DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > DEVRİM VE POLİTİKA > MÜCADELE ARAÇ VE BİÇİMLERİ

MÜCADELE ARAÇ VE BİÇİMLERİ HER TÜRDEN MÜCADELE BİÇİMİNİN DEVRİM VE SOSYALİZM KAVGASI AÇISINDAN TEORİK-POLİTİK-PRATİK DEĞER VE ÖNEMİ ÜZERİNE


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp
Cevaplar
14
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1504
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-06-2009, 05:08 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Exclamation Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

SAĞ TASFİYECİ DALGANIN SON ÜYESİ ESP

Tüm dünyada yasal,legal partiler illegalizme doğru devrimci yürüyüşünü sürdürürken sağ tasfiyeci dalganın ülkemiz topraklarında, hem de sözde sınıf adına mücadelenin bri parçası gibi sunulması oldukça kötü bir yoldur.
Sağ tasfiyeci dalga, kendine devrimciyim diyen tüm cenahları bu arada MLKP gibi bir örgütü de sarmıştır. Her ne kadar bu bilinmeyen, tahmin edilmeyen bir girişim olmasa da iş gerçekte pratiğe dökülünce gerçekten devrimci, komünist devrimciler oldukça üzülüyorlar.
Legalizm , sınıf mücadelesini tasfiyenin en üst boyutlarındandır. Her ne kadar, savunuları sınıf-kitle mücadelesi için araç gibi algılandığı düzeyde olsun; gerçekte Devrime sırt çevirmektir bunun adı.Üstüne üstlük 7 Kasım Büyük Ekim Devriminde parti kuruluşunun ilan ediliyor olması gerçekten , sınıfsal açıdan tam bir iki yüzlülüğe işaret etmektedir.
Sağ tasfiyeci legalist dalga, Ezilenlerin Sosyalist Platformu tarzi bir yapıyla başlamış olan bir derin süreçtir aslında. Ne idüğü belirsiz, sınıfsal söylemden uzak Ezilenler deyimi bile başlı başına bu gidişin işaretleri idi. Fakat buralara varacağı dünden belli olan süreç içinde, DTP ile omuzdaşlıkta, onların kitlesel durumuna öykünmede bunu ileri itti.
Göremedikleri ve de algılamakta güçlük çektikleri ise, PKK olmazsa DTP'nin olamayacağı idi. Ya da ulusal savaş ile sınıf savaşının farklı özellikleridir.
MLKP ya da ESP,sağ tasfiyeci legalist çizgide ne kadar yürür bilinmez ama, 94'te başlayan tasfiyeciliğin son durağının burası olacağı da açıktır. daha fazla proletarya ile emekçilerin kandırılıp oyalanmaması ya da herkesin durduğu yerin netleşmesi her bakımdan olumludur.
Ne diyelim . Hayırlısı mı olur, Hayırsız mı.Bilinen bir şey var ki, sağ tasfiyecilik sınıf mücadelesinin içinden sökülüp atılmadıkça, ideolojik-teorik-politik-pratik devrimci mücadele büyütülemez. MLKP, artık öncellerinin 1994'te girdikleri tasfiyeciliğin, devrime sırtını dönmelerinin meyvelerini şimdi alıyorlar !

YOLLARI AÇIK OLSUN. AMA SINIFIN KOMÜNİST DEVRİMCİ MÜCADELESİNDEN UZAK DURSUNLAR.GÖLGELERİNİ DE ÇEKSİNLER SINIFTAN.


06.11.2009


Mahmut Halil CAN ( Sendiren)




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 5 Kisi:
aslnyrkli (03-04-2010), kuzeyberdan (11-06-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (11-08-2009), Partizan Stare (03-16-2010), Proleter Devrimci (11-06-2009)
Alt 11-06-2009, 05:09 PM   #2
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

Ezilenlerin Sosyalist Partisi kuruluyor
2009-11-06T12:40:41.507
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi’nden yapılan açıklamada, partinin deklarasyonunun yarın İstanbul’da saat 13.00 da Hill Hotel’de düzenlenecek toplantıyla kamuoyuna duyulacağını bildirildi. . İSTANBUL (ANKA)-
Açıklamada, deklarasyondan metninden, "ESP’yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, kent ve kır emekçileri, aydınlar, sanatçılar, emekliler, yoksullar uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ediyorlar. Onları yaşamın tüm alanlarındaki çetin savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki, ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır" görüşüne yer verildi.
Açıklamada, "Ezilenlerin Sosyalist Partisi kuruluyor. Umudun ve özgürlüğün partisi olma inancı ve iddiasıyla başlatıyoruz yürüyüşümüzü. Yeni olmanın heyecanını ve tarihsel birikimlerimizin güvenini yan yana koyarak 7 Kasım’da Ekim devriminin yıl dönümünde politikanın ve hayatın içine doğru yürüyoruz" denildi. (ANKA)
(HF/BÜN)
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
kuzeyberdan (11-06-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (11-08-2009)
Alt 11-06-2009, 05:09 PM   #3
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

Ezilenlerin Sosyalist Partisi kuruluyor

İSTANBUL (06.11.2009)- Yeni bir siyasi parti kuruluyor. Ezilenlerin Sosyalist Partisi, kuruluş deklarasyonunu yarın kamuoyuna duyuracak. Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi imzasıyla yapılan açıklamada, “Yeni olmanın heyecanı ve tarihsel birikimlerimizin güvenini yan yana koyarak hayatın içine doğru yürüyoruz” denildi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi imzasıyla yapılan açıklamada, "Umudun ve özgürlüğün partisi olma inancı ve iddiasıyla başlatıyoruz yürüyüşümüzü" denildi. Duyuru metninde, "Yeni olmanın heyecanı ve tarihsel birikimlerimizin güvenini yan yana koyarak 7 Kasım'da Ekim devriminin yıl dönümünde politikanın ve hayatın içine doğru yürüyoruz" ifadeleri yer aldı.
Metinde, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Kuruluş Deklerasyonu'ndan alıntı yapıldı:
"Marks bir yerde devrimi şöyle tanımlamaktadır: Devrimi bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum.
Çok duygusal, çok insancıl ve çok romantik değil mi!
İşçiler ve ezilenler devrimi her şeyden önce kendileri için bilinç ve alışkanlıklarını, yargılarını değiştirmek için yaparlar. Devrimci bir partinin işi, görev ve sorumluluğu tam da budur.
ESP'yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, kent ve kır emekçileri, aydınlar, sanatçılar, emekliler, yoksullar, uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ediyorlar. Onları yaşamın tüm alanlarındaki savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır."
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Kuruluş Deklarasyonu, yarın saat 13.00'da Taksim Hill Otel'de düzenlenecek toplantıda duyurulacak.



ATILIM
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
kuzeyberdan (11-06-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (11-08-2009)
Alt 11-06-2009, 05:09 PM   #4
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

Ezilenlerin Sosyalist Partisi kuruluyor



Yeni bir siyasi parti kuruluyor. Ezilenlerin Sosyalist Partisi, kuruluş deklarasyonunu yarın kamuoyuna duyuracak. Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi imzasıyla yapılan açıklamada, “Yeni olmanın heyecanı ve tarihsel birikimlerimizin güvenini yan yana koyarak hayatın içine doğru yürüyoruz” denildi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi imzasıyla yapılan açıklamada, "Umudun ve özgürlüğün partisi olma inancı ve iddiasıyla başlatıyoruz yürüyüşümüzü" denildi. Duyuru metninde, "Yeni olmanın heyecanı ve tarihsel birikimlerimizin güvenini yan yana koyarak 7 Kasım'da Ekim devriminin yıl dönümünde politikanın ve hayatın içine doğru yürüyoruz" ifadeleri yer aldı.
Metinde, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Kuruluş Deklerasyonu'ndan alıntı yapıldı:
"Marks bir yerde devrimi şöyle tanımlamaktadır: Devrimi bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum.
Çok duygusal, çok insancıl ve çok romantik değil mi!
İşçiler ve ezilenler devrimi her şeyden önce kendileri için bilinç ve alışkanlıklarını, yargılarını değiştirmek için yaparlar. Devrimci bir partinin işi, görev ve sorumluluğu tam da budur.
ESP'yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, kent ve kır emekçileri, aydınlar, sanatçılar, emekliler, yoksullar, uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ediyorlar. Onları yaşamın tüm alanlarındaki savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır."
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Kuruluş Deklarasyonu, yarın saat 13.00'da Taksim Hill Otel'de düzenlenecek toplantıda duyurulacak.
atilim.org / 06.11.09
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
kuzeyberdan (11-06-2009), Mehmet Asi Okçuoğlu (11-08-2009)
Alt 11-06-2009, 08:18 PM   #5
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

SAĞ TASFİYECİLİK DALGASI VE REFORMİZM İLE SEÇİMLER


Devrimci proleter hareketle yaşıt olan sağ tasfiyeci ve reformist hareketler, kendine uygun zemini buldukça daha çok palazlanmaktadır. Bu tarihin her döneminde aynı seyri izleyen bir gelişmedir. Devrimci proleter hareket ve politik ML örgütlerin zayıflığı, nicel ve nitel zayıflığı dönemlerinde ; tasfiyeci sağ eğilim ve reformizm kesinlikle bir adım öne çıkmıştır. Elbette bu durumun önünü açan,destekleyen;kamçılayan egemenlerin sırt sıvazlamalarıyla birlikte.
Ülkemizde 80 Eylül Faşist darbesiyle birlikte derinleşen sağ tasfiyecilik dalgası, son on beş yılda tavan yapar hale gelmiştir. Dünyada da bu tasfiyeci dalganın SSCB’nin üzerindeki bürokratik devlet kapitalizmi elbisesini atıp açık emperyalist kapitalizme girdiği süreç olan Glastnost ve Perestroika ile birlikte iyice derinleşip, tüm dünyada tam bir sağ terör, gericileşme,sağ bir tasfiyeci süreci derinleştirip olgunlaştıran bu süreç; şimdiler de zirve noktalarında ve tavan yapmaktadır. Tarihsel olarak, devrimci dalganın, ML’in, devrimci sosyalizmin dibe vurduğu bir sürece denk gelen bu zaman aralığı; artık tersine dönecek bir atılımı beklese de ; şimdilerde dünya ve ülkemiz de hala en güçlü olduğu zamanları yaşamaktadır. Devrimin değil reformların , başta Latin Amerika ülkeleri başta olmak üzere cilalanıp parlatıldığı, diğer yandan da kriz ve sonuçları ile ilgili keskin kırılmaların da yaşanacağı bir süreçte bu sağ eğilimin ve neredeyse faşist-ırkçı-şovenizmle birleşen bir kimlikle karşımıza çıkması şaşırtıcı değildir. Zira dünya ekonomik krizleri dönemlerinde, sağ tasfiyeci dalgalar-akımlar ile faşist-ırkçı akımlar arasında neredeyse nüans farkları kalacak düzeye gelmiştir.
Türkiye’de sağcı tasfiyeci dalgayı besleyen bir çok olgu olmakla birlikte- yasal çalışmayı kontrolü altında tutma çabaları,çeşitli illegal çalışmadan ve düzen dışına çıkma eğilimlerindense düzen içinde platform çalışmaları altında kontrollü emeği vs- bunun esas nedeni kitleselleşememektir. Bu sözüm ona devrimci legalistler! kitleselleşememeyi kendilerinde çalışma,eksiklik ve zaaflarında görmek yerine ; mevcut düzenin çizdiği sınırlara hapsolarak aşmaya çalışan sözde devrimci; gerçekte reformist legalistler oldukça fazla bir biçimde piyasaya çıkmaktadırlar. Seçimler gibi politik atmosferi de bu legalist tasfiyeci rüzgarın yelkeni haline getirip hayallerinde uçmaya çabalıyorlar. Bu rüzgar ve yelken ile kendilerini avuttukları kadar ve bizim açımızdan önemlisi; proleter ve emekçi yığınlara faşist rejimi meşru kılacak, onların gözünde yaşayabilir bir düzen olduğunu göstermeye çabalıyorlar.
Dünyanın her yerinde sağ tasfiyeciliğin ve reformizmin yolu birdir aynen devrimci proletaryanın yolunun aynı olduğu gibi. Sağ tasfiyeciliğin asıl ve nihai amacı, sınıfın devrimci mücadelesini düzenin çizmiş olduğu sınırlar içinde, ekonomik ve kısmi demokratik haklarının kazanımı ile sınırlamak ; sınıfın ve tüm insanlığın kurtuluşu olan sosyalizmden,devrimden sınıfın uzak tutulmasıdır. Devrimci Proletaryanın Yolunun savucularının aksine olarak. Sağ tasfiyecilik dalgası , özellikle son yıllarda dünya devrimci hareketi başta olmak üzere, ülkemiz ve sömürgeci zulüm altında tuttuğu Kürdistan ve Kıbrıs’ı da aynen etki altında bırakmaktadır.Bu etki ki, daha önceki yazılarımızda ele aldığımız üzere at izinin it izine karıştığı bir ortam yaratıyor. Gerçek proleter devrimci bir atılım ve mücadele süreci olmayınca ; ortalık bu menem satıcılara düşüyor.
Ülkemizde Yerel Seçimler ile Kıbrıs’taki – sömürgeci ve faşist işgal altındaki- Genel Seçimler döneminde de maalesef; bu reformist-düzen içi ve tasfiyeci dalganın etkisel süreci oldukça boyutlu hissettiriyor kendisini. Seçimlerin politik atmosferi ve ile düzenden kopmanın son durağında olan yığınları düzen içinde tutmanın bir biçemi olan reformist sağ tasfiyeci dalganın temsilcileri ; bu düzenin Truva atları olarak piyasaya sürülmektedirler. Düzen dışı her türlü çözüm ya da alternatife boyun eğecek yada klikler arasındaki sıkıştırma politikasından en azından şu anda medet uman egemenlerin mevcut durumda , bu tasfiyeci sağcılar ile düzen içine sıkışmış reformistlerden de oldukça yarar umduğu açıktır. Bu anlamda düzenin sınırlarını zorlamadıkları ve düzenin diliyle hareket ettikleri sürece , bu tasfiyeci legalistlerin ve reformistlerin düzen içinde destek görecekleri açıktır.
Sağ tasfiyeciliğin ve reformizmin özü, düzen dışına ve devrim lehine giden süreç ve mücadelenin düzen içinde kısmi-geçici-düzende tutucu etkinlik ve eylemlerle yığınların önünü kesmektir.Sağ tasfiyecilik ve reformizm , bugün Türkiye’de kriz,sonuçları,düzen ve düzenden kopuşmaya karşı yığınları sandık başına çağırmakla, onları düzenle uzlaştırmaya çalışmakla; kimileri dolaysız, kimileri de dolaysız uzlaştırmaya çalışmaktadırlar. Türkiye’de bu yerel seçimlere kesinlikle , günlük makyavelist kaygılarla katılan ve gerçekte protesto edilip, aktif-pasif bir biçimde boykot edilmesi gereken seçimleri benimseyip, sahte bir biçimde “seçimlerden yararlanma”,” propaganda-ajitasyon için uygun ortam” deyip düzenin bu seçimlerdeki çirkefinin dolaylı kabulünü onaylayan , meşru kılan anlayış ile Kıbrıs’ta genel Seçimlerin aynı gerekçelerle reddini öngören tavırlara sağ tasfiyeci dalganın klasik söylemleri ile yanıt vermeye kalkmak en ucuzundan devrim-sosyalizm-özgürlük davasının reddidir.
Kıbrıs ya da Türkiye ; işin esası soruna taktik koşullar gereği nasıl yaklaştığınızdır. Koşullara göre oluşturulan taktiğin, güne,sınıfa, duruma ne derece uyumlu olduğudur. Eğer komünist devrimci iseniz, bu taktiğinizin stratejinizle ne derece uyumlu olduğu da bir diğer sorundur. Seçimler ve tavır ile ilgili birkaç yazıda da ele alındığı üzere sorunun esas yönü şudur: Proleter ve emekçi yığınlar düzenle,mevcut durumla hesaplaşacak açık,net,doğru,düzene karşıt çağrılar beklerken; siz neler diyorsunuz? Neleri öneriyorsunuz ? Ne gibi bir yol gösteriyorsunuz ? Haydi düzenle ve düzenin bu kirli-pis-iğrenç sıkıştırma hareketinin bir parçası olan seçimlere katılın diyorsunuz ? Bir çok yerde aday bulamadığınız için ,proleter devrimcilere ve onların devrimci çağrılarına çamur atmaya çabalıyorsunuz ?
Kıbrıs’ta yaşandığı üzere “hain,mücadele kaçkını” diyebilecek kadar alçalabiliyorsunuz ? Bilmiyorsunuz beyler, bayanlar ? Hala Strateji ile taktiğin ne olduğunu,sınıf mücadelesi içinde tuttukları yeri, günün koşulları ile mücadelenin boyutlarını ve mücadeleyi belirleyenin ya da taktiği belirleyenin sadece proleter devrimci hareketin gücü değil- ki gerek ülkede ve gerekse de Kıbrıs’ta hala zayıftır; bu gerçeği teslim ederek ve gerçekçi olmayan ve ayakları havada bir uzak düş içine girmeden, hayali devrimle yaşayıp gerçekte devrimden uzak olan bir dünyayı kurmadan; sadece ona giden yolları doğru bir biçimde döşeme görevi ile sorumlulukları olan devrimciler olarak- yine düzen ve içinde bulunmuş olduğu durum,attığı adımların anlamı,seçimlere yüklediği çerçeve,düzenin sıkışmışlığı,siyasal yönetememe krizini ateşleyecek fitile duyduğu ihtiyaç vs olduğunu göremiyorsunuz ?
Taktiklerin, stratejinin genel durumuna ve kazanım hesabına göre planlandığı, sadece kendi durumu değil karşıt güçlerinde durumunu hesaba kattığını, yığınları sürece katma ana hesabına göre çizildiğini hesaba katmanın temel olduğunu bilmiyorlar ya da bilmezlikten geliyorlar. Sağ tasfiyeciliğin kendisini en net hissettirdiği ve kendisini dayattığı politik bir seçim atmosferinden geçmekte olduğumuz bir süreçte; sınıfın politik liderlerinin boykot ve her biçimde bu seçimlerin protestosu dışında seçenekleri yoktur.Reformist ve sağ tasfiyeci dalganın , dalga kıranı proleter devrimci mücadelenin büyütülmesidir. Sağ tasfiyeci dalga ve akım, çağımızın ve sürecin mücadelesinin önündeki en büyük engeldir.Bu engelle hak ettiği biçimde savaşılmak zorundadır.


26.02.2009


Mahmut Halil Can ( Sendiren )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mahmut Halil CAN Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
kuzeyberdan (11-06-2009), Proleter Devrimci (11-06-2009)
Alt 11-06-2009, 09:55 PM   #6
Kullanıcı Profili
yurtsever
Guest
Avatar Yok
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Detayları
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

Ha ESP, ha ESP!

Derin devletin aklandığı Ergenekon operasyonunda "sonuna kadar git!" diyerek AKP'yi cesaretlendiren, bununla yetinmeyip Silivri yollarına düşen, Gül'ün cumhurbaşkanlığı seçimindeki meclis çoğunluğu tartışmalarına "seçilmişler üzerindeki bürokrat baskısı" penceresinden bakan, AKP için "hükümet oldular iktidar olamadılar" diyen, Taraf'a Ergenekon ilanları veren ESP'nin politikaları değişmedikten sonra partileşmesinin bu çevre üzerinde fazla bir değişikliğe yol açmasını beklemiyorum.

Devrimci-demokrat kamuoyundan gelecek "tasfiyeci, reformist, uzlaşmacı vs." eleştirilerine hazırlardır sanırım.
Yalnız "politikanın ve hayatın içine doğru yürümek" nedir anlamadım. Daha önce dışta oldukları mı söylenmek istenmiş/kabul edilmiş? Böyleyse ayrıca kutlarım.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2009, 02:27 PM   #7
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

Ezilenlerin Sosyalist Partisi kuruluşunu duyurdu

İSTANBUL (07.11.2009)- Siyaset sahnesine yeni bir parti daha adım attı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında Kuruluş Deklarasyonunu kamuoyuna duyurdu. ”Ufuktan bir güneş doğuyor” sloganıyla kurulan ESP, “Umudun ve özgürlüğün partisi” olduğunu belirtirken, tüm işçi, emekçi ve ezilenleri yeni partinin kuruluş sürecine katılmaya çağırdı.

Ekim devriminin yıl dönümünde

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi, Taksim Hill Otel'de düzenlediği basın toplantısında partinin Kuruluş Deklarasyonu'nu ilan etti. Yüzlerce kişinin katıldığı toplantının sunumunda, bugün 7 Kasım 1917 Ekim Devrimi'nin yıl dönümü olduğu hatırlatıldı. “Tarihin, geçmişimizin yarattığı değerlerin, anlamların gücü yanımızda. Bir devrimin yıl dönümünde kendi atılımımızı gerçekleştirmeye soyunuyoruz. Yeniye yürüyoruz. Değişecek ve değiştirecek gücümüz var. Cesaretimizi, umudumuzdan alıyoruz. Coşkumuz inancımızdan besleniyor" denildi. Umudun ve özgürlüğün partisi olma umudu ve inancıyla yürüyüşün başlatıldığı ifade edildi.

Ardından Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi Sözcüsü Mukaddes Erdoğdu Çelik partinin Kuruluş Deklarasyonunu okudu.

Çelik, sözlerine Karl Marks'ın “Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum” sözüyle başladı ve “Yıllardır devrim ve sosyalizm mücadelesinin ön saflarında dövüşen bizler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz” dedi.


Çelik, şunları ifade etti: “Emperyalist küresel krizin yerküreyi sardığı, dünyanın pek çok ülkesinde savaş ve işgallerin hüküm sürdüğü; Kürt ulusal direnişinin bölgesel çapta sömürgeci cepheyi bunalttığı; kırdan kente göçün artarak emekçi semtleri birer üretim ve yerleşim havzasına dönüştürüğü; fabrikaların işçi hapishanelerine ve işçi sınıfının üretim tutsaklarına dönüştürüldüğü; Türk egemen sınıflarının “Kürt sorunu” ve “Ermeni sorunu” üzerinden tarihsel gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalarak iç ve dış politikalarını yeniden yapılandırmaya giriştiği; evrensel ölçekte marksizmin saygınlığını yükselttiği koşullarda kurulan Ezilenlerin Sosyalist Partisi, dünya halklarını Türkiye'deki evrensel mevzisi olarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin bağrında devrim umudunu büyütecek, sosyalizmi seçenekleştirecektir.”

Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni “Spartaküs'ten Pir Sultan'a, Şeyh Bedrettin'den Dadaloğlu'na isyanın ve insanın mücadele partisi” olarak tanımlayan Mukaddes Çelik, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının direniş geleneği ile dünya halklarının özgürlük ve eşitlik savaşının, ESP'nin ilham kaynağı ve pusulası olduğunu söyledi. Çelik, “Ezilenlerin Sosyalist Partisi; işçi sınıfı ve ezilenlerin politik sınıf bilincini aydınlatmayı, siyasi bir ordu olarak birleştirip örgütlemeyi, sermaye egemenliği ve diktatörlüğe karşı politik iktidar mücadelesinde özneleştirmeyi, iradeleşmeyi, varlık nedeni ve devrimci ve sosyalist misyonu kabul etmektedir” diye konuştu.

Mukaddes Erdoğdu Çelik, ESP'yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, aydınlar ve yoksulların uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ettiğine dikkat çekerek, “Onları yaşamın tüm alanlarındaki çetin savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki, ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır” dedi.

Çelik'in deklarasyondan aktardığı bazı başlıklar şöyle: “Mücadele içinden geliyoruz, meşru mücadele çizgisinde ilerleyeceğiz. ESP milyonların siyasi eğitimini ve yüz binlerin örgütlenmesini hedefleyecektir. ESP kendine dönüklükten, kibir ve sekterlikten uzak duracaktır. Aydın birikimi ESP için değerlidir. ESP işçi-emekçi iktidarı için mücadele edecek.”


Çelik, son olarak, işçileri, kadınları, gençleri, kent ve kır yoksullarını, tüm ezilenleri, aydınları, sanatçıları, kuruluş aşamasından başlayarak Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nde birleşmeye çağırdı.

Deklarasyonun açıklanmasının ardından Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin örgütlendiği bazı illerden temsilciler söz aldı.


Kürt illerinden Fethiye Ok, konuşmasına Kürtçe başladı. Daha sonra Türkçe devam etti. Ok, Diyarbakır'dan Tunceli'ye bütün Kürt illerinde barış sürecini büyüteceklerini söyledi. Anadilde eğitimden Kürt çocuklarının yargılandığı davalara, Newrozlara kadar Kürtlerin meşru mücadelesini sahipleneceklerini ifade eden ok, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınmasını talep etti. Fethiye Ok, "Kürt halkını barış mücadelesinin yanındayız, bileşeniyiz" diye konuştu.

İstanbul'dan Ongun Şimşek, Ezilenlerin Sosyalist Partisini selamladı ve “Sosyalizmin iktidarlaşması çalışmasında, ezilenlerin demokrasi sorununun giderilmesi konusunda sokak sokak, mahalle mahalle ilçe ilçe bu süreci öreceğiz” dedi.

Ankara'dan Çiçek Otlu, yeni bir partinin kurulmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu dile getirdi. Çiçek, “Bu kadınların ve gençlerin ufuktan doğuracağı bir güneştir" dedi. Kadın devrimine dikkat çeken Çiçek, herkesin bu sürece katılmasını, süreci devrime ve sosyalizme taşımasını istedi. Konuşmasını "Yaşasın ufuktan doğan güneşe" sözleriyle tamamladı.

ESP gençtir, gençlik sosyalizm

Ozan Emre Özyılmaz ise ESP'nin işçilerin, kadınların ve gençlerin partisi olduğunu söyledi. Özyılmaz, "ESP genç bir partidir ve genç olacaktır. Genç olmak reddetmektir. Genç olmak karşı koymaktır, kavgadır, özgürlüğe sevdalanmaktır. Gençler yeniyi en iyi kavrayanlardır. Bu süreci gençler örecekler. Ezilenlerin Sosyalist Partisi gençtir, gençlik sosyalizmdir" diye konuştu.

İzmir'den Görgü Demirpenç Karadeniz'den Erkan Akbıyık, Eskişehir'den Ahmet Uluçelebi ve Hatay'dan Muhsin Çobanoğlu da birer konuşma yaptı Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni selamladı.

Toplantıya çok sayıda ilerci, demokratik kurum da katıldı. Kurum temsilcileri yaptıkları konuşmalarda Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni selamladı.

Kurumlar ESP'yi selamladı

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Bülbül, “Ufuktan bir güneş doğuyor sloganıyla kurulan ESP'yi, bu öncü gücü selamlıyor ve başarılar diliyorum" dedi. Deklarasyona gönderme yapan Bülbül, Alevilere yönelik tespitleri sahiplendiklerini ifade etti. Bülbül, ESP'yi, yarın yapılacak Alevi mitingine davet etti.

DTP adına Dursun Yıldız da bir konuşma yaptı. Yıldız, "3 bin yıldan bu yana karanlıkta kalan Ortadoğu'dan başlayarak bir güneş doğuyor. Bu güneşin doğuşuyla ESP'yi selamlıyorum" dedi. Yıldız, fabrikalarda, işçi havzalarında, Newrozlarda, 1 Mayıslarda ESP ile sonuna kadar yol arkadaşlığı yapacaklarına dair söz verdi.

Limter-İş Sendikası adına Levent Akhan ve tutuklu aileleri adına Gülşah Tağaç da birer konuşma yaptı. Toplantıda ayrıca yazarlar Varlık Özmenek, Hasan Kıyafet, Azime Korkmazgil, Sevim Karaca ile AvEG-Kon, ACTİT ve Tekstil Sen'in mesajları okundu.


Toplantıya katılan kurumlar şöyle: DTP, İHD, Alevi Bektaşi Federasyonu, Divriği Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Özgür Alevi Hareketi, EMEP İl Başkanı Güven Gerçek, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Sosyalist Parti, EHP, ÖDP, Avukat Ercan Kanar, TUHAD, SES Anadolu Şubeleri, Emekli Sen, Liman-İş, Limter-İş, Tekstil Sen, BEKSAV, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu, Akademi Yayınları, Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi, SGDF, ÇHD, Açılım Hukuk Bürosu, Konut Hakkı Koordinasyonu, FHDD, TÖP, Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, Özgürlük Sol Hareket, DGD Platformu, AGİF, AvEG-Kon.

atilimhaber.org
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2009, 02:44 PM   #8
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ (ESP) KURULUŞ DEKLARASYONU

İSTANBUL (07.11.2009)- Ezilenlerin Sosyalist Partisi, bugün İstanbul'da Taksim Hill Otel'de düzenlediği basın toplantısında Kuruluş Deklarasyonunu kamuoyuna duyurdu. İşte Deklarasyonun tamamı.

Ufuktan Bir Güneş Doğuyor

“Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum.” Karl Marks

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ'Nİ KURUYORUZ

Türkiye siyaset sahnesine yeni bir parti çıkıyor. Yıllardır devrim ve sosyalizm mücadelesinin ön saflarında dövüşen bizler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz.

Emperyalist küresel krizin yerküreyi sardığı, dünyanın pek çok ülkesinde savaş ve işgallerin hüküm sürdüğü; Kürt ulusal direnişinin bölgesel çapta sömürgeci cepheyi bunalttığı; kırdan kente göçün artarak emekçi semtleri birer üretim ve yerleşim havzasına dönüştürüğü; fabrikaların işçi hapishanelerine ve işçi sınıfının üretim tutsaklarına dönüştürüldüğü; Türk egemen sınıflarının “Kürt sorunu” ve “Ermeni sorunu” üzerinden tarihsel gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalarak iç ve dış politikalarını yeniden yapılandırmaya giriştiği; evrensel ölçekte marksizmin saygınlığını yükselttiği koşullarda kurulan Ezilenlerin Sosyalist Partisi, dünya halklarını Türkiye'deki evrensel mevzisi olarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin bağrında devrim umudunu büyütecek, sosyalizmi seçenekleştirecektir .

Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Spartaküs'ten Pir Sultan'a, Şeyh Bedrettin'den Dadaloğlu'na isyanın ve insanın mücadele partisidir. Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının direniş geleneği, dünya halklarını özgürlük ve eşitlik savaşı, ESP'nin ilham kaynağı ve pusulasıdır. ESP, bu tarihsel insanlık hazinesini, geride kalan yıllar içerisinde yarattığı ve biriktirdiği kendi mütevazi pratikleriyle birleştirecek; açtığı cesur ve inançlı yoldan daha güçlü adımlarla, misliyle büyüyerek ve halklaşarak yürüyecektir.

Dünyayı Sosyalizm Kurtaracak

20. yüzyıl SSCB'nin çöküşü ve Varşova paktının dağılmasıyla son buldu. Kapitalizmin küreselleşme eğilimini sınırlandıran, frenleyen surlar yıkıldı. Emperyalist küreselleşme eğilimi, görülmemiş biçimde atağa geçti. Eski yapıları dönüştürerek, çözerek, tasfiye ederek büyük bir hızla ilerledi, gelişti. Dünyanın ekonomik, toplumsal ve politik çehresini belirler hale geldi, yeniden şekillendirdi. Böylece dünya devriminin koşulları, sorunları ve güçleri de değişime uğradı. Kimi güçler tarih sahnesinden çekilirken yeni dinamikler ve yeni güçler açığa çıktı. Kendi iç çelişkileriyle yüklü küreselleşmenin yarattığı emperyalist dünya düzeninin krize yuvarlanması için fazla beklemek gerekmedi. Bilindiği gibi hali hazırda emperyalist küresel düzenin krizi sürüyor.

Bölgemiz Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu, soğuk savaşın galiplerinin öncelikli av sahası oldu. Emperyalistler ganimeti paylaşırken bölgemizin siyasi haritasını büyük ölçüde yeniden çizdiler. Küresel emperyalist dünya düzeninin baş gardiyanı ABD önderliğinde emperyalizmin askeri ve ekonomik saldırıları bir yandan siyasal parçalanmaları derinleştirirken, diğer yandan emperyalist dünya ekonomik düzenine yeniden eklemleyen, bağlayan, birleştiren ve sistemle bütünleştiren bir rol oynadı. Özellikle siyasal parçalanmışlığın derinleşmesinde egemen Sırp, Arap ve Türk milliyetçilikleri emperyalizmin işini kolaylaştıran gerici bir rol oynadılar. Yaşamları ve gelecekleri bütün zamanlardakinden daha çok birbirine bağlı hale gelen bölgemiz halklarının direnişi; özgür ve onurlu, insanca bir yaşam arayışı ve arzusunu büyütüyor.

İşbirlikçi tekelci burjuvazinin egemenliğini, burjuva devlet düzenini tahkim etmek ve Türkiye'ye dünya ekonomisiyle, emperyalist küreselleşmenin ihtiyaçlarına yanıt verecek tarzda eklemlemek ve bütünleştirmek amacıyla gerçekleştirilen 12 Eylül faşist darbesi, işçi sınıfı ve emekçileri, halklarımızı ezerek, devrimci ilerici hareketi tasfiye ederek büyük ölçüde amaçlarına ulaştıktan sonra, kurduğu ordu güdümlü, yarı askeri diktatörlüğü 1982 Anayasası ile kurumsallaştırmıştır . 20. yüzyılın son çeyreğinde gelişen Kürt ulusal devrimi cumhuriyetin kurucu ilkelerini sorgulayarak hegemonya ve yapısal krize yol açmıştır. Diktatörlük başta ABD ve NATO gelmek üzere emperyalizmin ve bölgemizdeki gerici güçlerin desteği ile 1999 dönemecinde Kürt ulusal devrimini yenilgiye uğratmış olmasına karşın, ne Kürt halkının ulusal demokratik mücadelesini bastırabilmiş ve ne de yapısal krizi, hegemonya krizini atlatabilmiştir. İşçi sınıfı ve emekçi memurların mücadelesi, demokratik Alevi hareketi, devletin dine müdahalesine karşı müslüman halkın tepkisi ve itirazları vb. hepsi yapısal krizin özgül itici güçleri arasında yerini almıştır. Türkiye, yüz yıllık cumhuriyet gerçeği ve yalanlarıyla; Anadolu ve Mezopotamya toplumlarımız tarihsel gerçeklerimizle yüzleşme ve hesaplaşma yaşamaktadır.


Bugün Türkiye'nin, tarihi ve kritik bir dönemden geçmekte olduğunda hemen herkes hem fikirdir. Bu tarihi anın temel ve ayırıcı bir özelliği de işbirlikçi tekelci burjuvazinin iki ana kampa bölünmüş olması ve keza yönetici sınıfların biriken temel sorunları çözme yeteneğini kaybetmiş olmalarıdır.

Burjuvazi ve egemen sınıfların emperyalizmle geleneksel işbirliği yapan kesimleri, keza asker sivil bürokrasisinin, YÖK bürokrasisi ve akademik çevrelerin ana güçleri, CHP ve MHP gibi siyasi partiler statükoda, yani milliyetçi, ırkçı, militarist, faşist çizgide ısrar etmekte, 1982 Anayasası ile kurumsallaştırılan diktatörlük rejiminin ve her tarafından falso veren ve dökülen, köhne ve despotik cumhuriyetin devamı için canhıraş biçimde çabalamakta, kirli sömürgeci savaşın devamını sağlamak için yanıp tutuşmaktadırlar.


İşbirlikçi burjuvazinin emperyalist küreselleşmenin atılımına bağlı olarak palazlanan ve yükselen, neoliberal programın uygulayıcılığını üslenen, müslüman sünni halkın dinsel inançlarının ve taleplerinin istismarında ustalaşmış diğer ana grubu ve siyasal temsilcisi AKP; bir yandan toplumun değişim isteğini arkalamakta, diğer yandan ABD ve AB emperyalizmiyle geliştirdiği ittifak ve işbirliğine de dayanarak, AB'ci değişim çizgisini izlemekte, faşist rejimi ayakta tutan asker sivil bürokrasi ile uzlaşarak, iktidar payını büyütmeye çalışmaktadır. Halkın değişim, özgürlük ve siyasi demokrasi, barış ve kardeşlik talebiyle oynamakta, güç ve iktidarını büyütmek için kaldıraç olarak kullanmaya çalışmaktadır.


Tarihin içinden geçmekte olduğumuz anında;

Bölgemiz halklarının emperyalist barbarlıktan kurtulma direniş ve dayanışma, birlik, barış ve özgürlük, insanca ve onurlu bir yaşam isteğini,
Türkiye siyasal coğrafyasında işçi sınıfı ve ezilenlerin, Anadolu ve Mezopotamya halklarının değişim isteğini,

Bölgemizin ve toplumumuzun en acil ve yaşamsal talep ve sorunlarının köklü çözümüne yöneltmek,

Bizzat işçilerin ve ezilenlerin, halklarımızın kitlesel politik seferberliği biçiminde, onları özneleştirerek, iradeleştirerek devrimci demokratik iktidar alternatifini yükseltmek, devrimci eylemin acilen çözmekle yükümlü olduğu ana sorundur.


Halklarımızın gelecek ve kaderinin belirlenmekte olduğu içerisinden geçmekte olduğumuz tarihsel karar anında gelişmelere ve gidişata daha etkin bir şekilde müdahale edebilmek için, halklarımızın kurtuluş yolunu döşeyecek devrimci demokratik iktidar için mücadelede devrimci sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirebilmek için, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz.


Marks bir yerde devrimi şöyle tanımlamıştı; “Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum.” Çok duygusal, çok insancıl ve çok romantik değil mi!

İşçiler ve ezilenler devrimi her şeyden önce kendileri için bilinç ve alışkanlıklarını, yargılarını değiştirmek için yaparlar.

Devrimci bir partinin işi, görev ve sorumluluğu tam da budur.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi; işçi sınıfı ve ezilenlerin politik sınıf bilincini aydınlatmayı, siyasi bir ordu olarak birleştirip örgütlemeyi, sermaye egemenliği ve diktatörlüğe karşı politik iktidar mücadelesinde özneleştirmeyi, iradeleşmeyi, varlık nedeni ve devrimci ve sosyalist misyonu kabul etmektedir.

***** ***** ***** *****
İşçilerin ve ezilenlerin söz, basın, toplantı, örgütlenme ve eylem özgürlüğünün faşist zorbalık altında tutulmasına, Ulusal eşitsizlik, inkar ve zulme, Kadın cinsinin çifte köleliğine, Emperyalist boyunduruğa, Kapitalist sömürüye, İşsizliğe, yoksulluğa, evsizliğe, ağır ve adaletsiz vergilere, Sendikal örgütlenme ve grev hakkına vurulu prangaya, İş güvencesinden ve iş güvenliğinden mahrumiyete, Sağlık hakkının ticarete dönüştürülmesine, Sosyal güvenlik hakkından yoksunluğa ve mezarda emekliliğe, Topraksız köylünün toprak sorununa ve emekçi köylü tarımının yıkımına, Esnaf ve sanatkarların iflasa sürüklenmesine, Ezberci, ırkçı, şoven, cinsiyetçi, baskıcı ve paralı eğitim sistemine, Sanat ve edebiyat üzerindeki sansüre, yasakçılığa, dağıtım tekellerinin cenderesine, Doğal çevrenin yıkımına, Kıyıların yağmalanmasına ve yoksullara, emekçilere kapatılmasına, Kentsel dönüşüm adı altındaki yıkımlara ve sürgünlere, Vicdan ve dinsel ibadet özgürlüğüne konulmuş ipoteklere, ayrımcılıklara, Milyonlarca engelli insanımızın çektiği kahra, zorluğa, mahrumiyete yol açan politikalara, Irkçılık ve şovenizme, Kadınlara yönelik şiddete ve farklı cinsel tercihleri olanların aşağılanmasına, ayrımcı baskılara maruz kalmasına, İşkenceye, yargısız infazlara, faili meçhullere, gözaltında kayıplara ve devlet terörünün grevler, gösteriler, direnişler karşısında sergilenen biçimlerine, Hapishaneledeki zulümlere, Ve toplumsal adaletsizliklere karşı mücadele etmek için Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz!

Mücadele İçinden Geliyoruz, Meşru Mücadele Çizgisinde İlerleyeceğiz

ESP'yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, kent ve kır emekçileri, aydınlar, sanatçılar, emekliler, yoksullar uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ediyorlar. Onları yaşamın tüm alanlarındaki çetin savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki, ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır.

ESP, TİP'ten başlayarak, kendinden önceki tüm ilerici, antifaşist ve yurtsever partilerin deneylerinden öğrenecektir. Yaratılmış olumlu birikimleri mücadelenin gelişimine katkıda bulunan bir enerjiye dönüştürürken, içe dönüklük, bürokratizm ve parlamentarizm biçimindeki geriliklerin ise kader olmadığını gösteren bir pratikle ilerleyecektir.

ESP'nin mücadele anlayışı, meşruiyet bilinci üzerinde yükselecektir.

Bahar eylemleri döneminde işçiler, sendikalarını yaratma ve diktatörlüğe kabul ettirme sürecinde emekçi memurlar, ilk serhildanlardan itibaren ulusal demokratik kitle hareketi bunun parlak örneklerini yaratmıştı. Meşru mücadele hattından ilerleyecek olan ESP, kendini bu çizgide var edecektir.

ESP Milyonların Siyasi Eğitimini ve Yüzbinlerin Örgütlenmesini Hedefleyecektir

Kitlelerle etle tırnak gibi ayrılmaz bir bütünlük kurmayı esas alan ESP, politik kitle ajitasyonunu siyasal bir ordu gibi yürütecek, işçilerin ve ezilenlerin örgütlü gücünün büyütülmesi için sınır tanımaz bir enerjiyle çalışacaktır.

Burjuva ideolojisinin, gericiliğin, şovenizmin, cehaletin etkisi altında, sınıfsal ve toplumsal çıkarlarına yabancılaştırılmış, boyun eğmeye ve kaderciliğe alıştırılmış, örgütsüzlük içinde tutulmuş, demokratik bilinçten mahrum bırakılmış, çeşitli milliyetlerden işçilerin, kadınların, gençlerin, kent emekçilerinin, köylülerin siyasal bakımdan aydınlatılması, örgütlenmesi ve mücadeleye seferber edilmesi ESP'nin temel hedefidir.

ESP, kitlelerin yaşam alanlarında, fabrika ve işletmelerde, okullarda kesintisiz bir örgütlenme faaliyeti yürütecek, sokak sokak, ev ev emek harcayarak, gecesini gündüzüne katacaktır.

Milyonların siyasi eğitimi ve örgütlenmesi hedefiyle çalışacak olan ESP, Anadolu ve Mezopotamya'nın her köşesinde var olma kararlılığıyla hareket edecektir. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyor ve apaçık görüyoruz. Fakat mesele de bu zorluğun üstesinden gelmek değil midir? Başka türlü ilerici, antifaşist veya devrimci bir yasal parti, zayıf bir politik etki ve çok daha zayıf bir örgütsel etkiyle adeta bir derneğe veya seçim partisine dönüşmez mi? İşçi sınıfı ve ezilenlerin hali hazırda örgütlü olmayan bütün dürüst, namuslu, cesur ve mücadeleci güçlerini saflarında toplamak ESP'nin asla vazgeçmeyeceği bir niteliği olacaktır.


ESP Kendine Dönüklükten, Kibir ve Sekterlikten Uzak Duracaktır

İçe dönüklük, kendi ihtiyaçlarına-durumuna göre politika, takvim devrimciliği ESP'nin işi olmayacaktır.

ESP, işçi sınıfının ve ezilenlerin sorun, talep ve özlemlerini gündemleştirecek ve böylesi gündemlerle kendi dışında gelişen mücadelelerin bileşeni olacaktır.

Kitlelerden, antifaşist, devrimci, yurtsever hareketten, dünyadaki ilerici, devrimci güçlerden ve sınıf mücadelelerinden öğrenmekte duraksamayacak olan ESP, antifaşist, devrimci, yurtsever partilerle-gruplarla eylem, güç ve cephesel birlikler konusunda mücadelenin genel çıkarları doğrultusunda hareket edecektir.

Aydın Birikimi ESP İçin Değerlidir

60'lı yılların sonlarından başlayarak aydınlarla devrimci hareket arasında ortaya çıkan, “lafazan, pratikten kaçan aydın-teoriyi küçümseyen devrimci” biçimindeki güvensizliğin aşılması ESP'nin amaçlarından biridir. ESP, demokrat ve devrimci aydınların, bilim, sanat, edebiyat insanlarının gerek kitlelerin aydınlanmasına ve devrimci uyanışa, gerekse de teorik gelişim ve mücadeleye katkıda bulunmalarının kanallarını oluşturacaktır.

ESP İşçi-Emekçi İktidarı İçin Mücadele Edecek

Faşist rejime, ulusal inkar, eşitsizlik ve baskıya, kapitalist sömürüye ve emperyalist boyunduruğa karşı mücadelenin bir işçi-emekçi iktidarıyla zafere ulaştırılması ESP'nin varlık nedenidir.

Uzun bir programatik açıklamalardan kaçınmak için, işçi-emekçi iktidarının politik, ekonomik, toplumsal, kültürel hedeflerinden bazılarını kısaca dile getirirsek:

Burjuva cumhuriyetin değil halklar cumhuriyetinin ifadesi olacak işçi-emekçi iktidarı:

İşçiler ve ezilenlerin söz, basın, toplantı, örgütlenme ve eylem özgürlüğünü ve halk demokrasisini gerçekleştirecek,

Ulusal kaderini tayin hakkının önündeki engelleri kaldıracak, Türk ve Kürt halklarımızın tam hak eşitliğine dayalı özgür, gönüllü birliğini, Ermeni, Laz, Rum, Çerkes, Gürcü, Abhaz, Arap, Roman, Süryani, Boşnak ulusal toplulukların demokratik haklarının eksiksiz uygulanmasını sağlayacak,

Kadınlarla-erkekler arasındaki hukuksal eşitsizliğe derhal son vermekle kalmayacak, ekonomik, devletsel, siyasi, toplumsal, kültürel alanlardaki fiili eşitsizlikleri ve ayrımcılıkları ortadan kaldırma mücadelesine girişecek,

Emperyalist boyunduruğu kıracak, borç ve faiz yükümlülüklerini reddedecek, Nato'dan çıkacak, başta İncirlik olmak üzere ABD ve Nato'ya ait üs ve tesisleri kapatacak, emperyalist devletlerin topraklarımızda ve kıyılarımızdaki tatbikatlarına izin vermeyecek,

Vicdan ve dinsel ibadet özgürlüğünü güvence altına alacak, din-devlet, din-okul işlerini birbirinden ayıracak, dinsel inancı bireyle inandığı kutsallık arasında bir mesele kabul edecek, halklarımızın Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Alevi, Ezidi din ve inanışlardan kesimleri arasındaki eşitsizliklere, ayrımcılıklara ve düşmanlaştırıcı politikalara son verecektir.

İşçi-emekçi iktidarı:

Herkese iş, iş güvencesi ve iş güvenliği, Bilimsel, demokratik, anadilde ve parasız eğitim, Parasız sağlık ve sağlık hizmetlerinde eşitlik, Herkese sosyal güvenlik, Sendikal örgütlenme ve grev hakkının önündeki engellerin kaldırılması, Çevre yıkımının durdurulması, Dünya işçi sınıfı ve ezilen halklarla birlik ve dayanışma yolundan ilerleyecektir.

İşçiler ve Ezilenleri ESP'nin Kuruluşuna ve Saflarına Katılmaya Çağırıyoruz

ESP, Mustafa Suphi ve Ethem Nejatlardan, Mahirlerden, Denizlerden, İbrahimlerden devralınan bayrağın sosyalizme ulaştırılması mücadelesinde halklarımızın birleşik partisi olarak kuruluyor.

ESP'yi kurma girişimini başlatarak büyük ve çetin mücadelelere girmek üzere çok anlamlı bir adım atmakta olduğumuzu biliyor ve inanıyoruz.

Politik sınıf bilinci uyanan, birleşme ve mücadele etme arzusu tutuşan işçileri, kadınları, gençleri, kent ve kır yoksullarını, tüm ezilenleri,

İşçi sınıfının, ezilenlerin ve halklarımızın çıkarlarına, özgürlük, kardeşlik ve mutluluğuna bağlı aydınlarımızı, sanatçılarımızı,

Kuruluş aşamasından başlayarak Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nde birleşmeye çağırıyoruz.

atilimhaber.org
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2009, 05:44 PM   #9
Kullanıcı Profili
Mehmet Asi Okçuoğlu
ATEŞ HIRSIZI EMEKTARI
 
Mehmet Asi Okçuoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 800
Üyelik Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,439
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 3833
1215 Mesajina 2395 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

İSTANBUL (07.11.2009)- Siyaset sahnesine yeni bir parti daha adım attı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında Kuruluş Deklerasyonu'nu kamuoyuna duyurdu. Parti Girişimi Sözcüsü Çelik, herkesi partinin kuruluş sürecine katılmaya çağırdı.

Ekim Devrimi'nin yıldönümünde

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi, Taksim Hill Otel'de düzenlediği basın toplantısında partinin Kuruluş Deklerasyonu'nu ilan etti. Salona “Dünyayı Sosyalizm Kurtaracak” ve “Yaşasın Kadın Devrimi” pankartları asıldı. Deklarasyon öncesi yapılan sunumda ESP'nin Ekim Devrimi'nin 92. yıldönümünde kurulduğuna dikkat çekildi. Sunumda 7 Kasım'ın 1917 Ekim Devrimi'nin yıl dönümü olduğunu hatırlatılarak şöyle denildi: "Tarihin, geçmişimizin yarattığı değerlerin, anlamların gücü yanımızda. Bir devrimin yıl dönümünde kendi atılımımızı gerçekleştirmeye soyunuyoruz. Yeniye yürüyoruz. Değişecek ve değiştirecek gücümüz var. Cesaretimizi, umudumuzdan alıyoruz. Coşkumuz inancımızdan besleniyor". Sunumda yürüyüşün, umudun ve özgürlüğün partisi olma umudu ve inancıyla başlatıldığı belirtildi.

Sunumun ardından Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi Sözcüsü Mukaddes Erdoğdu Çelik ile parti girişimi faaliyetlerinin farklı alanlardaki temsilcileri deklarasyonu açıkladı.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi sözcüsü Çelik, sözlerine Karl Marks'ın “Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum” sözüyle başladı ve “Yıllardır devrim ve sosyalizm mücadelesinin ön saflarında dövüşen bizler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz” dedi. Çelik “Politik sınıf bilinci uyanan, birleşme ve mücadele etme arzusu tutuşan işçileri, kadınları, gençleri, kent ve kır yoksullarını, tüm ezilenleri; işçi sınıfının, ezilenlerin ve halklarımızın çıkarlarına, özgürlük, kardeşlik ve mutluluğuna bağlı aydınlarımızı, sanatçılarımızı, kuruluş aşamasından başlayarak Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nde birleşmeye çağırıyoruz.” dedi.

Dünyayı sosyalizm kurtaracak

Çelik, şunları ifade etti: “Emperyalist küresel krizin yerküreyi sardığı, dünyanın pek çok ülkesinde savaş ve işgallerin hüküm sürdüğü; Kürt ulusal direnişinin bölgesel çapta sömürgeci cepheyi bunalttığı; kırdan kente göçün artarak emekçi semtleri birer üretim ve yerleşim havzasına dönüştürüğü; fabrikaların işçi hapishanelerine ve işçi sınıfının üretim tutsaklarına dönüştürüldüğü; Türk egemen sınıflarının “Kürt sorunu” ve “Ermeni sorunu” üzerinden tarihsel gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalarak iç ve dış politikalarını yeniden yapılandırmaya giriştiği; evrensel ölçekte marksizmin saygınlığını yükselttiği koşullarda kurulan Ezilenlerin Sosyalist Partisi, dünya halklarını Türkiye'deki evrensel mevzisi olarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin bağrında devrim umudunu büyütecek, sosyalizmi seçenekleştirecektir.”

Varlık nedeni sosyalizm

Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni “Spartaküs'ten Pir Sultan'a, Şeyh Bedrettin'den Dadaloğlu'na isyanın ve insanın mücadele partisi” olarak tanımlayan Mukaddes Çelik, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının direniş geleneği ile dünya halklarının özgürlük ve eşitlik savaşının, ESP'nin ilham kaynağı ve pusulası olduğunu söyledi. Çelik, “Ezilenlerin Sosyalist Partisi; işçi sınıfı ve ezilenlerin politik sınıf bilincini aydınlatmayı, siyasi bir ordu olarak birleştirip örgütlemeyi, sermaye egemenliği ve diktatörlüğe karşı politik iktidar mücadelesinde özneleştirmeyi, iradeleşmeyi, varlık nedeni ve devrimci ve sosyalist misyonu kabul etmektedir” diye konuştu.

Mukaddes Erdoğdu Çelik, ESP'yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, aydınlar ve yoksulların uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ettiğine dikkat çekerek, “Onları yaşamın tüm alanlarındaki çetin savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki, ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır” dedi.

Çelik'in deklerasyondan aktardığı bazı başlıklar şöyle: “Mücadele içinden geliyoruz, meşru mücadele çizgisinde ilerleyeceğiz. ESP milyonların siyasi eğitimini ve yüzbinlerin örgütlenmesini hedefleyecektir. ESP kendine dönüklükten, kibir ve sekterlikten uzak duracaktır. Aydın birikimi ESP için değerlidir. ESP işçi-emekçi iktidarı için mücadele edecek.”

Çelik, son olarak, işçileri, kadınları, gençleri, kent ve kır yoksullarını, tüm ezilenleri, aydınları, sanatçıları, kuruluş aşamasından başlayarak Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nde birleşmeye çağırdı.

Deklerasyonun açıklanmasının ardından Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin örgütlendiği bazı illerden konuşmalar yapıldı.

Kürt illerinden Fethiye Ok, konuşmasına Kürtçe başladı. Daha sonra Türkçe devam etti. Ok, Diyarbakır'dan Tunceli'ye bütün Kürt illerinde barış sürecini büyüteceklerini söyledi. Anadilde eğitimden Kürt çocuklarının yargılandığı davalara, Newrozlara kadar Kürtlerin meşru mücadelesini sahipleneceklerini ifade eden Ok, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınmasını talep etti. Fethiye Ok, "Kürt halkını barış mücadelesinin yanındayız, yürütüle bu büyük mücadelenin bileşeniyiz" diye konuştu. Ok, DTP'ye yönelik saldırıların karşısında Kürtlerin özgürleşme mücadelelerinin yanında olduklarını belirtti.

İstanbul'dan Ongun Yücel, Ezilenlerin Sosyalist Partisini selamladı ve "Sosyalizmin iktidarlaşması çalışmasında, ezilenlerin demokrasi sorununun giderilmesi konusunda sokak sokak, mahalle mahalle ilçe ilçe bu süreci öreceğiz" dedi. Bunun sadece salonda bulunan girişimcilerin iradesiyle değil, binlerin onbinlerin katıldığı bir yürüyüş olacağını belirtti. Yücel, engin bir mücadele deneyimine sahip olduklarının altını çizerek tüm sosyalistlere 'kolay gelsin' dedi.

Ankara'dan Çiçek Otlu, yeni bir partinin kurulmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu dile getirdi. Çiçek, "Bu kadınların ve gençlerin ufuktan doğuracağı bir güneştir" dedi. Kadın devrimine dikkat çeken Çiçek, herkesin bu sürece katılmasını, süreci devrime ve sosyalizme taşımasını istedi. Konuşmasını "Yaşasın ufuktan doğan güneşe" sözleriyle tamamladı.

ESP gençtir

Ozan Emre Özyılmaz ise ESP'nin işçilerin, kadınların ve gençlerin partisi olduğunu söyledi. Özyılmaz, "ESP genç bir partidir ve genç olacaktır. Genç olmak reddetmetir. Genç olmak karşı koymaktır, kavgadır, özgürlüğe sevdalanmaktır. Gençler yeniyi en iyi kavrayanlardır. Bu süreci gençler örecekler. Ezilenlerin Sosyalist Partisi gençtir, gençlik sosyalizmdir" diye konuştu. ESP'nin şanslı olduğunu belirten Ozan Emre, “çünkü arkasında gençler vardır, şanslıdır çünkü süreci ve yeniyi en iyi ve önce kavrayan gençliktir” dedi.

İzmir'den Görgü Demirpençe, Karadeniz'den Erkan Akbıyık, Eskişehir'den Ahmet Uluçelebi, Adana'dan Aşur İşbilir, Bursa'dan Veli Görgün ve Hatay'dan Muhsin Çobanoğlu da birer konuşma yaptı, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni selamladı.

Toplantıya çok sayıda ilerci, demokratik kurum da katıldı. Kurum temsilcileri yaptıkları konuşmalarda Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni selamladı.

ABF: Öncü gücü kutluyoruz

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Kemal Bülbül, "Ufuktan bir güneş doğuyor sloganıyla kurulan ESP'yi, bu öncü gücü selamlıyor ve başarılar diliyorum" dedi. Deklerasyona gönderme yapan Bülbül, Alevilere yönelik tespitleri sahiplendiklerini ifade etti. Bülbül, sosyalistlerin genel olarak alevilere ilişkin değerlendirmelerinde resmi ideolojiden kopamadıkları yönünde bir eleştiri bulunduğunu belirten Bülbül, bunun doğru olduğunu belirtti. Bülbül “evet biz Cumhuriyetin güvencesi olduk ama; cumhuriyet bizim güvencemiz olmadı” dedi. Yarın yapılacak Eşit Yurttaşlık Hakkı Mitingi'nin önemine değinen Bülbül, “Yarın Kadıköy'de canlar cemi kuracağız” diyerek ESP'yi, mitingine davet etti.

DTP: Hep omuz omuza

DTP adına Dursun Yıldız bir konuşma yaptı. Yıldız, "3 bin yıldan bu yana karanlıkta kalan Ortadoğu'dan başlayarak bir güneş doğuyor. Bu güneşin doğuşuyla ESP'yi selamlıyorum" dedi. Yıldız, fabrikalarda, yer altı nehirlerinde işçi havzalarında, Newrozlarda, 1 Mayıslarda Gazi'de ESP ile sonuna kadar yol arkadaşlığı yapacaklarına dair söz verdi.

ÖDP Beyoğlu İlçe Başkanı , TÖP temsilcisi, Hava İş eğitim ve Örgütlenme Uzmanı Munzur Pekgüleç, BTS Haydarpaşa işyeri temsilcisi, Konut Hakkı Koordinasyonu adına Köksal Doğan, Limter-İş Sendikası adına Levent Akhan ve Şehit ve Tutsak aileleri adına Gülşah Tağaç da birer konuşma yaptı. Ayrıca serbest kürsü bölümünde işçiler, emekçi memurlar, kadınlar, göçmenler, öğrenciler de kısa konuşmalar yaparak ESP'nin kuruluşunu selamladılar.

Toplantıda ayrıca yazarlar Varlık Özmenek, Hasan Kıyafet, Azime Korkmazgil, Emin Karaca ile AvEG-Kon, ACTİT ve Tekstil Sen'in mesajları okundu.

Toplantıya katılan kurumlar şöyle: DTP, İHD, Alevi Bektaşi Federasyonu, Divriği Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Özgür Alevi Hareketi, EMEP İl Başkanı Güven Gerçek, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Sosyalist Parti, EHP, ÖDP, Avukat Ercan Kanar, TUHAD, SES Anadolu Şubeleri, Emekli Sen, Liman-İş, Limter-İş, Tekstil Sen, BEKSAV, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu, Akademi Yayınları, Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi, SGDF, ÇHD, Açılım Hukuk Bürosu, Konut Hakkı Koordinasyonu, FHDD, TÖP, Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, Özgürlük Sol Hareket, DGD Platformu, AGİF, AvEG-Kon.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________


KIBRIS'ta TÜRKİYE,YUNANİSTAN ve İNGİLTERE İŞGALLERİNE SON!

SÖMÜRGE YÖNETİMİNE HAYIR!

BAĞIMSIZ KIBRIS
BÜTÜN HALKLAR KARDEŞTİR.

YAŞASIN KIBRIS HALKLARININ BAĞIMSIZLIK,ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM MÜCADELESİ
Mehmet Asi Okçuoğlu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mehmet Asi Okçuoğlu Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Mahmut Halil CAN (11-08-2009)
Alt 11-09-2009, 01:38 PM   #10
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9065 Mesajina 14739 Tesekkür Aldi
Standart Cevap: Sağ tasfiyeci dalganın son üyesi esp

Ezilenlerin Sosyalist Partisi hakkında ne söylediler
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İLGİLİ HABERLER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


İSTANBUL (08.11.2009)- Dün kuruluşunu ilan eden Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi hakkında, demokratik kurumlar, işçiler, emekçi memurlar, gençler, emekliler, kadınlar tarafından heyecanla karşılandı. İşte yeni parti duygu ve düşünceler.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişim'nin Kuruluş Deklerasyonunu açıkladığı toplantıya katılanlar, duygu ve düşüncelerini, yeni partiden beklentilerini anlattı.
Dilan Kaplan (Öğrenci): Parti gençlerin sorunlarını, kadınların sorunlarını ele alan bir parti. O yüzden bu partiyi selamlıyorum. Ayrıca duruşuyla, kolektif düşünceleriyle eşitlikçi ve adaletine olan güvencimle partiyi destekliyorum. Düzenin doğru olmadığını düşünüyorum. Birşeylerin değişmesi gerekiyor. Öğrenci olarak da liselerde, üniversitelerde var olan sorunlara çözüm getirecek bir parti arıyordum. Bunun da Ezilenlerin Sosyalist Partisi olduğunu düşünüyorum ve burdayım.
Berat Günçıkan (Köşe yazarı): İlk önce ESP hoşgeldi diyorum. Bu dönemde bence hitap ettiği kesimlerle çok geniş katılımlı sosyalist vurgusunu yapan bir partinin olması bence son derece iyi. Umarım istediği tabana, kesime ulaşabilir ve devrimi bir kez daha yakınlaştırabilir. En azından umudunu. Devrim, solda son dönemlerde yaşadığımız bu yalpalamayı yaşamamasını umut ediyorum. Beklentim; örgütlenmeyi becermesi, toplumun şu andaki yapısını gözlemlemesi ve o yapıya hitap edebilmesi, herkese hitap edebilecek bir genç dil kurması, asıl benim ilgimi çeken kadın vurgusunun güçlü olaması. Farklı cinsel eğilimlere açtığı kapı bence çok önemli ve şu ana kadar tolumda çizdiği görüntüyle şurdaki deklerasyonundaki hitap yelpazesinin genişliği bence bu ağırlığı ve algıyı kıracaktır. Teşekkür ediyorum heyecanlandım.
Aydın Çiçek (İşçi): Ben DTP'liyim. Ezilenlerin Sosyalist Partisi bilsin ki biz her zaman onların yanında yer alacağız. Çok memnun kaldım. Gerçekten komünistler ve sosyalistler için ESP lazımdı. Kürt ulasal mücadelesi konusunda ESP'nin çok duyarlı olacağını biliyoruz.
Bir öğretmen: Yeni bir parti insanlara umut getirecek. Ezilenlerin mücadelesine yeni bir mevzi açacak, Türkiye ve dünyadaki devrim ve sosyalizm için bir anahtar olacak. Yeni bir girişim, bunun için Türkiye ve dünyadaki mücadelenin önemli bir dinamiği olacak. Beklentilerimiz; Türkiye'de ezilenlerin mücadelesini, Aleviler, Kürtler, Ermeniler ve bütün halkları toplamak, sömürülen sınıfların birleşik mücadelesini yükseltmek, kadınların, gençlerin daha özgür bir dünyada yaşayabilmesi için mücadele etmesidir.
Selim Demir (Tekstil-Sen Yönetim Kurulu üyesi): Sermaye cephesinden işçi sınıfına dönük saldırılar çok fazla artıyor. İşçi sınıfının elinde hiçbir hakları kalmamış, olanı da kullandırmıyorlar. Zaten yasalar sermayeden taraf. Sendikaların durumu ortada. Dolayısıyla bir hareket yaratmak, işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda politika yapmak gerekiyor. İşçi sınıfının bir partiye ihtiyacı vardı. Eğer ESP bu alanda kendisini ortaya koyarsa işçi sınıfının onu kucaklayacağını düşünüyorum.
Fehmi Yurtsever (Emekli öğretmen): Yeni bir parti kuruldu çok iyi. Bu ülkede bu kadar ezilen, sömürülen, halkları katledilen toplumda ezilenlerin haklarını savunacak bir partinin kurulması çok gecikti bile. Ben sosyalizme inanan birisiyim. Bu da sosyalizmi savunuyorsa mutlaka bir şeyler yapacaktır.
Cuma Yılmaz (Emekli-Sen 3 No'lu Şube Sekreteri): Ben bu partinin alt yapısına bakmak için geldim. Ben bir partiliyim ama bu kurulan partiye sıcak bakıyorum. Çünkü Türkiye'de yeni bir ufuğa ihtiyaç var. Yeni bir sol ideolojinin oluşumuna ve devrimin oluşumuna ihtiyaç var. Emekten ve ezilenden yana olursa bu parti bütün kesimleri kapsar.
Munzur Pekgüleç (Hava-İş Örğütlenme Uzmanı): Aslında Türkiye'de bütün ezilenlerin, emekçilerin, yoksulların, köylülerin ve dargelirlilerin umudu olacak. Ben kapitalist sisteme karşı ortak bir anlayışta, kolektif bir kavrayışla bir cephesel yapının kurulmasını canı gönülden istiyorum. Farklı grupların, farklı eğilimlerin gerçekten bütün bu söylediklerimi asgari müşterekte kavramadan yapılacak yapılanmaların, devletin ve sistemin acımasız saldırısı karşısında yeterince güçlü olamaycaklarını düşünüyorum. İnanıyorum ki ESP'nin burada Türk, Kürt, Alevi ve bütün ezilenlerle bir cephede ortak mücadele vereceğini, omuz omuza olcağını söylemiş olması bu umudumu ilerde ortak, aynı platformda birlikte yeniden yapılanmanın habercesi olacağını biliyorum. Başarılar diliyorum.
Hamit Akkök: Böyle bir parti girişiminden haberdarız. Olumlu bir gelişme, ezilenlerin umudu diyelim. Şimdiye kadarki mücadelelerini de tanıyoruz. Toplumun ezilen tüm kesiminin yanında oldular. Bu yüzden önemli bir güçtür parti. Türkiye'de demokrasi mücadelesi için önemli bir kazanımdır.
Şerife Erbay: Parti girişimini ilk duyduğumda çok heyecanlandım. İzmir bakımından bir coşku yarattı. Buraya geldik deklerasyonu dinledik gerçekten bize umut oldu. Öncelikle işçi sınıfının partisi olucağını belirtti. Kürt halkının, ezilen bütün halkların, Arapların, Çerkezlerin, kadınların, öğrencilerin sesi olacağını belirtti. Bu yüzden biz de Sosyalist Gençlik Dernekleri olarak parti çalışması bildirdik burda zaten Başkanımız da söz aldı. Dolayısıyla çok umutluyuz, çok mutluyuz. Biz de üniversitelerde, liselerde, sokaklarda, alanlarda gençliği kucaklamaya hazırız ve partide örgütlemeye hazırız. "Ufuktan bir güneş doğuyor" dendi, o güneş zaten doğmuş buradan bunu anlıyorum. Çünkü semtlerden, başka illerden gelen arkadaşlar, dostlar, temsilciler her dilden, her renkten, her ırktan kendilerini ifade etti. Bu da bizde büyük bir coşku yarattı. Yolumuz açık olsun.


ATILIM
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
dalganin, dalganın, esp, sağ, son, tasfiyeci, üyesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:19 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,