![]() |
|
|||||||
| KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM KÜRT SORUNU, KOMÜNİST DEVRİMCİ SINIF MÜCADELESİ VE ENTERNASYONAL DEVRİMCİ MÜCADELE |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
PKK HIZLA EMPERYALİST KAPİTALİZMİN KANALLARINA AKMAYA DEVAM EDİYOR
PKK’ de uzun süredir başlayan devrimci değerler ve ahlaki-etik kurallara sırtını dönme eylemi giderek derinleşiyor.Bir çok makalemizde ele aldığımız bu sürece her gün yeni bir halka eklenerek devam ediyor.Gerek mevcut koşullarda PKK’nin yer yer kendi resmi ağızdan açıklamaları ve gerekse İmralı’da hapis olan Öcalan’ın açıklamaları gün geçtikçe emekçi-proleter kesim ve ideolojisine sırtını dönerek,emperyalist kapitalistlerden medet umarı düzeye gelmiş bulunmaktadır.Bu süreç,kesin olarak gerek ulusal hareketin niteliği ve giderek zaman içinde sınıfsal mücadele açısından ciddi yaralara sebebiyet verecektir. PKK daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere hiçbir zaman ML bir kimliğe sahip olmadı.Ama uzun süre ML söylemi ve literatürü kullandı.Dünya çapında sınıf mücadelesi ve sosyalizmin güçlü olduğu yıllarda ML söylemi kullanan PKK,ne zamanki sınıf mücadelesi ve sosyalizm geriledi makyevelist ve pragmatist bir tavırla ,mevcut koşullara hızla ayak uydurup sistem içi söylemler ve reformist söylemlere yaslandı. Öcalan ile başlayıp PKK yöneticilerine de sirayet etmiş bulunan Marksizm’i aşma! söylemleri bir yana artık,sorunun çözümünü emperyalist ABD’ye havale eder gibi ve de onlarla stratejik birliğe bile hazır olunduğu mesajları verilerek,sorunun kaynağı olan emperyalistlerle diyalog yolu açılmaya çalışılmakta ve şirin görünülmek istenmektedir.Aşağıda Murat Karayılan ile Zübeyir Aydar imzalı ve ABD emperyalizminin yeni başkan memuru olan Barack Obama’yı kutlayan ve Kürt hareketi ile ABD emperyalizminin birliğini savunur bir belge ve eleştirisin okuyacaksınız.(Kırmızılar söz konusu belgeye aittir.) “ Koma Civaken Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ve Kongra-Gel Başkanı Zübeyir Aydar, ABD'nin 44. Başkanı olan Barack Obama'yı kutladı. Murat Karayılan ve Zübeyir Aydar imzalı mektup şöyle: "Sayın Barack OBAMA ABD Devlet Başkanı Öncelikle ABD devlet başkanlığına seçilmiş olmanızı, halkımız ve örgütümüz adına içtenlikle kutlar, yeni görevinizde size başarılar dilerken, bu seçimin dünyanın her tarafında barış, özgürlük, huzur ve refaha vesile olmasını dilleriz. Burada kutlanan kişi herhangi bir ezilen ulus,sosyalist bir ülkenin başkanı değildir.Kutlanan kişi ABD,dünya jandarması,halkların bir numaralı düşmanı,ezilen halklar,uluslar ve sınıfların ezeli ve ebedi düşmanı olan ABD başkanıdır.Bu seçimin ABD ve dünya proletaryasının seçimi olmadığı açıkken,bu seçimin dünya haklarına barış,özgürlük,huzur,refah getirmesi mümkün müdür?Yarım asırdan fazladır dünyaya kan,göz yaşı,baskı,zulüm,savaşlar,yoksulluk vs vermiş bir ülkenin sermayesi ve onların temsilcileri bunların tersi olana olguları nasıl verebilir?Barack Obama’nın diğer ABD başkanlarından farkı nedir ? Sadece derisinin renginin değişikliği mi bu umutları besletiyor?Barack Obama ezilen,sömürülen,baskı ve zulüm altında inletilen siyahlar dahil,hangi sınıf ya da ulusların dostudur?Buna dönük bir tek mesajı var mıdır?Hatta ilk açıklaması –Doğu Avrupa sınırına nükleer füze yerleştirileceği açıklaması- ile kan,göz yaşı,savaşın devam edeceği mesajı vermemiş midir?Deri renginin sermaye açısından gerçekte bir önemi var mıdır?Gerçekte deri renginin mücadelesini verebilecek ya da barış,özgürlük,huzur ve refah getirecek birinin seçilmesine,oralara kadar gelmesine izin verir miydi ABD tekelleri.Milyonlarca dolarlık seçim kampanyasını örgütleyen ve destek olanlar sermaye sınıfı değil midir?ABD tekellerinden icazetli olmayan birinin başkan olmayı bir kenara bırakınız bu derece kapsamlı bir seçime girmesine bile izin olur muydu? Kesinlikle hayır. Yukarıdaki ifadeleri sadece bir iyi niyet gösterisi olarak görmek mümkün değildir.Ve de sadece kişisel olarak bir kişinin yaptığı açıklama,iyi niyet jesti olarak görmek olanaklı değildir.Zira açıklamanın altındaki imzalar örgütlü bir gücün temsilcileridir. Bu açıklama ile Kürt ulusu ve emekçi-proleter kesimleri içinde umut yaratmak ve beslemek kesinlikle doğru değildir.ABD emperyalizmini şirin göstererek ,halklar nezdinde umutvar bir durum yaratmak asla devrimci bir tutum değildir. Sayın Başkan; Seçim kampanyanız, değişim, barış, özgürlük, eşitlik, adalet gibi yüksek ahlaki değerlere dayalı söyleminiz, dünyanın her tarafında olduğu gibi halkımız tarafından da ilgi ve sempatiyle izlendi. Vurgulamış olduğunuz insanlığın bu yüksek değerleri ne yazık ki bu çağda da ülkemiz ve bölgemizde halen ayaklar altına alınmaktadır. Bu değerlere en fazla ihtiyaç duyan bir halkın, Kürt Halkının birer temsilcileri olarak size yazıyoruz. Yine üstteki paragrafta sözü edilen değerlerin asla emperyalistler ağzında sadece söylem olarak kaldığını bilmeyecek kadar saf olmak olanaklı mıdır?Ve de bu yüksek ahlaki değerlerin ! hiç birinin sınıfsal yönü vurgulanmadan içi boş ve kof olduğunu ifade etmeden geçemeyiz.Ahlaki değerler ,sınıfsaldır. Hele de yukarıda sözü edilen değişim,barış,özgürlük,eşitlik,adalet gibi tamamen tersi ile emperyalist kapitalizmin değerleri ile üstteki sınıfsal olarak kesin olarak proletarya ve iktidarında söz konusu olacak bu durum nasıl içi boşaltılarak geniş Kürt emekçilerine sunulabilir?Bu yüksek ahlaki değerleri en çok ABD emperyalizmi ayaklar altına alırken ve onların yerli uşakları-mesela Türk faşist diktatörlüğü-yerlerde paspas gibi çiğnerken , onların ağa babaları olan ABD emperyalizminin haberi olmayacak ! Ya da Barack Obama,gerçekte ABD tekellerinin temsilcisi değil de;yoksa ABD emekçileri ile proletaryasının temsilcisi de biz mi bilmiyoruz acaba?Kürtlerin sempati ile baktığı söylenen Obama’yı diğer ABD başkanlarından ayıran seçim kazanmak için söyledikleri mi yoksa sadece rengi mi? Sınıfsallığın zerresi olmayan bu açıklama aynı zamanda geniş yığınlarda ABD tekelleri ve onların temsilcileri hakkında boş hayaller yaratmasını mı sağlamaya dönüktür?ABD emperyalizmine karşı nefretle dolu halkların umutlarının yeniden bağlanması mı amaçlanmaktadır?Bölgede kan,göz yaşı,parçalanmışlık,düşmanlık,işgal ve kıyımları ABD yerine başkaları mı gelip yapmışlardır? Kürdistan'ın Türkiye, İran, Irak ve Suriye tarafından bölünmüşlüğü ve Irak hariç diğer parçalarda Kürt Halkının asgari haklardan da yoksun olduğu gerçeği, tarafınızdan da bilinmektedir. Saddam rejiminin ortadan kaldırılmasından sonra Irak'ta durum değişmiş ve henüz tüm sorunlar hallolmamışsa da Kürtler belli bir statüye kavuşmuşlardır. Irak'ın aksine Türkiye, İran ve Suriye de, Kürt Halkının varlığı inkar edilmekte ve en basit hak talebi şiddetle bastırılmaktadır. Burada basit gerçeklerin ifade edilmesi vardır.Ama zaten ABD başkanının bilmeyeceği şeyler değil ki bunlar? Ki zaten mevcut durumu sağlayan onlar değil midir?Irak’ı işgal eden ABD değil midir?Kukla bir Kürt devleti ajanlarına- Barzani ve Talabani aracılığı ile-kurduran ABD değilmiş gibi.Sorunun kaynaklarının kendisi olan bir ABD memuruna vahşi gerçekleri hatırlatma amacı ile yazılmış ise;orası başka.Sanki Irak’ta Sunni-Şii ,Arap- Kürt savaşını körükleyen ve bugün süren iç savaşın yaratıcısı ABD değilmiş gibi. Türkiye'nin bu dayanılmaz baskı ve şiddetine karşı, hareketimiz öcülüğünde 30 yılı aşkın bir süredir halkımızın özgürlük mücadelesi devam etmektedir. Biz bir özgürlük hareketiyiz, Kürt Halkının her halk gibi kendi ülkesinde özgür olarak yaşamasını talep ediyoruz. Ayni zamanda Ortadoğu'da her düzeyde örnek alınabilecek, başta kadın hakları olmak üzere insan haklarını temel alan, laik-demokratik bir hareketiz. Ülkelerin sınırlarını parçalamadan, sorunun mevcut sınırlar dahilinde hak eşitliği temelinde çözümünden yanayız. Yine basit gerçeklerin ifadesi olan başlangıç kısmının ardından aslında PKK’de uzun süredir varlığını iddia ettiğimiz mevcut koşullarda düzen içi çözümlere kesin olarak açık olduğudur.PKK’nin tüm kavgasının ve silah kullanımının düzen içi bir çözüme açık olmasıdır.Düzen değişmeden,sınırlara ve sınıflara karşı olmadan gerçek bir hak eşitliği nasıl sağlanabilir?Bu dar ulusalcı bakış açısının ulaşacağı soyut bir eşitlik kavramıdır.Ve de bu mevcut düzen içinde hayaldir.Türk faşist diktatörlüğünün azgın saldırıları sürerken,açık iç savaş kışkırtıcılığı ayyuka çıkmışken bu tarz söylemlerle bir halkı uyutmak gerçekte ne kadar tutarlı ve güvenilirdir? Başkan G. W. Bush döneminde hareketimiz haksız bir şekilde listesine alındı. En son olarak geçen sene Türkiye'yi memnun etmek için Sayın Bush tarafından hareketimiz ABD, Irak ve Türkiye'nin düşmanı ilan edildi. Türkiye'ye gelişmiş silahlar verildi, askeri istihbarat desteği sağlandı. Biz kimsenin düşmanı değiliz, hele hele Irak ve ABD'nin hiç değiliz. Bu güne kadar dünyanın hiçbir yerinde ABD veya ABDlilere yönelik en ufak bir olumsuz eylemimiz olmamıştır. Biz Türkiye'yle de sorunu diyalog yoluyla barışçıl demokratik bir şekilde çözmek istiyoruz. Zurnanın zırt dediği parağraf burası.Diyorki sözcüler “Bushbize haksızlık etti.Biz aslında ist değiliz.Yani Bush’un ist demesi ve listeye alması bizim hareketimizin gerçeğini kavramamaktadır.”Bu açıkçası devrime,devrimci harekete,yıllarını mücadele içinde tüketmiş insanlara,hareketlere hakarettir.Ne yani Bush bizlere ist demesin diye mi mücadelemiz? Tam tersine ABD emperyalizmi değil sadece emperyalizmin tüm renklerine karşı mücadele ettiğimiz için Bush ve ABD ya da bir başka emperyalist bizi ist ilan etmişse biz ondan gurur duyarız.Zira bizim mücadelemiz emperyalizm ve kapitalizmin tümüne karşıdır.Doğaldır ki,emperyalist egemenler doğal olarak kendisini yıkmaya çalışanları ist ilan edecektir.Bunun kadar doğal bir şey olamaz. ABD emperyalizmi elbette TC’yi koruyacaktır.Elbette ki çıkarları ne ise onun gereklerini yapacaktır.Bunun için silah satacaktır,istihbarat verecektir.ABD emperyalizmi ,düşmanı olan İran’a bile silah satıyor el altından.Dünyada krizden etkilenmeden ender bir sektördür silah sektörü ve sanayi.Ki başının ABD emperyalizmi çekmektedir.ABD emperyalizmi ve emperyalistler bunun için savaştan,kandan beslenirler sürekli,Düşmanlıktan kanlarını alırlar.Bu bakımdan ABD emperyalizminin her yere silah satması doğaldır. Ama yanlış olan bir şey var.Sözcülerin ifadesine göre;ABD ve Irak hükümetleri ve iktidarları PKK’nin düşmanı değildir.Ayrıca bunun kanıtı olarak ta şimdiye kadar hiçbir ABD ve ABD’lielere karşı eylem yapılmaması sunuluyor. Bu sözlere ne denir şimdi ! Bırakınız emperyalizme tümüyle karşı olmayı ABD emperyalizmine bile karşı olmayan bir hareket var karşımızda.Dünya jandarması ABD emperyalizmine karşı olmayan ve ama onun BOP’unun temel uygulayıcılarından olan TC’ye karşı olan,düşmanlık ölçülerinde bir standart olmayan bir devrimci,sosyalist olmayı bir kenara bırakınız tutarlı bir demokrat nasıl olunabilir?ABD’ye düşman olunmadan,ABD’ye karşı olunmadan bölgede nasıl bir gerçek özgürlük mücadelesi yürütülebilir?Böyle hassas bir coğrafyada verilen mücadele nasıl ABD’ye dokunmadan verilebilir?Ya da bakınız biz size hiç dokunmadık,ama sürekli bize dokundunuz?Bu haksızlıktır yakınması nasıl bir emperyalist ağabeye yapılır? TC ile barış diyalog yolu ile nasıl yapılabilir? TC kendi başına böyle bir karar alıp yürüyebilir mi ABD’nin haberi olmadan?Demokratik çözüm nedir?Hangi düzende bu çözüm olanaklıdır?emperyalist kapitalizmden böylesi bir şey ummak devrimciliği bırakınız tutarlı demokratlığa bile aykırıdır. Sayın Başkan; Ülkenizin Türkiye ile çok yönlü iyi ilişkileri var. Bizim için Türkiye ile ilişkilerinizi bozmanızı talep etmiyoruz. Biz sizden ilişkilerinizi devreye sokarak, bu sorunun diyalog yoluyla çözülmesine yardımcı olmanızı istiyoruz. Bu konuda biz de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz. Kürt sorununu çağdaş bir çözüme kavuşturan Türkiye, hem demokratikleşir, hem Ortadoğu da barış ve istikrara daha çok katkı sunabilir, hem de sizinle daha iyi bir müttefik haline gelir. Sözcüler, ABD emperyalizminin memuru olan Obama’dan taleplerde bulunuyorlar.Ondan medet umuyorlar.TC ile iyi ilişkilerini-bakınız sömürge ve sömürgecilik ilişkisi değil,iyi ilişkiler-kullanarak çözüme katkı sunmasını bekliyorlar.ABD’den yardım dileniyorlar.Bu konuda da kendileri de gerekli sorumluluğu üstleneceklerini ifade ediyorlar.Ve sorunun çözen bir TC’nin kendileri yani ABD açısından daha iyi bir sömürge olacağını söylüyorlar. Bu kadarına da pes doğrusu.Bir halkın yıllardır bir bir evlatlarını yitirdiği,her evde en az bir can yandığı,cezaevlerinde ölüme bırakılmış milyonlarca evladının olduğu,her gün canının yandığı,her an linç tehdidiyle yaşadığı bir coğrafyada bu savaşın baş sorumlusu olan ABD’ye karşı bu derece kimliksiz bir biçimde yaklaşmaya çalışmak,onunla stratejik-taktik ortaklık teklif etmek gerçekte onur kırıcıdır! Kürt emekçileri,yoksulları ve proleterlerinin yaşadığı onca acının bir kalemde silinmesi demektir.Kürt halkına ihanetle eşdeğerdir.Kürt halkının yıllardır dökülen kanının red edilmesidir. Bu vesile ile başkanlığa seçilmenizi bir kez daha kutlarken, başkanlığınız döneminde Türkiye, İran ve Suriye'deki halkımızın acı içindeki durumunu göz önüne alarak, Kürt sorunun barışçıl demokratik çözümüne katkılarınızı esirgemeyeceğiniz inancıyla saygılarımızı sunuyoruz." Yine kutluyorlar sözcülerimiz.Ve de yine katkılarını bekliyorlar ve umuyorlar ABD tekellerinin memurundan.Evet Barack Obama sorunun çözümüne katkı sunacaktır sayın sözcüler.Kürdistan’ın daha çok bombalanması için daha fazla bomba verecektir.Daha çok Kürt genci düşsün diye silah verecektir.Daha çok istihbarat verecektir.PKK’nin devrimci olabilecek yönlerini tasfiye için ellerinden geleni yapacaktır.Daha fazla kan,daha fazla göz yaşı,daha fazla kıyım,katliam için ellerinden geleni yapacaktır ABD başkanı.Saygı ve sevgi ile yollayacaktır tüm bunları. Yukarıdaki metin ve çağrı,tebrik mesajı sakın olaki savunulurken,bu kişilere aittir.PKK’yi bağlamaz demeyiniz.Söz konusu metin altında imzası olanlar KCK Yürütme Konseyi Üyesi ve Kongra-Gel başkanıdır.Doğal olarak örgütlerini bağlayan imzalardır bunlar. PKK,artık yolunda hızla ilerlemektedir.Marksizm’i aşmış olan liderleri ile ABD’ye ve Barack Obama’ya kendilerini anlatan ve yardım isteyen bir hareketin durumunu değerlendirmek için çokça veriye gerek yok aslında.Artık PKK,Marksizm’i aşmanın çok çok ötesine geçmiş olup;tutarlı demokrat olabilecek barutu bile tüketmeye doğru hızla yol almaktadır.Kürt proletaryası ve emekçilerini aydınlatmak ve gerçek-nihai çözüm olan sosyalizme kanalize etmek mücadelesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğu açıktır. 11.112008 Mahmut Halil Can (Sendiren) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: akiyor, bagimlilik, barack, emperyalizme, kutlama, medet, nereye, obama, pkk, ummak, yazisi |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| nereye, pkk |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bİr Kez Daha: Devrİmcİ DayaniŞma ; Nereden Nereye!!!! | Mahmut Halil CAN | POLİTİK HAREKETLER,PROĞRAMLARI VE TAKTİKLERİ | 0 | 06-26-2009 12:54 PM |
| öcalan’dan incilere devam,nereye kadar? | Mahmut Halil CAN | KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM | 0 | 06-25-2009 09:56 PM |