DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > DEVRİM VE POLİTİKA > KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM

KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM KÜRT SORUNU, KOMÜNİST DEVRİMCİ SINIF MÜCADELESİ VE ENTERNASYONAL DEVRİMCİ MÜCADELE


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede
Cevaplar
35
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1291
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-13-2010, 08:52 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Exclamation Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

KÜRDİSTAN ÜÇLÜ KISKAÇTA ÜÇLÜ EYLEM PLANI DEVREDE


Geçtiğimiz Pazar günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisinin bizatihi yasakladığı ADB ziyaretlerini deldiği anlarda; Ankara’da ABD, Türkiye ve Irak devlet temsilcileri Kürt Sorunu ve Üçlü Eylem Planı adını verdikleri konuyu konuşup kararlar aldılar. Daha doğrusu bugüne kadar sonuç alınamamış olan sorunda; sonuç alıcı son darbeler dönemine girileceğini ifade ettiler.

Anlaşılan son yığınakların anlamı bu toplantı ve kararla da ilintilidir. Son bir yılda PKK’nin eylemsizlik kararına rağmen; Türk Ordusu ve Devletinin Kürtlere saldırıları durmamış; durmadığı gibi giderek tırmanmıştır. Kürtler işkenceden geçirilmiş, birçok Kürt tutuklanmış, Kürt çocuklarına inanılmaz cezalar verilmiştir. Dağ-taş bombalanmış, orta düzeyde sınır ötesi operasyonlar düzenlenmiş; sınır içinde ise bitmeyen operasyonlar sürdürülmüştür. PKK’nin eylemsizliğine rağmen ve de sözde açılım teraneleri altında yapılmıştır bu saldırılar.

Önceki gün Ahmet Türk nezdinde Kürt Halkını provoke etmeye dönük gerçekleştirilen saldırının; bütün olarak kapsamlı bir planın parçaları olduğu söylenebilir. Tayyip Paşa Obama ile konuyu görüşürken; onların altındakiler de planın son hallerini masada haletliler anlaşılan. İstanbul Washington Bağdat hattında Kürtlere yeni saldırının ve de kapsamlı yok edimin planlarının Üçlü Eylem Planı olarak ta ilan edilmesi şaşırtıcı değildir.

Üçlü Eylem Planının, PKK’ ye dönük olarak yok edici bir saldırı dalgasını içerdiği açıktır. Uzun zamandan beridir suikast haberleri dolduruyor idi haber sayfalarını. Bunu PKK liderleri de doğruladılar zaman zaman. Yine bu türden suikastlar ile birlikte kapsamlı sınır ve sınır ötesi operasyonun gündemde olduğu görülüyor.

Son yazdığımız yazıda da Sömürgeci Faşist devletin kapsamlı bir harekât peşinde olduğunu iddia etmiştik; sınır bölgeleri ile Kürdistan’ın değişik bölgelerine yapılan askeri yığınaktan ötürü. Yanılmadığımız açığa çıkmıştır. Her ne kadar hükümet ve askeri yetkililer rutin bir şey gibi göstermeye çabalamışlarsa da; görünen köy kılavuz istememiştir.

Anlaşılan odur ki; bir yandan ağızlara parmak ucundan açılım, Kürtçe seçim propagandası gibi gerçekten hafif meşrep bal çalınacak ve ardından da kapsamlı bir tasfiye planı devreye girecektir bundan öncekilerde olduğu gibi. Ama gelinen noktada, bu seferki planın kapsamının daha da geniş olduğunun, saldırının çok yönlü olacağının altınız çizmek lazımdır.

Üçlü eylem planı Kürt Halkının ve onun lideri olan PKK’ ye karşı en kapsamlı harekât planlarından birisidir. Bu bahar ve yaz, Kürtleri linç ve yok edim harekâtı görünen o ki, pervasızca sürecektir. Tayyip Paşa ile Obama’nın da üzerinde anlaştıkları konuların başında İran, Filistin, Ermenistan ve başta da Kürt sorunu ve bu plan vardır.

Şimdiye kadar sürdürülen kapsamlı harekâtların soykırıma dönük olduğu, bütün olarak PKK nezdinde Kuzey Kürdistan’ın bitirilmesine yöneldiği ve her defasında Türk sömürgeciliğinin geri çekilmesi ile biten sürecin aynen yineleneceğini iddia etmek safdillik olur.

Kürt Halkının bu yeni saldırıya karşı direneceği, direnişte geri adım atmayacağı kesindir. Zira Ahmet Türk’e yapılan saldırı karşısında her zaman olduğu gibi, direnişçi kimliği ile alanları doldurdu ve kitlesel duruşunu ortaya koydu.

Türkiye komünist devrimci hareketinin pratik ve aktif direniş sahnesinde olması gerektiği açıktır. 1 Mayısa giden süreçte yaratılan fiili birlikteliklerin bir ucunun da Kürt Halkı ile dayanışmak olduğu, sürece aktif katılım olmak gerektiği bilince çıkarılarak hareket edilmelidir. Kürt Halkına ve PKK’ ye dönük saldırı dalgasına karşı alanlarda haykırmak ve sınıf dayanışması ile Halkların Kardeşliğini pratikleştirmenin zamanıdır şimdi. 1 Mayıs, Halkların Kardeşliği şiarının da yüksek sesle dillendirildiği bir gündür ve de olmalıdır.




13.04.2010


Mahmut Halil CAN ( Sendiren )



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
WeLa_SuRI (04-14-2010)
Alt 04-13-2010, 09:04 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

SÖMÜRGECİ FAŞİST TC ORDUSUNUN KÜRDİSTAN YIĞINAĞI SÜRÜYOR

SÖMÜRGECİ İŞGAL ORDUSU KÜRDİSTAN’DAN DEFOL


Sömürgeci faşist Türk ordusu Kürdistan’a son iki haftadır olağanüstü bir yığınak yapmış durumda. Kürdistan’da dağ taş asker kaynıyor. Yığınak ve sınırlar başta olmak üzere yoğunlaşma sürmektedir. Anlaşılan odur ki, Türk Ordusu kapsamlı bir operasyona hazırlanıyor. Kürdistan’da yeni bir katliam, saldırı, linç, yok edim operasyonu gündemdedir.

Nitekim BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın da ifade ettiği de tamda bu idi. Zira ABD emperyalizmi ile Türk sömürgeciliğinin Kürt Hareketi ve onun özgürlük mücadelesini boğmak için açılım dediklerinin altında şimdiye kadar uygulanan asimilasyon, inkâr, soykırım ve ince bir yok edim yattığı oldukça çabucak kavranır olmuştur. Ve de KUKM’nin hemen birçok kanadının bu gerçeği görmesi dolayısıyla da; direniş ve mücadelede ısrar kesinlikle zorunlu yol olarak tercih edilir olmuştur.

Habur’dan girişi yapan gerilla ile ailelerine geçtiğimiz hafta dava açıldı bile. Kürt ve Türk şehirlerinde Kürt sürek avı durmadan sürüyor. Kürdistan dağları kadar, ovalar ile Türk şehirleri de kuşatılmış durumda ve de Kürtlere dönük saldırı dalgası hız kesmeden devam ediyor.

Yine İzmir Tire’de Kürt öğrencilere saldırı, linç dalgası gibi olgular, Anadolu tarafından kanıksatılmak ve günlük şeyler gibi algılatılmak isteniyor. Halkların birbirine düşman kılınması operasyonuna son sürat devam ediliyor. Mayına basan asker cenazelerinde kin-öfke-nefret ile halkların bilinçleri bulandırılıyor.

Kürdistan’da durmaksızın dağ-taş bombalanıyor. Dağ- taş asker kaynıyor. Sözde kaldırılmış olan Olağanüstü Halden farksız durum aynen devam ediyor. Sömürgeci faşist devlet terörünün Bahar ile birlikte harekete geçmesi beklenen bir durum idi zaten.

Kürdistan, KUKM nezdinde kurtuluşun reçetesini faşist devletin yalancı tasfiye planlarının bir parçası olmamakla, tasfiyeci planların oyuncağı olmayı zaten reddetmiş idi. Bugün Kürt Ulusal Mücadelesinin düzenin gerçek kimliği konusunda daha net bir duruşa sahip olması beklenmelidir. Zira emperyalist kapitalist düzenin kapsamlı saldırılarının bir parçasıdır Kürdistan’a bu yığınak ve yeni bir saldırı dalgası.

Avrupalı ve Amerikalı emperyalist merkezlerin Türk sömürgeci faşist rejiminin arkasında olduğu, PKK’yi tasfiye peşinde koştukları açıktır. Şimdilerde Ortadoğu’nun en dinamik, mücadeleci çizgisi ve kitlesel kavgası Kürdistan’da somutlaşmıştır. Ortadoğu Halklarının başta Filistin Halkı olmak üzere, Kürt Halkının mücadelesindedir gözleri.

Tabii ki, diğer yandan Anadolu Halklarının bu konuyla ilgili şovenizmin zehrinden kurtarılması gerçeği de hala orta yerde durmaktadır Anadolu Komünist İşçi Hareketi açısından. Anadolu Komünist İşçi Hareketinin artık mücadelenin bir tarafı olduğu gerçeğinden hareketle; geniş proleter ve emekçi yığınları bir yandan kendi öz mücadeleleri içine çekmeleri lazım geldiği gibi; Kürt Halkının özgürlük mücadelesine destek ve omuz verme noktasına da çekmeleri gerektiği açıktır.

Soyut, lafızda ve kaba ajitasyonun ötesine geçen pratik mücadelenin örülmesi lazımdır. Zira Halkların kendi kaderlerini tayin hakkının birincil savunucusu olan komünist hareketin, bu noktada sözün ötesine geçen bir dinamik süreç içinde olmasını beklemek olağandır.

Sömürgeci faşist Türk ordusunun sınır içinde ve sınır ötesinde girişeceği her türden saldırının karşısına çıkmak, Kürt Halkının haklı direnişinin safında yer tutmak ve Anadolu’nun her karış toprağını da bu haksız-hukuksuz-işgalci-sömürgeci savaşa karşı bilgilendirmek, aydınlatmak, alanlarda haykırmak görevi için haydi kavgaya. “BAŞKA BİR HALKI BOYUNDURUK ALTINDA BULUNDURAN HALKLAR ÖZGÜR DEĞİLDİR”.


08.04.2010



Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 09:04 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

Demirtaş: Tankların önünde dururuz

ANKARA (07.04.2010)- Sınır bölgelerindeki askeri hareketliliğe dikkat çeken BDP Eşbaşkanı Demirtaş "AKP böyle bir dönemde operasyon yaparsa operasyon bölgelerine gideceğiz. Tankların önünde duracağız o gençler bir birisini öldürmesin diye. Yeni bir çatışmaya izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş yeni çatışmalara izin vermeyeceklerini, askeri operasyon olursa, canlı kalkan olacaklarını söyledi.
Demirtaş, dün partisinin Meclis'teki grup toplantısında yaptığı konuşmada, sınır bölgelerindeki askeri hareketliliğe dikkat çekti ve "Gerekirse operasyonlar bölgesine gideceğiz. Tankların önünde duracağız o gençler bir birisini öldürmesin diye" dedi.
Demirtaş'ın sözleri şöyle:
Askeri yığınak yapılıyor: Burada toplantı yaptığımız sıralarda sınır hattında son derece hareketli saatler yaşanıyor. Askeri yığınaklar yapılıyor. En son madencilik araştırma komisyonu Şırnak'aa helikopterle giderken milletvekilleri gözleriyle gördüler Cudi'de yaşananları.
Operasyon bölgesine gideriz: Kürt sorununu barışçıl çözeceğim diyen, analar ağlamasın diyen hükümet ne yapmak istiyor. Yeniden çok büyük bir çatışma ve savaş senaryosunun hazırlıkları mı yapıyor. Eğer AKP böyle bir dönemde operasyon yaparsa biz operasyon bölgelerine gideceğiz. Anaların ağlamasını bu şekilde durduracağız
Yeni çatışmaya izin vermeyeceğiz: Çok kapsamlı savaş hazırlıkları yapılıyor. Eğer AKP'nin bundan haberi yoksa açıklama yapsın. Bu tür tehlikeli politikalardan AKP hükümeti ya da bu işi planlayan derhal vazgeçsin. Gerekirse operasyonlar bölgesine gideceğiz. Tankların önünde duracağız o gençler bir birisini öldürmesin diye. Yeni bir çatışmaya izin vermeyeceğiz. Bu böyle bilinsin. Sayın Başbakan operasyonlar durduk yere yapılmaz derken bu günlerden mi bahsediyordu. Anayasa değişikliği içinden çıkamadı acaba operasyonlara mı sarılıyor. (Bianet)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 09:06 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

SÖMÜRGECİ FAŞİST REJİM “AÇILAMAZ” VE SAVAŞI TIRMANDIRIR


Açılım yaygaralarının fos çıktığı ve bir şey üretmediği, üretemeyeceği gün geçtikçe daha net ortaya çıkmaktadır. Ta başından beridir “açılım” söyleminin yaygara ve Kürt hareketini tasfiye etmek amaçlı olduğunu iddia ettik ve söylediklerimizin ne kadar doğru olduğu zamanın uzamasına bile gerek kalmadan açığa çıkmış bulunuyor. Zira Türk faşist sömürgeci rejimi, bir dakika bile durdurmaksızın, tüm açılım söylemlerine rağmen Kürdistan’da operasyonlarını durdurmadığı gibi, operasyonları arttırdı. Bu söylemin gerek Kürt ve gerekse diğer halkların duygularını sömürmek, savaş yılgınlığını açığa çıkarmak, PKK’yi tasfiye etmek, ABD’nin BOP’u gereği Türk sömürgeciliğinin Irak’ta pozisyonlanmasının önünü açmak amacında olduğunu iddia ettik ve dediklerimiz bir bir daha net bir biçimde anlaşılır olmaktadır.
Sömürgeci faşist rejim Kürdistan’da imha hareketine devam etmektedir. Ve de her gün girişilen bu operasyonlar sonucu yine Anadolu’nun batısına Yoksul Memedlerin ceset torbalarında cenazeleri gelmeye devam etmektedir. Her geçen gün savaşı tırmandıran ve Kürtlere karşı hezeyan içinde , “coşkun seller “ misali saldırıda sınır tanımayan bir rejimin “açılacağını” , Kürtlere barış-özgürlük-adalet-eşitlik sağlayacağına ancak saflar ya da niyeti bozuk olup “düzene yamanmaya çalışanlar” inanabilirdi. Nitekim zaten sürecin gösterdiği üzere, komünist devrimcilerin haklı olduğu gün geçtikçe daha fazla açığa çıkıyor.
Düzenin gerçek yönetenlerinin ve sömürgeci faşist rejiminin yürütücüsünün Ordu ya da Genelkurmay olduğu bir kez daha tescillendi. Faşist sömürgeci Kontrgerilla Cumhuriyetinin gerçek yöneticisi olan Genelkurmay ağzı salyalı bir biçimde ; “dağlarda bir tek terörist kalmayana dek savaşımız sürecek” derken birçok yere mesaj vermektedir. Tabi ki anlayana. Ama anlamayana davul zurna bile az. Zira sağır sultanın duyacağı kadar yüksek perdeden haykıran faşist rejimin bekçileri ve sahiplerinin, başından beri böyle davranacağı kesindir.
Dağ taş bombalanıp, dağ taş demeden Anadolu Memedlerini “cennette Hurilerle ödüllendiren ya da cehennemde Zebanilerle korkutan” ve ardından ölüme yollayan ve gerçekte emek kardeşleri olan Kürt gerillalarına karşı savaşmaları isteyen düzenin; şimdi ya da sonra “açılım” komedyalarını oynayacağı açıktır. Mesele, bu “açılım” komedyalarına karşı; emekçilerin ve halkların uyanık tutulması ve halkların birlik-kardeşlik-eşitlik-adalet; özgür-gönüllü birliğini yaratacak zemini yaratarak; sınıf düşmanı olana egemenlerin halkların kardeşliğini dinamitlemesine izin vermemektir.
Kürt hareketi de bu “açılım “ safsatalarına, “açılım” yaygaralarına kapılarak bir anlamda “hayal kırıklığına” uğradı. Zira ulusalcı zihniyet, pragmatist yaklaşım, savaştan yorgunluk vs gibi nedenlerle girilen bu ruh haline karşılık, düzen KUKM’ni çok kısa sürede kendine getirdi. Zira en iyimser havanın olduğu günlerde bile operasyonlara devam ediyordu faşist Türk Ordusu. Habire Gerillaya saldırıyordu. Bu süreci elbette en iyi yaşayanlar kendileri olduğundan en olumlu, en doğru tepkileri verdiler. Ve elleri tetikte Türk Ordusundan gelen saldırıyı göğüslemeye çalıştılar. Direnişlerine dağ- taş devam ettiler. Aşağıdakilere, ovadakilere aldırmadan gerçek yaşamın kendilerine dayattıklarına karşı tutumlarını geliştirdiler.
Düzenin saldırganlığı azgınca sürecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Sömürgeci faşist rejim, Kürt sorununu hiçbir biçimde çözemez. Sözüm ona “demokrasi açılımlarının “ kandırmaca olduğunun altı bir kez daha kalınca çizilmiştir. ABD emperyalizminin ve bölgedeki İsrail sonrası jandarması olan Türk sömürgeci faşist rejiminin en az manevra yapacağı alandır Kürt sorunu. Çok basit bir şekilde düzen içi çeşitli kırıntıları bile yaparken, ya da yapmaya çalışırken nasıl bir gerilimle hareket edildiği açıkça görünmektedir.
Sömürgeci faşist rejimin elastikiyetinin en az olduğu iki temel sorun ya da aşil tendon topuğu vardır. Bunlardan birincisi Kürtler ve Kürt sorunudur. İkincisi ise, Kıbrıs ve Kıbrıs’ta sürdürülen sömürgeci faşist işgaldir. Bu iki temel sorun, sistemin temel sacayakları olmaya ve sürekli bir biçimde sorun olmaya devam edecektir. Doğal olarak emperyalist merkezlerin baskısı ve dayatması bile sorunların kendi başına, sancısız, sorun olmadan, bütün olarak klik çatışmaları olmadan kırıntı düzeyinde de olsa bırakınız çözülmeyi bir yana; tartışılması bile zordur.
Her nereden bakarsanız bakınız emperyalist kapitalizm Ulusal çerçevede olsa bile Ulusal Sorunu ya da Kürt sorununu çözemez. Zira dünyanın neresine bakarsanız bakınız, ulusal çerçeve içinde çözüldü sanılan hiçbir sorunun gerçekte çözülmediğini, sorunun aynen orta yerde durduğunu, emperyalist rekabet ve çatışmalar gereğince sürekli kullanıldığını, zaman zaman ve yer yer küllenmeye bırakıldığı, ama ufacık kıvılcımlarla ateşler içinde yandığını göreceksiniz. Balkanlara, Kafkasya’ya ve dünyanın birçok yerine bakıldığında görünürde olan şeyler bu tespitlerimizin haklılığını ortaya koymaktadır.
Kaldı ki Kürt sorunu sadece Türkiye’nin değil, bölünüp parçalanıp dağıtıldığı için bir bütün olarak Bölge sorunudur. Diğer yandan Petrol ve diğer yer altı yer üstü kaynakları ve durduğu stratejik yer itibarıyla bir dünya sorunudur. Bu bağlamda, bu sorunun başlı başına bir parçada çözülmesi, ya da sorunun kendisinin düzen içinde çözülmesi olanaklı değildir.
Diğer yandan kısmen kültürel hakların iadesi sorunun kendisinin “çözülmesi “ anlamına gelmeyeceği gibi, Kürt halkının yıllardır verdikleri mücadele ve döktükleri kanın karşılığı olmadığı gibi, düzenin lütfu gibi gösterilmesi de cabasıdır. Onursuzca teslim olma anlamına gelebilecek, sözüm ona “verilmiş hakların “ Kürt halkı ve mücadelesini küçümsemek, onun içeriğini boşaltmak ve dökülen kanın “diyeti” bile olamayacak bir düzeyde olacağı kesinken; Türk egemenlerinin ve onların iplerini ellerinde bulunduranlara kanmak ve onların peşinden gitmek; bütün olarak KUKM’ne ihanettir. Bunun başka bir tarifi olamaz.
Kürt sorununun kendisinin içeriği, kapsamı ve nihai durumu itibarıyla gerçek çözümü; UKKTH ilkesi çerçevesinde ancak ve sadece sosyalizmde mümkündür. Kayıtsız, koşulsuz bir biçimde ayrılık hakkı dâhil olmak üzere UKKTH’nı savunan ve uygulayan komünist devrimci program etrafında çözülebilecek bir sorundur Kürt Ulusal Sorunu.
KUKM ve onun lideri olan PKK nezdinde temsil edilen hareket, yüzünü düzenden yana dönmeyi ve ondan manevralar beklemeyi reddedip; gerçek kurtuluş yolu olan sosyalizme, Anadolu ve dünya işçi sınıfının nihai mücadelesinin sonucuna kilitlemelidir. Yüzünü düzene karşı Özgürlük, sosyalizm ve devrim mücadelesi verenlere dönmelidir PKK ve KUKM.
Kürt halkının gerçek kurtuluşu sosyalizm ve nihayetinde komünizmdedir. Her ne kadar ulusalcı dar çerçeve içine sıkıştırılmış dahi olsa da; zaman giderek bu gerçeğin altını kalın bir biçimde çizecektir. Zira lafın gücünün yetmediği yerde, zamanda yaşanmışlıkların öne çıktığı açık ve nettir.
Zira diğer yandan Anadolu Halklarının demokratik bir bilince, geçmişe, geleneğe sahip olmadığı da hesaba katılırsa zaman içinde bu yaşananların deneyim olacağı, süreç içinde ısrarlı çaba ve emekle olması gereken yerlerde olunacağı da bir zorunluluktur tarihsel ve bilimsel olarak.
Kürt halkı “açılımlarla” kandırılamaz. Kürt halkının yüz yıla yakın bir süredir çeşitli biçimler altında süren Ulusal Kurtuluş Mücadelesi, düzenin birkaç kırıntısına mahkûm edilemez. Kürt halkı da zaten bu bilinçle bunu kabul edemez. Sosyalizm ve Komünizm uğruna mücadelenin en büyük neferleri, Anadolu’nun diğer halklarından daha çok Kürt Halkının lehinedir, olmalıdır.


11.09.2009

Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...],

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 09:07 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

Üçlü zirvede PKK anlaşması



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Türkiye, ABD ve Irak arasındaki güvenlik zirvesinde PKK'ya karşı mücadele konusunda bağlılık kararı çıktı.

Türkiye, ABD ve Irak arasındaki üçlü güvenlik komite toplantılarının beşincisinde, üçlü eylem planı üzerinde görüş birliğine varıldığı bildirildi.

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, üçlü güvenlik komite toplantılarının beşincisinin dün İstanbul'da düzenlendiği belirtilerek, katılımcı heyetlere, Türkiye'den İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Amerika Birleşik Devletleri'nden Tümgeneral Joseph Anderson ve Irak'tan Ulusal Güvenlik'ten sorumlu Devlet Bakanı Şirvan El Waili'nin başkanlık ettiği bildirildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi: "Katılımcılar Üçlü Güvenlik Komitesi çalışmaları hakkında yararlı görüş alışverişinde bulundular ve PKK'ya karşı mücadele konusunda bağlılıklarını yinelediler. Bu konuda 11 Nisan 2010 tarihli üçlü eylem planı üzerinde görüş birliğine vardılar. Üçlü Eylem Planı, Komitenin gelecekteki çalışmaları ile ilgili yol gösterip PKK'ya karşı ortak çabaların uygulanması için yapılması gereken eylemleri kapsamaktadır. Katılımcılar üçlü eylem planının uygulanabilmesi için süratle çalışacakları teminatı verdiler."
Dünya Bülteni / 13.04.10
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 09:08 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

Aydar: Türk devleti askeri yöntemle çözemeyeceğini anladı



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Türk devletinin Kürt sorununu askeri yöntemlerle çözemeyeceğini anladığını belirterek AKP hükümetine, “Ya Kürt sorununu demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözer, ya da diğer partilerin uğradığı hüsrana uğrarsın” dedi.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Den Haag bölgesi Halk Meclisi 3. Kongresi’ni gerçekleştirdi. Dün gerçekleştirilen kongreye katılan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, siyasal gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın belirttiği şekilde, önümüzdeki aylarda önemli gelişmelerin yaşanacağını söyleyen Aydar, Kuzey Kürdistan'da mücadelelerinin büyük bir aşama kaydettiğini belirtti. Aydar, “Türk devleti askeri yöntemlerle Kürt sorununu çözemeyeceğini anladı. Daha önce her bahar geldiğinde ‘biz bu yıl PKK'nin kökünü kurutacağız’ söylemleri eğer farkındaysanız artık tekrarlanmıyor. Bizde Kürt özgürlük hareketi olarak savaşla TC askerinin tamamını Kürdistan'dan çıkaramayız. Yani ne biz onları askeri yöntemle bitirebiliriz nede onlar bizi bitirebilir. Şu anda böyle bir aşamaya gelmiş durumdayız” dedi.

Gelinen aşamada tarafların çözüm yöntemleri üzerinde belirli bir arayış içinde olduklarını kaydeden Aydar, “Bizim de arayışımız var, onların da var ve arabulucuların da var. Ama çözüm konusunda kayda değer hiç bir adım da atılmamıştır” diye konuştu.

“Biz çözümü barışla sağlanacağına inanıyoruz” diyen Aydar, bundan dolayı çözüm için Öcalan’ın yol haritası sunduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Türk devleti ve AKP hükümeti bizim çabamızı görmezden gelemez. Biz Kürt halkı olarak savaşa da barışa da her zaman hazır olduğumuzu defalarca ifade ettik. Ama bizim tercihimiz barış ve diyalogdur. AKP hükümeti sahte politikalarla halkımızı oyalayarak eskisi gibi yok sayarak asimilasyonu sürdüremez. Samimi olmak zorundadır. Yeni anayasada Kürtlere yer vermek zorundadır. Kürt sorununu anayasal güvenceye almak zorundadır. Almanya'da ve Fransa'da asimilasyon bir insanlık sucudur diyor. Kendiside 25-30 milyon Kürde rağmen hala tek dil, tek millet ve tek bayrak diyor. Bu ne çifte standarttır.”

Aydar, konuşmasının sonunda “AKP hükümetine sesleniyorum. Ya Kürt sorununu demokratik ve barışcıl yöntemlerle çözersin ya da diğer siyasi partilerin uğradığı hüsrana uğrarsın” dedi.

Konuşma ardından, Den Haag bölgesi Halk Meclisi’nin 2 yıllık faaliyet raporu okundu. Meclis Başkanı Aydın Batman tarafından okunan rapor, yapılan eleştiri ve öneriler ardından kabul edildi. Ardından yapılan seçimlerde, Aydın Batman yeniden Den Haag Halk Meclis Başkanlığına seçildi.
ANF / 12.04.10
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 09:54 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

YİNE KATLİAM YİNE BOMBA KÜRDİSTANDA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK


Estirilen bahar ve çözüm havaları oldukça kısa sürede balon misali sönüverdi. Biz daha önceki yazılarımızda buna işaret etmiş idik ve de söylemiştik. Oynanan kötü-iyi polis rolüdür. Faşist diktatörlük ile ağa babaları olan emperyalistler sadece Kürt sorunu ve çözüm konusunu ellerini güçlendirmek ve halkları oyalamak için kullanmaktadırlar. Kürt sorunu bu düzenin sınırları içinde çözülemeyecek kadar kapsamlı bölgesel, dünyasal, enternasyonal bir sorundur. Zira başlı başına Kürdistan’ın beş parçaya bölünmüşlüğü ve her bir parçanın da diğeriyle ilintili oldukça kapsamlı egemenlik sorunları varken; sorunun bir parçada ve kendi içinde demokratik bir biçimde çözülmesini; Kürtlerin özgürleşmesine hizmet edeceğini kuşkulu bırakmaktadır. Uzağa gitmeye gerek yok. Güney Kürdistan’a bakmak yeterlidir bunun için . Zira güneyde oluşturulan feodal-uşak Kürt işbirlikçi federatif yapısının , Kürtler ve Kürdistan sorununa ve diğer parçalardaki mücadeleye nasıl yaklaştıkları apaçık orta yerdedir.
Yine Anadolu coğrafyasında da son aylarda gerek Kürtler ve gerekse de Türk ve diğer ırklardan emekçiler nezdinde bir balon şişirildi. Bundan önce de zaman zaman kimi faşist rejim yetkililerince yapılmış olan açıklamalarına benzer “çözüm ve sorunu tanıma” söylemleri bilerek ve isteyerek öne çıkarıldı. Ama işe bakınız ki; bu açıklama ve temenniler sürerken Kürdistan dağlarında operasyonlar sürdü, hızını arttırdı, her gün Kürt gençlerinin katledilmesi sürecine daha bir hız verildi. Bir yandan demokratikleşme, özgürlük vs gibi nutuklar atılırken ; faşist düzenin mahkemelerinden bir Kürt çocuğunu katleden polisleri aklayan kararlar çıktı. Diğer yandan DTP ve Kürtlere dönük operasyonlar devam edip, komplolar tezgahlandı. Sendikalar, kitle örgütleri basıldı; bir çok insan göz altına alınıp tutuklandı. Faşist tezgahlar ve basının da pohpohuyla, yol vericiliğiyle hızla makara sarmaya devam etti.
Kısacası Kürtler ve özgürlük mücadeleleriyle ilgili zerre bir gelişme olmadı. Sadece umutları bir kez daha suya yazmak zorunda kaldılar. Zira kendi lider örgütleri de faşist rejimin bu oyununa, bu sahte iyi niyet ve çözüm senaryolarına kapılıp; Kürtleri sürece dahlettiler. Doğal olarak , Kürtler bir kez daha umut etme ve hayal kırıklığına uğrama sancısıyla var oldular, yaşadılar. Olan yine Kürtlere oldu , Kürt emekçilerinin savaştan usanmış, bıkmış emekçilerine oldu. Umutları ve dirençleriyle oynandı.
Faşist Türk ordusunun komutanı İlker Başbuğ ABD’den gerekli talimatları aldıktan sonra haykırdı herkesin hizaya geçmesi için. Mesaj hemen alındı. Tüm düzen yöneticileri hizaya geçtiler ve düzenin gerçek yöneticilerinin daha fazla haykırmasına gerek kalmadı. Faşist rejim , Kürtlere tam bir teslimiyet olmadan bir kırıntı dahi vermeyeceğini en yetkili ağızlardan bir kez daha ifade etmiş oldu. Yıllardır bizim dilimizde tüy bitercesine ifade ettiğimiz gerçekleri bir çırpıda kanıtlayan gelişmeler oldu.
Sömürgeci faşist rejim ve onun diktatörlüğü-devleti; Kürtlerin tam bir teslimiyeti olmadan asla ve asla geri adım atmayacaktır, atamıyor, atamaz. Zira Kürt sorunu ve Kürdistan faşist rejim açısından temel kritik değerde iki sorundan biridir. Bölge ve dünya dengeleri açısından en azından kısa ve orta vadede böylesine bir umutvar havanın oluşmasının Kürtler ve Kürt hareketi açısından yarardan çok zararı olacağı açıktır. Kürt sorununun gerçek çözümü ve Kürtlerin gerçek özgürlüğünün tek garantisi, yolu düzenin kendisine karşı topyekün bir sınıfsal bir mücadele ile sosyalizmin devrim aracılığıyla başarılı olmasıdır. Bundan başka tüm yollar basit birer hayal, kuruntu olmaya devam ediyor, edecektir. En son olarak PKK yöneticileri ile DTP Eş başkanı Ahmet Türk’ün de söyleyerek, ifade ederek geldikleri nokta burasıdır.
Kürt halkının tek ve gerçek dostu bölge –dünya proletaryası ve emekçileridir. Onların kurtuluş yolu ile buluşmayan, onunla birlikte yürüyüşe devam etmeyen bir yolun gerçek kurtuluş yolu olması imkansız olduğu gibi; son gelişmelerin de gösterdiği üzere günü bertaraf etmek ve taktikler üzerinden basit siper oyunları yapmaktan başka bir anlama gelmeyeceği açıktır. Kürtler ve Kürdistan’ın özgürlüğünün yolu; başta Anadolu coğrafyası proleter-emekçilerinin sonra da dünya proletaryasının devrimci yolu ile birleşmek zorundadır. Bugün İran’da ayaklanan Farslarla birleşmek zorunda olan Kürt hareketi yarın da Anadolu’da, öbür gün Suriye’de, diğer gün bir başka coğrafyada bu birliği yaratmak ve lider olmak zorundadır.
KÜRTLERİ KUŞATMA VE YOK ETME HAREKETİNE KARŞI TÜM HALKLAR AYNI SAFLARDA AYAKLANMAYA. YAŞASIN ÖZGÜRLÜK YAŞASIN SOSYALİZM.YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ.YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ..

23.06.2009


Mahmut Halil Can ( Sendiren)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 10:08 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

Zirvede her kafadan bir ses çıkıyor

WASHİNGTON (13.04.2010)- Dünya liderleri nükleer tehdidi tartışıyor. 1945'ten bu yana bu alandaki en büyük zirveye, dünyanın en büyük nükleer gücü ABD ev sahipliği yapıyor. ABD, İran için yaptırım istiyor, Çin İran'la diyalog ihtiyacını vurguluyor.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, 47 ülkeden dünya ve hükümet liderlerini ağırlıyor. Nükleer güvenlik zirvesi dün Washington'da başladı. İran, Kuzey Kore ve Suriye zirveye davetli değil. Suriye'nin de nükleer emeller peşinde olduğuna inanıldığı için, İran ve Kuzey Kore gibi zirveye çağrılmadığını bildirdi. İran, zirveyi 'insanlığı aşağılama' olarak değerlendirdi.
'En büyük tehlike yanlış eller'
ABD Başkanı Barack Obama, dünya liderlerinin açılışını yaptığı zirvede "nükleer malzemelerin yanlış ellere geçmesi"nin nasıl engelleneceğine odaklanmaları gerektiğini iddia etti. Obama, diğer amaçlarının ise dünyayı nükleer silahlardan kurtarmak olduğunu ileri sürdü.
Obama, ayrıca 2012'de zirvenin Güney Kore'de yapılacağını duyurdu. Bu karar, zirveye davet edilmeyen Kuzey Kore'ye açık bir tehdit mesajı olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Yukiya Amano, nükleer güçlerin, hırsızlık ve kaçakçılığı önlemek için daha büyük çaba sarf etmeleri gerektiğini savundu.
İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Pakistan gibi nükleer güce sahip ülkelerin saldırıya açık oldukları yorumunu yaptı.
ABD ve Çin ayrı telden çaldı
Zirvenin ilk gününe iki gelişme damgasını vurdu.
İlki, ABD Başkanı Barack Obama ile Çin lideri Hu Jintao'nun yüz yüze görüşmesi. Obama, Hu'ya İran'a karşı ortak çalışma teklif etti. Hu ise, Tahran konusunda ABD ile aynı amacı taşıdıklarını belirtti, İran'la diyalog ihtiyacını vurguladı. Buna rağmen Beyaz Saray, iki liderin, diplomatlarından, İran'a uygulanabilecek yaptırımlar üzerinde çalışmalarını istediğini duyurdu.
Obama-Hu görüşmesinin bir diğer önemli başlığı Yen'di. Çin, görüşmeden ABD'den farklı olarak özellikle Yen'in geleceği üzerinde durdu. Pekin, Washington'a Yen'i kendi bildiği yoldan reforme edeceğini bildirdi. Çin, Yen'le ilgili karar alırken kendi ihtiyaçlarını esas alacağını, ama değişiklik konusunda net olduğunu ifade etti.
Pekin, kendisini krizden korumak için 2008 ortasında Yen'in değerini sabitlemişti.
Ukrayna stoklarını imha edecek
İlk güne damgasını vuran diğer gelişme ise Ukrayna'nın, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını 2012'ye kadar imha etme vaadinde bulunmasıydı. Karar, ABD Ukrayna devlet başkanlarının görüşmesinde alındı. Obama, kararı 'tarihi' olarak niteledi.
Bugüne damgasını vuracak gelişmenin ise Obama-Erdoğan görüşmesi olması bekleniyor. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Ermeni soykırımı tasarısını kabul edince Türkiye'de kıyametler kopmuş, Başbakan, bakanlarına ve parti yönetimine 'ABD'ye gitmeyin' talimatı vermişti. Ama talimat Nisan ayı başında kalkmış, Başbakan 'konuşacak çok şeyimiz var' diyerek Washington'a uçmuştu.
İran: Zirve insanlığa aşağılama
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, zirvenin "insanlığı aşağılama" olduğunu savundu. Ahmedinejad, İran Haber Ajansı İRNA'ya şöyle konuştu: "Bugünlerde düzenlenen dünya zirveleri insanlığı aşağılama amaçlı."
Ahmedinejad, Birleşmiş Milletler'e gönderdiği mektupta ise NATO'nun Afganistan ve Irak'taki eylemlerinin amacının soruşturulmasını istedi. İran ayrıca kendi nükleer silahsızlanma konferansını düzenlemeye hazırlandığını açıkladı. (ETHA)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 10:08 PM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

İstanbul Washington hattında 'üçlü eylem planı'

İSTANBUL (13.04.2010)- Eylemsizlik kararı birinci yılını doldurdu. Başbakan Erdoğan, Washington'a uçarken üçlü güvenlik komitesi İstanbul'da toplandı. Zirveden PKK'ye karşı 'üçlü eylem planı' çıktı. Resmi kaynaklara göre bu, PKK'ye karşı savaşta 'en kapsamlı plan'.
PKK'nin eylemsizlik kararı birinci yılını doldururken, üçlü güvenlik komitesi İstanbul'da toplandı. Türkiye, ABD ve Irak arasındaki üçlü güvenlik komitesinin 5. toplantısı Başbakan Erdoğan Washington'a uçarken gerçekleştirildi. Toplantıdan PKK'ye karşı 'üçlü eylem planı' çıktı. Resmi kaynaklara göre bu, PKK'ye karşı savaşta şu ana kadarki 'en kapsamlı plan'.
ABD-Türkiye-Irak üçgeninde gelişmeleri yakından takip eden Amberin Zaman'a göre, toplantıda benimsenen plan, “PKK'ye karşı mücadelede 'en kapsamlı' plan.” Amberin Zaman, “Planın zamanlaması ilginç; zira Türk birliklerinin Irak sınırında yığınak yaptığı haberleriyle çakışıyor” diyor.
Yine de Amberin Zaman'ın zamanlama ile ilgili üzerinden atladığı bir şey var, o da Başbakan'ın Washington gezisi. Zira ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Ermeni soykırımı tasarısını kabul edince Türkiye'de kıyametler kopmuş, Başbakan, bakanlarına ve parti yönetimine 'ABD'ye gitmeyin' talimatı vermişti. Talimat Nisan ayı başında birden bire kalkmış, Başbakan 'konuşacak çok şeyimiz var' diyerek Washington'a uçmuştu. Başbakan Erdoğan, bugün ABD Başkanı Barack Obama ile baş başa görüşecek.
The Economist Türkiye temsilcisi Amberin Zaman'a konuşan resmi kaynaklara göre, “Hedefte 'örgütün içindeki en müsfit adamlar var.” Murat Karayılan, Başbakan Erdoğan ile ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in şubat ayında Ankara'da yaptığı görüşmede kendilerine yönelik suikast planlarını ele aldığını söylemişti.
Açıklama ABD Büyükelçiliği'nden
PKK'nin tek taraflı eylemsizlik kararı birinci yılını doldururken, TSK'nın operasyonları hız kesmiyor. Eylemsizlik süreci ve AKP'nin Kürt açılımına rağmen bir yıl içinde 300'e yakın kara operasyonu, 230'a yakın top saldırısı düzenlendi. Yüzlerce BDP-DTP'li tutuklandı ve çocuklara hiçbir dönemde görülmediği kadar ağır hapis cezaları verildi.
Ayrıca, baharla birlikte sınıra askeri sevkıyat hız kazandı ve Türkiye, ABD ve Irak arasındaki üçlü güvenlik komitesi pazar günü İstanbul'da toplandı. Açıklama ABD Ankara Büyükelçiliği tarafından yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye, ABD ve Irak arasındaki Üçlü Güvenlik Komite toplantılarının beşincisi 11 Nisan 2010 tarihinde İstanbul'da düzenlendi. Katılımcı heyetlere, Türkiye'den İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Amerika Birleşik Devletleri'nden Tümgeneral Joseph Anderson ve Irak'tan Ulusal Güvenlik'ten sorumlu Devlet Bakanı Shirvan Al Waili başkanlık etti. Katılımcılar Üçlü Güvenlik Komitesi çalışmaları hakkında yararlı görüş alış verişinde bulundular ve PKK'ya karşı mücadele konusunda bağlılıklarını yinelediler. Bu konuda 11 Nisan 2010 tarihli üçlü eylem planı üzerinde görüş birliğine vardılar. Üçlü Eylem Planı, Komite'nin gelecekteki çalışmaları ile ilgili yol gösterip PKK'ya karşı ortak çabaların uygulanması için yapılması gereken eylemleri kapsamaktadır. Katılımcılar üçlü eylem planının uygulanabilmesi için süratle çalışacakları teminatı verdiler.”
Resmi kaynaklar: En kapsamlı plan
ABD-Türkiye-Irak üçgeninde gelişmeleri yakından takip eden The Economist'in Türkiye temsilcisi Amberin Zaman, toplantının zamanlamasına dikkat çekiyor ve benimsenen planın “PKK'ya karşı mücadelede 'en kapsamlı' plan” olduğunu savunuyor. Amberin Zaman, “Planın zamanlaması ilginç; zira Türk birliklerinin Irak sınırında yığınak yaptığı haberleriyle çakışıyor” diyor.
Amberin Zaman'ın resmi kaynaklara dayandırdığı değerlendirmesi şöyle; “Resmi kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, bu plan PKK'ya yönelik en sofistike, en ayrıntılı, en yüksek düzeyde ve her alanda taraflar arasında işbirliğinin çerçevesini çiziyor. Kaynaklarımıza göre, Mahmur kampını da kapsıyor, Kandil Dağı'nı da, sınırda bulunan güçlerimizin birlikte hareket etme koşulları ve modalitelerini de. Ayrıntıya girmemeye özen gösteren kaynaklarımız, 'Hukuk çerçevesinde PKK'ya yönelik alınan tedbirler neticesine bakarsanız 10 terör örgütü mensubu tutuklanmış' diyerek sözlerine devam ediyorlar. Hedefte 'örgütün içindeki en müsfit adamlar' varmış. Kim diye sorduğumuzda, isim vermemekle birlikte aralarında İran ile işbirliği içerisinde olduğu iddia edilen Cemil Bayık'ın olabileceğini üstü kapalı bir biçimde ima ediyorlar.”
Amberin Zaman'a konuşan resmi kaynaklara göre, “'sıcak takip' neredeyse çağ dışı bir kavram. Yeni teknoloji çok farklı boyutlarda mücadele imkanları sağlıyor.” Ya büyük sınır ötesi operasyon? Resmi kaynaklar bu soruya da “gerek yok” şeklinde yanıt veriyor.
Amberin Zaman'a göre 'üçlü eylem planı' şöyle; “Benim anladığım kadarıyla hükümetin stratejisi, bir yandan Kürtlere birtakım jestler yapmaya devam ederken (örneğin, Kürtçe seçim propagandasına yeşil ışık yakarak) bir yandan da ABD, AB ve Iraklıların işbirliğiyle örgütün oksijenini kesmek, en radikal kadroları kıskaca almak ve belki en nihayetinde en rasyonel olanlarla bir şekilde silahsızlanmaya yönelik dolaylı da olsa temasta bulunmak.”
'Erdoğan Gates ile bu planı konuştu'
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in Şubat ayında Ankara'da yaptığı görüşmede kendilerine yönelik suikast planlarının ele alındığını söylemişti. Atılım Gazetesi'nin sorularını yanıtlayan Karayılan, “'Erdoğan'ın Gates'ten bizzat istediği şey suikast uçaklarıdır. Mevcut keşif uçaklarından daha gelişmiş olanları var. Silahlı, suikast silahlarıyla donatılmış olanları. Belli oluyor ki, basından anladığımız kadarıyla, yine bazı kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre önceden bu anlaşma Türkiye ile Amerika arasında yapılmış. Fakat Amerika pratikleştirmiyor. Şimdi Erdoğan, Gates'e niye pratikleştirmiyorsunuz diye sormuş, o da demiş tamam, konuşalım, pratikleştirelim, bilmem kaç ay sonra” demişti.
Karayılan, şöyle devam etmişti; “Diyorlar ki, bilmem şu şu yönetim üyelerini tasfiye edersek biter. Yapmak istedikleri şeylerden biri terörist eylem elbet. Suikast yapmaktır. İsrail'in Filistinlilere yaptığı gibi belirlenen isimlere suikasttır. Bu yanlış bir tespittir. Biz ideolojik felsefi bir hareketiz. Kişilere dayalı, kişilere bağlı bir hareket değiliz. Benim gibi bu hareketin içerisinde yüzlerce militan vardır, fedai militan vardır. Yani ben vurulursam yüzlercesi vardır.”
KCK, son açıklamasında ise Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerika ziyaretine vurgu yapılarak, “AKP hükümeti bu saldırıların yanı sıra bir sınır ötesi operasyonu yapmak için de hem bir taraftan sınıra yoğun askeri yığınak yapmakta, hem de uluslar arası ve bölgesel zeminini güçlendirmek için kimi açık ve gizli görüşmeler yapmaktadır” demişti. (ETHA)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-13-2010, 10:47 PM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5333
9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Kürdistan üçlü kıskaçta üçlü eylem planı devrede

EMPERYALİST KISKAÇTA KÜRT HALKININ MÜCADELESİ ÖZGÜRLÜĞE AKACAKTIR

AB’li emperyalist İtalya’nın ardından Belçika’da PKK ve KUKM’ne linç harekâtını başlatmış bulunuyor. İtalya’da onlarca Kürdün tutuklanmasının ardından gelişen bu süreçte Belçika, başta ROJ TV olmak üzere basmış, Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal başta olmak üzere birçok Yurtsever Kürt politikacısını tutuklamıştır.

ABD emperyalizminin Ermeni Soykırımı kartını Türk sömürgeci faşist diktatörlüğüne karşı kullanma amaçlı rutin resminin yanına; AB’li emperyalist grupların PKK’ ye karşı operasyonlarını oldukça anlamlı kılan bir değerlendirme yapmak lazımdır. Zira ABD emperyalizminin yıllardır kullandığı bu kozla birlikte, şimdiki egemenlik savaşı ile it dalaşlarının yanına Ermeni Soykırımı tasarısını eklemiş olmasının karşısına; AB’li emperyalistler “bizler sizlerin yanındayız. Sakın merak etmeyiniz. Sizin düşmanınız olan PKK’ ye bakınız tavır alıyoruz” demeye getirip; emperyalistler arası dalaşı Kürtler üzerinden gerçekleştirme işine girişmektedirler.

Kürt Sorunu emperyalizmin Türk sömürgeci faşist rejimi ile bölge ülkeleri açısından kullanmaya çalıştığı, yıllardan beridir bu sorun üstünden Anadolu coğrafyası üzerinden emperyalist rekabetin de, dalaşında maddesi haline getirdiği bir sorundur ve olmaya da devam edecektir. Kaldı ki, Türkiye, İran, Irak, Suriye, Avrupa’da aynı ya da ardışık zamanlarda Kürt Hareketinin üzerine gidilmesi, Kürt Hareketinin tasfiye harekâtı asla ve kesinlikle tesadüfî değildir ve de olamaz da.

Bahar aylarına girilen bu süreçte yükselecek olan Gerilla Mücadelesi ve KUKM’nin önünü kesmek, psikolojik anlamda kıskaca almak, teslim almaya çalışmak gayretinde olan ve bunu da TC açısından bir koza dönüştürmeye niyetli olan AB’li emperyalistler elbette ki eli boş döneceklerdir bu macerada. Zira KUKM, artık kendi kanallarından ilerlemek zorunluluğunu yaşamın kendisinde algılamıştır. Deneyimleri ile kavramıştır ki, hiçbir emperyalist ya da gerici güç, bir diğerinden daha yeğ değildir. Azı ile çoğunun içtiği su aynı çeşmedendir ve bu çeşme her halükarda emekçiler, ezilenler ile halklara her daim zehirli su içirmeye çalışmaktadırlar.

Ağza bir parmak bal çalmaların her daim anlamı, bal çalanın çıkarları doğrultusundadır. Çıkarlarının gösterdiği hiçbir şeyi yapmaktan çekinmeyen bir toplumsal-ekonomik sistemdir emperyalist kapitalizm. Bu bakımdan yaşananlar belki KUKM açısından şaşırtıcıdır; ama komünist devrimciler açısından değildir. Zira emperyalist kapitalizm açısından çağın içinden geçtiği dönemde her sorun, kendisinin rakiplerine karşı kullanacağı bir sorundur. Bu da dolayısıyla geçici ve kalıcı getiri demektir.

Kürt Halkı ve onun özgürlük mücadelesi dinamitlenmeye çalışılmakta ve dünyanın dört bir yanında baskı, zulüm, gözaltı ve terörle karşı karşıyadır. Kürt Halkı, bir zamanlar Filistin Sorununun maruz kaldığı, halende bundan muzdarip olduğu bir yere doğru sürüklenmektedir. Kürt Halkı ve Özgürlük Mücadelesinin bir şansı var ki, hala bağımsız politik hat çizme konusunda serbestîleridir. Kendilerini şu ya da bu merkeze bağımlı hale getirmemiş oluşlarıdır. Kürt Halkının kaderini şu ya da bu emperyalist merkezin insafına bırakmamış olmalarıdır. Bunda da ne kadar doğru davrandıkları şimdi açığa çıktığı gibi, zamanla da daha fazla açığa çıkacaktır.

Emperyalizmin dili, dini, ırkı, mezhebi yoktur. Şu ya da bu merkezi yoktur. Emperyalizm, emperyalizmdir. Kapitalizmin en yüksek aşaması olan; kapitalizmin çürümesinin de başlangıcıdır. Kar-para-çıkar vs nin doruk noktasıdır. Emperyalistler arası çatışma demektir de aynı zamanda. Ki bu çatışmalar, genel olarak direk değil; her gün rastlanıldığı gibi dolaylı yollardan yürümektedir.

Bin bir koldan Kürt Halkı ve KUKM teslimiyete, tasfiyeciliğe zorlanmakta ve köşeye sıkıştırılmaya çalışılmaktadır. Kürt Halkının direnişi, Serhıldanlarla ve öncelikle de silahlı dağ direnişi olduğu sürece emperyalist kapitalizminin bu sıkıştırmaları, saldırıları olacaktır. Her defasında düzen içine çekip boğmaya çalışacak, saldıracak ve onu kendi isteğine göre biçimlendirmek, kullanmak isteyecektir. Bu düzenin sorun ve kendisine bakışı bu temeldedir ve aşinadır, malumdur.

Peki, Kürt Halkı cephesinde durum nedir ve ne olmalıdır? Biliniyor ki, son Kürt İsyanı yine silahlı-militan bir direnişle kendine yol açmıştır. Ve bugünkü mücadele ve kazanımların güvencesi yine Silahlı-militan direniş ve ondaki ısrar olacaktır. Bundan başka her yol kesinlikle düzene, emperyalist kapitalizme teslime, tasfiyeciliğe götürecektir. Zaten emperyalist kapitalizm de buna oynamaktadır.

KUKM, baharla birlikte yoğunlaşan içte-dışta tüm saldırılara, kuşatmalara, tasfiyeci ve teslimiyetçi dayatmalara karşı, bugüne kadar kendini nasıl var etti ise bundan böylede kendini ancak bu biçimde savaşa karşı savaş, saldırıya karşı direniş, özgürlük için mücadele ile başarabilir. Bugün KUKM’nin her zamankinden daha da önemli bir dolaylı bileşeni var. O da yükselen sınıf mücadelesi ve giderek etkinleşen komünist devrimci çalışma.

KUKM, teslimiyetçi, tasfiyeci dayatmalara karşı direnmek, kanla kazandığını, kan ve gözyaşı ile var ettiklerini bir avuç çapulcu egemenin baskı tehdidine, saldırısına karşı heba etmeyecektir. Direnmekten, mücadele etmekten ve bin bir koldan karşı saldırıya geçmekten başka yol yoktur.

Bahar ile birlikte yükselecek olan karşı-devrimci saldırılara karşı anladığı dilden her alanda yanıt vermek lazım gelecektir. Yükselen işçi sınıfının ekonomik-demokratik mücadelesinin de yaratacağı ortamın, KUKM açısından nefes olacağı da açıktır.

Kürt Halkının ve KUKM’nin kendisi dışında tek ve gerçek dostları Enternasyonal proletarya ile yaşanılan coğrafyanın proleter ve emekçileridir. Kurtuluş Halkların Kardeşliğinden ve birlikte-ortak mücadelesinden geçmektedir. Emperyalist kapitalizm varsın azgın bir biçimde kudurmuş köpek gibi salyaları ile saldırsın. “Eceli gelen köpek cami duvarına işer”. Emperyalist kapitalizm, eceli gelmiş köpektir.


04.03.2010

NOT: Bu yazı kaleme alındığında Ermeni Soykırımı tasarısı ABD Dış İlişkiler Komitesinde oylanmamıştı. Beklediğimiz ve ön gördüğümüz üzere oylama siyasal olarak TC’nin sıkıştırılması, istenilen çizgiye çekilmesi ve istenen ortama getirilmesi için bu kabul olmuştur. Zaten ABD emperyalizminin soruna bakış açısında başka bir şey beklemek olanaklı olamaz. Tamamen bölgesel çıkarları, TC ile ilişkileri, TC’nin kendisinden başka bir ülke, emperyalist odağa yaklaşmasını istememesi- Nitekim Nabucco projesi, PKK’ye operasyon vs diğer bir çok nedenden dolayı AB ve Rusya ile ilişkileri gelişmekte olan bir ülke TC- oldukça doğaldır ve de ellerindeki silahları kullanacaktır. Soruna bu açıdan bakmak lazımdır. 05.03.2010



Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
devrede, eylem, kiskaçta, kürdistan, kıskaçta, plani, planı, üçlü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Emperyalist kıskaçta kürt halkının mücadelesi özgürlüğe akacaktır Mahmut Halil CAN KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM 42 03-14-2010 06:01 PM
Kürt halkına karşı üçlü kıskaça karşı 2009 newrozunun anlamı Mahmut Halil CAN KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM 0 06-25-2009 07:21 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:07 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,