![]() |
|
|||||||
| GÜNCEL SINIF HAREKETİ VE DEVRİM Sınıf hareketinin güncel durumu ve devrimci mücadele ilişkisi |
|
|||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#71 |
|
TEKEL işçileri: Hükümet ve Türk-İş bizi oyalıyor!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (07.02.10) - Haftalar boyunca sermaye hükümeti ve Türk-İş işbirliğiyle oyalanan TEKEL işçileri 7 Şubat 2010 tarihi itibariyle direnişlerinin 55. günündeler. 5 Şubat günü Türk-İş Genel Merkezi'ndeki konferenas salonunda süresiz açlık grevine başlayan işçiler kararlı. Dışarıda ise direniş çadırlarında hakları ve gelecekleri için ölümü göze almış yüzlerce işçi bekliyor. Hükümet ve Türk-İş oyalıyor TEKEL işçilerinin direniş çadırlarına girerek, hükümet ve sendikalar cephesindeki son duruma dair görüşlerini aldık. Hükümetin ve Türk-İş'in kendilerini oyaladığını belirten TEKEL işçileri aynı görüşte birleştiler. İşçiler, sermaye hükümetinin tehditlerine karşı da “biz buradayız direniyoruz, gelsinler” diyerek yanıt veriyorlar. Türk-İş'in Cumhurbaşkanı'yla yapacağı görüşme ise TEKEL işçileri açısından herhangi bir beklenti yaratmamış durumda. TEKEL işçileri, ileriki günlerde Türk-İş'in görevini yerine getirmesini ve daha güçlü ve sonuç alıcı eylem kararlarını hayata geçirmesini istiyorlar. 4 Şubat eyleminin olumlu ancak yetersiz olduğunu düşünen TEKEL işçileri direnişlerinin 55. gününde kararlılıklarını koruyorlar. Ses kayıt cihazımızı uzattığımız TEKEL işçilerinin Başbakan'ın tehditlerine karşı verdikleri tek yanıt var: “Buradayız, direniyoruz, gelsinler!” “Hükümet ve Türk-İş bizi oyalıyor” Ali İhsan Bilge (İzmir / Balatçık TEKEL): Ben, bugüne kadar yapılan her şeyin savsaklama olduğunu düşünüyorum. Çünkü ayın 25'ine kadar müracaat edilmesi gerekiyor. Edilmediği takdirde 4/C'den de yararlanılmıyor. Bunların amacı olayı sürece yaymak, zaman geçirmek ve bu süre içinde de insanlara korku vermek. “İşsiz kalmaktansa hiç olmazsa gideyim, imzalayayım ve 4/C'li olarak çalışayım” dedirtmeye çalışıyorlar. Bunların birinci amacı bu. Özelleştirmeyle ilgili başlangıçtan bugüne çok iyi bir hikaye var. Ben size bir örnek vereyim. Ormanda, karınları acıkan aslanlar öküzlere saldırıyor ama öküzlerden bir şey alamıyorlar. Öküzler büyük bir direnç gösteriyorlar. Aslanların yaşlı ve akıllı olanı, “Beyaz bayrağı alın gidin ve biz sadece sarı öküzü istiyoruz” diyor. Aslanlar gidiyor. “Bizim sizle bir sorunumuz yok biz sarı öküzü istiyoruz” diyorlar. Öküzler oturuyorlar ve tartışmaya başlıyorlar. Arkadaşlar bakın bunların bizle bir sorunu yokmuş bunların derdi sarı öküzmüş. Sarı öküzü verelim kurtulalım. İçlerinde itiraz edenler oluyor. Yapmayın etmeyin, o da bizim arkadaşımız vermeyelim diyorlar. Kararlaştırıyorlar ve sarı öküzü veriyorlar. Aslanların karnı doyduktan sonra tekrar saldırmaya başlıyorlar. Tekrar elçi gönderip “bizim sizle bir derdimiz yok. O alaca öküzü ne zaman görsek bize kuyruğunu sallıyor. Bize alaca öküzü verin”diyorlar. Öküzler yine oturup tartışıyorlar ve alaca öküzü verelim, kurtuluruz diyorlar. Alaca öküzü veriyorlar. Bu süreç böyle devam ede ede kamuda çalışacağımız hiçbir şey kalmadı. Bizler en büyük hatayı sarı öküzü vermekle yaptık. Sonu da bu oldu. Zamanında birbirimize sahip çıkmadık. Eğer vermeseydik, hep birlikte hareket etseydik bugün buralara gelmezdik. O yüzden değil Cumhurbaşkanı'yla, Obama'yla da görüşseler sorun aynı. Bu hükümetin başındaki birinci isim Tayyip Erdoğan'dır. Bu süreci bitirecek kişi de odur. 12 Şubat'tan hiçbir şey beklemiyorum. Diyorum ya; süreci uzatıyorlar. 4/C için süre verdiler. 15 Şubat'a kadar imza atmazsanız 4/C'den yararlanamazsınız diyorlar. Şimdi herkes diyecek 12'sinden bir sonuç çıkmazsa 4/C'den faydalanamayacağız. Ne yapacağım diyor. Bu baskıyla işçileri 4/C'ye imza atmaya zorluyorlar. Biz bütün çadırları dolaşıyoruz ve arkadaşlarımıza bekleyin diyoruz. Hep birlikte imza atmazsak onlar bu süreci uzatmak zorunda kalacaklar. Bizim için “siz artık 4/C'de çalışamazsınız diye bir şey yok. Eğer böyle bir kanun çıkardıysa bu kanunla bizi çalıştırmak zorunda. Geçen sefer birinci amaçları açlık grevini kırmaktı ve onu başardılar. 26 Ocak dediler, 28 Ocak'a uzattılar. Önümüzde bir dayanışma grevi vardı, onu da kırmamaları için elimizden gelen her şeyi yaptık. Yeterli mi, bizce yeterli değil. Çünkü biz Kumlu'ya güvenmiyoruz. Başbakan'la toplantılara Kumlu giriyor, Ergün Atalay giriyor. Atalay başbakanın danışmanı. Tes-İş'te sendika binalarında AKP'yi kurdular. Bizim bunlardan ne beklentimiz olabilir ki. Bunlar bizim direncimizi kırarak eve yollamak istiyorlar. O yüzden 12 Şubat'tan ben bir şey beklemiyorum. Rıza Güneri (Bitlis TEKEL): Bunlar bizi oyalıyor. Daha önce de bir görüşme olmuştu ama ben inanıyorum ki bunlar bizim özlük haklarımızı en sonunda verecekler. Gelişmelerin nasıl olacağını söylemek için erken. Bence Bunlar köşeye sıkıştı ve bu pazarlıktan işçinin galip geleceğine inanıyorum. Şimdiye kadar yapılan eylemler genel grev değildi. İş bırakma eylemleriydi. Genel grev tüm hayatın durmasıdır. Hükümet geri adım atmadığı koşullarda bu grevi 1 gün değil, 3 gün veya 1 haftaya çıkarmak gerekiyor. Cengiz Demir (Diyarbakır TEKEL): Bir an önce bu işin çözümlenmesini istiyoruz. 12 bin tane insan burada. Hepsi ailelerini, çocuklarını bıraktı. Bir an önce Cumhurbaşkanı'nın bu durumu çözmesini istiyoruz. 12 Şubat'taki toplantıdan genel grev kararının çıkmasını ve radikal kararlar alınmasını bekliyoruz. Fazla bir zamanımız kalmadı. Radikal kararların 12 Şubat'tan sonra alınması lazım. Bekleyeceğiz ve göreceğiz. Bize Abdi İpekçi Parkı'nda müdahale ettiler. Kararlıyız ve “ölmek var, dönmek yok” diye bir sloganımız var. 28 Şubat'tan sonra müdahale edecekse biz buradayız ve bekliyoruz. Metin Arslan (İstanbul / Cevizli TEKEL): Hiçbir şey beklemiyorum. Cumhurbaşkanı'nı tanıyoruz ve biliyoruz. AKP hükümetine göbekten bağlı. Randevu istersin, bu senin bileceğin bir şey. Emek Platformu toplantısındaki kararların hiçbirinin dürüst ve samimi olduğunu düşünmüyorum. Bir şey beklemiyorum. Bugüne kadar bizi kandırdılar, oyaladılar. Bunların amacı direnişi sürece yayıp bizi kırmaktır. Niye 12 Şubat? Şimdiden karar alsınlar ve 15 Şubat için karar alarak altyapısını oluştursunlar. 3 Şubat dedikleri bir günlük dayanışma grevi 4 Şubat'a çekildi. Son gün miting yapılacak alan bile belli değildi. Dayanışma grevinin adı grev. Sendikaları doğru düzgün göremedik. En azından Ankara'daki havayı söylüyorum, geç kalınmış bir şey. Yine oyalama ve sürece yayma politikaları olarak görüyorum. Buradaki durum fiili bir işgal. Bir şey yapamıyor. Daha önce saldırdı ve işçiler daha da başarılı çıktı. İkinci bir saldırıyı yapamıyor ama bir taraftan da elinin kolunun bağlı olmasının verdiği bir durum var. “Ben süre verdim benim iznimle kalıyorlar” gibi bir görüntü vermeye çalışıyor. Böyle bir şey yok. Biz burada fiili olarak duruyoruz. Burayı işgal etmiş durumdayız. Yüreği yetiyorsa gelsin. 28 Şubat geçtikten sonra da yetmeyecek. Bu planları yaparken tek başına değil Mustafa Kumlu'yla, Salim Uslu'yla, Memur-Sen'le beraber yapıyor. Psikolojik bir savaş yürütüyor. Bu savaşla burayı kırıp, biraz da 4/C'yi değiştirmek kafalarındaki. Nuray Biçer (Adana TEKEL): Bunun bir sonuç doğuracağına inanmıyorum. Boşuna bunlar uğraşılıyor. Çünkü her zamanki gibi oyalama taktiği yapıyorlar. Cumhurbaşkanı yapsa çoktan yapardı. Bugün bir gazetede gördüm. Cumhurbaşkanı “bırakın, uzatmayın” demiş. Böyle bir adamdan daha ne bekleyeceksiniz. 12 Şubat'taki toplantıda diğer sendikalardan yana şüphem yok ama benim Kumlu'dan yana şüphem var. Kumlu yine kesinlikle hükümetin adamı olduğu için yumuşak davranıyor. Ancak DİSK ve KESK'e güveniyorum. Biz tehditlere kulak asmıyoruz. Adana'da ilk eylemi başlatan TEKEL işçisidir. Önünü kesen TEKEL işçileriyiz. O zaman da biber gazı yedik, cop yedik. Yılmadık, hala burdayız. Bu tehditler bize vız gelir tırıs gider. Gelsinler... Kızıl Bayrak / Ankara
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| açilmalidir, açılmalıdır, buz, çemberinde, ihanet, kirilip, kırılıp, sendikal, yol |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sendikal ihanet çemberini kırmadan sınıf mücadelesi kendi kanalından akamayacaktır | Mahmut Halil CAN | SENDİKALAR VE KİTLE ÖRGÜTLERİ | 10 | 05-30-2010 01:21 PM |
| Tekstil TİS’leri ihanet öncesi sessizliği yaşıyor... | Mahmut Halil CAN | Sınıfın öz örgütleri olarak sendikalar ve devrimci mücadele | 0 | 08-22-2007 12:21 PM |