DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı  
İletişim Anahtar Kelimeler Devrimci Siteler Konularım Cevaplarım Radyo Tüzük Radyo Neden Ateşhırsızı Anasayfa

Geri git   DEVRİMCİ PROLETARYANIN YOLU'NDA Ateş Hırsızı > DEVRİMCİ BASIN VE SİTELER > DEVRİMCİ BASINDAN SEÇME YAZILAR

DEVRİMCİ BASINDAN SEÇME YAZILAR Devrimci basından gündeme ilşkin seçme yazı ve makaleler


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Topyekûn savaş!
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
55
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02-02-2012, 08:26 PM   #1
Kullanıcı Profili
Mahmut Halil CAN
SİTE EMEKÇİSİ
 
Mahmut Halil CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ateshirsizi.Com
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 33,050
Teşekkür Detayları

Tesekkür: 5345
9066 Mesajina 14740 Tesekkür Aldi
Standart Topyekûn savaş!

Topyekûn savaş!

“Vesayet sistemini tasfiye ettik!” söylemleri eşliğinde tasfiye edilen Genelkurmay denetimindeki sıkı merkeziyetçiliktir! Yerine konan da yürütme denetimindeki sıkı merkeziyetçiliktir! Bu merkezileşmenin siyaset dilindeki karşılığı, faşizmdir!


Kapitalist sistem bugünkü şekliyle günümüz dünyasına uygun değildir. Bu nedenle kapitalizm olduğu gibi kalamaz”. Bu sözler, 25-29 Ocak tarihleri arasında İsviçre’nin Davos kasabasında toplanan Dünya Ekonomik Forumu’nda, Forum Başkanı Klaus Schwab’a ait. Forumun bu yılki ana sloganı da, “Büyük transformasyon-yenilikleri başarabilmek”ti. Forumun esas gündemiyse, kapitalist sistemin yaşadığı kriz ve yıkımın yarattığı toplumsal arayışlar, sistemin giderek genişleyen kesimlerce sorgulanır hale gelmesiydi.

Emperyalist kapitalizmin geniş kitleler tarafından sorgulanması, bu sorgulamanın giderek farklı alternatif arayışlarında somutlaşmaya başlaması, emperyalist kapitalist sistemin temsilcileri, ideolog ve yöneticilerinin kabusu. Fakat onların kabusu, sadece bu arayışlar değil. Bizzat sistemin kendisi, yapısal özellikleri!

Gelinen noktada bu yapısal sorunların çeşitli yamalarla, desteklerle telafi edilecek nitelikte olmadığını görüyorlar. Sistemin günahlarını mali sistemdeki bozukluklara atsalar da; işin aslının bu olmadığını bilmenin telaşını gizleyemiyorlar. Zaten krizi aşmak için dillendirdikleri yöntemler, yaptıkları çubuk bükmeler de bu gerçek üzerinden oluyor: Artıdeğer sömürüsünün daha da derinleşmesi, verimliliğin yükseltilmesi zorunluluğu! Mali sisteme kapsamlı eleştiriler yaparak, aslolanı perdelemeye çalışmaları bundandır! Çünkü bu krizden çıkmak için kullanacakları yöntemlerin; kapsamlı bir saldırganlık, işçi ve emekçilerin daha vahşi sömürü koşullarıyla karşı karşıya kalmaları, kitlesel işsizlik, daha toplumsallaşmış bir yoksulluk olacağını biliyorlar. Bu yöntemlerin yaşanan toplumsal arayışları kamçılayacağını da… Gelecek günlerin daha yoğun bir ekonomik-sosyal terörle, siyasal baskı ve zorun içiçe geçtiği zor günler olacağının bilinciyle işçi ve emekçileri oyalamaya; olan ve olacak olanları perdelemeye çabalamaları bundandır. Çünkü sistem, önceki kirzlerdeki gibi, emekçilere verdiği çeşitli kırıntılarla kendisine nefes boruları açma noktasında değil; yaşadığı sıkışma buna izin vermiyor; esneme marjlarının iyice daraldığı bir kasılmayla karşı karşıya.

Türkiye ve Kürdistan’da yaşadığımız saldırganlık da bu gerçekle ilişkilidir: Ulusal İstihdam Stratejisi, emek sömürüsünü en vahşi biçimlerle gerçekleştirme amacının somut karşılığıdır. Plan, bırakalım kıdem tazminatını, emeklilik hakkını bile tartışmaya açıyor. Tamamen esnek-kuralsız bir çalışma rejimine bütünsel bir ifade kazandırmaya çalışıyor. Bunun somut araçları olan Özel İstihdam Büroları’nı bu amacın en dinamik aracı haline getiriyor. Artık emek gücümüzü, 21. yüzyılın köle pazarları üzerinden satacağız! “Sağlıkta dönüşüm”ün nasıl bir karşılığı olduğunu şimdi yaşayarak göreceğiz! Milyonlarca Yeşil Kartlı’nın bile prim borçlusu olacağı, o yüksek primleri yatıramayanların ölmeye mahkum olduğunu…

Zaten olabildiğince cılızlaşan sendikal örgütlenme düzeyimize bile tahammül edemiyor burjuvazi. Sendikal barajın aşağıya çekilmesini kapsayan yasa tasarısının çıkmaması için doğrudan müdahalede bulunuyor; hükümet, sendikaların örgütlülük düzeyine dair ayrıntılı hesaplamalar yaparak, yetki gaspının kapılarını açıyor! Hem memur, hem de işçi sendikaları, yürütme erkinin denetimindeki tektip sendikalara dönüştürülmek isteniyor.

Burjuvazinin yeni Anayasa tartışmalarındaki konumu da geleceğe dönük planlarının somut deşifrasyonudur. Tüm bu tartışmalardaki konumu, kimi burjuva demokratik kırıntılarla perdelenen vahşi bir emek sömürüsünün yasal kılıfının hazırlanmasıdır. Devlet örgütlenmesi; yeni bir temelde, daha sıkı bir merkezileşmeyle perçinleniyor. “Vesayet sistemini tasfiye ettik!” söylemleri eşliğinde… tasfiye edilen Genelkurmay denetimindeki sıkı merkeziyetçiliktir! Yerine konan da yürütme denetimindeki sıkı merkeziyetçiliktir! Bu merkezileşmenin siyaset dilindeki karşılığı, faşizmdir! Tüm yasama-yargı-kolluk… sıkı bir merkezileşme ile yürütme erkinin denetiminde toplandı/toplanıyor. Yeni anayasa da bu sıkı merkezileşmenin yasal tercümesi olacak!



Kürt ulusal hareketi ve genel olarak Kürt halkı onyıllar içerisinde oluşturduğu demokratik birikimden, dinamiklerinden soyundurulmaya zorlanıyor, her açıdan çözülmesi için, aklımıza gelebilecek tüm araçlar devreye sokuluyor. Bir taraftan siyasal zorla; bir taraftan da din-cemaat… gibi sayısız araçla içerden çözülmek isteniyor. Sistem kendi Kürdünü yarattığına inandığında, kimi kırıntılarla sorunu stabilize etme yolunda ilerliyor. Topyekün savaş mantığı ile… Kürt iş adamları yeniden fişleniyor; Kürt halkının çeşitli bölükleri, zindanlara dolduruluyor; rejimle barışık olmayan tüm Kürtler “terörist” olarak tanımlanıyor. Hatta onlara şu ya da bu düzeyde yardım eden herkes aynı kategoride tanımlanıyor!

Tekelci burjuva devletinin, Ortadoğu’daki olası gelişmelerde koçbaşlığı yapmaya soyunduğunu söylemeye gerek var mı? Bu gelişmelerin bir ucunun bölgesel savaşa açık olduğunu, böylesi bir durumda nasıl bir tabloyla karşılaşacağımızı…

Tüm bu saldırganlık, emperyalist kapitalist sistemin krizinden, bu krizden çıkmanın zorunlu kıldığı saldırganlıktan bağımsız ele alınamaz! Türk tekelci burjuvazisinin bu kapitalist keşmekeşte tutunabilmesi, verimlilik artışını sağlayacak bir sıçrama yaşamasına bağlıdır. Şu anki sermaye birikim oranıyla kızışmış rekabet ortamında böyle bir sıçrama yapabilmesi zordur, mümkün değildir. Açılan 3. Köprü ihalesinin talipli bulamaması bile bu açıdan manidardır!

Tam da bu nedenle aklımıza gelebilecek tüm sosyal kazanımlarımız ****laşacak!

Tam da bu nedenle, çalışma yaşamı tamamen kuralsız bir sömürü felsefesine göre yeniden örgütlenecek!

Tam da bu nedenle kendisine “kırmızı kart” göstermemiz karşısında tepeden tırnağa zorla, devlet terörüyle karşılaşacağız!

Tam da bu nedenle Kürt hareketi başta olmak üzere, tüm muhalefet dinamiklerinin ezilmesi için saldırıyorlar, daha kapsamlı saldırıların altyapısını hazırlıyorlar!

Bu gerçeği bilince çıkarıp, topyekün saldırganlığa topyekün saldırıyla yanıt vermemiz dışında ara bir yol yoktur! Köhnemişliği bizzat kendi ideologlarınca itiraf edilen emperyalist kapitalizme karşı, sosyalizm bayrağı altında savaşmak dışında bir seçenek yoktur!

Sistem, biz seyrettikçe pervasızlaşıyor! “Bu kadarı da olmaz!” dediğimiz her şey gerçeğe dönüşüyor! Emek-sermaye çelişkisinin ruhuna uygun bir hatta, hakların kardeşliğini somut bir gerçeğe dönüştüreceğimiz bir ruhla “hücum” demedikçe bu böyle sürecek!

Emeğine ve onuruna sahip çık!” kampanyamız bu temel üzerinden yükseliyor.

Tüm işçi ve emekçiler bu hatta, birleşik mücadeleye, topyekün savaşa!..

[Alınteri'nin Şubat 2012 tarihli 21. sayısından alınmıştır]
__________________
KENDİ ATEŞLERİNDE YANAMAYANLAR, BAŞKALARININ ATEŞLERİNDE YANAMAZLAR.KENDİNİ ATEŞLERDE SINAMAYANLAR, BAŞKALARINA SINAMADA ÖRNEK OLAMAZLAR. DEVRİMCİLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. KENDİSİNDEN BAŞKASININ OLAMAYANLAR, ASLA VE KESİNLİKLE DEVRİMCİ OLAMAZLAR.


SENDİREN.ATEŞTE DEVRİM MÜCADELECİSİ...
Mahmut Halil CAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , ,


Bookmarks

Etiketler
savaş, topyekun


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Savaş Ve Çocuklar Mahmut Halil CAN GÜNCEL YORUMLAR 0 12-15-2011 08:24 PM
Kürtlere karşi topyekün savaş ilani, savaş baronlarinin çağrisidir Mahmut Halil CAN KÜRT ULUSAL SORUNU VE DEVRİM 7 10-05-2011 03:19 AM
Fransa´da İç Savaş - Marx Mahmut Halil CAN Marks,Engels,Lenin'den seçme yazılar,makaleler 0 06-28-2009 06:02 PM
Sosyalİzm Ve SavaŞ Mahmut Halil CAN Marks,Engels,Lenin'den seçme yazılar,makaleler 0 06-28-2009 05:50 PM
İşgal, savaş ve tıp Mahmut Halil CAN ORTADOĞU VE BÖLGESEL DEVRİM 0 08-31-2007 05:03 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:04 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Beta 1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.2Ateshirsiz.Com
Sitemap
152, 153, 11, 16, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 52, 159, 54, 57, 123, 58, 60, 61, 64, 88, 89, 90, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 107, 198, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 199, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 126, 124, 125, 127, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 145, 146, 147, 164, 158, 160, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 196, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 195, 197, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240,