![]() |
|
|
#1 |
|
Ne istiyoruz...
Örgütlenemiyoruz, çünkü engeller zorlu. Önce babamızın, kocamızın, nişanlımızın, erkek kardeşimizin ikna olması gerekiyor ![]() Bizler taa çocukluğumuzdan itibaren ikincil konuma itiliyor ve tüm hayatımızda ikincil konumumuzu hissediyoruz. Kapitalizm yasalar önünde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ile sorunlarımızın çözüleceğini vaadediyor. Şu an Anayasa’da eşit olduğumuz söylense de öyle olmadığını bizler hayatlarımızdan biliyoruz. Kapitalizm ile ataerkilliğin içiçe geçen, birbirlerini besleyen ve yeniden üreten politikalarıyla iş hayatında kendimize yer bulamıyor, evimize kapanmak zorunda kalıyoruz. Dışarda çalışabilenlerimiz ise ağır çalışma koşulları altında posası çıkana kadar çalıştırılıyor. Çalışıyoruz uzun uzun saatler… Ama olmuyor, bizimle aynı işi yapan erkek işçilere göre hep daha düşük ücretler alıyoruz. Çünkü biz aile içinde eşit haklara sahip değiliz; bizim gelirimiz devamlı olarak evin ekonomisine katkı olarak görülüyor. Niteliksiz işlerde çalıştırılıyoruz. İşten çıkarılacaklar arasında hep ilk sırada yer alıyoruz. Bizler dışarda çalışsak da evimize (ailemize) bağlımlıyızdır; dışardaki mesaimiz bittikten sonra evdeki mesaiye başlarız. Uzun ve ağır çalışmanın ardından evin temizliği, yemeği, bulaşığı var sırada... Tabii çocuklarımızla da ilgilenmek onlara iyi bir anne olmamız da gerekiyor. Eşlerimiz… Onların da gönlünü hoş etmek, istiyorsa -bizim isteğimiz önemli değil- onun cinsel 'ihtiyaçlarını' zorundayız. Dışarda patronumuzun kurduğu iktidarı evde babamız ya da eşimiz devam ettiriyor. Patronumuz, ustabaşı ya da yan yana çalıştığımız diğer erkek işçilerin psikolojik ve cinsel tacizine uğruyoruz. Bunu da kimseye söyleyemiyoruz. Çünkü buna giysimizle, konuşmalarımızla, davranışlarımızla biz sebep olmuşuzdur; korkuyoruz suçlanmaktan... Zaten tacize uğradığımızda tek ‘hakkımız’ iş sözleşmemizi feshetmek, işimizden gönüllü olarak ayrılmak -bunca işsizin olduğu ve açlık sınırının altında yaşadığımız bu ülkede. Örgütlenemiyoruz, çünkü engelleri aşmak oldukça zor. Önce babamızın, kocamızın, nişanlımızın, erkek kardeşimizin... ikna olması gerekiyor. Onlar onaylamazsa sendika da neymiş! Ardından da patronumuzun sendikasızlaştırma politikalarına karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Bugün kadınların iş hayatında yer alması için çalıştığını ve yasalar yaptığını söyleyen siyasal iktidar ise bizleri daha fazla güvencesiz ve esnek çalışmanın içine itiyor. Zaten yapılmak istenen de budur. * Bizler eşit işe eşit ücret istiyoruz! * Bizler insanca yaşabileceğimiz, zorunlu ihtiyaçlarımız dışında sosyal ve kültürel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz ücret istiyoruz! * Bizler ev işleri ve çocuk, hasta ve yaşlı bakımı gibi işlerin kamusallaştırılmasını istiyoruz! * Bizler sigortalı, her an işten çıkarılma korkusu duymadan çalışabileceğimiz iş istiyoruz. * Bizler babamıza ya da eşimize değil kendimize ait parasız sağlık güvencesi istiyoruz! * Bizler mezarda emekli olmak istemiyoruz! * Bizler 6 saatlik işgünü istiyoruz! * Bizler işyerinde psikolojik ve cinsel tacize karşı gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz! [Alınteri'nin 15. sayısındaki "Ekmek ve gül" sayfasından alınmıştır]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: alinteri, ekmek ve gul, erkek, kadin, kadin sorunu, ne istiyoruz, sosyalizm |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| istiyoruz |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Lütufta Bulunmuyorsunuz, HAKKIMIZ olanı istiyoruz? | Mehmet Asi Okçuoğlu | KIBRIS SORUNU VE DEVRİM | 1 | 12-12-2009 08:33 PM |