Ates Hırsızı  DEVRIMCI PROLETARYANIN YOLU'NDA  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük RSS Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   Ates Hırsızı DEVRIMCI PROLETARYANIN YOLU'NDA > İŞÇİ SINIFI VE DEVRİM > GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI

GÜNCEL GELİŞMELER VE SINIF TAVRI Güncel gelişmeler konusunda sınıfın tutumu ve devrimci mücadele


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran
Cevaplar
27
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2328
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-17-2009, 08:08 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Exclamation Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

NEO FAŞİST CHP DÜZENİN ÇUKURUNA KENDİNE DÖNÜYOR KEMALİZMDİR DERSİMİ SOYKIRAN
Bu aslında ironik bir başlık. Zaten CHP neydi de ne hala geldi denilecektir. Aslında bu durum bizler açısından oldukça net olmasına rağmen, başta Alevi-Kızılbaşlar ile sözde laikler ya da sınıftan yana görünenler açısından süreç çıplak bir biçimde CHP’nin MHP kadar azılı bir faşist düzen partisi olageldiğini ispata yer bırakmayacak oranda açığa çıkarıyor.
CHP’nin şovenizm, ırkçılık ve faşist politika ve pratiği oldukça açık ve net bir biçimde kör gözlerin bile göreceği kadar orta yerdedir. Kürt sorunu başta olmak üzere, Ermeni, Kıbrıs, Balkanlar, Kafkaslar, Azerbaycan vs gibi bir çok sorunda MHP’yi aratan taktik adımları ile söylem ve pratikleri tam bir gerçek kimliğine, sözde cumhuriyet kurucu kadrolarının da ruhuna uygun bir yere geldi. Aslına bakarsanız kendisine zoraki giydirilmiş sözde sosyal demokrat kimliğin de reddi de olsa; tam ve kesinlikle düzenin en önemli kontrgerilla örgütüdür. Zira Kontrgerilla Cumhuriyetinin değişmez parti ve siyasal örgütlerinden birisi olarak yaşıyor, yaşatılıyor.
Son olarak Dersim Jenosidi konusundaki faşist, soykırımcı, şovenist yüzünü öne Öymen’le gösterdi. Demokratik açılım Meclis görüşmelerinde sürekli bir biçimde “dilim sürçtü, ya da onu anlatmak istemedim, çarpıtıldı” cümleleriyle savunusu yapılan sürecin hiçte yukarıdakilerin ürünü olmadığı görüldü.
Öncelikle Onur Öymen 16.11.2009 günü yaptığı konuşmada “Biz Atatürk ne yaptıysa onu savunuyoruz. Dersim olduğunda Atatürk ve Celal Bayar iş başında idi. Ne yani Atatürk’ü savunamayacak mıyız” dedi.
Onur Öymen, kesinlikle doğru söylüyor. Çıplak gerçekleri olduğu gibi ifade ediyor. Eğip bükmeden. Bugün de benzer açıklamaları Deniz Baykal faşisti de dile getirip; Öymen’e arka çıktı. Bunda yanlış, beklenmeyen, hali hazırda olmayacak bir olgu ya da davranış değişimi yoktur. Tam tersine adı ve ya sözde savunusu sosyal demokrat olup; gerçekte bir Kontrgerilla Partisi olan CHP’nin kendi kimliğine dönüşü ya da boyanın dökülüp altta gerçeklerin çıkması vardır.
CHP, kurucu liderleri yapmıştır, planlayıp uygulamıştır Dersim Soykırımını. Bunu Onur Öymen’in ya da patronu Deniz Baykal’ın savunması kadar doğal bir şey olamaz. Burada şaşılası bir yan varsa o da; bir Kemalist diktatörlük katliamı, soykırımı olan Dersim’in Dersimlilerce farklı algılanması, korkunun hükümranlığında gerçekleri bile ters yüz edecek bir asimilasyona karşılık Kemalist olma noktasında nerede duracaklarıdır.
Elbette Kemalizmi aşmış, düzen gerçekleri ile aşina çevrelerden, kimselerden söz etmiyoruz. Bizim sözünü ettiğimiz ırkçı-faşist-şovenist propaganda zehriyle ve de asimilasyondan oldukça fazla etkilenmişler, hala Kemalizmin kendilerinin gerçek duruşları olduğunu iddia edenler ile Kemalin kendisinin Alevi-Kızılbaş olduğunu iddia edecek kadar ileri gidenlerdir.
Sanırız bu gelişme ve süreç analizi, sözünü ettiğimiz kesimlerin gözünü bir nebze de olsa açmıştır. Dersim bir Kemalist soykırımıdır. Bunu onun devamcıları bile açıktan savunuyorlar. Soykırımın hala onların ellerinden olmadığını iddia etmek demek; asimilasyon sonucu olarak değil, uşaklıkta sınır tanımamak anlamı taşımaktadır.
Faşist CHP kendine döndükçe gerçekler daha da bir bir açığa çıkacaktır. Kıbrıs’ı da sorun haline getirenler aynıları idi. Kürt sorununu da . Dersim soykırımına imza atan da.
Düzen içinde taşlar yerinden oynadıkça, taşların kendi yerlerini de bulması kolaylaşacaktır. Her kaos, kendi içinde aydınlık bir açılımı tetiklemektedir. Her bakımdan her şeyin yerli yerine oturacağı günler hiçte uzak değildir.

17.11.2009


Mahmut Halil CAN ( Sendiren)



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-17-2009, 09:09 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Exclamation Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

DERSİM’E SEFERİN TRUVA ATI YİNE NEOFAŞİST CHP JENOSİDİ SAVUNUYOR
DERSİME SEFER OLUR ZAFER OLMAZ

Dersim jenosidi Türk sömürgeci diktatörlüğünün en kanlı tarihsel sayfalarından birisidir. Dersim jenosidi, Türk sömürgeci asimilasyonunun ne derece ileriye gideceğinin de işaretlerini vermiş idi. Bir yanda - kesin rakamlar bilinmemekle birlikte yaklaşık 40-60 bin insanın katli ve de yaklaşık 15 bin insanın zorunlu sürgünü yanı sıra Dersimli kızların ya yetiştirme yurtları ya da asker ailelerine evlatlık verilmesi gibi- korkunç rakamlar ve gerçekler, öte yandan kendini haklı çıkarmak için devasa tarihsel yalanlar dizgesi.
Sözde demokratik açılım için yapılan Meclis görüşmelerinde söz alan neo faşist CHP sözcüsü Onur Öymen’in ettiği sözler aynen şöyledir: “O zaman kimse anaların gözyaşından bahsetmiyordu... Kurtuluş Savaşı’nda, Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında, Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Kimse ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım’ dedi mi?” Bu gözü dönmüş faşist Halklara düşmanlıkta sınır tanımadan saldırısına yalan, tarih çarpıtma, gerçekleri ters yüz etmede ne kadar ileri gidilebileceğinin resmini çiziyor esasen.
Şimdilerde Kürt halkının onurlu direnişine karşı faşist MHP ve düzenin diğer kolluk kuvvetleriyle birlikte şovenizmin dik alasını gerçek kılan neo faşist CHP, aslında geçmişine, özüne dönmektedir. Dersim jenosidini yapan, planlayan, uygulama aşamalarını bizatihi başından itibaren örgütleyen Kemalist diktatörlük ve onun siyasal örgütü CHP, aslına dönmüş bir biçimde saldırmaya, yıkılmayan kaleleri yıkmak için yeni seferler peşinde koşmaya devam ediyor.
Dersim’de yaşananlar neydi peki?
Osmanlı öncesi ve Osmanlı ile birlikte Dersim’i teslim almaya, topraklarına katmaya çalışan beylikler, devletler, imparatorluklar seferler yaptılar, kıyım ve katliamlar yaptılar. Ve fakat Dersim’i, Alevi-Kızılbaşlık yurdu olan Dersim’i teslim alamadılar. Zafer elde edemediler. Oradan vergi alamadılar, asker toplayamadılar, devletlerin varlığını kabul ettiremediler.
Bu köklü direniş geleneğine sahip Dersim’e saldırıyı yeni Cumhuriyet ta başından beri gündemine aldı. Önce çevresel kuşatmalarla 1921 Koçgiri, 1925 Şeyh Sait yerel çaplı kalkışmaları fırsat bilinerek, Dersim çembere alınıp, askeri yığınaklar yapıldı çevreye. Direnişler bastırılırken karakollar yapılarak, müfettişler gönderilerek bölge tarandı. Sosyolojik, coğrafi, kültürel tüm bilgiler toplandı. Askeri operasyon planlarının ilk yapıldığı 1926’dan başlayarak sürekli bir biçimde Dersim’e saldırının, jenosidin alt yapısı döşendi.
Baş eğmez Alevi –Kızılbaşlık yurdunun siyaseten, kültürel, ekonomik vs gibi tek tek yöntemlerle teslim alınamayacağını bilen egemen Kemalist diktatörlük; askeri yöntemle birlikte bunun hazırlıklarını yapmaya başladı. 1926 yılından başlayan Genelkurmay planlarında aşiret ve kabilelerden tutun da tek tek ailelerin ne kadar olduğunu, durumları ve benzeri olguları dikkate alarak; sürgün yerlerini bile tespit etmiş idi. Hemen uygulamaya konulamayan planın, uygulama zamanını yine Kemalist diktatörlük belirledi.
1936’dan başlayıp, her türlü silahla girişilen Dersim soykırımında bir isyandan söz etmek kesinlikle olanaklı değildir. Saldıran da, katleden de Kemalist diktatörlük ile onların askeri, pilotu, jandarmasıdır. Yukarıda net olmamakla birlikte yaklaşık rakamlardır. Hatta insaflı bir biçimde belki de az tutulan rakamlardır bunlar.
Dersim, yakıldı, yıkıldı, yok edildi. Taş taş üstünde bırakılmadığı gibi; on binlerce Dersimli kadın-erkek, yaşlı-genç, çocuk- yetişkin denmeden katledildi. Kalanların önemli bir kısmı aileler dahi parçalanarak sürgüne gönderildi. Kalanlar ise, Kemalist diktatörlüğün kendi resmini tamamlamak adına bırakıldı. Asimilasyon da tam hız devam etti.
Sürgüne gönderilenler, birbirlerine öylesine uzak alanlara yerleştirildiler ki; iki kardeş farklı şehirlere ve araba ile en az bir gün uzaklığa zorunlu iskân edildiler. Birbirleriyle temasları engellenerek, asimilasyon için uygun zemin yaratıldı. Dersimli kızlar özel yapılmış okul ya da yurtlara toplanıp, Türkleştirilmeye çalışıldılar. Bir kısmı ise, asker ailelerine evlatlık verilerek asimilasyon zincirinin halkaları tamamlanmaya çalışıldı.
Ortada Beyazlar ile Kızılderililer arasındaki gibi bir ilişki varken; sömürgeci devlet ve onun uşakları bilerek bilinçleri çarpıtmayı yol ve yöntemden seçtiler. Beyazların toprakların gerçek sahibi olan Kızılderilileri nasıl soykırıma tabi tuttukları ve onları asimile ettikleri açık ve kesindir. Ama ABD kovboy filmlerine bakarsanız, sanki işgale, soykırıma karşı kendini, canını, topraklarını savunan Kızılderililer değil de; kovboylarmış gibi yansıtılarak soykırım haklı! Çıkarılmaya çalışılıyorsa; “mazlum” ile “zalimin” yerlerini değiştirerek aynı durum Dersim soykırımı içinde geçerli kılınmak istenmektedir.
Dersim ve Dersimli, soykırıma uğradığı gibi bu soykırımı hak etmiş gibi gösterilerek, ortada bir isyan ya da “terörizm” varmış gibi gösterilerek soykırıma zemin hazırlamanın ötesinde şimdi bile “özür dilemek” yerine savunmak ancak; faşist sömürgeci rejime ve onun geçmişten bugüne sahiplerinden olan neo faşist CHP’ye yakışmaktadır. O gün iktidarda olan kurucularının, bugünkülerden zerre kadar farkları yoktur ve kesinlikle aynıdırlar.
Dersim, baş eğmediği için, alevi-Kızılbaş yurdu olduğundan, devletleri tanımadığından egemenler açısından yok edilmek zorunda idi. Ve de böylesine kapsamlı, planlı, organize bir jenosit-soykırım yapıldı. Hala da süren budur. Hala teslim alınamamış Dersim, şimdiler de çeşitli baskılar yanında barajlar ile insansızlaştırılıp “modern” bir jenoside yeniden tabi tutulmaktadır.
Beyaz neo faşistler ile Kızılderili Dersimlilerin, devrimci ilericilerin, komünistlerin, Alevi-Kızılbaşların hesabı hala bitmemiştir. Hala orta yerde bitirilemeyenin tamamlanması ile sürecin karşısında kendisi olmaya çalışanların mücadelesi vardır. Kimseye alet olmamış Dersim, yine baş hedeftir.
Neo faşist CHP, bilinçsiz ve iradesi olarak böyle davranmıyor. Tam tersine, nerden vuracağını iyi bilen ata babaları gibi davranıyorlar. Kirli- aşağılık düzenlerini aklamalarının mümkün olmadığını bildiklerinden; psikolojik savaşın tüm marifetlerini yeniden devreye sokuyorlar. Aynen 1920’lerdeki CHP ya da sözde cumhuriyet kurucularının yaptıklarının yinelemesini yapıyorlar. Ama geçmişte de başaramadılar. Şimdi de başaramayacaklardır. Tarihin nesnel gerçekleri ile yaşanmışlıklar nasıl ki Kızılderililerin haklı mücadelesine şimdiler de hak ettiği değer veriyorlarsa; bu durum Dersim ve Dersimli açısından da böyle olacaktır. Jenoside ve asimilasyona rağmen ne yazık ki.
Bu arada faşist Öymen’in Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı, Şeyh Sait isyanı, Kıbrıs’ta kontrgerillaları aracılığıyla bölündüğü gerçeği ile Dersim’i yan yana koyma kurnazlığı da ele alınması gereken bir diğer noktadır. İlk ikisinde emperyalist savaş içindeki durum vardır. Şeyh Sait İsyanı ise yine gerçekte bir ayaklanmanın lokal düzeyde olduğu gerçeği vardır. Kıbrıs’ta da az önce ifade ettiğimiz üzere kışkırtılan bir savaş, bölünmek istenen Kıbrıs ve onun gerçekleri vardır.
Fakat Dersim’de isyan olmadığı gibi soykırım vardır. Bir ayaklanma olmadığı gibi, top, tüfek, mermi, uçak bombardımanları, İhsan Sabri Çağlayangil’in ifadesiyle mağaralara toplanmış, kaçmış insanların çıkışının kapatılıp gaz bombalarıyla yok edilmesi gibi vahşi bir jenosit vardır. Tarihin en karanlık satırlarına, karanlık harflerle yazılmış bu gerçeklerden kaçmak olanaksızdır. CHP gibi psikolojik savaş uzmanı bir parti ve onun “cesur yürek” ya da “nefesi” bol olan şovenist- faşist yapısının ürünü kafalarının üretecekleri hiçbir yalan, dalavere, savaş yöntemi Dersim ve Dersimlinin yaşadıkları gerçeği değiştirmeyecektir.
Bu soykırımın elebaşısı olan Kemalist diktatörlük ve onun siyasal örgütü olan CHP ve benzerlerinden bir gün bunların hesabı sorulacaktır. CHP, hiçbir zaman gerçek bir sosyal demokrat olmadığı gibi, aslında özünde de faşist sömürgeci düzenin en sadık uşağı bir partidir ve de öyle olmaya devam ediyor. İşin enteresan tarafı, gerek Dersimli jenosit yaşamışlar ile onların zamandaşı ve şimdinin yeni genç Anadolu Alevilerinin hala Kemalizm’in etkisinde ve onun yol çizgisinde yürüyenlerin maşası olmaya devam ediyor oluşlarıdır. Bu da tamı tamına asimilasyonla birleşen jenosidin sonuçlarıdır ve savaşılması gereken.
Jenosidin 72. Yılında Dersim hala soykırıma, jenoside uğruyor. Değişik biçimler ve araçlarla. Dersim’de olanaklarıyla direnmeye devam ediyor ve de edecektir.
DERSİM’E SEFER OLDU, ZAFER OLMADI. OLMAYACAKTIR. FAŞİST CHP, İÇİNDEKİLERİ KUSUYOR. HİÇ BİR ŞEY, DERSİM JENOSİDİ GERÇEĞİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTMEYECEKTİR, ÖRTEMEYECEKTİR. TARİH VE İNSANLIK, EGEMENLERDEN BUNLARIN HESABINI SORACAKTIR.
KAHROLSUN SÖMÜRGECİ FAŞİST DİKTATÖRLÜK
DERSİM JENOSİDİ SÜRÜYOR, KAVGA DA SÜRECEK
YAŞASIN HALKLARIN BİRLİĞİ VE KARDEŞLİĞİ
YAŞASIN ÖZGÜRLÜK YAŞASIN SOSYALİZM


12.11.2009


Mahmut Halil CAN ( Sendiren)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2009, 01:27 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

Rıza Kaçar’ın Nüfus Kaydı da Delilidir Katliamın

Dersim 38’i anlamayanlar, anlamak istemeyenler katliamı başarılı bir terörle mücadele yöntemi olarak görenler, gösterenler rahatlıkla araştırabilirler katliamı ve delillerini... Devletin arşivlerini açıp Dersimlilerden özür dilemesinin vakti gelmedi mi?
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
avbarisyildirim@hotmail.com

Tunceli - BİA Haber Merkezi
17 Kasım 2009, Salı



Dersim'deki (Tunceli) avukatlık büromdayım. Biri geldi. Tanıştık, yakın köylüm olduğunu söyledi. Tabii hukuksal bir mesele... Dava açmak için gelmiş.
Sordum anlattı... Üç kardeş olarak kendilerine babalarından kalan Karşılar Köyü'ndeki mal varlıklarına bölgedeki malum sebeplerden 1990'lı yıllardan itibaren ulaşamadıklarından, tazminat talebiyle Zarar Tespit Komisyonu'na başvurduklarını, fakat taleplerinin reddedildiğini ifade etti ve Komisyon kararının iptali amacıyla dava açmak istediklerini...
Elinde bulunan belgeleri inceledim. Büroma gelen Musa Kaçar, mal varlıklarının tapuda aslında ölü babası Rıza Kaçar adına kayıtlı olduğunu söyledi. Babasının kaç mirasçısı olduğunu anlamak için Mirasçılık Belgesi'ne ve Nüfus Kaydı'na baktım. Babası Rıza Kaçar'ın iki evlilik yapmış olduğunu ve ilk eşi ile ilk eşinden olma çocuklarının hepsinin ölmüş olduklarını, tümünün ölümünün 1938'e tarihlendiğini görünce sordum, anlattı...
38 Katliamı'nda babasının ilk eşi ile o eşinden olma tüm çocukları, yani üvey kardeşleri katledilmişler... Babası sonradan yeniden evlenmiş, bu defa da Musa Kaçar ile diğer iki kardeşi dünyaya gelmiş...
Halvoriye

Musa Kaçar Dersim'in Halvoriye (Karşılar) Köyü'nden. Halvoriye 38'de en insanlık dışı, en vahşi katliamların yapıldığı yerlerden biri... Tunceli şehir merkezini Ovacık ilçesine bağlayan karayolu üzerindeki Siliç Köprüsü geçildikten yaklaşık birkaç yüz metre sonra Munzur Çayı'nın bu yakasında tepelik bir alan çıkar karşınıza. Orası Halvoriye katliamının yapıldığı yerdir. Ve Munzur Vadisi'ne her gidişinizde alt tarafında derin bir uçurum bulunan o alan karşınıza tarihle dikilir...
Kadın erkek;çocuk genç yaşlı yüzlerce insan asker tarafından 1938 yazında bu tepede taranarak aşağı uçuruma atılmış. O tepeyi ve yanıbaşındaki uçurumu her gördüğünüzde olanları, anlatılanları, acıları anımsar, sonsuzca üzülürsünüz... Ve uçurumun hemen dibinde akan Munzur'un coşkusu ve vadinin tüm güzelliği gölgelenir...
"Makineliler kuruldu, başladılar taramaya"

Musa Kaçar'ın 38'de katledildiler dediği olaydan Faik Bulut'un "Dersim Raporları" kitabındaki F. Doğan'ın anlatımlarında da bahsedilir. Kitapta, Seyit Rıza'nın emireri olan F. Doğan'ın ağzından olay şöyle anlatılır:
"Asker Halburları* (Kaşılar*) kuşattı. Ahaliye dedi ki; 'Toplanın gelin, Abdullah Paşa aşağıda bekliyor. Hepinizi affedecek. Sulh ve barış olacak. Herkes huzur bulacak...' Halburlar ahalisi anlatılanlara kandı. Değirmen mevkiine geldiğinde öyle olmadığı anlaşıldı. Makineliler kuruldu. Başladı, taramaya tırrrr... tırrrr... Kimse kurtulamadı. Bir tek Seyit Rıza'nın yakın akrabalarından Musa'nın babası Rıza kurtuldu. Atik davrandı. Bir hamle yaptı. İki asker kendisini yakalamaya çalışınca aralarından sıyrılıp iniş aşağı koştu. Aşağı koşarken biraz da eğilince kurşunlar üstten geçip gidiyor. Bu adam o zamanın Dersimlileri gibi beyaz giyinirdi. Merx dediğimiz ardıç ağaçlarının kökleri beyazdır. Bu gövdeleri siper alarak gizlendi, o bölgeden kurtulan tek kişiydi. Fakat, adamın ortaya çıkması için bazı askerler çocuklarını süngüye takıp havaya kaldırdılar. Bir kısmı da karısına tecavüz etti. Hepsi öldü. Ama adam gizlendiği yerden çıkmadı..." (Faik Bulut-Dersim Raporları, Evrensel Basım Yayın-2. Baskı-sf. 302-303)
Tanık anlatımları ve daha birçok delil gibi, nüfus kayıtları da delili bu katliamın...
Onur Öymen bir bilene danışsın


Dersim 38'i anlamayanlar, anlamak istemeyenler katliamı başarılı bir terörle mücadele yöntemi olarak görenler, gösterenler rahatlıkla araştırabilirler katliamı ve delillerini... Özellikle Kürt sorununa dair (aslında sorun yaratanlar Türkçüler, dolayısıyla "Türk sorunu") demokratik açılım görüşmelerinin yapıldığı Meclis oturumunda, devletin Dersim gibi katliam pratiklerine atıf yapıp bu pratikleri terörle mücadele için bir yöntem olarak önerenlere sözümüz...
Bu arada belirtelim döneme dair son derece sınırlı resmi belgelerde, Dersim 37-38 süreci "Dersim Tedip ve Tenkil Harekatı" olarak nitelendirilir "isyan" olarak değil. "Tedip" ve "tenkil" sözcüklerinin manasını Onur Öymen bence iyi biliyordur, bilmiyorsa bir bilene danışsın!
Gerçekler inkar edilemez. Ve hiçbir gerçek sonsuza kadar gizli kalmaz. İnsan haklarına saygı yükümlülüğü temelinde artık devletin arşivlerini açıp Dersimlilerden özür dilemesinin vakti gelmedi mi?
Anayasası'nda insan haklarına saygılı, demokratik bir hukuk devleti olduğu belirtilen kaç tane devlet daha var, geçmişiyle yüzleşmemiş, hesabını vermemiş...
Rıza Kaçar katliamdan kaçabildi ve katliamdan sonsuz yürek yaralarıyla kurtuldu. Kim bilir, belki de kaçabildiği içindir soyadının "Kaçar" olması...
Peki Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar kaçacak mı kaçabilecek mi Dersim 38'den... Mağaralarda gazla topluca öldürülenlerden, tecavüz edilen kadınlardan, çığlıkları hâlâ Dersim dağlarında yankılanan çocuklardan, ailelerinden kopartılıp evlatlık verilen küçüklerden, yaşları küçültülerek idam edilenlerden, mezarsızlardan... Dersim 38'de katledilmiş on binlerden... kaçarak kurtulabilecek mi?
Hayır ... Dersim yakasını bırakmadı, bırakmayacak!Ve tabii insanlık onuru, vicdanı ve tarih de... (BY/TK)
* Halburları:Kastedilen Halvoriye Köyü'dür.
** Kaşılar: Kastedilen Karşılar Köyü'dür.
*** Barış Yıldırım, hukukçu. Dersim.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2009, 04:02 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

Dersim katliamında 'ulusal' mutabakat
İLGİLİ HABERLER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


ANKARA (18.11.2009)- Onur Öymen: “Ben faşistsem Dersim isyanını bastıranlar neydi?” Deniz Baykal: “Bu konuyu artık kapatıyoruz.” Devlet Bahçeli: “İsyanların meşru ve hak, bastırmanın ise zulüm addedildiği bu alçaklık tablosu.” Dersim katliamında 'ulusal' mutabakat sağlandı...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'e sahip çıktı. MHP lideri Devlet Bahçeli de Onur Öymen'i destekledi, Dersim tartışmalarını, “İsyanların meşru ve hak, bastırmanın ise zulüm addedildiği bu alçaklık tablosu” olarak niteledi.
CHP MHP yine yan yana
Deniz Baykal, dün parti grup toplantısına Onur Öymen ile birlikte girdi, toplantıda Dersim tartışmalarını es geçti. Baykal, ancak grup toplantısından sonra Meclis'teki makamında İlhan Kesici ve Onur Öymen ile birlikte bir grup gazeteci ile sohbet ederken Dersim'e değindi. Baykal, “Onur böyle bir öneride bulunmadı ama yanlış oldu. Dersim'i anması çok büyük bir hataydı” dedi. Baykal “Bu konuyu artık kapatıyoruz” dedi ama, konunun bugünkü MYK toplantısında hararetli tartışmalara sahne olması bekleniyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, CHP Genel Başkanı Onur Öymen’e destek verdi, ayaklanmaların kutsandığını, devlet gücünün ise aşağılandığı iddia etti. Bahçeli, Dersim isyanının bastırılmasıyla ilgili sözleri yüzünden istifaya davet edilen CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'e şöyle destek çıktı: “Cumhuriyet döneminde farklı nedenlerle ortaya çıkan ayaklanmaların Hükümet tarafından kutsandığı ve alkışlandığı, bunu haklı veya haksız yöntemlerle bastırmaya çalışan devlet gücünün ise aşağılandığı vahim bir manzara Türkiye'nin gözü önünde cereyan etmiştir.”
Faşist tartışması kolay kapanmayacak
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, kendini savunurken "Atatürk’ün Dersim’de yaptıklarını anlatırken bize faşist diyorlar. Ben faşistsem Dersim isyanını bastıranlar neydi?" diye sormuş, tartışmaya yeni bir boyut eklemişti.



ATILIM
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2009, 04:02 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

O faşistse, Atatürk ne?
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İLGİLİ HABERLER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


İSTANBUL (16.11.2009)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Akşam gazetesine konuştu, kendini savundu: "Atatürk’ün Dersim’de yaptıklarını anlatırken bize faşist diyorlar. Ben faşistsem Dersim isyanını bastıranlar neydi?" Evet, Onur Öymen faşistse, Mustafa Kemal ne?
'Yaşasaydı böyle yapardı'
On binlerce insanın can verdiği olaylarla ilgili Öymen kendisini şöyle savundu: “Bakın, AKP demokratik açılım diyor ama bu konuda terör örgütü ile uzlaşmacı bir tutum içinde. Bütün bunları yaparken de Atatürk yaşasaydı o da böyle yapardı diyorlar. Atatürk ne demiş 'Yurtta sulh, cihanda sulh', bunu örnek gösteriyorlar. Ben de diyorum ki, Atatürk şunu da söyledi: 'Milletimizin topraklarına göz dikenlerin ve ülkemizi esir almak isteyenlerin amansız düşmanıyım.' Birçok iç ayaklanma olmuş, sadece Dersim değil. Din kökenli ayaklanmalar da var. Atatürk bu ayaklanmaların hiçbirine karşı pazarlık yöntemini seçmemiş. Şimdi ben Atatürk'ün Dersim'de yaptıklarını anlatırken Aleviler'e hakaret etmiş mi oluyorum? Biz bundan bahsediyoruz bize faşist diyorlar. Ben faşistsem Dersim isyanını bastıranlar neydi?
Bakın, ben NATO'da da büyükelçilik yaptım. Operasyonlarda 'yan hasar' dediğimiz bir durum vardır. Bunun olmaması arzu edilir. Geçmişte bu kadar dikkatli davranabildik mi, bunu tarihçiler söylesin.”
Atatürk Dersim'de ne yaptı?
Onur Öymen faşistse, Mustafa Kemal ne? Şimdi yanıtını arayan soru bu. Zira “Atatürk'ün Dersim'de olan bitenden haberi yoktu. Zaten çok hastaydı, ona sormadan yaptılar. Seyit Rıza'yı da o Elazığ'a gelmeden çabucak astılar. O, duysa asılmasına izin vermezdi” iddiaları gerçek dışı. Atatürk, başından sonuna kadar harekatın içindeydi. Celal Bayar'ın bir röportajında söylediği gibi “Atatürk 'sorumluluğu üzerime alıyorum, vuracağız Dersim'i' dedi” ve Dersim vuruldu. Mustafa Kemal, daha 1936'da ise TBMM açılışında Dersim meselesi için, “Bu korkunç çıbanı tümüyle temizleyip koparmak, kökünden kesip temizlemek ve bunu her ne pahasına olursa olsun yapmak gerektiği”ni savunmuştu.
Atatürk hasta değildi. Dersimlilerin üstüne uçaklarla “Teslim olmazsanız cumhuriyetin kahredici ordusu tarafından mahvedileceksiniz” bildirileri atıldığı 4 Mayıs 1937 günü Dersim'in kaderini belirleyen Bakanlar Kurulu toplantısına Atatürk başkanlık etti. Atatürk, operasyonu harita başından bizzat takip etti. 22 Mayıs 1937'de Devlet Hava Yolları salonunda Dersim'i bombalayan manevi kızı Sabiha Gökçen'i karşıladı. Seyit Rıza ve adamlarının asılmasının ardından yanına Sabiha Gökçen'i alarak Elazığ'a, Dersim'e gitti, köprü açtı. Başta Sabiha Gökçen olmak üzere Tunç Eli operasyonuna katılan askerlere madalya taktı. 16 Kasım 1937'de ise Diyarbakır Garı'nda Şükrü Kaya ve Celal Bayar ile birlikte görüntülendi.
Bakanlar Kurulu kararı açık
Atatürk'ün başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısında Dersim harekatı ile ilgili alınan karar şöyleydi: “Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanlara ve kullananlara yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.” 'Köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak', 1930'lu yılların başında çıkartılan 2510 sayılı İskan Kanunu ile tamamen uyumlu: “Dahili iskan safahatı cümlesinden olarak ana dili Türkçe olmayan nüfusun terekkümlerini menni'ne ve mevcutlarının dağıtılması şekillerine ve bu suretle hars vahdetini korunmasına ait tedbirlerin ittihas ve tatbiki için hükümete kanuni selahiyet alınması yasaklanacak, mevcutlar dağıtılacak ve kültür birliği korunacaktır.”
4 Temmuz 1937 tarihli Cumhuriyet gazetesi, Tunç Eli operasyonunu “Kahraman bir Türk çavuşu tek başına koca bir dağı zaptetti” başlığı altında bu yüzden şöyle haberleştiriyordu: “Açlar ve çıplaklarla meskün bir yer medenileştiriliyor, geriliğin ana merkezi olan bu muhitte şimdi Türk motörlerinin uğultusu birbirine karışıyor.” Hareket sahasına giden Cumhuriyet muhabirinin izlenimleri böyle. Dersim harekatını yere göğe sığdıramayan Cumhuriyet gazetesinin kurucusu ve başyazarı Yunus Nadi'nin yorumları ise şöyle: “Bu haliyle hükümet, Tunceli'nin dağlı bedevilerine şu hakikatı anlatıyor ki... Ya bu deve güdülecek, ya bu dağdan gidilecek... Türk vatanın ortasında Dersim bir lekeydi.”
'Medeniyet' ne, 'leke hangisi?
Hangisi 'leke'? Dersim mi, bölgeyi 'medenileştiren' Bakanlar Kurulu kararı ve Tunç Eli operasyonu mu? Tarih, “Onur Öymen faşistse, Mustafa Kemal ne?” sorusunda olduğu gibi bunda da kararını vermekte gecikmeyecektir.




ATILIM
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2009, 04:03 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

Genelkurmay: Munzur Festivali bölücü

İSTANBUL (17.11.2009)- Munzur Festivali de, katılımcıları da bölücü. En iyi Alevi, yaşanan katliamları unutan ve Sünnileşmeye yüz tutan Alevidir. Genelkurmay'ın artık “gizli”liği kalmamış belgelerinde Munzur Festivali ve Aleviler için böyle söyleniyor.
Genelkurmay tarafından hazırlatılan “gizli” ibareli belgeler, artan ihbarlarla birlikte tefrika edilmeye başlandı. Bunlardan biri de, 5 Aralık 2003 tarihli Genelkurmay 3. Psk. Hrk. Tb. K.lığı tarafından hazırlanan belge. Bu belgede Alevilerden Munzur Festivali'ne kadar muhalif olan her şey kaydedildi.
“Munzur Festivali'ne davet edilen sanatçı ve panelistlerin tamamına yakınının, aşırı sol ve terör örgütü sempatizanı, milli birlik ve bütünlüğümüz aleyhine çalışmalarıyla tanınan kişilerden seçilmiş olması...” şeklinde başlayan festival değerlendirmesinde, gençlerin “sürekli aşırı sol ve terör örgütlerinin propagandalarına maruz kaldığı” iddia edilmektedir. Genelkurmay'a göre bu yıl festivale onur konuğu olarak katılan Sezen Aksu da “milli birlik ve beraberlik aleyhtarı” olmuş.
Alevi dediğin acısını hatırlamamalı
Alevi halkı da generaller tarafından yakın takibe alındı. Buna göre Tokat, Gümüşhane, Sivas, Çorum, Tunceli nüfusuna kayıtlı İstanbul'un bazı semtlerinde yaşayan özellikle genç Aleviler, illegal örgütlerin etkisinde. Bunlar yaz aylarında memleketlerine gittiklerinde yerel konserlerdeki hal ve hareketlerinden giyimlerine (siyah bere, tek yıldız, Che tişörtü gibi), hatta el hareketlerine kadar bu etkiyi hemen hissettiriyorlar.
Genelkurmay raporunda, Alevilerle Sünnilerin genelde iyi geçindiklerinden, hatta birbirlerine kız verdiklerinden bahsediliyor. Ama, geçmişte yaşanan katliamları unutmayanlar, dahası asimile olmayı reddedenler, “bazı vatandaşların geçmişten gelen duygularla içlerinde barındırdıkları, kendilerinin Sünni vatandaşlardan ayrı tutulduğu düşüncesinin, çeşitli istismar ve kışkırtma faaliyetlerine karşı hassasiyet oluşturduğu” şeklinde değerlendiriliyor. Alevi halkının yaşadıkları katliamları, acıları unutmamalarından bile korkuyorlar.
Dersim'de yaşayan halkın yüzde 90'ının Alevi olduğu kabul edilen “gizli” belgede, yüzde 70'inin de Türkçe konuştuğu iddia edilmektedir. Böylece, Dersim'de Kürt kimliği ve Zazaca'nın ön plana çıkarılmasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.



ATILIM
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-19-2009, 09:21 AM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

Deniz Baykal:CHP’ye karşı linç kampanyası var

November 19, 2009 in [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] by [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

CHP MYK toplantısında Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in tepkilere neden olan Dersim’le ilgili sözleri ele alındı.
Baykal, burada yaptığı konuşmada, Onur Öymen’in sözlerinin yanlış anlaşıldığını savundu.
Sözlerin yanlış bir noktaya çekildiğini belirten Baykal, “CHP’ye yönelik linç kampanyası yürütülüyor” dedi.
Baykal, protestolarla ilgili olarak “Alevi ve kürt vatandaşların tepkilerini saygıyla karşılıyorum” dedi.
Baykal, “Onur Öymen gereğini yapsın” diyen Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu için ise “Açıklamasını anlayışla karşılıyoruz” diye konuştu.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-19-2009, 09:24 AM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

BAYKAL’IN ONUR’U
01:20 18 Kasım 2009
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Dersim Katliamı açıklamasından dolayı tepki toplayan Onur Öymen’e, CHP lideri Deniz Baykal sahip çıktı. Baykal, adeta “Katliamı savunmak onurumuzdur” yaklaşımında bulundu


“ÖYMEN’E SAHİP ÇIKIYORUM”


CHP lideri Baykal, parti grup toplantısına Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’le birlikte katıldı. Protesto olasılığına karşı Öymen, salona girmeden Meclis Şeref Kapısı’nda Baykal’ı bekledi. Baykal’ın Onur Öymen’i yanına oturtması “Öymen’e sahip çıkıyorum” mesajı olarak yorumlandı. Öte yandan Onur Öymen’i Dersim Katliamı’yla ilgili söylediği sözlerden dolayı istifaya çağıran Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, dünkü CHP Grup Toplantısına katılmadı.

BAYKAL: KONUYU KAPATTIK
Baykal’ın grup toplantısındaki konuşması sırasında bir dinleyici, “Ben bir Alevi vatandaşıyım. Onur Öymen’in söyledikleriyle ilgili hiç bir şey söylemeyecek misiniz?” sorusunu yöneltti. Salonda yaşanan kısa süreli şaşkınlığın ardından, Meclis görevlileri partili kişinin ağzını kapatmaya çalışınca Baykal, “Bırakın kapatmayın ağzını. Bırakın konuşsun. Biz o konu ile ilgili söyleyeceğimizi söyledik. Konuyu kapattık” dedi. Baykal, bu sözlerinin ardından toplantıyı bitirdi.»8’DE

Baykal ‘Onur’una sahip çıktı!
Dersim Katliamı’yla ilgili yaptığı açıklamadan dolayı tüm yurtta tepki toplayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen’e CHP Genel Başkanı Baykal sahip çıktı. Grup toplantısına Öymen’le katılan Baykal, bir yurttaşın protestosuna ise "Biz o defteri kapattık" yanıtını verdi
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yardımcısı Onur Öymen’i korumaya devam ediyor. Baykal, dünkü grup toplantısına Öymen’le birlikte katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Dersim açıklaması grup toplantı salonuna da yansıdı.
Bazı partililer tarafından protesto edileceği haberleri yayılan Öymen, grup toplantısının yapılacağı salona girmeden Meclis Şeref Kapısı’nda CHP Lideri Deniz Baykal’ı bekledi. Baykal gelince Öymen ile birlikte Grup salonuna girdi. Baykal’ın Onur Öymen’i yanına oturtması "Öymen’e sahip çıkıyorum" mesajı olarak yorumlandı.

KILIÇDAROĞLU KATILMADI
Öte yandan Onur Öymen’i Dersim Katliamı’yla ilgili söylediği sözlerden dolayı istifaya çağıran Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, dünkü CHP Grup Toplantısına katılmadı.
TOPLANTIYI BİTİRDİ
Baykal, toplantıda CHP üyesi olduğu bildirilen bir kişinin protestosu sonucu toplantıyı aceleyle bitirdi.

ÖYMEN İSTİFASI
CHP Genel başkan Yardımcısı Onur ymen’in Dersim katliamı ile ilgili sözlerine tepki gösteren Bingöl İl Genel meclisinin CHP’li 3 üyesi partilerinden istifa etti. Bingöl’de, CHP’li il Genel Meclis üyeleri Hüseyin Negüzel, Daimi Korkar ve Ali Çimen’in CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’e tepki göstermek için partiden istifa ettikleri bildirildi. 3 il Genel meclis üyesinin istifası ile Bingöl’de il Genel meclisinde CHP’nin üyesi kalmadı.

Ali Balkız: CHP gereğini yapmalı
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Ali Balkız, ‘’Sayın Öymen istifa etmez ise CHP yönetimi gereğini yapmalı, parti yapmaz ise CHP’de bu düşünceyi savunmayanlar istifa ederek gereğini yapmalılar’’ dedi.
Ali Balkız, Öymen’in bu açıklamasının ardından CHP’de kesinlikle barınmaması gerektiğini belirterek, Öymen’in istifasının ya da ihracının olmaması halinde kendisiyle aynı düşünceleri benimsemeyen CHP’lileri partiden istifaya çağırdı. Balkız, Öymen’in Atatürk’ün arkasına sığınmaktan vazgeçmesini ve istifa etmesini isteyerek, bunun olmaması halinde CHP yönetiminin aynı düşüncelere sahip olmadığını göstermek için Öymen’i ihraç etmesi gerektiğini bildirdi.
“İstifa ya da ihracın olmaması’’ halinde ise Balkız, bu konuda duyarlı CHP yöneticileri ve milletvekillerine seslenerek, “Öymen ya da parti gereğini yapmaz ise siz yapın’’ çağrısını yineledi.

Türk: istifa bile olsa CHP aklanamaz
DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk de partisinin grup toplantısında CHP'yi eleştirdi. Türk, Öymen'in sözlerini 'nazi söylemi' olarak niteledi. Türk şöyle konuştu:
»Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşan sözcü, devletin kuruluşundan bugüne kadar, Kürtler ve Aleviler şahsında, tüm farklı kimlik ve kültürlere karşı ayrımcı yaklaşımını açık seçik ortaya koydu.
»Bu bir gaf değil! Niyetini aşan, kazara edilmiş bir söylem hiç değil! Kürtleri ve Alevileri düşman olarak tanımlıyor. Korkunç Dersim katliamını meşru görüyor.
»CHP Genel Başkan Yardımcısı olan zat, yükselen demokratik tepkiler karşısında istifa da edebilir, görevinden de alınabilir. Fakat bunlar olsa bile; CHP bu şekilde aklanamaz. CHP’nin bu konuşmada açığa çıkan zihniyeti, çağdaş dünyanın en az 60 yıl önce mahkûm ettiği ırkçı bir zihniyettir.
»Bu kadar fütursuzca ve cüretkârca dile getirilen bu zihniyeti, “hep birlikte sorgulayalım, çözümleyelim ve mahkûm edelim” diyoruz.

TOPLANTIDA PROTESTO
Baykal'ın 'Kapadığı defteri'
protestocu açtı: Susacak mısınız?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ve Baykal Öymen'in Dersim Katliam'ıyla ilgili "biz bu defteri kapattık" dedi. Fakat, dünkü CHP Grup Toplantısında yaşanan protestoyla Aleviler açısından konunun kolay kapanmayacağı anlaşıldı.
Bir dinleyici, Baykal'ın konuşması sırasında "Ben bir Alevi vatandaşıyım. Sayın Genel Başkan, bu Onur Öymen’in söyledikleri ile ilgili hiç bir söylemeyecek misiniz?" Salonda yaşanan kısa süreli bir şaşkınlığın ardından, Meclis görevlileri partili kişinin ağzını kapatmaya çalışınca Baykal, "Bırakın kapatmayın ağzını. Bırakın konuşsun. Biz o konu ile ilgili söyleyeceğimizi söyledik. Konuyu kapattık" dedi.
GÖSTERİCİ TARTAKLANDI
Bu arada Öymen'in sözlerini ve Baykal'ın suskunluğunu protesto eden kişi partililer tarafından tartaklandı. Edinilen bilgiye göre salonda protestoyu gerçekleştiren kişi de CHP üyesi.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-19-2009, 09:29 AM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

DTP: DERSİM KATLİAMI ARAŞTIRILMAK ZORUNDADIR
01:22 18 Kasım 2009
DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Dersim’de 1937-1938 yıllarında yaşanan olayların araştırılması için Meclis Araştırma Önergesi verdi.
Meclis Başkanlığı’na sunulan önergenin gerekçesinde, 25 Aralık 1935 tarihinde Dersim Bölgesine özel çıkarılan ‘Tunceli Kanunu esas alınarak, 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla bugünkü adı Tunceli olan Dersim’e ‘tedip ve tenkil’ gerçekleştirildiğini söyledi. Gerekçede şu ifadeler yer aldı: “Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, Tedip: Uslandırma, yola getirme, terbiye etme, Tenkil: Uzaklaştırma, herkese örnek olacak ceza verme, düşmanı ve zararlı kişileri topluca ortadan kaldırma olarak tanımlanmıştır. Bölge insanı yaşananı büyük bir felaket olarak adlandırmakla birlikte, on binlerce insanın katledildiğini, binlerce insanın sürgüne gönderildiğini, yüzlerce köyün yakılıp yıkıldığını anlatmaktadır. Bugüne kadar olayla ilgili devlet arşivleri açılmadığı için öldürülen insan sayısı net olarak bilinmemektedir. Dışişleri Bakanlığı da yapmış olan, Dersim direniş önderlerinden Seyit Rıza ve arkadaşlarının da idamını organize edip tanıklık etmiş İhsan Sabri Çağlayangil bir röportajında; ‘Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların içinde bunlar fare gibi zehirlendi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekât oldu. Dersim davası da bitti.’ demektedir.”
Tedip ve Tenkile neden gerek duyulduğu, Dersim’de neler yaşandığı ve kaç kişinin öldürüldüğü gibi soruların gecikmiş de olsa cevabını bulması gerektiği ifade edilen önergede “On binlerce insanın ölümüne mal olan, “İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç” olarak kabul görülmesi gereken Dersim katliamının gerçek yüzünün açığa çıkarılması, geleceğe aydınlık bir dünya bırakmak, geçmişte yaşananların çocuklarımıza bir yük olarak miras kalmaması için, TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonunun kurulması zorunlu hale gelmiştir“ görüşü dile getirildi.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-19-2009, 09:29 AM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29,180
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5010
8542 Mesajina 13999 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Neo faşist chp düzenin çukuruna kendine dönüyor kemalizmdir dersimi soykıran

ONUR’SUZ PARTİ, ONURLU CHP!
nazimalpman@birgun.net / 02:07 18 Kasım 2009
Cumhuriyet Halk Partisi en fazla “yanlış anlaşılmaktan” yakınır. Şimdi de aynısı oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, TBMM’de “Kürt Sorunu” görüşülürken şahane(!) bir konuşma yaptı.
Sonuçlarını görerek yaşıyoruz… Başta Aleviler olmak üzere Türkiye kamuoyu ayağa kalktı.
Onur Öymen önce “yanlış anlaşıldım” dedi. Sonra başladığı yere döndü:
- Evet, Dersim doğrudur!
İnsan hakları ihlal edilmiştir, katliam yapılmıştır, hukuksuzluk vardır… Daha pek çok yanlış sıralanabilir. Zaten sıralanıyor da… Ama en fazla Dersim’in birinci kuşak tanıtları hayatta…
Yaşadıklarının acı izleri olanca diriliğiyle bedenlerinde ruhlarında duruyor. Onların gözlerinin içine bakarak konuşmasını sürdürüyor, ekselans büyükelçi…
Kendi partisi içinde bile kendisine yönelik tepkiler yükselince bu sefer tarihsel bir çıkış yapıyor:
- Ben Atatürk’ü savunuyorum!
Haydaaa…
Sayın ekselans zatâlinizin önce kendinizi savunmanız gerekmez mi? Siz halktan oy isteyen, isteyecek, bu yol ile de parlamentoya girip milli irade şarkıları söylemeye devam edeceksiniz. Ama onun yerine “İyi ki Alevileri Dersim’de katletmişiz” derseniz o camiadan hangi yüzle oy isteyeceksiniz?
Bütün bu çapraşık sorular ve sorunlar orta yerde dururken ekselans Türkiye’nin on yıllardır yönetim can simidini ortaya atıp ona sıkıca sarılmayı yeğliyor:
- Ben Atatürk’ü savunuyorum, siz Atatürk’e karşı mısınız?
Oh, ne güzel değil mi?
Türkiye’de kimse Atatürk’ten hesap soramayacağı için, onun adını kullanıp bütün marifetlerini sergileyenler, kendilerini bu zırhın arkasına atıp kurtulabiliyorlar.
- Niye insan haklarını ihlal ediyorsunuz?
- Ama ben Atatürkçüyüm!
- Sendikaları kapatıp, toplu sözleşmeleri yasakladınız, niye?
- Biz Atatürkçüyüz!
- Amerikan üsleri açtınız?
- Atatürkçüyüz!
Böyle diyerek Türkiye’nin sol yanını kesip koparttılar.
Atatürkçüler, her askeri müdahalede ülkeyi biraz daha sağa kaydırdılar.
Kendilerine toplumsal taban bulmak için din faktörünü kullandılar. 12 Eylül’ün lideri General Kenan Evren Kuran’dan ayetler okuyarak laiklik mücadelesi yaptı!
Sonunda getirdiler ülkeyi dini referans alan siyasi partiye teslim ettiler. Sorulduğunda da burunlarından kıl aldırmadılar:
- Biz ne yaptıksa Atatürkçülük için yaptık!
Bugün her şey ortada…
Verdikleri zararlara karşın büyük bir pişkinlik içinde aynı enstrümanı kullanıyorlar:
- Atatürk’ü savunuyoruz!
Artık kimse bu içi boş nakaratları yemiyor.
Eğer CHP Aleviler ile aralarına örülen “Onur duvarını” kaldırmak istiyorsa karar vermeli:
Onur’suz parti yönetimiyle onurlu CHP arasında seçim yapmalı!
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.

SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
chp, çukuruna, dersimi, dönüyor, düzenin, faşist, kemalizmdir, kendine, neo, soykiran, soykıran


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Düzenin gerçek yönetenleri açığa çıkıyor Mahmut Halil CAN EKONOMİK-SİYASAL KOŞULLAR-KAPİTALİZMİN GÜNCEL DURUMU VE SOSYALİZM 0 06-25-2009 08:37 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:17 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,