Dünyada ve Türkiye’de sınıf mücadelesi ve egemenler arasındaki klik çatışmaları giderek keskinleşiyor.Rusya ve ortaklaştığı Çin,İran gibi ülkeler ile ABD’nin başını çektiği güruh arasındaki çatışma askeri boyutlara sıçramak üzere.ABD ve koltuk değnekleri açıkça meydan okumaya doğru gidiyorlar ve Rusya bu meydan okumaya anında sertçe yanıt veriyor.Öte yandan dünyanın değişik bölgelerindeki çatışmalar ;emperyalist kamplaşmanın ve çatışmanın da etkisiyle daha da keskinleşiyor,sertleşiyor.
Türkiye’de yine çatışmalar artıyor.Genelkurmay Başkanlığı değişiminden sonra,Kürdistan’da faşist ordunun operasyonları hız kazandı.Bir yandan psikolojik harekat planlanıp uygulanırken-Ordunun başı Başbuğ Kürdistan seferine ilk başladı;gazeteler de yoğun propaganda ile Kürtlerin Başbuğ’a gösterdiği ilgiyi yaza çize bitiremediler.Tehdit ve şantajla birleşen psikolojik savaş giderek daha da açıkça yürüyecektir-;diğer yandan Kürdistan’da dağ taş bombalanıyor,ormanlar yakılıyor,her tarafta yoğun operasyonlar yürütülüyor.Yine her gün ülkenin batısına emekçi çocuklarının ceset torbaları gönderiliyor.
Anlaşılan o ki;Kürdistan’da ve Kürt politikasında özel ve önemli bir değişiklik yok ve de olmayacak.Kürt ve Türk reformist –revizyonist kesimlerinin politika değişikliği beklentilerini ;egemen sınıflar kursaklarında bıraktılar.Bu bağlamda ;devrimci savaş seçeneği yine tek gerçeklik olarak önümüzde ;sınıfında gerçeğinde durmaktadır.Kürdistan’da reforme edilecek hiçbir şey yoktur.Türk Faşist rejimi Kürdistan’da reformist çözüme asla yanaşamaz.Bölgede kritik önemde olan Kürdistan politikasını dört parça birlikte düşünmeden ve sadece Kuzey Kürdistan ile sınırlı bir biçimde algılamak çözümsüzlükle eşdeğerdir.Zira Kürdistan sorunu,sadece bölge egemenleri açısından değil;dünya emperyalistlerinin de önemli gündemlerindendir.Emperyalist kampların hepsi sorunun kendisine bizatihi taraftır.
Ülke ,Kürt sorunu merkezli çatışmanın yanı sıra Egemenler arasındaki çatışma ve çelişkilerinde giderek sertleştiği bir döneme giriyor.AKP hükümeti;düzenin taşlarını yerinden oynatıp kendine göre yeni bir yol çizmeye başlayıp ve çevre güruhu doyurmayı biricik yol seçince;egemen sınıfların öteki kesimleri hemen karşı saldırıya geçtiler.Yolsuzluklar,rüşvet,soygunlar bir biri ortalığa saçılıp duruyor.Eski defterler bir açılıp pislikler ortalığa dökülüyor.Egemen klikler arası çatışmada kazanan ve kaybeden şu anda olmayacak.Ama esasen emekçi proleter yığınların kendince yol çizmesi süreci hızlanmış olacaktır.Her halükarda gelişmeler proletarya ve emekçilerin lehindedir.Onların gözünün açılması ve düzenle olan bağlarının zayıflaması açısından anlamlıdır.
Sınıf mücadelesi açısından da gelişmeler oldukça anlamlıdır.Toplu görüşme adı altında Emekçi memurlar-işçiler satıldılar.Sendikalara olan güven iyice azalmış ve bağımsız sınıf mücadelesi seyri olanağı artmıştır.Sarı ve faşist gerici işçi sendika ağalarının ****l sektörü ve diğer bazı sektörlerde toplu sözleşmelerde sınıfa ihanetleri açıkça ortaya çıkmıştır.
Açlık-yoksulluk ve sefalet almış başını yürümüştür.Ekonomik kriz şimdilerde sınıfa kendini daha fazla hissettirmektedir.Mortgage krizi giderek uluslar arası etkisini ve rüzgarını da ardına alarak sertleşiyor;ekonomik krize siyasal krizler eşlik ediyor.ABD’de iki dev finans kurumuna ABD yönetimince el konuldu.Dalga dalga Avrupa’yı da içine alacak bu krize eşlik edecek olan siyasal krizler ve ardından bir paylaşım savaşının tetiklenmesi uzak bir geleceğe ait değildir.
Türkiye proletaryası ve emekçileri;bu siyasal ve ekonomik krizden çıkış yolunu bulacak tek devrimci sınıftır.Devrimci sınıf mücadelesi açısından olanaklar her zamankinden daha fazla artmış olmakla birlikte ;devrimci öncülükteki yetersizlik daha bir kendini yoğun hissettirmektedir.Türkiye proletaryasının düzenle olan bağlarının koparılmasında nihai olarak sınıf bilinci temel önemde ise;bunun anahtarı da bu bilinci taşıyacak olan liderliktedir.
Devrimci proletarya,özgürlük ve sosyalizm mücadelesini günübirlik ekonomik-demokratik-kültürel mücadelesi ile ustaca birleştirmek zorundadır.Devrimci proletarya ; sınıf mücadelesi ve amaçları önündeki engellerden en büyüğü olan sarı-faşist-gerici sendika ağalarını aşmak zorundadır.Sınıf sendikaları oluşturma ve tüm muhalafet hareketini birleştirecek adımları atmak elzemdir.Kürdistan’daki kirli-pis savaşa karşı durmak ve halkların kardeşliği şiarını güncel-pratik adımlarıyla gerçek kılmak zorundadır.Emperyalist paylaşım savaşlarına ve işgalciliğe karşı tutarlı-kararlı-inatçı bir duruş sergilenmesi de kritik önemdedir.
Dünya proletaryası ile birlikte-ortak mücadeleyi yükseltmek zorunludur.Giderek dünya proletaryası da sesini yükseltmektedir.Dünyanın bir çok yerinde grevler,direnişler örgütlenmektedir.Dünya ekonomik krizinin faturasını ödemek istemeyen devrimci proletaryası açısından bıçak kemiğe dayanmıştır.Mücadeleden başka çıkar yol yoktur.
Derinleşen ekonomik-siyasal krizi devrimle taçlandırmak gibi büyük bir insani eylemin tek kurucu sınıfı olan proletarya ve onun öncüsünün ;süreci değiştirip dönüştürmek yanında siyasal eyleminin odağına iktidar perspektifini koyması kesinlikle gereklidir.Sınıf mücadelesi içinde Devrimci proletarya Devrimci-komünist öncüyü yaratmak-örgütlemek gibi özel bir görevinde sahibi olmak zorundadır.Komünist devrimci öncünün yaratılması,örgütlenmesi devrimci mücadelenin başarısının kilit noktasındadır.Egemen sınıflar arasındaki çelişki ve çatışmaların derinleşmesi kaçınılmazdır.Ordu eliyle yürütülen Kürtleri yok etme politikasının devam edeceği kesindir.KUKM açısından reformizm ile devrimci savaş arasındaki kaçınılmaz seçim açık hale gelecektir.Bugüne kadar reformist söyleme her bakımdan silahla karşılık veren Egemen burjuvazi;genel olarak bu tutumunu sürdürecektir.KUKM ise,bundan böyle reformist hayaller peşinden koşmayı ve Kürt emekçilerini düzene yedeklemeyi bırakmak zorundadır.Halkların kardeşliği bağlamının ötesinde;birlikte ve ortak sınıf mücadelesi perspektifi ile egemen kapitalizmin yıkılması ve özgürlük-sosyalizm kavgasının başarısı mücadelesi yükseltilmek zorundadır.
__________________ KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.