![]() |
|
|||||||
| ANADOLU DEVRİMİ VE SORUNLARI Anadolu devriminin özgün sorunları,çözüm yolları üzerine tartışma platformu |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
OĞLU TERÖRİST OLMASINDA NE OLURSA OLSUN
17.11.2011 Mahmut Halil CAN ( Sendiren ) İzmir’den bir haber günlük burjuva basının hemen tümünde rağbet gördü. Bu durum oldukça doğaldır. Zira düzen ve onun uşakları açısından devrim, devrimcilik konusunda düşmanlığa varacak her haber onlar için büyük ve kullanılması gereken haberlerdir. Bu da onlardan birisiydi. Bir baba, oğlunun demokrat-devrimci eylemlere katılmaması için, katıldığında da “nerden haberi oluyorsa” katıldığı yere giderek oğlunu alıp oradan uzaklaştırıyormuş. Bir de trajik bir konu daha öne çıkarılıyor ki, oda babanın kalp hastası olduğu imiş. Devrimciliği terörizm, teröristlik olarak gören ve gösteren düzen uşağı ve psikolojik harekat odağı medyanın durumu bu çerçevede ele alması oldukça olağandır. Elbette onlar açısından ürkülen, geri kaçılan bir durumdur devrimcilik, düzen dışılık. Bu anlamda bu haberlerin her türlü abartıyla ele alınması ve gösterilmesi de düzen açısından olağandır. Peki buradan sadece bu durumu mu görmelidir komünistler, devrimci demokratlar ve düzen dışı olduklarını iddia eden güçler? Asla hayır. Bu klasik ajitatif bir değerlendirme, göz boyayıcı, durumu yüzeysel ele alıcı vs bir çerçevedir. Buradan çıkarılması gereken en önemli sonuçlardan birisi kuşaklar arası devrimci bağlantının olmayışı, yetersizliği ya da kuşaklar arasında sözde devrimci olanların bile çocuklarının devrimcilikten uzak tutulmaya çalışıldığı korkunun hegemonyası, bencillik, feodalizm vs gibi asla devrimci, komünist olmayan değer”sizlik” sistemidir. Diğer bir sonuç komünistlere, devrimcilere güvenin olmaması sorunudur. Güven sorunu ise en temel sorundur. Düzen tüm araçlarıyla yüklenmesine rağmen, 12 Eylül öncesi en azından toplumsal temellere sahip olan hareketlerin, şimdiler de bu sıkıntıyı yaşamasının en kapsamlı sonucu ve nedenidir güven sorunu. Güven bunalımı ve sorunu, sıradan insanların harekete bakış açısının karşıdan olmasının kaynağıdır. Düzen kadar güçlü olması olanaksız hareketlerin aile, çevre, değer, aktarım, değişim ve dönüşüm de ne kadar beceriksiz, yeteneksiz, çevresel dönüşümün önemsizleştirilmesi vs gibi temel sorunlara da işaret etmek zorunludur bu konu itibarıyla. Polis ve düzen güçleri baba ya da aileyi anında her şeyden bilgilendirir ve ulaşırken; gerek genç arkadaş ve gerekse devrimci demokrat hareket aileyi merkez ve çevre alan bir çalışmaya gerek duymuyor ya da hemen dışlayıp “gerici” vs ilan edip düzenin kollarına itiyorsa, bunun kaynağı ve nedeni devrimci demokrat hareket ya da TDH’dir. Eleştiri silahını kendinden başlayarak doğru işletemeyen, özeleştiri silahını değişim, dönüşümün merkezi yapmayan; savaşın gerekleri ve amaçları konusunda bilimsel bir bütünlük yaşayıp yaşatmayan hiçbir hareket asla ve kesinlikle devrimci olamaz; bırakınız yeni bir dünya kurmak demek olan komünistliği. 17.11.2011 Mahmut Halil CAN ( Sendiren ) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
| Mahmut Halil CAN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | Mehmet Asi Okçuoğlu (11-19-2011) |
|
|
#2 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Oğlunu terör örgütünün elinden kurtardı
16 Kasım 2011 Çarşamba 18:00Oğlu B.E.’nin Kandıra'da terör örgütünün kampına katılacağını öğrenen İsmail E., lise öğrencisi oğlunu örgütün eline bırakmadı. Konuyla ilgili bir de açıklama yapan İsmail E.,"Bunlar terör örgütü, beni çiğnemeden oğlumu alamazlar"dedi. İzmir’de, Marmaris’e tatile gideceğini söyleyen 17 yaşındaki lise öğrencisi oğlu B.E.’nin, sol görüşlü derneğin Kandıra’daki kampına katıldığını öğrenen İsmail E., oğlunu bu grubun elinden kurtarmak için tek başına mücadele başlattı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Dernek elemanlarının tüm toplantılarını takip edip oğlunu grup içerisinden almaya çalışan İsmail E., "Bunlar terör örgütü. Benim oğlumu, çocuklarımızı kandırıyorlar. Beni çiğnemeden oğlumu alamazlar. Evlat sevgim onları yenecek" dedi. Oğlunun da içinde bulunduğu grubun son basın açıklaması sırasında, kalp hastası baba İsmail E. de yüksek bir yere çıkıp karşı açıklama yaptı. İsmail E.’nin sözleri eylemci grupta şok etkisi yaratırken, çevredekilerden destek gördü. Buca İlçesi’nde meslek lisesine devam eden B.E.’nin hayatı, iki arkadaşıyla birlikte geçen Mart ayında sol görüşlü derneklerin İzmir’de düzenlediği konsere gitmesiyle değişti. Sempati duyduğu sol derneklerin toplantılarına katılmaya başlayan B.E., son olarak geçen Temmuz ayında da babası İsmail E. ve annesini, iki arkadaşıyla Marmaris’e tatile gideceğini söyleyerek ikna ettikten sonra, sol görüşlü derneğin düzenlediği Kocaeli Kandıra’daki, gençlik kampına katıldı. POLİSTEN ÖĞRENDİ, ŞOKE OLDU Oğlunu Marmaris’te sanıp, her gün telefonla görüşen İsmail E., polisten oğlunun nerede olduğunu bilip bilmediği yönünde gelen telefonla şoke oldu. Marmaris’te tatilde bildiği oğlunun derneğin Kandıra’daki 15 günlük kampına katıldığını, ardından da İstanbul’daki merkezine gittiğini öğrenen İsmail E., hemen gidip oğlunu İzmir’e getirdi. İsmail E. ardından da oğlunu içerisine girdiği grubun elinden kurtarmak için kalp rahatsızlığına rağmen büyük bir mücadele başlattı. GÖSTERİCİLER TARTAKLADI Konuşarak ikna etmeye çalıştığı oğlu B.E.’nin, ’evden kaçarak grup üyelerinin yanında kalmakla’ kendisini tehdit etmesinin ardından İsmail E., oğlunun katıldığı tüm eylemleri, basın açıklamalarını takip etti. Oğlunu her seferinde kimi zaman tek başına, kimi zaman eşiyle ve yakınlarıyla grup içerisinden almaya çalıştı. Geçen hafta Kemeraltı Çarşısı girişinde yapılan basın açıklamasının ardından İsmail E., üzerinde okul üniformasıyla gösteriye katılan oğlunu, gruptaki diğer kişilerle tartıştıktan sonra almayı başararak evine götürdü. Karşıyaka’daki gösteride ise oğlunu almaya çalışırken grup üyelerince tartaklandı. KARŞI AÇIKLAMA YAPTI Her seferinde oğlundan da tepki gören İsmail E., geçen pazar günü Buca Menderes Caddesi’nde pankartlar arkasında, ’Füze Kalkanlarına Hayır’ açıklaması yapan dernek üyeleri ve oğlunun katıldığı protestoyu da takip etti. İsmail E. açıklamanın bitmesinin ardından da yüksek bir duvarın üzerine çıkarak gruba karşı yüksek sesle açıklama yaptı. Grup üyelerini şoke eden, çevredekilerin de ilgiyle izlediği açıklamasında İsmail E., şunları söyledi: "Bu gördüğünüz grup benim 17 yaşındaki oğlumu kandırıp, terör örgütünün yasal dernekler üzerinden organize ettiği kamplarına götürdü. Hiç birisinin çevrelerine bir faydası yok. Masum pankartların arkasına saklanıp terör örgütüne eleman kazandırmaya çalışıyorlar. Ama bildikleri dört tane slogan var ve sayıları da hiç bir zaman 15’i geçmiyor. 10 tane arkadaşları cezaevinde, hepsi de bomba düzenekleriyle yakalandı. Çocuklarımız terörist olmasın." BABA YÜREĞİMLE ONLARI YENECEĞİM Sol derneğe karşı yaptığı tek kişilik açıklamayla gündeme gelen İsmail E., oğlunu kandırdığını söylediği gruba karşı mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğini söyledi. İsmail E. şöyle dedi: "O sloganları ben de attım. 12 Eylül öncesini yaşadım ben. CHP’liyim. Bunlar ise çocuklarımızı kandırıyor. Burada mücadele ettiriyorlar, başları Avrupa ülkelerinde krallar gibi yaşıyor. Önce beni ikna etsinler, sonra oğlumla birlikte yanlarında mücadele edeyim. Ama yalan söyleyip kandırıyorlar. Bomba bulundurmaktan yakalanan terör zanlısı, oğluma cezaevinden mektup gönderiyor. Onu beğendiklerini söyleyip motive etmeye çalışıyorlar. Ama başaramayacaklar. Ben tek başına sonuna kadar mücadele edeceğim. Baba yüreğimle onları yenip oğlumu onların elinden kurtaracağım. Ben onların karşısında koskoca babayım. Aileler de çocuklarının kullanılmasına izin vermesin. Oğluma da bu işlerin sonunun olmadığını, ölene kadar da arkasında durup onu kurtarmaya çalışacağımı söylüyorum."
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Baba Feryat: Bunlar Terörist Yetiştiriyor!
Devlete İsyan Etsin Diye Yetiştirmedim! [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İzmir'de yasadışı Dev-Genç'li bir grupla eylemlere katılan oğlunu kurtarmak İsmail E. adlı vatandaş, eylemcilerin basın açıklaması yaptığı alanda ailelere seslendi. Oğlunun kandırılarak terör örgütü kamplarında eğitildiğini belirten İsmail E., "Ben oğlumu devletine hayırlı olsun diye yetiştirdim, bunlar için devlete zarar versin diye değil." dedi. Oğlu B.E.'nin terör örgütü DHKP-C'nin gençlik yapılanması olduğunu ileri sürdüğü Dev-Genç tarafından kandırıldığını belirten İsmail E., onu kurtarabilmek için harekete geçti. İkna çabalarının sonuç vermemesi üzerine, lise öğrencisi oğlunun katıldığı basın açıklamalarını takip etmeye başladı. Kimi zaman tek başına kimi zaman eşi ve yakınlarıyla grup içinden oğlunu çıkarmaya çalıştı. Geçen hafta Kemeraltı Çarşısı girişinde yapılan basın açıklamasının ardından İsmail E., üzerinde okul üniformasıyla gösteriye katılan oğlunu, gruptaki diğer kişilerle tartıştıktan sonra alarak evine götürdü. Her seferinde oğlundan da tepki gören İsmail E., geçen pazar günü Buca ilçesi Menderes Caddesi'nde, "Liseli Dev-Genç" grubunun füze kalkanını protesto gösterisi sırasında oğlunun da katıldığı açıklamayı takip etti. Dev-Genç'lilerin basın açıklaması yaptığı yere giden İsmail E., vatandaşlara, "Bir de beni dinleyin, bunlar devlete karşı terörist yetiştiriyor!" diye bağırdı. İsmail E., duvarın üzerine çıkarak şunları söyledi: "Bu grup, benim 17 yaşındaki oğlumu kandırıp terör örgütünün kamplarına götürdü. Hiçbirisinin çevrelerine bir faydası yok. Masum pankartların arkasına saklanıp terör örgütüne eleman kazandırmaya çalışıyorlar. Bildikleri dört tane slogan var ve katılan sayıları da hiçbir zaman 15'i geçmiyor. 10 arkadaşları cezaevinde, hepsi de bomba düzenekleriyle yakalandı. Çocuklarımız terörist olmasın." Grup ise attıkları sloganlarla İsmail E.'nin sesini bastırmaya çalıştı. Bazı kişiler saldırmak da istedi ancak polis, İsmail E.'yi alandan uzaklaştırdı. CİHAN - 16.11.2011 - 14:22
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Oğlunun peşinde eylemleri dolaşıyor
T24 - İzmir'de İsmail E. isimli baba, eylemcilerin gösteri yaptığı alanı bastı. Olayın yaşandığı Kemeraltı Çarşısı girişinde ailelere seslenen İsmail E., henüz lise öğrencisi olan oğlu B.E.'nin (16) DHKP-C'nin gençlik yapılanması tarafından kandırıldığını söyledi. "Ben oğlumu devletine hayırlı olması için yetiştirdim, bunlarla, devlete zarar vermesi için değil." diye isyan etti. Ardından da okul üniformasıyla gösteriye katılan oğlunu, gruptakilerle tartıştıktan sonra alarak evine götürdü. Zaman'a konuşan İsmail E., arkadaşlarıyla Marmaris'e tatile gönderdiği oğlunun örgüt kampına gittiğini daha sonra polisten öğrendiğini anlattı. Oğlu B.E.'nin DHKP-C'nin gençlik yapılanması olduğunu ileri sürdüğü Dev-Genç tarafından kandırıldığını belirten İsmail E., onu kurtarabilmek için harekete geçti. İkna çabalarının sonuç vermemesi üzerine, lise öğrencisi oğlunun katıldığı basın açıklamalarını takip etmeye başladı. Kimi zaman tek başına kimi zaman eşi ve yakınlarıyla grup içinden oğlunu çıkarmaya çalıştı. Geçen hafta Kemeraltı Çarşısı girişinde yapılan basın açıklamasının ardından İsmail E., üzerinde okul üniformasıyla gösteriye katılan oğlunu, gruptaki diğer kişilerle tartıştıktan sonra alarak evine götürdü. Her seferinde oğlundan da tepki gören İsmail E., geçen pazar günü Buca ilçesi Menderes Caddesi'nde, "Liseli Dev-Genç" grubunun füze kalkanını protesto gösterisi sırasında oğlunun da katıldığı açıklamayı takip etti. 'Bir de beni dinleyin' Dev-Gençlilerin basın açıklamasının ardından İsmail E., vatandaşlara, "Bir de beni dinleyin, bunlar devlete karşı terörist yetiştiriyor!" diye bağırdı. İsmail E., duvarın üzerine çıkarak şunları söyledi: "Bu grup, benim 17 yaşındaki oğlumu kandırıp terör örgütünün kamplarına götürdü. Hiçbirisinin çevrelerine bir faydası yok. Masum pankartların arkasına saklanıp terör örgütüne eleman kazandırmaya çalışıyorlar. Bildikleri dört tane slogan var ve katılan sayıları da hiçbir zaman 15'i geçmiyor. 10 arkadaşları cezaevinde, hepsi de bomba düzenekleriyle yakalandı. Çocuklarımız terörist olmasın." Grup ise attıkları sloganlarla İsmail E.'nin sesini bastırmaya çalıştı. Bazı kişiler saldırmak da istedi ancak polis, İsmail E.'yi alandan uzaklaştırdı. Oğlu B.E.'nin geçen mart ayında konserde tanıştığı arkadaşları tarafından kandırılarak terör örgütüne katıldığını söyleyen İsmail E., şunları anlattı: "Temmuzda Marmaris'e tatile gideceğini söyledi. İnandık, gönderdik. 20 gün orada kaldı. Polisler, gelip oğlumu sordu. Marmaris'te olduğunu söyleyince Kocaeli [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'da DHKP-C kampında bulunduğunu bildirdiler. Telefon ettiğimizde belli saatlerde görüşebiliyorduk. Bazen başkası çıkıp 'bakkalda, yürüyüşte' diyordu. Anladık ki terör eğitimi vermişler. Çocuğun beynini öyle bir yıkamışlar ki, bizimle diyaloğa girmiyordu."
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
16 Kasım 2011 Kategori [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ![]() [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]‘de yasadışı Dev-Genç’li bir grupla eylemlere katılan oğlunu kurtarmak isteyen İsmail E. adlı vatandaş, eylemcilerin basın açıklaması yaptığı alanda ailelere seslendi. Oğlunun kandırılarak terör örgütü kamplarında eğitildiğini belirten İsmail E., “Ben oğlumu devletine hayırlı olsun diye yetiştirdim, bunlar için devlete zarar versin diye değil.” dedi. ![]() Oğlu B.E’nin terör örgütü DHKP-C’nin gençlik yapılanması olduğunu ileri sürdüğü Dev-Genç tarafından kandırıldığını belirten İsmail E., onu kurtarabilmek için harekete geçti. İkna çabalarının sonuç vermemesi üzerine, lise öğrencisi oğlunun katıldığı basın açıklamalarını takip etmeye başladı. Kimi zaman tek başına kimi zaman eşi ve yakınlarıyla grup içinden oğlunu çıkarmaya çalıştı. Geçen hafta [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Çarşısı girişinde yapılan basın açıklamasının ardından İsmail E., üzerinde okul üniformasıyla gösteriye katılan oğlunu, gruptaki diğer kişilerle tartıştıktan sonra alarak evine götürdü. Her seferinde oğlundan da tepki gören İsmail E., geçen pazar günü [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]ilçesi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Caddesi’nde, “Liseli Dev-Genç” grubunun füze kalkanını protesto gösterisi sırasında oğlunun da katıldığı açıklamayı takip etti. Dev-Genç’lilerin basın açıklaması yaptığı yere giden İsmail E., vatandaşlara, “Bir de beni dinleyin, bunlar devlete karşı terörist yetiştiriyor!” diye bağırdı. İsmail E., duvarın üzerine çıkarak şunları söyledi: ![]() “Bu grup, benim 17 yaşındaki oğlumu kandırıp terör örgütünün kamplarına götürdü. Hiçbirisinin çevrelerine bir faydası yok. Masum pankartların arkasına saklanıp terör örgütüne eleman kazandırmaya çalışıyorlar. Bildikleri dört tane slogan var ve katılan sayıları da hiçbir zaman 15′i geçmiyor. 10 arkadaşları cezaevinde, hepsi de bomba düzenekleriyle yakalandı. Çocuklarımız terörist olmasın. ![]() “O sloganları ben de attım. 12 Eylül öncesini yaşadım ben. CHP’liyim. Bunlar ise çocuklarımızı kandırıyor. Burada mücadele ettiriyorlar, başları Avrupa ülkelerinde krallar gibi yaşıyor. Önce beni ikna etsinler, sonra oğlumla birlikte yanlarında mücadele edeyim. Ama yalan söyleyip kandırıyorlar. Bomba bulundurmaktan yakalanan terör zanlısı, oğluma cezaevinden mektup gönderiyor. Onu beğendiklerini söyleyip motive etmeye çalışıyorlar. Ama başaramayacaklar. Ben tek başına sonuna kadar mücadele edeceğim. Baba yüreğimle onları yenip oğlumu onların elinden kurtaracağım. Ben onların karşısında koskoca babayım. Aileler de çocuklarının kullanılmasına izin vermesin. Oğluma da bu işlerin sonunun olmadığını, ölene kadar da arkasında durup onu kurtarmaya çalışacağımı söylüyorum.” Grup ise attıkları sloganlarla İsmail E’nin sesini bastırmaya çalıştı. Bazı kişiler saldırmak da istedi ancak polis, İsmail E’yi alandan uzaklaştırdı. ![]()
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Oğlunu örgütten kurtarmak için dayağı göze aldı
İzmir'de 17 yaşındaki lise öğrencisi oğlunun DHKP-C'nin gençlik yapılanması Dev-Genç'in eylemlerine katıldığını öğrenen baba, oğlunu kurtarabilmek için her eylemi ve toplantıyı takip ediyor. Bazı eylemlerde oğlunu alıyor bazılarında ise tartaklanıyor. İzmir'in Buca ilçesinde meslek lisesi öğrencisi olan 17 yaşındaki B.E., martta DHKP-C'nin gençlik yapılanması olan Dev-Genç sempatizanlarının düzenlediği konsere gitti. Sempati duymaya başladığı örgütün toplantılarına katılmaya başladı. Geçen temmuzda babası İsmail E. ve annesine, iki arkadaşıyla birlikte Marmaris'e tatile gideceğini söyleyerek, örgütün yasal dernekler üzerinden organize ettiği Kocaeli'nin Kandıra ilçesindeki gençlik kampına katıldı. Oğlunu her gün arayıp tatilinin nasıl geçtiğini soran İsmail E., polisten gelen "Oğlunun nerede olduğunu biliyor musun?" telefonuyla şok oldu. İKNA EDEMEDİ Marmaris'te tatilde bildiği oğlunun örgütün Kandıra'daki 15 günlük kampına katıldığını, ardından da İstanbul'a gittiğini öğrenen baba, oğlunu konuşarak ikna etmeye çalıştı ama sonuç alamadı. Hatta oğlu, evden kaçarak terör örgütü elemanlarının yanında kalmakla tehdit etti. Bunun üzerine oğlu B.E.'yi yakın markaja alan İsmail E., katıldığı basın açıklamaları ve eylemleri takip etmeye başladı. Oğlunu kimi zaman tek başına, kimi zaman eşiyle ve yakınlarıyla grup içinden almaya çalıştı. Geçen hafta da Kemeraltı Çarşısı girişinde yapılan basın açıklamasına giden baba, okul kıyafetiyle eyleme katılan oğlunu eve ötürmek isteyince, kendisine müdahale eden gruptakilerle arasında arbede çıktı. Karşıyaka'da yapılan başka bir gösteride yine oğlunu almaya çalışınca bu kez tartaklandı. Her defasında oğlundan da tepki gören İsmail E., son olarak örgüt sempatizanlarının Buca'da yaptığı basın açıklamasına da gitti. Burada gruptakilerle tartışan baba, okul kıyafetleriyle eyleme katılan oğlunu alarak eve götürdü. 'BEN DE VAKTİYLE ATTIM' Ancak oğlu, grubun ertesi gün yaptığı basın açıklamasına da katıldı. Bu eylemi de takip eden baba, açıklamanın bitmesinin ardından bu kez bir duvarın üzerine çıkarak çevredekilere hitaben, "Hiç birisinin çevrelerine bir faydası yok. Masum pankartların arkasına saklanıp terör örgütüne eleman kazandırmaya çalışıyorlar. Ama bildikleri 4 slogan var topu topu. 10 arkadaşları cezaevinde, hepsi de bomba düzenekleriyle yakalandı. Oğlumla görüşmemi engellemeye çalışıyorlar" diye seslendi. Mücadelesini sürdüreceğini söyleyen babanın şikâyeti üzerine, savcılığın, B.E.'nin arkadaşlarının ifadesini alacağı da öğrenildi. İşçi emeklisi olan baba, CHP'li olduğunu ve o sloganları 12 Eylül öncesi kendisinin de attığını söyleyerek şöyle dedi: "Önce beni ikna etsinler sonra ben de oğlumla birlikte yanlarında mücadele edeyim ama bunlar çocuklarımızı kandırıyor. Başlarındakiler ise Avrupa ülkelerinde krallar gibi yaşıyor. Çocuklarımız terörist olmasın. Ben, oğlumu bunlar için devlete zarar versin diye değil, devletine hayırlı biri olsun diye yetiştirdim." FATİH ŞENDİL
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Üstüne üstlük bu baba geçmişin "solcusu" şimdinin CHP'lisi imiş. Ne diyelim yazı olduğu gibi anlatıyor gerçekleri.
Sendiren....
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
Bir babanın, liseli oğlunu örgütten kurtarma savaşı
İZMİR’de, Marmaris'e tatile gideceğini söyleyen 17 yaşındaki lise öğrencisi oğlu B.E.’nin, sol görüşlü derneğin Kandıra’daki kampına katıldığını öğrenen İsmail E., oğlunu bu grubun elinden kurtarmak için tek başına mücadele başlattı. Dernek elemanlarının tüm toplantılarını takip edip oğlunu grup içerisinden almaya çalışan İsmail E., “Bunlar terör örgütü. Benim oğlumu, çocuklarımızı kandırıyorlar. Beni çiğnemeden oğlumu alamazlar. Evlat sevgim onları yenecek” dedi. Oğlunun da içinde bulunduğu grubun son basın açıklaması sırasında, kalp hastası baba İsmail E. de yüksek bir yere çıkıp karşı açıklama yaptı. İsmail E.'nin sözleri eylemci grupta şok etkisi yaratırken, çevredekilerden destek gördü. Buca İlçesi'nde meslek lisesine devam eden B.E.’nin hayatı, iki arkadaşıyla birlikte geçen Mart ayında sol görüşlü derneklerin İzmir’de düzenlediği konsere gitmesiyle değişti. Sempati duyduğu sol derneklerin toplantılarına katılmaya başlayan B.E., son olarak geçen Temmuz ayında da babası İsmail E. ve annesini, iki arkadaşıyla Marmaris’e tatile gideceğini söyleyerek ikna ettikten sonra, sol görüşlü derneğin düzenlediği Kocaeli Kandıra’daki, gençlik kampına katıldı. POLİSTEN ÖĞRENDİ, ŞOKE OLDU Oğlunu Marmaris’te sanıp, her gün telefonla görüşen İsmail E., polisten oğlunun nerede olduğunu bilip bilmediği yönünde gelen telefonla şoke oldu. Marmaris’te tatilde bildiği oğlunun derneğin Kandıra’daki 15 günlük kampına katıldığını, ardından da İstanbul’daki merkezine gittiğini öğrenen İsmail E., hemen gidip oğlunu İzmir’e getirdi. İsmail E. ardından da oğlunu içerisine girdiği grubun elinden kurtarmak için kalp rahatsızlığına rağmen büyük bir mücadele başlattı. GÖSTERİCİLER TARTAKLADI Konuşarak ikna etmeye çalıştığı oğlu B.E.'nin, 'evden kaçarak grup üyelerinin yanında kalmakla' kendisini tehdit etmesinin ardından İsmail E., oğlunun katıldığı tüm eylemleri, basın açıklamalarını takip etti. Oğlunu her seferinde kimi zaman tek başına, kimi zaman eşiyle ve yakınlarıyla grup içerisinden almaya çalıştı. Geçen hafta Kemeraltı Çarşısı girişinde yapılan basın açıklamasının ardından İsmail E., üzerinde okul üniformasıyla gösteriye katılan oğlunu, gruptaki diğer kişilerle tartıştıktan sonra almayı başararak evine götürdü. Karşıyaka’daki gösteride ise oğlunu almaya çalışırken grup üyelerince tartaklandı. KARŞI AÇIKLAMA YAPTI Her seferinde oğlundan da tepki gören İsmail E., geçen pazar günü Buca Menderes Caddesi'nde pankartlar arkasında, 'Füze Kalkanlarına Hayır' açıklaması yapan dernek üyeleri ve oğlunun katıldığı protestoyu da takip etti. İsmail E. açıklamanın bitmesinin ardından da yüksek bir duvarın üzerine çıkarak gruba karşı yüksek sesle açıklama yaptı. Grup üyelerini şoke eden, çevredekilerin de ilgiyle izlediği açıklamasında İsmail E., şunları söyledi: “Bu gördüğünüz grup benim 17 yaşındaki oğlumu kandırıp, terör örgütünün yasal dernekler üzerinden organize ettiği kamplarına götürdü. Hiç birisinin çevrelerine bir faydası yok. Masum pankartların arkasına saklanıp terör örgütüne eleman kazandırmaya çalışıyorlar. Ama bildikleri dört tane slogan var ve sayıları da hiç bir zaman 15’i geçmiyor. 10 tane arkadaşları cezaevinde, hepsi de bomba düzenekleriyle yakalandı. Çocuklarımız terörist olmasın.” BABA YÜREĞİMLE ONLARI YENECEĞİM Sol derneğe karşı yaptığı tek kişilik açıklamayla gündeme gelen İsmail E., DHA muhabirine, oğlunu kandırdığını söylediği gruba karşı mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğini söyledi. İsmail E. şöyle dedi: “O sloganları ben de attım. 12 Eylül öncesini yaşadım ben. CHP’liyim. Bunlar ise çocuklarımızı kandırıyor. Burada mücadele ettiriyorlar, başları Avrupa ülkelerinde krallar gibi yaşıyor. Önce beni ikna etsinler, sonra oğlumla birlikte yanlarında mücadele edeyim. Ama yalan söyleyip kandırıyorlar. Bomba bulundurmaktan yakalanan terör zanlısı, oğluma cezaevinden mektup gönderiyor. Onu beğendiklerini söyleyip motive etmeye çalışıyorlar. Ama başaramayacaklar. Ben tek başına sonuna kadar mücadele edeceğim. Baba yüreğimle onları yenip oğlumu onların elinden kurtaracağım. Ben onların karşısında koskoca babayım. Aileler de çocuklarının kullanılmasına izin vermesin. Oğluma da bu işlerin sonunun olmadığını, ölene kadar da arkasında durup onu kurtarmaya çalışacağımı söylüyorum.” Taylan YILDIRIM/İZMİR (DHA)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
SELDA TUNCER YAZDI
Babalar ve Söz Dinlemeyen Kızları Söz dinlemeyen, eylem alanında hakkını arayan genç kadınlar olacak illaki. Bir yandan onları eylemden çekip alan, herkesin içinde tokat atan öz babalarına, öte yandan yaka paça gözaltına alan devlet babalarına karşı gelecekler. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sel_tuncer@yahoo.com Ankara - BİA Haber Merkezi 10 Ocak 2012, Salı Her geçen gün gözaltı ve tutuklamalara bir yenisi eklenirken, özellikle gazeteci ve öğrencilere yönelik saldırılar hız kesmeden devam ederken, gazete ve televizyonlarda sıklıkla karşılaştığımız yeni bir haber türü peydah oldu. Güzide medyamız sayesinde bugüne dek gözden kaçmış çok önemli bir konu olan "eyleme giden genç kadınların çaresiz babaları" temalı yepyeni bir haber konumuz var artık. Öyle ki, gözaltı haberini toplu sayılarla verip isimleri açıklamaya gerek bile görmezken, konu bu olunca tüm ana akım gazeteler adeta bir dedektif gibi olayın izini sürüp baba sözü dinlemeyen kızın hazin sonunu gözler önüne sermeyi görev bildi. Daha önce bu babalar nerdeydi, onlarsız bu genç kadınlar sokaklarda ne yapıyorlardı bilemiyoruz ama bir grup cevval haberci tarafından sözkonusu durum bu yoğun ülke gündeminde kendine yer bulurken "ahh vah"larla, "görüyor musun bak"larla evlere konu/k oldu. Haber değerini içeriğinden çok verdiği mesajdan alan bu durumla, ailelere ve özellikle babalara "kızlarınıza sahip çıkın" çağrısı yapılırken, bir yandan da toplumda hakim olan ve giderek yayılan korku dalgasının alttan alta hissettirilmesi için yeni bir fırsat doğdu. Böylelikle bir de baktık ki toplum olarak üzerine düşünmemiz gereken yepyeni (!) bir sorumuz var: "Her fırsatta kendini sokağa atan, eylem alanında soluğu alan bu söz dinlemeyen kızlarla ne yapacağız?!" Şüphesiz devlet "babanın" bu konuda üzerine düşen her türlü görevi yapmakta bir an bile tereddüt etmeyeceğini ve bunun için geliştirdiği çözümler konusunda kimsenin eline su dökemeyeceğini söylemeye gerek yok. Ama her şeyi de devletten beklememek gerek değil mi? Aileye düşen bir takım görevlerin de her fırsatta anlatılması ve ibret alınması gereken olaylar vesilesiyle tekrar tekrar hatırlatılması gerek mesela. İşte bu konuda medyamız sağolsun bir an bile boş durmuyor, eline geçen en küçük fırsatı değerlendirmek pahasına gece gündüz demeden çalışıyor! Bu bahsettiğim eylem alanlarından kızlarını çekip almaya çalışan babaların dramını ilk haber yaptıklarında çok üzerinde durmamıştım. Habere sinir olsam da, bugün ülkemizde medyanın gündem yaratmaktaki yeteneğine malum hepimiz alıştık. Ama işgüzar medyamız yılmadı; bin dereden su getirerek, olmayacak yerden haber çıkararak adeta bir görev bilinciyle bu işin peşini bırakmadı. Sayesinde sanki çok ihtiyacımız varmış gibi asap bozucu haber türlerine bir yenisi daha eklendi. Ama sinirlerimizin de eşiği bu kadar zorlanınca, artık üzerine yazmak şart oldu! Hatırlarsınız 2011 Aralık ayının ilk günlerinde Samsun'da bir babanın eyleme katılan kızına attığı tokatla başladı hikaye. Bir anda akşam haberlerinde ve ertesi gün gazetelerin ilk sayfalarında, gözaltına alınan kızının elleri kelepçeli adliyeye getirilirken slogan atması üzerine kızına şöyle okkalı bir tokat atan babanın görüntüleriyle karşılaştık. Üniversitede okuyan genç kız Türkiye'de füze kalkanı kurulmasına karşı stant açtıkları için gözaltına alınmış, polisler eşliğinde adliyeye girerken de slogan atıyor. Bunun üzerine Ankara'dan haberi duyup gelen baba, mahkemenin bitmesini bile bekleyemeden ben seni buralara okuyasın diye gönderdim diyerek bir tokat atıyor. Ve böylelikle genç kıza önce ''devlet baba'' sonra kendi "öz" babası tarafından yaptığının cezası sırayla verilmiş oluyor! Zaten, çoğu gazete de bu olayı "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]" başlığıyla veriyor. Ama verilen haberlerde öyle bir anlatım var ki, sanırsınız burada tek bir mağdur var o da zavallı baba! Satır aralarında incelikle verilen babanın kalp rahatsızlığı olduğu ve gözyaşı döktüğüne ilişkin bilgilerle bir anda babanın tarafına geçiyoruz; onun içinde bulunduğu bu zor durumu anlamamız ve bir şekilde kendimizi onun yerine koymamız bekleniyor. Ve üzerine acılı babanın sözleri geliyor, olayı duyunca nasıl apar topar kalkıp geldiğini, aslında kızının ne kadar başarılı olduğunu ama üniversiteye gittiğinden beri bu tür faaliyetlere bulaştığını anlatıyor yana yakıla. Oysaki kızın durumuna dair en küçük bir bilgi yok, kimse sormuyor ona ne haldesin, ne yaşadın diye. Sanki bu onun hikâyesi değil! O zaten olsa olsa babasını peşinden sokaklara düşürmüş, onun emeklerini boşa çıkarmış üniversiteli bir genç kız; onu dinlemeye ne gerek var ki! Bu olayın üzerinden çok zaman geçmiyor, benzer bir olay tekrar medyanın gündeminin ilk sıralarına oturuyor. Yine Nato Füze Savunma Sistemi karşıtı bir eylem, bu sefer yer Edirne. Protesto eylemine ilişkin haberlerde kızını gören baba Kocaeli'den gelerek eylemcilerin arasından kızını çekip alıyor. Sizin anlayacağınız yine yeniden bir eylem alanı ve burada boy gösteren üniversiteli bir genç kız ve yine peşinden yollara düşen baba. Haberlere göre, "elindeki makine ile eyleme destek veren ve arkadaşlarının fotoğraflarını çeken" genç kadın, polis gruba müdahale edince babası tarafından zorla eylem alanından [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]. Fakat hikaye bununla bitmiyor, yazıya başlarken de bahsettiğim gibi medyamız adeta bir dedektif rolüne bürünerek işin peşini bırakmıyor. Bir kaç gün sonra 'Baba sözünü dinlemeyen kız'ın [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]sayelerinde öğreniyoruz. Bir önceki eylemin yapılmasına izin verilmeyince, füze kalkanı kurulmasına karşı çok geçmeden ikinci bir protesto daha yapılıyor Edirne'de ve polis bu eyleme de müdahale ederek 20 kişiyi gözaltına alıyor. Gazete ve televizyonlardan öğreniyoruz ki gözaltına alınanlar arasında bir önceki eylemde Kocaeli'den gelen babası tarafından eylem yapanlar arasından alınan genç kız da bulunmakta! Elbette eylemin kimler tarafından ne amaçla yapıldığı ve polisin niye müdahale ettiği sorularından çok 'babasının sözünü dinlemeyen Gamze'nin gözaltına alınması [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] oluyor! Evet artık ondan ismiyle sözediyor haber kanalları ve gazeteler; o kadar yakın, içimizden biri oluveriyor bir anda. Öyle ki, biz bütün Türkiye kocaman bir aileyiz, kızımız da her fırsatta soluğu sokakta, eylem alanında alıyor biz de onu konuşuyoruz yine söz dinlemedi diye. Neredeyse konuyla ilgili tüm haber başlıkları bir ders mahiyetinde, bir yandan da alttan alta bir hizaya getirme çabası satırlardan dökülüyor. 'Baba sözü dinlemedi böyle götürüldü!' gibi başlıklarla genç kadınlara "akıllı olun" mesajı verilirken babalara da "kızlarınıza sahip çıkın" [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yapılıyor. Gazetelerin internet sayfaları için 'kızını böyle çekip almıştı' gibi adlar verilerek hazırlanan foto galerilerinde, öz babanın üzerine düşeni nasıl yaptığını ama gücü yetmediği yerde devlet babanın gerekeni yapmakta tereddüt etmediğini [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] izliyoruz. Zaten gazetelerden birinin bu habere verdiği başlık, durumu gayet net bir biçimde özetliyor; öyle ki ışık hızıyla meselenin özüne iniyoruz adeta: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ne diyelim etraf 'baba'dan geçilmiyor, birinden kurtulsan diğerini buluyorsun karşında. Ama bu konuda ana akım medyamızın hakkını yemeyelim, üzerine düşeni hatta daha bile fazlasını yapmaktan bir an bile çekinmiyor! Öyle ki, bu kocaman ailenin en işgüzar çocuğu o! Mesela kızını bir önceki eylemden çekip alan baba, kızının gözaltına alındığını gazetecilerden öğrendiğini belirtiyor, biz de bunu haber diye okuyoruz. Artık bunun üzerine diyecek söz bulamıyor insan; mesele söyleyecek sözün olmamasında değil, gazetecilik/habercilik adına yapılacak tartışma zemininin kalmamasında. Öyle uzun uzun haber etiği tartışmalarına girmeye hiç gerek yok, ama şunu sormak gerekiyor her şekilde; acaba bunu yaparken haberini yaptığınız genç kızın bu konuda ne diyeceğini, nasıl düşüneceğini, isteyip istemeyeceğini düşünmek hiç aklınıza gel(me)di mi? Öyle ya, niye gelsin ki!? Zaten siz onunla hiç ilgilenmediniz ki, varsa yoksa babaların o hepimizin önünde düştükleri perişan hal, nasıl ağladığı, kalp rahatsızlığı olup olmadığı vs.. Dedik ya, bu anlattığınız onun hikayesi değil; olsa olsa peşinde yollara düşen çaresiz babanın hikayesi.. İşte sayenizde böyle kocaman bir aile oluyoruz, babanın sözünden çıkmayan, çıkarsa başına ne geleceği sürekli hatırlatılan, buna rağmen karşı gelene de haddi bir güzel bildirilen. Burada genç kadınların payına düşense ancak bu büyük aile tablosunu bozmak, huzuruna gölge düşürmek rolü oluyor. Çünkü bugün Gamze, yarın Burcu, öbür gün Merve derken hep bir şekilde söz dinlemeyen, kendini sokağa atan, eylem alanında hakkını arayan genç kadınlar olacak illaki bir yerlerde. Her ne kadar siz anlatmasanız da, ne yaptıklarıyla ilgilenmeseniz de onların hikayeleri satır aralarından taşıyor, resimlere sığmıyor. Görüyoruz ki, onlar söz dinlemiyor! Bir yandan eylemden çekip alan, herkesin içinde tokat atan öz babalarına, öte yandan yaka paça gözaltına alan devlet babalarına karşı geliyorlar. Adliyeye götürülürken slogan atıyor biri, alandan babası zorla alıp götürebiliyor diğerini ve o yine de bir sonraki eyleme gidiyor; ama bu sefer de üç polis memuru güçlükle taşıyıp polis aracına bindirebiliyor. Yani kısaca bu genç kadınlar susmuyor direniyor! Biliyoruz ki, bu aile miti bizi birbirimize bağlayan tek bağ olarak kaldığı ve tekrar tekrar ısıtılıp önümüze çıkartıldığı sürece, nerede olduğu mühim değil evde, okulda, işyerinde ya da sokakta illaki bize parmak sallayan, dur diyen, önümüzü kesen bir baba olacak; ama aynı şekilde o babaların söz dinlemeyen kızları da! Ve o sırada kim bilir belki de içlerinden çok bildiğimiz şu şarkıyı* geçirecekler, sonunu kendi sözleriyle bitirerek: "babamız bizi sevmedi, sevmedi, sevmedi," sevmesin kim takar!.. * Baba Zula, "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]" ("Üç Oyundan Onyedi Müzik" adlı albümünden) ** Ar. Gör. Selda Tuncer, ODTÜ Sosyoloji, doktora
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9061 Mesajina 14734 Tesekkür Aldi |
'Çocuğunuzu terör örgütünden kurtarın'
20 Ocak 2012 - Dumlupınar Üniversitesi'nde parasız, bilimsel, nitelikli eğitim mücadelesi veren üniversitelilerin ailesine tehdit mektubu gönderildi. Mektup içerisinde "oğlunuz terör örgütü üyesidir" gibi ifadeler kullanılıyor. Bu da yetmiyor, gönderilen yazının sonunda büyük harflerle "TERÖR ÖRGÜTÜ UÇURUMUNUN yanından çekerek" gibi yalanlar söyleniyor. Geçtiğimiz sene içerisinde Dumlupınar Üniversitesi’nde faşistlerin saldırısı ise karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası olarak gösteriliyor. Öğrenci Kolektifleri üyesi bir öğrencinin ailesine gönderilen mektubun niyeti ise sonunda anlaşılıyor: "Bu mektubu size yazmamızdaki amaç, çocuğunuzun örgütsel faaliyetler içerisinde bulunduğu konusunda sizi bilgilendirmek ve gencimize sahip çıkarak terör örgütlerince istismar edilmelerini önlemek amacıyla gerekli ikazlarda bulunmanızdır." Öğrenci Kolektifleri ise ‘Üniversite Yönetimi’ imzası taşıyan mektubun imzasının yanlış atıldığını, aslında ‘Gerici-Faşist AKP’nin üniversite rektörü’ diye yazılması gerektiğini açıkladı. Üniversitelerde özellikle AKP döneminde yoğunlaşan kadrolaşmanın etkisiyle öğrenciler üzerindeki baskıların arttığını belirten Öğrenci Kolektifleri, haddini aşan üniversite yönetiminden hesap soracaklarını belirtti. Kaynak: Kolektifler.net
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: basin, devlet, devrimci, elestiri, eylem, hareket, izmir, kalp hastasi, komunist, medya, ozelestiri, polis, psikolojik savas, tdh, terorist |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| oğlu, olmasinda, olmasında, olsun, olursa, terörist |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Akademik hirsizlik yapan şahis milli eğitim bakani olursa | Mahmut Halil CAN | EĞİTİM VE EĞİTİM SORUNLARI | 5 | 01-23-2012 08:59 PM |
| Ikinci eş ya da kuma kürt kadınından olursa kürt sorununu çözecek şovenist kadın düşm | Mahmut Halil CAN | SINIF HAREKETİ VE KADIN SORUNU | 16 | 02-28-2011 08:40 PM |
| Seyid Rıza nın Oğlu için yazdığı Ağıt/ 'Ağdad Bıvêso' | Mahmut Halil CAN | DERSİMCE-DİMİLKİ-KIRMANCKİ,ZAZACA,ZONEMA | 0 | 11-28-2010 12:49 PM |
| Çözebilene Aşk Olsun | Toprak | MATEMATİK | 6 | 06-22-2010 10:48 PM |