![]() |
|
|||||||
| EĞİTİM VE EĞİTİM SORUNLARI EĞİTİM VE EĞİTİM SORUNLARI,OKS,ÖSS,LGS VS PAYLAŞIM ALANI |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
SBS ,ÖSS,KPSS VE BİLUMUM AT YARIŞTIRMA SINAVLARINA HAYIR
Her yıl binlerce çocuk,genç,yetişkin SBS,ÖSS,KPSS vb gibi bir sürü sınavdan geçirilerek,deneme tahtası haline getirilmiş ,at yarışlarını andıran sınavlarla umutları,gelecekleri ile oynanarak kapitalizmin kar,çıkar,para aracına alet ediliyorlar. Her yıl sınav sistemleri, yönetmelikler,müfredatlar değişiyor . Okullar ve öğretmenlerden bunlara uyum sağlanması isteniyor. Öğrencilerin bu haksızca rekabetin, bu ticaretin bir parçasına alet edilmesi sağlanıyor. Velilerde doğal olarak bu sürecin özel bir yolunacak kaz ayağı ile bir parçası oluyorlar sonuç olarak. Bu veliler de tabi ki işçi ,emekçilerden oluşan bir topluluk doğal olarak. Eğitimin faşizan niteliği,kalitesinin yetersizliği bir yana tamamen dıştan destekli olmadan yürüyemez bir biçime kavuşturulması ile ciddi bir sektör haline getirilen, ciddi bir mali alan olan dersaneler de bu sürecin özel bir parçası. Aynen sağlık alanında yaratılan özel sektör; eğitim alanında da ciddi bir kar alanı,çıkar alanı olagelmiştir.Sistem bütün olarak bunun içinde yer almadan , sektörel olarak bu alanlara sömürülmeden bir yerlere gelmenin önünü tıkamıştır. Emperyalist kapitalizm, kendisi açısından sömürü,yağma,talan edilecek her alanı ilgisinin ve gözünün önünde tutar. Bu büyük sermaye açısından da , orta düzeydeki sermaye açısından da , daha da küçük sermaye grubu açısından da aynıdır. Değişen sadece isimlerdir. Sorun bu alana ilişkin yapılan yatırımın karşılığını maddi olarak bulmasıdır. Bu karşılığı bulmanın temeli de yasal olarak devletin eğitim alanındaki maddi kaynaklarını dağıtmak, çekmek, eğitim-öğretim sistemini dıştan destek olmadan yapamaz hale getirip; mutlak biçimde sürece dahil olmaktır. Nitekim dahil de oluyorlar ve karlarına kar katıyorlar. Artık aşağıdakiler ya da veliler okul araştırıyorlar, öğretmen araştırıyorlar,dersane araştırıyorlar, özel ders alıyorlar ve çocuk,genç ve yetişkin tam bir yarış içinde oradan oraya ailesiyle birlikte koşturup duruyor. Maddi olanakları yettiği sürece bunları yapabilenler yine de zorlu yarışın etap etap bölümlerine katılıp ve bir sonraki aşamasına geçebiliyorlar. Ama diğer yandan aşağıdakilerin bu yarışın herhangi bir etabına katılmaları maddi olarak mümkün olmadığı içindir ki; başından itibaren yarış dışı kalıyorlar. Düzen bu anlamda ta başından itibaren yoksul proleter,emekçi çocuklarına öğretim alanlarını bütün olarak kapatmış oluyor. Ülkemizde çocuklarımız kreşlerden başlayarak ana okullarına, oradan da ana sınıfları ile İlköğretim kurumlarına kadar tam bir yarış atı gibi- sonrasını da ele alacağız- yetiştirilmektedir. Ve işin öte tarafı saydığımız her kurum ya da aşama paralıdır. Sözüm ona parasız diye yutturulan her şey ödeneksizlik vs gibi nedenlerle oldukça yüklü paralı hale getirilmiştir. İlköğretim sonuna konan geçmişte OKS olup şimdilerde SBS olan sınavlarla öğrencileri tümüyle Arap ya da İngiliz atları misali yarıştıran, zaman ve paraya göre değerli olan bir sisteme maruz bırakılmaktadırlar.Paran varsa oku ve de ileri doğru itil buradan başlamaktadır. Ardından yine aynı biçimde dersane ya da özel öğretmen olmaksızın girdiğiniz bir yarış daha var. O da ÖSS. Durmaksızın bir yoğun tempo ve aşağıdakilerin asla yarışamayacakları ya da yarışabilseler dahi oldukça eşitsiz koşullarda süren bir yarış yine. Yine aynı terane. Kazanıp kazanmayacağı belli olmayan ve yaşamın iki saate kilitlendiği bir kör süreç. Sanki bu iki saat bir kişinin tüm yetenek ve birikimlerini ölçebilirmiş gibi kaderini belirleyen bir iki saat.Aynı OKS ya da SBS gibi.Üstüne üstlük sürekli değiştirilen sistem ve yönetmeliklerle, müfredatlar. Haydi diyelim ki kazandınız SBSyi ya da ÖSS yi . Sıra okumaya geldi. Harç paralarından tutunda masraflara herhangi bir yoksul ailenin altından kalkabileceği bir durum değil bu. Başından beridir kapatılmış ve mayınlanmış olan okuma yolunun , her daim karşısına yeni bir mayın tarlası çıkmaktadır. Gerici-yoz-YÖKçü bir gençlik yaratmaya dönük bir öğretimi tamamladınız diyelim. Bitmedi. Ardından yıllarca dirsek çürütüp, belki onlarca iş kurabileceğiniz bir masrafa rağmen, işiniz de yok ve garanti olmadığı gibi; okumak,dersane,ders çalışmak ve at yarışı bitmemiştir. Devletin YÖK’ü size diploma verir. Ama devlet kendi verdiği diplomaya güvenmez !. Der ki yine de seni sınavla alabilirim işe. Haydi bir de bunun için Dersane,kitap,okuma vs . Ne uğruna. Kadrolu bile olmayan, amirinin iki dudağının arasında olan iş için . Haydi bir sürü emek yine. Garantisi yoktur hiçbir şeyinizin. Gerçek olan bir tek şey vardır. Sürekli bir yarış içindesinizdir. Sürekli bir ekonomik,sosyal,kültürel,siyasal sömürü sisteminin çarkı içinde döndürülmektesiniz.İşte sistemin bir yandan yoksullara kapıları kapaması , onları din, ön yargılar ve öğretimsizlik ile eğitimsizlik içinde karanlığa mahkum ederken ; diğer yandan bu tüccarlıktan aynen sağlıkta olduğu gibi oldukça büyük kazançlar,karlar elde ettiği açık ve net olarak ülkemizde görülmektedir. Zira insanların sonuna kadar imkanlarını zorladıkları iki alan vardır: Sağlık ve Eğitim. Bunun farkında olan emperyalist kapitalizm, tüm gücüyle bu alanları ticarileştirmekte ve oldukça yüksek oranlarda bundan fayda sağlamaktadır İşte tüm bu gerçekler ışığında bütün olarak düzene ve mevcut sisteme karşı mücadele etmeden emekçi,proleter yoksulların çocukları ve gençleri umutlarının olması imkansızdır. Eşit olmayan koşullarda yarışma durumu olmadığı gibi, başından itibaren sömürme ve yağma üstüne kurulu bir düzene karşı cepheden savaş verilmezse başarı olanaksızdır. Düzene her yerden vurmak kadar bu alanda da vurmak temel değerdedir.ÖSS,SBS,KPSS vs gibi tüm sınavlar ve sistemlere karşı cepheden saldırı kampanyaları sürdürülmelidir. Mücadele edilmelidir. Düzenin bir parçası olan bu alanlara saldırı ve mücadele ile birlikte bütün olarak düzene karşı da mücadele elzemdir. 05.06.2009 Mahmut Halil Can ( Sendiren ) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
Gençlik üniversiteye küstü - Abbas Güçlü
Üniversitelerle ilgili beklentiler dünden bugüne çok değişti. ÖSYS sonuçları, hem gençlerin eğiliminin hem de yaşanan kaosun en önemli göstergesi oldu. İyi düşünülmeden popülist bir yaklaşımla gerçekleştirilen her ile bir üniversite projesi ise yakında kapısına kilit vurulan fabrikalar noktasına gelirse, şaşırtıcı olmaz. Gençler artık, diploma değil, iş istiyor. İşte ortaya çıkan tablo: Tıp ve öğretmenlik gözde Fazla değil 5 yıl sonra, öğrenci bulamadığı için pek çok fakülte ve yüksekokulun kapısına kilit vurulma noktasına gelinirse hiç kimse şaşırmasın. İşsizlik A’dan Z’ye her şeyi etkiledi. Ama bunların en başında üniversiteler geliyor. Daha 5 yıl öncesine kadar gençlerin en büyük olmazsa olmazı üniversiteyken, şimdi, ellerini kollarına sallayarak girecekleri on binlerce kontenjan varken dudak büküyorlar. Üniversiteye girmek için 3, bitirmek için de ortalama 5 yıl harcayan gençler, sonuçta işsiz kalınca çareyi bir an önce hayata atılmakta buldular. Gençlerin, üniversite öğreniminden çok, iş garantili mesleklere yönelmesi, Ankara ve İstanbul gibi köklü üniversitelerde bile kontenjan açıklarına neden oldu. İşsizlik kâbusu, gençlerin mesleklere olan ilgisini de büyük ölçüde değiştirdi. Son yıllarda yıldızı sönen tıp ve “Hiçbir şey olamıyorsan bari öğretmen ol” noktasına gelen kutsal meslek, yeniden en popüler meslekler haline geldi. Bunda en önemli etken, devletin eğitim ve sağlık personeli dışında alım yapmaması oldu. Giderek genişleyen özel sağlık sektörü ve dershaneler de bu iki mesleğin yoğun ilgi görmesinde belirleyici faktörler arasında yer aldı. Parayı bastıran girdi ÖSS sonuçları çok büyük bir adaletsizliği de ortaya koydu. Parası olanlar, çok düşük puanı olmalarına tıptan mühendisliğe, hukuktan iletişime kadar hemen her fakülteye rahatlıkla girebilirken, vakıf üniversitelerinde okuma şansı olmayanlar, çok yüksek puanlarla açıkta kaldılar. Örneğin, birçok fakültede devlet üniversiteleri ile vakıf üniversiteleri arasında 100 puanı aşan farklılıklar gerçekleşti. Örneğin Endüstri Mühendisliği’nin taban puanlarını ele alalım: ODTÜ: 361, İTÜ:355, İstanbul: 336, Kültür:230, Fatih: 231, Bahçeşehir: 277 Bu yılki sınavın ortaya çıkardığı bir başka çarpıcı sonuç ise, vakıf üniversitelerine giren burslu öğrenciler ile paralı öğrenciler arasındaki derin uçurum. Aynı üniversitenin, aynı bölümünü kazananlar arasındaki puan makası bazı üniversitelerde 150’ye kadar açıldı. Her puanda ortalama 3-5 beş bin kişinin yer değiştirdiği düşünüldüğünde, ortaya çıkan çarpık tablonun vahameti çok daha net ortaya çıkıyor. ÖSS’de ilk 5 bine giren öğrenciler ile 500 bininci sıradaki öğrencilerin aynı sınıf ortamında nasıl bir öğrenim görecekleri ve öğrenim çıtasının kime göre ayarlanacağı ise merak konusu. Örneğin Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi’ye burslu öğrenci 350 puanla girerken, normal öğrenci puanı 230’da kaldı. Bilkent Siyaset’te ise burslu puanı 342, normal 232 olarak belirlendi. Kültür Genetik’in normal puanı 218’de kalırken burslusu 332’ye fırladı. Boş kontenjanlar Mezunları iş bulmada büyük sıkıntı yaşayan fen edebiyat fakülteleri, bu yıl tam anlamıyla çöktü. Fizik, Kimya, Matematik bölümleri devlet üniversitelerinde bile boş kaldı. Vakıf üniversitelerinin burslu bölümleri dahi öğrenci bulamadı. Şaşırtıcı bir şekilde ilgi görmeyen bir diğer alan ise dil bölümleri oldu. İngiliz ve Amerikan Dili Edebiyatı bölümlerinden Arap Dili ve Rusça’ya kadar neredeyse bütün filoloji bölümlerinde kontenjan açıkları yer aldı. Bu durum, öğrencilerin dilden çok bir meslek öğrenmeye öncelik verdiğinin bir göstergesi oldu. Yazılım, Çevre Mühendisliği, Uluslararası Ticaret, Peyzaj Mimarlığı, Enformasyon, Tasarım, Matematik-Bilgisayar gibi geleceğin meslekleri olarak gösterilen alanlar da gençlerin pek ilgisini çekmedi. Genel eğitime karşı panzehir olarak sunulan iki yıllık meslek yüksekokulları da ilgi odağı olmadı. Özellikle vakıf üniversitelerinde bu kontenjanların neredeyse üçte ikisi boş kaldı. Kontenjan açığı yeni açılan devlet üniversiteleri, vakıflar ve KKTC üniversitelerinde de doruğa çıktı. Burslu bölümlerine bile tek kayıt yapamayan üniversiteler dikkati çekiyor. Ek yerleştirme döneminde de bu kontenjanların dolmaması halinde birçok vakıf üniversitesi ve bazı KKTC üniversitelerinde ciddi ekonomik sorunlar yaşanabilir. 150’ye yakın üniversite arasında, kontenjan açığı olmayan çok az üniversite dikkati çekti. Bunlardan bir bölümü sadece birkaç yüz öğrenci ya da tümüyle burslu aldığı için kontenjanlarını doldurdu. Boğaziçi, Mimar Sinan ve Sabancı dışında kontenjanını tümüyle dolduran diğer üniversiteler de şunlar: İzmir Yüksek Teknoloji, Gebze Yüksek Teknoloji, Osman Gazi, Mardin, Batman, Şırnak, Acıbadem, Piri Reis İlgi Açıköğretim’e Bu yılın sınav şampiyonu hiç tartışmasız Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi AÖF oldu. En fazla ilgiyi onlar gördü. Vakıf üniversitelerine toplam 45 bin, devlet üniversitelerinin 4 yıllık lisans programlarına da toplam 253 bin öğrenci yerleştirilirken, AÖF’ye 257 bin öğrenci yerleştirildi. Sınavsız geçişle iki yıllık meslek yüksekokullarına yerleştirilen öğrenci sayısı bile onların altında kaldı. Açıköğretim Fakültesi’nin bazı bölümlerinde puanlar, devlet ve vakıf üniversitelerinin çok üzerinde yer aldı. Açıköğretim’e en çok öğrenci yerleştiren kentlerin başında İstanbul geliyor. İstanbul’da Açıköğretim’e giren öğrenci sayısı, 4 yıllık fakülteleri kazanan öğrencilerden daha fazla. İstanbul’da lisans bölümlerine 45 bin öğrenci yerleştirilirken, 46 bin öğrenci tercihini Açıköğretim’den yana kullandı. Ankara’da da 21 bin, İzmir’de 13 bin öğrencinin tercihi yine Açıköğretim yönünde oldu. Açıköğretim’le ilgili rakamlar gerçekten çok ilginç. Örneğin, bu yıl Açıköğretim kazanan öğrencilerden 12 bini üniversite mezunu, 73 bini de halen üniversite öğrencisi... Yapmayan çok olacak 88 bin olan kontenjan açığının 120-130 bini, hatta 150 bini bulması bekleniyor. Çünkü daha şimdiden pek çok öğrenci, öğrenim masrafları ve barınma koşulları nedeniyle pes etmiş durumda. Vakıf üniversitelerinde ise burs konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. ÖSYM’nin vakıfların özel isteklerini bulundurmadan burslu kontenjanlara öğrenci yerleştirmesi problem yarattı. Örneğin, ilk 50 bine girip ilk üç tercihinde kendilerini tercih eden öğrencilere burs vereceğini açıklayan üniversitelerin, bu isteklerini göz önünde bulundurmadan yapılan yerleştirme nedeniyle, pek çok öğrenci sıkıntılı günler yaşıyor. Bu arada ikinci öğrenim harçlarının geç açıklanması nedeniyle yaşanan mağduriyetin de birçok öğrencinin tercihini etkilediği göz önünde bulundurulursa, ek yerleştirmede yeni açılımların getirilmesi sanki yerinde olacak... Özetin özeti: ÖSS sonuçları Türkiye’nin geleceğine yönelik çok önemli sosyolojik işaretler veriyor. Umarız birileri dikkate alır. Milliyet / 15.08.09
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
Sınav sistemine karşı öğrencilerden eylem
İzmir'de aralarında Devrimci Proleter Gençlik okurlarının da olduğu gençlik örgütleri "paralı eğitime ve sınav sistemine hayır" eylemi yaptı İzmir'de liseli gençlik örgütleri (Dev-Lis, Liseli Kıvılcım, Liseli Arkadaş, Liseli Öğrenci Birliği, Liseli Dev-Genç ve Özgür Lise) eğitimin paralılaştırılmasına ve öğrencilerin yarış atları gibi birbirlerini geçmeye zorlandıkları sınav sistemine karşı bir eylem örgütledi. Devrimci Proleter Gençlik ve Genç-Sen ise eyleme destekçi olarak katıldı. ![]() Saat 15.00'te Alsancak Gazi İlköğretim Okulu önünde alkışlarla, sloganlarla, şarkılarla toplanmaya başlayan öğrenciler saat 15.30 civarında ise Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Yürüyüş boyunca "Savaşa Değil, Eğitime Bütçe Eşit Parasız Bilimsel Anadilde Eğitim, Gençlik Yürüyor Dayanışma Büyüyor, Müşteri Değil Öğrenciyiz, Yarışmak Değil Yaşamak İstiyoruz!" ortak sloganları atıldı. Ortak sloganlar dışında yürüyüş boyunca kurumlar kendi politik tutumlarını yansıtan sloganlar ve hal-davranışlarda bulundular. Eyleme destekçi olarak katılmamızdan kaynaklı liberalizmin ve reformizmin içerisine saplanmış Dev-Lis temsilcileri bizim eylemin bir bileşeni olduğumuzu kavrayamamışlardı. Eylemin başından sonuna kadar süren disiplinsizlik hiçbir şekilde açıklanamazdı. Eylemi birçok kurum örgütlemesine karşı Dev-Lis'in alandaki üstenci tutumunun ve bize yaklaşımlarının devrimci ahlak ve devrimci duruşla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur. Dev-Lis ve LÖB, kendi saflarına çağıran ve son derece laçka "Polis bize çay demle, Polis bize beyaz desene desene, şşşt oppss isyan" şeklinde sloganlar atarken, trampetlerle ve meşalelerle hak kazanma mücadelesi olan bir eylemden çok stadyuma tazahürata gelmiş gibilerdi. Eylemi ve Sokağı devrimcileştirmeye çalışan Devrimci Proleter Gençlik olarak biz aynı zamanda Alınteri flamalarımızla da alandaydık. DPG olarak "Kırıntıları Değil Dünyayı İstiyoruz, Gençlik Gelecek Gelecek Sosyalizm!" sloganlarımızı attık. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Muğla'da faşistler ve polis işbirliği ile katledilen Şerzan Kurt'un mücadelemizde yaşadığı vurgusunu ve bu sene liseleri okulun dışında sivil polisler yetmiyormuş gibi şimdi de okulların içinde vareden Okul Polisi'nin teşhirinin yapıldığı ajitasyon konuşmaları yaptık. Ajistasyon konuşmalarımızı yaparken Dev-Lis tarafından kendi kurumlarının yaptıklarına perde çekilerek ortak slogan maskesi altında uyarılmaya çalışıldık. Bunun üzerine alanda kısa bir sözlü tartışma yaşandı. Sevinç Pastanesi önüne gelindiğinde okunan basın açıklamasında şunlar söylendi: ...Basın açıklamasının okunmasının ardından, üzerlerine sınav isimleri yazılı balonlar patlatıldı. Ve çekilen halayların ardından eylem sonlandırıldı. İzmir Devrimci Proleter Gençlik
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
“Sınavlar kalksın, yaşama vakit kalsın!”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (25.06.10) - Eşit ve Özgür Lise Platformu bu akşam Bursa’da yaptığı eylemle YGS-LYS sınavlarının kaldırılmasını talep etti. Saat 18.00’de Kızılay önünde toplanan platform bileşenleri “Sınavlar kalksın, yaşama vakit kalsın! / Eşit ve Özgür Lise Platformu” pankartı arkasında sloganlarla Osmangazi Parkı’na kadar yürüdü. Platform adına yapılan açıklamada sınav sisteminde geçen yıl yapılan değişikliklerle sınavların kaldırılması yerine çoğaltıldığı belirtildi. Liselilerin sınavlarla intiharlar, aile şiddeti ve baskılara maruz kaldığı ifade edilen basın açıklamasında “Bizi karpuz gibi seçenlere, sıra arkadaşlarımızla rekabete sokanlara, düşmanlaştıranlara, bizleri yarış atı gibi görenlere inat çözümün politeknik eğitime olduğunu haykırıyoruz. Halktan toplanan verginin topa, tüfeğe, tanka değil eğitime, sağlığa ayrılması için sesimizi daha da yükseltiyoruz. Yaşadığımız coğrafyada imha ve inkar politikalarına göz yummuyor, anadilde eğitim hakkı için mücadele veriyoruz ” denildi. Açıklama sonunda 30 Mayıs günü Bursa’da maganda kurşunuyla öldürülen liseli Eray Eren’de anıldı. “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”, “Sınavlar kalksın ölümler dursun!”, “Yaşasın demokratik lise mücadelemiz!”, “Kışla değil özgür lise!” sloganlarının atıldığı açıklamanın ardından Yeşil Sanat Fabrikası paralı eğitimi anlatan ve gençliği mücadeleye çağıran bir oyun sergiledi. Oyunun ardından Çav Bella marşı söylenerek eylem bitirildi. Kızıl Bayrak / Bursa
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
Sistem Yine Değişti: Altı ve Yedinci Sınıflara Artık SBS Yok
Seviye Belirleme Sınavı (SBS) altıncı ve yedinci sınıflar için kaldırıldı; sınava sadece sekizinci sınıflar girecek. Genel liseler ise Anadolu ya da meslek liselerine dönüştürülecek. İstanbul, - BİA Haber Merkezi, 28 Haziran 2010, Pazartesi Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, liselere giriş sınavı olan Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) altıncı ve yedinci sınıflarda kaldırıldığını açıkladı. Çubukçu, bu gün (28 Haziran) Milli Eğitim Bakanlığı Tevkif İleri Toplantı Salonu'nda Ortaöğretim Geçiş Sistemi ve Seviye Belirleme Sınavı'nda yapılan değişikliklerle ilgili basın toplantısı düzenledi. "Olumsuz etkileri tespit edildi" Tüm olumlu yanlarına rağmen yapılan çalışmalar sonucunda SBS'nin olumsuz etkilerini de tespit ettiklerini belirten Çubukçu, şöyle devam etti: "SBS'yi altıncı ve yedinci sınıflarda kademeli olarak kaldırıyoruz. Sarmal bir yapı içeren müfredat doğrultusunda SBS sadece sekizinci sınıfta yapılacak. Öğrenciler sınavda sekizinci sınıf konularından sorumlu olacak. Bu eğitim yılında altıncı sınıfa başlayacak olan öğrencilerimiz sınava girmeyecek; bu öğrenciler sonraki eğitim yılında yedinci sınıfta da sınava olmayacak" Çubukçu 2009 - 2010 yılında altıncı sınıfta SBS'ye girmiş olan öğrencilerin ise eski sisteme göre, yedi ve sekizinci sınıfta sınava tabi tutulacaklarını söyledi. Ortaöğretimde gelecek yıllarda yeniden yapılandırma çalışmaları yapılacağını belirten Çubukçu, genel liselerin tamamının Anadolu ve Meslek liselerine dönüştürüleceğini anlattı. Çubukçu bu değişiklikle okul çeşitliliğinin en aza indirilmiş olacağını, böylece okullar arası niteliksel farklılıkların ortadan kalkacağını savundu. (SP/TK)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
Yeni Sistemde SBS Nasıl İşleyecek?
SBS’de yapılan değişikliğe göre yılsonu başarı puanları ile sekizinci sınıfta girilen SBS puanları toplanacak. Yerleştirmede sınav puanı yüzde 70, yılsonu notu yüzde 30 etkili olacak. Sınav yine merkezi sistemle haziranda yapılacak. İstanbul, - 29 Haziran 2010, Salı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), altıncı ve yedinci sınıflar için kaldırılan Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) bundan sonra nasıl işleyeceğini açıkladı. 2007 - 2008 eğitim yılında uygulanmasına başlanan SBS'de, bu eğitim yılından itibaren şu kurallar geçerli olacak: *Öğrencilerin altı, yedi ve sekizinci sınıflarda elde ettikleri Yılsonu Başarı Puanı (YBS) ile sekizinci sınıfta yapılacak olan SBS puanları toplanacak. *YBP hesaplanırken öğrencilerin her dersten aldığı yılsonu puanı haftalık ders sayısı ile çarpılıyor. Bu toplam puan daha sonra haftalık ders sayısına bölünüyor ve 100 tam puan üzerinden hesaplanıyor. Hesaplama e-okul sistemi üzerinden yapılıyor. *Öğrencilerin altı, yedi ve sekizinci sınıf Yılsonu Başarı Puanları ile Ortaöğretime Yerleştirme Puanı (OYP) hesaplanacak. Liselere yerleştirmede OYP yüzde 30, sekizinci sınıfta girilen SBS puanı ise yüzde 70 oranında etkili olacak. *Yeni düzenleme 2010 - 2011 yılında altıncı sınıfa başlayacak öğrencilerle birlikte uygulamaya konulacak. Bu öğrenciler, sekizinci sınıfta SBS'ye gidecek. *2009 - 2010 yılında altıncı sınıfta SBS'ye girmiş olan öğrenciler ise eski sisteme tabi olacaklar; yedi ve sekizinci sınıflarda yine SBS'ye girecekler. Yedinci sınıfta SBS'ye girmiş olan öğrencilerin puanları da yine eski sisteme göre değerlendirilecek. Sorular sekizinci sınıftan gelecek *SBS, bundan önce olduğu gibi haziran ayında merkezi sistemle yapılacak. *SBS'de sorular sadece sekizinci sınıf müfredatından olacak. Sınavda Matematik ve Türkçe test ağırlık katsayıları dört; Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler test ağırlık katsayıları üç; Yabancı Dil test ağırlık katsayısı ise bir olacak. *Öğrenciler için SBS'ye katılmak zorunlu değil. Sınava katılmayan öğrenciye o yılın en düşük puanı verilerek, Ortaöğretime Yerleştirme Puanı hesaplanacak. Bu nedenle merkezi sistemle öğrenci alan kurumları tercih eden öğrencilerin SBS'ye girmesi tavsiye ediliyor. *Fen, Sosyal Bilimler, Anadolu, Anadolu Öğretmen, Anadolu İmam Hatip, Anadolu Teknik, Anadolu Meslek, Sağlık Meslek, Denizcilik, Tapu Kadastro ve Adalet Meslek liseleri, önceki yıllarda olduğu gibi SBS ile öğrenci alacak. *Yerleştirmeler, puan üstünlüğü esasına dayalı olarak önceden belirlenmiş kontenjanlara göre yapılacak. Açıklamada Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi'nin unsurlarında biri olan SBS ile ilgili yapılan analiz sonuçlarına göre yeni düzenlemeye gidildiği belirtildi. Analizlerde öğrenci, veli, okul ve eğitim sistemi üzerinde SBS'nin olumsuz etkilerinin tespit edildiği anlatıldı. (SP)
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
KPSS’ye karşı sokağa eyleme!
6 Temmuz 2010 Yorum yok [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]10-11 Temmuz 2010′da yapılacak olan KPSS sonrası, işsizliğe karşı tepkilerimizi göstermek üzere AYÖP, EED, Genç Sen, İGEP üyeleri olarak yine sokağa çıkacağız! Bir KPSS daha geldi. Bir yıl boyunca sınavdan “başarılı” olmak için gece-gündüz ders çalışan eğitim emekçileri sonucunu bildiği bir sınava daha giriyor. En yüksek başvuru sayısına ulaştığı bu yıl KPSS’ye 300 binden fazla öğretmen girecek. MEB’in yaptığı açıklamalarda ise sadece 25 bin öğretmenin alınacağı yönünde. Üniversitelerden her yıl on binlerce öğrencinin mezun olduğunu göz önüne alırsak açıklanan bu 25 bin sayısının denizde damla olduğunu görmek zor değil. Her yıl binlerce kişinin işsizlik ordusuna katıldığı bu süreçte, KPSS’ye karşı, işsizliğe karşı mücadele acil ve zorunludur. Daha sömürü, daha fazla yoksunluk-yoksulluk, daha fazla rekabet, daha fazla intihar anlamına gelen atama parodisine dur demenin şimdi tam zamanı. AYÖP, EED, Genç Sen ve İGEP olarak 10 Temmuz’da İstanbul’da KPSS’ye karşı tepkilerimizi sokakta haykıracağız. İstanbul’da sınava giren tüm eğitim emekçilerini, kadrolu-sözleşmeli öğretmenleri, üniversite öğrencilerini, velileri sesimize ses katmaya çağırıyoruz. Tarih: 10 Temmuz 2010 Saat: 19.00 Yer: Tünel/İstiklal Caddesi Ankara’da ise EED, İGEP ve Genç-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı önünde 9 Temmuz’da eylem yapacak.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
Fatma Bayram, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunu. Üç yıldır KPSS yarışında atanmayı bekliyor. Ve üç yıldır Selim Bayram ile evli. Bu yıl yeniden KPSS'ye giren Fatma Bayram, mesleğini "Üniversite mezunu ev hanımı olduk" şeklinde tarif ediyor. Selim Bayram ise "Bir sürü ertelenen hayallerimiz var, KPSS'yi bekliyor" diyor.
800 bini aşkın kişinin aylardır, hatta yıllardır büyük çabalarla hazırlandığı Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın bu yılki ilk oturumları dün yapıldı. 1999 yılından bu yana 11 kez yapılan ve kamuoyunda "devlet memurluğu sınavı" diye bilinen KPSS'ye, bu yıl 800 bini aşkın kişi giriyor. Sadece Lisans düzeyi veya Lisans mezunu olabilecek durumda olan adayların katıldığı sınav, üç saate sığdırılmış oturumlarla bugün de sürüyor. Öğretmenler, öğrenci psikolojisi ile okul sıralarında ter döküyor. "KPSS öğrencileri", her yerde olduğu gibi İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nde de sınav arasında bahçeyi doldurdu. Sohbet ettiklerimiz arasında bulunan Bayram çifti de sınav halini bizimle paylaştı. Fatma Bayram, gece üç saatlik uyku ile sınava girdiğini, eşinin de aynı uykusuzlukla kapıda beklediğini anlatıyor, "Heyecanlandık, streslendik, yine uyuyamadık" diyor. Bayram çitfi, KPSS'nin hayatlarından çaldığını "Evlendik barklandık, hala evde öğrenciyiz. Hayata dönük belli planlarımız olması lazım ama 30 yaşına geldik evde gece gündüz tarih, coğrafya çalışıyoruz" şeklinde anlatıyor. 'HASTALANAN ARKADAŞLARIMIZ OLDU' Meslekleri ortak olan Bayram çifti, 4 yıl boyunca eğitim fakültesinde aynı eğitimi almalarına rağmen biri işsiz olduğu için sadece "öğretmen adayı" diye tanıtıyor kendini. Fatma Bayram, şöyle konuşuyor: "Devlet memuru olabilmek için yarışıyoruz. Bir gün önce sözleşmeli öğretmen atamaları yapıldı. İnsanların kimileri tam sınırda kaldı, atanamadı. Atamalar olacak diye sınava çalışmadılar. Zaten sözleşmeli alımı baştan beri yanlış. Milli Eğitim Bakanlığı'nda 70 bin ücretli öğretmenin olduğu söyleniyor ama bizce daha fazla. Güvencesiz çalışan çok fazla öğretmen var. Köle gibi çalıştırılıyorlar. Yanlış bir uygulama. Hastalığa yakalanan arkadaşlarımız oldu, intihar edenleri duyuyoruz. Psikolojisi gerçekten çok bozuk olan arkadaşlarımız var." İŞKUR ÖĞRETMENİ HADEME YAPIYOR Eğitim Fakültesi mezunu bir arkadaşının geçen yıl Eylül ayında İŞKUR'a başvurduğunu anlatan Bayram, "İŞKUR, arkadaşımızı okula hademe olarak yönlendirmiş. Bırakalım iş güvencesini, yaşanan şeyler insana saygı duyulmadığını gösteriyor. Öğretmen olmak için eğitim fakültesinde okumuş bir kişi 6 aylığına geçici hademe olarak yönlendiriliyor. Bir öğretmen adayı da buna mecbur kalıyor" diyor. ÜNİVERSİTE MEZUNU EV HANIMI Fatma Bayram, KPSS'nin "mantıksızlığını" şu sözlerle anlatıyor: "ÖSS'den belli bir aşamadan geçiyorsunuz, üniversiteyi bitiriyorsunuz. Belli bir başarı elde ediyorsunuz ve daha sonra tekrar, mesleğinizi yapmak için sınava giriyorsunuz. Size bu sınavı atlatırsanız öğretmen olabilirsiniz deniyor. Öyleyse diplomayı vermeyin. Biz de ona göre hareket edelim. Biz öğretmen olmak için okuyoruz ama sonrasında sınava girmek zorunda kalıyoruz." Üç yıldır sınava giren Fatma Bayram, "Üniversite mezunu bir ev hanımıyım. Atanamadığım sürece de böyle olacak. Atanamamış bütün kadınlar böyledir. Sorduklarında, 'boşuna mı okudunuz' dediklerinde 'üniversite mezunu ev hanımı olduk' cevabını veriyorum. İşimi yapamadığım için mutsuzum" diyor. 'ERDOĞAN'A İNANDIK, BEKLEDİK AMA NE OLDU?' Başbakan Erdoğan'ın 2002 İzmir Mitingi'nde KPSS'yi kaldıracağını vaat ettiğini hatırlatan Bayram, "Başbakan, 'Öğretmen adayları sınava giriyor, öğretmen olamıyor, heves mi kalır onlarda' dedi. Okullar boş, mezunları gönderin' dedi. 'Böyle uygulama mı olur' dedi. Bizler de inandık, bekledik. Ama ne oldu? Hiçbir şey. Bizi sadece susturmak için biraz atamaları arttırıyorlar. Nimet Çubukçu (Milli Eğitim Bakanı), 'Sözleşmeli öğretmen almayacağız' dedi. Almaya devam etti. Susturma politikası diyebilirim. Hangi hükümete güveneceksin bilemiyorsun. Kime güveneceksin onu da bilemiyorsun" dedi. Bayram çifti, taleplerini şöyle dile getiriyor: "KPSS kaldırılmalı. O kadar oturup toplantılar yapıyorlar. İyi bir çözüm bulmaları gerekiyor. İnsanlar boşuna oy vermiyor bu hükümete, öyle değil mi? Bir beklentileri var. Oturun, biz de öneriler verelim ama bir şeyler bulun. KPSS'nin kaldırılması lazım. İnsanlar mağdur edilmesin. Daha önce nasıl yapılıyorsa öyle yapılsın. Mezuniyet tarihine göre olabilir. Kontenjanlar arttırılır daha fazla bekleyenler önce atanırsa insanların psikolojisi daha sağlam olur. Ve eğitim fakültesini bitirip de garsonluk yapmazlar, şoförlük yapmazlar. Şehirlerarası kamyon şoförlüğü yapan arkadaşlarımız var. En azından üç yıl sonra ya da beş yıl sonra atanacağını bilir, hayatını ona göre planlar. Mesela biz üç yıldır evliyiz. Çocuk yapamıyoruz. Daha bir sürü ertelenen hayallerimiz var." Etkin Haber Ajansı / 11 Temmuz 2010 Pazar
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
Sınavsız Yaşam Düş Değil!
5 Ekim 2010 Yorum yok [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]11 Ekim Pazartesi günü Ankara’da Tıp Öğrenci Komisyonu , Öğrenci Gençlik Sendikası, Eğitim Emekçileri Derneği ve İşsiz ve Güvencesiz Eğitimciler Platformu saat 15.30′da Sıhhıye köprüsü üzerinde buluşarak otobüslerle hareket edecek ve 17.00′da ÖSYM önünde tüm sınavlara karşı bir basın açıklaması düzenleyecekler. Kurumların ortak bildirisi ve eylem çağrısını yayınlıyoruz: SINAVSIZ YAŞAM DÜŞ DEĞİL
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Tesekkür: 5345 9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi |
"YGS'nin kobayı Tayyip olsun"
22 Mart 2011 - ![]() GENCİZ GENÇ ARAŞTIRMA DOSYASI -2011 Tamamıyla liselilerin emeği ve araştırmalarıyla hazırlanan dosyada liselere dair çok çarpıcı veriler yer alıyor. Liseli Genç Umut, araştırma kapsamında yer alan sorunların çözümü için “Genciz Genç” kampanyasının taleplerini oluşturdu. 5 ayrı ana başlıktan oluşan dosyada; liselerde beslenmenin niteliği ve maliyeti, liselilerin ulaşım sorunları, okullarda toplanan paralar, sınav sistemi ve öğretmenlerin çalışma koşulları ayrıntılı olarak irdeleniyor. Dosya, liselerin sorunları üzerine kapsamlı bir veri kaynağı niteliğinde oluşturulmuş. Ayrıca internetten rapora ulaşmak da mümkün. ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]) Raporun sonuç kısmında ise liselilerin şu değerlendirmeleri yer alıyor; “Her türlü rantın döndüğü büyük bir yarışa dönen eğitim sisteminin yarış atları öğrenciler, bu yarışın kurallarını koyanlar tarafından "ölümüne" yarıştırılıyor. Öğrencinin eğitim sürecinde söz hakkı alabilmesinin tüm yolları tıkanıyor. Öğrenciye sorulmadan alınan her karar öğrencileri kobay yerine koyan, robotlaştıran, müşterileştiren, demokratik olmayan, ezbere dayalı, rekabetçi bir eğitim modelinin gelişmesine neden oluyor. Çalınmaya çalışılan gelecekleri, yok sayılan, kalıplara sokulmaya çalışılan kimlikleri ve gasp edilen eğitim hakları liselilerin temel mücadele başlıkları olarak duruyor.” YGS ÖNCESİ EYLEM ÇAĞRISI Liseli Genç Umut, “Robot, kobay, müşteri değil Genciz Genç” kampanyası kapsamında iki aydır imza topluyor. Yükseköğrenime Giriş Sınavı öncesi tüm liselileri 7 ayrı ilde yapacakları eyleme çağıran Liseli Genç Umut, toplanan 60 bin imzayı da Milli Eğitim Bakanlığı’na göndermeyi planlıyor. Liselilerin eylem sloganı ise “YGS’nin kobayı Tayyip Olsun. Biz liseliyiz, genciz genç!” Çağrısında “YGS sınavına sayılı günler kala isyanımızı büyütüyoruz, hayatımızı karartan, bizi sınavlarıyla kobay yerine koyanlardan hesap sormaya, taleplerimizi kapılarında haykırmaya gidiyoruz. Lisemizi, hayatımızı, ülkemizi değiştireceğiz…” ifadelerinin kullanıldığı eylemin programı şu şekilde: 24 Mart Perşembe İstanbul : 14.30 Taksim Tramvay Durağı Ankara : 15.30 Kolej Metro Samsun: 16.30 Çiftlik Süleymaniye İzmir: 16.30 Konak/İBB önü Bursa: 17.00 Fomara Meydanı İzmit: 16.00 Belediye İşhanı önü 27 Mart Pazar Artvin: 13.30 Bibak Market önü Artvin merkez Sendika.Org
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: at yaristirma, bilumum, devrim, egitim, hayir, kpss, mucadele, oss, sbs, sinavlarina, sosyalizm, yoksul cocuklari |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bilumum, hayir, hayır, kpss, Öss, sbs, sinavlarina, sınavlarına, yariştirma, yarıştırma |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| | Marksizm'e Evet, Leninizm'e Hayır! | Mahmut Halil CAN | Genel Felsefi akımlar | 0 | 08-29-2007 01:35 PM |