DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > İŞÇİ SINIFI VE DEVRİM > GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM

GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir
Cevaplar
137
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
6141
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-18-2010, 06:49 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Exclamation Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

NEWROZ YAŞAMIN BAHARI VE ÖZGÜRLÜĞÜN GÜCÜ, MÜCADELESİDİR

Daha Newroz gelmeden Kürt Halkına dönük yıldırma, bastırma, yok etme politikaları devreye girdi. Geçtiğimiz günlerde birçok ilde düzenlenen operasyonlarda birçok Kürt, sömürgeci faşist devletin kolluk güçlerince gözaltına, işkenceye alındı. Gerekçe çok ve uydurmalarda da sorun yok. Yeter ki söz konusu olan Kürtler olsun; yekvücut tüm klikler kendi aralarındaki savaşı, iktidar mücadelesini unutup Kürtlere karşı savaşta bir olmaktadırlar. Dün olduğu gibi bugün de.

Diğer yandan, bu yıl ki Newroz ile Kürt Halkının, KUKM’nin daha farklı ve özgürlüğe doğru olacağı açıktır. Zira emperyalist kıskaç içinde boğulmaya çalışılan KUKM, Newrozla hem kendisinin meşru konumunu ve de hem de Kürt Ulusunun Ulusal demokratik mücadelesinin meşruluğunu göstermek durumundadır. Emperyalist saldırganlığın Avrupa kolu bugünlerde ipi eline almaya, KUKM liderlerine dönük tasfiyeye girişmeye çalışmaktadır. Belçika, İtalya ve Fransa’daki saldırı bu halkanın parçalarıdırlar.

BOP’ un Ortadoğu’yu yeniden biçimlendirme, adlandırma ve ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda yeniden organize etmesinin en büyük engellerinden birisi Kuzey Kürdistan eksenli KUKM’dir. Bu bağlamda ABD emperyalizmi ve onun uşakları Güneyli Kürt liderlik ile Türk Sömürgeciliği kapsamlı çalışmalar yapmaktadırlar Kuzey Kürdistan eksenli mücadeleyi tasfiye etmeyi. Ama bugüne kadar verilen mücadelenin ürünü olan bu kavgayı bitiremediler, teslim alamadılar, asimile edemediler, yok edemediler. Bu bakımdan her yenilgilerinden sonra daha da saldırgan olmaya devam ediyorlar.

Bu yıl ki Newroz, yine Kürt Halkının kurtuluş, özgürlük mücadelesinde kesinlikle özel bir basamak olacaktır. Zalim Dehakların her gün bir yiğit evladını yok etmeye karşı koymuş ve isyan etmiş bir halkın şimdilerdeki özgürlük savaşçılarının; bu emperyalist kapitalist kuşatmaya, saldırganlığa karşı direniş, mücadeleyi ve özgürlüğü savunmaları ve pratikte de bunun gereklerini yerine getirmeleri gerekmektedir. BOP’ un karşısındaki en dinamik mücadele örgütü olan PKK ve Kürt Halkının, bu zalim koalisyona karşı, bu Zalim Dehak ordusuna karşı; mazlumların lideri olan Kawa’nın yürüyüşünü sürdürmekten başka bir çıkar yolu yoktur.

Bu zalim düzenin, kudurgan emperyalist kapitalist düzenin polise taş atan Kürt çocuklarına bile tahammülü yoktur. Kontrgerilla şefleri, hırsızlar, yolsuzlar vs birkaç gün içinde merkezlerden çıkarılırken; Kürt çocukları onlarca yıl hapishanelerde çürütülmek isteniyor. Koro halinde bu insanlık suçunun devamı isteniyor. Bu düzenin azgın saldırılarının dünde, bugünde kapsamı değişmemiştir. Değişmeyecektir de. Zira kapitalizm, emperyalizm insana, özgürlüğe düşmandır.

Ceylanları, Uğur Kaymazları gözünü kırpmadan katleden düzen ve onun uşaklarına karşı Kawa’nın isyanının Kızıl Bayrağını dalgalandırıp mücadele etmeden özgürlük, insanlık düzeni ve başarı olanaksızdır. Newroz’da böyle anlamlı olacaktır. Zira Newroz Kürtler açısından bir bayram, bir kutlama vs değildir. Tam tersine Özgürlük, Devrim, Sosyalizm, İnsanlık düzeni için mücadelede İsyan bayrağını en yukarılara kaldırmak demektir. Böyle algılanmalıdır.

Newrozların Kürtler için anlamı yukarıda ifade edilen biçimdedir. Hele ki şimdilerde topyekûn yok edim, kıyım, saldırı dalgasına karşılık Kürt Ulusal Özgürlük Mücadelesini büyütmek her zamankinden daha da öne çıkmakta ve özel bir yer almaktadır.

Newroz, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin baharıdır, özgürlük iradesinin gücüdür. Mücadelenin kendisidir. Newroz, Halkların birliği ve kardeşliği, özgürlüğünün açık-aleni ifadesidir. Dünya proletaryasının ve Anadolu proletaryasının yükselen hak mücadeleleriyle birleşen Newrozla birlikte yükselen KUKM’nin özgürlüğe daha da yakınlaşacağı kesin, açık ve net bir gerçektir.

NEWROZ, HALKLARIN ZALİM DEHAKLARA KARŞI KAWA GİBİ YİĞİT TOPLUMSAL ÖNDERLERİN ÖNCÜLÜĞÜNDE HAKSIZ NE VARSA ONA KARŞI BAŞLATTIKLARI İSYANIN KENDİSİDİR. NEWROZ, ÖZGÜRLÜK-DEVRİM VE SOSYALİZM OLMADIKÇA BAYRAM-KUTLAMA ANLAMINDA DEĞİL; MÜCADELENİN ZİRVESİ, KAVGANIN ATEŞİ, YAŞAMIN DORUĞU OLMAYA DEVAM EDECEKTİR.

Newroz, özelde Kürt Halkının, genelde tüm dünya halklarının barış-kardeşlik-birlik-özgürlük ve sosyalizm baharının adı olmalıdır.


NEWROZ PİROZ BE

BIJİ BIRATEYAN GELLAN

BIJİ AZADİ BIJİ SOSYALİZM



12.03.2010

Mahmut Halil CAN ( Sendiren )




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 5 Kisi:
Civakparez (11-27-2011), kuzeyberdan (03-18-2010), Partizan Stare (03-19-2010), Proleter Devrimci (03-18-2010), önder odabaşı (01-25-2012)
Alt 03-18-2010, 06:52 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Proleter Devrimci (03-18-2010)
Alt 03-18-2010, 06:52 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-18-2010, 06:53 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

BAHAR DOĞAYA VE MÜCADELEYE DAVRANDIĞI GİBİ DOĞURGANLIĞIYLA GELİYOR

Bahar, yaşamın hareketlenmesinin, doğanın yeşillenmesi ve doğurganlığının habercisidir. Bahar, mevsimlerin en güzelidir. Bahar, tüm mevsimlerin üzerindedir. Doğanın, yaşamın ateşlenmesi, damarlardaki kanın alevlendiği bir mevsimdir. Bahar, yazın ana mevsim olan yazın, sıcak gelişmeler ile mevsimsel sıcağın müjdecisidir. Bahar, doğanın ve yaşamın kışa inat ayağa kalkışı, şahlanışı ve direnişidir. Baharın başlangıcı olan Mart ayı, yaşamın ve doğanın uyanışına adanmıştır. Hatta birçok kültürde bayramların, doğaya ve yaşam ilişkin bayramların, adanmışlıkların ayıdır Mart ayı. Örneğin Newroz vs gibi.

Bu bahar başlangıcı ya da Mart ayına kışın soğuğu değil; işçi sınıfı ve emekçilerin sıcak mücadeleleriyle giriyoruz. Kışın soğuğuna, kar-kış ve ayazına rağmen, sınıf mücadelesi çeşitli cephelerden Anadolu’da ve dünyada kışı deyim uygun düşerse ateş olup ısıtmıştır. Tekel direnişi, Esenyurt Belediye direnişi, Entes Elektronik direnişi, Marmaray işçilerinin direnişi, İzmir Belediye işçilerinin direnişi, Okmeydanı taşeron şirket çalışanlarının direnişi vs gibi birçok alanda eylem ve mücadeleyle kış ayları atlanıyor. Diğer yandan dünya ölçeğinde de birçok ülkede direnişler, grevler ve çatışmalarla geçti bu kış ayları.

Dünya ölçeğinde doğal olarak sert, soğuk, karlı bir kış geçirilse de; bu soğukları dünya ölçeğinde proleter ve emekçi kitlelerin kışı bahara çeviren, ısıtan ve baharı hızla getiren direnişleri ile yakıp kavurmuştur. Bundan böyle de zaten Martın sıcak gündem ve doğal kalkışması ile birlikte, düzene karşı isyanların, emekçi kitlelerin hak mücadelelerinin daha da büyüyüp serpileceği, daha sıcak gündemlerle ve mücadelenin değişik araçlarının komplike olarak harekete geçeceği açıktır. Damardaki kan ısındıkça, dışsal dünyaya ilişkin mücadele de ısınacak ve ısıtacaktır.

Boşuna dememişler bir atasözünde; “ Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır”. Mart ayı ile birlikte mücadelenin sıcak gündemleriyle, var olan ve süren direniş ve mücadelelerin birleştirilmesi ve sınıfın bağımsız gündeminin özgürlük, devrim ve sosyalizme doğru yönelişinin kanallarının açılması zorunludur. Dünya işçi sınıfının bir parçası olarak Anadolu proletaryasının bu Marta oldukça hareketli girdiği açıktır. Tabi ki dünya proletaryası da.

Bu sıcak, hareketli günlerin daha da ısınacağı ve mücadelenin büyüyeceği açıktır. Düzenin de saldırılarının artacağı, sertleşeceği de açıktır. Sıcak Bahar günlerine hazırlıkların köklü, derin ve içten içe sıcak bir biçimde baştan itibaren yeniden kurulması, gözden geçirilmesi, hedeflerin büyütülmesi; sınıfla ilişkilerin mücadelenin gereklerine uygun bir biçimde yeniden toparlanması gereklidir.

Marttan Hazirana kadar sıcak gündem ve başlıklar ile güncel sınıf mücadelesinin ayaklarının birleştirilmesi, sınıfın kendisi için sınıf bilincine kavuşturulması, direniş ve mücadelelere karşı-devrimci saldırıların olacağının bilincinde olarak gerekli hazırlıkların yapılması, direnişin her hücresinin başından örgütlenmesinin gereği açıktır.

Martla başlayan Baharın doğaya ve mücadeleye olan cömertliğinden yararlanmaktan, bunu daha da ileri taşımaktan başka bir yol yoktur. Bu baharın başka bir bahar olacağı açıktır. Daha öncekilerden daha da birçok şeyin müjdecisi olacağı kesindir. Zira kışı bahara ve yaza çeviren ve ısıtan birçok mücadele ve direnişle geçti bu kış. Bu anlamda kendiliğinden sıcak olan gündem ve başlıklara eklenen direniş ve mücadelelerle, sınıf ve proletaryanın komünist devrimci öncüsünün daha da öne çıkıp tarihin itici motor gücü olduğunun gösterilmesi, kanıtlanması gerekiyor.

Söz ile eylemin bütünlüklü bir biçimde ileri taşınması, her türlü karşı devrimci saldırıya hazırlıklı olunması gereğine de işaret etmeliyiz yeniden. Zira devrimci sınıf mücadelesi büyüdükçe, karşı-devrimci saldırılar da artacaktır diyalektik olarak. Sınıfın devrimci mücadelesinin büyütülmesi, daha da ileri taşınması açısından yıllardır böylesine sıcak bir kış geçirilmemiş idi. Şimdi proletaryanın sıcak ve kor alevli mücadelesiyle düzeni yakmanın zamanıdır. Bir, iki, daha fazla Tekel direnişi ve devrim ayakları olacak mücadeleler için ileri.


11.02.2010


Mahmut Halil CAN ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
önder odabaşı (01-25-2012)
Alt 03-18-2010, 06:54 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

Kürt halkı başta olmak üzere, Ortadoğu halkların demirci Kawa önderliğinde zalim Dehaq´ a karşı başlattığı diriliş ve özgürlüğün adıdır Newroz.

Newroz yıllardır engellemelere karşın yasaklı bir şekilde kutlandı.

Newroz kutlamalarına tahammül edemeyenler, bin türlü neden göstererek kutlamaları yasal düzeyde yapılmasını engelleyerek Kürtleri bir kavganın içine çektiler.



Newroz öncesi ve sonrası seri bir şekilde tutuklama furyası başlatılıyordu. Şimdi ise değişen hiç bir şey yok .

Yine Newroz öncesi tutuklamalar var.

Türkiye bir demokratikleşme sürecinden geçtiğini Kürtler üzerinden bir baskı olmadığını söyleyenler hep yanılıyorlar.

Kürt sorunu çözülmeden demokratik hiç bir acilim veya reformu hayata uygulamak hayaldir.

AKP hükümetini paketleri elinde kalıyor.

İnkar, asimile, tasfiyeciliği isleyen AKP samimi olmadığını yer yer yapılan mitinglerde irkci söylemlere bas vurduğunu gördük.

Newroz ateşini büyütmek Kürt halkı ile dayanışma ve kardeşlikten geçecektir.

Newroz ateşleri yakılmaya başlandı bile.

67 şehir ve beldelerde kutlamalar yapılacağını, Avrupa, Ortadoğu, Balkan ve Rusya'da kutlamalar gerçekleşecektir.

21 mart 612'de yanan Newroz ateşi, dünyada bir özgürlük ruhunu yakalanmasına, isyan kıvılcımlarının başlamasına önderlik etmesi, Newroz'u dünyanın kutladığı bir bayrama dönüşmesini, Newroz'un bir dünya bayramı olması kaçınılmazdır.



21 Mart’ta yanan ateş, artık sönmeyecektir.

Ateş kutsaldır.

O ateş, Kawa ile dağlara sığınan gençlerin yaktığı ateştir.

Diriliştir.

İsyandır.

Özgürlüktür.

Tutkudur,

Newroz!

Newroz piroz be!



Mürsel Batu
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Proleter Devrimci (03-18-2010)
Alt 03-18-2010, 06:55 PM   #6
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

NEWROZ ZALİMLERE VE ZULME KARŞI İSYANDIR!
İSYAN KURTULUŞUN YOLUDUR!
İSYAN UMUTTUR!...

Halk Cepheliler saat 18.00'de Dikilitaş Parkı'nda toplanmaya başladılar. Saat 18.45 olduğunda ellerinde Newroz ateşini harlayacak meşaleler ile isyanın ve de umudun kızılbayraklarıyla yürünmeye başlandı. Yürüyüş kortejinin en önünde cağımızın Kawa'sı Cengiz Soydaş'ın resmi taşınmaktaydı. Ardından "Newroz Ateşini Cengiz Soydaşlarla Büyüyor" ve "Newroz İsyandır İsyanı Büyütelim" yazılı pankartlar taşınıyordu. Kaan Sokak'tan Kuzey Sokak ve Yıldırım Sokak güzergahından Sibel Yalçın Parkı'na gelen kitle yol boyunca Newroz coşkusunu Okmeydanı halkına taşıdılar.

Yürüyüş sırasında "Yaşasın Newroz, Biji Newroz", "Newroz Piroz Be", "Newroz İsyandır, İsyanı Büyütelim", "Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş" sloganları atıldı. Yol boyunca bekleyen, pencerelerinden seyreden halka Newroz kutlamasına çağrı yapıldı.

Sibel Yalçın Parkı'nda toplanıldığında Halk Cephesi adına yapılan konuşmada önce kutlamaya katılanlar "Açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, mahkum edilen ülkemizde; haklarımız ve özgürlüklerimiz baskının ve zulmün karanlığında boğulmak istenirken; bağımsız, demokratik bir ülkede insan onuruna yakışır bir şekilde yaşama özlemiyle dolu, büyük ailemizin anaları babaları, dostlar, kardeşler... Yüreği Newroz ateşiyle kavrulanlar... MERHABA..." sözleriyle selamlanıp; "Her bir yangın yüreklinin sevdasını, özlemini, inancını ve bilincini, öfkesini ve kinini katarak büyüttüğümüz Newroz ateşimizin sıcaklığıyla selamlıyoruz sizleri. HOŞGELDİNİZ!" denildi.

Ve ardından da; "Newroz isyandır. Newroz halkların zulümden ve sömürüden kurtuluşunun müjdecisidir.

Selam olsun şehirlerde, dağlarda, fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, gecekondularda Newroz ateşini büyüten umudun neferlerine!..

Selam olsun Newroz ateşimizi F tipi hapishanelerin hücrelerinde direnç direnç harlayan Özgür Tutsaklarımıza!

Selam olsun bir Newroz günü, hücre hücre eriyen bedeniyle zulmün kalelerinde ilk gediği açan çağımızın Kawa'sı Cengiz Soydaşımıza! Selam olsun zafere kanat çırpan 121 kahraman ölüm orucu şehitlerimize!

Selam olsun tarihin onur dolu sayfalarına kanlarıyla umudun adını nakşeden, Anadolu'nun dört bir yanına ölüp de yenilmemenin tohumlarıyla zaferi eken, kurtuluşun yolunu can bedeli düzleyen ölümsüz kahramanlarımıza!

Selam olsun Mahirlerden bugünlere umudu her seferinde küllerinden yeniden yaratabilen emeğin, cüretin ve iradenin ustasına, fırtınalı denizlerde şaşmaz kaptanımız, faşizmin karanlığını yırtan kutupyıldızımız, büyük öğretmenimiz, önderimiz, bilgemiz, kavgamızın ustası DAYI'mıza!.. Bin selam!" sözleriyle Newroz'un isyan ateşini her koşulda harlayan umudun ailesi ve büyük ailenin yol göstericisi ölümsüz kahramanları selamlandı. Selamlamanın ardından Newroz'un isyanını yıldız yıldız göklere taşıyan şehitler için bir dakikalık saygı duruşuna geçildi.

Saygı duruşundan sonra Halk Cephesi'nin Newroz kutlaması metni okundu. "Newroz zalimlere ve zulme karşı isyandır! İsyan kurtuluşun yoludur! İsyan umuttur!" sözleriyle başlayan kutlama metninde önce Newroz'un zulme karşı isyan demek olan tarihi ahlatıldı.

Sonra bugüne gelinip, "Bugün 21 Mart, bugün Newroz. Ve biz yine, kurtuluşu müjdeleyen isyan ateşimizin sıcaklığında ısıttığımız yüreklerimizle, zulmün karşısında dimdik durmanın coşkusundayız. Demirci Kawa'nın hesap soran öfkesiyle bütün zalimlere meydan okuyoruz. Ve hiç sönmeyen Newroz ateşimizin sıcaklığı ve coşkusuyla, ateşimizin bütün zalimleri yok edecek bir yangına dönüşeceğinin inanç ve kararlılığıyla bütün halkımızın Newroz'u kutlu olsun" denildi.

Newroz'un günümüz Dehakları olan emperyalizm ve işbirlikçilerine karşı direnmekle bir anlamının olduğunun vurgulandığı metinde, günümüz Dehaklarının halkı bölüp parçalayarak yönetmesine, halkları birbirine karşı düşman etmesine karşı halktan yana taraf olarak birleşmeye ve mücadele etmeye çağrı yapıldı. Günümüz Dehaklarıyla Newroz kutlamaları yapmaya kalkmanın Newroz'un içini boşaltmak anlamına geldiği anlatıldı.

Okunan metin; "Newroz, bugün de Dehaklara karşı isyan ve savaştır. Günümüzde Kawa olmak emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı her koşulda direnmektir. Günümüzde Kawa olmak Cengiz Soydaş olmaktır. Cengiz Soydaş, 21 Mart 2001 günü 122 ölümsüz kahramanın öncüsü olarak şehit düşerken F tiplerinin zindanlarından Dehakların yenilgisini müjdeliyordu. Cengiz Soydaş zaferin adıdır. Zafer en olumsuz koşullarda bile hedefine varan iradedir.

Newroz isyandır. İsyanı Cengiz Soydaşlarla büyütüyoruz. Anadolu'nun dört bir yanı, Ortadoğu ve zulmün, sömürünün olduğu her yer isyanımızın ateşiyle yanıp kavrulana dek isyanımız hiç bitmeyecek. Cengiz Soydaş'ın peşinden yürüyen Ölüm Orucu direnişinin kahramanları, Kevser Mırzaklar bu topraklar üzerinde Demirci Kawaların hiç eksik olmayacağının, isyan ateşimizin asla sönmeyeceğinin teminatıdırlar. Onlara sözümüzdür, önümüze her ne engel çıkarsa çıksın biz inanç ve kararlılıkla Dayı'mızın gösterdiği yoldan yürümeye ve Newroz'un ateşiyle halkımızın geleceğini aydınlatmaya devam edeceğiz." sözleriyle bitirildi.

Metnin ardından sahneyi Grup Yorum aldı. Grup Yorum, Newroz'u isyanın türküleriyle daha bir coşturdu. Grup Yorum'la halaya duran kitle hiç durmaksızın halaylar çekerken, sloganlarla coşku ve kararlılığını haykırmaktaydı.

Grup Yorum'un ardından davul ve zurna ekibi yerini aldı. Bir yandan yakılan ateşin üzerinden atlanırken bir yandan Anadolu'nun dört bir yanından çıkan ezgilerin eşliğinde halaylar çekildi.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-18-2010, 06:55 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

NEWROZ’UN
SOSYO-EKONOMİK TEMELLERİ VE YANSIMALARI


Gün, yeni bir coşkuyla ağarır. Güneşin ışıkları günü aydınlatmaya başlayınca, evrenin sıcak yüreğine kocaman bir selam verilir. Bu, her şeyden önce bir müjdedir. Aynı zamanda yeni bir uyanıştır. Uzun zamandır beklenen güzel bir haber gibi.
Uyanışı, sabahın ilk ışıklarıyla fark ederiz. Uyanış o kadar güzeldir ki, onu bağrında taşıyan karanlığı bile severiz. Karanlık, gece boyunca müjdesini emzirir ve tan kızıllığında güne armağan eder.
Gün, karanlığın bu “aydınlık” armağanıyla coşar ve bu aydınlığın içinde filizlenmeye başlar.
Kış da baharı yüreğinde saklar ve uzun bir zamandan sonra onu evrene armağan eder. Karanlık ile kış, yüzyıllarca haykırıp durdu. İkisi de insanlığa güzel bir armağan sunmak istediğini yüzyıllarca haykırıp durdu. İkisine de inanan olmadı. Ancak bugün, ikisi de bu armağanı yüreğinden koparıp evrene sunmayı başardı.
…Ve evrene bir güzellik sunuldu. İşte bu güzellik bahçesinde, baharla da güneşle de kucaklaşmamızı sağlayan günün adıdır Newroz. Uyanışı belki de en güzel simgeleyen tarih 21 Mart’tır. Doğanın uyanış serüveni, anlamını bir kardelenin, kar altında asice, ama nazlıca çıkmasında bulur. Bütün engellere rağmen yılmadan, usanmadan, başını dik tutar kardelen. Açık alnında, tarihin en masum, ama en sevdalı düşleri yatar.
Peki, nedir Newroz? Ne zaman, nasıl ve nerede başladı? Newroz’un, sosyo-ekonomik yapısı nasıldır?
Öncelikle güne anlamını kazandıran öykümüzü kısaca hatırlayalım.
Mezopotamya’da, halkın şikâyetçi olmadığı Kral Cemşit devrilir ve yerine zalim bir kral olan Dehaq gelir. Yeni kral, kısa zamanda etrafa yaydığı dehşetle adından söz ettirir. Efsaneye göre şeytan, aşçı kılığında Dehaq’a hizmet eder. Ona güzel yemekler yapar. Bu yüzden Dehaq ondan memnundur ve onun her istediğini, yapacağını söyler. şeytan da bu fırsatı değerlendirir ve onu her iki omuzdan öpmek istediğini söyler. Dehaq buna izin verir. Şeytan, Dehaq’ın omuzlarından öptükten sonra aniden kaybolur. Onun öptüğü yerlerden de iki yılan belirir. Dehaq, yılanları hemen kestirir ama kestikçe yeniden çıkarlar ve korkunç acılar verirler.
Ülkedeki bütün hekimler çağırılır, ama hiçbiri bu derde çare bulamaz. Şeytan bu kez hekim kılığında saraya girer ve acıların dinmesi için, yılanların her gün iki genç insan beyni ile beslenmeleri gerektiğini söyler.
Dehaq, adamlarına emir verir ve her gün saraya iki genç getirilir, başları kesilir ve beyinleri yılanlara yedirilir. Zamanla binlerce genç insanın ölümü büyük tepkilere neden olur. Halk korku ve dehşet içindedir. Sonradan saraya alınan Armail ve Karmail adındaki kişiler, her gün getirilen iki genci saklarlar ve gizliden yılanlar iki koyun beyni yedirirler. Kurtulan gençler dağlara sığınırlar. Bu durumun 30 yıl sürdüğü söylenir.
Bir gün, 12 oğlundan 11’ini Dehaq’a veren, Kawa adındaki demirci, son çocuğu da istenince isyan eder. Bunca yıldır dağlara sığınan gençleri örgütler ve Dehaq’a karşı isyan eder. Bu isyan, zaferle sonuçlanır. İ.Ö. 21 Mart 612’de, zalim Dehaq öldürülür ve halk özgürlüğe kavuşur.
Bir bayram olarak Newroz’un, ilk bakışta diğer bayramlardan bir farkının olmadığı düşünülür. Tıpkı diğer bayramlarda olduğu gibi, Newroz’da da, insanlar en güzel giysilerini giyerler, küskünler barışır. Ancak bu bayramda farklı olarak, insanlar, yaşamın güzelleşmesi için dilekte bulunurlar. Bu, toplum psikolojisi açısından önemlidir.
Newroz’un, sosyolojik ve ekonomik etkileri de var elbette. Ortadoğu, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin bir bölgedir. Bu yüzden, sürekli egemenlerin istilasına uğramıştır. Bir yandan halkın, bu kaynakların farkına varması için muazzam bir uğraş verilmiş, öbür yandan da halk, kendi değerlerinden koparılmak istenmiştir. Böylece iki temel politika güdülmüştür. Birincisi; halkın bütün ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerini ortadan kaldırmak. İkincisi ise, halkı başka coğrafyalara sürmek, egemen güçler, tarih boyunca Ortadoğu’da her iki yola da başvurmuştur.
Ortadoğu, stratejik açıdan dünyanın en hassas bölgesi sayılır. Bu yüzden bu coğrafyanın topraklarına egemen olmak için sayısız savaşlar, katliamlar, sürgünler ve istilalar yaşanmıştır. Ancak Demirci Kawa’nın isyanı, bir anlamda bu istilaların yolunu tıkamıştır. Bu bakımdan Newroz, Ortadoğu halkları için, bir “Kurtuluş Günü” olmuştur.
Efsanenin oluştuğu dönemin sosyo-ekonomik temellerine bakıldığında, önemli olgularla karşılaşılır. Bu dönem, köleci toplumsal yaşama tekabül eder. Dinsel olarak da bakıldığında, Zerdüştlik inancı hâkimdir.
Köleci toplumsal yaşam, egemenlerle, egemenlik altında kalanlar arasındaki hatları, en kalın çizgilerle çizer. Bu hattın bir tarafında toplumun büyük kesimi bulunurdu. Çok az bir zümrenin dışında, geri kalanlar köleydi. Köleler de ya bir aile içinde görev alıyor ya da çiftliklerde kâhyanın emrinde çalışıyordu. Her iki durumda da, aşağılanma ve dayak, bir köle için sıradan cezalardı. Kölelere karşı efendilerin, işkence etme ve öldürme yetkileri bile vardı. Hatta İmparator Commodos’un, köle bir hizmetçisini fırına attırdığı da bilinmektedir.
Kısacası kölecilik toplumunda, egemenlerin dışındaki halk zümrelerinde yaşayanlar için yaşam, adeta bir zindandı. Newroz, işte bu zindandan doğan bir bayramdır.
Demirci Kawa, bu zindanın savunucularına meydan okumuştu. Bu, çok büyük bir cesaret örneğidir. Neredeyse, benzeri yaşanmayan büyük bir atılımdır.
Dinsel boyutuna bakıldığında da, çok dikkat çekici boyutlarla karşılaşırız. Ortadoğu’da, o dönemde en yaygın olan dinsel sistem, Zerdüştlik’tir. Zerdüştlüğün temelini ise emek, üretim ve helal kazanç teşkil eder. Bu inanışta doğa kutsaldır. Burada ayrıca, ihtiyaç kadar tüketim esas alınmıştır. Kendini savunmanın dışında, şiddet kesinlikle yasaktır.
İşte böyle bir inancın yaygın olduğu bölgede, halkın toplumsal yaşayışı, çoğunlukla masumane olmuştur. Zerdüştlüğün etkisiyledir ki halk, birbirine sevgi bağıyla kucaklaşmayı öğrenmiştir. Nitekim Kawa’nın isyanı, bütün halk tarafından destek görmüş ve hararetle savunulmuştur.
Her ne koşulda olursa olsun Newroz, dünya halkları açısından birleştirici bir unsura sahiptir. Şu anda dünyada ortak olarak kullanılan bir tek takvim vardır, o da 21 Mart’ta başlar. Bu takvim, halk arasında “Fal Takvimi” olarak da bilinen “Horoskop Takvimi”dir.
2616.sı bu yıl kutlanacak olan Newroz için, biz de bir dilekte bulunalım: Yaşama güzellik egemen olsun…



Lokman TEKİN
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-18-2010, 06:56 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

Kürt Tarihinden Bir Kesit-Demirci Kawa ve Newroz
Ateş... newroz... bir efsanenin, bir halkın yaşamında yeniden yaratılmasıdır belki en yalın "sözlük" anlamı... çünkü bir efsane ki, kürtler yeni çocuklar, yeni kuşaklarla çıkmış da tarihi satırların arasından, çocuklar dağ başlarına teker taşımış, dağlar, zalimler ve kahramanlar, yeniden vücut bulmuş.

newroz'un "uzak" tarihinden bahsetmemek olmaz... kral cemşit'in devrilmesi ile yerine geçer dehaq... yeni kral dehaq, kısa zamanda etrafa saldığı dehşetle adından sözettirir. çünkü, bir hastalığa düşmüştür dehaq. her iki omzunda, yılanlar peydahlanmıştır.

yılanlar kesilir, kesildikçe yeniden türerler. korkunç acılar yaşamaya başlar dehaq. ülkedeki bütün hekimler çağrılır, ama hiç biri bu derde çare bulamaz. lokman hekimler çareyi söyler ve tek çaredir ki kürdün gününü, geleceğini belirleyecektir. bu acıların dinmesi için, yılanların hergün iki genç insan beyni ile beslenmeleri gerekir.

dehaq adamlarına emir verir; her gün iki genç insan saraya getirilir, başları kesilir ve beyinleri yılanlara yedirilir. zamanla binlerce gencin ölümü halk arasında büyük tepkilere neden olur. halk korku ve dehşet içindedir. sonraları dehaq'ın sarayına aşçılık için alınan iki iyi niyetli insan; armail ve karmail, hergün getirilen iki genci saklarlar ve onların yerine iki koyun beynini dehaq'a götürürler. ölümden kurtulan gençler dağlara sığınırlar. bu durumun 30 yıl kadar sürdüğü söylenilir.

birgün 12 oğlundan 11'ini dehaq'a veren kawa adındaki demirci, son çocuğu da istenince buna isyan eder. halkını ve bunca yıldır dağlara sığınan insanları örgütler, hep birlikte dehaq'a saldırırlar. demirci kawa önderliğindeki bu halk ayaklanması zaferle sonuçlanır. saray ele geçirilir ve dehaq öldürülür. devasa ateşler yakılır kutlamalar için.

işte o gün takvimler m.ö. 21 mart 612'yi göstermektedir. artık yeni bir dönem başlamıştır, evet.

o ateş sönmez. ateş kutsaldır artık. o ateş, yani kawa ile dağlara sığınan gençlerin yaktığı ateştir bugün tutuşturacağınız. dağların tepelerinde görülen ateş kümeleri, kara kafalı çocukların üzerinden atlayıp da ise değip kutsandığı, dileklerin ve inançların, dirençlerin ve umutların harmanlandığıdır ki, 21 mart deyince, ateşe değin... kawa'nın ruhu ve dağlardaki kürt gençlerinin kara bakışını, alevlerin arasında göreceksiniz...
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-18-2010, 06:56 PM   #9
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Exclamation Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

MARTTAN DEVRİME DOĞRU ATILIM, DEVRİMİN BAHARI SÜRECİ


İddialı bir başlık bizimkisi. Devrim,iktidar mücadelesi ,iddiasız olamaz. Eğer iddianız,iradeniz,kararlılık ve buna uygun mücadeleniz yoksa politika , devrimci politika yapmayınız.Çekiliniz kenara,izleyiniz.İddialı olmak ve iddialarına uygun bir mücadele çizgisine sahip olmak devrimci olmak,değiştirmek vs demektir.
Mart ve bahar sürecinin devrim ile taçlanabilecek bir gelişmeler dizisinin başlangıcı olabileceğini, dünya ölçeğinde bu atılım döneminin ülkemiz ya da kimi ülkelerde mücadelesini verdiğimiz devrim ile sonuçlandırılmasının bir sac ayağı olabileceği inancındayız. Her ne kadar takvimlere bağlanmış bir mücadele anlayışına karşı olup; takvim devrimciliği diye adlandırdığımız bakış açısına ters yönde dursak ta; her bahar olduğu gibi bu Bahar sürecinin “devrim için “ gerçek bir bahar olabileceğini umudunu taşımaktayız. Zira umut taşımak yanında , tüm gelişmeleri izlemek, yönetmek,yönlendirmek vs gibi oldukça önemli bir stratejik duruşta bunda kesin tol oynayacaktır.
Bahar süreci, bir çok mücadele gününün bir arada ve üst üste yer aldığı, geniş ezilen-sömürülen yığınların en çok hareketlendiği, kendi talep,istem ve mücadeleleriyle sahnede yer aldıkları birkaç aylık bir sürecin adıdır.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde ; kadın ve proleter olarak sömürülen,yok sayılan bir cinsin egemen olan cins olan erkek proleter yoldaşlarıyla birlikte kurtuluşun sosyalizmde olduğu şiarını yücelttikleri bir gündür ve olmalıdır. Bu mücadele gününün dar-sığ-cinsiyet kimlikçi vs bir çerçeve içine sıkıştırılma gayretleri oldukça uzun bir süredir sürmektedir.Günün kendisinin içeriğinin boşaltılarak, sadece Kadınlar Gününe indirgenmesi gibi, dünya proleter emekçi kadınlarının birlik-mücadele ve dayanışma günü olduğunun unutturulmaya çalışılması, sanki cinsiyetçi baskının kaynağı da sınıflı toplumlar ve emperyalist kapitalizm değilmiş gibi, sistemler üstü bir anlayışa hapsedilmesine karşı da mücadele etmek gereği açıktır. Dünya emekçi kadınlar günü , bir kutlama,kadının bir günlüğüne hatırlandığı,bu hatırlanmanın da cinsiyetçi yönü ile ele alındığı, burjuvazi ve kapitalizmin en çok sömürü ve baskısına maruz bırakılmış kadın-çocuk emeğinin es geçildiği vs bir gün gibi algılanıp algılatılmasına karşı mücadele; kadının kurtuluşunun temellerinden birisidir.Bu dayanışma,mücadele ve sınıfla bütünleşme gününün anlamına uygun bir biçimde ele alınması komünist devrimci hareket başta olmak üzere tüm düzen muhaliflerinin gündem sorunu olmalıdır.
16 Mart sürecini de yine bir takvim süreci olarak ele almak yanlışına düşmeden hala güncelliğini koruyan yönlerini öne çıkararak protesto , gündemin güncelliği ile ilintili bağıntılarını doğru yakalayarak ele almak gereği açıktır. Zira gerek 16 Mart Beyazıt katliamı ve gerekse de yine Halepçe katliamlarının yıldönümlerinde yine aynı ve benzer katliamlar yaşanmaktadır. Bu katliamlarının benzerleri, kontgerillanın sıkça tartışıldığı şu günlerde bin operasyon ve daha bir çokları hala gündemimizde olduğu yerini koruyor. Beyazıt katliamı da bu kontrgerillanın bin operasyonundan birisi idi. Kontrgerilla Cumhuriyeti hala varlığını koruyor ve eylemlerine devrimci değişim olmadığı sürece devam edecektir. Beyazıt katliamını anmak bu çerçevede anlamlı olacaktır. Yine Faşist Saddam rejiminin kimyasal silahlarla , tüm savaş kurallarına aykırı bir biçimde Halepçe’de uyguladığı soykırımın benzeri ve aynıları hala dünya gündeminin baş sıralarında yer alıyor.Nükleer silah ya da kimyasal silahları bahane edip Irak’ı işgal eden ABD emperyalizmi ve onun jandarması İsrail siyonizmi daha geçtiğimiz günlerde Gazze’de kimyasal silahlar kullanarak benzer bir katliama imza attı. Ya da Türkiye ve çevre ülkelerde hal Kürtler potansiyel düşman; her an yine sistemli-düzenli soykırıma tabi tutuluyorlar. Hala Botaş’ın kimysal kuyuları kontrgerilla operasyonlarının bir parçası olarak öldürülmüş,katledilmiş Kürt köylülerinin cesetlerinin saklandığı yerler olarak geçiyor.Yani ne kontrgerillanın işçi sınıfı-emekçiler ile onların mücadelesinin eksenine giren Öğrenci Gençlik mücadelesine saldırıları bitmiştir; ne de emperyalist kapitalistler ile onların uşaklarının halkların özgürlük mücadelelerinin kimyasal ve her türden silahla saldırıları ve soykırımları. Güncel devrimci mücadele bu günleri ancak ,emperyalist kapitalizmin, faşizmin,kontrgerilla cumhuriyetlerinin,kontrgerilla operasyonlarının,halkların soykırımına karşı dayanışma,birlik vs mücadelesini yükseltme günleri olarak anlamlı kılmalıdır.
21 Mart, doğanın uyanışı kadar öncelikle Kürt Halkının sonra tüm Ortadoğu Halklarının uyanışı, birliği,mücadelesi,zaferi ile anlamlı bir çizgi içinde ele alınmalıdır.Newroz, Demirci Kawa’nın zalim Dehak’a karşı mücadele bayrağını açtığı, ateşlerle isyanını duyurduğu bir gün olmanın ötesinde; bölge ve dünya halklarının özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin bir özel durağı olarak ele alınmalıdır.Dünya Halklarının zalimlere,sömürgecilere,emperyalist kapitalistlere,işgalcilere,egemenlere karşı bir isyan bayrağı olan Newroz her bakımdan anlamlı bir mücadele günüdür ve olmaya devam edecektir. Türk Faşist diktatörlüğünün kıyım-katliamları yetmedi Newroz ateşini,özgürlük ve sosyalizmin aşkını; ama egemenler burada durmadılar içini boşaltma çabasına giriştiler Newroz’u Nevruz yapmaya ve kendilerine mal edip resmi geçitlerle ,resmi komik gösterilerle Newroz’un içeriğini yok etmeye çaba gösterdiler. Başta Kürt halkı olmak üzere , komünist devrimciler ile proleter ve emekçi yığınlar bu mücadele gününü isyan ateşleri ile karşılamak gerektiğini biliyorlar ve gereğini yapıyorlar.Yine bu Newroz , halkların özgürlük,sosyalizm ve mevcut düzene isyanının adı olarak; mücadelenin yükseltildiği; ateşin tüm satıhlara yayılması gerektiği bir gün olmalıdır. Bu çalışmalar bir güne değil, bir bütün olarak ele alınmalıdır.Newroz, bölge halkları ve tüm dünya ezilen,sömürgeci –işgalci ve faşist baskı altında tutulan Halkların özgürlük bayramı haline getirilmesi için bir mücadele günü olarak ele alınmalıdır.Newrozun bayram olarak kutlanabilmesi ancak ve sadece , halkların özgürlük,devrim ve sosyalizm mücadelesinin başarılı olabilmesi ile olanaklıdır.
Yine 30 Mart Türkiye devrimci hareketinde bir dönüm noktası olmuş Mahir Çayan ve yoldaşlarının Kızıldere’de kontrgerillaca katledilmelerinin yıl dönümüdür.Hem kontrgerilla cumhuriyetinin ortadan kaldırılması ve hem de Mahir’lerin adına layık anılmasını yapmak demek ; kesin ve net olarak devrim davasını büyütmekten geçmektedir. Yine keza Martı Mayısa bağlayan süreç açısından Deniz ve yoldaşlarının asılması, katledilmelerinin protesto edilmesi ve anılarının yaşatılması da yine aynı yoldan yürüyerek başarılabilir.Devrim,özgürlük ve sosyalizm mücadelesini büyüttükçe ,anlamalıyız ki Mahirler ile Denizleri daha fazla yaşatıyoruzdur. Zira onların uğruna düştükleri amaç ve idealleri, gerçek kılmaktır onları yaşatmak. Yine Nisan ayı sürecin de bir çok devrimci lider ya da devrimci gibi ; Proletaryanın Devrimci Yolunun kurucu liderlerinden olan Adil Can yoldaşında faşist kontrgerilla çetelerinin işkenceleri sonucunda katledilmesinin de yıl dönümüdür. Adil yoldaşı anmakta , aynen diğer lider yoldaşları anmak amacı çerçevesinde olanaklıdır. Mücadelede düşen yoldaşları anmanın en iyi yolu, özgürlük-devrim ve sosyalizm davasını büyütmek ve devrimi gerçek kılmaktır esasta.Devrim mücadelesinde düşenleri anmak; ancak ve sadece onların mücadele uğruna düştükleri amaç ve idealleri gerçek kılmakla olanaklıdır.
1 Mayıs dünya proletaryasının birlik,mücadele ve dayanışma günü olarak Bahar sürecinin en önemli günlerindendir.1 Mayıs açısından Taksim’in 1 Mayıs alanı olarak kazanılması hala gündemimizin birinci maddesidir. Ve de kazanılana kadar da olmaya devam edecektir.1 Mayıs’ın içinin boşaltılması çabası da egemenlerce hiçbir zaman elden bırakılmadı. Bahar bayramı ilan etme çabalarından tutalım da; tatil ilan edilerek basit bir tatil günü olarak algılatılmasına kadar( Ki bu 1 Mayısta da aynı manevra yapılacaktır, tatil ilan edilme olasılığı vardır için boşaltma gayesi ile ) türlü manevraları olacaktır egemenlerin. Oysa 1 Mayıs2ın gerçek bir bayram olarak kutlanması ancak sosyalizmin zaferi ile olanaklıdır. 1 Mayıs dünya işçi sınıfının ve halklarının sosyalizm mücadelesinin başarısı ile bayram olarak kutlanabilir. Dünya işçi sınıfı ve sömürülenleri özgürleşmedikçe; 1 Mayıs öncelikle bir mücadele günüdür; ardından da birlik ve dayanışma günüdür.1 Mayısın özgürleşmesi, ancak ve sadece mücadele ile mümkündür.1 Mayıs ülkemiz açısından da özel bir öneme sahiptir. İstanbul’da Taksim Meydanı 1 Mayıs alanıdır. Taksim Meydanının kazanılması, mücadelenin önemli bir duraklarından olacaktır.1 Mayısın Türkiye işçi sınıfı açısından Taksim meydanının kazanılmasının özel bir yeri olduğu açıktır.
Doğa olarak Baharın, işçi sınıfının ve ezilen halklarında Baharı olması için oldukça özel ve önemli bir sürece giriyoruz. Bu süreci özel kılan ve önemli yapan bir diğer şeyin, Baharı devrimle taçlandırmak için oldukça iyi bir zemin sunduğunu söylemeliyiz. Dünya ekonomik krizi ve onun ülkede yansımalarının sonuçlarının giderek ağırlaştığı, geniş proleter ve emekçi yığınların düzenle olan bağlarının giderek seyreldiği,azaldığı,kopmaya doğru ilerlediği bir süreçte, Bahar atılım sürecinin birleştirilmesi oldukça önemli bir alt yapı ve zemin sunmaktadır. Ayrıca buna bir de Yerel Seçimler süreci ve bu seçim sürecinin politik atmosferi eklenince , Baharın sınıf mücadelesinde önemli bir sıçrama yaratmasını sağlamak kesin olarak komünist devrimciler ile devrimci demokratların hayati görevlerindendir.
Bahar süreci,hiç olmadığı kadar hareketli,bereketli bir zemin sunmaktadır. Değerlendirmek, süreci değiştirip dönüştürmek görevi ile karşı karşıya olan bizler açısından; bu zemin devrimci proleter hareket ile birleşme,sosyalizmi elle avuçla tutulur bir hale getirme açısından önemli bir sınav olacaktır.Geçtiğimiz yılın Mart ayı öncesinde yazdığımız bir yazıda aynen, kinayeli bir başlık atmıştık:MART KAPIDAN BAKIYOR,DEVRİMİN KANI KAYNIYOR. Geçtiğimiz yıldan daha çok “kan kaynaması” olduğunu söylesek yanlış sayılmaz. Komünist devrimciler ile devrimci demokratları bekleyen ciddi bir sınavla karşı karşıyayız. Hızla devrimci kanallara akacak yığınları, bu kanallara akıtmak görevi bizlerindir. Görev, herkesindir.Göreve sıkı sıkıya sarılmalıyız. Devrim, her zamankinden daha güncel kılınabilir. Daha fazla enerji,inanç,irade,kararlılık ve ısrarla düzene yüklenmeye. HAYDİ MÜCADELEYE. MARTTAN MAYISA DEVRİMCİ ATILIM ZAFERİN MÜJDECİSİ OLABİLİR.

20.02.2009

Mahmut Halil Can ( Sendiren)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-18-2010, 06:58 PM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Newroz yaşamın baharı ve özgürlüğün gücü, mücadelesidir

newrozun anlamı hakkında [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

~1 ahkam var.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bugün Newroz mitolojisi olarak bilinen ve özgürlük tutkusuyla bütünleşmiş olan Demirci Kawa efsanesi şöyledir:
Çok eski zamanlarda, henüz yeryüzünde kimsenin olmadığı dönemlerde Zervan isimli tanrının iki oğlu olur. Biri Hürmüzdür, bereket ve ışık saçandır. Diğeri ise Ehrimandır, kötülük ve kıtlık saçandır. Fırat ve Dicle’nin yaşam bulduğu, AhuraMazda’nın kutsadığı topraklarda Hürmüz iyinin ve uygarlığın geliştiricisi, Ehriman da onun düşmanıdır.
Hürmüz yeryüzünde temsilini yapması için Zerdüşt’ü gönderir ve yüreğine sevgi akıtır. Zerdüşt de oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e verir Ehriman bu durumu kıskanır ve yıllarca iyilerle savaşır. İyilere, Zerdüşt’ün soyuna Medya coğrafyasında yaşamı zehir eder. Ehriman gökten ateşler yağdırır, fırtınalar koparır. Sonunda içindeki nefreti ve kötülük zehrini zalim Dehak’ın beynine akıtır ve onu bir bela olarak Asur ve Med halkının üzerine salar. Dehak’ın bildiği tek şey kötülük etmektir. Zalim Dehak halkın kanını emerken beynindeki zehir onu ölümcül bir hastalığın pençesine düşürür. Dehak acılar içinde kıvranıyor, hastalığına çare bulamıyordu. Dönemin hekimleri acılarının dinmesi ve yarasının kapanması için yaraya genç ve çocukların beyinlerinin sürülmesini tavsiye ederler. Böylece günlerce süren bir katliam başlar; her gün iki gencin kafası uçurulup beyinleri merhem olarak Dehak’ın yarasına sürülür. Katliam sürerken, sıra Med halkının çocuklarına gelir. Gençler öldükçe Fırat’ın, Dicle’nin, Mezrabotan’ın hali perişan ve içler acısıdır. Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür. Gençler katledilirken sıra bir gün Kawa adında bir demircinin en küçük oğluna gelmiştir. Daha önce de 17 oğlu bu uğurda öldürülen Kawa çaresizdir.
20 Mart’ı –21 Mart’a bağlayan gece sabaha kadar demir ocağının başında sabahlar ve oğlunu zalim Dehak’ın katlinden kurtarmak için çareler düşünür. Ve göğün yedinci katındaki iyiliğin temsilcisi, Ninowa’nın yoksul, yüreği sevgi ve umutla dolu olan demircisi Kawa’nın bileğine güç, aklına ışık verir. Ona zalimin pençesinden kurtuluşun yolunu öğretir. 21 Mart sabahı olduğunda Kawa kendi eliyle oğlunu Dehak’ın eline teslim etmek ister ve zulmün ve kötülüğün kalesine girer. Oğlunu zalim Dehak’ın huzuruna çıkarırken örsünü Dehak’ın kafasına indirir. Dehak’ın ölü bedeni Demirci Kawa’nın önüne düşünce kötülüğün alevi Ninowa’da söner. Kısa sürede bütün Ninowa ve bölge halkı isyan eder ve ateşler yakarak saraya yürürler. Zulme karşı isyanı başlatan Kawa, demir ocağında çalışırken giydiği yeşil, sarı, kırmızı önlüğünü isyanın bayrağı, ocağındaki ateşi ise özgürlük meşalesi yapar. Ninowa cayır cayır yanarken meşaleler elden ele dolaşır, dağ başlarında ateşler yakılır ve kurtuluş coşkusu günlerce devam eder. Zalim Dehak’tan kurtulan halklar 21 Mart’ı özgürlüğün, kurtuluşun ve halkların bayramı olarak kutlar. Demirci Kawa; başkaldırı kahramanı, Newroz ise; direniş ve başkaldırı günü olarak tarihe geçer.
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Proleter Devrimci (03-18-2010)
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
bahari, baharı, gücü, mücadelesidir, newroz, Özgürlüğün, yaŞamin, yaşamın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Marttan devrime doğru atılım, devrimin baharı süreci Mahmut Halil CAN MÜCADELEDE ÖZEL VE ÖNEMLİ GÜNLER 1 03-16-2012 07:59 PM
Devrimci iç yaşamın örgütlenmesi Mahmut Halil CAN Devrimci yaşam,devrimci ahlak,devrimci kişilik 0 08-28-2007 05:11 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 12:48 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,