Popüler müzik
Popüler kelimesinin ilk kullanılmaya başlandığı dönem 16. yüzyılın ortalarıdır. Kavramlaşması ise farklı etkilere dayanır
Popüler kültür ya da popüler müzik çokça duyduğumuz kavramlardır. Ancak günlük dilde bir o kadar da eksik ya da yanlış kullanılır.
Popüler kelimesinin ilk kullanılmaya başlandığı dönem
16. yüzyılın ortalarıdır. O dönemki kullanımı “
sıradan insanlar vasıtasıyla”, “
halktan gelen”, “
halkın ürettiği” anlamlarına gelir. Popüler kavramı müzikte kolay anlaşılır ürünleri tanımlamak için kullanılır. Başlangıçta klasik müzik tanımına girmeyen her tür için bu deyim kullanılıyordu. Terminolojide yer bulması
1930’lu yılları bulur.
Bir bölümü artık klasikleşmiş
caz,
blues,
rock,
balad,
opera,
brass band,
kabare,
country,
dans müziği,
folk,
gospel,
müzikaller,
ragtime,
swing vb. gibi geniş kitlelere mal olabilmiş her türü kapsamaktadır. Kavramın kullanımı da popüler müziğin
19. ve
20. yüzyıldaki gelişiminden bağımsız değildir. Folk müzik ya da -alışılageldik tanımıyla- halk müziği popüler müzik kategorisinde tanımlanır. Batı müziği üzerinden tanımlarsak, müziğin kitle iletişiminde nasıl önemli bir araç haline geldiğini ve bununla paralel olarak nasıl büyüyen ve sürekli kar getiren sektörler arasında yer aldığını daha rahat anlayabiliriz.
Yeni kıtanın işgalinden sonra kıtaya zorla yerleştirilen
İngiliz ve ağırlıklı olarak
İrlandalı emekçilerin halk şarkıları
Amerikan folk müziğinin temelini oluşturdu. Geniş emekçi kitlelerinin ilgi gösterdiği, kendisini ifade edebildiği bir tür olarak folk müzik üretilmeye, icra edilmeye başlandı. Bu müzik, bizim halk müziğine ve üretiminde ozanlık geleneğine yakın; ölüm, yaşam, hasret, sevda, ayrılık, din vb. temalarına işleyen bir formattadır. Folk müziği, 19 yüzyılın sonlarında Amerikan toplumsal yaşamında etkin bir rol oynar. Seçim dönemleri yapılan propaganda şarkılarının yanı sıra, o dönem Amerikan işçi sınıfı hareketi folk müzikten beslenir.
Amerikan Komünist Partisi’nin işçi sınıfı üzerinde etkisini iyiden iyiye hissettirdiği dönemdir. Amerikan işçi sınıfının uğradığı saldırılar o kültürün protesto müziğinde sık sık dile getirilir.
Woody Guthrie,
Pete Seeger gibi folk müzik şarkıcıları bu yüzyılın ilk diliminde ve ortalarında Amerikan işçi sınıfına ilişkin yazdıkları ve yorumladıkları şarkılarıyla ünlendiler.

Yanı sıra, feminist hareket, özgürlük mücadelesi de, Siyah özgürlük hareketi de bu müzikten etkilenir. Ama sonrasında tamamen farklı
Afro-Amerikan kültürünün bir ürünü olan blues ve jazz doğacaktır. Plak ve plak çalarların icadı ve yaygınlaşmaya başlamasıyla sermaye bugüne kadar el atmadığı müziğin pazarlanması alanına girmeye başlaması bu döneme denk gelir. Tüketime dayalı popüler müzik ürünlerinin geniş bir tabana yayılması için etkin bir teknolojik gelişim, dağıtım ve promosyon ağına ihtiyaç vardır. Bu noktada ABD müzik endüstrisinin bunun tam ortasında olması şaşırtıcı değildir. Basılan plaklar klasik müzik ağırlıklıdır. Başlangıçta orta sınıfın evlerini süsleyen bu araçlar teknolojik gelişmeyle birlikte daha yaygın bir kullanıcı grubuna hitap etmeye başlar. Bir süre sonra plak satışlarında düşmeler başlar. Plak çalar ucuzlamış ve daha çok ailenin evine girmeye başlamıştır. Ama başka bir sorun vardır. Popüler müziğin müzik endüstrisinin doğrudan inisiyatifi dışında yaygınlaşmasıyla klasik müzik eskisi gibi talep görmemektedir. Yapımcı firmalar folk müzik ürünlerine ve icracılarına muhafazakarca yaklaşmaktadır. Ama ağırlıklı olarak dinlenen türlerden biridir. En yetkin icracıları da belirli bir politik duruşu olan icracılardır. Müzik endüstrisini rahatlatacak bir açılımdır bu. Kapitalizm folk müziğe tam bu noktada el atar. İçeriğinden tamamen bağımsız bir şekilde yukarıda değindiğimiz gibi salt biçimi yani müziği kullanılarak içi boş şarkılar üretilmeye başlanır, bunları söyleyen şarkıcılar parlatılır.
Elvis Presley gibi örnekler yaratılır.
Guthrie gibi belirli politik duruşu olan sanatçılar tamamen yok olmamıştır ama eski etkisini yitirmeye başlamıştır. Nitelikli bir müzik eseri; melodi (ezgi), armoni (çokseslilik) ve ritm temaları ele alınarak değerlendirilir. Tek tek herbirinin gelişimi, zenginliği ve birbirleriyle uyumu bunu belirler. Ayrıca çeşitli bölümlerden oluşur. Bir edebiyat eserinde olduğu gibi bir iç kurgusu ve bağlantıları vardır.
(
Devam edecek)
Alınteri'nin
Temmuz 2010'da yayınlanan
7. sayısından alınmıştır