![]() |
|
|
#1 |
|
İslamcılığın Gizli Kodları
25 Dec, 2011 09:34:00 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yazı boyutu Lakin vakıa böyle. 20. asra kadar yegâne sermayesi Komünizm düşmanlığı olan zihniyetin elinde tek flit kaldı. O da neredeyse sadece AKP’ye iktidar devşirmek için kullanılan Yahudi düşmanlığı. Konu ile alakası olsa gam yemeyeceğim ama bu kadar alakasız bir yere Yahudi lafını sıkıştırmak için aklıma sadece bir sebep geliyor: Fiilî işgalcileri kardeş diye bağrına basmak için kılıf uydurmak. İslamcılık, doğup büyüdükleri coğrafyayı “doğu” ve “güneydoğu” diye adlandıracak kadar resmî-cahilî söyleve sadık aydın, siyasetçi ve ulemadan oluşan ekibin kurguladığı bir din’in adıdır. Bir din’dir, evet. Üstelik büyük bir din’dir. Çünkü her uyduruk din gibi büyüklüğü müntesiplerinin sayısıyla ölçen kriterlere sahiptir. Keza her uyduruk din gibi yüceliği egemenlere hizmet ile... Bu din, -onu kurgulayanların deyimiyle- sınırları vahiy ile belirlenmiş düşünce tarzından başka bir şey değildir. Bu sınırları (hududullah) ihlal eden bozguncular ancak zalimler ve kafirlerdir. Ki onlar dünyada da ahirette de elem verici bir azapla müjdelenmişlerdir. Kitapta “Ruhban sınıfı” diye yergiyle söz edilen bu ideologlar, kişisel ego ve temayüllerini içine alacak şekilde belirledikleri bu sınırları muhafaza etmek için vahyi kullanmaktan çekinmedikleri gibi saldırı amaçlı kullanmaktan da kaçınmazlar. Bu yüzden İslamcılığın Kürdistan’daki açmazları üzerine yapacağınız her eleştiri kaçınılmaz olarak vahiyle, yani Hucurat suresinin 10. ayetiyle o hınzır yüzünüze çarpılacak ve Müminlerin arasında fesat çıkarıp, kardeşliği sabote etmeye çalışan bozguncu bir mozak olmakla suçlanacaksınız. Zira ayet açıktır: Mü’minler ancak kardeştirler. (Bakın, Mümin’in “elinden ve dilinden emin olunan” gibi bir tanımı olduğunu hatırlatıp bozgunculuk yapmadım.) Heva ve hevesleri uğruna Allah’ın kelamını eğip bükenlerin konumunu teşhir eden onca ayete rağmen, zoraki bir kardeşlik ve zorbâki bir birliktelik tesis etmek için ısrarla kullanılan bu ayet, inananları hiçbir işte Allah ve Resulünün önüne geçmeme konusunda uyaran surede geçer. Neyse… Vaizleri geçelim ve sadede gelelim. Geçtiğimiz Kasım ayında Yeni Şafak gazetesinde bir söyleşi yayınlandı. İdeologların yedek ajandalarındaki İslamcılığın gizli kodlarını deşifre etmesi açısından oldukça önemli bir söyleşiydi. Söyleşide Emeti Saruhan’ın sorularını cevaplayan isim, 20 yaş ve üstü her İslamcı ve Müslüman’ın yakından tanıdığı güneydoğulu bir tarih profesörü olan İhsan Süreyya Sırma’ydı. (Bir başka deyişle kitaplarının yaklaşık 1 milyon kişi tarafından okunduğu söylenen İslamcı ideolog.) Söyleşi Emeti Saruhan’ın “Sırma, İlahiyat Fakültesi'nde bile, Kürt olduğu için maruz kaldığı ayrımcı davranışlardan da utanarak bahsediyor,” diye bir epigrafıyla başlasa da, söyleşinin metninde Sayın Sırma’nın mağduriyetini ısrarla Siirtli olmaya bağladığına şahit oluyoruz. Kod 1: Kürd olduğunuz için ayrımcılığa maruz kaldığınızı söylemek bölücülüktür. Hatta Kürd olduğunuzu söylemek bile bölücülüktür. Zira Hucurat suresinin 10. ayeti kardeş olduğumuzu söylüyor. Ama illa ki –benim gibi- başarısızlığınızı bir mağduriyete bağlayacaksanız doğulu, güneydoğulu, Siirtli veya Ağrılı olduğunuza bağlayacaksınız. O kadar! (Bu ayrıca erenlerin seyru sülukunda “fena” makamının birinci merhalesidir. Şöyle ki, şeyhte yok olmak için öncelikle benliğinden sıyrılacaksın.) Söyleşinin ilk bölümü Sayın Sırma’nın “Hilafetten Saltanata” isimli kitabın yazarı olması hesabıyla eleştirmesi gerektiği halde Sultan Abdulhamit’i sığdıracak yer arayışlarıyla geçiyor. Nitekim Sultan Abdulhamit’i övdüğü aynı söyleşide “Arap Baharı” olarak bilinen hareketlerden söz ederken “Ben hep saltanatın aleyhinde konuşup yazdım. İslam'la saltanatın bir araya gelemeyeceğini yazdım,” diyor. Bu arada objektiflik adına muhtemelen Deli İbrahim’den söz ederek 36 sultan için “hep aku-pak değildi” tespitinde bulunuyor, lakin onlara “Atalarımız” demeyi ihmal etmedeen. Ata veya soy bağının kader ve manevi değer ortaklığı ile değil, kan ortaklığı ile oluştuğunun altını çizerek… Kod 2: E, tabi… Her ne kadar ayet “Müminler kardeştir” diyorsa da bir yere kadar. Tutup “cennetmekan” Yavuz’a kardeş diyecek halimiz yok herhalde. O olsa olsa atamız olur! Hele bir de “Nizam-ı alem için kardeş katli vaciptir” diye Kanunname çıkaran Fatih’e kardeş demeyi düşünün. Maazallah! İşte bunlar İslamcılığın ideolojisini yazanların zihinsel kodları. Ve uydurdukları din sadece egemenlerin payandası olan Türk-İslam sentezi. Önce Kürd’lüğünü yok sayacaksın, sonra egemen ulusun atalarına atalarımız, tebaasına kardeşlerimiz diyeceksin, gerisi kolay. Kolay, çünkü bu kez okuyucunun zihinsel kodlarını uyaracaksın. Nasıl mı? Durduk yerde Ermenilerden ve Yahudilerden söz ederek! Aynen şöyle: Sayın Sırma “Ermeni bir tarihçi Kızıl Sultan Abdülhamid diye bir kitap yazdı” diye şikayette bulunuyor. Şimdi hocaya soralım. Hadi kendinizden söz ederken Kürd bir tarihçi olduğunuzu söylemediniz, meslektaşınızın ırkını neden zikrediyorsunuz? Üstelik aşağılayarak ve okuyucunun bilinçaltına sızdırılmış hikayelerden medet umarak. Bu üslup bir tarihçiye yakışır mı? Hem, siz de pekâlâ biliyorsunuz ki bu topraklar tarihi boyunca % 99'u Müslüman olan insanlarla dolu değildi. Öncesi ve sonrasıyla Abdülhamit de % 99 oranının yakalanması için mücadele etti. Ve bunu tebliğ ve irşat ile değil, “kızıl” renk veren malum yöntemlerle yaptı. Bir de şu paragraf çok ilginç. Diyor ki Sayın Sırma: “İslam Enstitüsü'ne müracaat ettim, beni almadılar. Rektöre "Hocam sırf Siirtli olduğumdan mı beni almıyorsunuz" diye sordum. "Evet" dedi. "Yani İstanbullu bir Yahudi gelip başvursa benim yerime alacaksınız" dedim. Memleketimle gurur duyacağım neredeyse. Baksanıza Sayın Sırma Kürtlüğünden veya Müslümanlığından değil sırf Siirtli olmasından kaynaklanan mağduriyet yaşıyor! Üstelik Yahudi ateşiyle dağlanmış bir mağduriyet! Şimdi demezler mi hocam, “İstanbullu bir Türk gelip başvursa alacaksınız” diyeceğinize -ki akibet aynen öyle- “İstanbullu bir Yahudi” demeniz ne anlama geliyor? Üstelik İslam Enstitüsüne ve üstelik İstanbul Yahudi kaynıyormuş gibi. Lakin vakıa böyle. 20. asra kadar yegâne sermayesi Komünizm düşmanlığı olan zihniyetin elinde tek flit kaldı. O da neredeyse sadece AKP’ye iktidar devşirmek için kullanılan Yahudi düşmanlığı. Konu ile alakası olsa gam yemeyeceğim ama bu kadar alakasız bir yere Yahudi lafını sıkıştırmak için aklıma sadece bir sebep geliyor: Fiilî işgalcileri kardeş diye bağrına basmak için kılıf uydurmak. Oysa bugün İslam adına mücadele verecek bir bireyin, İslam’ın “en doğru” okunuşunda, kendini tamamen “Kürdistan’da” konumlandırması gerekir. Sağlıcakla... Mehmet Yavuz (Arıtürk) .................................. Söyleşinin tam metni için: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: gizli, islamciligin, kodlari |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| gizli, islamcılığın, kodları, İslamcılığın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 'Gizli belge' Cemaat'in gazetesinde yayınlandı | Mahmut Halil CAN | GÜNCEL KONULAR | 0 | 10-21-2011 10:52 PM |
| Dizüstü bilgisayarlardaki gizli tehlike | Mahmut Halil CAN | BİLGİSAYAR YARDIM VE GÜNCEL HABERLER | 0 | 10-05-2010 01:00 PM |
| Yirmibeşoğlu'nun Ağzından Kaçırdığı Kıbrıs'ın Gizli Tarihi | Mahmut Halil CAN | KIBRIS SORUNU VE DEVRİM | 1 | 09-24-2010 07:07 PM |
| Gizli Dosyalar Açılmıyor - Amvo.exe Virüsü | Asibeto | BİLGİSAYAR GÜVENLİĞİ | 0 | 07-01-2010 02:40 AM |
| Devletin gizli ama gerçek anayasası | Mahmut Halil CAN | EKONOMİK-SİYASAL KOŞULLAR-KAPİTALİZMİN GÜNCEL DURUMU VE SOSYALİZM | 0 | 08-29-2007 12:55 PM |