DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > İŞÇİ SINIFI VE DEVRİM > TÜRKİYE KOMÜNİST VE DEVRİMCİ HAREKETİ

TÜRKİYE KOMÜNİST VE DEVRİMCİ HAREKETİ Türkiye'de Komünist devrimci hareketin durumu ve tarihi ile ilgili aktarımların paylaşılacağı alan


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor
Cevaplar
17
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1263
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-21-2009, 08:57 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Exclamation Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

İŞÇİ SINIFI , TOPLUMSAL MÜCADELEYE KURTULUŞUN YOLUNU GÖSTERİYOR


Ekonomik dünya bunalımı öncesinde de , krizle birlikte de işçi sınıfı giderek direncini, mücadelesini arttıran, bu mücadele içinde de giderek militanlaşan bir işçi hareketine doğru evrildi. Bir çok şehirde , özellikle de işçi kentlerinde yürütülen bu direniş, grev ve mücadele kör-sağır-dilsiz bir maymunu oynayan burjuva medya ve kurumları tarafından görmezden gelindiğinden çoğundan işçi sınıfının ve emekçilerin haberi dahi olmayabiliyor. Zira devrimci hareketin gücünün de sınırlarını hesaba katarsak bu durum şaşırtıcı bir sonuç değildir.
Sınıf artık eskisi gibi yaşamak istemediğinin sinyallerini vermiş bulunuyor. Kriz ve sonuçlarının tüm faturasının kendisine kesildiğinin, düzenin tüm ekonomik yükünün sırtına yüklendiğini kavrıyor. Örgütsüz , tek tek bireylerin hareketlerinin sonuçsuz kalacağını yavaş ta olsa deneyimleriyle öğreniyor. Kafasına vurulup sopa ile ekmeğinin alınmasına karşı , cılız da olsa, yerelde de kalsa kafasını kaldırıp tepki vermeye başlıyor. Kapitalizmin en iğrenç yüzleriyle baş başa ve karşı karşıya geldikçe , düzenle hesaplaşmadan sorunların çözülemeyeceğini içgüdüsel olarak kavramaya başlıyor. Direnmeden, mücadele etmeden başak bir seçenek olmadığını kavradıkça sınıf dostlarıyla daha fazla kaynaşma başlıyor.
Anadolu topraklarının bir çok alanında bir çok direniş yaşanıyor şu anda. Asemat otomotiv,Asil Çelik,ATV-Sabah ,Entes vs gibi uzatılabilecek bir çok çalışma alanında direnişler,grevler ve mücadeleler sürüyor. İşçi sınıfı el yordamıyla kendi geleceğine sahip çıkma mücadelesi veriyor. Sınıfın geneline ışık tutmaya ve de komünist sınıf devrimcilerine umut vermeye devam ediyor.
Sınıfla organik ya da inorganik tüm bağlarını yitirmişler için bu direniş ve mücadelelerin “anlamı” yok gibi. Zira onlar kendi kanallarını bulmuş, hızla düzenin değirmenlerine su taşımaya devam ediyorlar. Sınıfa güvensizlik temelinde, sınıf çalışmasından uzak kalmış olan bu “yaşlı ihtiyarlar” ekibi ya da küçük burjuva devrimciliği her defasında sınıftan daha büyük bir tokat yemeye devam ediyor.
Sınıfsal mücadelenin “ bittiğini” , bundan sonraki mücadele sürecin etnik-dinsel-çeşitli farklılıkların vs mücadelesi süreci olduğunu iddia edenlere de tokat yine kendisine inanılmayan sınıftan geliyor. Modern proletaryanın ve sınıf mücadelesinin “tarihe karışacağını” iddia eden , modern revizyonistler ve sınıf düşmanlarının sürece kuş bakışı baksalar dahi, nerde , neler olduğunu görmek zahmetine katlansalar ; devrimci sınıf mücadelesinin dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi Anadolu topraklarında da artık kendi kanallarını yarattıklarını göreceklerdir.
İşçi sınıfı düşmanlarının “robotlardan işçi olduğunda “ , teknoloji geliştikçe sınıfsal mücadelenin artık sonlanacağını ve diğer yandan da “kapitalizmin sonsuzluğunun “ vaaz edilmesine karşın dünya işçi sınıfı korkunç bir tokat indiriyor mücadelesiyle. İşçi sınıfı kaçkınlarının bu mesnetsiz ve bilimsel olmayan iddialarının aksine sınıf direnişi ve mücadelesi dört bir yandan kendini yaşamın içinde var ediyor, edecektir.
Emperyalist kapitalist dünyanın hegemonyasının bir parçası olan yabancılaşmanın da bir sac ayağı olduğu düşünülürse; mücadele ile parçalanan bir süreçtir bu. İşçinin emeğine, topluma ve kendine yabancılaşması ile at başı giden bu sürecin giderek daha fazla parçalandığını, sınıfın bu kapitalist zinciri kırmakta daha bir kararlı, inatçı, dirençli vs olduğu gözlenecektir.
Kendiliğinden sınıf bilincinin ürünü olan bir çok örgütsel, sınıfsal mücadele alanlarına yabancı olan sınıfın , giderek bu noktada daha bir öne çıkan mücadele içine girebildiğini görmekteyiz. Sınıf haini , sarı-gerici- faşist sendikalara rağmen ve onların mücadele önündeki tüm barikatlarına karşın mücadele büyümekte ve kendi su yollarını açmaya çalışmaktadır.
Sorunun esası ise , sınıf devrimcilerinin sınıfla kurduğu bağların ve ilişkilerin yokluğu,geriliği,istikrarsızlığı ve devamlılık konusunda ki tutarsızlığıdır. Israrlı , kararlı ,inatçı ve sürekli bir biçimde tutarlı bir ilişki ağının yakalanmayışı sınıf mücadelesinin örgütsüzlüğünün temelidir. Sınıfın şimdilerde örgütlenmesinin önünün oldukça önü açılmışken, mazeretlere takılınıp kalınması devrimci bir tutum değildir. İnkarcı, süreci değerlendirmekten uzak, küçük burjuvaca “sihirli değnek vurulduğunda” örgütlenilecek ya da değişecek bir sınıf bekleyenlerin zaten sınıf mücadelesine katkıları olamayacağı gibi, umutsuzluk,karamsarlık vs gibi hastalıkları da taşıyacakları açıktır.
Dünya işçi sınıfında olduğu gibi,Türkiye işçi sınıfı da bir çok bakımdan geri noktalarda dursa bile, öne çıkan kesimleri ve yolun çizilen hatları itibarıyla toplumsal kurtuluşun gerçek adresini göstermekte ve tarihin altın yaldızlı kitaplarına yazmaktadır. Sınıfın devrimci mücadelesinin taçlandığı sosyalizm ile çok ta uzak bir aktarması yoktur. Buz kırılmış ve yol açılmışsa; geriye tüm bir sınıfın özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin birliğini, iradesini, kararlılığını vs bir noktada kilitlemek konusu kalmıştır. Bu da ancak ve kesinlikle Komünist devrimci bir sınıf partisini gerekli, zorunlu kılmaktadır. Sınıfın en eksik kaldığı yer burasıdır. Sınıf kendiliğinden mücadelesinin bir çok boyutuyla, kurtuluşun gerçek yolunu gösteriyor. Sorun , sınıfla onun komünizme giden yolda biricik sahibi ya da yol göstericisi olan partisiyle yolunu keşiştirmektir.
Tüm işçi sınıfı düşmanlarına, sınıf haini kesimlere ; işçi sınıfı mücadelesiyle kurtuluş yolunu gösteriyor, göstermeye de devam edecektir.



21.08.2009


Mahmut Halil Can ( Sendiren)




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Proleter Devrimci (08-22-2009), Toprak (08-21-2009)
Alt 08-22-2009, 03:48 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Entes direnişinde 100. gün coşkusu ve kararlılığı...



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Entes direnişinin 100. gününde etkinlik...



(21.08.09) – Ümraniye’de Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu bulunan Entes Elektronik’te 13 Mayıs 2009 tarihinde kriz bahanesiyle işten atılan, 14 Mayıs günü fabrika önünde gerçekleştirilen eylemle direnişe başlayan Entes işçisi Gülistan Kobatan 21 Ağustos 2009 tarihi itibariyle direnişindeki 100. gününü doldurdu.
OSB-İMES İşçileri Derneği (OSİM-DER) ise Entes direnişinin 100. gününde Entes Elekronik önünde “100. Gün Etkinliği” gerçekleştirdi. Krize karşı mücadele kararlılığını haykırdı.
Etkinlik öncesinde yürüyüş
İMES A Kapısı’nda biraraya gelen OSİM-DER üyeleri, ****l İşçileri Kurultayı Hazırlık Komitesi, Emekçi Kadın Komisyonları ve DHF açtıkları döviz ve pankartlarla direniş yerine kadar yürüdüler.
Yürüyüş boyunca krizin faturasını ödememe ve Entes direnişiyle dayanışma çağrısı yapıldı.
“Direnişe destek ol, mücadeleyi büyüt! Entes işçisi direnişinin 100. gününde! / OSB-İMES İşçileri Derneği” pankartının açıldığı eylemde “****l işçileri birleşelim”, “İşgal, grev, direniş” dövizleri ile ****l İşçileri Hazırlık Komitesi, “Emekçi kadınlar mücadele ile özgürleşecek”, “Direnen Entes işçisi emekçiye yol gösteriyor”, “Çifte sömürü ve eşitsizliğe karşı mücadeleye” dövizleri ile Emekçi Kadın Komisyonları (EKK) ve “Direne direne kazanacağız”, “Yaşasın işçilerin dayanışması”, Gülistan Kobatan yalnız değildir” dövizleri ile Demokratik Haklar Federasyonu yürüyüşte ve etkinlikte yer aldı.
Gülistan Kobatan: Direnişim mücadeleye katılma çağrısıdır!

Direniş yerine gelindiğinde Nazım Hikmet’in “İşçi sınıfına selam” şiiri ile başlayan etkinliğin açılış konuşması yapıldı. Konuşmada, mücadele kararlılığını haykırmak için burada olunduğu belirtilerek Entes direnişinden söz edildi. Açılış konuşmasının ardından Gülistan Kobatan söz aldı. Kobatan, direnişe başlama sebebinin anlamı üzerine yaptığı konuşmada 100 gündür işçi sınıfının onuru ve ekmeği için direndiğini belirtti. Kapitalist krizin işçi sınıfı ve emekçiler üzerindeki etkilerine değinen Kobatan, krizin faturasını ödemeyi reddettiği için direndiğini söyledi. 100 gündür sürdürdüğü direnişin aynı zamanda bir mücadele çağrısı olduğunu ifade etti. Kobatan’ın konuşması, “Bu dava, bu direniş tüm işçi sınıfının sorumluluğundadır. Direnişin kaznılması da yine işçi sınıfının göstereceği birlik, dayanışma ve mücadeleye bağlıdır.
Son olarak tekrar tüm işçileri bu sömürü düzenine karşı çıkmaya, mücadele etmeye çağırıyorum. Bugün benim sürdürdüğüm ve diğer tüm süren direnişlere desteğe, bu yakılan ateşi büyütmeye çağırıyorum.”
sözleriyle son buldu.

EKK: “İşçi kadınlar boyun eğmeye değil, mücadeleye!”
Kobatan’ın konuşmasının ardından, Esenyurt İşçi Platformu şiir topluluğu şiir dinletisi sundu. Şiir dinletisini, Direniş Platformu adına yapılan konuşma izledi. Konuşmada, direnişlerin birleştirilmesi gerektiği belirtildi ve diğer güçlere platform olarak yapılan eylemlere güç verme çağrısı yapıldı. Emekçi Kadın Komisyonları (EKK) adına yapılan konuşmada ise Gülistan Kobatan’ın, 100 gündür sürdürdüğü direnişte yalnız olmadığı ve her türden sömürüye, baskıya uğrayan işçi ve emekçi kadınların sesi olduğu söylendi.
Emekçi Kadın Komisyonları (EKK) adına yapılan konuşmada ise şunlar söylendi:
“Direnişinle sadece Entes’teki sömürüye değil fakat emeği gaspedilen yüzlerce kadını temsil ediyorsun. Bugün sindirilen, şiddet ve tacize uğrayan, alınteri sömürülen, aşağılanan ve baskılara mağruz bırakılan işçi kadınlara öncülük ediyorsun.
Ve 100. gününde, 100 gündür güneşli geçen her gün gibi, güneşe doğru ilerleyen bu yolculukta yalnız değilsin. Bir tarih yazıyor sindirilen, ezilen kadınlar yüzyıllardır. Mirabel kardeşler, Claralar, Zilanlar, Emineler, Haticeler, Gülerler... ve fabrika yangınlarında yitirdiğimiz Ayşeler.. ve adını sayamadığımız milyonlarca ama milyonlarca kadın.

Bu tarihe eklenen her direniş, her mevzi büyütüyor mücadeleyi. Bir çocuk büyütür gibi, besler gibi büyütüyor emekçi kadınlar umudu ve geleceği. Ve bu geleceği sömürüsüz bir dünyanın mayalanmasında görenler, özgürleşiyor ve çelikleşiyor. Bizler de bugün seninle birlikte işçi kadınları boyun eğmeye değil, başkaldırmaya çağırıyoruz.

Emekçi Kadın Komisyonları olarak direnişini ve mücadeleni selamlıyor, patronlara korku salan yüreğinin ve bilincinin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.”
Ardından Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) adına bir konuşma yapıldı. Yapılan konuşmada, Kobatan’ın bulunduğu yerde bir direniş mevzisi yarattığı belirtilerek direnişinin bu alanı aştığı ifade edildi. Aynı sömürü düzeninde yaşayan işçi ve emekçilere direnişin bir mesaj verdiği belirtilerek bu mesajın aynı zamanda bizzat patronlara da verildiği ifade edildi.
Konuşmanın devamında şunlar söylendi:
“Bu direnişin sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için olduğunu biliyorlar. Tek başına bir kadın işçi de olsak, sizin korkularınızı büyüteceğiz. Uykularını kaçıracağız.”

Etkinlikte Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) adına da bir konuşma yapıldı. Konuşmada, emperyalizmin krizinin bedelinin işçi ve emekçilere ödetildiği belirtilerek Gülistan Kobatan’ın örgütlü kimliğinden kaynaklı işten atıldığı ifade edildi. Konuşmada ayrıca, tek başına örgütlü mücadelenin yeterli olmadığı, buradaki yaşanan mücadelenin kıvılcımının başka yerlere yayılması gerektiği ve toplumsal bir mücadeleye çevrilmesi gerektiği vurgulandı. Ardından, DHF şiir topluluğu bir şiir dinletisi sundu.
****l İşçileri Kurultayı Hazırlık Komitesi adına yapılan konuşmada ise kurultayın amaç ve hedeflerinden söz edildi. Kurultaya katılım çağrısının da yapıldığı konuşmanın devamında baskı ve sömürü sistemini yıkma çağrısı yapıldı.
Program, Esenyurt İşçi Kültür Evi Müzik topluluğunun söylediği türkü ve marşlarla devam etti. Hep birlikte söylenen marşlar eşliğinde halaylar çekildi.

Petrol-İş Kadın Dergisi Editörü Necla Akgökçe de etkinliğe katılarak destek verdi. Akgökçe etkinlikte yaptığı konuşmada, kriz dönemlerinde kadın işçilerin öncelikle kapı dışarı edildiklerini söyledi. Bu nedenle kadınların krizden daha çok etkilendiklerini ifade etti. Petrol-İş olarak, Gülistan Kobatan’ın her zaman yanında olduklarını belirtti.
Etkinliğe ATV-Sabah işçileri ve Sinter işçileri de katıldı. Yapılan konuşmaların ardından etkinlik son buldu. Etkinlik boyunca, “Entes işçisi yanlı değildir!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!”, “Kahrolsun sermaye düzeni!”, “Kadın erkek elele örgütlü mücadeleye!”, “Direnen kadınlar yol gösteriyor!”, “İşgal, grev, direniş!” , “Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!” sloganları atıldı.
Dudullu OSB önünde basın açıklaması

Etkinliğin ardından, Entes patronunun da yönetim kurulunda olduğu, Dudullu Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapıldı.
Sloganlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüşün ardından OSİM-DER adına yapılan açıklamada, Entes direnişinin ve Entes işçisi Gülistan Kobatan’ın sonuna kadar yanında olunacağı söylendi. Dudullu Organize Sanayi patronlarının birçok hak gaspına başvurduğunun belirtildiği açıklamada bölgedeki işçi ve emekçilere mücadele çağrısı yapıldı.
Sinter ****l direnişiyle dayanışma
Basın açıklamasının ardından sloganlarla yürünerek, Sinter işçilerine ziyaret gerçekleştirildi. Direniş yerinde, BDSP ve DHF adına konuşmalar yapıldı. ****l İşçileri Kurultayı Hazırlık Komitesi adına da bir konuşma yapılarak Sinter işçilerine kurultaya katılım çağrısı yapıldı. ****l işçileri olarak, kurultaya güç vermeleri istendi. Yapılan konuşmaların ardından, şiir dinletileri ile ziyaret son buldu.

Ziyaret boyunca “Sinter işçisi yalnız değildir!”, “Entes işçisi yalnız değildir!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Direne direne kazanacağız!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!” sloganları atıldı.
Kızıl Bayrak / İstanbul


Entes direnişçisi Gülistan Kobatan’ın direnişin 100. günündeki etkinlikte yaptığı konuşma:

Direnişim, mücadeleye katılma çağrısıdır!

Ben Entes Elektronik A.Ş. şirketinde işçi olarak çalışırken 13 Mayıs 2009 tarihinde işten çıkarıldım. İşten çıkarılma sebebi olarak kriz dendi. “Yaramazlık yapıyormuşsun” dendi. Ve kapının önüne kondum. “Yaramazlık yapıyormuşsun” dendiğinde anladım ki örgütlü olarak mücadele eden bir işçi olduğumu öğrenmişler. Fakat bir şeyi unutmuşlar. Benim işten çıkarılmaya karşı da mücadele edeceğimi. Krizin faturasının işçilere ödetilmesini reddettiğim için direnişe başladım. Ve 100 gündür onurum ve ekmeğim için direniyorum.

Hepimiz de biliyoruz ki, bu krizi yaratan işçiler ve emekçiler değil. Biz yıllarca sadece çalıştık. Bize verilen parayla hayatımızı sürdürmeye çalıştık. Patronlar ise sürekli olarak çalışma şartlarımızı insanı tüketen, köleleştiren duruma getirdiler. Bununla birlikte yaşam koşullarımız iyice zorlaştı. Ve bu yapılanlar patronların daha çok sermaye yapması içindi. Bizleri daha çok kar elde etmek için bir makine parçası gibi kullanıyorlar. Şimdi de aşırı üretim yapmalarının da sonucu olan krizi, bizlere fatura ediyorlar. Bizleri işten atıyorlar. İşte bu kabul edilebilir bir durum değil. İşçilerin hiçbir katkısı olmayan, kendi yarattıkları krizin bedelinin işçilere fatura edilmesi kabul edilemez. Ben de kabul etmiyorum. Ve direniyorum.

Bu krizle birlikte 100 binlerce işçi işsiz kaldı. Hemen her gün her şeye zam üstüne zam yapılıyor. Alım gücümüz gittikçe yok denecek kadar az bir düzeye düşüyor. Devletin kendi verdiği rakama göre açlık sınırı 800 TL. Oysa aynı devlet asgari ücreti 496 TL yapıyor. İşsizlik ödeneği bir ev kirasını bile karşılamıyor. İşsizlik fonunda biriken para işçiye değil, patrona veriliyor. Bunlar da yetmiyor kiralık işçi büroları açılmak isteniyor. Yani biz sessiz durdukça bu sermaye sistemi saldırdıkça saldırıyor. Patronuyla, sermaye devletiyle biz işçilere onca emeğimiz karşılığında reva gördükleri haksızlıktır. Ben bu durumu kabul etmiyorum ve direniyorum.
Patronların daha çok kar elde etmek, daha çok sermaye yapmak hırslarına göre işleyen bu kapitalist düzenin, biz işsiz kalınca ne hale düşeceğimiz umurlarında değil. Her şeyin paraya göre işlediği bu düzende parasız kalmak açlık, yoksulluk, ölüm demektir. İşsiz kalmak çöplerde ekmek toplamak, yiyecek aramaktır. İlkokula giden çocukların sokaklarda su satması, mendil satmasıdır. Fuhuşun, hırsızlığın, esrarın hayatı yozlaştırmasıdır. Çocuğu hastalanan bir işçinin kapı kapı hastane dolaşması demektir. Ve ben bugün bunları kabul etmediğim için direniyorum.
Bizlerin hak etmediği bu hayata kolayından sürüklenmemizin, patronların ve sermaye devletinin bu kadar kolay bizi köleleştirmesi yine bizim örgütsüz, dağınık ve tepkisiz olmamızdan kaynaklanıyor. Artık bu duruma dur demeliyiz. İşçi sınıfının mücadele tarihinde bizlere gösterilen yoldan yürümeliyiz. Direnmeliyiz, mücadele etmeliyiz. İşte ben de sadece bize gösterilen, kazanmak için başka çaremizin olmadığı yoldan yürüyorum. DİRENİYORUM. Bir kadın işçi olarak, tek başıma direniyorum.

Biliyorum ki insanca yaşayabileceğimiz bir hayatı kendi ellerimizle kurabiliriz. Bu hayatı kurabilmek için de artık bu haksızlıklara dur demeliyiz. Mücadele etmeliyiz. Aslında benim yaptığım ayrıca bir mücadele çağrısıdır. Benim direnişim mücadeleye katılma çağrısıdır. Hepimizin istediği sömürüsüz bir dünya ancak bu yoldan gidersek mümkün olacak.

Bu bayrağı işçi sınıfı için, insanlık için direnen mücadele eden Denizler’den, Habipler’den, Emine Ablalar’dan aldım. Direnen tüm işçilerden aldım. Ve benden sonrakilere şanıyla devredeceğim.

Bu dava bu direniş tüm işçi sınıfının sorumluluğundadır. Kazanması da yine işçi sınıfının göstereceği birlik, dayanışma ve mücadelesine bağlıdır.

Son olarak tekrar tüm işçileri bu sömürü düzenine karşı çıkmaya, mücadele etmeye çağırıyorum. Bugün benim sürdürdüğüm ve diğer tüm süren direnişlere desteğe bu yakılan ateşi büyütmeye çağırıyorum.

Bugün buraya gelen tüm emek dostlarına katıldıkları için de teşekkür ediyorum.

Zafer direnen emekçinin olacaktır!
Yaşasın sınıf dayanışması!”
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-22-2009)
Alt 08-22-2009, 03:48 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Entes direnişinin 100. gününde direnişçi Gülistan Kobatan’la konuştuk...



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
“Dünyayı üreten biz isek değiştiren de biz olmalıyız!”


- Entes direnişi 100. gününde kararlılıkla sürüyor. Direniş sürecini bize kısaca anlatır mısın?
Gülistan Kobatan: 13 Mayıs’ta kriz gerekçesiyle işten atıldım. Tek sebep kriz de değildi. Asıl sebep bölgede çalışma yürüten OSB-İMES İşçileri Derneği’nde örgütlü olmamdı. “Seni bu yüzden çıkartıyoruz” demeseler de “çok çalışkan bir kızımızsın, ama yaramazlık yapıyorsun” gibi sözlerle imalarda bulundular. İşten çıkartıldığımda ve haklarımı istediğimde “yasalara göre bu mümkün değil” diyen patron uşaklarının, direnişe başlayacağımı duydukları zaman yaptıkları ilk iş tazminatımı yatırmak oldu. Orada bir kez daha sermayenin ikiyüzlülüğünü gördüm. Entes Elektronik’te her geçen gün işçiler atılmaktaydı. Her patron gibi Entes patronu da krizi fırsata çevirdi. Faturayı bizim omuzlarımıza yükledi. Ben işten atılan birçok işçi gibi sessiz kalmayı değil, sınıf bilincimle krizin faturasını ödemeyi reddederek direniş yolunu seçtim.
- Entes direnişinin tüm işçi sınıfına verdiği mesaj nedir?
- Kadın olarak, özellikle de tek başına direnen bir kadın işçi olarak verdiğim en büyük mesaj, işçilere kurtuluşun direnişten geçtiğini göstermektir.
Ayrıca tek başımıza bile patronları huzursuz edebiliyorsak, birlik olduğumuzda işçi sınıfının neler yapabileceği de görülmüştür. Biz bugün birçok hakka sahipsek bu geçmişte verilen bedeller sayesindedir. O yüzden haklarımız için mücadele edip var olan haklarımızın birer birer gasp edilmesine göz yummamalıyız.
- 100 gün içerisinde emekten yana muhalif kesim direnişe sahip çıktı mı?
- Sahip çıkanlar var ama yeterli değil, birçok kurum ise örgütlü olmamdan kaynaklı bırak sahiplenmeyi görmezden geliyor. Ben örgütlü bir işçiyim, işçi sınıfı için mücadele ediyorum. Tüm sınıf bilinçli insanların sadece Entes direnişini değil, bütün direniş ve grevdeki işçileri sahiplenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Entes patronunun Elektrik Mühendisleri Odası’nın bir dönem başkanlığını yapmış olması ve şu anda ise, hem EMO’da görev alması hem de Dudullu OSB’nin yönetim kurulunda olması dikkat çekicidir. Bakıldığında diğer direnişleri sahiplenen EMO, Entes direnişine aynı desteği göstermiyor. Bir diğer rahatsız eden nokta ise, yine Dudullu OSB’de direnişte olan Sinter ****l Fabrikası’nın örgütlü olduğu Birleşik ****l İş Sendikası’nın, Entes ****l iş koluna girmesine rağmen direnişe hiçbir destekte bulunmamasıdır. Benim üyesi olduğum OSİM-DER direniş başladığı günden itibaren etkin bir propaganda, ajitasyon çalışması yürüterek Entes direnişini özellikle bölge işçi ve emekçilerine ulaştırmaya çalıştı. İzmir’de başlatılan Entes direnişiyle dayanışma kampanyası da oldukça anlamlı. Onun haricinde direniş sürecinde temsili ziyaretler gerçekleştirildi.
- Son olarak bizimle paylaşmak istediğiniz nelerdir?
- Direnişin bir okul olduğunu söylemişlerdir. Benim için eğitim süreci olduğunu ve bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Bana kattıkları dışında esas önemlisi Entes işçisine ve bölgedeki diğer işçilere ne kattığıdır? Asıl önemli olan niye direndiğimi ve amacımın ne olduğunu tam anlamıyla anlatmış olmamdır. Bunun için OSİM-DER ile birlikte gereken çabayı gösterdiğimizi düşünüyorum. Korkutma çabalarına rağmen işçilerin yanıma gelip “destekliyoruz” demeleri anlamlıdır. Ama en büyük cevabın içeride bir örgütlülük yaratmak olduğunu biliyoruz. Bunun için değişik adımlar attık, atmaya devam edeceğiz. Entes patronunun 100 gündür işçi atmıyor olması, her yere kamera yerleştiriyor olması, direniş başladığı ilk günler yanıma gelip sınıf kinini kusması tam anlamıyla sermaye sınıfının biz işçi ve emekçilerin örgütlülüğünden ne kadar korktuğunu göstermektedir.
Bana göre bu direnişin kazanımı fabrikaya girip girmemek ya da tazminat alıp almamak değildir. İşçileri sermaye sınıfına karşı mücadele etmek noktasında bir adım ileri taşıyabiliyorsam, yaşamın neresinde durduğunu, ne anlam ifade ettiğini tartıştırabiliyorsam benim için asıl kazanım budur. Bugün tekil direnişlerle sermayeye cevap versek bile asıl amacımız sömürüyü ve sömürüyü yaratan sistemi ortadan kaldırmaktır. Bugün yaşamın her alanında sorunlar yaratan, insanı insanlıktan çıkaran, bireyselleştiren, yer yer mezhepsel, dinsel ayrımlara başvurarak işçi ve emekçi çocuklarını bir birine düşüren tam da bu sistemin kendisidir. Bugün Güler Zereler’i ölüme mahkûm eden bir sistem, işsizlik fonundaki paraları patron denen asalaklara peşkeş çektiriyorsa, hastane kapılarında işçi ve emekçi çocuklarını ölüme terk edip zengin adamın parmağı kesildi diye özel uçak tutuyorsa, tersanelerde güvenlik önlemi almayıp yüzlerce işçiyi öldürüyorsa, biz de insan olarak bu yaşananlara duyarsız kalmamak için mücadele etmek zorundayız.
Kızıl Bayrak / Ümraniye
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-22-2009)
Alt 08-22-2009, 03:48 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Entes direnişiyle dayanışma mesajlarından...



Boyun eğmeye değil, mücadeleye!

Azgın sömürü koşullarının ve insanca yaşama düşman olan kapitalizmin ortasında direnen, fabrikalarda, atölyelerde tekstil ve ****l tozlarının gözleri kapatmaya, beyinleri bulandırmaya çalıştığı sırada yaşamı yeniden ve yeniden üreten, devrimci-işçi kadınlar şahsında, Gülistan Kobatan’a...
Direnişinle sadece Entes’te değil tüm dünyada emeği gaspedilen milyonlarca kadını temsil ediyorsun. Bugün sindirilen, şiddet ve tacize uğrayan, alınteri sömürülen, aşağılanan ve baskılara maruz bırakılan işçi kadınlara öncülük ediyorsun.
Ve 100. gününde, güneşe doğu ilerleyen bu yolculukta yalnız değilsin. Bir tarih yazıyor sindirilen, ezilen kadınlar yüzyıllardır. Mirabel Kardeşler, Claralar, Zilanlar, Emineler, Haticeler, Gülerler... ve fabrika yangınlarında yitirdiğimiz Ayşeler.. ve adını sayamadığımız milyonlarca ama milyonlarca kadın.
Bu tarihe eklenen her direniş her mevzi büyütüyor mücadeleyi. Bir çocuk büyütür gibi, besler gibi büyütüyor emekçi kadınlar umudu ve geleceği. Ve bu geleceği sömürüsüz bir dünyanın mayalanmasında görenler, özgürleşiyor ve çelikleşiyor. Bizler de bugün seninle birlikte işçi kadınları boyun eğmeye değil, başkaldırmaya
 çağırıyoruz.
Emekçi Kadın Komisyonları olarak direnişini ve mücadeleni selamlıyor, patronlara korku salan yüreğinin ve bilincinin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.
Emekçi Kadın Komisyonları
Entes direnişini selamlıyoruz!


Gülistan Kobatan'ın soluksuz olarak sürdürdüğü onurlu direnişini selamlıyoruz. Entes Elektronik’te çalışırken 13 Mayıs 2009 tarihinde kriz bahanesiyle işten atılan, 14 Mayıs günü fabrika önünde gerçekleştirilen eylemle direnişe başlayan Entes işçisi Gülistan Kobatan, direnişinin 100. gününü geride bırakmış bulunuyor.
Direnişte geçirdiği 100 gün boyunca sadece İstanbul çapında süren grev ve direnişlerle değil devam eden tüm direniş ve grevleri sahiplenen Kobatan'ın haklı direnişini selamlıyoruz.
Sınıf olarak aynı kararlılık, bilinç ve örgütlülükle hareket ettiğimiz zaman kendi geleceğimizi ellerimize alabileceğiz.
Dün Emine Arslan'ın bugün Gülistan Kobatan'ın direnişinden bunu öğreniyoruz. Daha fazla Gülistanlar ve Emine Arslanlar yarattığımız zaman sınıf olarak direnişçilerimizle birleştiğimiz zaman; kan emiciler bizlerden korksunlar.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Yaşasın işçi sınıfının örgütlü sınıf mücadelesi!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!

MLPD Seçim İnisiyatifi / Stuttgart
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-22-2009)
Alt 08-22-2009, 03:49 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Asemat grevcilerinden eylem, Asil Çelik'te açlık grevi...



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Asemat ve Asil Çelik işçileri grev kararlılıklarını haykırdı


(20.08.09) - Bursa’da DİSK’e bağlı Birleşik ****l-İş Sendikası’nda örgütlü Asemat işçileri 31 Aralık 2008 tarihinde, Asil Çelik işçileri ise 30 Ocak 2009 tarihinde toplu sözleşme sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle greve çıkmışlardı.
Bir süredir sessiz bir bekleyiş eşliğinde devam eden iki grev sessizliklerini bozarak eylemlere başladı. Asil Çelik ve Asemat işçileri bugün seslerini bir kez daha yükselttiler.
Grevdeki Asemat işçilerinden yürüyüş

233 gündür devam eden Asemat grevinde bir süredir sıkıntılar yaşanıyordu. Bunun üzerine grev komitesinin aldığı kararla fabrika önünde eylemlerin yapılması ve üretime devam etmek için içeri girenlerin engelleneceği duyuruldu.
Alınan bu karar çerçevesinde 20 Ağustos günü fabrika önünde bir eylem gerçekleştirildi. Saat 07.00’de OSB içindeki cami önünde toplanılmaya başlandı. İşçilerden ve desteğe gelenlerden oluşan yaklaşık 45 kişi buradan fabrika önüne doğru tek sıra halinde yürüyüşe geçti.
Ellerinde “Sözleşme hakkımız söke söke alırız”, “Krizin bedelini ödemeyeceğiz”, “Emekçi işine sahip çık”, “İşine aşına sendikana sahip çık”, “İşçi kardeşlerimiz, yerimizde değil yanımızda ol” dövizleriyle yürüyen kitle, “Asemat işçisi yalnız değildir!”, “Asemat işçisi direnişin simgesi!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “İnadına sendika inadına DİSK!” sloganlarını attı.
Fabrika önüne gelindiğinde üretime devam eden işçilerin içeri girdikleri gözlemlenirken grevci işçilere Birleşik ****l-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Ayhan Ekinci seslendi.
Ekinci’nin grevin gidişatı hakkında yaptığı bilgilendirmenin ardından fabrika önünde oturma eylemi yapıldı ve bekleyişe başlandı. Bekleyiş süresince Grammer’den atılan BMİS üyesi işçiler ve yine BMİS’in örgütlü olduğu Prysmian’dan işçiler de desteğe geldiler. Böylelikle sayı 80’e ulaşmış oldu.
Halaylarla devam eden bekleyişin sonunda Birleşik ****l-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ve BMİS Genel Sekreteri Selçuk Göktaş fabrika önüne geldiler. Burada Adnan Serdaroğlu bir açıklama yaptı.
Serdaroğlu konuşmasına direnen işçileri selamlayarak başladı. Selamlama “Direne direne kazanacağız!” ve “Zafer direnen işçilerin olacak!” sloganlarıyla karşılandı. Asemat’ta utanç verici görüntüler yaşandığını belirterek işverenin yasadışı üretim yaptığını söyleyen Serdaroğlu, işçilerin anayasaya güvenerek greve çıktıklarını, fakat yetkililere defalarca bildirmelerine rağmen bu yasadışı üretimi durdurmaya “kimsenin gücünün yetmediğini” belirtti. Serdaroğlu,“Garibanların sırtında boza pişiren devlet, sermayeye niye güç geçiremiyor?” dedi.
Bir geceyarısı teklifiyle çıkarılan Özel İstihdam Büroları’nı teşhir eden ve hükümetin Kürt açılımı gibi çeşitli konuları gündeme getirirken işçilere dair hiçbir açılım yapmadığını belirten Serdaroğlu, “Bu ülkede demokrasi yok” diyerek sözlerini noktaladı.
Asil Çelik işçileri açlık grevine başladı

203 gündür devam eden Asil Çelik grevi de yeni eylemlerle devam ediyor. BMİS Genel Merkez yöneticilerinin katılımıyla fabrika önünde toplanan işçiler grev ve direniş iradesini bir kez daha gösterdiler.
Saat 15.00’te fabrika önünde toplanan yaklaşık 100 işçiye seslenen BMİS Genel Başkanı Adnan Seradroğlu Türk ****l’e yüklendi. Serdaroğlu, son dönemde 25 bin Türk ****l üyesi işçinin işten çıkarıldığını fakat sendikanın hiçbiri için dava bile açmadığını belirtti.
Serdaroğlu’nun yaptığı konuşmanın ağırlığı ise Asil Çelik’e yönelikti. Bu fabrikanın en büyük handikabının iki sermaye grubunun gelecek planlaması yapamaması olduğunu belirterek işverenlerden birinin “iyi polisi” diğerininse “kötü polisi” oynadığını söyledi. Bununla beraber Asil Çelik’in kamulaştırılması gerektiğini de ifade etti.
Bazı işçilerin gönderdiği ve olumsuz ifadeler bulunan e-mailler olduğunu belirten Serdaroğlu işçilere sendikalarının ve yöneticilerinin kıymetini bilmeleri yönünde salık verdi. “Beni beğenmiyorsanız ilk genel kurulda indirin. Şubenizi ve temsilcilerinizi beğenmiyorsanız ilk seçimlerde değiştirin” diyerek sendika içi demokrasinin hiçbir yerde BMİS’te olduğu gibi olmadığını iddia etti.
Son olarak, grev bitene kadar “Asil Çelik kamulaştırılsın, işverenden hesap sorulsun” talebiyle fabrika önünde açlık grevine başladığını belirten Serdaroğlu işçilere “Yüreğinizi benim yüreğimin yanına koyarak benimle beraber direnmeye var mısınız?” diye sordu. İşçilerin hep bir ağızdan “Varız” demesinin ardından, bu saat itibariyle açlık grevine başladıklarını ve gece gündüz fabrika önünde bekleyeceklerini belirtti. Ramazan ayı vesilesiyle yapılacak dini ibadetlerinin yanında daha önemli olarak “sınıf ibadeti” yapacaklarını belirttikten sonra başka yerlerde çalışan ve çalışmayan tüm grevci işçilerin fabrika önüne çağırılmasını istedi.
Serdaroğlu’nun yaptığı açıklamanın ardından fabrika önündeki bekleyiş ve açlık grevi başlamış oldu. Bu sırada birçok işçi kafalarındaki soru işaretlerini bizzat genel başkanlarına sorma imkanı buldu. İşçiler Serdaroğlu’na; “Siz dik durun biz sonuna kadar arkanızdayız” mesajını verdiler.
İlk gün asılan grev pankartının altına bugün de “Asil Çelik kamulaştırılsın” yazılı bir pankart daha asıldı.
Yarın saat 11.00’de fabrika önünde DİSK’in de katılımıyla yapılacak olan basın açıklamasına çağrı yapıldı.
Kızıl Bayrak / Bursa
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-22-2009)
Alt 08-22-2009, 04:04 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

İşçi grevleri dalga dalga yayılıyor

İSTANBUL (22.08.2009)- İşçi sınıfının ekonomik kriz uygulamalarına isyanı dünyaya yayılıyor. İnsanca çalışma ve yaşam koşulları isteyen işçiler, grev bayrağını yükseltiyor. İskoçya, İngiltere, İrlanda, Sırbistan, Polanya ve Mısır'da işçi eylemleri dalga dalga büyüyor.
İskoçya
İskoçya'nın Aberdeen kentinde otobüs şoförleri ücret hakları için grevde. İlk Otobüs için çalışan şoförler ve işçiler, toplu sözleşme görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine, 18 Ağustos'ta greve başladı. Şoförler, temizlik ve bakım görevlileri, Haziran ayında da 24 saatlik grev yapmış, iş yavaşlatma ve durdurma eylemleri gerçekleştirmişti.
İngiltere
Liverpool'da John Lennon Havaalanı'nda yaklaşık 150 işçinin son dakika görüşmelerinden sonuç çıkmaması durumunda greve gitmesi bekleniyor. Servisair için çalışan bagaj görevlileri ve yer hizmetlileri, taleplerinin karşılanmasını istedi, iş bırakma uyarısında bulundu.
Manchester Havaalanında da yaklaşık 300 işçi, grev oylaması yaptı. Grevin, temizlik, yakıt ikmali ve bagaj departmanlarını kapsaması bekleniyor. Greve yaz sezonunun en yoğun dönemine denk gelecek. Sendika; düşük maaş alan işçilerinin ücretlerinin iyileştirilmesini talep ediyor.
İrlanda
Cork ketinde bir süpermarkette 15 işçi, işten çıkarmalara karşı 13 Ağustos'ta oturma eylemi başlattı. İşçiler, tazminatlarında iyileştirmeye gidilmesini ya da başka bir işe alınmalarını talep ediyor. Şirketin iki kentteki alışveriş merkezlerinde 25'den fazla işyerinin kapatılması planlanıyor.
Sırbistan
Belgrad'da otomotiv şirketi Zastava'da çalışan yüzlerce işçi, 18 Ağustos'ta Privatisation Acentası önünde eylem yaptı. İşçiler, “Amacımız, fabrikanın kapatılmasını önlemek. Özelleştirme oyunlarıyla kapatılan diğer fabrikalardaki binlerce işçi gibi. Grev, patronların hakkımız olanı bize ödemesi talebiyle başladı. Fakat şimdi özelleştirmeyi engellemekte ve üretimi yeniden başlatmakta kararlıyız” dedi. İşçiler, ekonomik kriz bahanesiyle fabrikanın kapatılmak istenmesine karşı 6 hafta önce greve başlamıştı.
Polonya
Polonya'da Radom Hastanesi işçilerinin grevi sona erdi. Sendika ile patron arasında yapılan görüşmelerde patron geri adım attı, talepleri kabul etti. 11 gün süren grev, 16 Ağustos'ta sonlandırıldı.
Mısır
Kahire Toplu Taşıma Araçları şirketinde çalışan yaklaşık 10 bin işçi, düşük ücretleri protesto etti. İşçiler, 1984 yılından bu yana ücretlerinin arttırılmadığını belirtti. İşçiler, 19 garajın 11'inde greve gitmek için hazırlıklara başladı. Mısır Ekonomik ve Sosyal Haklar Merkezi'nden Khaled Aly, polisin grevi engelleme çabalarının başarısız olduğunu söyledi.



ATILIM
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-25-2009)
Alt 08-22-2009, 04:05 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Eti grevi kazanımla sona erdi

ESKİŞEHİR (22.08.29)- Eti Gıda San. ve Tic. A.Ş'de, toplu sözleşme anlaşmazlığı nedeniyle Tek Gıda-İş üyesi işçilerinin başlattığı grev, dün gece 9. gününde sona erdi. Sendikadan yapılan açıklamada, işçi ücretlerine ortalama yüzde 11,6 oranında zam yapılacağı belirtildi.
Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkezi'nden yapılan açıklama ile Eti Gıda'da süren grevin sone erdiği bildirildi. Sendika ile patronlar arasında dün akşam yapılan görüşme, geç saatlerde anlaşma ile sona erdi.
Sendika anlaşmayı şu şekilde açıkladı:
- Toplu sözleşmenin ilk 6. ayında işyerinde çalışan üyelerin 2008 yıl sonu itibariyle almakta oldukları ücretlerine ortalama yüzde 11,6 oranında zam yapılacak.
- Sosyal yardımlarda ise çalışan üyeler açısından yüzde 17'leri aşan oranlarda artış sağlanacak.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-25-2009)
Alt 08-23-2009, 07:03 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Entes’ten mücadele çağrısı



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
(23.08.09) – Entes’te gerçekleştirilen 100. gün etkinliğinde, direnişinin tek başına Entes’le sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir mücadele ve örgütlenme çağrısı olduğunu vurgulayan Gülistan Kobatan, coşkulu geçen etkinliğin ardından direniş güncesiyle sesleniyor.
Entes’teki 100. gün etkinliğini anlatan Entes işçisi, ATV-Sabah grevcilerinin gerçekleştirdiği dayanışma gecesinin ardından direnişiyle gösterdikleri dayanışma için teşekkürlerini sunuyor.
Gülistan Kobatan’ın krizin faturasını ödememe kararlılığıyla başlattığı direnişi direnişin sadece fabrika önünde olmadığını, işçi sınıfının ve emekçilerin öncülerinin de düzenin saldırılarına karşı verdiği mücadelenin yanında olması anlamında farklı bir anlam taşıyor. Bu çerçevede 22 ağustos gecesi “Güler Zere’ye Özgürlük Nöbeti”ne katılan Gülistan Kobatan’ın çağrısı devrimci tutsaklarla dayanışma çağrısı taşıyor.
100. gün….

Haftalar önce çalışmasına başladığımız 100. gün etkinliği gelip çatmıştı. Direnişte 100 gün geçmesine rağmen heyecan doruktaydı. Kolluk güçleri tünemişti yine fabrika etrafına. Korku mu? Neden korkacakmışım? Davamın haklı olduğunu biliyorken mi? Asıl onlar korkmalı. İşçiler artık sessiz çığlıklarında boğulmuyor. Tek tük de olsa ben buradayım diyor. Ben yavaş yavaş gücümün farkına varıyorum diyor. Er geç sen de bu gücü göreceksin.
Etkinlik İMES A kapısından sloganlar eşliğinde yürüyüşle başladı. Yürüyüş başladığı sırada polis 4 -5 defa direniş yerine gelerek “Basın açıklaması nerede yapılacak? Kim yapacak? Basın metni var mı? Alabilir miyiz?” gibi sorular sordu. 4 sivil, 4 resmi oto, 1 akrep ve bir otobüs dolusu çevik polis bir kez daha ne kadar korktuklarını gösterdiler. Etkinliğe DHF, EKK, BDSP, OSİM-DER, ****l İşçileri Kurultayı Hazırlık Komitesi, Direniş Platformu, Atv-Sabah grevcileri, Sinter ****l işçileri ve Petrol-İş Kadın Dergisi Editörü Necla Akgökçe de katıldı.
Konuşmaların ardından şiir ve müzik dinletisi yapıldı. DHF ve Esenyurt İşçi Kültür Evi şiir ve müzikle programa destek sundular. Etkinliğe Entes ve çevredeki işçilerin oldukça yoğun ilgisi vardı. Etkinliğin ardından gür sloganlarımızla ilk önce OSB müdürlüğü önüne giderek basın açıklaması gerçekleştirdik daha sonra Sinter ****l işçilerini ziyaret ettik. Orada kısa sohbet gerçekleştirdik. Kitlenin dağılması üzerine Atv-Sabah işçileri ile Entes fabrikası önüne gittik. Benimle birlikte 2-3 saat direniş yerinde bekleyen Atv-Sabah grevcileri ile güzel sohbetler gerçekleştirdik. Bildiğiniz üzere Atv-Sabah grevcileri geçtiğimiz günlerde bir dayanışma gecesi düzenlemişti. Bu geceden toplanan paranın bir kısmını zarf içinde vererek Entes direnişine ayırdıklarını söylediler. Buradan bir kez daha Atv-Sabah grevcilerine ve 100. günde beni yalnız bırakmayan emek dostlarına teşekkür ediyorum.
Entes direnişi ile dayanışma güncesinden;
“Gençlerimizi, emeklilerimizi, işçilerimizi açlığa yoksulluğa mahkûm eden iktidarların “gemicikleri”, kadınlarının elmas, yakut yüzükleri var. Emekçinin yiyecek ekmeği yok. Allah’ınızdan bulun demiyorum. Sonunuz geliyor!” (Bir Emekli)
101. gün….

Geçen hafta kararlaştırdığımız gibi Red Kültür Merkezi’nde söyleşi gerçekleştirdik. Halkalı Kağıt işçileri, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri de oradaydı. Halkalı Kağıt işçilerinin grevi sonlandırması üzerine grevin nasıl sonuçlandığına ilişkin bilgi alışında bulunduk. 2009 yılında 25 lira 2010 yılında 90 liraya anlaşıldığını söylediler. Onun haricinde diğer sosyal haklara yönelik daha öncesinden de patronla anlaştıklarını dile getirdiler. Bundan sonra direnişteki işçilerle dayanışmaya önem vereceklerini, bu grevden kazanılan en önemli şeyin birlikte hareket etmek olduğunu söylediler. Onun dışında ben Entes direnişine yönelik gelinen süreci, 100 günün nasıl geride bırakıldığını ve Entes işçisi için ne yapmayı düşündüğümü anlattım. Direniş ve grevlerin işçi havzalarında yeteri kadar işlenilmediği konuşuldu. Bunun da göstergesi olarak birçok işçinin grev ve direnişlerden bihaber olması ortaya kondu. Söyleşinin ardından Atv-Sabah grevcilerinin başlattığı ve gelinen noktada diğer direnişleri de kapsayan Cumartesi eylemine katıldık.
Atv-Sabah grevcileri sendikaya karşı tutum aldıklarını ve o yüzden bu haftaki eyleme önlüksüz katıldıklarını ilan ettiler. Eylemlere devam edeceklerini de söylediler. Direniş platformu olarak yapacağımız forumun duyurusu da yapılmış oldu.
Eylemin ardından çoktandır gitmek istediğim fakat vakit bulamadığım Güler Zere’ye özgürlük nöbetine katıldım. Sonuçta ona yapılan yarın bizde yapılabilir. Buna sadece Güler Zere’ye yapılan saldırı olarak değil tüm devrimcilere yapılan bir saldırı olarak bakmak gerekiyor. Ne acıdır ki birçok kurum hala bunun farkında değil. Nöbete İvme Dergisi’nden ve anarşistlerden de katılanlar vardı. Gece boyunca güzel sohbetler gerçekleştirdik. Yer yer kalabalıklaşan bir nöbet gerçekleştirdik. Güler Zere için başlatılan imza kampanyasına katıldım. Nöbetin devralınmasının ardından nöbet yerindekilerle vedalaşıp oradan ayrıldık.
Entes direnişiyle dayanışma güncesinden;
“Yaşamın içinde direniş “tek” ya da “çok”... Direniş, yaşamaktır; var olmaktır. Ya hep beraber ya hiçbirimiz! Direncin “Gülüne” selam olsun”
Entes direnişçisi
Gülistan Kobatan
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-25-2009)
Alt 08-23-2009, 07:04 PM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

ATV-Sabah'ta yürüyüş sürüyor...



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
(23.08.09) - Turkuvaz Grubu'na bağlı gazete, dergi ve televizyonda 13 Şubat 2009 tarihinde greve çıkan Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi basın emekçilerinin her Cumartesi akşamı Taksim'de yaptıkları yürüyüşlerden biri de 22 Ağustos akşamı gerçekleştirildi.
Grev yürüyüşüne katılımdaki azalma göze çarparken dün akşamki yürüyüşte direnişteki 100. gününü dolduran Entes işçisi Gülistan Kobatan, geçtiğimiz günlerde grevlerini sonlandıran Halkalı Kağıt işçileri, direnişteki Sinter ****l işçileri ile Direniş Platformu katıldı.
TGS Şube yöneticileri ve sosyalist gazete ve dergilerin çalışanlarının da yer aldığı yürüyüş saat 19.00'da Taksim Tramvay Durağı'nda başladı. Eylemi izleyen birçok kişi alkışlarla desteklerini sunarken en önde tutulan dövizlerle G-R-E-V S-Ü-R-Ü-Y-O-R" pankartı oluşturuldu.

"Örgütlü işçi yenilmezdir", "Desa'da kazandık, Desa'larda kazanacağız" ve "Örgütlü işçi yenilmezdir", "Halkalı Kağıt işçisi grev silahını kullandı Gücünü gösterdi" dövizlerinin taşındığı yürüyüşte "Grev, grev, grev!", "Yaşasın sınıf dayanışması!", "Sabah okuma suça ortak olma!", "Direne direne kazanacağız!", "Halkalı'da kazandık, Halkalı'larda kazanacağız!", "Örgütlü işçi yenilmezdir!", "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!", "Entes / Sinter işçisi yalnız değildir!", "Çalık elini sendikamdan çek!" sloganları coşkulu bir şekilde haykırıldı.

Ayrıca, "Harçlara değil, maaşlara zam!" sloganı ile harç zamları protesto edilirken, hasta tutsaklara sahip çıkmak için de "Güler Zere serbest bırakılsın!" sloganı atıldı.

Galatasaray Lisesi'ne gelindiğinde, ilk olarak Selüloz-İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı Aydın Parlakkılıç söz aldı. Geçirdikleri grev sürecini anlatan Parlakkılıç, "haklarımız için greve çıktık ve kazandık" dedi.

Ardından ATV-Sabah grevcisi Nuh Köklü bir konuşma yaptı. Köklü yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Grevimiz Direniş Platformu'nun sayesinde büyüdü ve buralara kadar geldi. Yürüyüşümüz bundan sonra da devam edecek."

Köklü'nün konuşmasının ardından, Direniş Platformu adına yapılan konuşmada da, Ekim ayında gerçekleştirilecek Forum'un duyurusu yapıldı. Forumla birlikte emekten yana tüm güçlerin biraraya getirilip ortak mücadele verilmesinin hedeflendiği vurgulandı.
Kızıl Bayrak / İstanbul
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-25-2009)
Alt 08-23-2009, 07:05 PM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Işçi sınıfı , toplumsal mücadeleye kurtuluşun yolunu gösteriyor

Güven Elektrik’te TİS imzalandı!



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Güven Elektrik'te mücadele eden işçiler kazandı!


(23.08.09) – 3 yılı aşkın süredir İstanbul Sefaköy’de kurulu bulunan Güven Elektrik’te sendikal örgütlenme mücadelesi yürüten Güven Elektrik işçileri 19 Ağustos 2009 tarihinde imzalanan ilk toplu sözleşmeyle sendika haklarını elde ettiler.
1 Aralık 2006 tarihinde DİSK’e bağlı Birleşik ****l-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şube’ye üye olan Güven Elektrik işçileri yoğun ve sağlıksız çalışma koşullarından asgari ücretin dahi altında ücrete çalıştırılıyorlardı. Tüm bu sorunlara karşı tabanda biriken öfkenin kendisi sendikal örgütlenmeyi de beraberinde getirdi.
İşyerinde sendikal örgütlenme faaliyeti yürütüldüğünü duyan Güven Elektrik patronu %100 ****l sektörü olan işkoluna itiraz etmiş ve süreci mahkemeye taşımıştı. Ancak mahkeme süreci de Güven Elektrik işçilerinin lehine sonuçlanmıştı.
Güven Elektrik'te baskılara rağmen...

Sendikal örgütlenme mücadelesini, işten atma saldırıları ve çok yönlü baskı ve tehditlerle bastırmak isteyen Güven Elektrik patronu üretimin yavaşlatılması, yemek boykotu ve fabrika içinde gerçekleştirilen eylemlerle karşılaşmıştı.
8 Aralık 2007 tarihinde ise sendikal örgütlenmenin başını çeken 3 öncü işçi işten atılmış ve fabrika önünde işe geri dönme talebiyle başlayan direniş bir süre devam etmişti.
Üç yıldır işten çıkartılma, hakare ve tehditlere rağmen örgütlülüklerini koruyan Güven Elektrik işçileri ilk toplu iş sözleşmelerini imzalayarak önemli bir evreye girmiş bulunuyorlar.
İmzalanan sözleşmenin sonuçları ise şöyle:
- Yüzde 6’lık zam. Geri kalan seneler için ise yıllık enflasyon oranına göre zam yapılacak.
- 1. yıl içinde 2 ikramiye verilecek
- 2. yıl için yarım ikramiye verilecek
- 3. yıl için yarım ikramiye verilecek
- Kömür yardımı ve bayram harçlığı aylara bölünmüş. Toplam her işçi 27 lira ek ücret alacak
- Güven Elektrik işçilerinin yıllar süren anlamlı mücadelesinin sonucu imzalanan toplu iş sözleşmesi 3 yıl süreliğine geçerli olacak
Kızıl Bayrak / Küçükçekmece
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Toprak (08-25-2009)
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
gösteriyor, işçi, kurtuluşun, mücadeleye, sinifi, sınıfı, toplumsal, yolunu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye Işçi Sınıfı Tarihi Mahmut Halil CAN TÜRKİYE DEVRİM TARİHİ 0 06-28-2009 06:32 PM
işçi sınıfı-1 Mahmut Halil CAN Siyasal kavramlar ve politika tarzı 0 06-28-2009 05:04 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:25 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,