı belirtilen duruşmada, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından (TİB) talep edilen bazı sanıklarla ilgili GSM ve baz istasyonu sorgulamalarına ilişkin, ''genel araştırmanın mevzuatına uymadığı gerekçesiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve mahkemenin ara kararının düzeltmesi istendiği'' belirtildi.
"PAMUK'A SALDIRI BİLGİSİ GELDİ"
Kurt ifadesinde, "Orhan Pamuk'a saldırı yapılacağı ihbarları geliyordu. Çalıştığım birime bildiriyordum. Ancak delil yoktu" dediği belirtildi. Dink avukatları ise Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı ve Trabzon Emniyet Müdürlüğü tarafından saldırı ihbarlarına ilişkin Yasin Hayal ile bir bağlantı olup olmadığı yönünde ne tür çalışma yapıldığı ve bu konudaki belgelerin mahkemeye gönderilmesi talep etti.
'GÖRÜNTÜ VE SES KAYITLARI VAR'
Mahkeme Başkanı Canak, Niğde Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bayram Çağlar adında bir tutuklunun yazdığı dilekçeyi okudu. Buna göre, Çağlar'ın, Ergenekon savcısına mektup yazarak Dink cinayetiyle ilgili elinde görüntü ve ses kayıtlarının bulunduğunu söyledi.
Çağlar mektubunda sadece Zekeriya Öz'e ifade vereceğini belirttiği, kendisinin de İstanbul'a naklinin yapılmasını talep ettiği yoksa elindeki kayıtları vermeyeceğini ifade ettiği belirtildi.
TUNCEL’E: YAVRUM BÖYLE YASLANMA
Mahkeme Başkanı Erkan Canak, tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel'e, oturuş şeklini beğenmediği için ''Yavrum, bu şekilde yaslanma'' diye uyarıda bulunurken, tanık beyanlarına karşı diyeceklerini sordu.
Erhan Tuncel, tanık beyanlarının kısmen doğru, bazılarının yanlış olduğunu, Ahmet Kurt'un kendisiyle tanıştığını, yanında oturmuşluğunun olduğunu, kendisine ''güvenilmez eleman'' dediklerini, güvenilmez elemanın kendi gerçek ismini deşifre etmeyeceğini ve ''nasılsın, iyi misin'' şeklinde sohbetinin olduğunu anlattı.
KÜRŞAT, MEMDUH VE AHMET...
Söz alan müdahil avukatlarından Fethiye Çetin'in, ''Ahmet Kurt ile görüşme tarihini'' sorduğu Tuncel, istihbaratla resmi olarak son görüşmesine ''Kürşat'', ''Memduh'' ve ''Ahmet''in katıldığını, tarihi bilemediğini, 2006 Kasım sonu diyebileceğini ve daha sonra ilişkisini kestiklerini belirtti.
''Görüşmede, Ogün Samast'ın adı geçti mi?'' sorusuna, ''Avukatlar derslerine iyi çalışmışlar'' şeklinde yanıt veren Tuncel'e kızan mahkeme Başkanı Canak, ''Tahrik edici cümleler kullanma. Avukatlar görevlerini yapıyorlar. Elbette derslerini çalışacaklar'' diyerek uyarıda bulundu.
Tuncel de ''Ben Başbakanlık Teftiş Kuruluna detaylı bilgi verdim. Tekrar bana sorular soruluyor, açıklama yapmak zorunda kalıyorum '' dedi.
''Ogün Samast ile ilgili bir şey söyledin mi?'' sorusu üzerine Tuncel, söylenmediğini fakat Yasin Hayal'in yeni birini bulduğunun söylendiğini kaydetti.
'AKYÜREK CİNAYETİ BİLİYORDU'
Müdahil avukatlarından Hakan Karadağ, tanık Ahmet Kurt'un ifadesinde, ''Orhan Pamuk'a saldırı olacağı''na dair bilgileri istihbarat birimlerine ilettiğini söylediğini belirterek, Trabzon Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan, ''Orhan Pamuk'a saldırı eylemi''ne ilişkin ne tür ihbarlar geldiği ve ne tür çalışmaların yapıldığı, Orhan Pamuk'a yönelik eylem ile Yasin Hayal'in bir irtibatının olup olmadığına dair yapılan çalışmaların gönderilmesini talep etti.
TİB NEDEN BİLGİ VERMİYOR
Müdahil avukatlarından Hakan Karadağ da İstihbarat Daire Başkanlığı, Trabzon Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve TİB'in mahkemenin başından beri ısrarla istemelerine rağmen, inatla mahkeme yazılarına cevap vermediklerini belirterek, mahkemenin ihtarda bulunduğu TİB'in özellikle mahkemeye intikal eden cevaplarında yanıltıcı bilgiler bulunduğunu ileri sürdü. ''Yazı yazıp göndermek cevap vermek değildir'' diyen avukat Karadağ, TİB görevlileri hakkında daha önceki ihtarlar da hatırlatılarak, suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
AKYÜREK: MİLLİ HASSASİYET
Avukat Fethiye Çetin, Ramazan Akyürek'in İnsan Hakları Komisyonu tarafından oluşturulan alt komisyona verdiği ifadesinde "Trabzon İstihbarat Şube Müdürü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı yaptığı dönemde istihbarat bilgilerine göre Hrant Dink cinayetinin milli hassasiyetlerin istismarı kapsamında işlendiğini, istihbarat birimlerinden de kendilerine bu bilgilerin geldiğini söylemiştir. Bize gönderilen 11 sayfalık yazıda ise bu konular yer verilmemiştir. Biz cinayet konusunda öncesinde ve sonrasında kendilerine gelen bütün bilgileri istemiştik. Bize göre emniyet Dink'in öldürüleceği, kimin kullanılacağı ve nerede işleneği konusuna vakıftı. Samast'ın İstanbul'a geldiği, cinayeti işlediği, görevlilerce izlenmiştir. Mermiler nereden ve nasıl alındığı ise net olarak bilinmektedir" dedi.
MICROSOFT: İÇERİĞİ FBI'A SORUN
Avukat Bahri Belen de Microsoft'tan mahkemeye gelen yazıda, ''Erhan Tuncel'in görüşme içeriklerinin bildirilmeyeceği'' ve ''bu içeriğin ABD Başkonsolosluğu aracılığıyla FBI ajanlarına sorulması gerektiği''nin ifade edildiğini belirterek, söz konusu içeriklerin mahkemeye sunulması için İstanbul ABD Başkonsolosluğuna yazı yazılmasını talep etti. Belen ayrıca, TİB'in, mahkemenin istediği bilgileri anlamamış olduğunu düşündüklerini ve gelecek celse mahkemede çalışmasını yaptıkları görüntülü bir sunum yapacaklarını dile getirdi.
'BRİFİNGLER ORGANİZE EYLEM PLANI'
Avukat Fethiye Çetin, Trabzon'da Rahip Andrea Santoro'nun öldürülmesi, İzmir'de bir Hıristiyan din görevlisinin bıçaklanması, Malatya'daki Zirve Yayınevi Katliamı ve Dink cinayetinin, azınlıkları ve farklı inanç gruplarını hedef gösteren sistematik ve programlı bir kampanyanın sonuçları olduğunu dile getirdi. Çetin, "Brifingler organize eylem planıdır" dedi.
'NE BİLEYİM DÜĞÜNE GİTMİYORDUM'
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde müdahil avukatların talebi doğrultusunda, olayda kullanılan tabanca Adil Emanetten mahkemeye getirildi. Duruşmada tabanca, tek tek sanıklara gösterilerek, bu olayda kullanıp kullanmadıkları soruldu. Tutuklu sanıklardan Ogün Samast, kendisine tabanca gösterilince önce "Silahı hatırlamıyorum" dedi. Avukatların ısrarlı soruları üzerine Samast ''Düğüne değil, adam öldürmeye gidiyordum. Ne bileyim'' dedi.
Sanık Yasin Hayal ise tabanca için ''Yüzde yüz onaylıyorum. O silah bu silah'' ifadesini kullandı. Avukatların "17 yaşındaki çocuğa nasıl güvenerek silah verdin" şeklindeki sorusuna Yasin Hayal “Onun yapacağı sadece tetiğe basmaktı. O kadar ince düşünmedik” diye yanıt verdi.
'SİLAHI İSTİHBARATTA KULLANDIM'
Davanın tutuklu sanıklarından Ahmet İskender ve Ersin Yolcu ise silahın sadece siyah renkli olduğunu uzaktan gördüklerini söyledi. Bunların dışında davanın tutuklu sanıklarından Erhan Tuncel ise Mahkeme Başkanı Erkan Canak'ın "Silahı gördün mü?" sorusu üzerine “Silahı daha önce görmedim. Televizyondan gördüm” avukatların sende silah gören kişiler olduğu şeklindeki sorusu üzerine, “Bende 7,65 çapında küçük bir silah vardı. 6 tane mermi alıyordu. İstihbarat çalışmalarında kullanıyordum” dedi.
AP: RAPORUN ÜZERİNE GİDİLSİN
Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Hélene Flautre da "Başbakan Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla önemli bir Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu yayınlandı. Bu raporun da ötesine gidilmesini bekliyoruz" dedi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Danışmanı Ali Yurttagül de, duruşma öncesinde "Bu dava çok önemli. Bu kadar uzaması, aslında düşündürücü" diye konuştu.
Uluslararası Azınlık Hakları Grubu (MRG) da Dink davasında adil yargılama hakkının ihlal edildiği görüşünde olduğunu açıkladı. MRG, AKP hükümetini, davada etkili bir soruşturma ve adil yargılama imkanı sağlamaya çağırdı.
ZAFER ÜSKÜL DURUŞMAYI İZLEDİ
Dünkü duruşmaya, Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ve ailesinin yanı sıra, DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Zafer Üskül, AB-Türkiye Parlemento Komisyonu Eş Başkanı Helen Fleutre, AP Yeşiller Grubu Danışmanı Ali Yurttagül, Brüksel ile Paris Barosu başkanlıklarını temsilen avukatlar Vincent Niore ve Alexandre Couyoumdjian, Norveç PEN Yazarlar Birliği'ni temsilen 2 gözlemci ve avukatlar Sezgin Tanrıkulu, Ali Koç, Filiz Kerestecioğlu da katıldı.

‘Kan akar devlet bakar’
Beşiktaş Adliyesi'nde duruşma sürerken Beşiktaş Barbaros Meydanı'nda toplanan yurttaşlar Hrant Dink cinayetini protesto edildi. ''Hrant İçin, Adalet İçin'' pankartı açıp, "Kan Akar, Devlet Bakar, Öldür Diyenler Yargılansın, Dava Ne zaman Başlayacak" yazılı dövizler taşıyarak çeşitli sloganlar atan Hrant'ın Arkadaşları adına tiyatro sanatçısı Mahir Günşiray tarafından bir açıklama yapıldı.
'SAVCI GÖREVİNİ YAPMIYOR'
Türkiye'nin akla hayale gelmeyecek değişimler geçirmesine rağmen, Hrant Dink cinayetinin ve ardından yaşanan adalet skandalının unutulmasının istendiği söyleyen Günşiray "Davanın savcısı, hemen sadece, Hrant'ın avukatlarının talepleri olunca görevini hatırlıyor ve genellikle bu taleplerin reddedilmesine katkıda bulunuyor" dedi.
'İNSAN NEYLE YAŞAR'
Sanatçı Günşiray, açıklamasında ''Bugün adalet yolunda çok daha büyük adımlar atmış olabilirdik. Bu katiller sürüsünü kimlerin eyleme sürdüğü, kimlerin koruduğu, kolladığı, cinayete bir şekilde karışan ve sonrasında sorumluların gizlenmesine, korunmasına katılan devlet görevlilerinin hangi güdülerle hareket ettiği, hepsi ortaya çıkmış olabilirdi. Herkes şunu bilmeli: Bugün adalet arayışımıza katılmayanlar yarın asla altından kalkamayacakları bir utancın yükü altında ezilecekler. İnsan neyle yaşar? İftirayla, cinayetle, entrikayla, ahlaksızlıkla mı? Yoksa adaletle mi? Buyurun tercih sizin'' ifadelerini kullanıldı.

__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (10-13-2009)
Alt 10-13-2009, 07:04 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

"Dink'i Mahkum Eden Karar, Bir Hukuk Katliamıdır"

Sanık Samast, duruşmaya getirilirken ve cezaevine götürülürken de gülüyordu. Samast ve Hayal, silahı incelerken eksper gibiydi! Dink avukatları, 159. maddeden Dink'e verilen cezanın "tahrik" olarak yansıtılmasını kınadı.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
hukuk@bianet.org

İstanbul - BİA Haber Merkezi
13 Ekim 2009, Salı


İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Hrant Dink Davası'nın 11. duruşmasında yapılan işlemlerden biri de, tetikçi zanlısı Ogün Samast'ın eline, gazeteciyi öldürmek için kullandığı silahın cinayetten iki yıl dokuz ay sonra bu kez mahkeme başkanınca verilmiş olması oldu.
Silah kendisine verilmeden önce silahı tarif etmesi istenen Samast, "hatırlamıyorum" şeklinde yanıt verdi. Bunun ardından mahkeme başkanı Hakim Erkan Canak, bir jandarma görevlisinden silahı poşette çıkartarak Samast'a vermesini istedi. Canak, Samast'a, "Oyna bak bakalım, şarjörüne bak" dedi.
Sanıklar duruşmada eksper kesildi!

Dink Ailesi avukatlarının "nasıl hatırlamazsın, kullandığı silah insan hatırlamaz mı?" şeklindeki ısrarlı sorulara kızan Samast, "Düğüne gitmiyorum ki, cinayet işlemeye gidiyorum. A, bu silah ne kadar güzelmiş diye mi bakacağım? O zaman 16 yaşındayım. Din olsun, tarih olsun, hiçbir bilgim yok" sözleriyle avukatlara çıkıştı.
Samast, silahı emniyetinin takılı kalmasından tanıyordu. O silahtı. Gerçi, biraz paslanmıştı ama...Samast gibi "ekspertizliği"ne başvurulan diğer bir tutuklu sanık da azmettirici olarak yargılanan Yasin Hayal idi. Hayal, Samast'a göre daha emin konuştu: "Yüzde yüz o silah, onaylıyorum..Sadece şarjörü biraz paslanmış".
İskender: Silah çoğu kişide var, karışamam

Arkadan bir gazeteciyi öldürmekle suçlanan bir genç ile ona silah temin etmek ve İstanbul'a göndermekle suçlanan diğer bir kişi, Dink Ailesi'nin acılı üyeleri ve adalet beklentisi içerisindeki onlarca insanın gözü önünde rahat hareketler içerisindeydi ve yer yer de gülüyorlardı.
Sanık Ahmet İskender de, "Onlar beni görmedi ama Hayal'i Samast'ın beline silahı koyarken gördüm" dedi; hakimin "Dükkanında silah veriyor, buna nasıl karışmazsın?" sorusuna da, "Çoğu kişide var efendim, ben karışamam, bana ne?" şeklinde yanıt verdi.
Dink'in 159'dan mahkumiyeti tahrik etmiş!

İskenderun ve Yolcu'nun avukatı Feyzullah Şaman'ın, "Ermeni Kimliği" yazı dizisinden Dink hakkında verilen ertelemeli altı aylık hapis cezasını onayan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararını "tahrik unsuru" olarak göstermesi gerginliği artırdı.
Çetin: O karar Türkiye'nin utanacağı bir belge olacak

Şaman'a sert tepki gösteren avukat Fethiye Çetin, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin aldığı bu karara ilişkin belgenin, "Türkiye'nin utanacağı bir belge" olacağını ifade etti.
"Hrant Dink, o elinizdeki karar alındığında vuruldu aslında. O son ana kadar kendisini anlatmaya çalıştı. Sizin bunu örnek göstermeniz bu cinayetin ırkçı saikle işlendiği tezimizi açıkça destekliyor. Bu nedenle, sanıklara indirim uygulanamaz. Sanıklara üst sınırdan cezalar verilmesini savunacağız."
Hatemi: O karar bir hukuk katliamı

Kezban Hatemi de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınan Yargıtay Ceza Genel Kurul kararı için, "bir hukuk katliamı" dedi.
Erhal Tuncel'in Yasin Hayal'in "28 iftirası"na yanıt vermek için uzun savunma metnini okuduğu duruşma sonunda Samast, Adliyeye getirilirken yüzünde görülen tebessüm ve gülme ifadeleriyle yine cezaevine gönderildi. (EÖ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (10-13-2009)
Alt 10-18-2009, 07:06 AM   #9
Kullanıcı Profili
Toprak
Üye
 
Toprak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1907
Üyelik Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 4,294,966,634
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 1939
191 Mesajina 286 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

Dink Cinayeti'ni Önleyemeyen Ramazan Akyürek Görevinden Alındı

Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek görevinden alındı. Dink cinayeti öncesinde Trabzon'da polis müdürü olan Akyürek, Erhan Tuncel'i işe almıştı. Teftiş Kurulu Akyürek'i görevi ihmalden; Dink Ailesi de "ölümle sonuçlanan bir ihmal"den sorumlu tutuyordu.

Ankara - BİA Haber Merkezi16 Ekim 2009, Cuma

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Hrant Dink Cinayeti öncesinde gazetecinin yaşamını korunmasında etkisiz kalmakla suçlanan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek görevinden alındı.

Akyürek, Trabzon Emniyet Müdürü olduğu dönemde Dink Cinayeti davasında azmettirici olarak yargılanan Erhan Tuncel'i bir öğretim üyesinin aracılığıyla polis muhbiri yapmıştı.

Erhan Tuncel için üzülmüştü...

Akyürek, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na Tuncel'den, "Türkiye'de çok önem arz eden, bir seneden fazladır devletin başını ağrıtan, herkesi üzen ve ülkemizi de uluslararası arenada birazcık örseleyen bir olayı haber veren bir kişi" olarak söz etmişti: "Erhan Tuncel'in medyada fazlaca örselenmesi, devletin bir görevlisi olarak beni üzüyor."

Gazeteci Şener'in yargılanmasını istiyor

2006 yılına kadar Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunurken İstihbarat Daire Başkanlığı'na atanan Akyürek, "Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" başlıklı kitabın yazarı gazeteci Nedim Şener'i mahkemeye vermesiyle de biliniyor.

Merkeze alınan ve yerine Konya Emniyet Müdürü Hüseyin Namal'ı bırakan Akyürek, kitap yoluyla "kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu", "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs edildiği" gerekçesiyle Şener'in hapsini istiyor.

Çetin: Çok geç alınmış bir karar

NTV'ye konuşan Dink Ailesi avukatlarından Fethiye Çetin, Akyürek'in görevden alınmasını "doğru ancak çok gecikmiş bir karar" olarak nitelendirdi.

Çetin, Akyürek'in cinayet öncesinde Dink'e suikast düzenleneceğine dair farklı il istihbarat birimlerince gönderilen istihbarat raporlarının gereğini yapmadığını ifade etti; Tuncel'in de yasadışı şekilde haber elemanı yapılmasında da etkisi bulunduğunu savundu.

"Dileriz, imha edilen belgelerin bulunmasını sağlar"

Başbakanlık Teftişi Kurulu'nun Akyürek'in de aralarında bulunduğu birçok Emniyet görevlisinin görevini yapmadıklarını belirten bir rapor yayımladığını anımsatan Çetin, "Cinayete, ihmal, kusur ve hatta kasıtlarıyla yol açan Emniyet görevlilerinin hala görevde olması, çok büyük hata ve gerçeğin ortaya çıkması açısından da çok büyük bir engeldi. Akyürek, cinayet sonrası da olayla ilgili bilgi ve belgeleri talep etti. Cinayeti yargılayan mahkemeye de bazı belgelerin imha edildiği bildirildi. Umuyoruz ve diliyoruz ki, görevden alınması bu belgelerin ortaya çıkmasını sağlar. Eminim ki, imha edildiği söylenen o belgeler bir yerlerde depolanıyor" şeklinde konuştu. (EÖ)

ALINTERİ
Toprak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Toprak Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Mahmut Halil CAN (10-18-2009)
Alt 01-12-2010, 06:45 PM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,996
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Halklarin BİrlİĞİ Ve KardeŞlİĞİ Adina Bİr KÖprÜ-hrant Dİnk

Hrant'ın Arkadaşları Artık Adalet İstiyor

Agos gazetesi kurucusu Hrant Dink, katledileli üç yıl oldu. Ancak cinayeti azmettirenler ve devlet içinde parmağı olanlara dokunulmadı. Dink 19 Ocak saat 14.30'da anılacak. Hrant'ın Arkadaşları, "Hrant'ı Kolektif bir resmi irade öldürdü" diyor.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
12 Ocak 2010, Salı



Gazeteci Hrant Dink, öldürülmesinin üçüncü yıldönümünde kurucusu olduğu Agos gazetesinin İstanbul Şişli'deki merkezi önünde öldürüldüğü gün olan 19 Ocak'ta, saat 14.30'da anılacak.
"Katili Tanıyoruz, Adalet İstiyoruz" mesajıyla kamuoyuna seslenen "Hrant'ın Arkadaşları", bugüne kadar birkaç gencin sanık sandalyesine oturtulduğunu, cinayeti azmettirenlere ise dokunulmadığını vurgulayarak, adalet arayışına kitlesel destek verilmesi çağrısında bulundu.
"Hrant'ı Kolektif bir resmi irade öldürdü"

Devlet içindeki sorumluların tespit edilip cezalandırılması için bir kez daha çağrı yapılan açıklamada, "Hrant'ı Kolektif bir resmi irade öldürdü" denildi. Açıklamada şu sözlere yer verildi:
"Hrant Dink katledileli üç yıl oldu ve onu öldürtenler hala elini konulu sallayarak dolaşıyor. Ayak işlerini gördürdükleri üç-beş kişiyi mahkemenin önüne attılar. Görevlilerinin doğru dürüst soruşturulmasını önlemek için devlet valisiyle, komutanıyla, siyasetçisiyle, yargıcı ve savcısıyla seferber oldu. Attıkları manşetlerle cinayete zemin hazırlayanlar pişman olacakları yerde pişkin pişkin görevlerini sürdürdü.
"Cinayete yol açan veya göz yumanlar, katilleri yetiştiren, onlara resmi görevler verenler, katil bayrağın önüne koyup kahramanlık görüntüleri çekilen ve dağıtanlar...Hepsi korundu, kollandı ve hepsi hala devlet görevlisi.
"Hrant için adaleti çok gören devlet onlara yeni rütbeler, terfiler bile verebilir.
Bütün bunlara bakarak soralım: HRANT'IN KATİLİ KİMDİR?
"Ve cevap verelim: Hrant 'ı Kolektif bir resmi irade öldürdü. Bu iradenin sahipleri gaddar, korkak ve hilebazdır. Ortaya çıkamaz, kendilerini gösteremezler. Derin devletin dehlizlerinde ele geçirilen "Kafes" planını hatırlayın. Hrant'in katledilmesinden "operasyon" diye söz edildiğini hatırlayın.
"Onlar bizi de, Hrant'ın arkadaşlarını, sevenlerini, adalet arayanları da kendi karanlıklarına çekmeye çalışıyorlar. Mahkemelerin tozlu dosyaları arasında tıknefes olalım, duruşmalara gidip gelmekten usanalım, adalet aramaktan umudu keselim istiyorlar. Kesmeyeceğiz. Kesemeyiz.
"Çünkü Hrant Dink cinayetinin arkasındaki "devlet eli" tereddüde yer vermeyecek şekilde yargı önüne çıkarılmadıkça, katillere yardım eden, göz yuman, raporları hasıraltı eden, katile kahraman muamelesi yapan polis amirlerinden, jandarma komutanlarından, valilerden, soruşturmaları engelleyen yargı üyelerinden hesap sorulmadıkça, hiçbirimizin geleceğinin güvence altında olmadığını biliyoruz..."
Dink davası: Üç yıldır devlete dokunulmadı

Dink'in 19 Ocak 2007'de İstanbul Şişli'deki gazete bürosunun önünde öldürülmesiyle ilgili dava sadece cinayete karışan Trabzon'un Petili Beldesi'nde bir grup genci kapsıyor.
Cinayete yol açacak ihmali gösteren güvenlik kuvvetleri, dosyadan uzak tutuluyorlar. Üstelik yargı, cinayet ihbarlarına rağmen önlem almayan İstanbul, Trabzon ve Ankara'daki Emniyet ve istihbarat görevlilerinden hiç birine dokunmuş değil. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamaya 8 Şubat'ta devam edilecek. (EÖ)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
adina, ateş hırsızı, bir, birligi, bİr, bİrlİĞİ, dink, dİnk, halklarin, hrant, kardesligi, kardeŞlİĞİ, köprü, kÖprÜhrant, mahmut halil can, sendiren


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:33 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,