![]() |
|
|
#21 |
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
|
#22 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Yüzbinlerce işçi ve emekçi Taksim Meydanı'nda!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Dakika dakika 2010 Taksim 1 Mayısı... (01.05.10) – İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs, İstanbul'da Taksim'de Meydanı'nda görkemli bir biçimde kutlanmayı bekliyor. Şişli, Dolmabahçe ve Şişhane olmak üzere 3 ana koldan Taksim Meydanı'na yürüyecek olan işçi ve emekçiler aradan geçen 32 yılın ardından direne direne kazanılan 1 Mayıs alanını özgürleştiriyorlar. 15.00: Grup Yorum'un söylediği Çav Bella ve 1 Mayıs Marşı'nın alanda bulunan binlerce kişinin eşlik etmesiyle kutlamalar sona erdi. Alanda bulunan ilerici ve devrimci güçler alandan ayrılmaya başladı. 14.45: Mustafa Kumlu'nun işçilerin protestosuna hedef olarak sahneden ayrılmasının ardından DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve KESK Genel Başkanı Sami Evren'in dışında 6 konfederasyon başkanlarından konuşma yapan olmadı. İşçilerin Kumlu'ya yönelik protestoları sonuç verdi ve Cevizli TEKEL işçisi Metin Aslan platforma çıkarak Süleyman Çelebi'nin ardından söz aldı. Aslan, sendikaların 26 Mayıs'ta iş bırakma kararına uymasını isteyen Aslan Türk-İş bürokrasisini teşhir etti. 2 Nisan'da hükümet ve Türk-İş'in anlaştığını söyleyen Aslan 2 Haziran'da Ankara'ya giderek işçilerin aidatlarıyla alınan Türk-İş binasına gireceklerini sözlerine ekledi. "Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!" diyerek konuşmasını noktalayan TEKEL işçisi, Aynur Çamalan'ın direnişine destek çağrısında bulundu. Kürsüden yapılan açıklamayla Taksim'deki kutlamaların sona erdiği duyuruldu. Alanda bulunan binlerce emekçi coşkulu halaylar ve sloganlarla 1 Mayıs kutlamasına devam ediyor. 14.00: Mustafa Kumlu'nun konuşmasını yapamadan kürsüden ayrılmasının ardından KESK Genel Başkanı Sami Evren söz aldı. Konuşmasına, 1977'de katledilenleri, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir, İbrahim Kaypakkaya gibi devrimci önderleri anarak başlayan Evren Kürt halkının özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirmiş olan Mazlum Doğan'ı da selamladı. Krüsü programı DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin konuşmasıyla devam etti. 13.40: TEKEL, itfaiye ve İSKİ işçilerinin de içinde bulunduğu işçilerin sendika bürokratlarına yönelik tepkileri devam ediyor. "Satılmış sendika istemiyoruz!", "Kumlu istifa!" sloganlarını atan işçiler kürsüden konuşma yapmayı talep ediyorlar. 13.35: Şişli kolundan yürüyen tüm kortejler alana giriş yaparken anarşist bir grup ise arama noktasının önündeki bekleyişini sürdürüyor. Polisi protesto eden anarşist grup içeriye girmeyerek polisin tutumunu protesto ediyorlar. 13.30: Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında platforma gelen Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, TEKEL işçileri ve itfaiye işçilerinin de içinde bulunduğu bir grup işçi tarafından protesto edildi. İşçilerin protestosu nedeniyle kürsüden ayrılmak zorunda kalan Kumlu, Atatürk Kültür Merkezi'ne sığınmak zorunda kaldı. Kumlu'ya tepki gösteren işçiler kürsüye çıkarak sloganlar attılar. İşçilerin protestosu sırasında AKM'nin camları kırıldı. Kumlu AKM'nin arka kapısından çıkarıldı. 13.20: Şişli kolundan Taksim'e yürüyen ilerici ve devrimci güçlerin arama noktalarından geçişi sürüyor. Yürüyüş kolunda kitlesel bir kortejle yer alan Halk Cephesi'nin arama noktalarından alana girişi oldukça zaman alırken girişler devam ediyor. 12.50: Taksim'deki 1 Mayıs kutlamaları tüm coşkusuyla devam ediyor. Timur Selçuk'un seslendirdiği "Türkiye İşçi Sınıfına Selam", 1 Mayıs Marşı'na alanda bulunan binlerce emekçi eşlik ediyor. Atatürk Kültür Merkezi önünde kurulan dev platformda bulunan onlarca sanatçı da koro halinde Timur Selçuk'a eşlik ediyor. 12.30: Saat 12.30 itibariyle Şişhane ve Dolmabahçe kollarının arama noktalarından geçişleri tamamlandı. 12.00: Kazancı Yokuşu'nda gerçekleştirilen kısa anmanın ardından kırmızı beyaz karanfillerden yapılmış “Yaşasın 1 Mayıs!” şiarlı çelenk meydandaki anıta bırakıldı. Bu sırada aralarında Mücadele Birliği ve CHP'nin de olduğu çeşitli gruplar anıta çıkarak “Yasaşın 1 Mayıs!” sloganı attılar. Güvenlik için alanda bulunan işçiler müdahale ederek anıtın üzerindekilere, anıttan inmeleri konusunda uyarıda bulundu. Anıtın önünde saygı duruşu için bulunan Süleyman Çelebi ise bu tabloyu “siyasal şov” olarak değerlendirdi. Kendisinin orada “kuruluş savaşında”, '77 1 Mayısı'nda şehit düşünler için, Atatürk için saygı duruşunda bulunmak istediğini fakat anıta çıkmak isteyenlerden kaynaklı bunu yapamadığını ifade etti. “1 Mayıs'a kimsenin gölge düşürmeye hakkı yok!” diyerek anıtta kimsenin çıkmaması gerektiğini söyledi. Bununla beraber kürsüden alana girenlerin selamlanması devam ediyor. Alana giriş yapanların pankartları okunarak "Hoşgeldiniz!" deniyor. Direnişçi işçiler de selamlananlar arasında. Zaman zaman kürsüden sloganlar atılırken alana giriş yapanlar sloganlara eşlik ediyor. 11.45: 6 konfederasyonun başkanı 11.40 sıralarında Taksim Kazancı Yokuşu'na gelerek 77 1 Mayıs Katliamı'nda şehit düşenleri anmak için karafiller bıraktı. Arama noktalarından alana girişler ise devam ediyor. Kitleselliğiyle dikkat çeken Şişli-Mecidiyeköy kolundan ilerici, devrimci güçlerin ilerleyişi sürüyor. 11.20: Yürüyüş kollarından meydana girişler devam ediyor. Hak-İŞ, KESK ve DİSK Taksim Alanı'na girdi. Bu arada arama noktasında oluşan yığılmalardan kaynaklı alana girişlerde zorluklar çekiliyor. 11.00: DİSK ve KESK kortejlerinin bulunduğu kolun arama noktalarından geçişi devam ediyor. Bu kolun birazdan Taksim Meydanı'na giriş yapması bekleniyor. Taksim heyecanı tüm kortejlerde göze çarpıyor. Türk-İş ve Kamu Sen kortejlerinin bulunduğu Şişhane kolu ise Tepebaşı'ndaki TRT binası önünden Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önündeki arama noktalarına doğru ilerliyor. 10.30: 3 ana kolda da Taksim Meydanı'na doğru ilerleyiş sürüyor. Özellikle Şişli-Mecidiyeköy kolun coşkulu seli var. DİSK ve KESK kortejleri arama noktalarından geçerek Taksim Meydanı'na doğru ilerliyorlar. DİSK'e bağlı çeşitli sendikaların katılımı ise dikkat çekiyor. Ses aracından yaphılan anonslarla Taksim'in işçi ve emekçilerin mücadelesiyle kazanıldığı söyleniyor. DİSK kortejinin en önünde ellerinde DİSK yazılı kartonlar bulunan işçiler yürüyor. Uluslararası katılımcıların da yer aldığı DİSK kortejinde ayrıca "1 Mayıs" ve DİSK pankartları taşınıyor. DİSK'e bağlı sendikalar arasında Birleşik ****l-İş'in Çayırova Boru, Bossal Mimaysan, Sarkuysan, RSA, Ejot Tezmak, Areva, Yücel Boru, Anadolu Motor gibi fabrikaların pankartlarıyla yürüdükleri göze çarpıyor. Basın-İş, Dev Sağlık-İş, Devrimci Yapı-İş, Dev Maden Sen, Sine Sen, Emekli Sen, Genel-İş, DİSK/Tekstil, Lastik-İş, Limter-İş, Nakliyat-İş, Oleyis, Bank Sen, Sosyal-İş, Genç Sen ve Spor Sen de DİSK korteji içinde yer aan sendikalar... DİSK'e bağlı sendikalardan Birleşik ****l, Nakliyat-İş ve Genel-İş'in canlı ve kitlesel katılımı dikkat çekiyor.DİSK'in hemen arkasından ise TMMOB, İSMMO pankartları sıralanıyor. 10.10: DİSK kortejinin başında DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi '77 1 Mayısı'nda şehit düşenlerin yakınlarıyla yürüyor. Süleyman Çelebi burada yaptığı konuşmada 1 Mayıs'ın geçmiş senelerden farklı bir biçimde kutlandığını ifade etti. Gazsız, copsuz, şiddet olmadan, özgürlük içinde 1 Mayıs'ın kutlandığını ve tam bir coşkunun hakim olduğunu belirten Çelebi, “demek ki istenilirse olabiliyormuş” dedi. Bunu işçi sınıfına ve demokrasi güçlerine borçlu olduklarını söyledi. Kemal Türkler'in eşi ve çocuklarının da aralarında olduğunu belirten Çelebi onların ve '77'de yaşamını yitirenlerin onur konukları olduğunu dile getirdi. Bugünleri Türkiye işçi sınıf ve emekçi halkalarına borçlu olduklarını yineleyen Çelebi, onların büyük bedeller ödediklerinin altını çizdi. Kemal Türkler'in kızı da DİSK kortejinin önünde yürüyenlerden biri. Birleşik, örgütlü gücün hiçbir zaman yenilmez olduğunu söyleyerek verilen kararlı mücadele ile bugünün kazanıldığını ifade etti ve '77 şehitlerini saygıyla andığını söyledi. 10.00: En yoğun katılımın olduğu Şişli-Mecidiyeköy kolunda kortej düzeni oluşturulmaya devam ediyor. Bu kolda yer alan Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenleri "Devrimci 1 Mayıs Platformu" ortak pankartı arkasında sıralanıyorlar. BDSP korteji platform pankartının en önünde yer alırken BDSP'liler “Güvencesiz çalışmaya, geleceksiz yaşamaya karşı 26 Mayıs'ta Genel grev-genel direniş!”, “Sınıfa karşı sınıf, düzene karşı devrim, kapitalizme karşı sosyalizm!”, “Kahrolsun sermaye iktidarı! Yaşasın sosyalist işçi-emekçi iktidarı!”, “İşçi sınıfı savaşacak, sosyalizm kazanacak!” şiarlı pankartlar ile Marx-Engels-Lenin resimli “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!” şiarlı pankartları taşıyorlar. Ayrıca BDSP imzası ve logosunun yer aldığı pankart da kortejde yer alıyor. BDSP kortejinden sıklıkla "Yaşasın devrim sosyalizm!", "İşte Taksim işte 1 Mayıs!", "Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!" sloganları yükseliyor. Ekim Gençliği ise "Soruşturma-ceza terörüne, eğitim ticarileştirilmesine, geleceksizliğe karşı çözüm devrimde kurtuluş sosyalizmde!" ve "1 Mayıs kızıldır kızıl kalacak!" pankartlarını taşıyor. Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenleri arasında halk Cephesi'nin kitlesel katılımı dikkat çekerken bu kortejde tek tip kıyafetler ve kızıl bayraklarla yürünüyor. EHP, Mücadele Birliği Platformu, Sosyalist Devrimci Parti Girişimi, Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesi, Üniversite öğrencileri, Mustafa Suphi Kültür Merkezi, Göçmen Dayanışma Ağı, Kangal Dernekleri Federasyonu'nun da aralarında bulunduğu yöre dernekleri de bu kolda yer alıyor. TMMOB, PSAKD, Divriği Kültür Derneği üyeleri de Şişli kolunda yer alıyorlar. Taksim yönüne doğru sağ kolda; Tek Gıda-İş, Petrol-İş, Maden-İş, Koop-İş, Selüloz-İş, Belediye-İş, Çimse-İş sendikalarının pankartları göze çarparken sol kolda ise Genel Maden-İş, Tez-Koop-İş, TÜMTİS, Basın-İş, Deri-İş, Şeker-İş, Tes-İş pankartları göze çarpıyor. Türk-İş'e bağlı sendikaların pankartlarında ağırlıklı olarak güvencesiz çalışmaya karşı mücadele çağrıları öne çıkıyor. Yine kolda yer alan Kamu Sen'e bağlı sendikaların da toplanması sürüyor. Emek Partisi'nin "İş, ekmek, özgürlük! Genel grev, genel direniş" pankartıyla alanda yer aldığı göze çarparken ÖDP üyeleri de kortej düzeni oluşturuyorlar. Dolmabahçe kolunda ise Hak-İş ve Memur-Sen büyük oranda toplanmış durumda. Bu kol Gümüşsuyu'ndaki arama noktasına kadar ulaştı. Şişli'deki toplanma yeri olan Şişli Meynanı'na sürekli bir akış var. Metrobüslerden ve otobüslerden gelenler marşlar eşliğinde yürüyor. Toplanma noktalarında şenlik havası var. KESK Genel Başkanı Sami Evren burada yaptığı konuşmada çoşku ve mücadele azmiyle Taksim Alanı'na girmenin oldukça önemli olduğunu söyledi. Burada da böylesi bir havanın var olduğunu belirtti. 1 Mayıs kutlamalarının kendileri için sadece bir miting olmadığının altını çizen Evren, kürsel sermayenin saldırılarına karşı emeğin programının dünyanın dört bir yanında dillendirileceğini söyledi. 09.00: Taksim Meydanı'nda miting programı için dev bir platform kurulmuş bulunuyor. '77 1 Mayıs Katliamı'nı hatırlatan büyük boy pankartın asılı olduğu platformun güvenliğini 6 konfederasyona bağlı sendikalara üye işçiler sağlıyor. Alanın güvenliğini sağlamak için ise 1000 işçi görev yapıyor. Şişli-Mecidiyeköy kolunda ise toparlanma sürüyor. DİSK ve KESK'e bağlı sendikaların üyeleri açtıkları pankartlar ve atılan sloganlarla Şişli kolunda toplanıyorlar. Taksim'e yürüyüş yönünün sağ tarafında toplanmak için Şişli'ye yürüyen DİSK'e bağlı sendikaların üyeleri açtıkları pankart ve flamalarıyla anlamlı bir görüntü sergiliyorlar. Birleşik ****l-İş üyelerrinin bu koldaki katılımı dikkat çekerken DİSK'e bağlı diğer sendikaların da toplanması sürüyor. Yolun sol tarafında ise KESK'e bağlı sendikaların üyeleri ve Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşeni devrimci güçlerin toplanışı sürüyor. Özellikle Eğitim-Sen'e bağlı sendika şubelerinin sloganlar ve pankartlarla yürüyüş koluna doğru ilerlemeleri dikkat çekiyor. "Yaşasın 1 Mayıs!", "Taksim kızıldır kızıl kalacak!" sloganları dikkat çekiyor. Yine Şişli kolunda yer alan İşten Atmak Yasaklansın Platformu bileşenlerinin de toparlanışı sürüyor. 08.00: 1 Mayıs 2010'un ilk sloganları oldukça erken bir saatte Taksim Meydanı'nda yankılandı. 78 günlük direnişleriyle 2010 yılına damga vuran TEKEL işçileri saat 06.30 sıralarında Taksim Meydanı'na girerek Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde eylem yaptı. TEKEL'deki direniş sürecinde yaşamını yitiren Samsun TEKEL işçisi Hamdullah Uysal'ı da unutmayan işçiler “Hamdullah Uysal ölümsüzdür" pankartını açtılar. İşçiler bir süre sonra buluşma noktaları olan Şişhane koluna döndüler. Şişli kolunda ise KESK ve DİSK'e bağlı sendikaların üyeleri yavaş yavaş Şişli Cami civarında toplanıyorlar. Birleşik ****l-İş, Nakliyat-İş ve DİSK pankartları yol boyunca açılırken ses aracından yükselen 1 Mayıs marşı eşliğinde sloganlar atılıyor. Şişhane kolunda, İşçi Partisi ve CHP'lilerin toplandığı, Demiryol-İş üyelerinin ise erken saatlerde Şişhane'de buluştuğu gözlendi. Kızıl Bayrak / İstanbul
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#23 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Bürokrat bürokratı savundu
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (02.05.10) – Sermaye hükümeti AKP'nin “uslu ve yandaş sendikacısı” Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, dün Taksim'de gerçekleştirilen 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu'nun kürsüye çıktığı sırada protestoların hedefi olmasını ve sahneden inmek zorunda kalmasını değerlendiren Uslu “çarpıcı ve iddialı” açıklamalarda bulundu. Emekçilerin zorlu mücadeleler sonucunda kazandığı “resmi tatil hakkı”nı ve Taksim'in emekçilere açılmasını ''devletin bugüne kadar kavgalı olduğu 1 Mayıslara karşı ezberini de bozması” olarak değerlendiren Hak-İş bürokratı, hizmet ettiği sermaye hükümeti ve sınıfına karşı “sorumlulukları”nı yerine getirdi. Uslu'dan bürokrat dayanışması 1 Mayıs Alanı Taksim'in emekçilere açılmasını emekçilerin mücadelesinden çok sermaye hükümetinin ve devletinin “lütfu”na bağlayan Hak-İş bürokratı, Mustafa Kumlu'yla da bürokrat dayanışması göstermekten geri durmadı. Kumlu'ya yönelik protestoyu “saldırı” olarak değerlendiren Uslu, ''Olaylar her ne kadar Kumlu'nun kürsüye çıkmasıyla başlamış olsa da, doğrusu bu olayın önceden kurgulanmış bir tezgah olduğu düşüncesindeyiz'' dedi. Uslu, 1 Mayıs günü kürsüye atıldığı iddia edilen bir bıçağı da gazetecilere gösterdi. “Kumlu'ya saldıranların işçi değil, işçilerin arasına sızan provokatörler olduğunu” düşündüklerini belirten Uslu, Türk-İş bürokratına sahip çıktı. DİSK ve KESK'i hedef aldı “Provokatörler” demagojisine sığındığı konuşmasında Uslu, Kumlu'ya yönelik protestoların ardından kürsüye çıkan kitleye seslenen DİSK ve KESK başkanlarını da hedef aldı. Uslu şöyle konuştu: “Biz 4 konfederasyon alanı terk ettiğimiz halde, diğer iki konfederasyonun halen alanda kalmaya devam edip, adeta fırsatı ganimete dönüştürmek istercesine konuşmalarına devam etmelerini her şeyden önce ahlaki bulmuyorum. Bu 1 Mayıs'a farklı yönlerden, ama kol kola birlikte girmeyi başardık. Ama ne yazık ki kol kola bitirmeyi başaramadık. Kaygım şu ki; bizden sonra konuşmaya devam edenlerin bu provokasyondan haberleri var mıydı? İki konfederasyon başkanının orada kalıp hiçbir şey olmamış gibi davranmasını yadırgıyorum.'' Türk-İş bürokratı Kumlu'yu savunurken TEKEL'deki mücadelenin ve Türk-İş içindeki farklı hesaplaşmaların da etkisiyle “muhalif” mertebesine yükselen Tek Gıda-İş'i de hedef alan Uslu açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "DİSK, sanki önceden böyle bir tepkinin olacağını bilerek, Tekel işçilerine veya TEKEL işçilerinin içerisine sızan provokatörlere bir 'taşıyıcı annelik' yapmıştır. Bunu yadırgıyorum. Kimin nerede yürüyeceği belliydi. Geçen basına yansıdı. DİSK Genel Başkanı Çelebi ile Tek-Gıda-İş Başkanı Türkel birlikte yemek yediler. Herkes istediğiyle yemek yiyebilir, bunu yadırgamam, ama acaba 'Tek-Gıda-İş Türk-İş'in içinde yürümesin, DİSK'in önünde yürüsün. Biz onlara uygun zemin hazırlarız' konuşması o yemekte mi yapılmıştır.'' Uslu'dan 1 Mayıs tehdidi İddialarında sınır tanımayan ve oldukça kapsamlı bir komplo teorisi oluşturan Uslu, diğer örgütlere kendilerini sorgulamaları çağrısında bulundu. Sırtını sermaye hükümeti ve patronlara yaslayarak 1 Mayıs'ın içinin boşaltılması için gece gündüz çalışan Hak-İş bürokratı Uslu, bu örgütlerin (DİSK ve KESK'i kastediyor), kendilerini sorgulamamaları ve kamuoyunun önünde özür dilememeleri durumunda hiçbir 1 Mayıs'ta yan yana olmayacaklarını dile getirdi. Kürsüye atıldığını iddia ettiği bir bıçağı da basına gösteren Uslu, ''Bundan sonra Taksim Meydanı'ndaki 1 Mayıslara katılacak mısınız?'' sorusu üzerine de, Uslu, ''Gideriz, ama onu gelecek yıl gösterir. Şimdiden bir şey demem imkansız. Bizim için Taksim kutsal bir mekan değildir. Alan fetişizmi içerisinde değiliz. Her yer 1 Mayıs alanıdır. İşçi ve emekçinin olduğu her yerde kutlanır'' yanıtını verdi.
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#24 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Kürdistan illerinde 1 Mayıs!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (02.05.10) - İşçi sınıfının birlik, beraberlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs Kürdistan illerinde de coşkuyla kutlandı. Resmi olarak Batman, Bitlis ve Ağrı olarak bildirilen merkezlerin dışında Adıyaman, Dersim, Şırnak'ta da kutlamalar yapıldı. Onbinler 1 Mayıs meydanlarında taleplerini haykırdı. Kürdistan illerinde gerçekleştirilen 1 Mayıslarda Taksim idaresi selamlandı. Operasyonların da ele alındığı mitinglerde devlet terörüne işaret edildi. Batman "Newroz'la direnen halk 1 Mayıs ile özgürlüğe yürüyor" şiaryla Batman'da yapılan mitinge yaklaşık 10 bin kişi katıldı. Kutlamaya Diyarbakır, Şırnak, Siirt ve Mardin'den de katılım sağlandı. Diyarbakır Caddesi üzerinde bulunan Bahar Kültür Merkezi ve Zeki Oteli önünde kortejler oluşturularak Cumhuriyet Meydanı'na yürünürken, yürüyüşe Ahmet Türk, Aysel Tugluk, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP milletvekilleri Ayla Akat Ata, Bengi Yıldız ve Sevahir Bayındır, Petrol İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ve KESK MYK üyeleri de katıldı. Yürüyüşte "Ne siyasi soykırım, ne taciz ne tecavüz bizleri yıldıramaz", "Ya Gerçek demokrasi ya hiç", "Newroz'la direnen halk 1 Mayıs'la özgürlüğe yürüyoruz", "Yaşasın 1 Mayıs", "Bijî 1 Gulan", "Ya onurlu bir barış ya görkemli bir direniş", "Barış yarına kalmasın analar ağlamasın", "Cezaevlerindeki ölümlere sessiz kalmayacağız", "1 Mayıs'ta, bir haykırış da Hasankeyf'in kurtulması için", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Yaşasın 1 Mayıs, halkların kardeşliği emekçilerin birliği" pankartları taşındı. Yürüyüş boyunca kitleye katılımlar yaşandı. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen miting programı konuşmalarla devam etti. Dersim'de operasyonlara karşı Kürt, Türk, emekçi ve işçilere birlik çağrısı Dersim'de 1 Mayıs kutlamaları işçi ve memur konfederasyonları öncülüğünde gerçekleşti. Yağan şiddetli yağmura rağmen mitinge binlerce kişi katılırken BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis de 1 Mayıs kutlamasında yer aldı. 1 Mayıs kutlaması Sanat Sokağı'ndan toplanan binlerce kişinin mitingin yapılacağı Kışla Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmesiyle başladı. Kürtçe ve Türkçe dövizlerin taşındığı eylemde marşlar şiddetli yağmura rağmen susmadı. Açılış konuşmasında Dersim halkının işçi ve emekçilerin haklarını savunacağı belirtildi. Munzur üzerinde yapılmak istenen barajlara da dikkat çekilen mitingde, Türkiye'de sorunların ancak Kürt sorununun çözümüyle mümkün olduğu ifade edildi. BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis ise, 1 Mayıs'ın operasyonlar gölgesinde geçtiğine vurgu yaptı. Halis, "1Mayıs işçi bayramını üzerimizde geçen helikopterlerin gölgesinde kutlamayı yapıyoruz. Bu kanın durması için Kürt, Türk, emekçi, işçi, her kesimden birlik olması gerekiyor.” dedi. Konuşmaların ardından miting yerel grupların sahne almasıyla son buldu. Şırnak KESK, DİSK, Diver, Tüm Bel-Sen, BDP il ve ilçe örgütlerinin katıldığı 1 Mayıs, Şırnak merkez ve ilçelerinin katılımıyla Silopi'de gerçekleştirildi. Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde "Yaşasın 1 Mayıs", "Bijî 1 Gulan", "Yaşasın iş, emek, özgürlük mücadelemiz" ve "Direndik yılmadık kazandık" pankartları açıldı. Kürsüden yapılan konuşmada 1 Mayıs'ın direnerek bir hak haline getirildiği belirtilerek Kürt sorunu kapsamında anayasa değişikliği tartışmaları ele alındı. Adıyaman Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen mitinge Maraş ve Urfa'dan katılım sağlandı. Mitingde "Kürt sorununa demokratik halkçı çözüm, tutuklu Kürt çocukları serbest bırakılsın, operasyonlar durdurulsun gençler ölmesin, Yaşasın Türk ve Kürt halklarının eşit özgür gönüllü birliği, 4B, 4C kaldırılsın, herkese iş güvenceli istihdam" açırken yürüyüş Mimar Sinan Parkı'nda başlayarak Sakarrya Caddesi boyunca sürdü. Yürüyüş kortejinin başında TEKEL işçileri yer aldı. "Bijî 1 Gulan!", "Öcalan!", "Bijî Serok Apo!" ve "Susma sustukça sıra sana gelecek!" sloganlarının atıldığı eylemde sloganlar nedeniyle polislerin bir öğrenciyi gözaltına almak istemesi ile gerginlik yaşandı. Mitinge yaklaşık bin kişi katılırken Sakarya Caddesi'nde gerçekleştirilen açılış konuşmasında Kürt siyasetçilerine dönük devlet terörü hatırlatıldı ve şunlar söylendi: "Ama tüm baskılara karşı Tekel işçilerinin Ankara direnişi bize gösterdi ki birlikte hareket edip birleşik mücadele ettiğimiz de karşımızda duracak hiçbir güç yoktur. Bunun en açık örneği de şu an Adıyaman 1 Mayıs alanında herkesin kendisini rengiyle ifade ettiği 1 Mayıs buradaki 1 Mayıs kutlamasıdır" Ağrı Kars, Iğdır, Ardahan, Erzurum, merkez ve ilçelerinden gelen binlerce kişinin katılımıyla Ağrı'da gerçekleştirilen mitingde "Yaşasın 1 Mayıs", "Irkçılığa yoksulluğu karşı yaşasın 1 Mayıs", "Yaşasın emekçilerin birliği", "Yaşasın hakların kardeşliği pankartlarıaçıldı. BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, Siirt Milletvekili Osman Özçelik, SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun, ilçe belediye başkanları KESK ve DİSK yöneticileri de kutlamalarda yerini aldı. Yoğun yağmur altında başlayan mitingde Taksim meydanına çıkan emekçiler selamlandı. SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun, 1 Mayıs'ın hakların emperyalizme karşı direniş bayramı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "1 Mayıs'a bayram dememiz içiz için önce emek sömürüsünün kaldırılarak eşitliğin olması gerekiyor" dedi. Yorgun konuşmasında operasyonlara da dikkat çekti. Miting, sanatçıların söylediği şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi. Bitlis Bitlis'teki 1 Mayıs kutlamaları Muş, Van ve Hakkâri merkez ile ilçelerden gelen binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. "Güneşin özgürlüğü kadının özgürlüğüdür", "Demokratik çoğulcu anayasa", "Yaşasın demokratik Anayasa", "BDP'li tutsaklar serbest bırakılsın", "İşte AKP açılımı inkar imha işkence", "Newroz'da kitleselleştik, 1 Mayıs'ta özgürlüğü yürüyoruz" pankartlarının açıldığı yürüyüş Üçyoldan başlayarak Gök Meydanı'na kadar sürdü. Yürüyüşe BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, KESK Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, çevre belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 15 bin kişi katıldı. Mitinge kadınların kitlesel katılımı dikkat çekti. BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan yaptıı konuşmada şunları söyledi: "Halkımızın verdiği büyük bedellerden sonra bugün Taksim ve diğer alanlarda 1 Mayıs'ı kutluyoruz. Bu AKP'nin bir lütfu değildir. Bir mücadelenin sonucudur. AKP açlık, savaş ve gözyaşından başka bir şey getirmedi. Kürt sorunu çözüme kavuşmadığı sürece Türkiye'de hiçbir sorun çözülmez." Kaynak: ANF
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#25 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
1 Mayıs İşçi Bayramı / ne kutlanıyor? - Rıza Türmen
İşçiler 32 yıl sonra Taksim Meydanı’na girdiler. Burada önemli olan, işçinin 1 Mayıs Bayramı’nı Taksim Meydanı’nda kutlaması değil, 32 yıldır Taksim Meydanı’nın işçiye kapalı tutulması. Ama bu da şaşırtıcı değil. Türkiye’de işçi, yazılı olan ve olmayan yasaklarla kuşatılmış durumda. Taksim Meydanı da işçiye getirilen yasaklardan biriydi. 1 Mayıs 1977 kapanmış bir defter değil. Olayın suçluları yakalanmadı. Yakalanacağa da benzemiyor. CHP’nin 20 Nisan 2010’da olayın açıklığa kavuşturulması için verdiği Meclis araştırması önergelerinin AKP oylarıyla ret edilmesi dikkat çekici. Meclis’te bu konuda bir araştırma komisyonu bile kurulamadı. İşçinin 1 Mayıs’ta bayram yapmak için bir nedeni yok. AB Komisyonu’nun 2009 İzleme Raporu da bunu gösteriyor. Rapora göre, Türkiye’de sendikal haklar gerçek anlamıyla tesis edilmiş değil. Sendika reformu yasası yıllardır bekliyor. Mevcut yasal çerçeve, örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakları bakımından AB standartları ve ILO Sözleşmeleri ile uyum içinde değil. ILO Uzmanlar Komitesi Türkiye’ye bu reformları gerçekleştirmesi çağrı yaptı. İşçi, işveren ve Hükümet arasında diyalog zayıf. Toplu sözleşmeden yararlanan işçilerin yüzdesi düşük. Yoksulluk sınırında yaşayanların yüzdesi çok yüksek (%18.5). Dünyanın en büyük işçi sendikası federasyonu olan ve 155 ülkede 175 milyon işçiyi temsil eden Uluslararası Sendika Konfederasyonu (ITUC)’nun Türkiye’ye bakışı da AB’den farklı değil. 28 Nisan 2010 tarihinde Türkiye ile ilgili olarak yayınladığı basın bülteninde ITUC, Türkiye’de sendikal hakların sık sık ihlal edildiğini, toplu sözleşme ve grev haklarının ağır biçimde engellendiğini, işçilere sendikadan çıkmaları için baskı yapıldığını, sendikaların iç işlerine müdahale edildiğini, sendikacıların terörizmle suçlanarak tutuklandıklarını, KESK üyesi 31 sendikacının yargılandığını, Tuzla tersanelerinde DİSK’e bağlı Limter-Is’in önde gelenlerinin, yasalara aykırı olarak işten çıkarılan işçileri savundukları için, bir şirket yöneticisinden ölüm tehditleri aldıklarını belirtmekte... Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun nisan ayında İstanbul’da yaptığı Genel Kurul toplantısında konuşan ITUC Genel Sekreteri Guy Ryder, Türkiye’de basın ve sendika özgürlüklerine getirilen sınırlamaları sert bir biçimde eleştirdi. Konu ile ilgili olarak hazırlayacağı raporda durumun ciddiliğini ortaya koyacağını ve Türk Hükümeti’nin sorunların çözülmesi konusunda olumsuz bir tavır takındığından söz edeceğini söyledi. Görünen o ki, kendi burjuvazisini yaratan AKP, sendikaları da denetim altına almaya çalışıyor. Sendikalar üzerindeki baskıları, kamu hizmetleri alanında taşeron sendikalar aracılığıyla iktidardan yana olmayan sendikaların etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını, işçilerin sendikalarından istifa etmeye ve sendika değiştirmeye zorlandığını, sendikalara karşı kapatma davaları açıldığını, basit ihmaller yüzünden sık sık tersanelerde, maden ocaklarında, fabrikalarda işçilerin yaşamlarını yitirdiklerini, kayıt dışı çalışanlara göz yumulduğunu, çocuk işçilere karşı önlem alınmadığını, kamu çalışanlarının toplu sözleşme ve grev hakkı olmadığını, asgari ücretin açlık sınırı altında belirlendiğini yabancı gözlemciler bilmeyebilirler. Ancak bunları kamuoyuna duyurmak, sendikalar kadar basının da görevi. Sendika hakları ve basın özgürlüğü bu nedenle birbirleriyle yakından bağlantılı, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte... AKP’nin anayasa değişiklik paketi ise işçinin durumuna bir düzeltme getirmiyor. Kamu çalışanlarına grev hakkı vermediği gibi, toplu sözleşme hakkı da gerçek değil. Uyuşmazlık çıkması durumunda taraflar sorunu Uzlaştırma Kurulu’na götürebilecekler. Kurulun kararları kesin ve toplu sözleşme yerine geçecek. Uzlaştırma kurulunun oluşumu kanunla düzenlenecek. Yani hükümete bağlı olacak. Başka bir deyişle, hükümet kendi iradesini Uzlaştırma Kurulu aracılığıyla sendikaya kabul ettirecek. Türkiye’de işçinin bayram yapması için bir neden yok. Ama kazanılması için mücadele edilmesi gereken haklar var. 1 Mayıs Bayramı bu gerçeği anımsamak bakımından önemli. Milliyet / 03.05.10
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#26 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
1 Mayıs'ın eksik doğası - Özcan Yüksek
Büyük bir oylum, kırmızıya, en çok kırmızıya, daha doğrusu kızıla boyanmıştı. Sarı, mor, mavi, siyah, beyaz ve başka renkler de vardı. Büyük bir oylum, Mecidiyeköy'den Şişli'ye dalgalanıyordu. Sabahın erken saatinde değil, biraz geç gitmiştim, ki kalabalık iyice yerini alsın, kimler gelmiş, nasıl gelmiş göreyim. Macidiyeköy'den Taksim'e kadar yürüdüm. Hızlı adımlarla. Bütün katılımcıları görmeye çalışarak, pankartları okuyarak. Sonra da Basın İş kortejine bir emekçi gibi sokuldum ve işçilerin "1 Mayıs Meydanı" olmasını istediği Taksim'e heyecanla girdim. Yaşlılar, tekerlekli sandalyede getirilmiş eski tüfekler vardı, gençler vardı, hepsinin gözleri kıvılcımlı yalımlar saçıyordu. Bulutların çarpışmasından doğan şimşek gibi öfkeyle haykırıyorlar, yüce ülkülere davet ediyorlardı. Öfke, bir kızıllık vermişti gözlerine. Taksim'de iş güvenliği Yirmi milyon çalışanın olduğu ama yalnızca 700 bin işçinin toplu sözleşme hakkından yararlanabildiği bir ülkede, göstericilerin en çok, iş güvenliğini dile getirmeleri çok doğaldı. İşçilerin hakları, bu ülkede, 33 kişinin yaşamını yitirdiği 1977 1 Mayısı'ndan bu yana daha da azaldı. Sekiz saatlik iş günü için Amerikan işçilerinin verdiği mücadeleden esinlenerek ilan edilen İşçi Bayramı'nda, 1 Mayıs şehitlerini anmak Türkiye'ye özgü bir haldi. Yabancı bültenlerin pek çoğunda, bu yüzden en baş sırada yer aldı Taksim mitingi. Gezegenin 1 Mayısı Ama benim gözlerim kızıl ve diğer renkten pankartlarda başka bir isyanı ve direnişi yazık ki boşuna aradı. Geldiğim yol boyunca ve sonra yaptığım kısa meydan gezintim sırasında, 1 Mayıs gösterisinde doğayla ilgili bir slogan yoktu. Varsa da göze çarpmıyordu. İşçi bayramında anti-kapitalist pek çok sloganın olması doğal. Lakin kapitalizmin geldiği bugünkü noktada, içinde yaşadığımız gezegenin doğasının ve yaşamın büyük bir tehlike içinde olduğu dile getirilmiyordu işte. Altıncı büyük doğal yokoluş sürecini yaşayan gezegenden hiç söz edilmiyordu. Orhan Taylan tarafından resmedilmiş, iri iki avuç içindeki kızıl renkli o ünlü 1 Mayıs Dünyası, bugün 0.7 derece daha sıcaktı, ama unutulmuştu. Bir saate 3 binden fazla canlı türünün yok olmasına isyan eden yoktu o alanda. Ne de Karadeniz derelerinden, Akdeniz ve Ege derelerindeki isyandan, Senoz, Alakır, Yuvarlakçay direnişinden bir bahis vardı. Orak çekiçli bayraklar vardı, çekiç tutan, kalem tutan eller vardı da orak tutan yoktu. Martıların direnişi Oysa büyük bir orman gibiydi Taksim. O caddeler, dereler akıyor gibiydi, oylum oylum. Ama Türkiye'nin sularının satıldığı, vadilerinin yağmalandığı, İstanbul'un son ormanına göz dikildiği anlaşılmıyordu. Parlak renkli pankartları kaldırıyorlardı göğe. "Görün ne var, ölümle dirim arasında" der gibi, yine kaldırıyorlardı yumruklarını. Lakin, gelin görün ki çok karşı çıktıkları o düzenin, doğanın düzenini bozduğundan söz etmeyi unutmuş gibiydiler işte. Haykırışlar doldurdu kenti. Martılar, kalabalığın üzerinde döne döne dolandı, çığlıklarla anımsatmaya çabaladı doğayı. Oysa doğa özgür değilse insan da özgür değildir. Referans / 03.05.10
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#27 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#28 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#29 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Limter-İş: Taksim zafer, durmak yok
İSTANBUL (04.05.2010)- DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, dişe diş verilen mücadele sonucu 32 yıl aradan sonra Taksim'i yeniden kazanan yüzbinlerce işçi ve emekçiyi selamladı. Aynı umut ve kararlılık 26 Mayıs Genel Grev’ini güçlendirme çağrısında bulundu. Limter-İş Sendikası, Taksim zaferinden sonra aynı inatla mücadelenin önemine dikkat çekti. Sendikadan yapılan “Taksim zafer durmak yok” başlıklı açıklamada, daha büyük kazanımlar için 1 Mayıs’tan alınan güçle 26 Mayıs Genel Grev’ine çağrı yapıldı. Açıklamada “32 yıl boyunca eline ayağına pranga vurulan, gözüne mil çekilen Taksim’i özgürleştirdik. Her dilden, renkten, ulustan işçisi, işsiziyle, genci yaşlısıyla, kadını-erkeğiyle horona, zeybeğe, halaya durduk. 1 Mayıs alanında, iş, barış, adalet şiarlarımızla büyük orkestramızdan yükselen marşlarımız gökyüzünde dansa durdular adeta” ifadeleri yer aldı. Yüz binlerin umudunun daha da büyüdüğüne işaret edilen açıklamada, “Taksimi yer-mekân sorununa indirgeyip, Kadıköylere, Gebzelere demir atanlara inat Taksim’in özgürleşme mücadelesinde bir azim, cüret, sınıf mücadelesinin yükseltildiği bir arena olduğunu dostta düşmanda gördü” diye belirtildi. Önümüz 26 Mayıs Limter-İş açıklamasında Taksim 1 Mayıs kazanımının dişe diş bir mücadele sonucu elde edildiğini dile getirildi. Emeği geçen DİSK, KESK, TTB, TMMOB ile devrimci, sosyalist kuvvetler selamlandı. Limter-İş Taksim'in sıradan bir zafer olmadığı vurgusunda bulundugu açıklamasında şöyle dedi: “Öyle bir zafer ki bu, devletin provakatör rolünü açığa çıkarmış, teşhir etmiş, görmeyen gözlerin bile görmesini sağlamıştır. Her şey bir yana tarihi değerdeki bu kazanımın üstünden asla atlanamaz olduğunun altını bir kere daha çizmeliyiz.” Açıklamada, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz yıllarda Taksim talebi için “Ayaklar baş olursa” sözleri hatırlatıldı. “Öyle bir zafer ki bu patronları temsilen Başbakan’ının dilini çözmüş ‘siz almadınız biz verdik’ diyerek aşağılık kompleksini açığa çıkarmıştır” diye belirtildi. Taksim'in halkların birleşik mücadelesiyle kazanıldığına işaret edildi. “Başbakan bilmelidir ki” uyarasında bulunan Limter-İş, “Bizim için gerisi teferruattan ibarettir. Hazmedilmesi kolay olmasa da gerçek bu. Gerçeği değiştirecek teknoloji ise ne yazık ki hala keşfedilmedi. Ne mutlu bizlere, ne mutlu halkımıza, halklarımıza, emekçi insanlığa, bu mutlu günleri yaşatanlara” yorumunda bulunuldu. 1 Mayıs 2010 Taksim zaferinin işçi ve emekçi hareketinde bir zafer sarhoşluğu yaratmaması gerektiğini uyarısının yapıldığı açıklamada, zaferi garantilemenin yolunun yeni ve daha büyük kazanımlara imza atmaktan geçtiği dile getirildi. Limter-İş şöyle dedi: “Övünerek söylemeliyiz ki, Taksim zaferine imza atanlar daha büyük dalgalı hırçın denizlere açılacak güce ve cürete sahiptirler. Yeter ki istensin. Taksim bizlere ‘Durmak yok yola devam’ diyerek göz kırpıyor. Önümüz 26 Mayıs.”
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
|
|
#30 |
|
SİTE EMEKÇİSİ
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 32,832
Tesekkür: 5333 9039 Mesajina 14706 Tesekkür Aldi |
Şimşek: 1 Mayıs Türkiye’nin bütün renklerini bir araya getirdi
Geçtiğimiz yıl resmi tatil ilan edilmesiyle, bu yıl da yasaklı Taksim Meydanı’nın açılmasıyla 1 Mayıs Türkiye’de hak ettiği anlamıyla kutlanmaya başlandı. Başta Taksim Meydanı olmak üzere Türkiye’de yaklaşık 70 merkezde yapılan 1 Mayıs kutlamalarında bir ilk de yaşandı. Geleneklerinde 1 Mayıs bulunmayan, hatta bu güne mesafeli yaklaşan Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen gibi konfederasyonlarla birliktelik sağlandı. 1 Mayıs Tertip Komitesi içinde yer alan KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, bu yılki 1 Mayıs kutlamalarını ANF’ye değerlendirdi. 1 Mayıs’ın dayanışmacı, mücadeleci, sınıfın birliğinden yana bir tutumu açığa çıkardığını belirten Şimşek, en geniş birlikteliği sağladıklarını söyledi. Şimşek, 1 Mayıs geleneklerinde olmayan, hatta karşı tutumu olan güçleri de katmalarının önemli bir kazanım olduğunun da altını çizdi. ‘TAKSİM ÇİÇEK BAHÇESİYDİ’ Türkiye genelinde alanlarda toplumsal kesimlerin tamamının olduğunu belirten Şimşek, Taksim’in ise tam bir çiçek bahçesi olduğunu söyledi. Toplumun tüm katmanlarının, tüm milliyetlerden, etnik gruplardan insanların kendi renkleriyle Taksim’de olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye’de sistemin ötekileştirmeye çalıştığı kesimlerle, var etmeye çalıştığı toplumsal kesimin bir arada kol kola kutlamalara katıldığına dikkat çekti. Taksim kutlamalarında müthiş bir coşkunun olduğunu ifade eden Şimşek, alanda gruplar arasında rekabet değil, dayanışmacı bir durumun ortaya çıktığını, bu nedenle herhangi bir sürtüşmenin, kavganın ya da provoke edecek bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Kutlamaların; halkların birbiriyle aslında hiçbir sorununun olmadığını, emekçiler arasında ciddi bir sorunun olmadığını, milliyetçi ve şoven dalganın suni bir şey olduğunu gösterdiğini belirten Şimşek, şöyle konuştu: “Bu tür eylem ve etkinlikleri geliştirdiğimiz sürece bu dayanışma ilişkisinin daha da artacağını düşünüyoruz. 1 Mayıs marşının 150 kişilik bir koroyla seslendirilmesi anlamlıydı. En güzel yanı ise ki bu hepimizin gözlerini yaşartan bir durum, marş alanda okunması gerektiği gibi okundu. Türkçe, Kürtçe ve Gürcü dillerinde okundu. Zaman olsaydı birkaç dilde daha marş seslendirilebilinirdi.” Şimşek, 1 Mayıs kutlamalarının ortaya çıkardığı sonuçları şu şekilde ifade etti: “Birincisi, emekçilerin ve halkların kendi aralarında kesinlikle bir problem olmadığı ortaya çıktı. İkincisi, birlikte mücadelenin ne kadar etkili olduğunu, Türkiye’nin her tarafında alanları özgürleştirdiğini ve kitlesel katılımı arttırdığını gördük. Üçüncüsü, AKP’nin bugüne kadar yürüttüğü politikaların nasıl iflas ettiği, kitlelerin tepkisinin ne kadar büyük olduğu açığa çıktı. Dördüncüsü, emek hareketinin taleplerinin haklılığı ve bu talepler etrafında mücadelenin büyütülebileceği açığa çıktı. Bunlardan bir tanesi de 26 Mayıs genel grevidir. Kutlamaların 26 Mayıs genel grevinin altını doldurduğunu düşünüyoruz. Kürt sorununda büyük bir kesimin barıştan yana tutumunun olduğu ortaya çıktı. Demokrasi talebini 1 Mayıs en güzel şekliyle açığa çıkardı. Türkiye’de kargaşayı, provokasyonu yaratan kesimin emekçiler ya da halklar olmadığı ortaya çıktı.” ‘KÜRTÇE 1 MAYIS MARŞINA YAKIŞTI’ Kürtçe’nin 1 Mayıs marşına yakıştığını ifade eden Şimşek, BDP’nin alana girişinde Kürtçe anonsun yapılmasının da anlamlı olduğunu söyledi. Şimşek, ufak tefek eksikliklere rağmen Taksim kutlamalarının çok önemli ve anlamlı olduğunun altını çizdi. KÜRTÇE SIKINTISI 1 Mayıs’ta Kürtçe ezgilerin dillendirilip, dillendirilmeyeceği konusunda sıkıntı yaşandığını da anlatan Şimşek, tertip komitesinde Taksim’de oluşturulan 1 Mayıs korosunun çok dilli olması gerektiğini ifade ettiklerini belirterek, sonuçta 1 Mayıs marşının Kürtçe de söylendiğini, Kürtçe anonsların yapıldığını söyledi. Kutlamaları gerçekleştiren altı konfederasyonun Kürt sorunu konusunda farklı hassasiyetleri olduğuna dikkat çeken Şimşek, bu nedenle yaşanan sorunların birlikte iş yaparak aşılabileceğine vurgu yaptı. ANKARA’DAKİ KÜRTÇE AMBARGOSU Ankara kutlamalarında Kürtçe’ye konulan ambargoyu eksiklik olarak değerlendiren Şimşek, “Artık Kürtçe üzerine bir ambargo koymak devletin bile cesaret edemeyeceği bir şeydir. Emek örgütlerinin böyle bir ambargo koyması kabul edilebilir bir şey değildir” dedi. Kürt emekçilerin de coşkularını alanlara taşıdığına işaret eden Şimşek, “Onlar Türkiye’de tek sorunun Kürt sorunu olmadığını, emeğin sorunlarının da temel sorunları olduğunu katılım boyutuyla, attıkları sloganlarla, taşıdıkları dövizlerle açığa çıkardılar. Emekçiler şovenizmin ve milliyetçiliğin etkisinden kurtuldukları ölçüde özgürleşeceklerdir. Şovenizm ve milliyetçilik emekçileri bölen temel unsurlardan biridir. Onun için Kürtçe bir parçanın dahi o platformdan söylenmemiş olması kabul edilemez” diye konuştu. ERDOĞAN’A YANIT Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sendikaların ‘Direne direne Taksim’i aldık’ sözlerine karşılık ‘Onla almadı biz bunu gerçekleştirdik’ ifadelerini de değerlendiren Şimşek, “Her zaman ki gibi emek hareketinin, demokrasi güçlerinin bu kazanımından rahatsızlık duyduğunu görüyoruz. O zaman biz niye bu kavgayı yürüttük? 1 Mayıs’ı direne direne, uğrunda şehitler vererek, çok ağır baskıya uğrayarak aldığımızı düşünüyoruz. Failleriyle ilgili açıklama yapıyor; ‘Çorum’un, Sivas’ın, 77’nin failleri aynıdır’ diyor. O zaman niye yakalanmıyor? Gerçekten, 77’nin, Çorum’un, Sivas’ın failleri nerededir? Bunlar niye gün yüzüne çıkartılmıyor? Bunu açıklaması gerekiyor. Erdoğan, ortaya çıkan coşku ve birliktelik karşısında rahatsız olmuştur. Bunu bu şekilde dile getiriyor. Biz de keyiflenerek izliyoruz” diye kaydetti. Sercan Kaya - ANF / 04.05.10
__________________
SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ... |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: 1 mayis, abartma hastaligina, boburlenme, devam, devrimci demokrat, duzen, gercekleri saptirma, komunist devrimci, reformist, revizyonist, sinif mucadelesi, taksim, tdh |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| abartma, birlikte, devam, hastaliğina, hastalığına, mayisla, mayısla, taksim |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| öcalan incilerine devam ediyor! Ml ustalara saldırıya devam | Mahmut Halil CAN | KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM | 0 | 06-25-2009 07:41 PM |
| Abartma ve böbürlenme hastalığına karşı mücadele | Mahmut Halil CAN | Felsefe ve politika ilişkisi | 0 | 06-25-2009 06:39 PM |